Mervan Bergusi neden bu kadar önemli?

22 yıllık tutukluluğun ardından Mervan Bergusi’nin serbest kalma şansı artıyor

Fetih Hareketi liderlerinden Bergusi 22 yıldır İsrail'de tutuklu (Independent Arabia)
Fetih Hareketi liderlerinden Bergusi 22 yıldır İsrail'de tutuklu (Independent Arabia)
TT

Mervan Bergusi neden bu kadar önemli?

Fetih Hareketi liderlerinden Bergusi 22 yıldır İsrail'de tutuklu (Independent Arabia)
Fetih Hareketi liderlerinden Bergusi 22 yıldır İsrail'de tutuklu (Independent Arabia)

22 yıldır İsrail hapishanesinde tutuklu bulunan Fetih Hareketi liderlerinden Mervan Bergusi, serbest bırakılmaya hiç bu kadar yakın olmamıştı. Bergusi’nin adı Hamas ile İsrail arasındaki herhangi bir esir takası anlaşmasında serbest bırakılacaklar listesinin başında yer alacak.

Bergusi’ye yakın kaynaklar Independent Arabia’ya verdikleri demeçte, Bergusi'nin eşi Fedva ile Hamas liderleri arasındaki iletişimin sürdüğünü, zirâ Hamas’ın yüksek cezaya çarptırılan Filistinli mahkumlar ve Filistinli örgüt liderlerinin serbest bırakılması konusunda ısrarcı olduğunu bildirdi.

İkinci İntifada’nın zirvesinde tutuklanmadan önce Bergusi, Fetih Hareketi’nin askeri kanadı Aksa Şehitleri Tugayları'na liderlik ediyordu. Merhum Filistin lideri Yaser Arafat'tan yeşil ışık alarak İsraillilere karşı silahlı operasyonların başlatılmasına katkıda bulunmuştu.

Bergusi Filistin kamuoyunda her ne kadar popüler olsa da, Hamas dahilindeki güç odakları arasındaki çatışmalar göz önüne alındığında, Fetih Hareketi tarafından liderliğe yükseltilmesi tartışılmaya devam ediyor.

Fetih Hareketi’nin Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a yakın nüfuzlu liderleri, Bergusi’yi Fetih Hareketi lideri olarak görüyor ve fedakarlıklarını kabul ediyor. Ancak liderliğini kabul etme kararını Fetih Merkez Komitesi’ne ve Genel Konferansı’na bırakıyor.

Siyasi uzmanlar, Bergusi'nin Filistinli ulusalcı grupların bir bölümünü temsil ettiğini, Filistin saflarını birleştirebilecek ulusal bir fikir birliğine sahip olduğunu düşünüyor. Bergusi ayrıca büyük küresel güçlerin kabulünü görüyor. Bergusi ile bu güçler arasındaki dolaylı iletişim, eşi Fedva sayesinde kesilmiyor.

Gazze Şeridi'ndeki büyük yıkım ve bölge sakinlerinin çoğunun yerinden edilmesi nedeniyle önümüzdeki aylarda Filistin'de genel seçim yapılması söz konusu değil. Washington ve bölge ülkeleri, Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi'ne geri dönmesini istese de, Yönetim’in tüm Filistinlileri temsil edecek şekilde yeniden düzenlenmesi gerekiyor.

Filistinli kaynaklar, Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki görevlerini yerine getirecek, yeniden yapılanmayı denetleyecek ve genel seçimlere hazırlanacak geçici bir Filistin hükümeti kurma çalışmalarının sürdüğünü söylüyor.

Ramallah’ın kuzeyindeki bir köyde doğan Bergusi, geçtiğimiz yıllarda kamuoyu yoklamalarında zirvede kalmayı sürdürmüş, hatta Hamas ve Fetih hareketlerinin liderlerini dahi geride bırakmıştı.

Gazze Şeridi'ndeki savaş sırasında Filistinliler arasında yapılan son kamuoyu yoklamasında, olası bir seçim halinde Bergusi’nin oyların yüzde 51'ini, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin ise oyların yüzde 45'ini aldığı öngörülmüştü.

Aynı ankete göre Filistinlilerin yüzde 36'sı Filistin halkının lideri olarak Bergusi’yi, yüzde 19'u Heniyye’yi, yüzde 16'sı Yahya Sinvar'ı, yüzde 4'ü Muhammed Dahlan'ı, yüzde 2'si Muhammed İştiyye’yi, yüzde 1'i ise Hüseyin eş-Şeyh'i tercih etti.

Kararı halk verecek

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) İcra Komitesi Genel Sekreteri ve Filistin Devlet Başkanı'na en yakın kişi olan Hüseyin eş-Şeyh, kendisine Bergusi'nin başkanlık seçimlerine adaylığı sorulduğunda, buna karar verenin Filistin halkı olduğunu söyledi. Bergusi'nin hareketin temsilcisi olarak aday olmak istediği taktirde seçimlere girebilmesi için üyesi olduğu Fetih Merkez Komitesi'nin onayına ihtiyacı olduğunu da ekledi.

Ancak 2021 parlamento seçimleri hazırlıkları sırasında, Fetih Hareketi’nin listesinden ayrı olarak, hareketin ihraç edilen lideri Nasır el-Kidra ile ortaklaşa bir şekilde, başkanlık seçimlerine aday gösterilmek üzere bir listeyi destekledi.

Bergusi gelecekte kazanan aday olarak görülse de Başkan Abbas'ın yerine geçmek için yarışan çatışan tarafların varlığı, hareketin onu aday göstermesi yönündeki sorunu çözmüş değil. Bergusi hapishaneden yazdığı mektuplarda, başkanlık ve parlamento seçimlerinin düzenlenmesi, Ulusal Konsey üyeliği ve Filistin Kurtuluş Örgütü'nün (FKÖ) yeniden inşası ve geliştirilmesi için bir takvim belirlenmesi, Hamas ve İslami Cihad hareketlerinin de dahil edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Geçici hükümet

Centre for Arab Progress (CAP) Direktörü Muhammed Muşareka, “Bergusi, Filistin başkanın yetkilerini üstlenecek ve genel seçimlere hazırlanacak geçici bir Filistin hükümeti kurabilecek durumda. Gazze Şeridi'ni yönetmeye yönelik tüm senaryolar başarısız oldu. Geriye yalnızca Filistin Yönetimi’nin reformu sonrasında Gazze’ye geri dönüşü kaldı.

Bergusi, Hamas ile anlaşarak Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ndeki militanları kontrol edebiliyor. Hareketin rehabilite edilerek siyasi partiye dönüştürülmesi gerekiyor” ifadelerini kullanıyor.

Georgetown Üniversitesi'nden Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Ferihat ise şöyle söylüyor:

“Bergusi, Fetih Hareketi’nde tarihsel açıdan gerek silahlı eylem gerek ise hapis veya saha liderliğinden kaynaklansın, militan eylemler kaynaklı meşruiyet unsurunu temsil ediyor. Hamas'tan Filistin Halk Kurtuluş Cephesi'ne (FHKC) kadar entelektüel ve siyasi çeşitliliğine bakılmaksızın Filistinli grupların Mervan Bergusi gibi fikir birliğine sahip olduğu bir unsur yok. Tüm kesimlerin ortak paydası niteliğindeki Bergusi, Fetih ve Hamas hareketleri arasındaki ayrılığın sona ermesinde önemli bir unsur. Filistinlilerin karar alma mekanizmalarında birliğin sağlanması için meşruiyet çok önemli. Meşruiyet kaybı, Fetih ve FKÖ'nün mevcut liderliğinin karşı karşıya olduğu en büyük sorun. Arafat'ın ayrılması ardından meşruiyet meselesi ortadan kalktı. Bergusi bunu yeniden sağlamayı başardı. Zirâ mevcut Filistin liderliğinin aksine, müzakerelerle silahlı eylemi birleştirmeye dayanan ulusal bir vizyona sahip. Bergusi, Hamas'ın yaptığı gibi siyaseti felce uğratmayan silahlı eyleme verdiği desteğin yanı sıra, abes olmayan bir anlamla da müzakereleri destekliyor.”

“Bergusi müzakereleri destekliyor”

Ferihat, “Bergusi müzakereleri destekliyor. Ancak bunun, ulusal birlik, iç cephenin bütünlüğü ve ulusal bir proje üzerinde ulusal uzlaşmayla başlayan güç unsurlarıyla desteklenmesi gerekiyor. Tüm bunlar Bergusi’yi, kendisiyle rekabet edebilecek isimlerin yokluğunda ulusal projede niteliksel bir değişim yaratmaya yetkin kılıyor” ifadelerini kullanıyor.

Aktif küresel güçlerin Bergusi'ye verdiği destek husususunda ise “Bu güçlerin onunla çalışmakta hiçbir sorunu yok. Zirâ Filistin halkını temsil edecek bir lidere ihtiyaçları var. Bergusi, Hamas hareketinin desteğini alan ve Gazze Şeridi ile Batı Şeria'nın idaresini denetleyecek bir geçiş hükümetinin oluşumunu destekleyebilecek ideal çözüm niteliğinde. Hamas yeniden Gazze Şeridi'ni yönetebilir. Ancak hareketin onayı olmadan hiçbir taraf Gazze'yi yönetemez. Gazze'yi yönetmeye yönelik herhangi bir İsrail formülü ise başarısız olacaktır” ifadelerini kullanıyor.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Hebron Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Prof. Dr. Bilal eş-Şubeyki ise “Bergusi'nin serbest bırakılması Fetih ve Filistin Ulusal Hareketi için bir cankurtaran olabilir. Fetih Hareketi’nin kutuplarından biri olabilir, liderleri arasındaki gerilim nedeniyle hareketin içindeki çatışmayı alevlendirebilir. Bu, hareketin liderliğinin Bergusi ile nasıl baş ettiğiyle alakalı. Onu yükseltmeyi mi yoksa engellemeyi mi seçecek? Bergusi'nin Fetih Hareketi dahilinde başka bir akım oluşturması, Bergusi'nin iki yıl önce Fetih’in resmi listesiyle rekabet eden bir seçmen listesi oluşturması göz önüne alındığında, kutuplar arasındaki çatışma nedeniyle en güçlü ihtimal olmaya devam ediyor. Bergusi'nin Fetih Hareketi’ni iç bölünmelerden kurtaracağını, hareketin mevcut kutuplarından biri haline geleceğini düşünmüyorum” açıklamalarında bulunuyor.

Bunun Fetih Hareketi liderliğinin Bergusi'ye karşı nasıl davrandığına bağlı olduğunu söyleyen Şubeyki, bundan sonra genel siyaset sahnesindeki ve hareket düzeyindeki etkisinden söz edebileceklerine dikkat çekti. Aynı zamanda, “Hapisten çıkışı Fetih liderleri için sürpriz olacak. Zirâ kendisi sadece hareketin saflarında değil, partiler arası bir figür olduğu için diğer gruplar arasında da oldukça popüler. Bergusi, Fetih Hareketi’nin saflarını yeniden kurmasına, kendisini diğer gruplarla birlikte Filistin ulusal projesine sorunsuz bir şekilde öncülük eden bir hareket olarak yeniden sunmasına yardımcı olabilir” ifadelerini kullandı.

Eski Fetih liderlerinden Nebil Amr, Bergusi'nin hapisten çıkışının Filistin ulusal çabalarına güçlü bir katkı sağlayacağını söyledi. Bunun Filistin ulusal hareketine bir katkı teşkil edeceğini de ekledi.



Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

İsrail basını, İsrail’in Mısır ordusunun Somali ve Afrika Boynuzu'ndaki hareketlerinden duyduğu endişeyi dile getirirken, Mısırlı eski askeri yetkililer, Mısır'ın Somali'deki askeri varlığını ‘meşru ve uluslararası hukuk ve uluslararası sözleşmelere uygun’ olarak değerlendirdi ve bunun bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yardımcı olmayı amaçladığını belirttiler.

İsrail gazetesi Yisrael Hayom, Mısır'ın ordusuna Somali üzerinden İsrail'e yanıt vermesini emrettiğini ve bu konuda onu destekleyen Arap ülkeleri olduğunu yazdı. Gazete, “Afrika Boynuzu'nda güç mücadelesi alevleniyor: Mısır, İsrail'in 'Somaliland'ı tanımasına yanıt veriyor” başlıklı haberinde, bu tanımaya karşı çıkan Kahire'nin, İsrail'in hamlesine yanıt olarak Somali'deki güçlerini yeniden konuşlandırdığını kaydetti. Gazeteye göre buraya yaklaşık 10 bin Mısırlı askerin konuşlandırıldığı tahmin ediliyor.

Ancak, Mısır ordusunun eski kimyasal savaş şefi Tümgeneral Muhammed eş-Şehavi, Mısır askerlerinin ‘dünyanın en büyük sekizinci barış gücü olduğunu ve Somali'deki Mısır güçlerinin Afrika Birliği (AfB) barış güçlerinin komutası altında olduğunu ve Somali'de barışı korumak için çalıştıklarını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Şehavi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır, Somali'nin stratejik konumu nedeniyle birçok ülke tarafından, özellikle de İsrail tarafından arzulandığının farkında. İsrail, Somali'nin güvenliğini istikrarsızlaştırmak ve Etiyopya'nın Kızıldeniz'e ulaşma ve bir deniz gücü kurma planı gibi belirli planları kabul etmeye zorlamak amacıyla Somaliland bölgesini Somali'den ayrılmak isteyen bir devlet olarak tanıdı. Ayrıca Etiyopya, İsrail'in desteğiyle Sudan'da istikrarın yeniden sağlanmasını engellemek ve çatışmanın devamını sağlamak gibi başka faaliyetlerde de bulunuyor.”

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, İsrail'in ayrılıkçı bölgeyi tanıması ve Kızıldeniz'de bir yer edinme çabaları sonrasında Somali ve Kızıldeniz'in güvenliği konusunda defalarca kez uyardı.

grfbgfr
AfB'nin Somali'deki barış gücü misyonunda Mısır askerleri de yer alıyor (AFP)

İsrail, geçtiğimiz aralık ayında Aden Körfezi ve Kızıldeniz'in güneyine bakan Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıdı. Etiyopya, bu bölgenin bağımsızlığını tanımak karşılığında bir deniz ve askeri liman elde etmek istiyordu.

Mısırlı ulusal güvenlik uzmanı Tümgeneral Muhammed Abdulvahid, Mısır askerlerinin Somali'deki rolünün Afrika Birliği ve barış gücü çatısı altında güvenlik ve istikrarı sağlamak olduğunu vurgulayarak “Bu nedenle Mısır güçlerinin varlığı, Afrika Birliği ve Somali Devleti'nin talebi üzerine meşrudur. Somali Devleti'nin cumhurbaşkanı kısa süre önce Mısır'ı ziyaret ederek bunu tüm dünyaya teyit etmiştir” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Tümgeneral Abdulvahid, şunları söyledi:

“Bu bakımdan, İsrail'in Somaliland'ı bir devlet olarak tanıyarak ve Somali devletini bölmeye çalışarak yasadışı bir hamleye başvurup uluslararası hukuku hiçe saydığı halde, diğer tarafların Mısır'ın meşru varlığından endişe duyduklarını iddia etmeleri anlaşılabilir değil. Etiyopya'nın Somali'ye yönelik tacizleri ve kendi topraklarında bir Etiyopya deniz üssü kurulmasını kabul etmesi için yaptığı baskı, Addis Ababa tarafından gerçekleştirilen ve İsrail tarafından desteklenen, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK) milis, teçhizat ve silah sağlamak gibi Afrika Boynuzu bölgesinde genel olarak gerçekleştirilen diğer şüpheli hamleler, İsrail'in bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik hamleleri bağlamında değerlendirilmeli.”

Tümgeneral Abdulvahid, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır ve AfB, bu gelişmelerin farkındadır ve bu nedenle Mısır'ın buradaki askeri varlığı, tüm bu tehditlere karşı koymak ve uluslararası yasal yükümlülükler ve uluslararası meşruiyet çerçevesinde hareket etmek için.”

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi pazar günü, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile Mısır ziyareti sırasında düzenledikleri ortak basın toplantısında, Somali'deki barış gücü misyonuna, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü destekleme taahhüdünün bir parçası olarak asker göndermeye devam edeceğini açıkladı. Sisi ve Mahmud, ikili bir toplantı düzenledikten sonra, her iki ülkenin heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, Mısır'ın Somali'nin birliği ve toprak bütünlüğünü destekleyen tutumunu vurgulayan Sisi, ülkenin egemenliğini zedeleyecek veya istikrarını tehdit edecek her türlü önlemi reddetti.

Sisi, düzenlenen ortak asın toplantısında, ‘devletlerin güvenliğini ve egemenliğini tehlikeye atabilecek adımlara’ karşı uyarıda bulunarak, bunları ‘Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ihlali’ olarak nitelendirdi. Mısır, 2024 yılının aralık ayı sonlarında, Somali'deki AfB barış gücü misyonuna asker göndereceğini duyurmuştu. Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, bu kararın ‘Somali hükümetinin talebi ve AfB Barış ve Güvenlik Konseyi'nin (AUSSOM) onayıyla’ alındığını söyledi. AUSSOM, 2024 yılı sonlarında sona eren terörle mücadele misyonunun yerini aldı.


Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
TT

Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi, bazı milletvekillerinin üyeliğinin geçerliliğini sorgulayan mahkeme kararlarıyla ilgili yeni bir siyasi sınavla karşı karşıya. Bu kararların en sonuncusu, geçtiğimiz cumartesi günü iki milletvekilinin üyeliğinin iptal edilmesine ilişkin karardı. Meclis Yasama Komitesi Başkanı, ‘mahkeme kararlarının uygulanmasına tamamen bağlı olduklarını’ teyit etti.

Kahire'nin doğusundaki Şarkiya ilinin Minye el-Kamh bölgesindeki seçim sürecini geçersiz kılan ve yeniden yapılmasını emreden Yargıtay'ın kararının ardından Mısır Temsilciler Meclisi’ne bir bekleyiş havası hakim oldu.

Mahkeme ayrıca, diğer seçim bölgelerine ilişkin olası kararlar beklentisiyle, milletvekilleri Muhammed Şehide ve Halid Meşhur'un üyeliklerini geçersiz kılmaya ve seçim bölgelerinde yeniden seçimler yapılmasına hazırlık olarak zaferlerini iptal etme kararı aldı.

Temsilciler Meclisi Yasama Komitesi Başkanı Danışman Muhammed Eid Mahcub, Meclisin Minye el-Kamh bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan karara uyacağını belirterek, devletin yargı kararlarına ve hukukun üstünlüğüne saygı duyduğunu vurguladı.

Mahcub, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, önceki parlamento seçimlerinde, özellikle de ilk aşamada, mahkeme kararlarıyla sonuçları iptal edilen seçim bölgelerinde seçimlerin yeniden yapıldığını hatırlatarak “Mısır devlet kurumları yargı kararlarına saygı duyar ve bunları uygular” ifadelerini kullandı.

Mahcub, kararın ‘olağan prosedür yolunu izleyeceğini, önce kararın gerekçelerinin Yargıtay'ın teknik ofisine sunulmasıyla başlayacağını, ardından dosyanın Temsilciler Meclisi Başkanlığı ve Genel Sekreterliğe, daha sonra da Meclis Yasama Komitesi'ne sevk edileceğini’ açıkladı. Bu idari döngünün tamamlanması için kesin bir zaman dilimi belirlemenin mümkün olmadığını vurguladı.

rgty67u
Mısır Temsilciler Meclisi Başkanı Hişam Bedevi (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır basını, Yargıtay'daki bir adli kaynağın, Minye el-Kamh seçim bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan kararın nihai ve tüm taraflar için bağlayıcı olduğunu ve temyiz edilemeyeceğini söylediğini aktardı.

Mısır anayasasına göre Temsilciler Meclisi üyelerinin üyelikleri, kararın Meclise bildirildiği tarihten itibaren geçersiz hale gelir.

Yargıtay, Temsilciler Meclisi üyelerinin üyeliklerinin geçerliliği konusunda karar verme yetkisine sahiptir ve temyiz başvuruları, nihai seçim sonuçlarının açıklanmasından itibaren 30 günü geçmeyen bir süre içinde Yargıtay'a sunulmalıdır. Temyiz başvurusu, başvurunun alındığı tarihten itibaren 60 gün içinde karara bağlanır.

Yargıtay avukatı Albert Ansi, mahkeme kararının gerekçeleri hakkındaki yorumunda “Karar, kesin bir sahtekarlık kanıtına değil, seçim sürecini etkileyen usul ihlallerine ve açıklanan sonuçlara tam meşruiyet kazandırmak için gerekli olan temel belgelerin sunulmamasına dayanıyor” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Ansi, “Karar, seçim sürecinin kendisini objektif olarak kınamaktan ziyade, daha çok usule ilişkin ve önleyici bir karar niteliğinde” şeklinde konuştu.

Ansi, bazı milletvekillerinin üyeliklerinin iptal edileceğini ve bir dizi seçim bölgesinde, her seçim bölgesinin özel koşullarına göre değişen prosedürlerle yeniden seçim yapılacağını öne sürdü.

Mısır medyasının tanınan simalarından Ahmed Musa ise Temsilciler Meclisi'nin seçim sürecini bozan unsurları düzeltmek için tarihi bir fırsatı olduğunu söyledi. Yerel bir kanalda yayınlanan programında, Yargıtay kararlarının uygulanmasının ‘parlamento da dahil olmak üzere herkesin görevi olduğunu ve hiçbir bahaneyle ertelenmemesi gerektiğini’ vurgulayan Musa, Ulusal Seçim Otoritesini görevini yerine getirmeye çağırarak, halkın güvenini korumak ve devletin prestijini ve hukukun üstünlüğünü muhafaza etmek için” Temsilciler Meclisi'nden kararlar yayınlanır yayınlanmaz bunları uygulamaya koymasını istedi.

Yargıtay, Batı Delta'daki bir parti listesine üye olan bazı milletvekillerinin üyeliğine karşı yapılan itirazla ilgili nihai kararını 5 Nisan'da verecek.

dfbg
Mısır Temsilciler Meclisi binası (Temsilciler Meclisi resmi internet sitesi)

Ancak analistler, bu mahkeme işlemlerini ‘bekleyen çok sayıda temyiz başvurusu ışığında Mısır Temsilciler Meclisi sahnesinde yaşanan kargaşanın bir işareti’ olarak gördüler. Al-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkan Yardımcısı Imad Gad, bunları ‘Temsilciler Meclisi’nin güvenilirliğini zedeleyen’ bir unsur olarak değerlendirdi.

Gad, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, son parlamento seçimleri sırasında, özellikle seçim yasaları, siyasi partilerin düzenlenmesi ve parti listelerinde ve bağımsız adayların seçilme kriterleri ile ilgili kapsamlı siyasi reformlar yapılması yönünde siyasi ve insan hakları çevrelerinden gelen çağrıları hatırlattı.

Mısırlılar geçtiğimiz ay, seçim usulsüzlükleri nedeniyle bir dizi seçim bölgesinin sonuçlarının iptal edilmesinin ardından, iki ay boyunca sekiz tur süren maraton parlamento seçimlerine veda etti.

Devlet Konseyi Yüksek İdare Mahkemesi'nin Kasım ayında ilk aşamadaki yaklaşık 30 seçim bölgesindeki seçimlerin geçersiz olduğuna karar verdi.

Bu karar, adaylar tarafından yapılan itirazların sonucu olarak alındı. Yüksek Seçim Kurulu da Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi'nin 10 Kasım'da başlayan bu aşamadaki usulsüzlüklerle ilgili açıklamalarının ardından, usulsüzlükler nedeniyle 19 seçim bölgesindeki seçim sonuçlarını iptal etti.


Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi dün, Başbakan Mustafa Medbuli hükümetinde 13 bakanlıkta değişikliklerin yapılmasını öngören bir kabine değişikliğini onayladı. Egemen makamlardaki isimler görevlerinde kalırken, Enformasyon Bakanlığı yeniden hükümet yapısında kendine yer buldu.

Sekiz yılı aşkın bir süredir görevde olan Medbuli hükümetindeki dördüncü değişiklik, ekonomik kalkınma için bir başbakan yardımcısı ve dört bakan yardımcısının seçilmesini öngörüyordu.

Kabine değişikliği kapsamında Ziya Raşvan enformasyon bakanı olarak atanırken, Dr. Bedir Abdulati dışişleri bakanı, Korgeneral Abdulmecid Sakr savunma bakanı ve Tümgeneral Mahmud Tevfik içişleri bakanı olarak görevlerine devam etti.

Mısır Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, kabine değişikliğini onaylamadan önce Medbuli ile ‘mevcut hükümette değişiklik yapılması’ konusunda istişare etti.

Anayasanın 147. maddesinde, “Cumhurbaşkanı, Başbakan ile istişare ettikten ve Temsilciler Meclisi'nin mevcut üyelerinin salt çoğunluğunun, ancak meclis üyelerinin en az üçte birinin onayıyla bakanlar kurulunda değişiklik yapabilir” deniyor.

Yeni bakanların bugün Cumhurbaşkanı huzurunda anayasal yeminlerini etmeleri bekleniyor.