Yapay zeka ile geliştirilen elektronik bant stres ve gerginliği ölçüyor

Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2023 yılında yapılan bir araştırmaya göre, dünyada her 10 kişiden 7'si stresten muzdarip (Shutterstock)
Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2023 yılında yapılan bir araştırmaya göre, dünyada her 10 kişiden 7'si stresten muzdarip (Shutterstock)
TT

Yapay zeka ile geliştirilen elektronik bant stres ve gerginliği ölçüyor

Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2023 yılında yapılan bir araştırmaya göre, dünyada her 10 kişiden 7'si stresten muzdarip (Shutterstock)
Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2023 yılında yapılan bir araştırmaya göre, dünyada her 10 kişiden 7'si stresten muzdarip (Shutterstock)

Stres ve gerginlik, hafif anksiyeteden kronik sağlık koşullarına kadar çeşitli şekillerde ortaya çıkmaktadır. Geleneksel olarak stresi anlamak ve ölçmek semptomlarının ve etkilerinin çeşitliliği nedeniyle karmaşık bir iştir. Ancak teknolojideki son gelişmeler yenilikçi çözümlerin önünü açmıştır. Bu buluşlardan biri, Biyomedikal Mühendisi Yardımcı Doçent Wei Gao'nun stresi izleme ve yönetme şeklimizde devrim yaratmayı vaat eden bir elektronik bant geliştirdiği California Teknoloji Enstitüsü'nden geliyor.

CARES (AI-enhanced electronic skin) adı verilen bu öncü cihaz, bileğe takılan ince bir yapışkandır ve ter analizi yoluyla stres seviyelerinin sürekli izlenmesine olanak tanır. CARES, stres tepkisini gösteren dokuz farklı belirteci ölçmek için tasarlanmıştır. Kullanıcının günlük faaliyetlerini minimum müdahale ile gerçekleştirmesine olanak tanır. Bu gelişme, hem temel hem de akut stres seviyelerinin daha doğru bir şekilde anlaşılmasını sağlıyor.  Bu, stresi ölçmenin geleneksel yöntemlerinden farklı olarak büyük bir sıçramayı temsil ediyor.

FOTO: CARES nabız dalga formları ve cilt sıcaklığı gibi fizyolojik sinyallere ulaşmak işin sensörleri entegre ediyor (Wei Gao - Shangguo Zhou)
CARES nabız dalga formları ve cilt sıcaklığı gibi fizyolojik sinyallere ulaşmak işin sensörleri entegre ediyor (Wei Gao - Shangguo Zhou)

CARES nasıl çalışır?

CARES, sadece ter oluşumuna yansıyan stres kaynaklı hormonal değişiklikleri ölçmekle kalmayan, aynı zamanda nabız dalga formları, cilt sıcaklığı ve katılımcının duygusal tepkisini ölçmek için kullanılan bir teknoloji olan galvanik cilt tepkisi gibi fizyolojik sinyaller için sensörleri entegre eden çok yönlü bir cihazdır. CARES'te kullanılan, yeni bir nikel-polimer bazlı kompozit de dahil olmak üzere gelişmiş malzemeler, sensörlerin stabilitesini ve doğruluğunu artırır; bu da uzun süreli güvenilir çalışma sağlar.

Makine öğreniminin CARES'e dahil edilmesi kayda değer bir yeniliktir. Stres tepkileri birden fazla bedensel sistemi içerir ve karmaşık verilerin doğru yorumlanması cihazın etkinliği için önem taşır. CARES takan kişilerin strese neden olan deneyimleri, anksiyete ve stresle ilgili kendi bildirdikleri verilerle birleştirildiğinde, cihazın stres seviyelerini doğru bir şekilde ölçme kabiliyetini ortaya koymuştur.

CARES kullanım alanları

Bu teknolojinin potansiyel uygulamaları kapsamlılık ve çeşitlilik arz eder. Biyomedikal Mühendisi Wei Gao, performansın stres seviyelerinden ciddi şekilde etkilendiği askerler veya astronotlar için stresin erken tespitinin önemine vurgu yaptı. CARES tarafından sağlanan gerçek zamanlı içgörüler zamanında müdahale sağlayabilir; bu da sağlığa faydasının yanı sıra ve performansı da artırır.

FOTO: Elektronik bant", ter analizi yoluyla bileğe tutturulan ince bir yapışkan malzeme aracılığıyla uygulanır (Wei Gao - Shangguo Zhou)
Elektronik bant", ter analizi yoluyla bileğe tutturulan ince bir yapışkan malzeme aracılığıyla uygulanır (Wei Gao - Shangguo Zhou)

Tıbbi bir kavram olarak stres

Tıbbi bir kavram olarak stresin gelişimi, doktor ve kimyager Hans Selye'nin stresi yirminci yüzyılın başlarında ilk kez "vücudun olağan kaynaklarını aşan herhangi bir talebe karşı verdiği spesifik olmayan bir tepki" olarak tanımlamasına dayanmaktadır. O zamandan bu yana tıp camiası, ister heyecan şeklinde pozitif, ister anksiyete şeklinde negatif olsun, stresin fiziksel ve ruhsal sağlığı derinden etkileyebileceğini kabul etmiştir.

Gerçekler

Stres ve gerginlik üzerine 2023 yılında sonuçları açıklanan çalışmalar

Kaliforniya Üniversitesi Berkeley: Finansal stres yaşayan kişilerin depresyon ve anksiyete yaşama olasılığı yüzde 150 daha fazladır.

Harvard Üniversitesi: İş stresi yaşayanların yüksek tansiyona yakalanma olasılığı yzüde 30, kalp hastalığına yakalanma olasılığı ise yüzde 20 daha fazladır.

Stanford Üniversitesi: İlişki stresi yaşayanların depresyona girme olasılığı yüzde 200 daha fazladır.

"Stres Tepkisi İzleme için Fiziksel ve Kimyasal Algılama ve Elektronik Bant" başlıklı bir makalede ayrıntılı olarak açıklanan CARES araştırması Nature Electronics dergisinde yayınlandı.

Proje, Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü, Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ve Kaliforniya Üniversitesi'nden araştırmacıların işbirliği ile hazırlandı. NASA ve Ulusal Sağlık Enstitüleri de dahil olmak üzere birçok prestijli kurum projeye fon sağladı.

CARES, stres takibine pratik ve yenilikçi bir yaklaşım sunarak giyilebilir teknolojide büyük bir ilerlemeyi temsil ediyor. Modern yaşamın zorluklarıyla yüzleşmeye devam ederken, bu tür teknolojik yenilikler stres gibi sağlık koşullarına ilişkin anlayışımızı geliştirme vaadinde bulunuyor; bu da gelişmiş refah ve ruh sağlığı yönetiminin önünü açıyor. Bu gelişme, tıp bilimi ve teknolojisinin sağlık ve zindeliğe yaklaşımımızı dönüştürmek için artan potansiyelinin bir kanıtını teşkil ediyor.



Microsoft, Suudi Arabistan’da Azure bulut bölgesini 2026 sonunda faaliyete alacağını duyurdu

2026 yılının dördüncü çeyreğinde Suudi Arabistan’da Azure bölgesinin kullanıma sunulması, geliştirme aşamasından fiili uygulamaya geçişi temsil ediyor. (Microsoft)
2026 yılının dördüncü çeyreğinde Suudi Arabistan’da Azure bölgesinin kullanıma sunulması, geliştirme aşamasından fiili uygulamaya geçişi temsil ediyor. (Microsoft)
TT

Microsoft, Suudi Arabistan’da Azure bulut bölgesini 2026 sonunda faaliyete alacağını duyurdu

2026 yılının dördüncü çeyreğinde Suudi Arabistan’da Azure bölgesinin kullanıma sunulması, geliştirme aşamasından fiili uygulamaya geçişi temsil ediyor. (Microsoft)
2026 yılının dördüncü çeyreğinde Suudi Arabistan’da Azure bölgesinin kullanıma sunulması, geliştirme aşamasından fiili uygulamaya geçişi temsil ediyor. (Microsoft)

Microsoft, Suudi Arabistan’daki Azure veri merkezi bölgesinin, 2026’nın dördüncü çeyreğinden itibaren müşterilere bulut bilişim yüklerini çalıştırma imkânı sunacağını açıkladı. Bu adım, ülkenin hızla ilerleyen dijital dönüşüm sürecinde önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.

Yeni bölge, kamu ve özel sektördeki kuruluşların uygulamalarını, bulut hizmetlerini ve yapay zekâ çözümlerini yerel olarak çalıştırmalarına olanak tanıyacak. Bölge, verilerin yerel olarak tutulması, düzenleyici uyumluluk gereksinimlerinin güçlendirilmesi, güvenlik seviyelerinin artırılması ve dijital uygulamalar ile hizmetlerin yanıt sürelerinin kısaltılması gibi avantajlar sunacak. Azure bölgesi, her biri enerji, soğutma ve ağ altyapısı bakımından bağımsız üç erişilebilirlik alanına sahip olacak. Bu yapı, yüksek güvenilirlik ve iş sürekliliğini desteklemeyi hedefliyor.

İnşaat aşamasından işletmeye kadar

Microsoft’un duyurusu, yıllarca süren hazırlık ve koordinasyon sürecinin ardından Suudi Arabistan’daki Azure veri merkezi bölgesinin inşaat ve hazırlık aşamasından geniş çaplı operasyonel kullanıma geçişini simgeliyor. Şirket daha önce, Ortadoğu’daki dijital ekonomiyi desteklemeye yönelik bölgesel yatırımları kapsamında Suudi Arabistan’da yerel bir bulut bölgesi oluşturma planlarını açıklamıştı.

Bu adım, Suudi Arabistan’ın dijital altyapıyı güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak, Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda, dijital dönüşüm ve bilgi temelli ekonomi önceliklerini destekliyor. Yeni bulut bölgesinin, enerji, sağlık, kamu hizmetleri ve finans gibi kritik sektörlerde bulut bilişim ve yapay zekâ uygulamalarının güvenli bir yerel ortamda benimsenmesini hızlandırması bekleniyor.

scdfrgt
Yeni bulut bölgesi, yerel veri depolama imkânı sağlayacak; güvenliği, mevzuata uygunluğu ve tepki süresini iyileştirecek. (Reuters)

Konuyla ilgili açıklama yapan Suudi Arabistan İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı Mühendis Abdullah es-Savaha, yerel bulut bölgesinin, ülkede ileri düzey bir dijital altyapı oluşturulduğunu, yenilikçiliği desteklediğini ve rekabetçiliği artırdığını gösterdiğini belirtti. Bakan, bu adımın ileri teknolojiye dayalı bir ekonomiye geçişi destekleyen temel bir unsur olduğunu vurguladı.

Microsoft Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Şirket Başkanı Brad Smith ise Suudi Arabistan’daki bulut altyapısına yapılan yatırımın, şirketin ülkedeki dijital dönüşümü uzun vadeli olarak destekleme taahhüdünü yansıttığını ifade etti. Smith, yerel veri egemenliği ve yönetim gereksinimlerine uygun bulut hizmetleri sunmanın önemine dikkat çekti.

Suudi Arabistan bulut bölgesi, dünya genelinde onlarca bölgeden oluşan Azure ağına eklenerek, ülkedeki kurumların küresel ölçekte entegre bir bulut ekosistemine erişimini sağlıyor. Ayrıca gerektiğinde verilerin yerel olarak işlenip depolanmasına imkân tanıyor.

Yerel inovasyonu hızlandırmak

Suudi Arabistan’daki yeni bulut bölgesinin, hem start-up’lar hem de büyük şirketler için yeniliği hızlandırması bekleniyor. Bölge, kuruluşların yapay zekâ tabanlı uygulamalar, veri analitiği ve ileri dijital hizmetler geliştirmesine güvenilir bir ortamda olanak tanıyacak. Bu gelişme, yerel bulut kapasitesinin, düzenleyici gereklilikleri karşılamak ve iş esnekliğini artırmak açısından giderek artan önemini de ortaya koyuyor.

xsdfrgt
Bu adım, dijital dönüşümün olgun bir aşamasına işaret ediyor ve Suudi Arabistan’ın bölgesel dijital merkez olarak konumunu güçlendirmenin yolunu açıyor. (Shutterstock)

Duyuru teknik açıdan önemli bir adım olmasının yanı sıra, dijital dönüşüm sürecinde olgunluk aşamasına geçildiğinin göstergesi olarak da değerlendiriliyor. Artık yatırımlar, yalnızca altyapı oluşturmaya odaklanmak yerine, dijital hizmetlerin geniş çaplı kullanımı için müşterilere güç sağlama yönüne kayıyor. 2026 sonunda beklenen operasyonel açılışla birlikte, Suudi Arabistan bulut kapasitesini genişleterek bölgesel bir dijital merkez olma hedefini destekleyecek.

Konuyla ilgili açıklama yapan Microsoft Arabistan Başkanı Turki Badhris, Suudi Arabistan’daki bölgenin 2026 dördüncü çeyreğinden itibaren bulut iş yüklerini çalıştırmaya hazır olmasının, kurumlara dijital yolculuklarını ve yapay zekâ odaklı planlamalarını daha net ve güvenle yürütme imkânı sunduğunu belirtti. Badhris, Microsoft’un hükümet kurumları, şirketler ve iş ortaklarıyla yakın iş birliği içinde çalışarak veri güncellemeleri, yönetişim güçlendirme ve yetenek geliştirme gibi adımlarla müşterilerin deneyimden operasyonel çalışmaya güvenle geçiş yapmalarını desteklediğini ifade etti. Badhris, bu başarının, şirketin Suudi Arabistan’daki kamu ve özel sektörde sürdürülebilir ve ölçeklenebilir bir dijital etki yaratma taahhüdünü yansıttığını vurguladı.

Geniş stratejik ortaklık

Microsoft’un Suudi Arabistan’daki bulut bölgesi duyurusu, şirketin ülkenin dijital dönüşümünde stratejik bir ortak olarak rolünü de güçlendiriyor. Suudi Arabistan, yapay zekâ uygulamalarını güvenli, sorumlu ve geniş ölçekte hayata geçirmek için kurumları erken aşamada hazırlamayı hedefleyerek, küresel ölçekte bu alanda öncü bir konum elde etmeyi amaçlıyor.

Bu çerçevede Suudi şirketler, yapay zekâ deneylerini gerçek üretim ortamına taşıyarak yerel bulut altyapısının sağladığı güvenilir ortamdan yararlanmaya başladı.

Enerji ve su alanında faaliyet gösteren ACWA Power, operasyonlarını geliştirmek için Azure AI hizmetleri ve Microsoft Intelligent Data Platform’u kullanıyor. Şirket, özellikle sürdürülebilirlik ve kaynak verimliliğine odaklanarak ileri analizler, öngörücü bakım ve yapay zekâ destekli optimizasyon uygulamalarıyla su işleme süreçlerini iyileştiriyor; bu sayede günlük olarak on binlerce yüzme havuzuna eşdeğer su tasarrufu sağlanıyor. Ayrıca yapay zekâ teknolojilerinin uygulanması, enerji ve su hizmetlerinde neredeyse kesintisiz operasyon seviyelerinin korunmasına katkıda bulunuyor. Şirket, şimdi yapay zekâ üretkenliği alanında kullanım senaryolarını genişleterek sözleşme analizi ve teklif hazırlama gibi süreçlerde Microsoft 365 Copilot’u daha kapsamlı bir şekilde devreye almaya hazırlanıyor.

ty
Yerel bulut altyapısı, enerji, sağlık ve kamu hizmetleri gibi hayati sektörleri destekliyor. (Getty Images)

Qiddiya Investment Company, Microsoft 365 Copilot kullanımını yaygınlaştırarak ekiplerin e-posta özetleme, içerik üretme, veri analizi ve panolarla doğal dil üzerinden etkileşim kurmasını sağlıyor. Outlook, Word, Excel, PowerPoint ve Power BI uygulamaları üzerinden gerçekleştirilen bu süreçler, Qiddiya’nın yüzlerce varlık ve yükleniciyi izleyerek fatura durumu, inşaat aşamaları, riskler ve gecikmeler hakkında anlık bilgi almasını mümkün kılıyor. Proje verilerinde terabaytlarca bilgiyi saniyeler içinde sorgulayabilme kapasitesi, 700’den fazla yüklenici ve on binlerce çalışan içeren ekosistemde karar alma süreçlerini hızlandırıyor. Şirket, erken aşama denemelerden geniş çaplı yaygınlaştırmaya geçerken, eğitim programları ve standartlaştırma adımlarıyla araçların günlük iş akışına entegrasyonunu güçlendiriyor ve projenin kapsamını genişletmeye devam ediyor.


Apple'dan ucuz iPhone ve yenilenmiş Siri planı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Apple'dan ucuz iPhone ve yenilenmiş Siri planı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Nispeten daha ucuz yeni bir iPhone ve mevcut sürümün sorunlarını gideren bir Siri'nin yakında piyasaya sürüleceği bildirildi.

Şirket, geçen yıl piyasaya sürülen ve daha düşük fiyatlı bir Apple telefon modeli sunmak için eski donanımı kullanan iPhone 16e'nin ardından iPhone 17e'yi piyasaya sürmeyi planlıyor.

Bloomberg'e göre yeni model daha iyi bir işlemci (tam fiyatlı iPhone 17'yle aynı) ve Apple'ın kendi hücresel ve Wi-Fi çiplerini içerecek. Ayrıca daha ucuz modellerde ilk kez kablosuz MagSafe şarj özelliği de sunulacak.

Aynı habere göre 599 dolarlık fiyat değişmeyecek.

Aynı dönemde Apple, 2024 yazında Dünya Geliştiriciler Konferansı'nda ilk kez tanıtılan Siri özelliklerini güncelleyecek bir yazılım güncellemesi yayımlamayı planlıyor. Bu özellikler arasında soruları yanıtlamak için telefondaki başka yerlerden veri alan "kişisel bağlam" kullanma yeteneği ve Siri'nin ekranda olup bitenleri görüp kontrol etmesini sağlayacak bir özellik yer alacak.

Apple, bu özellikleri Apple Intelligence teklifinin bir parçası olarak büyük bir pazarlama ve gösterişle tanıtmıştı. Ancak daha sonra bunları telefona entegre etmekte zorlandı ve bu da aşırı vaatlerde bulunduğu veya yapay zekada geride kaldığı eleştirilerine yol açtı.

Daha sonra yapay zeka bölümünde bir dizi değişiklik yaşadı ve bu bölümden sorumlu yöneticisini kaybetti. Ayrıca asistanı geliştirmek amacıyla Google'la büyük bir iş birliği duyurdu ancak bu çalışmanın sonuçlarının ne zaman ortaya çıkacağı belirsiz.

Independent Türkçe


Bilim insanlarından "uzayda üreme" çağrısı: "Acil işbirliği gerekli"

(AFP)
(AFP)
TT

Bilim insanlarından "uzayda üreme" çağrısı: "Acil işbirliği gerekli"

(AFP)
(AFP)

Andrew Griffin 

Araştırmacılar, insanların uzayda nasıl üreyebileceğini araştırmacıların acilen düşünmesi gerektiğini söylüyor.

İnsanlık Dünya'nın ötesinde yaşamayı hedeflerken, insan üremesinin gerçekte nasıl işleyeceğini anlamamız gerektiğini belirtiyorlar.

Ancak bu soru "soyut bir olasılıktan pratik bir meseleye" dönüşmesine rağmen uzayda insan doğurganlığı ve üreme sağlığını yönetmek için net standartlar hâlâ yok.

Bunlar, üreme sağlığından uzay tıbbına kadar farklı alanlardan 9 uzmanın bir araya gelerek insanların uzayda nasıl üreyebileceğini anlamak için yeni bir çerçeve önerdiği yeni bir çalışmanın sonuçları.

Uzayın insan yaşamı için "düşmanca bir ortam" sunduğu gerçeğine dayanan araştırmacılar, halihazırda bilinen bir dizi zorluk olduğunu belirtiyor. Bunlar arasında yerçekimindeki değişiklikler, artan radyasyon ve uyku döngülerindeki bozulmalar yer alıyor, ki bunların hepsi üreme sağlığını etkileyebilir.

Bu soruları incelemeden uzay araştırmalarına devam etmenin tehlikeli olabileceği uyarısı yapan uzmanlar, gerçek anlamda pratik sorunlara dönüşmeden önce bu meseleleri ele almamız gerektiğini belirtiyor. Üreme teknolojileri genellikle adım adım tanıtılır ve biz çoğunlukla sonradan bunları kavrarız ama uzay araştırmalarında bundan kaçınmak gerekiyor.

NASA'nın araştırmacı bilim insanı ve çalışmanın kıdemli yazarı Fathi Karouia "İnsan uzayda daha geniş bir alana yayıldıkça üreme sağlığı artık politikanın kör noktası olmaya devam edemez" diyor. 

Kritik bilgi boşluklarını kapatmak, hem profesyonel hem de özel astronotları koruyan etik yönergeler belirlemek ve nihayetinde Dünya'nın ötesinde sürdürülebilir bir yaşantıya doğru ilerlerken insanlığı korumak için acilen uluslararası işbirliğine ihtiyaç var.

"Reproductive biomedicine in space: implications for gametogenesis, fertility and ethical considerations in the era of commercial spaceflight" (Uzayda üremenin biyotıbbı: Ticari uzay uçuşları çağında gametogenez, doğurganlık ve etik değerlendirmelerin etkileri) başlıklı rapor, hakemli dergi Reproductive BioMedicine Online'da yayımlandı.

Independent Türkçe, independent.co.uk/space