Libya: Bingazi Trablus’u felaketzedeleri istismar etmekle suçladı

Menfi, Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı ile Libya’daki siyasi durumu görüştü.

Menfi, Trablus’ta Türkiye Dışişleri Bakanı yardımcısı ile görüştü (Libya Başkanlık Konseyi)
Menfi, Trablus’ta Türkiye Dışişleri Bakanı yardımcısı ile görüştü (Libya Başkanlık Konseyi)
TT

Libya: Bingazi Trablus’u felaketzedeleri istismar etmekle suçladı

Menfi, Trablus’ta Türkiye Dışişleri Bakanı yardımcısı ile görüştü (Libya Başkanlık Konseyi)
Menfi, Trablus’ta Türkiye Dışişleri Bakanı yardımcısı ile görüştü (Libya Başkanlık Konseyi)

Libya’daki güç mücadelesine ilişkin gerginlik kapsamında Usame Hammad başkanlığındaki Bingazi merkezli İstikrar Hükümeti, rakibi Abdulhamid Dibeybe liderliğindeki Trablus merkezli Ulusal Birlik Hükümeti’ni (UBH), halkın acılarını sömürmeye devam etmemesi konusunda uyardı. İstikrar Hükümeti ayrıca, UBH’yi Daniel Fırtınası sonucunda ülkenin doğusundaki etkilenen şehirleri kasıp kavuran şiddetli sağanak yağışlar sonucu hayatını kaybeden binlerce kurbanın kanına saygı duyma çağrısı yaptı.

Şarku’l Avsat’ın aktardığı açıklamada Hammad, hükümetinin ve Halife Hafter liderliğindeki Ulusal Ordu’nun (LUO) sel baskınlarından etkilenenlere yardım etme çabalarını savundu. Hammad, hükümetinin tüm şehirler ve bölgeler için bir kalkınma planı önerdiğini ve bu felaketin etkilerini gidermek için LUO’nun desteğiyle bir dizi idari tedbir aldığını söyledi.

Libya Temsilciler Meclisi tarafından atanan hükümetinin başkanı Usame Hammad (Hammad hükümeti)
Libya Temsilciler Meclisi tarafından atanan hükümetinin başkanı Usame Hammad (Hammad hükümeti)

Hammad, Dibeybe hükümetini eleştirerek, onu ‘yanlış vaatlerde bulunmak, zarar gören şehirlerin yeniden inşasına yönelik önlemler aldığını iddia etmek ve insanları ve uluslararası toplumu, etkilenenlerin çıkarları doğrultusunda çaba gösterdiği konusunda yanıltmak’ ile suçladı.

Dibeybe hükümetinin yaptıklarını siyasi iflas olarak nitelendiren Hammad, eleştirilerini artırarak, Dibeybe’nin kamu parasını yağmalamaya devam ettiğini savundu. Denetim Bürosu’nun raporuna göre Usame Hammad, Dibeybe hükümetinin etkilenen kişilerin veya etkilenen bölge ve şehirlerin yararına verdiği hiçbir sözü yerine getirmediğine dikkati çekerken, “Onlar sadece yasa dışı siyasi paralı askerlik amaçlarına yönelik göz boyama oyunlarıydı” şeklinde konuştu.

Öte yandan Dibeybe hükümeti, bu suçlamaları yalanlayarak, ülkeyi vuran kasırganın ilk gününden bu yana vatandaşların acısını hafifletmek ve selden etkilenen belediyelere destek olmak için çalıştığını söyledi.

Hammad hükümeti, kontrolü altındaki şehirlerde kendisine bağlı tüm idari kurumları ve yerel yetkilileri, Dibeybe hükümeti ile herhangi bir şekilde iş yapmamaları konusunda bir kez daha uyardı. Ayrıca yürütme ve mali araçları aracılığıyla etkilenen şehir ve bölgelerde yeniden yapılanmayı başlatabildiğini söyledi.

Kalkınma planının, batı bölgesindeki şehirler de dahil olmak üzere Libya’daki tüm şehirleri kapsayacak şekilde genişlediğine dikkat çekti. Ayrıca Batı bölgesindeki şehir yetkililerinin son dönemde kendi ihtiyaç ve gereksinimlerini 'istikrar' hükümetine sunduğuna, hükümetin de bunları dikkate alıp acilen hayata geçirdiğine vurgu yaptı.

İstikrar hükümeti başkanı Usame Hammad, Derne’deki yardım merkezini denetliyor (İstikrar Hükümeti)
İstikrar hükümeti başkanı Usame Hammad, Derne’deki yardım merkezini denetliyor (İstikrar Hükümeti)

Dibeybe, başkenti ziyaret eden Fransa’nın Libya Özel Temsilcisi Paul Soler ile Derne’nin yeniden inşası konusunu ve zor durumdaki belediyeleri görüştü.

Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi de Fransa Büyükelçisi Mustafa Mahrac’ın katılımıyla Soler ile görüşerek, 9- 10 Kasım’da düzenlenecek Paris Uluslararası Barış Konferansı’na katılma daveti aldı. Menfi, seçim sonuçlarını kabul ederek, Temsilciler Meclisi ile Devlet Yüksek Konseyi arasındaki 6+6 Ortak Komite’nin ulaştığı sonuçları memnuniyetle karşıladığını belirtti. Ayrıca parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin mümkün olan en kısa sürede yapılmasına katkı sağlayacak şekilde, kalan konularda ulusal uzlaşmaya varılmasının tamamlanması gerektiğinin altını çizdi.

Soler, ülkesinin, zarar gören şehirlerin yeniden inşası için, üyeleri yeterlilik standartlarını karşılayan ve etkilenen bölgelerden yerel temsilcileri de içeren kapsamlı bir ulusal organa verdiği desteği ifade etti. Yetkili ayrıca, Fransa’nın Yüksek Mali Komite’yi desteklediğine ve bunu Derne şehrinin ve Cebel Ahdar’ın etkilenen diğer bölgelerinin yeniden inşası için kapsamlı bir ulusal platform oluşturmaya yönelik bir model olarak değerlendirdiğine dikkat çekti.

Takala, Fransa özel Temsilcisi ile görüştü (Yüksek Konsey)
Takala, Fransa özel Temsilcisi ile görüştü (Yüksek Konsey)

Aynı şekilde Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Muhammed Takala da Soler ile Libya’daki mevcut siyasi durumu ve seçim sürecini mümkün olduğu kadar çabuk tamamlamanın yollarını görüştüğünü söyledi.

Öte yandan Menfi, dün Büyükelçi Kenan Yılmaz’ın da katılımıyla Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Ahmed Yıldız ile görüşerek, Libya’daki siyasi duruma ilişkin gelişmeleri ele aldı ve askıda kalmış meseleler hususunda ulusal uzlaşmaya varılma gerekliliğine dikkati çekti. Aynı şekilde toplantıda, Türk Hava Yolları’nın iki ülke arasındaki uçuşlarının yeniden başlaması başta olmak üzere, iki ülke arasındaki işbirliğinin çeşitli boyutları da ele alındı.

Menfi’nin ofisinden aktarılan bilgiye göre Yıldız, ülkesinin, Derne şehrinin ve sel ve su baskınlarından etkilenen bölgelerin yeniden inşasına katkıda bulunmaya hazır olduğunu dile getirdi.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.