Netanyahu ve Hamas cehennemin "ertesi günü"nü hayal ediyor

İsrail Başbakanı Netanyahu, Gazze yönetiminin aşiretlere verilmesini teklif ediyor, hareket ise "birlik hükümeti" kurulması için çalışıyor, Filistin Yönetimi de bu öneriyi onaylıyor

Netanyahu'nun teklifi, İsrail ordusunun savaşın ivmesini sonlandırıp çatışmanın üçüncü aşamasına geçmeye hazırlandığı bir dönemde geldi (AFP)
Netanyahu'nun teklifi, İsrail ordusunun savaşın ivmesini sonlandırıp çatışmanın üçüncü aşamasına geçmeye hazırlandığı bir dönemde geldi (AFP)
TT

Netanyahu ve Hamas cehennemin "ertesi günü"nü hayal ediyor

Netanyahu'nun teklifi, İsrail ordusunun savaşın ivmesini sonlandırıp çatışmanın üçüncü aşamasına geçmeye hazırlandığı bir dönemde geldi (AFP)
Netanyahu'nun teklifi, İsrail ordusunun savaşın ivmesini sonlandırıp çatışmanın üçüncü aşamasına geçmeye hazırlandığı bir dönemde geldi (AFP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, her ne kadar son "savaş kabinesi" toplantısında Gazze savaşının ertesi günü konusunu tartışmayı reddetmiş olsa da yönetimindeki siyasi ve güvenlik kademelerine bu konuyla ilgili öneri ve çözümlerin görüşülmesi için yeşil ışık yaktı.

Güvenlik düzeyinde Netanyahu, Gazze'nin yönetimine ilişkin görüşünü sundu. İsrail Kamu Yayın Kurumu (KAN), Netanyahu'nun "silahlı ve Tel Aviv ile işbirliği yapmayı kabul eden yerel bir güç oluşturulması" önerisini içeren ayrıntıları bildirdi.

Netanyahu'nun önerisine göre, bu yerel güç "Şeridi sivil açıdan kontrol edip yönetebilir, güvenlik konusunda da güvenlik görevlerini yerine getirmekle görevlendirilecek olan orduyla işbirliği yapabilir."

KAN'ın bildirdiğine göre, Netanyahu, güvenlik kademesinden kendi görüşünün uygulanabilir olup olmadığını incelemesini istedi, ancak bu görüşün bağlayıcı olmadığını belirtti. İsrail başbakanı, Hamas'ın iktidardan uzaklaştırılmasını sağlayacak her türlü çözümü kabul edebileceğini vurguladı.

Aşiretler ve aileler

Netanyahu'nun talebi ve önerisi, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ndeki savaşın momentumunu durdurup çatışmanın üçüncü aşamasına geçmeye hazırlandığı bir döneme denk geldi.

Bu durum ayrıca Mısırlı arabulucunun savaşı sona erdirmeye yönelik bir taslak sunmasıyla aynı zamana rastladı.

İkinci aşama için ordu planı, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde oluşturulan tampon bölgede yeniden konuşlandırılmasını ve kuzey sakinlerinin kimlik kartı ve askeri kontrol noktası üzerinden dönüşüne izin verilmesini içeriyor.

Bu aşamada hava saldırıları veya sınırlı kara girişi gibi istihbarat bilgilerine dayalı yöntemlerin kullanılması öngörülüyor.

Hükümetin stratejik planlarını hazırlayan araştırmacı Emin Fayek, "Orduyu yeniden konuşlandırma ve bölge sakinlerinin geri dönmesine izin verme planı, bölge sakinlerinin yaşamlarını denetlemekten sorumlu idari organların varlığını gerektiriyor. Bu nedenle Netanyahu yerel güçlerle işbirliğinin incelenmesini talep etti" dedi.

Fayek, sözlerini şöyle sürdürdü:

Netanyahu'nun Gazze için bir idari yapı oluşturmayı amaçladığı açık, ancak bunu başarmak zor çünkü İsrail 2005'te Gazze Şeridi'ni terk etti. İsrail Şeritteki her bireyin istihbarat bilgisine sahip olmasına rağmen kimseye güvenmiyor.

İbrani gazetesi Yedioth Ahronoth'un haberine göre, Netanyahu'nun bu dosyada bahsettiği taraflar arasında konumunu güçlendirilebilecek ve böylece Gazze Şeridi'nin bir kısmını kontrol edebilecek silahlı aşiretler de var.

İsrail'in Gazze'de silah sahibi büyük ailelerle işbirliğini araştırdığını söyleyen Fayek, Hamas'ın bu ailelerle her zaman savaştığını ve onları büyük ölçüde zayıflattığını kaydetti.

Fayek, "Bu durum, Netanyahu'nun teklifini etkiliyor çünkü bu ailelerin sahip olduğu silah ve güç az ve nispeten zayıf. Gazze Şeridi bu ailelerle yönetilemez" ifadelerini kullandı.

Sivil toplum

Fayek, İsrail güvenlik tarafının incelemesi halinde aşiretler ve ailelerle işbirliği fikrinin işe yaramayacağına, ayrıca Tel Aviv ile işbirliğinin Filistin topraklarında vatana ihanet sayılması ve kanunen cezalandırılması nedeniyle bu tarafların İsrail'in teklifini reddedeceğine inanıyor.

Fayek'e göre bu öneri, sivil toplum kuruluşları ve kurumlarıyla işbirliğini de kapsayacak şekilde değiştirilebilir.

Ancak bu da bu tarafların tepkisinin boyutuna, Gazze halkının onlara duyduğu saygıya ve kendilerine verilen görevleri yerine getirme becerilerine bağlıdır.

İsrailli siyasi ilişkiler araştırmacısı Nadaf Eyal, Netanyahu'nun fikrinin gerçekleştirilmesinin zor olduğuna inanıyor.

Gazze Şeridi'nde Hamas'tan olmayan ve güç kullanabilecek silahlı kimselerin yokluğunun Başbakan'ın planının başarısız olması anlamına geldiğini söyleyen Eyal, "Gazze Şeridi ile ilgili söylem eylemden daha kolaydır. Söylem oradaki yönetimsel sorunları çözmez" dedi.

Hamas'ın çekilmesi

İsrail Gazze yönetimi dosyasına ilişkin planını hazırlarken Hamas da Filistinli gruplarla bir araya gelerek savaşın sona erdirilmesine yönelik bir vizyon ortaya koydu.

Hareket, iktidardan çekilmeyi ve teknokrat hükümet yerine ulusal birlik hükümeti kurmayı önererek bir çözüm yolu tuttu.

Teknokrat hükümet fikri Mısır tarafından Filistin anlaşmazlığını sona erdirme vizyonu bağlamında önerilmişti.

Hamas lideri Usame Hamdan'a göre hareket, Gazze Şeridi'nin geleceğine ilişkin tüm fikirlere açık ve hepsini inceliyor.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden çekilmesiyle sona ermesi gereken savaşı bitirmek için herkesin katılımını sağlayacak bir ulusal birlik hükümetinin en iyi çözüm olduğuna inanan Hamdan, "Bu ulusal bir çözüm, ancak ateşkes ve her türlü saldırı eyleminin nihai olarak son bulması ve İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden çekilmesi gerekiyor" dedi.

Hamdan, "Daha önceki ulusal diyalog toplantılarında mutabakata varılan hususları uygulamak için Fetih hareketi de dahil olmak üzere tüm tarafların yer aldığı kapsayıcı ve bağlayıcı bir ulusal toplantı düzenleyeceğiz. Bu toplantı, Gazze ve Batı Şeria'yı yönetecek bir ulusal birlik hükümetinin kurulmasını da içerecek. Hamas, Filistin siyasi sisteminin demokratik temelde geliştirilmesi ve güçlendirilmesini ve bir süre sonra nisbi temsil sistemine göre seçimlere gidilmesini talep ediyor. Bu durum ulusal koalisyon ve ulusal ortaklık temelleri ve ilkeleri üzerinde iç ilişkileri yeniden inşa edecek" şeklinde konuştu.

"Fetih'in" düşünceleri

Hamas'ın ulusal birlik hükümeti kurma planı İslami Cihad hareketi tarafından onaylandı. Hareketin Uluslararası İlişkiler Sekreteri Heysem Ebu el-Gazlan, "Savaş sonrası dönemde Gazze'nin yeniden inşasından sorumlu geçiş hükümeti olacak bir ulusal birlik hükümetinin kurulması konusunda mutabakata varıldı. Bu senaryoya ilişkin olarak Filistin Yönetimi ve El-Fetih hareketiyle istişarelerde bulunma sürecindeyiz. Hükümetin vizyonunu tamamlamak için 24 saat süren toplantılar yapılıyor ve bu vizyon olgunlaştığında Mısırlılara ileteceğiz" dedi.

El-Fetih hareketi liderlerinden Münir el-Cagub şunları söyledi:

Hamas'ın dış gündemlerle hiçbir bağlantısı olmayan bir ulusal kurtuluş hareketi temelinde FKÖ'ye katılması iyidir. Filistin Yönetimi de ulusal bir fikir birliği hükümetine katılacaktır, çünkü Filistin halkının koruyucusu ve gözeticisidir. Gazze'ye geçiş ancak Filistin coğrafyasının birliğine dayanan ve İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki savaşını durduracak, orduyu Şeritten çekecek ve ablukayı kaldıracak ulusal bir uzlaşı ile gerçekleşecektir.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Sudan’da dengeleri değiştirecek Pakistan hamlesi: 1,5 milyar dolarlık anlaşmada sona gelindi

Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
TT

Sudan’da dengeleri değiştirecek Pakistan hamlesi: 1,5 milyar dolarlık anlaşmada sona gelindi

Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)

Askerî kaynaklar, Pakistan’ın Sudan ile yaklaşık 1,5 milyar dolar değerinde bir silah anlaşmasını sonuçlandırmanın son aşamasına geldiğini açıkladı.  Sudan’daki kriz, askerî ve diplomatik cephelerde hızlanan gelişmelerle yeni bir aşamaya girerken, özellikle Darfur ve Kordofan bölgelerinde savaşın yıkıcı biçimde sürmesi, uluslararası toplumun insani felaketin derinleştiğine yönelik uyarılarını artırdı. Çatışmaların bölgesel boyut kazanabileceğine dair endişeler de giderek güçleniyor.

Anlaşmanın, Sudan ordusuna hafif saldırı uçakları, keşif ve taarruz amaçlı insansız hava araçları ile gelişmiş hava savunma sistemlerinin tedarikini kapsadığı belirtildi. Eski bir üst düzey hava kuvvetleri yetkilisi ile Reuters’a konuşan kaynaklara göre pakette yaklaşık 10 adet “Karakoram-8” tipi uçak, 200’den fazla insansız hava aracı ve “Super Mushshak” eğitim uçakları yer alıyor. Çin ile ortak geliştirilen “JF-17” savaş uçaklarının da anlaşmaya dahil edilmesi ihtimali bulunuyor; ancak teslimat takvimi ve kesin sayılar konusunda bilgi verilmedi.

vfedv
Orgeneral Abdulfettah el-Burhan (AFP)

Pakistan Hava Kuvvetleri’nde daha önce üst düzey görevlerde bulunan emekli Mareşal Amir Masood, söz konusu anlaşmanın “fiilen tamamlandığını” belirterek, bu satışın, Sudan ordusunun, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin insansız hava araçlarını yoğun biçimde kullanmaya başlamasıyla kaybettiği hava üstünlüğünü yeniden kazanmasına katkı sağlayabileceğini söyledi. Buna karşın, Pakistan ve Sudan hükümetlerinden şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadı.

Pakistan’ın savunma sanayii hamlesi

Pakistan’ın savunma alanındaki hedefleri, son yıllarda büyüme kaydeden askerî sanayisini güçlendirmeye odaklanıyor. Yetkililere göre bu sektör, özellikle geçen yıl Hindistan’la yaşanan gerilimde Pakistan uçaklarının kullanılması sonrasında artan ilgi ve yatırımlarla daha da öne çıktı. İslamabad, geçen ay Doğu Libya’daki Libya Ulusal Ordusu ile değeri 4 milyar doları aşan büyük bir silah satış anlaşması imzaladı. Anlaşma, “JF-17” savaş uçakları ile eğitim uçaklarını kapsıyor.

Pakistan ayrıca, Dakka ile ilişkilerin iyileşmesiyle birlikte Bangladeş ile de “Super Mushshak” eğitim uçakları ve “JF-17” savaş uçaklarını içerebilecek bir savunma anlaşması konusunda görüşmeler yürütüyor. Hükümet, büyüyen savunma sanayiinin uzun vadeli ekonomik istikrar için önemli bir itici güç olabileceğini değerlendiriyor.

Sahada çatışmalar sürüyor

Sahada ise Sudan ordusu, Darfur ve Kordofan eyaletlerinde, ayrıca Güney Libya’dan gelen ikmal hatlarını hedef alan yoğun hava ve kara saldırıları düzenlediğini açıkladı. Ordu Sözcülüğü’nden yapılan açıklamada, operasyonlarda “Hızlı Destek Kuvvetleri”ne ait 240’tan fazla savaş aracının imha edildiği, yüzlerce unsurun öldürüldüğü, ayrıca Nyala Havalimanı’ndaki insansız hava araçları, askerî depolar ve operasyon merkezlerinin hedef alındığı bildirildi. Nyala, Güney Darfur’da Hızlı Destek Kuvvetleri’nin önemli merkezlerinden biri olarak biliniyor.

Buna karşılık Hızlı Destek Kuvvetleri, Nyala üzerinde uçan bir insansız hava aracını düşürdüklerini duyurdu. Grup, Sudan ordusunu sivilleri ve altyapıyı, özellikle de sağlık tesislerini hedef alan hava saldırıları düzenlemekle suçladı ve hava savunma unsurlarının olası yeni saldırılara karşı hazır olduğunu vurguladı.

Bu gelişmeler, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin daha önce Sudan-Libya-Mısır sınırındaki üçgen bölgenin kontrolünü ele geçirmesinin ardından, Kahire’nin olası güvenlik sonuçlarına dair artan kaygılarıyla birlikte yaşanıyor. Sudan’da iki buçuk yılı aşkın süredir devam eden savaş, dünyadaki en ağır insani krizlerden birine yol açarken, ülkenin stratejik konumu, Kızıldeniz kıyıları ve önemli altın üretimi nedeniyle dış aktörlerin de çatışmaya dahil olmasına neden oluyor.

İngiltere-Almanya girişimi

Siyasi cephede ise İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, İngiltere’nin Almanya ile birlikte Nisan ayında Berlin’de Sudan konulu bir uluslararası konferans düzenleyeceğini açıkladı. Konferansın, savaşın üçüncü yıl dönümüne denk geleceğini belirten Cooper, ülkesinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başkanlığını, Sudan dosyasının uluslararası gündemdeki önceliğini korumak için kullanacağını ifade etti.

sdfvgt
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper (AP)

Cooper, Şarku’l Avsat’ta yayımlanan makalesinde, Londra’nın Sudan’da işlenen ihlalleri gündemde tutmayı ve 2026’da barışa yönelik yeni bir ivme oluşturmak için uluslararası desteği seferber etmeyi sürdüreceğini kaydetti. ABD’nin, ABD-Suudi Arabistan-Mısır-BAE’den oluşan dörtlü mekanizma aracılığıyla ateşkes sağlanmasına yönelik girişimlerine de değinen Cooper, Washington’da Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Donald Trump’ın üst düzey danışmanlarıyla görüşmeler yaptığını aktardı. Cooper, Sudan’daki savaşın artık yerel bir kriz olmaktan çıktığını, bölgesel ve küresel bir nitelik kazandığını ve uluslararası toplumun etkili ittifaklar kurma kapasitesi açısından ciddi bir sınav teşkil ettiğini vurguladı.


Halep’te SDG’yi şoke eden hamle: Saf değiştirdiler

Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
TT

Halep’te SDG’yi şoke eden hamle: Saf değiştirdiler

Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)

Suriye Arap Haber Ajansı SANA’nın bir güvenlik kaynağına dayandırdığı habere göre bugün (Cuma) Halep’in kuzeyinde Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) bağlı 100 unsurun saf değiştirdiğini, iç güvenlik güçlerinin söz konusu kişileri koruma altına aldı.

Olay, İçişleri Bakanlığı’nın, SDG’ye bağlı silahlı grupların çekilmesinin ardından devlete devredilen mahallelerde güvenliğin yeniden sağlanması planı çerçevesinde Eşrefiye Mahallesi’nde iç güvenlik güçlerinin görevlendirildiğini duyurmasından saatler sonra gerçekleşti.

SANA’nın bir askeri kaynağa dayandırdığı habere göre SDG, Cuma günü İran yapımı insansız hava araçlarıyla Halep’in kuzeyindeki sivil ve güvenlik noktalarını hedef alarak saldırılarda çok sayıda kişi yaralandı.

Ajans, kaynaklarına dayanarak, PKK mensuplarının hükümet güçlerine karşı çatışmalara katılmayı reddeden dört Kürt’ü öldürdüğünü aktardı. Aynı kaynak, PKK’nın SDG unsurlarının da yardımıyla Halep’teki Şeyh Maksud Mahallesi’nden ayrılan sivillere ait evleri ateşe verdiğini ileri sürdü.

dfvg
Halep kentindeki Şeyh Maksud Mahallesi’nden sivillerin insani bir koridor üzerinden tahliyesi (SANA)

Suriye basınında yer alan haberlerde, Şeyh Maksud Mahallesi’nde SDG’ye ait büyük bir mühimmat deposunun imha edildiği bildirildi. Suriye Savunma Bakanlığı ise SDG’nin Halep’te bir hastanenin hedef alındığı yönündeki iddiasının doğru olmadığını, vurulan hedefin bir mühimmat deposu olduğunu açıkladı.

Günün erken saatlerinde Suriye ordusu, ateşkes ilanından kısa süre sonra, Halep’teki Kürt mahallesinde bazı bölgelerin bombardıman öncesinde boşaltılması çağrısında bulunarak, SDG’yi bu alanları askerî amaçlarla kullanmakla suçladı. SANA, ordunun hedef alınması planlanan noktaları gösteren haritalar yayımladığını, sivillerden bu bölgeleri “derhal terk etmelerini” istediğini ve SDG’nin buraları “Halep kentinin mahallelerini ve sakinlerini hedef almak için askerî mevzi olarak kullandığını” ileri sürdüğünü aktardı.

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığı habere göre askeri bir kaynak yaptığı açıklamada, orduya ait insansız hava araçlarının, SDG’nin Şeyh Maksud Mahallesi’nde yolları kapattığını, halkı korkutarak mahalleden çıkmalarını engellediğini ve sivilleri, ordu ve güvenlik güçlerine yönelik saldırılar sırasında “canlı kalkan” olarak kullanmayı amaçladığını belirtti.

Suriye televizyonu, ordunun harekât birimine dayandırdığı haberinde, Şeyh Maksud Mahallesi’nin “kapalı askerî bölge” ilan edildiğini ve saat 18.30’dan itibaren “ikinci bir duyuruya kadar” tam sokağa çıkma yasağı uygulandığını bildirdi. Harekât birimi, mahalledeki sivillere pencerelerden uzak durmaları, alt katlara inmeleri ve SDG mevzilerine yaklaşmamaları yönünde uyarıda bulundu.

Öte yandan SDG, Şeyh Maksud Mahallesi’nin “Suriye hükümetine bağlı gruplar tarafından yoğun ve şiddetli bombardımana maruz kaldığını”, hükümet güçlerinin tanklarla ilerlemeye çalıştığını ve buna karşı “şiddetli ve sürekli bir direniş” gösterdiklerini savundu.

Ordu daha önce, sivillerin Şeyh Maksud’dan çıkışı için yerel saatle 16.00–18.00 (13.00–15.00 GMT) arasında bir geçiş noktası açıldığını, SDG savaşçıları ise “silah bırakma” çağrısı yapıldığını duyurmuştu. AFP muhabiri, Şeyh Maksud yakınlarında bazı sivillerin mahalleden ayrıldığını gözlemledi.

SDG güçleri, günün erken saatlerinde, Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çekilmeyi reddettiklerini açıklamıştı. Yetkililer, ateşkes kapsamında bu bölgelerin saatler içinde tahliye edileceğini duyurmuştu.

Suriye Savunma Bakanlığı, Cuma günü şafak vakti yaptığı açıklamada, ateşkesin gece yarısından sonra saat 03.00’te yürürlüğe girdiğini, silahlı grupların bu saatten itibaren en geç 09.00’a kadar bölgeyi terk etmeleri gerektiğini bildirdi. Açıklamada, militanların yalnızca hafif bireysel silahlarını taşıyabilecekleri, Suriye ordusunun ise “güvenli şekilde refakat ve kuzeydoğu bölgelerine ulaşana kadar tam güvenlik sağlama” taahhüdünde bulunduğu belirtildi.

Salı günü, Halep’teki Kürt ağırlıklı Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde hükümet güçleri ile Kürt güçler arasında çıkan şiddetli çatışmalarda 21 kişi hayatını kaybetmiş, taraflar olayların sorumluluğu konusunda birbirini suçlamıştı. Gelişmeler, Mart ayında imzalanan ve Kürt özerk yönetimine bağlı kurumların Suriye devleti çatısı altında birleştirilmesini öngören anlaşmaya rağmen, Şam ile SDG arasındaki müzakerelerin tıkanması ortamında yaşanıyor.


SDG Halep'ten ayrılmayı reddediyor

Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)
Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)
TT

SDG Halep'ten ayrılmayı reddediyor

Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)
Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bugün yaptıkları açıklamada, yetkililerin ateşkes kapsamında saatler içinde tahliye edileceklerini duyurmasına rağmen Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çekilmeyi reddettiklerini bildirdi. Söz konusu ateşkes, günler süren kanlı çatışmaların ardından sağlanmıştı.

Şeyh Maksud ve Eşrefiye Halk Meclisi tarafından yayımlanan açıklamada, “Şam hükümeti güçlerinin halkımıza ve güvenlik güçlerimize yaptığı çağrı bir teslimiyet çağrısıdır. Ancak bu mahallelerdeki halkımız, yaşadığı yerlerde kalma ve onları savunma konusunda kararlıdır” denildi. Açıklamada ayrıca, “Mahallelerimizde kalma ve onları savunma yönünde kararımızı aldık” ifadesine yer verildi.

ı8
Suriye'nin kuzeyindeki Halep şehrinde, Şeyh Maksud mahallesine girmek ve SDG milislerini iki bölgeden tahliye etmek için sıraya giren otobüsler, 9 Ocak 2026... (AFP)

Halep’teki yerel yetkililer bugün erken saatlerde yaptıkları açıklamada, kentte kuşatma altında bulunan SDG  milislerinin saatler içinde Suriye’nin kuzeydoğusundaki bölgelere nakledileceğini duyurmuştu.

Halep Valiliği Basın Müdürlüğü tarafından yayımlanan açıklamada, ‘Savunma Bakanlığı’nın günler süren kanlı çatışmaların ardından ateşkes ilan etmesinin akabinde, önümüzdeki saatlerde SDG unsurlarının hafif bireysel silahlarıyla birlikte Fırat’ın doğusuna nakledileceği’ belirtildi. Açıklamada, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde Kürt güçleri ile hükümet güçleri arasında yaşanan çatışmaların binlerce sivili yerinden ettiği kaydedildi.

Suriye Savunma Bakanlığı ise bugün şafak vakti yayımladığı açıklamada, ateşkesin gece yarısından sonra saat 03.00’te yürürlüğe girdiğini bildirdi. Açıklamada, mahallelerdeki silahlı gruplardan ateşkesin başlamasından itibaren cuma sabahı saat 09.00’a kadar bölgeyi terk etmeleri istendi. Bakanlık, silahlı unsurların yalnızca hafif bireysel silahlarını yanlarına alarak ayrılabileceklerini belirterek, Suriye ordusunun ‘kendilerine eşlik etmeyi ve ülkenin kuzeydoğusundaki bölgelere güvenli şekilde ulaşmalarını sağlamayı taahhüt ettiğini’ duyurdu.

dfrgthy
Suriye iç güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile şiddetli çatışmaların ardından 8 Ocak 2026 günü geç saatlerde Halep'in Eşrefiye mahallesine girerken sokakları güven altına alıyor. (AFP)

Yetkililer, söz konusu adımın ‘bu mahallelerdeki askerî durumu sona erdirmeyi, hukukun ve resmî kurumların yeniden tesis edilmesini sağlamayı, ayrıca evlerinden zorla ayrılmak zorunda kalan sivillerin geri dönerek güven ve istikrar ortamında normal hayatlarına dönmelerine imkân tanımayı’ amaçladığını açıkladı.

Açıklamada, herkesin güvenliğinin sağlanması ve sahada herhangi bir sürtüşmenin önlenmesi için belirlenen süreye titizlikle uyulması çağrısında bulunulurken, silahlı grupların mahallelerden Suriye’nin kuzeydoğusuna çıkışının, iç güvenlik güçleri ile Suriye ordusundaki operasyonlar biriminin koordinasyonunda düzenleneceği bildirildi.

Öte yandan Suriye ordusuna bağlı birliklerin, açıklamadan saatler önce Halep’te SDG’nin kontrolünde bulunan mahallelerden biri olan Eşrefiye’nin büyük bölümünde kontrolü sağladığı belirtildi. Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü, Eşrefiye mahallesinin “güvenli hale geldiğini, diğer eksenlerde de ilerlemenin sürdüğünü” söyledi. Sözcü ayrıca, SDG güçlerinin evleri ve iş yerlerini mayınladığını belirterek, bakanlık birliklerinin Eşrefiye mahallesini mayınlardan arındırmak için çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.