Fas'ın Vadi Zem kentini genç erkekler "cinsel şantajın başkenti" haline getirdi

"Şehitler Şehri" nüfusunun bir kısmını bu uygulamaya iten birçok faktör var; en önemlisi ekonomik ufukların olmayışı

Fas'ın Vadi Zem şehrinin genel bir görüntüsü (Twitter)
Fas'ın Vadi Zem şehrinin genel bir görüntüsü (Twitter)
TT

Fas'ın Vadi Zem kentini genç erkekler "cinsel şantajın başkenti" haline getirdi

Fas'ın Vadi Zem şehrinin genel bir görüntüsü (Twitter)
Fas'ın Vadi Zem şehrinin genel bir görüntüsü (Twitter)

Hasan el-Eşref 

Fas'ın gelişimsel ve sosyal açıdan ötekileştirilmiş ve ülkenin merkezinde yer alan Vadi Zem kenti, bazı gençlerin elektronik cinsel şantaj suçlarına bulaşması nedeniyle zaman zaman gündeme geliyor.

Halkının Fransız sömürgecileriyle karşı karşıya gelmesi nedeniyle "Şehitler Şehri" unvanını taşıyan Vadi Zem, "elektronik cinsel şantajın başkenti" olarak anılmaya başlandı.

Bu şehirde çok sayıda genç, para kazanmak amacıyla kurbanlarına kurdukları bu dijital tuzaklarla suçüstü yakalandı. 

Fas Emniyet Müdürlüğü'nün resmi istatistikleri, siber suç ve çevrimiçi şantaj vakalarının 2022'nin ilk yarısında yüzde 4 artarak 2 bin 773'ten 2 bin 874'e çıktığını gösteriyor.

Her ne kadar bu suçun adı 538. bölümde yer almamış olsa da Fas ceza kanunu internet yoluyla yapılan cinsel şantajı cezalandırıyor.

Bu suç kanunda, "her kim bir miktar para, imza veya bir evrak teslimi alırsa" şeklinde değerlendiriliyor.

Bu suç sözlü veya yazılı olsun, utanç verici hususların ifşa edilmesi veya atfedilmesiyle tehdit edilerek işleniyor. Söz konusu suç bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabilir.

Polis takip ediyor

Fas Emniyet Müdürlüğü'nün daha önceki bir raporuna göre, birkaç gün önce Vadi Zem kentinde polis, yaşları 23 ile 38 arasında değişen 4 kişiyi dolandırıcılık ve elektronik şantaj suçlamasıyla tutukladı.

Ayrıca ele geçirilen bir miktar paranın da "bu suç faaliyetinden elde edilen gelir" olduğundan şüpheleniliyor.

Bu güvenlik operasyonundan bir süre önce, Vadi Zem şehrindeki güvenlik servisleri, birçok mağdura şantaj yaptığı gerekçesiyle genç bir adamı tutukladı.

Genç adam, bir miktar para karşılığında mağdurların "cinsel içerikli fotoğraflarını" sosyal medya sitelerinde yayımlamakla tehdit etti.

Vadi Zem'deki güvenlik güçleri, "bir grup mağdura şantaj yapma ve Skype aracılığıyla çekilen cinsel videoları yayınlamakla tehdit etme" suçlamalarına karıştıkları kanıtlandıktan sonra iki genç erkeği evlerinde tutukladı.

Kurban, Vadi Zem şehrindeki cinsel şantaj çetelerinin pençesine düşüyor ve burada birden kendisini, kendisinden talep edilen parayı öderken buluyor.

Çünkü özel fotoğrafları sosyal paylaşım sitelerinde yayınlanırsa "sosyal skandala" maruz kalacak.

Güvenlik raporları, farklı sosyal sınıflardan ve mesleklerden mağdurların yanı sıra, Faslı, Arap ve bazen de yabancı olmak üzere farklı milletlerden mağdurlar bulunduğundan söz ediyor.

Elektronik şantaj tuzağına düşen en ünlü kişiler arasında Fas milli futbol takımının eski teknik direktörü Hervé Renard ve Fransız kadın milli takımının şu anki teknik direktörü var.

İki ünlü isim şantajcıların tutuklanması için polise başvurmaya karar vermeden önce Vadi Zem'deki bazı genç erkekler tarafından şantaja maruz kaldı.

Şantajcılar ve kurbanlar

Konunun hassasiyeti nedeniyle isminin gizli kalmasını tercih eden özel bir şirket sahibi, daha önce Vadi Zem'li bir genç tarafından elektronik şantaja maruz kaldığını söyledi.

Arap uyruklu bir kızla tanışmadan önce sohbet sitelerini insanlarla tanışmak ve eğlenceli vakit geçirmek için kullanıyordu.

Söz konusu şahıs, tanıştığı "kızın" cinsel çağrışımlar içeren söz ve hareketlerle hızla "sıcak atmosfere entegre olduğunu", aynı zamanda da onu kendisine cinsel eylem ve hareketler yaparak karşılık vermeye teşvik ettiğini ekliyor.

Kendi deyimiyle mağdur, istenen karşılığı "tamamen saflıkla" verdi.

Şirket sahibi, "kızla" sözde iletişim kurduğu sırada bilgisayar kamerası karşısında bu cinsel hareketleri gerçekleştirmesinin üzerinden çok fazla zaman geçmediğini ve Facebook hesabına bir mesaj geldiğinde şaşkınlığa uğradığını sözlerine ekledi.

Mesajda kendisinin bir şaka kurbanı olduğu, kızın sadece kompozit ve kaydedilmiş bir video olduğu ve onunla konuşan kişinin genç bir adam olduğu söyleniyordu.

Ayrıca mesajda, ailesinin önünde skandal çıkarmak istemiyorsa 6 bin dirhem (600 dolar) peşinat ödemesi gerektiği belirtiliyordu.

Söz konusu şahıs da Vadi Zem'de bilgisayar ekranının arkasına saklanan genç adam tarafından şantaja maruz kaldığını sözlerine ekledi.

Kendisine para gönderdi ancak şantaj girişimleri devam ettikçe sonu gelmeyecek bir sarmalın içine düştüğünü fark etti ve şantajcının yakalanıp suçüstü tutuklanması için polise haber vermeye karar verdi.

Artık mağdurları, önünde "pornografik hareketler yapan gerçek bir kızı" izlediğine inandırarak, şantaj yapan genç bir adamın tuzağına düşmesine şaşırmasını sağlamak, onları "şantaj veya skandal" tuzağına çekmenin tek yolu değil.

Kızlar kurbanlarını, onları fotoğraflayıp kaydederek ve ardından şantaj yaparak avlamaya başladılar.

Uluslararası ilgi

Pek çok kişi, özellikle Vadi Zem şehrinden gelen (hatta burası dünyanın elektronik şantaj başkenti olarak anılıyor ve uluslararası medyada da yer alıyor) çoğu elektronik cinsel şantaj vakaları hakkında haklı sorular soruyor.

Yıllar önce İngiltere merkezli The Sun gazetesi, Vadi Zem şehrinden yaklaşık 3 bin gencin sosyal medya sitelerinde "yabancılara cinsel şantaj yaparak" para kazandığını belirten bir haber yayınlamıştı ancak gazete bu haberin kaynağını açıklamamıştı.

Buna karşılık, BBC web sitesi daha önce Vadi Zem şehrine "sanal dünya yoluyla yapılan cinsel şantajın başkenti" olarak odaklanmıştı.

BBC web sitesinin konuyla ilgili yayınladığı rapora göre, şehirdeki gençlerin çoğu bu "mesleği" işsizlik yaygın olduğu için ve yurtdışına göç fırsatları karmaşık olduğu için yaptığını söylüyor.

Gençleri şantaja çeken faktörler

Bu bağlamda Faslı sosyal aktivist Abdul Selam Kani şunları söyledi:

Vadi Zem şehri, internet üzerinden yapılan cinsel şantaj olgusuyla medyada ünlendi. Oysa ülkenin yabancı sömürgeciliğinden kurtarılması uğruna şehrin verdiği çok sayıda şehit sebebiyle burası "şehitler şehri" olarak anılıyordu. Ancak medya bundan hiç söz etmiyor.

Kani, açıklamalarına şöyle devam etti:

Şehir, bazı genç erkeklerin sosyal medya sitelerinde cinsel şantaj yapma konusundaki profesyonelliğiyle tanınıyor, ancak şehirde bu olguyu tamamen reddeden ve saygın düzeyde farkındalık ve eğitime sahip binlerce genç adam var. 

Vadi Zem şehrinden bazı gençlerin "cinsel şantaj işine" girmekte acele etmelerinin nedenlerine gelince aynı sözcü, "Birinci neden, geleceğini inşa etmesi gereken bir kesim için ekonomik ufukların olmayışı, zira bu kesim kendisine insana yakışır iş fırsatları sağlayacak kimseyi bulamıyor. İkinci neden ise Vadi Zem'de ve komşu bölgelerde yaşayanların çoğunun İtalya'yı göç ülkesi olarak seçmesi nedeniyle yurt dışına, özellikle de İtalya'ya olan gizli göç hızının azalması. Düzensiz göçteki azalma ve yolların karmaşıklığı, birçok gencin internet üzerinden kolay kazanç elde etmeye çalışmasına neden oldu" diye konuştu.

Kani'ye göre üçüncü neden, "bu enfeksiyonun bu mesleği kazanç ve para kazanma fırsatı olarak bulan gençler arasında yayılmasında açıkça görülüyor. Bazıları şantaj parasıyla araba ya da ev alan birinde gördüklerine ve duyduklarına aldanıp aynı yolu denerler."

Independent Arabia - Independent Türkçe



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.