Netanyahu ve Hamas cehennemin "ertesi günü"nü hayal ediyor

İsrail Başbakanı Netanyahu, Gazze yönetiminin aşiretlere verilmesini teklif ediyor, hareket ise "birlik hükümeti" kurulması için çalışıyor, Filistin Yönetimi de bu öneriyi onaylıyor

Netanyahu'nun teklifi, İsrail ordusunun savaşın ivmesini sonlandırıp çatışmanın üçüncü aşamasına geçmeye hazırlandığı bir dönemde geldi (AFP)
Netanyahu'nun teklifi, İsrail ordusunun savaşın ivmesini sonlandırıp çatışmanın üçüncü aşamasına geçmeye hazırlandığı bir dönemde geldi (AFP)
TT

Netanyahu ve Hamas cehennemin "ertesi günü"nü hayal ediyor

Netanyahu'nun teklifi, İsrail ordusunun savaşın ivmesini sonlandırıp çatışmanın üçüncü aşamasına geçmeye hazırlandığı bir dönemde geldi (AFP)
Netanyahu'nun teklifi, İsrail ordusunun savaşın ivmesini sonlandırıp çatışmanın üçüncü aşamasına geçmeye hazırlandığı bir dönemde geldi (AFP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, her ne kadar son "savaş kabinesi" toplantısında Gazze savaşının ertesi günü konusunu tartışmayı reddetmiş olsa da yönetimindeki siyasi ve güvenlik kademelerine bu konuyla ilgili öneri ve çözümlerin görüşülmesi için yeşil ışık yaktı.

Güvenlik düzeyinde Netanyahu, Gazze'nin yönetimine ilişkin görüşünü sundu. İsrail Kamu Yayın Kurumu (KAN), Netanyahu'nun "silahlı ve Tel Aviv ile işbirliği yapmayı kabul eden yerel bir güç oluşturulması" önerisini içeren ayrıntıları bildirdi.

Netanyahu'nun önerisine göre, bu yerel güç "Şeridi sivil açıdan kontrol edip yönetebilir, güvenlik konusunda da güvenlik görevlerini yerine getirmekle görevlendirilecek olan orduyla işbirliği yapabilir."

KAN'ın bildirdiğine göre, Netanyahu, güvenlik kademesinden kendi görüşünün uygulanabilir olup olmadığını incelemesini istedi, ancak bu görüşün bağlayıcı olmadığını belirtti. İsrail başbakanı, Hamas'ın iktidardan uzaklaştırılmasını sağlayacak her türlü çözümü kabul edebileceğini vurguladı.

Aşiretler ve aileler

Netanyahu'nun talebi ve önerisi, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ndeki savaşın momentumunu durdurup çatışmanın üçüncü aşamasına geçmeye hazırlandığı bir döneme denk geldi.

Bu durum ayrıca Mısırlı arabulucunun savaşı sona erdirmeye yönelik bir taslak sunmasıyla aynı zamana rastladı.

İkinci aşama için ordu planı, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde oluşturulan tampon bölgede yeniden konuşlandırılmasını ve kuzey sakinlerinin kimlik kartı ve askeri kontrol noktası üzerinden dönüşüne izin verilmesini içeriyor.

Bu aşamada hava saldırıları veya sınırlı kara girişi gibi istihbarat bilgilerine dayalı yöntemlerin kullanılması öngörülüyor.

Hükümetin stratejik planlarını hazırlayan araştırmacı Emin Fayek, "Orduyu yeniden konuşlandırma ve bölge sakinlerinin geri dönmesine izin verme planı, bölge sakinlerinin yaşamlarını denetlemekten sorumlu idari organların varlığını gerektiriyor. Bu nedenle Netanyahu yerel güçlerle işbirliğinin incelenmesini talep etti" dedi.

Fayek, sözlerini şöyle sürdürdü:

Netanyahu'nun Gazze için bir idari yapı oluşturmayı amaçladığı açık, ancak bunu başarmak zor çünkü İsrail 2005'te Gazze Şeridi'ni terk etti. İsrail Şeritteki her bireyin istihbarat bilgisine sahip olmasına rağmen kimseye güvenmiyor.

İbrani gazetesi Yedioth Ahronoth'un haberine göre, Netanyahu'nun bu dosyada bahsettiği taraflar arasında konumunu güçlendirilebilecek ve böylece Gazze Şeridi'nin bir kısmını kontrol edebilecek silahlı aşiretler de var.

İsrail'in Gazze'de silah sahibi büyük ailelerle işbirliğini araştırdığını söyleyen Fayek, Hamas'ın bu ailelerle her zaman savaştığını ve onları büyük ölçüde zayıflattığını kaydetti.

Fayek, "Bu durum, Netanyahu'nun teklifini etkiliyor çünkü bu ailelerin sahip olduğu silah ve güç az ve nispeten zayıf. Gazze Şeridi bu ailelerle yönetilemez" ifadelerini kullandı.

Sivil toplum

Fayek, İsrail güvenlik tarafının incelemesi halinde aşiretler ve ailelerle işbirliği fikrinin işe yaramayacağına, ayrıca Tel Aviv ile işbirliğinin Filistin topraklarında vatana ihanet sayılması ve kanunen cezalandırılması nedeniyle bu tarafların İsrail'in teklifini reddedeceğine inanıyor.

Fayek'e göre bu öneri, sivil toplum kuruluşları ve kurumlarıyla işbirliğini de kapsayacak şekilde değiştirilebilir.

Ancak bu da bu tarafların tepkisinin boyutuna, Gazze halkının onlara duyduğu saygıya ve kendilerine verilen görevleri yerine getirme becerilerine bağlıdır.

İsrailli siyasi ilişkiler araştırmacısı Nadaf Eyal, Netanyahu'nun fikrinin gerçekleştirilmesinin zor olduğuna inanıyor.

Gazze Şeridi'nde Hamas'tan olmayan ve güç kullanabilecek silahlı kimselerin yokluğunun Başbakan'ın planının başarısız olması anlamına geldiğini söyleyen Eyal, "Gazze Şeridi ile ilgili söylem eylemden daha kolaydır. Söylem oradaki yönetimsel sorunları çözmez" dedi.

Hamas'ın çekilmesi

İsrail Gazze yönetimi dosyasına ilişkin planını hazırlarken Hamas da Filistinli gruplarla bir araya gelerek savaşın sona erdirilmesine yönelik bir vizyon ortaya koydu.

Hareket, iktidardan çekilmeyi ve teknokrat hükümet yerine ulusal birlik hükümeti kurmayı önererek bir çözüm yolu tuttu.

Teknokrat hükümet fikri Mısır tarafından Filistin anlaşmazlığını sona erdirme vizyonu bağlamında önerilmişti.

Hamas lideri Usame Hamdan'a göre hareket, Gazze Şeridi'nin geleceğine ilişkin tüm fikirlere açık ve hepsini inceliyor.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden çekilmesiyle sona ermesi gereken savaşı bitirmek için herkesin katılımını sağlayacak bir ulusal birlik hükümetinin en iyi çözüm olduğuna inanan Hamdan, "Bu ulusal bir çözüm, ancak ateşkes ve her türlü saldırı eyleminin nihai olarak son bulması ve İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden çekilmesi gerekiyor" dedi.

Hamdan, "Daha önceki ulusal diyalog toplantılarında mutabakata varılan hususları uygulamak için Fetih hareketi de dahil olmak üzere tüm tarafların yer aldığı kapsayıcı ve bağlayıcı bir ulusal toplantı düzenleyeceğiz. Bu toplantı, Gazze ve Batı Şeria'yı yönetecek bir ulusal birlik hükümetinin kurulmasını da içerecek. Hamas, Filistin siyasi sisteminin demokratik temelde geliştirilmesi ve güçlendirilmesini ve bir süre sonra nisbi temsil sistemine göre seçimlere gidilmesini talep ediyor. Bu durum ulusal koalisyon ve ulusal ortaklık temelleri ve ilkeleri üzerinde iç ilişkileri yeniden inşa edecek" şeklinde konuştu.

"Fetih'in" düşünceleri

Hamas'ın ulusal birlik hükümeti kurma planı İslami Cihad hareketi tarafından onaylandı. Hareketin Uluslararası İlişkiler Sekreteri Heysem Ebu el-Gazlan, "Savaş sonrası dönemde Gazze'nin yeniden inşasından sorumlu geçiş hükümeti olacak bir ulusal birlik hükümetinin kurulması konusunda mutabakata varıldı. Bu senaryoya ilişkin olarak Filistin Yönetimi ve El-Fetih hareketiyle istişarelerde bulunma sürecindeyiz. Hükümetin vizyonunu tamamlamak için 24 saat süren toplantılar yapılıyor ve bu vizyon olgunlaştığında Mısırlılara ileteceğiz" dedi.

El-Fetih hareketi liderlerinden Münir el-Cagub şunları söyledi:

Hamas'ın dış gündemlerle hiçbir bağlantısı olmayan bir ulusal kurtuluş hareketi temelinde FKÖ'ye katılması iyidir. Filistin Yönetimi de ulusal bir fikir birliği hükümetine katılacaktır, çünkü Filistin halkının koruyucusu ve gözeticisidir. Gazze'ye geçiş ancak Filistin coğrafyasının birliğine dayanan ve İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki savaşını durduracak, orduyu Şeritten çekecek ve ablukayı kaldıracak ulusal bir uzlaşı ile gerçekleşecektir.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.