Şarku'l Avsat Özel: Gazze'de savaşan Filistinli örgütler

Gazze Şeridi'ndeki başlıca 7 askeri örgüt, İsrail'in bildiğinden daha gelişmiş bir tablo çiziyor

İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın geçtiğimiz temmuz ayında Gazze Şeridi'nin merkezinde gerçekleştirdiği askeri geçit töreninden bir kare (AFP)
İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın geçtiğimiz temmuz ayında Gazze Şeridi'nin merkezinde gerçekleştirdiği askeri geçit töreninden bir kare (AFP)
TT

Şarku'l Avsat Özel: Gazze'de savaşan Filistinli örgütler

İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın geçtiğimiz temmuz ayında Gazze Şeridi'nin merkezinde gerçekleştirdiği askeri geçit töreninden bir kare (AFP)
İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın geçtiğimiz temmuz ayında Gazze Şeridi'nin merkezinde gerçekleştirdiği askeri geçit töreninden bir kare (AFP)

Filistin İslâmî Direniş Hareketi’nin (Hamas) 7 Ekim’de başlattığı Aksa Tufanı Operasyonu İsrail için beklenmedik bir darbe oldu. Öyle görünüyor ki İsrail’in siyasi liderliği, ordusu ve istihbarat servisleri, sadece Hamas'ın İsrail'i şaşkına çeviren sürprizi yüzünden değil aynı zamanda sahadaki başlıca 7 Filistinli örgütün özellikle de Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın askeri yeteneklerinin İsrail'in bildiğinden yahut beklediğinden daha gelişmiş bir tablo çizmesi nedeniyle de halihazırda büyük bir başarısızlık içindeydi. Kassam Tugayları, tüm Filistin topraklarındaki silahlı gruplar arasında en önde gelen, sayıca en iyi ve en donanımlı askeri güç olmakla birlikte Kassam Tugayları savaşçıları, büyük bir cesaret örneği ve iyi bir eğitim aldıklarını ortaya koyuyorlar.

Gazze Şeridi'nde Kassam Tugayları dışında aktif olan ve savaşan başka gruplar da var. Şarku’l Avsat, bu örgütlerin önde gelenlerinin bir haritasını çıkardı.

İzzeddin el-Kassam Tugayları (eski adıyla el-Mecd)

Şu an Gazze Şeridi'ndeki ve tüm Filistin topraklarındaki en büyük askeri güç olan Kassam Tugayları, 1988 yılının başında ‘Mecd’ adı altında kuruldu ve birkaç ay sonra bugün kullandığı İzzeddin el-Kassam Tugayları adını aldı. ‘Mecd’ adı ise İsrail istihbaratı için çalışan ajanların izlenmesi amacıyla kurulan gizli güvenlik teşkilatıyla ilişkilendirilmeye devam etti. Hamas'ın Gazze Şeridi’ndeki lideri ve 7 Ekim saldırılarının beyni olduğu suçlamasıyla İsrail'in en çok aranan adamı olan Yahya Sinvar, Mecd’in önde gelen kurucularından biriydi.

Kassam Tugayları, kurulduğu günden bu yana pek çok aşamadan geçti. 1994 yılında İsraillileri kaçırma girişimlerinin başlaması ve Batı Şeria'da İsrail askeri Nakhshon Wachsman'ın kaçırılması eylemindeki başarılarıyla tanınmaya başladı. Wachsman, Ramallah ile Kudüs arasındaki bir köy yakınlarında düzenlenen askeri operasyonda, İsrail güçleri tarafından kendisini kaçıranlarla birlikte öldürüldü.

Kassam Tugayları, 1990'lı yılların başlarında İsrail'e düzenlediği bombalı eylemlerle büyük bir üne kavuştu. İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın Batı Şeria taburunun lideri Yahya Ayyaş, İsrail'in kendisine suikast düzenlemede veya tutuklamada başarısız olması üzerine Kassam Tugayları’nın sembolü haline geldi. Ayyaş, 1996 yılında Gazze Şeridi'nde bomba yerleştirilmiş bir telefonla suikasta uğrayıncaya kadar ‘Mühendis’ lakabıyla anıldı.

Kassam Tugayları’yla özdeşleşen bombalı eylemler İkinci İntifada sırasında da devam etti. Kassam Tugayları, 2006 yılında İsrail askeri Gilad Şalit'i kaçırdı ve uzun yıllar saklamayı başardı. İsrail, 2011 yılında bir takas anlaşması imzalamak zorunda kaldı ve Şalit’in serbest bırakılması karşılığında bin 27 Filistinli esiri serbest bıraktı.

Kassam Tugayları, 2007 yılında Filistin Yönetimi'nin güvenlik servisleriyle yaşanan çatışmaların ardından Gazze Şeridi'nde askeri kontrolünü uygulamaya koydu ve Filistin Yönetimi ile olan çatışmasını birkaç saat içinde sonuçlandırdı.

30 bin savaşçı

Kassam Tugayları, İntifada yılları boyunca İsrail'e ev yapımı ilkel roketler fırlatmayı denedi. Filistin Yönetimi yetkilileri bu çabaları ‘saçmalık’ olarak nitelendirdiyse de Kassam Tugayları, 2009 yılının başlarında yaklaşık 50 kilometre menzilli Grad füzeleri fırlatmayı başararak İsrail'i şaşırttı.

Kassam Tugayları sonraki yıllarda askeri gücünü geliştirdi, açık askeri mevziler inşa etti ve hiyerarşik bir düzen içinde faaliyet gösterdi. Yaklaşık 30 bin savaşçısı olduğu tahmin edilen Kassam Tugayları binlerce kişiyi saflarına kattı. Kassam Tugayları, coğrafi bölgelere göre seçkin güçler ve taburlar olarak konuşlandırılmış durumda. Tüneller, askeri sanayi ve istihbarat için özel birimlere sahiptir.

Hamas Hareketi’nin Gazze’deki lideri Yahya Sinvar, Ekim 2022 (Reuters)
Hamas Hareketi’nin Gazze’deki lideri Yahya Sinvar, Ekim 2022 (Reuters)

Kassam Tugayları’nın savunma ve saldırı tünelleri, İsrail askeri sistemi içinde büyük bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Kassam Tugayları, 51 gün süren 2014 yılındaki savaşta da bu tünelleri etkili bir şekilde kullanmayı başardı. Kassam Tugayları, Gazze şehrinin doğusundaki et-Tuffah mahallesinde ve Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah'ta yakaladığı iki İsrail askerini halen elinde tutuyor ve bu iki askerin akıbetleri halen bilinmiyor.

Kassam Tugayları, önde gelen liderlerinden Ahmed el-Caberi suikastına misilleme olarak ilk kez 2012 yılında ‘Fecr’ adlı İran yapımı füzeyle Tel Aviv’i vurdu. Daha sonra, 2014 savaşında, 2021 yılında Kudüs’ün bazı noktalarının çeşitli füzelerle hedef alınmasıyla başlayan Seyfu'l-Kudüs Savaşı’nda ve şu anki mevcut savaşta olduğu gibi İsrail'i muharebelerde ve savaşlarda şaşırtan insansız hava araçları (İHA) ve onlarca füze geliştirdi.

Kassam Tugayları’nın önde gelen liderleri Yahya Ayyaş, İmad Akil, Salah Şehade, Fevzi Ebu el-Kara, Ahmed el-Caberi, Raid el-Attar ve Ahmed el-Gandur İsrail tarafından öldürüldü. Ancak İsrail, 30 yılı aşkın süredir aranan Kassam Tugayları Komutanı Muhammed ed-Dayf’ı öldürmek için bir dizi başarısız suikast girişimi düzenlediyse de Dayf, tüm bu girişimlerden sağ kurtuldu.

İkinci İntifada'nın yıldönümünde Ramallah'ta devriye gezen İsrail askerlerine taş atan Filistinli gençler, Eylül 2002 (Getty Images)
İkinci İntifada'nın yıldönümünde Ramallah'ta devriye gezen İsrail askerlerine taş atan Filistinli gençler, Eylül 2002 (Getty Images)

İki numaralı güç: Kudüs Seriyyeleri

İslami Cihad Hareketi'nin askeri kanadı olan Kudüs Seriyyeleri (Saraya el-Kuds), Filistin topraklarındaki ikinci askeri güçtür ve 2000 yılı sonlarında başlayan İkinci İntifada’nın başlarında kurulmuştur.

1980'lerin sonları ve 1990'ların başlarında ‘Bölük’ adı altında faaliyet gösteren Kudüs Seriyyeleri, o dönemde İsrail kentleri, Batı Şeria ve Gazze'de bir dizi saldırı gerçekleştirmiş, İkinci İntifada sırasında da benzer operasyonlara imza atmıştır.

Kudüs Seriyyeleri’nin İran ve Hizbullah ile olan bağları Filistinli diğer silahlı kanatlardan daha yakındır. Yüzlerce lideri ve üyesi İran ve Suriye'de eğitim alarak Gazze Şeridi'ne geri döndü. Füzeler ve SİHA’lar ürettiler. Ancak Kudüs Tugayları nüfuz ve gelişmiş yetenekler açısından Kassam Tugayları'nın gerisinde kalmaktadır.

İslami Cihad Hareketi’nin Gazze'deki askeri kolu olan Kudüs Seriyyeleri tarafından gerçek mühimmat kullanılarak yapılan askeri tatbikattan bir kare (Arşiv - İslami Cihad Hareketi’nin sosyal medya hesabı)
İslami Cihad Hareketi’nin Gazze'deki askeri kolu olan Kudüs Seriyyeleri tarafından gerçek mühimmat kullanılarak yapılan askeri tatbikattan bir kare (Arşiv - İslami Cihad Hareketi’nin sosyal medya hesabı)

Kudüs Seriyyeleri’nin 11 bin civarı savaşçısı olduğu tahmin ediliyor. Hafif ve orta ağırlıklı silahlara, binlerce orta menzilli füzeye ve hem Tel Aviv’i hem de Kudüs’ü vurabilecek onlarca uzun menzilli füzeye sahiptir. Ancak birçok savaşta ve gerginliklerin arttığı dönemlerde görüldüğü üzere Kassam Tugayları’nın sahip olduğu büyüklükte ve etkide füzelere ve büyük tünel sistemine sahip olmadığı biliniyor. Tüm bunlara rağmen Kudüs Seriyyeleri’nin, Gazze'de son beş yıl içinde yaşanan ve özellikle Hamas'ın karışmaktan kaçındığı gerilimler sırasında, İsrail’e karşı açıkça meydan okudu.

İsrail, yıllar içinde Gazze Şeridi’nde ve Batı Şeria'da çok sayıda Kudüs Seriyyeleri liderine suikast düzenledi. Bu liderlerin başında Mukallid Hamid, Beşir ed-Debeş, Aziz eş-Şami, Halid ed-Dahduh, Macid el-Harazin, Baha Ebu'l Ata ve Halid Mansur’un yanı sıra Gazze’den ve Batı Şeria'dan daha birçok isim bulunuyor.

İslami Cihad Hareketi, Kudüs Seriyyeleri liderliğindeki Batı Şeria'nın kuzeyindeki en önemli askeri oluşumlardan biri olan Cenin Tugayı aracılığıyla son iki yılda Batı Şeria’da öne plana çıktı. Silahlı saldırılar düzenleyen örgütün liderlerinin çoğu suikasta kurban gitti. Sonuncusu geçtiğimiz günlerde öldürülen Muhammed ez-Zubeydi oldu.

Nasır Selahaddin Tugayları

Halk Direniş Komiteleri’nin (PRC) askeri kanadı olan Nasır Selahaddin Tugayları 2000 yılında İkinci İntifada’nın başlarında Cemal Ebu Samhadana tarafından kuruldu. Ebu Samhadana, 2006 yılında suikasta uğradı.

Şu an Filistinli gruplar arasında üçüncü en büyük güç olarak kabul edilen Nasır Selahaddin Tugayları, yaklaşık 5 bin savaşçıdan oluşuyor ve onlarca füzeye ve havan topuna sahip.

Batı Şeria'daki Nasır Selahaddin Tugayları üyeleri (PRC’nin sosyal medya hesabı)
Batı Şeria'daki Nasır Selahaddin Tugayları üyeleri (PRC’nin sosyal medya hesabı)

Nasır Selahaddin Tugayları’nın ilk eylemi 2000 yılının sonlarında, Netzarim Kavşağı'nda bir İsrail tankı üzerine yerleştirilen çok sayıda büyük patlayıcının infilak ettirilmesiyle gerçekleştirildi. Patlama sonucunda tankın büyük bir bölümü havaya uçarken olayda iki İsrail askeri öldü.

Hizbullah ve İslami Cihad Hareketi’nin desteğini alan Nasır Selahaddin Tugayları, İkinci İntifada’yı takip eden yıllarda, diğer grupların da katılımıyla Gazze yakınlarındaki İsrail yerleşim birimlerine yönelik bazı baskınlara katıldı. Baskınlarda Nasır Selahaddin Tugayları unsurları tarafından çok sayıda İsrailli öldürüldü. İsrail, Ebu Samhadana'nın yerine geçen Kemal el-Neyrab ve Zuheyr el-Kaisi başta olmak üzere Nasır Selahaddin Tugayları liderlerinden birçoğuna suikast düzenledi.

El-Aksa Şehitleri Tugayları

​Fetih Hareketi’nin (El Fetih) askeri kanadı olan El-Aksa Şehitleri Tugayları, İkinci İntifada’nın başlarında kurulan askeri güçlerin dördüncüsü olurken, İsrail şehirlerinin derinliklerini hedef alan saldırılar da dahil olmak üzere İsraillilere karşı büyük saldırlar gerçekleştirdi.

Daha önce ‘Fırtına’ da dahil olmak üzere çeşitli isimlerle anılan El-Aksa Şehitleri Tugayları, Filistin mücadelesi boyunca Filistin içinde ve dışında birçok eylemde yer aldı.

Şu an çeşitli askeri formasyonlarda olan El-Aksa Şehitleri Tugayları’nın hafif ve orta ağırlıkta silahlarla donatılmış yaklaşık 2 bin savaşçısı var. Ayrıca Gazze sınırından yalnızca 16 kilometre kadar uzağa gidebilen onlarca ev yapımı rokete sahiptir.

El-Aksa Şehitleri Tugayları lideri İbrahim el-Nabulsi'nin Batı Şeria'nın Nablus şehrinde düzenlenen cenaze töreni, Ağustos 2022 (AFP)
El-Aksa Şehitleri Tugayları lideri İbrahim el-Nabulsi'nin Batı Şeria'nın Nablus şehrinde düzenlenen cenaze töreni, Ağustos 2022 (AFP)

İkinci İntifada yıllarının başlarında kurulan El-Aksa Şehitleri Tugayları, Batı Şeria ve Gazze'de zaman zaman füzelerin ateşlendiği eylemlerde bulundu. İsrail, El-Aksa Şehitleri Tugayları liderlerinin çoğuna suikast düzenledi. Ancak yıllar geçtikçe Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas tarafından 2007 yılında resmi olarak feshedildiği ve üyelerinin güvenlik servislerine dağıtıldığının duyurulmasının ardından, El-Aksa Şehitleri Tugayları’nın Filistin direniş sahnesindeki etkinliği önemli ölçüde azaldı.

El-Aksa Şehitleri Tugayları üyelerinden bazıları kısa bir süre önce Cenin’de ve Nablus'ta yeniden ortaya çıktıysa da bazıları suikasta kurban gitti.

Ebu Ali Mustafa Tugayları

Filistin Halk Kurtuluş Cephesi'nin (FHKC) askeri kanadı olan Ebu Ali Mustafa Tugayları, FHKC’nin eski Genel Sekreteri Ebu Ali Mustafa'nın 2001 yılında İsrail tarafından Ramallah'taki ofisinde helikopterden atılan bir bombayla öldürülmesi sonrasında onun ismiyle kuruldu.

Şu an Filistinli direniş grupları arasında en büyük beşinci güç olan Ebu Ali Mustafa Tugayları, Gazze’de ve Batı Şeria'da hafif ve orta ağırlıkta silahlarla donatılmış yüzlerce militana ve yerli üretim füzelere sahip.

Ebu Ali Mustafa Tugayları, Ebu Ali Mustafa suikastına misilleme olarak, 2001 yılında İsrail’in eski Turizm Bakanı Rehavam Zeevi’ye Kudüs'ün batısındaki bir otelde düzenlenen suikast başta olmak üzere çeşitli saldırılar düzenledi.

FHKC Genel Sekreteri Ahmed Saade ve iki arkadaşı geçtiğimiz mayıs ayında İsrail'in Raymond Hapishanesi'nden nakledilirken (FHKC’nin sosyal medya hesabı)
FHKC Genel Sekreteri Ahmed Saade ve iki arkadaşı geçtiğimiz mayıs ayında İsrail'in Raymond Hapishanesi'nden nakledilirken (FHKC’nin sosyal medya hesabı)

FHKC Genel Sekreteri Ahmed Saade, Ebu Ali Mustafa Tugayları liderleriyle birlikte 2002 yılında Filistin güvenlik teşkilatları tarafından bir saldırı eylemi planlamak ve bu eyleme katılmak suçlamasıyla tutuklandı. İsrail ordusu da 2006 yılında Eriha Merkez Hapishanesi’ne baskın düzenleyerek Saade’yi tutukladı. İsrail yargısı tarafından ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Saade, İsrail’deki bir cezaevine nakledildi. Ebu Ali Mustafa Tugayları’nın yüzlerce üyesi olduğu biliniyor.

Ulusal Direniş Tugayları

Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi’nin (FDHKC) askeri kanadı olan Ulusal Direniş Tugayları, bu isimle faaliyet göstermeden önce İkinci İntifada öncesinde farklı isimler altında faaliyet göstermişti.

Yüzlerce üyesi olan Ulusal Direniş Tugayları, Filistinli gruplar arasında en büyük altıncı güç olarak kabul ediliyor. Ulusal Direniş Tugayları’nın hafif ve orta ağırlıkta silahları ve yerli yapım füzeleri var.

Filistin mücadelesi ve İkinci İntifada sırasında çeşitli saldırılara imza atan pek çok İsraillinin ölümüne neden olan Ulusal Direniş Tugayları’nın çok sayıda lideri ve üyesi İsrail tarafından öldürüldü.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas'la ateşkesin üçüncü gününde Gazze Şeridi'nde İsrailli komutanlarla bir araya geldi, 26 Kasım (DPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas'la ateşkesin üçüncü gününde Gazze Şeridi'nde İsrailli komutanlarla bir araya geldi, 26 Kasım (DPA)

Mücahitler Tugayı

Önceleri El Fetih’e bağlı olan ve eski askeri oluşumlardan doğan bir güç olarak Filistinli direniş grupları arasında büyüklük bakımından yedinci sırada yer alan Mücahitler Tugayı, daha sonraları El Fetih’ten tamamen ayrıldığını duyurdu. Tugay, Hizbullah ve İslami Cihad Hareketi tarafından destekleniyor.

Yüzlerce savaşçısı olan Mücahitler Tugayı, hafif ve orta ağırlıklı silahlara ve Aşkelon, Sderot ve İsrail’in diğer şehirlerine kadar ulaşabilen füzelere sahip.

İkinci İntifada’nın başlarından bu yana çeşitli saldırlar düzenleyen Mücahitler Tugayı’nın liderlerinden bazıları İsrail tarafından öldürüldü.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.