Gazze Şeridi'ni nasıl bir son bekliyor?

Bu sorunu çözmek için uluslararası bir konferans düzenlenebilir ya da Arap-İsrail müzakereleri başlatılabilir

İsrail resmi makamları Gazze Şeridi'ndeki krizin tamamen çözülmesi için üç aşamalı bir askeri harekattan bahsediyor (AFP)
İsrail resmi makamları Gazze Şeridi'ndeki krizin tamamen çözülmesi için üç aşamalı bir askeri harekattan bahsediyor (AFP)
TT

Gazze Şeridi'ni nasıl bir son bekliyor?

İsrail resmi makamları Gazze Şeridi'ndeki krizin tamamen çözülmesi için üç aşamalı bir askeri harekattan bahsediyor (AFP)
İsrail resmi makamları Gazze Şeridi'ndeki krizin tamamen çözülmesi için üç aşamalı bir askeri harekattan bahsediyor (AFP)

Tarık Fehmi 

İsrail ile Hamas hareketi arasındaki mevcut çatışmalarda durum neye yol açarsa açsın, İsrail kapsamlı ya da kısmi bir operasyona yönelsin veya yönelmesin, yaşanacaklar Gazze Şeridi'nin kaderiyle bağlantılı.

Bu durumun bölgede yol açacağı gelişmeler, önümüzdeki dönemde bölgenin geleceğini etkileyecek olan mevcut olaylarla ve pratik senaryolardan ziyade geleceğe yönelik teorik senaryolarla ilgili.

Siyasi ve askeri eylemler üzerine şimdiden tahminler yürütülüyor. Söz konusu iki konu, yaşananları sona erdirmeye yönelik uluslararası ve Arap çabaları ışığında çakışıyor.

Filistin Yönetimi, Filistin topraklarını ve komşu ülkeleri birlikte etkileyen gelişmelere yakın olduğundan yeni bir siyasi yolun başlatılması Gazze'deki mevcut meselelerin el alınma yöntemini muhakkak değiştirecektir.

Karmaşık yol haritası

İsrail resmi makamları Gazze Şeridi'ndeki krizin tamamen çözülmesi için üç aşamalı bir askeri harekattan bahsediyor.

Bu durum, belirli seçenekler ve ilan edilmiş hususlar etrafında döndüğü için operasyonların tahmin edilen gidişatından ne beklendiği ile ilgili.

İlk eğilim, Hamas hareketinin ve askeri yapısının kökünü kazımaktır. Bu eğilim, büyük bir gayret, yoğun bir çaba ve askeri çatışma yöntemlerinin geliştirilmesini gerektiriyor.

Askeri çatışmalar birkaç ay sürebilir. Bu ise askeri kurum içinde devam eden çöküş hali çerçevesinde İsrail'in ekonomik olarak dayanabileceği bir şeydir.

'Ertesi günün' sonuçlarından korkmak, İsrail'e pahalıya mal olabilir ve toplum içinde daha fazla gerginliğe yol açabilir.

İsrail'in içeriden ve dışarıdan askeri harekata girişmemesi yönünde art arda gelen siyasi uyarılar olsa da İsrail böyle bir şeye girişebilir.

Hamas'ın Gazze Şeridi'nden sürülmesi ya da varlığına son verilmesi yönündeki bu eğilim, geleneksel olmayan kabiliyetler ve takip gerektirebilir.

Bu da İsrail'in belirli bir zamanda Hamas'ın ve İslami Cihad Hareketi başta olmak üzere diğer Filistinli grupların varlığına son veremeyeceği anlamına geliyor.

İkinci eğilim, belirli bir teoriye göre hareket etmektir. Bu eğilim, rehinelerin serbest bırakılması olasılığı için gerçek bir fırsat veren askeri eylem çerçevesinde gerçekleşebilir.

Bu aynı zamanda istihbarat ve güvenlik çalışmalarının rolü olarak bilinen şey aracılığıyla mümkün olur.

Söz konusu eğilim ayrıca, ABD'nin büyük koordinasyonu ve istihbarat unsurları aracılığıyla gerçekleşmektedir ki, bu da sahada gerçek hedeflere ulaşmak için askeri ve sivil iki konunun birlikte ilerleyeceğini teyit eder.

Böylece İsrail, kendisine çatışmayı uzun süre devam ettirme imkanı elde edecektir.

Üçüncü eğilim, şu an bölgede yaşanan durum, İsrail'in mevcut süreçten uygun sonuçlar elde etme ve ABD yönetimiyle iletişim kapısını kapatma kararlılığıdır.

Çünkü bu şekilde barış için yalvarılması, İsrail'in adımlarını ilerletmesini sağlayabilecektir.

Özellikle de siyasi ve stratejik anlaşmalara kapı açabilecek herhangi bir güvenlik düzenlemesi iki tarafla sınırlı kalmayacağından bu, Mısır'ın ulusal güvenliğine zarar verebilir.

Dördüncü eğilim, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik hazırlıklarını dar hesaplara göre düzenliyor olmasıdır.

Belki de bu husus başka cephelerin açılmasına, yani başta Hizbullah olmak üzere büyük karşıt cephelerden gelebilecek tehlikelere karşı bir uyarı niteliğindedir.

Daha önceki çatışmalar tarihinde benzeri görülmemiş bir gerilim durumu ortamında bu durumun gerçekleşmesi beklenir.

İsrail bu noktada Filistin meselesinin çözümü için uluslararası bir konferans toplanmasına, çatışmayı belli bir seviyede tutmaya çalışan uluslararası siyasi gücün gölgesinde yeni hesaplar için bir giriş noktası oluşturmak adına yanıt vermeyecektir.

Ortaya atılan senaryolar

İsrail şu anda en yüksek siyasi ve partizan kazanımları elde etmek için çatışmayı sürdürmeyi düşünüyor. Hükümetin ve üst düzey yetkililerin üzerinde çalıştığı şey de budur.

Şu anki durum, çeşitli seçenekler ışığında mesele bir süre daha devam etse bile, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki durumla kararlı olma becerisiyle başa çıkarak bu merhaleyi atlatmaya çalıştığını doğruluyor.

Kuzeyde başlayan çatışma, merkeze ve güneye doğru ilerleyerek, bölgeyi kantonlara bölme stratejisini dayatıyor.

Bu ise meselenin, sahadaki güvenlik ve istihbarat vizyonuyla bağlantılı olduğunu teyit ediyor.

Dolayısıyla askeri eylem, ateşkesin ardından müzakereleri zorlayacak ve Hamas hareketinin geleceği hakkında konuşmanın başlayacağını gösteriyor.

Hamas, sonuçları ne olursa olsun Gazze Şeridi'ni savunmak için oldubitti stratejisi çerçevesinde gerçek ve olası ihtimallerle bağlantı kuracaktır.

Bu da Gazze Şeridi'ndeki durumun kuşatmaya ve kesintiye rağmen devam etmesi, yani meselenin uzun süreli bir aşamaya geçmeyeceği anlamına gelmektedir.

Çatışmanın uzaması, İsrail'in içeride uğraştığı baskılarla kaybedeceği uzun bir savaş olacağı beklentisini ortaya çıkarıyor.

Mevcut durumun birkaç ay devam etmesi, yeni çatışmaların yaşanması, durumu sakinleştirmeye yönelik tüm çabaların başarısız olması ve esirlerin Gazze Şeridi'nden çıkarılmaması halinde İsrail kamuoyundaki memnuniyetsizliğin artması bekleniyor.

Mevcut durumda meselenin; otoriteyle mi, Filistin Yönetimi'yle mi yoksa Gazze'nin uluslararası veya Avrupa çerçevesinde ya da Birleşmiş Milletler (BM) dışından bir eylemle doğrudan bir yetki altına sokulmasıyla mı bağlantılı olacağı soru işareti oluşturuyor.

Bu durum, Gazze Şeridi'ni dar çemberde tutma meselesinin ötesine geçebilir. Zira Mısır da dahil olmak üzere komşu ülkeler, Gazze Şeridi'nin geleceği hakkında daha fazla siyasi ve stratejik tartışma yaratabilecek herhangi bir uzlaşmacı çözümü kabul etmeyecektir.

Çünkü Hamas'ın her halükârda yok olmayacağı ya da stratejik yapısını dağıtmayacağı beklentisiyle hareket edilmektedir. Dahası Hamas'a alternatif başka bir örgüt inşa etmek de akıllara gelebilir.

Ancak bu pek olası bir senaryo değildir. Aynı zamanda İsrail'in de Gazze'deki operasyonları sona erdirmek ve mücadelesini farklı politikalar üzerine inşa etmek için 'ertesi günü' bekleyen çok fazla alternatifi bulunmuyor.

Alternatif seçenekler

İsrail'in Gazze'de çok fazla seçeneği olmadığı ve özellikle de şu anda kendi lehine işleyen benzeri görülmemiş bir uluslararası destekle hareket ettiği için olacaklara karşı hazırlıklı olduğu doğrulanabilir.

Bu da siyasi ve askeri düzeylerde olup biten hataları giderebilecek alternatif seçenekler üzerinde çalışmayı gerektirir.

Bu durum, İsrail'in oldubitti stratejisini kabul etmekle başlayıp, durumu sakinleştirmek, Gazze Şeridi'ne ulaşmak ve Gazze Şeridi'ni uluslararası gözetim ya da koruma altına alma stratejisiyle sona eren gerçek seçeneklerle yüzleşmeye başlayabileceğini gösterir.

Böylece İsrail, Gazze Şeridi'nin mevcut statüsüyle devam etmesi sorununu gündeme getirmeye devam edecektir.

Şimdi İsrail, Gazze Şeridi'nin kuzey bölgesini tamamen kesmek istiyor. Çünkü ateşkes anlaşmasına göre Gazze'nin gerçek alanı 555 kilometrekareydi.

İsrail bunun 193 kilometrekaresini yani ateşkes hattını ana ateşkes anlaşmasına aykırı olarak kesti.

Ayrıca 34,5 kilometrekarelik, bazı yerlerde 60 kilometrekareye kadar çıkan bir alanı da bölge sakinlerinin yaklaşmasının yasak olduğu alanlar olarak ayırdı.

Güç sahnesi

Gerçek şu ki, sistematik güç kullanımı, İsrail'in güvenliğini, istikrarını ve hatta bölgedeki varlığını yok edebilecek karmaşık uzun süreli bir çatışmayı çözemez.

Aslında meseleyi çözme yeteneği, İsrail toplumunu kontrol eden güçlerin yokluğunda İsrail'in hayatta kalacağını takdir ederken ordunun duygusal yaklaşımına herhangi bir mevcut yaklaşımdan daha fazla öncelik vermeyi gerektirir.

Mevcut hükümet, Siyonist projenin yeni bir ulusal güvenlik teorisi inşa etme eğilimiyle başardıklarının yeniden okunmasını gerektiren bir çöküş ve başarısızlık halindedir.

Buna karşılık, iki devletli çözüm İsrail-Filistin çatışmasını çözmenin tek yoludur. 1949'dan 1967'ye kadar tanımlanan Yeşil Hat, iki devlet arasındaki sınırlar için temel teşkil edebilir.

Sonuç:

Gazze Şeridi'nin geleceğinin belirlenmesi uluslararası standartlara tabi olacaktır.

Gazze Şeridi'nin kaderini belirlemek için uluslararası bir konferans düzenlemek ya da bu meseleyi çözmek için Arap-İsrail müzakerelerini başlatmak mümkün olabilir.

Bu bağlamda Gazze Şeridi uluslararası bir pozisyona sokulabilir. Çözüm aşamasını kabul edeceği ve özellikle bölgenin kaderini belirlemede bir ortak olacağı için İsrail'e güvence verilebilir.

Aksi takdirde İsrail, bölgenin demografik yapısıyla oynayacaktır.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.