Mervan Bergusi neden bu kadar önemli?

22 yıllık tutukluluğun ardından Mervan Bergusi’nin serbest kalma şansı artıyor

Fetih Hareketi liderlerinden Bergusi 22 yıldır İsrail'de tutuklu (Independent Arabia)
Fetih Hareketi liderlerinden Bergusi 22 yıldır İsrail'de tutuklu (Independent Arabia)
TT

Mervan Bergusi neden bu kadar önemli?

Fetih Hareketi liderlerinden Bergusi 22 yıldır İsrail'de tutuklu (Independent Arabia)
Fetih Hareketi liderlerinden Bergusi 22 yıldır İsrail'de tutuklu (Independent Arabia)

22 yıldır İsrail hapishanesinde tutuklu bulunan Fetih Hareketi liderlerinden Mervan Bergusi, serbest bırakılmaya hiç bu kadar yakın olmamıştı. Bergusi’nin adı Hamas ile İsrail arasındaki herhangi bir esir takası anlaşmasında serbest bırakılacaklar listesinin başında yer alacak.

Bergusi’ye yakın kaynaklar Independent Arabia’ya verdikleri demeçte, Bergusi'nin eşi Fedva ile Hamas liderleri arasındaki iletişimin sürdüğünü, zirâ Hamas’ın yüksek cezaya çarptırılan Filistinli mahkumlar ve Filistinli örgüt liderlerinin serbest bırakılması konusunda ısrarcı olduğunu bildirdi.

İkinci İntifada’nın zirvesinde tutuklanmadan önce Bergusi, Fetih Hareketi’nin askeri kanadı Aksa Şehitleri Tugayları'na liderlik ediyordu. Merhum Filistin lideri Yaser Arafat'tan yeşil ışık alarak İsraillilere karşı silahlı operasyonların başlatılmasına katkıda bulunmuştu.

Bergusi Filistin kamuoyunda her ne kadar popüler olsa da, Hamas dahilindeki güç odakları arasındaki çatışmalar göz önüne alındığında, Fetih Hareketi tarafından liderliğe yükseltilmesi tartışılmaya devam ediyor.

Fetih Hareketi’nin Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a yakın nüfuzlu liderleri, Bergusi’yi Fetih Hareketi lideri olarak görüyor ve fedakarlıklarını kabul ediyor. Ancak liderliğini kabul etme kararını Fetih Merkez Komitesi’ne ve Genel Konferansı’na bırakıyor.

Siyasi uzmanlar, Bergusi'nin Filistinli ulusalcı grupların bir bölümünü temsil ettiğini, Filistin saflarını birleştirebilecek ulusal bir fikir birliğine sahip olduğunu düşünüyor. Bergusi ayrıca büyük küresel güçlerin kabulünü görüyor. Bergusi ile bu güçler arasındaki dolaylı iletişim, eşi Fedva sayesinde kesilmiyor.

Gazze Şeridi'ndeki büyük yıkım ve bölge sakinlerinin çoğunun yerinden edilmesi nedeniyle önümüzdeki aylarda Filistin'de genel seçim yapılması söz konusu değil. Washington ve bölge ülkeleri, Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi'ne geri dönmesini istese de, Yönetim’in tüm Filistinlileri temsil edecek şekilde yeniden düzenlenmesi gerekiyor.

Filistinli kaynaklar, Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki görevlerini yerine getirecek, yeniden yapılanmayı denetleyecek ve genel seçimlere hazırlanacak geçici bir Filistin hükümeti kurma çalışmalarının sürdüğünü söylüyor.

Ramallah’ın kuzeyindeki bir köyde doğan Bergusi, geçtiğimiz yıllarda kamuoyu yoklamalarında zirvede kalmayı sürdürmüş, hatta Hamas ve Fetih hareketlerinin liderlerini dahi geride bırakmıştı.

Gazze Şeridi'ndeki savaş sırasında Filistinliler arasında yapılan son kamuoyu yoklamasında, olası bir seçim halinde Bergusi’nin oyların yüzde 51'ini, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin ise oyların yüzde 45'ini aldığı öngörülmüştü.

Aynı ankete göre Filistinlilerin yüzde 36'sı Filistin halkının lideri olarak Bergusi’yi, yüzde 19'u Heniyye’yi, yüzde 16'sı Yahya Sinvar'ı, yüzde 4'ü Muhammed Dahlan'ı, yüzde 2'si Muhammed İştiyye’yi, yüzde 1'i ise Hüseyin eş-Şeyh'i tercih etti.

Kararı halk verecek

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) İcra Komitesi Genel Sekreteri ve Filistin Devlet Başkanı'na en yakın kişi olan Hüseyin eş-Şeyh, kendisine Bergusi'nin başkanlık seçimlerine adaylığı sorulduğunda, buna karar verenin Filistin halkı olduğunu söyledi. Bergusi'nin hareketin temsilcisi olarak aday olmak istediği taktirde seçimlere girebilmesi için üyesi olduğu Fetih Merkez Komitesi'nin onayına ihtiyacı olduğunu da ekledi.

Ancak 2021 parlamento seçimleri hazırlıkları sırasında, Fetih Hareketi’nin listesinden ayrı olarak, hareketin ihraç edilen lideri Nasır el-Kidra ile ortaklaşa bir şekilde, başkanlık seçimlerine aday gösterilmek üzere bir listeyi destekledi.

Bergusi gelecekte kazanan aday olarak görülse de Başkan Abbas'ın yerine geçmek için yarışan çatışan tarafların varlığı, hareketin onu aday göstermesi yönündeki sorunu çözmüş değil. Bergusi hapishaneden yazdığı mektuplarda, başkanlık ve parlamento seçimlerinin düzenlenmesi, Ulusal Konsey üyeliği ve Filistin Kurtuluş Örgütü'nün (FKÖ) yeniden inşası ve geliştirilmesi için bir takvim belirlenmesi, Hamas ve İslami Cihad hareketlerinin de dahil edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Geçici hükümet

Centre for Arab Progress (CAP) Direktörü Muhammed Muşareka, “Bergusi, Filistin başkanın yetkilerini üstlenecek ve genel seçimlere hazırlanacak geçici bir Filistin hükümeti kurabilecek durumda. Gazze Şeridi'ni yönetmeye yönelik tüm senaryolar başarısız oldu. Geriye yalnızca Filistin Yönetimi’nin reformu sonrasında Gazze’ye geri dönüşü kaldı.

Bergusi, Hamas ile anlaşarak Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ndeki militanları kontrol edebiliyor. Hareketin rehabilite edilerek siyasi partiye dönüştürülmesi gerekiyor” ifadelerini kullanıyor.

Georgetown Üniversitesi'nden Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Ferihat ise şöyle söylüyor:

“Bergusi, Fetih Hareketi’nde tarihsel açıdan gerek silahlı eylem gerek ise hapis veya saha liderliğinden kaynaklansın, militan eylemler kaynaklı meşruiyet unsurunu temsil ediyor. Hamas'tan Filistin Halk Kurtuluş Cephesi'ne (FHKC) kadar entelektüel ve siyasi çeşitliliğine bakılmaksızın Filistinli grupların Mervan Bergusi gibi fikir birliğine sahip olduğu bir unsur yok. Tüm kesimlerin ortak paydası niteliğindeki Bergusi, Fetih ve Hamas hareketleri arasındaki ayrılığın sona ermesinde önemli bir unsur. Filistinlilerin karar alma mekanizmalarında birliğin sağlanması için meşruiyet çok önemli. Meşruiyet kaybı, Fetih ve FKÖ'nün mevcut liderliğinin karşı karşıya olduğu en büyük sorun. Arafat'ın ayrılması ardından meşruiyet meselesi ortadan kalktı. Bergusi bunu yeniden sağlamayı başardı. Zirâ mevcut Filistin liderliğinin aksine, müzakerelerle silahlı eylemi birleştirmeye dayanan ulusal bir vizyona sahip. Bergusi, Hamas'ın yaptığı gibi siyaseti felce uğratmayan silahlı eyleme verdiği desteğin yanı sıra, abes olmayan bir anlamla da müzakereleri destekliyor.”

“Bergusi müzakereleri destekliyor”

Ferihat, “Bergusi müzakereleri destekliyor. Ancak bunun, ulusal birlik, iç cephenin bütünlüğü ve ulusal bir proje üzerinde ulusal uzlaşmayla başlayan güç unsurlarıyla desteklenmesi gerekiyor. Tüm bunlar Bergusi’yi, kendisiyle rekabet edebilecek isimlerin yokluğunda ulusal projede niteliksel bir değişim yaratmaya yetkin kılıyor” ifadelerini kullanıyor.

Aktif küresel güçlerin Bergusi'ye verdiği destek husususunda ise “Bu güçlerin onunla çalışmakta hiçbir sorunu yok. Zirâ Filistin halkını temsil edecek bir lidere ihtiyaçları var. Bergusi, Hamas hareketinin desteğini alan ve Gazze Şeridi ile Batı Şeria'nın idaresini denetleyecek bir geçiş hükümetinin oluşumunu destekleyebilecek ideal çözüm niteliğinde. Hamas yeniden Gazze Şeridi'ni yönetebilir. Ancak hareketin onayı olmadan hiçbir taraf Gazze'yi yönetemez. Gazze'yi yönetmeye yönelik herhangi bir İsrail formülü ise başarısız olacaktır” ifadelerini kullanıyor.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Hebron Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Prof. Dr. Bilal eş-Şubeyki ise “Bergusi'nin serbest bırakılması Fetih ve Filistin Ulusal Hareketi için bir cankurtaran olabilir. Fetih Hareketi’nin kutuplarından biri olabilir, liderleri arasındaki gerilim nedeniyle hareketin içindeki çatışmayı alevlendirebilir. Bu, hareketin liderliğinin Bergusi ile nasıl baş ettiğiyle alakalı. Onu yükseltmeyi mi yoksa engellemeyi mi seçecek? Bergusi'nin Fetih Hareketi dahilinde başka bir akım oluşturması, Bergusi'nin iki yıl önce Fetih’in resmi listesiyle rekabet eden bir seçmen listesi oluşturması göz önüne alındığında, kutuplar arasındaki çatışma nedeniyle en güçlü ihtimal olmaya devam ediyor. Bergusi'nin Fetih Hareketi’ni iç bölünmelerden kurtaracağını, hareketin mevcut kutuplarından biri haline geleceğini düşünmüyorum” açıklamalarında bulunuyor.

Bunun Fetih Hareketi liderliğinin Bergusi'ye karşı nasıl davrandığına bağlı olduğunu söyleyen Şubeyki, bundan sonra genel siyaset sahnesindeki ve hareket düzeyindeki etkisinden söz edebileceklerine dikkat çekti. Aynı zamanda, “Hapisten çıkışı Fetih liderleri için sürpriz olacak. Zirâ kendisi sadece hareketin saflarında değil, partiler arası bir figür olduğu için diğer gruplar arasında da oldukça popüler. Bergusi, Fetih Hareketi’nin saflarını yeniden kurmasına, kendisini diğer gruplarla birlikte Filistin ulusal projesine sorunsuz bir şekilde öncülük eden bir hareket olarak yeniden sunmasına yardımcı olabilir” ifadelerini kullandı.

Eski Fetih liderlerinden Nebil Amr, Bergusi'nin hapisten çıkışının Filistin ulusal çabalarına güçlü bir katkı sağlayacağını söyledi. Bunun Filistin ulusal hareketine bir katkı teşkil edeceğini de ekledi.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.