Mısır’da 2023: Bölgesel depremlerin etkisiyle ekonomik baskılar durma noktasına geldi.

İç siyasi hareketlenmeler ve sorunların sıfırlanması için hamleler sürüyor.

Sisi, Mısır cumhurbaşkanlığı seçimleri kapsamında rakipleriyle toplantı düzenledi. (Mısır cumhurbaşkanlığı)
Sisi, Mısır cumhurbaşkanlığı seçimleri kapsamında rakipleriyle toplantı düzenledi. (Mısır cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır’da 2023: Bölgesel depremlerin etkisiyle ekonomik baskılar durma noktasına geldi.

Sisi, Mısır cumhurbaşkanlığı seçimleri kapsamında rakipleriyle toplantı düzenledi. (Mısır cumhurbaşkanlığı)
Sisi, Mısır cumhurbaşkanlığı seçimleri kapsamında rakipleriyle toplantı düzenledi. (Mısır cumhurbaşkanlığı)

İç siyasi hareketler, kayda değer bölgesel yakınlaşmalar, acil ekonomik kriz ve bölgesel depremler, Mısır haritasının köşelerini kuşatıyor. Başlangıçta Rusya- Ukrayna savaşının yansımalarından, öncesinde ise koronavirüs salgınının etkilerinden kurtulma umudu taşıyan 2023 yılı olaylarını Mısırlılar böyle yaşadı. Ancak krizlerin patlak vermesi, Mısır ve Mısırlılara daha fazla sonuç ve yük getiren ‘sürekli bir semptom’ olarak kaldı.

2023’ün ilk ayları, daha sakin bir yıl için umut verdi. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, geçen şubat ayında ülkenin terörizmi ortadan kaldırma başarısının ardından yeni bir aşamaya başladığını duyurdu. Bu ilan, Sisi’nin geçen nisan ayında Mısır’da terörizmin sona erdiğini belirttiğinde de daha net bir şekilde ortaya koyuldu. Ayrıca Sisi, “Devlet silahlarının dışında silah toplanmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

secf
Mısır’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılım yoğundu. (Reuters)

Bu gelişme, geçen mayıs ayında Mısır’da Ulusal Diyalog’un başlatılmasıyla birleşen iç siyasi hareket durumuyla bağlantılıydı ve katılımcı partizan güçler arasında temel farklılıklardan yoksun olmayan etkileşim ve tartışmalara tanık oldu.

2024 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yıl sonundan önce gerçekleştirilmesi açıklamasının ardından iç hareketlenme ortamı, yılın son çeyreğine kadar uzandı. Cumhurbaşkanı Sisi’nin liderliğinde dört aday yarıştı ve birçok gözlemciye göre öyle görünüyor ki sonuç kesin. Ancak beklenti, Ulusal Seçim Kurulu’nun açıklamasına göre beklentileri aşan oylamadaki katılım oranına odaklandığı kadar, cumhurbaşkanlığı yarışının galibinin kişiliği üzerine bahis oynanmadı.

Bölgesel yakınlaşmalar ve krizler

İç siyasi hareketlilikle eş zamanlı olarak Mısır, başta Türkiye olmak üzere ilişkilerin gerilim dalgalarına sahne olduğu ülkelerle ‘sıfır’ soruna yönelik bölgesel yakınlaşma dalgasına da tanık oldu. Türkiye ile diplomatik ilişkilerin yeniden başlatılması ve desteklenmesi, gerilimle dolu tam on yıllık bir yabancılaşmanın ardından Kahire’nin bölgesel ilişkiler dosyasındaki gelişmelerin öne çıkan manşetlerinden biriydi.

Kahire ile Ankara arasındaki yakınlaşma, 2022 yılının sonunda Mısır Cumhurbaşkanı’nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Katar’da düzenlenen FIFA Dünya Kupası’nın açılışına katılmaları sırasında bir araya geldiği sürpriz bir açılımın ardından geldi. Daha sonra yakınlaşmanın temposu giderek arttı ve diplomatik temsilin büyükelçilik seviyesine yükseltilmesi aşamasına geçildi. Ayrıca iki ülke cumhurbaşkanları arasında bölgesel ve uluslararası zirveler çerçevesinde defalarca gerçekleştirilen, ancak henüz resmi ziyaret aşamasına gelinmemiş olan görüşmeler yapıldı.

Mısır- İran ilişkilerinde onlarca yıldır süren çıkmaza son veren bir yumuşama sinyali de görüldü. Resmi heyetlerin defalarca toplantıları ve ziyaretleri oldu. Mısır ve İran cumhurbaşkanları, 11 Kasım’da Riyad’da düzenlenen acil Arap- İslam zirvesinin oturum aralarında bir araya geldi. Ancak ilişkiler, toplantıları aşarak resmi nitelik kazanmadı.

Ancak bu yakınlaşmalara paralel olarak diğer bölgesel krizlerin de patlama eşiğine gelmesi, Mısır üzerindeki baskıyı artırdı. Bu yılın nisan ayında, General Abdulfettah el-Burhan liderliğindeki silahlı kuvvetler ile Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) liderliğindeki Hızlı Destek Kuvvetleri arasında aniden Sudan’ın içinde çatışmalar patlak verdi. Bu durum, kendisini güney cephesinde yıkıcı bir savaşla karşı karşıya bulan Mısır üzerinde güvenlik, ekonomik ve insani baskılara neden oldu.

Mısır Kamu Seferberliği ve İstatistik Merkezi Ajansı’na göre Kahire, yaşadığı ekonomik sorunların yanı sıra önemli bir stratejik ve ekonomik ortağını da kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre aralarındaki ticaret alışverişi oranı yüzde 18,2’ye ulaştı. Ayrıca yaklaşık yarım milyon yerinden edilmiş Sudanlı, Mısır sınırına akın ederek, yıllardır Mısır topraklarında ikamet eden yaklaşık dört milyon Sudanlıya eklendi.

Kriz, aynı zamanda vatandaşlarını Sudan’dan tahliye etmek, binlerce yabancı uyruklu kişinin Sudan topraklarından tahliyesine katkıda bulunmak ve (Mısır açısından karmaşık boyutlara ve yansımalara sahip bir krize çözüm arayışı çerçevesinde) geçen temmuz ayında Sudan’ın komşu ülkelerinin liderlerinin de dahil olduğu bölgesel bir zirveye ev sahipliği yapmak için acil bir kara, deniz ve hava köprüsü açan Kahire’ye de güvenlik sonuçları getirdi. Sudan’dan pek de uzak olmayan bir yerde Etiyopya Nahda (Rönesans) Barajı krizi, Kahire ve Addis Ababa arasında geçen temmuz ayında dört ay içinde bir anlaşmaya varmak için müzakere turlarının yeniden başlatılmasına ilişkin anlaşmaya rağmen 2023’te durma noktasına geldi.

Mısır’ın rolünün zorlukları

Yıl bitmeden Mısır, Ekim 1973 Savaşı zaferlerinin 50’inci yıl dönümü nedeniyle bir kutlama havası yaşarken, Hamas hareketinin 7 Ekim 2023’te İsrail hedeflerine yönelik gerçekleştirdiği ve Filistin direniş gruplarının tarihlerindeki en büyük operasyon olan Aksa Tufanı Operasyonu’nun ardından ülkenin doğu cephesinde bir kriz daha yaşandı. Mısır, kendisini fırtınanın kalbinde ve doğrudan ulusal güvenlikle karşı karşıya buldu. Aynı şekilde Kahire Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi Profesörü ve Arap Araştırma Enstitüsü eski dekanı Dr. Ahmed Yusuf Ahmed, ister güneyde (Sudan) ister doğuda (Gazze) olsun bölgesel krizlerin baskılarının Mısır üzerinde ‘büyük ve ağır’ olduğuna dikkat çekti.

Yusuf, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Gazze’deki krizin yansımalarının, durumun Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki tarihi köklerle bağlantılı olması gerçeğiyle sınırlı olmadığını belirtti. Yusuf’a göre bu kriz, Mısır ulusal güvenliğine doğrudan bir tehdit oluşturan Filistinlileri Sina topraklarına gönderme projesine ilişkin korkuları arttırarak ilave bir ağırlık oluşturdu. Öyle ki işgal güçleri, ülkeyi şiddetli insani baskılara maruz bırakmanın yanı sıra, yaklaşık iki milyon Filistinliyi Mısır sınırı boyunca güney Gazze’de toplanmaya zorladı.

Dr. Ahmed Yusuf, Gazze’deki mevcut krizin ciddiyetinin, ‘bölgesel gerilimin kapsamının genişlemesi ve Husi grubunun bölgedeki gemileri hedef almasıyla Kızıldeniz’in güneyine kadar uzanmasının yansımalarına’ ek olarak ister Filistin meselesine karşı tarihsel sorumluluk ister arabuluculuk rolleri yoluyla olsun, Mısır’ın bölgesel rolüne zorluklar dayatmasından kaynaklandığına dikkati çekti. Öyle ki Husilerin eylemi, Süveyş Kanalı’nı etkileyebilir.

Ekonomik baskılar

Söz konusu bölgesel krizlerin şiddeti iki katına çıktı. Çünkü Mısır ekonomisinin 2023 öncesinde maruz kaldığı birikmiş baskılarla aynı zamana denk geldi. Ve Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Aralık 2022’de Mısır’a üç milyar dolar tutarında kredi vermeyi kabul etmesinden sonra yıl boyunca daha büyük bir hızla devam etti. O tarihten bu yana Mısır lirası, dolara karşı 30,9 lira civarında sabit kaldı. Resmi kur ile karaborsadaki döviz kuru arasındaki fark yaklaşık yüzde 50’nin üzerinde.

Mısır ekonomisi, aynı zamanda Moody’s ve Standard & Poor’s gibi uluslararası derecelendirme kuruluşları tarafından sürekli olarak kredi notu indirimleriyle karşı karşıya kaldı ve bu kuruluşlar, yılın son çeyreğinde Mısır’ın uzun vadeli ülke notunu B’den -B’ye düşürdü. Ayrıca ülke üzerinde artan finansman baskısına dikkat çekti.

Buna, 2022- 2023 mali yılında yurt dışında çalışan Mısırlılardan gelen işçi dövizlerinde yıllık bazda yüzde 30,8 oranında bir düşüş eşlik etti. Mısır Merkez Bankası’nın 2022- 2023 mali yılında ekonominin dış dünyayla işlemlerine ilişkin verileri, geçtiğimiz mali yılda yurt dışında çalışan Mısırlılardan gelen işçi dövizlerinde, önceki mali yılda 31,9 milyar dolara kıyasla 22,1 milyar dolara düşüş olduğunu gösterdi.

sefv
Mısır para birimindeki dalgalanma sürüyor. (AFP)

Kamu kuruluşlarının sahip olduğu bazı devlet varlıklarının satış anlaşmaları da varlık değerlemesiyle ilgili zorluklar nedeniyle sekteye uğradı. Bu durum IMF’nin geçen mart ayında yapılması planlanan programa ilişkin ilk incelemesini askıya almasına yol açtı.

Enflasyon, 2023 aylarını renklendiren ve Mısırlıların akıllarında yer etmeye devam edecek olan gözle görülür baskılardan birini temsil ediyordu. Mısır Merkez Bankası’nın geçen ekim ayındaki verileri de çekirdek enflasyonun geçen eylül ayındaki yüzde 39,7’den yüzde 38,1’e yavaşladığını gösterdi. Bu yılın ağustos ayında başkan değişikliğine uğrayan Merkez Bankası, bu enflasyonist baskıları kontrol altına almak için yıl içinde birden fazla kez faiz oranlarını gözden geçirmek ve değiştirmek zorunda kaldı. Mısır hükümeti ayrıca, yıl içinde iki kez yakıt fiyatlarını artırmaya başvurdu ve en son geçen kasım ayında, artan küresel yakıt fiyatları ve zayıf döviz kuru nedeniyle benzin fiyatlarını yüzde 14,3 oranında artırdı.

Zor bir yıl

Mısırlı ekonomi uzmanı Dr. Reşad Abdo, 2023’ü ‘Mısır ekonomisi için en zor yıllardan biri’ olarak tanımladı. Bu değerlendirmesine gerekçe olarak ise ‘krizlerin ve ekonomik sorunların artmaya devam etmesi, kamu borç yükünün artması ve yüksek enflasyon oranlarını’ gerekçe gösterdi.

Abdo, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bölgesel ve uluslararası koşulların Mısır üzerindeki ekonomik baskıların şiddetini artırdığına dikkati çekti. Abdo’ya göre Sudan’da yaşanan iç çatışmalar, Gazze savaşının yansımaları ve öncesinde Rusya-Ukrayna savaşının devam eden etkileri, Mısır ekonomisinin çeşitli göstergelerine ağır yükler getiriyor. Ayrıca dolar açığının devam etmesi ve Mısır’ın başta gıda olmak üzere ihtiyaçlarının çoğunu ithal etmesi nedeniyle hükümet, kendisinin sert olarak tanımladığı ekonomik kararlar almak zorunda kalabilir.

BRICS grubunun geçen ağustos ayında Mısır’a 2024’ten itibaren gruba katılması daveti, özellikle grupta Çin, Hindistan ve Brezilya gibi yükselen ekonomik güçler yer aldığı için, biriken ekonomik baskıların ortasında iyi bir haber olarak sayılabilir. Ancak Abdo, bu katılımdan ekonomik kazanç elde etmenin henüz mevcut olmayan önlem ve hazırlıklar gerektirdiği görüşünde.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.