Tokat'ta 5,6'lık depremin ardından üç deprem daha meydana geldi

Fotoğraf: Ekber Türkoğlu - AA
Fotoğraf: Ekber Türkoğlu - AA
TT

Tokat'ta 5,6'lık depremin ardından üç deprem daha meydana geldi

Fotoğraf: Ekber Türkoğlu - AA
Fotoğraf: Ekber Türkoğlu - AA

AFAD, Tokat'ın Sulusaray ilçesinde saat 18.11'de 5,6, saat 21.43'te 4 büyüklüğünde, saat 22.31'de 4,4 büyüklüğünde ve saat 00.09'da 4,1 büyüklüğünde dört depremin meydana geldiğini bildirdi. Depremler çevre illerde de hissedildi.
Tokat'ın Sulusaray ilçesinde 5,6 ve 4 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 18.11'de merkez üssü Sulusaray ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Tokat'taki deprem Yozgat'ın Kadışehri ilçesindeki bir markette raflardaki ürünlerin düşmesine neden oldu

Tokat'ın Sulusaray ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki deprem çevre illerden de hissedildi https://t.co/OMPgwNZNLi pic.twitter.com/NmsDBTBu8Q

— Anadolu Ajansı (@anadoluajansi) April 18, 2024

 

Sarsıntının 5,99 kilometre derinlikte olduğu belirlendi.
AFAD, saat 21.43'te yine merkez üssü Sulusaray ilçesi olan 4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildiğini açıkladı. Sarsıntının 7 kilometre derinlikte olduğu belirlendi.

Saat 22.31'de de merkez üssü Sulusaray ilçesi olan 4,4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildiğini bildiren AFAD, sarsıntının 5,89 kilometre derinlikte olduğunu açıkladı.

Yine merkez üssü Sulusaray ilçesinde 19 Nisan Cuma günü saat 00.09'da merkez üssü Sulusaray ilçesi olan 4,1 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi. Sarsıntının 12,43 kilometre derinlikte olduğu belirlendi. Deprem çevre illerden de hissedildi.
AFAD, depreme ilişkin gelişmeleri takip ettiklerini bildirdi.

AFAD: Toplam 231 ihbar gelmiştir. Can kaybı bulunmamaktadır
AFAD'dan yapılan açıklamada, saat 18.11'de Tokat'ın Sulusaray ilçesinde 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldiği anımsatıldı.

Tokat ve Yozgat'ta il AFAD, jandarma, emniyet ve diğer görevli personelle saha taramaları yapıldığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Yozgat ve Tokat'taki 112 Acil Çağrı Merkezleri'ne toplam 231 ihbar gelmiştir. Can kaybı bulunmamaktadır. Tokat ilimizde; 2 konut, 5 ahır ve 2 minare hasar almıştır. Sivas, Samsun, Erzurum, Çorum ve Amasya AFAD ekipleri sevk edilmiştir. Yozgat ilimizde; 2 katlı bir bina yıkılmış, 8 köyde küçük çaplı hasarlar meydana gelmiştir. Ankara, Çankırı, Kayseri, Amasya, Nevşehir ve Kırıkkale AFAD ekipleri sevk edilmiştir."

❝İlk gelen haberlere göre can kaybının olmaması bizim için en büyük teselli kaynağı❞

❝Eğitim kurumlarımızda eğitime bir gün ara veriyoruz❞

Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, meydana gelen depremle ilgili açıklamalarda bulundu https://t.co/OMPgwNZNLi pic.twitter.com/9sbNZqv8GM

— Anadolu Ajansı (@anadoluajansi) April 18, 2024

 

Yozgat ve Tokat'a, Emniyet Genel Müdürlüğünden 1 helikopter, Jandarma Genel Komutanlığından ise 1 İHA sevk edildiği bildirilen açıklamada, gelişmelerin takip edildiği ifade edildi.

Depremden etkilenen Yozgat'ın Yelten köyünde çok sayıda evin duvarında çatlaklar ve hasar oluştu
AFAD Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 18.11'de merkez üssü Sulusaray ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde sarsıntı Yozgat'ta da hissedildi.

sd
Fotoğraf: AA

Özellikle Kadışehri ilçesinde ve köylerinde hissedilen deprem nedeniyle vatandaşlar panik yaşadı.
Yozgat Valiliğinden yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İlimizde de kuvvetli şekilde hissedilen 5,6 büyüklüğündeki deprem neticesinde saha ekiplerimizce yapılan ilk tespitlere göre, Kadışehri ilçemizde ve köylerinde bazı yapıların zarar gördüğü ancak çok şükür şu ana kadar ulaşılan bilgilerde can kaybı ve yaralı vatandaşımızın bulunmadığı anlaşılmıştır. AFAD ve ilgili kurumlarımızın tüm ekipleri saha taramalarına devam etmektedir. Depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz. Allah ülkemizi ve milletimizi afetlerden korusun."

yj7

Saha ekiplerince şu ana kadar yapılan tespitlerin paylaşıldığı açıklamada da "Bir kısım ahırlarda mahsur kalan hayvanlar görevli ekiplerimizce kurtarılmıştır. Vatandaşlarımızın hasarlı yapılara girmemeleri önem arz etmektedir. Tüm ekiplerimizin saha çalışmaları devam etmektedir." denildi.

Öte yandan Kadışehri ilçesine bağlı bir köyde 2 katlı atıl bir evin yıkıldığı, bazı köylerde ev ve ahırlarda hasar oluştuğu yönünde ekiplere ihbar geldiği öğrenildi.

dervgrf

Yelten köyünde de deprem nedeniyle çok sayıda evin duvarında çatlaklar ve hasar oluştuğu görüldü.

Kadışehri ilçesinde bir marketteki güvenlik kamerasına, raflardaki ürünlerin etrafa saçılması yansıdı.
Kadışehri'nde deprem nedeniyle evlerinden çıkan vatandaşlar, sokaklarda ateş yaktı 
Özellikle Kadışehri ilçesinde ve köylerinde hissedilen deprem nedeniyle vatandaşlar büyük panik yaşadı.

Sokaklara çıkan vatandaşlar, evlerinin bahçelerinde ve uygun arazilerde ateş yaktı. Ateşin başında ısınmaya çalışan vatandaşlar, geceyi dışarıda geçireceklerini belirtti.

Vali Mehmet Ali Özkan, Elmalıçifliği köyünde geceyi evlerinin bahçesinde geçirmeye hazırlanan vatandaşları ziyaret ederek, geçmiş olsun dileklerini iletti.

Vatandaşlardan Nazlı Doğan, AA muhabirine, "Önce bir gürültü geldi. Daha sonra sallanmaya başladı. Çocuklarımı yanıma aldım ama dışarı çıkamadım. Ayaklarımın bağı çözüldü. Sonra küçük oğlumu alıp dışarı çıkabildim. Şok oldum, çok şiddetliydi. Evimiz küçük bir hasar aldı, ahırımızda hasar var, hayvanlarımız dışarıda." diye konuştu.

Hacı Ahmet Gün de "Evimizde hasar var. Tavanlar kırıldı. Deprem olduğunda ben balkondaydım. Sallantı başladı. Tavanlar düşmeye başladı." dedi.

Tokat'taki depremin ardından TAMP kapsamında ilgili bütün kurumlar teyakkuza geçirildi
Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı, Tokat'ın Sulusaray ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki deprem sonrası Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında ilgili bütün kurumların teyakkuz haline geçirildiğini bildirdi.

AFAD'dan yapılan açıklamada, Tokat'ın Sulusaray ilçesinde saat 18.11'de meydana gelen deprem sonrası TAMP kapsamında ilgili bütün kurumların teyakkuz haline geçirildiği belirtilerek, Tokat'a, Sivas, Erzurum, Samsun, Çorum ve Amasya, Yozgat'a da Ankara, Çankırı, Kayseri, Amasya, Nevşehir ve Kırıkkale'deki AFAD ekiplerinin sevk edildiği aktarıldı.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"AFAD Başkanımız Okay Memiş, AFAD Müdahale Hizmetleri Genel Müdürü ve Arama Kurtarma Daire Başkanı deprem bölgesine intikal etmektedir. Ekiplerimizin saha tarama çalışmaları aralıksız devam etmektedir. Gelişmeleri takip ediyoruz."

Vali Hatipoğlu: Şu ana kadar herhangi bir can kaybı ya da yaralanma bilgisi gelmedi
Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, AA muhabirine, ekiplerin sahada olduğunu söyledi.

dffdbg

İlk gelen bilgilere göre can kaybının olmayışının en büyük tesellileri olduğunu vurgulayan Hatipoğlu, "Vatandaşlarımıza geçmiş olsun. Devlet olarak İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya'nın talimatları doğrultusunda tüm vatandaşlarımızın barınma ve iaşe sorununun halledilmesiyle ilgili gerekli tüm tedbirleri alıyoruz. Tüm hemşehrilerimize ve milletimize geçmiş olsun." dedi.

Sulusaray ilçe merkezinde bir caminin minaresinde hasar oluştu.

Deprem, ilçeye bağlı Malum Seyit Tekke köyünde iki cami ile bazı evlerde hasara neden oldu. Bir cami minaresinin ise külah bölümü yıkıldı.

Artova ilçesinde de hissedilen deprem nedeniyle vatandaşlar sokağa çıktı. Bazı vatandaşlar ağlarken, bazıları da fenalaştı.

Artova Kaymakamı Erkan Atam ve Belediye Başkanı Ali Güner vatandaşları sakinleştirmeye çalıştı.

Zile ilçesinde de sarsıntı nedeniyle bazı metruk yapılarda hasar meydana geldi.

Belediye ekipleri, hasar gören evlerin tehlikeye neden olmaması için çalışma başlattı.

Öte yandan Samsun AFAD İl Müdürlüğünden 3 araç ve 20 personelle canlı arama köpeğinin Tokat'a görevlendirildiği belirtildi.

Samsun'un Atakum ilçesinde de hissedilen deprem anında evinde bir kişi, cep telefonu kamerasıyla avizenin sallanışını kaydetti.

"Devletimiz yanımızda"
Sulusaray ilçesinde sokakta bekleyişini sürdüren vatandaşlardan İbrahim Yıldızlı, AA muhabirine, güvenli olduğu için açık alanda beklediklerini belirterek, "Acayip bir sarsıntı ile geldi ilk anda. Fatih Camisi'nin yanındaydık. Minare uçtu, briketler falan düştü. Halk ister istemez panik yaşadı. Sakinleştirmeye çalıştık ortalığı. Diğer mahallelere gittiğimizde ufak tefek sıkıntılar vardı, onlara da yardım ettik. Açık alan olduğu için, güvenli alan olduğu için burada bekliyoruz. Çok şükür can kaybımız yok, bir sıkıntı yok. Devletimiz yanımızda. Valimiz, Belediye Başkanımız, Kaymakamımız elinden geleni yapıyor. Köylerde sıkıntı olmuş herhalde ama gidemedik." dedi.

Deprem anı Tokat'ta iş yerlerinin güvenlik kameralarına yansıdı.

Görüntülerde, Zile ilçesindeki bir marketin raflarındaki ürünlerin yere düştüğü, vatandaşların ise hızla marketten çıkmaya çalıştığı, bir başka güvenlik kamerası görüntüsünde ise Almus ilçesindeki bir restoranda bulunan kişilerin, sarsıntıyı hissettikleri anda restoranın dışına yöneldiği yer alıyor.

"Bölgeye sağlıklı su getirilmesi için planlamayı gerçekleştirdik, kamyonlarımız yolda"
Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, deprem bölgesindeki vatandaşları şebeke suyunu içmemeleri konusunda uyardı.

Hatipoğlu, Sulusaray ilçesinde depremlerin ardından oluşturulan kriz merkezinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgede artçı depremlerin devam ettiğini söyledi.

Vatandaşlar için gerekli çalışmaların koordine edildiğini dile getiren Hatipoğlu, "Şu an itibariyle gerek mobil mutfak gerekse diğer hazırlıklarımız devam ediyor. Yine misafirhanelerimizde 440'ın üzerinde kapasitemiz hazır. Buralara geçmek isteyen vatandaşlarımızın nakliyle ilgili çalışmaları gerçekleştirdik. Şu an itibariyle kaymakamlarımız hazırlık çalışmasını gerçekleştiriyor. Jandarmamız tahliye için gerekli hazırlıklar içinde." dedi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile sürekli irtibat halinde olduklarını vurgulayan Hatipoğlu, "Bakan Yardımcımız Münir Karaloğlu yolda. Koordinasyona devam ediyoruz. İlçe merkezlerimizde mobil mutfaklar faaliyete geçmeye başladı. Planladığımız kumanyaları dağıtmaya başlıyoruz birazdan. Vatandaşlarımız için el birliği ile devlet kurumlarımızın imkanları ile seferberiz." diye konuştu

İçme suyu konusunda uyarıda bulunan Hatipoğlu, "Sularımızın büyük kısmı yer altı veya yüzey sularının toplanması ile oluşuyor. Bölgede hareketlilik devam ettiği için vatandaşlarımızın suyu, kullanma suyu olarak kullanmaları, içme suyu olarak tüketmemelerini istiyoruz. Bölgeye sağlıklı su getirilmesi için planlamayı gerçekleştirdik, kamyonlarımız yolda." ifadelerini kullandı.

Tokat'ta deprem nedeniyle eğitime 1 gün ara verildi
Vali Numan Hatipoğlu, yaptığı açıklamada, depremden sonra hızlıca harekete geçtiklerini belirtti.

Yaptıkları değerlendirme sonrası okulları tatil etme kararı aldıklarını bildiren Hatipoğlu, "Yarın itibariyle il genelinde okullarımızı tatil ediyoruz." dedi.

Evlerinde kalmak istemeyen vatandaşlara spor salonları ve yurtları açacaklarına işaret eden Vali Hatipoğlu, "Yine aldığımız tedbirler kapsamında Tokat'ta bulunan yurtlarımızda, kapalı spor salonlarımızda hazırlıklarımızı yapmaya başladık. Evlerinde kalmak istemeyecek vatandaşlarımızı kapalı spor salonlarında yine Yeşilyurt'ta bulunan, Sulusaray'da bulunan spor salonlarında gerekli tedbirleri alarak misafir edeceğiz. Tekrar geçmiş olsun diyorum." diye konuştu.

Depremden etkilenen Yozgat'ın üç ilçesinde eğitime 1 gün ara verildi
Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, depremden etkilenen Kadışehri, Çekerek ve Aydıncık ilçelerinde eğitime yarın ara verildiğini bildirdi.

Özkan, Tokat'ın Sulusaray ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki deprem nedeniyle bazı yapılarda hasar oluşan Yozgat'ın Kadışehri ilçesine bağlı Gümüşsu köyünde incelemede bulundu.

İncelemenin ardından gazetecilere açıklama yapan Özkan, deprem nedeniyle bazı ilçelerdeki yapılarda hasar meydana geldiğini, Sulusaray sınırı yakınlarındaki ilçelerde yaralı ya da can kaybı yaşanmadığını söyledi.

Depremden en çok etkilenen ilçenin Kadışehri olduğunu aktaran Özkan, şunları kaydetti:

"Arkadaşlarımız ilk andan itibaren AFAD'ımız, jandarmamız, sağlık ekiplerimiz ve diğer birimlerimiz, il özel idaremiz tamamen sahadalar ve saha tespitlerini yapıyorlar. Öncelikle yaralımızın, vefat eden insanımızın olmaması bizler için en önemli husus. Birkaç köyümüzde ahırlarda mahsur kalan hayvanlar, buna benzer durumlar oluştu. Onlara da il özel idaresi ekiplerimiz derhal müdahale etti. Onları ahırlardan çıkardılar. Tabii bunun yanı sıra hasar olduğunu düşündüğümüz, hasar olduğunu gördüğümüz, hasar ihbarını aldığımız her köyde jandarmamız, AFAD ekiplerimiz tedbirlerini ilk andan beri aldılar. Bizler de köylerimizdeki durumu hem yerinde görmek hem de insanımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletmek üzere köylerimizi dolaşıyoruz. Vatandaşımızdan, insanımızdan öncelikli olan isteğimiz hasar gören evlerde oturmasınlar. Vatandaşlarımızdan hasar riski, hasarlı olan yahut da riskli olan evlere girmemelerini istiyoruz. Kısa zamanda zaten devletimiz bu konuda şu ana kadar birçok yarayı çok hızlı bir şekilde sardı. İnşallah burada da kısa zamanda hasar tespitleriyle birlikte daha net, detaylı hasar tespitleriyle birlikte sahadaki hizmet çalışmalarımıza başlayacağız."

Bir gazetecinin, "Şu an tespit edilen köyde en son durum nedir? Ağır hasarlı bina var mı?" sorusu üzerine Vali Özkan, "Şu an için ön tespitler doğrultusunda 'bu ağır hasarlıydı' veyahut da 'bu çok az hasarlıydı' demek doğru olmaz. Gün ışığıyla birlikte yeniden yapacağımız tespitlerle tam bir rakama, sayıya ulaşacağız. Ama sizlerin de gördüğü üzere köylerimizde, şu ana kadar geldiğimiz Gümüşsu köyü de dahil kimi köyümüzde 5, kimi köyümüzde 15, kimi köyümüzde 35 hasarlı bina var ama tabii bu hasar durumları arkadaşlarımızın gün ışığıyla birlikte yapacağı detaylı tespitlerle daha net ortaya çıkacak. Buradan da Tokat Sulusaray sınırımızdaki Elma Çiftliği köyümüze geçeceğiz. Köylerimizde elektrik, su, buna benzer altyapıda bir sorunumuz, bir sıkıntımız gözükmüyor. Tabii bunlar yarın sabah gün ışığıyla birlikte yapılacak detaylı tespitlerle netleşecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Depremden etkilenen yerlerde eğitime ara verilip verilmeyeceğinin sorulması üzerine Vali Özkan, şöyle konuştu:

"Deprem nedeniyle çok şükür herhangi bir can kaybımız, vefatımız olmasa bile çocuklarımızın da ailelerinin yanlarında olmalarını istiyoruz. Bu vesileyle Kadışehri, Çekerek ve Aydıncık'ta cuma günü okulları tatil ediyoruz. Çocuklarımız ailelerinin yanında olsunlar. Hiç olmazsa ailelerimiz merakta bulunmasınlar. Az önce Sayın İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya ile konuştuk. Sağ olsun, bütün AFAD ekipleri, devletimizin imkanlarıyla birlikte sahadayız. Bize bu yönde ihtiyaçlarımızın olup olmadığını sorarken vatandaşlarımıza da geçmiş olsun dileklerini ilettiler. Sayın Bakanımıza ve depremin ilk anından bu tarafa destek olan bütün devlet teşkilatımıza şükranlarımı sunuyorum."

Vali Özkan, telefonda Bakan Yerlikaya ile konuşmasında, "Hasar tespitlerini sabah daha da netleştireceğiz. Ben iki ilçede okulları tatil etmiştim. Aydıncık’ta da iki yerde çatlak, iki ahırda da duvar yatması var, başka bir problem yok ama öğrencilerimiz de aileleri ile birlikte olsun diye bir günlüğüne müsaadenizle tatil edelim. Durumumuz bundan ibaret. Hemşehrilerimizin de sizlere selam ve saygıları var." ifadelerini kullandı.

Deprem Kayseri ve Sivas'ta da hissedildi
Tokat'ın Sulusaray ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki deprem, Kayseri ve Sivas'ta da hissedildi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 18.11'de merkez üssü Sulusaray ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Sarsıntının 5,99 kilometre derinlikte olduğu belirlendi.

Deprem Kayseri ve Sivas'ta da hissedildi
Depremi hisseden bazı vatandaşlar, bulundukları bina ve iş yerlerinden uzaklaşarak sarsıntıların sona ermesini bekledi.

Sivas AFAD Müdürlüğü 2 araç ve 11 personel, UMKE ise 2 araç ve 10 personel ile Tokat’ın Sulusaray ilçesine hareket etti.
Sivas'ın Şarkışla Kaymakamlığından yapılan yazılı açıklamada, depremin ilçede de hissedildiği, şu ana kadar kaymakamlığa ulaşan herhangi bir olumsuzluğa rastlanılmadığı aktarıldı.

Yapılan incelemelerde Muhsin Yazıcıoğlu Cami önündeki bazı dükkanların üstünde yer alan mermer bloklardan birkaçının sarsıntının etkisiyle yere düştüğü belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Ancak cami yapısında ve eklentilerinde herhangi bir hasar oluşmamıştır. Caminin hasar gördüğüne ilişkin duyumlar gerçeği yansıtmamaktadır. Depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. "

Kayseri ve Sivas valiliklerinden açıklama
Öte yandan Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İlimizde hissedilen deprem nedeniyle ekiplerimiz saha taramasına başlamış, şu ana kadar herhangi bir olumsuz duruma rastlanmamıştır." ifadelerini kullandı.

Sivas Valiliğince sosyal medyadan yapılan paylaşımda da il merkezi ve ilçe merkezinde saha taramalarının devam ettiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. İlimizde hissedilen depremde il merkezimiz ve ilçelerimizde saha taramalarımız devam etmektedir. Allah ülkemizi ve şehrimizi her türlü felaketlerden korusun."

Deprem nedeniyle Kayseri'de bir evde hasar oluştu
Merkez Kocasinan ilçesi Mevlana Mahallesi'nde ikamet eden Ferdi Yakupoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ikamet ettiği evin duvarlarında depremin ardından çatlaklar oluştuğunu söyledi.

Ailesinin hemen dışarı kaçtığını öğrendiğini belirten Yakupoğlu, eşinin depremin ardından evin duvarlarında oluşan çatlakların fotoğraflarını kendisine attığını dile getirdi.

Hasar gören evine hızlı şekilde geldiğini anlatan Yakupoğlu, "Bugünkü depremde evim bayağı hasar gördü. Evim şu an oturulacak bir halde değil, 5 çocuğum var. Şu an risk altındayız." ifadelerini kullandı.

Yakupoğlu, AFAD'ı arayarak bilgi verdiğini de sözlerine ekledi.

Sağlık Bakanı Koca: Depremde Tokat'ın Yeşilyurt ilçesinde 1 kişi etkilendi
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Tokat'ın Sulusaray ilçesinde 5,6 büyüklüğünde meydana gelen depremde, Sulusaray'da bir ev ve bir cami minaresinin yıkıldığını, depremden etkilenen kimsenin olmadığını belirterek, şu bilgileri verdi:

"5,6 büyüklüğünde meydana gelen depremde Tokat'ın Yeşilyurt ilçesinde 1 kişi etkilenmiştir. Tokat'ın Artova ilçesinde bir cami minaresi yıkılmış olup, etkilenen olmamıştır. Yozgat'ın Gümüşsuyu köyünde bir ev, Yelken köyünde bir ev, Elmalıçiftliği köyünde bir ev yıkılmış olup etkilenen olmamıştır."

Bölgeye Tokat'tan 15 ambulans, 3 UMKE ve 1 UMKE acil müdahale aracı, Yozgat'tan 5 ambulans, 1 UMKE ve 1 UMKE acil müdahale aracı, Sivas'tan 1 UMKE ve 1 UMKE acil müdahale aracının görevlendirildiğini aktaran Koca, depremi hisseden vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.

Bakan Özhaseki: Sahada çalışmaları anlık olarak dikkatle takip ediyoruz
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Tokat Sulusaray'da meydana gelen ve çevre illerden de hissedilen deprem nedeniyle vatandaşlara "geçmiş olsun" dileklerini iletti. Bakan Özhaseki, "İl müdürlüğü ekiplerimizi ve ilgili birimlerimizi bölgeye yönlendirdik, sahada çalışmaları anlık olarak dikkatle takip ediyoruz." ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanı Yerlikaya'dan açıklama
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

"Tokat ili Sulusaray ilçesinde 5,6 büyüklüğünde meydana gelen depremde Tokat Valimiz, AFAD ve ilgili kurumlarımızın tüm ekipleri saha taramalarına başlamıştır. Gelişmeleri takip ediyoruz. Depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Allah ülkemizi ve milletimizi afetlerden korusun."

Bakan Yerlikaya'nın paylaşımında yer alan grafiğe göre deprem Samsun, Yozgat, Çankırı ve Çorum'da yoğun hissedildi.

Yerlikaya, TGRT Haber'e de telefonla canlı bağlanarak, deprem sonrası yapılan çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

Depremden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Yerlikaya, saat 18.11'de meydana gelen depremin ardından Valiliğin koordinasyonunda AFAD, Jandarma ve belediyeler ile devletin tüm birimlerinin saha taramasıyla ilgili çalıştıklarını belirtti.

Sulusaray, Artova ve Yeşilyurt'un depremi en fazla hisseden bölgeler olduğunu, Yozgat Kadışehri'nde iki katlı kullanımda olmayan bir evin yıkıldığı görüntülerinin ekrana yansıdığını belirten Yerlikaya, "112 Acil Çağrı Merkezi'ne gelen 236 civarında çağrı var. Bu çağrıların hiçbirinde arama kurtarma talebi olmadığını sevinerek öğrendik. Can kaybının olmadığını, yaralanan bir vatandaşımızın olmadığını ifade etmek istiyorum." dedi.

Metruk çok az sayıda ev ve birkaç ahırın yıkıldığını aktaran Bakan Yerlikaya, netleşmiş rakamları vermek için zamana ihtiyacın olduğunu söyledi.

Yerlikaya, yarın Tokat genelinde eğitime bir günlük ara verildiğini belirterek, bu gece endişe duyan vatandaşları misafir etmekle ilgili devlet olarak tedbirleri aldıklarını dile getirdi.

Bakan Uraloğlu: Deprem bölgesindeki köprü ve yollarda olumsuz bir duruma rastlanmadı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tokat'ın Sulusaray ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin ardından, bölgedeki köprü ve yolların durumuna ilişkin açıklama yaptı.

Bölge halkına geçmiş olsun dileklerini ileten Uraloğlu, "Tokat'ın Sulusaray ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki deprem bölgesine yakın kesimlerdeki 16. Bölge Müdürlüğümüz sorumluluk alanlarındaki (200-19 ve 200-20 Sivas-Ankara Devlet Yolu ile 58-81 Şeyhhalil il yolu ve 850-03 ve 850-04 Sivas-Tokat Devlet Yolu) köprü ve yollarımızda yapılan ilk incelemelerde olumsuz bir duruma rastlanmamıştır." değerlendirmesinde bulundu.

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan Tokat'taki deprem nedeniyle "geçmiş olsun" mesajı
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yayımladığı mesajda, "Tokat'ta meydana gelen depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Devletimizin ilgili tüm kurumları görevleri başında, halkımızın yanındadır. Rabbim, ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza etsin." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan "geçmiş olsun" mesajı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Tokat'ın Sulusaray ilçesinde meydana gelen ve çevre illerden de hissedilen 5,6 büyüklüğündeki depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. İlgili kurumlarımız saha tarama çalışmalarını sürdürüyor. Rabb'im ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten korusun." ifadelerini kullandı.



ABD'de ölü balina alarmı: Rekor seviyeler görülüyor

Araştırmacılar, balinaların maruz kaldığı yetersiz beslenmenin iklim değişikliğinden kaynaklandığını düşünüyor (AFP)
Araştırmacılar, balinaların maruz kaldığı yetersiz beslenmenin iklim değişikliğinden kaynaklandığını düşünüyor (AFP)
TT

ABD'de ölü balina alarmı: Rekor seviyeler görülüyor

Araştırmacılar, balinaların maruz kaldığı yetersiz beslenmenin iklim değişikliğinden kaynaklandığını düşünüyor (AFP)
Araştırmacılar, balinaların maruz kaldığı yetersiz beslenmenin iklim değişikliğinden kaynaklandığını düşünüyor (AFP)

ABD'nin kuzeybatı sahillerinde bu yıl yaklaşık iki düzine gri balina karaya vurarak öldü.

King 5 News'un pazartesi günü bildirdiği üzere bu yıl Washington kıyılarında ve eyaletin Puget Boğazı boyunca çarpıcı bir şekilde 22 gri balina ölü bulundu.

Washington Balık ve Yaban Hayatı Departmanı'na göre gri balinalar Washington'da "hassas" statüsünde; yani bu yerli memeliler "savunmasız veya sayıları azalan" konumunda yer alırken, eyalette nesli tükenmekte veya tehdit altındaki türler haline gelme olasılıkları yüksek.

King 5 News, balık ve yaban hayatı yetkililerine dayandırdığı haberinde daha geçen çarşamba günü Bremerton yakınlarında bir erkek gri balinanın bulunduğunu bildirmişti.

Cascadia Araştırma Kolektifi kurucusu ve araştırma biyoloğu John Calambokitis daha önce yayın kuruluşuna, "Bizim karaya vurma diye adlandırdığımız durumda, yani kıyıda ölü bulunan gri balina sayısında rekor seviyeler görüyoruz" demişti.

Cascadia Araştırma Kolektifi ve ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) Balıkçılık Departmanı'ndan uzmanlara atıfta bulunan yayın kuruluşu, bu yıl incelenen balinalardaki en yaygın bulgunun yetersiz beslenme olduğunu bildirdi.

Uzmanlar, balinaların beslenmek için göç ettiği Arktika'daki avların iklim değişikliği nedeniyle azaldığına inanıyor.

Washington Balık ve Yaban Hayatı Departmanı'nın internet sitesinde şu ifadelere yer veriliyor: 

Okyanusların asit oranının artması, okyanus sıcaklıklarının yükselmesi ve diğer değişen oşinografik modellerin birleşimi, gri balinaların beslendiği küçük bentik omurgasızların sayısında azalmaya yol açabilir... Ayrıca avların zamanlaması ve dağılımını da bozabilir.

Geçen çarşamba günü Facebook'ta bir topluluk uyarısı yayımlayan NOAA Batı Kıyısı Balıkçılık Müdürlüğü, Puget Boğazı'nın orta kesimlerinde yetersiz beslenmiş bir veya iki gri balina görüldüğünü açıklamıştı.

King 5 News'un haberine göre o gün Bremerton yakınlarında bulunan erkek gri balina, yetersiz beslenme ve darbe sonucu oluşan yaralanma belirtileri sergiliyordu.

Kuzey Pasifik'teki gri balinalar, Doğu Kuzey Pasifik ve Batı Kuzey Pasifik popülasyonları olmak üzere ikiye ayrılıyor.

Balık ve yaban hayatı yetkilileri, Doğu Kuzey Pasifik popülasyonunda 2016'da yaklaşık 26 bin 960 balina yaşadığını söylüyor.

aXSDWEF
Uzmanlar, balinaların beslenmek için göç ettiği Arktika bölgesindeki iklim değişikliği sonucu avların sayısının azaldığını düşünüyor (AFP)

Federal düzeyde nesli tükenme tehlikesi altında sınıflandırılan Batı Kuzey Pasifik popülasyonunda ise 2016'da yaklaşık 271 ila 311 balina vardı.

Balık ve yaban hayatı yetkilileri, gri balinaların iklim değişikliğinin yanı sıra "balık ağlarına ve deniz çöplerine takılma", gemilerle çarpışma ve "insan kaynaklı deniz sesleri" gibi tehditlerle de karşı karşıya olduğunu ifade ediyor.

King 5 News'a göre bu yıl Washington'da karaya vuran en az 4 balinada gemi çarpması sonucu oluştuğu düşünülen yaralar görülürken, birinde de yakın zamanda ağlara takıldığına dair izler vardı.

Yayın kuruluşunun aktardığı üzere 2019'da Washington'da karaya vuran 35 gri balina kaydedilirken araştırmacılar, bu yılki toplam sayının rekor kırılan o senenin aynı dönemindeki sayıyı şimdiden aştığını belirtiyor.

Independent Türkçe


Tahran: Kalibaf, Katar’da 12 milyar dolarlık fonun serbest bırakılmasını görüşüyor

Kalibaf’ın parlamentonun iç seçimlerine katıldığı sırada çekilmiş fotoğrafı… Bu seçimlerde Kalibaf yeniden başkan seçildi. (İran parlamentosunun internet sitesi)
Kalibaf’ın parlamentonun iç seçimlerine katıldığı sırada çekilmiş fotoğrafı… Bu seçimlerde Kalibaf yeniden başkan seçildi. (İran parlamentosunun internet sitesi)
TT

Tahran: Kalibaf, Katar’da 12 milyar dolarlık fonun serbest bırakılmasını görüşüyor

Kalibaf’ın parlamentonun iç seçimlerine katıldığı sırada çekilmiş fotoğrafı… Bu seçimlerde Kalibaf yeniden başkan seçildi. (İran parlamentosunun internet sitesi)
Kalibaf’ın parlamentonun iç seçimlerine katıldığı sırada çekilmiş fotoğrafı… Bu seçimlerde Kalibaf yeniden başkan seçildi. (İran parlamentosunun internet sitesi)

İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Tesnim Haber Ajansı, müzakere heyetine yakın bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın Katar’da, olası mutabakatın ilk aşamasında 12 milyar doların serbest bırakılması mekanizmasını görüştüğünü aktardı. Haberde, 14 maddeden oluşan mutabakat zaptının, müzakereler sürecinde dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasını öngördüğü, söz konusu meblağın yaklaşık 24 milyar dolar olduğu belirtildi.

Kaynak, Tahran’ın mutabakat zaptının açıklanmasıyla birlikte bu miktarın yarısının erişime açılmasında ısrarcı olduğunu, kalan kısmın ise 60 gün içinde aktarılmasının planlandığını söyledi. Kaynak ayrıca, Kalibaf’ın Katar ziyaretinin, bu talebin uygulanma mekanizmasını, ilk aşamada 12 milyar dolara erişim yollarını ve buna ilişkin engellerin kaldırılmasını görüşmek amacıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.

Kaynak, Güney Kore ve Katar’daki İran fonlarının daha önce serbest bırakılması sürecinde yaşanan deneyimin, Tahran’ı uygulama adımlarını yakından takip etme konusunda daha hassas davranmaya yönelttiğini belirtti. Böylece geçmişte yaşanan karmaşık süreçlerin tekrarının önlenmesinin hedeflendiği kaydedildi.

Aynı kaynak, ziyaret sırasında önceki deneyimlerden yararlanılarak fonlara erişimde herhangi bir aksaklık yaşanmamasının amaçlandığını ve bu konuda ‘iyi sonuçlar’ elde edildiğini söyledi. Kaynak, “Katar’daki müzakereler genel olarak olumlu geçti ve genel müzakere sürecinde ilerleme sağlanmasına katkıda bulundu” ifadesini kullanırken, Tahran’ın dosyaya büyük bir temkinle yaklaştığını, çünkü ABD’nin ‘taahhütlerine bağlı kalmayan bir taraf olarak bilindiğini’ öne sürdü.

Tesnim Haber Ajansı’nın bilgi sahibi bir başka kaynağa dayandırdığı haberde, Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nün Doha yönetiminin İran ile ABD arasındaki mutabakat muhtırasına garanti sağlamak amacıyla herhangi bir ödeme yapmadığı yönündeki açıklamalarına yanıt verildi. Kaynak, “Katarlı yetkililerin açıklamaları genel hatlarıyla yanlış değil” ifadesini kullanarak, Doha’da görüşülen paranın İran’a ait olduğunu ve mutabakata garanti sağlanmasıyla ilgisinin bulunmadığını söyledi.

Kaynak ayrıca, Tahran’ın geçmiş deneyimleri nedeniyle söz konusu fonları geri almak için ‘tam bir hassasiyet ve kararlılıkla’ hareket ettiğini belirtti.

Tesnim, Kalibaf’ın, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Himmeti ile birlikte gerçekleştirdiği Katar ziyaretinin, olası mutabakat muhtırasının ilk aşamasında dondurulmuş İran varlıklarının bir kısmının serbest bırakılması amacı taşıdığını yazdı.

Ajans, İran’ın ABD tarafına güvenmemesi nedeniyle bu fonların bir bölümünün süreç içinde serbest bırakılmasında ısrar ettiğini, böylece somut sonuç ve doğrudan fayda elde etmeyi hedeflediğini aktardı.

Haberde, dosyanın öneminin Kalibaf’ı, müzakere heyeti başkanı sıfatıyla, Katar Emiri ile yapılacak görüşmeleri bizzat takip etmek üzere Doha’ya gitmeye yönelttiği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Tesnim’den aktardığına göre, ziyaret sırasında ‘ilerleme’ sağlandı ve görüşmelerde ‘ileri yönlü adımlar’ atıldı.


Gazze, kısım kısım yeniden inşa ile ABD’nin zorlu iddiası arasında

Görsel: Lina Jaradat / Al Majalla
Görsel: Lina Jaradat / Al Majalla
TT

Gazze, kısım kısım yeniden inşa ile ABD’nin zorlu iddiası arasında

Görsel: Lina Jaradat / Al Majalla
Görsel: Lina Jaradat / Al Majalla

Amr İmam

ABD, Hamas'ın kontrolü dışındaki bölgelerde Gazze'nin yeniden inşasına ve yönetilmesine ilişkin planlarını hayata geçirme yolunda ilerliyor. Bu durum, savaşın harap ettiği bölge sakinleri için nadiren açılan bir umut penceresi aralasa da planların önünde ciddi engeller bulunuyor.

Öte yandan bu planlar, Mısır'ı da ince hesaplar yapmaya zorluyor. Çünkü Mısır, Gazze’de ateşkese ulaşılmasındaki kilit rolü ve savaş sonrası toparlanma ile yönetim sürecinde üstlenmek istediği işlev nedeniyle kritik bir konumda.

Planın özü, Gazze içinde yönetilebilir cep bölgeler oluşturmayı, bu bölgelerde geçici sivil bir yönetimin sorumluluk üstlenmesini, yeterli miktarda yardımın sağlanmasını ve yeniden yapılanma çalışmalarının başlatılmasını öngörüyor. Bu planlar, ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık ettiği Gazze Barış Konseyi'nin Hamas'ın silah bırakma taahhüdünü yerine getireceği umudunu yitirdiğinin görülmesinin ardından netlik kazandı.

Gazze Barış Konseyi, haftalarca süren müzakerelerin ve Kahire'de Hamas temsilcileri ve diğer muhataplarla gerçekleştirilen toplantıların ardından Hamas’ın silahlarından vazgeçmeyeceği ve tünel ağını dağıtmayacağı sonucuna vardı.

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Hamas'ın silah bırakmayı reddetmesi, bir bakıma sürecin tamamına duyduğu güvensizliği yansıtıyor. İsrail'in geçtiğimiz ekim ayında Şarm eş-Şeyh'te açıklanan Trump'ın on maddelik ateşkes planı kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirme isteğine ya da kapasitesine ilişkin kuşkular da bu güvensizliğin bir parçası.

Gazze'deki ateşkes resmi olarak yürürlükte kalmaya devam etse de büyük ölçüde kâğıt üzerinde kalıyor gibi görünüyor.

İsrail ordusu Gazze'nin çeşitli bölgelerini vurmayı sürdürüyor; bu saldırılar iki yıldır devam eden savaşta 70 bini aşan can kaybına yenilerini ekliyor ve Gazze'nin ayakta kalan binalar ile sivil altyapısını tahrip ediyor.

İsrail ayrıca Gazze'deki işgal alanını genişletmeye devam ederek İsrail askeri bölgesini belirleyen ‘sarı hattı’ Gazze’nin derinliklerine doğru ilerletiyor. Başbakan Netanyahu daha önce İsrail ordusunun, Gazze'nin yüzde 60'ından fazlasını, yani 365 kilometrekaresini kontrol ettiğini açıkladı. Bu oran daha önce yüzde 53'tü.

İsrail'in askeri varlığının bu denli genişlemesi, Hamas'ın bazı kaygılarını haklı çıkarır nitelikte. Filistinlilerin yeniden iskânına yönelik İsrail çağrıları ve sahil bölgesini parlak bir uluslararası tatil köyüne dönüştürmeyi amaçlayan kalkınma önerileri ise bu kaygıları daha da derinleştiriyor.

Planın özü, Gazze içinde yönetilebilir cep bölgeler oluşturmayı, bu bölgelerde geçici sivil bir yönetimin sorumluluk üstlenmesini, yeterli miktarda yardımın akmasını ve yeniden yapılanma çalışmalarının başlatılmasını öngörüyor.

Kırılgan bir umut kıvılcımı

Gazze'deki 2 milyonu aşkın Filistinli için ateşkes, acılarını hafifletmek bakımından son derece sınırlı kaldı.

İsrail'in iki yıl boyunca sürdürdüğü savaşa damgasını vuran toplu katliamlar ve bombardımanların kısmen azaldığı doğru, ancak günlük yaşam, çatışmalar sırasındaki kadar ağır koşullarda sürüyor. Gazzeliler yaz sıcağını ve kış soğuğunu hâlâ açık havada geçiriyor.

Evlerinin, sokaklarının ve sivil kurumlarının enkazıyla ve İsrail ateşinde hayatını kaybeden sevdiklerinin acı anılarıyla kuşatılmış durumda olan Gazzelilerin gidecekleri bir yer yok. Havadan bakıldığında Trump'ın daha önce, Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un Ortadoğu'ya gerçekleştirdiği en az iki ziyaretinde söylediği sözlerine dayanarak ‘yıkım sahnesini’ andıran bir toprakta yaşıyorlar.

sacddsc
Gazze şehrinde, yıkılmış evlerin enkazları arasında, kucağında bir kız çocuğu taşıyarak yürüyen Filistinli bir çocuk, 11 Mayıs 2026 (Davud Ebu el-Kas/Reuters)

İnsani yardımlar Gazze'ye hâlâ sınırlı miktarlarda ulaşıyor. Yaygın açlığı ya da önceki düzeylerde kalmaya devam eden yetersiz beslenme oranlarını fiilen hafifletemiyor. Faaliyetlerini sürdüren az sayıdaki tıbbi tesis ise sonu gelmeyen bir temel malzeme ve ekipman listesiyle boğuşuyor.

İsrail'in iki yıldır sürdürdüğü savaşa damgasını vuran toplu katliamlar ve bombardımanların kısmen azaldığı doğru olsa da günlük yaşam, çatışmalar sırasındaki kadar ağır koşullarda sürüyor.

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) mayıs ayı ortalarında yayımladığı raporda belirtildiği gibi Gazze'deki askeri bölgenin genişlemesi insani müdahaleleri sekteye uğratacak, halk üzerindeki baskıyı artıracak ve şiddetten kaynaklanan riskleri yükseltecek. UNRWA ayrıca hastalık taşıyan kemirgen ve böceklerin beslediği halk sağlığı krizinin derinleşmesiyle birlikte Gazze'nin sağlık sisteminin neredeyse çöküşünün eşiğine geldiği ve zaten kötüleşmekte olan yaşam koşullarının daha da kırılgan bir hal aldığı konusunda da uyardı.

Bu bağlamda Gazze'nin ateşkes planı çerçevesinde toparlanma, yeniden yapılanma ve sivil yönetim aşamasına geçmesi, artık yalnızca diğer insanlar gibi güvenlik ve huzur içinde yaşama fırsatı isteyen bölge sakinlerine umut aşılayacak.

Gazzeliler, yeniden yapılanmanın ve normale dönüşün bir gecede gerçekleşemeyeceğinin farkında. Bu geçiş döneminin pratik karmaşıklıklarının da bilincindeler. Bununla birlikte herhangi bir değişim ihtimali, her türlü olumlu değişim, onlara bir ölçüde onur ve güvenlik içinde yaşayabilmek için yeniden can bulmuş bir fırsat sunacak.

Kahire'nin pragmatik hesapları

Mısır, Trump'ın ateşkes planının ilk aşamasının 16 Ekim 2025'te tamamlanmasının ardından planın sonraki aşamalarının uygulamaya konulması için baskı uyguluyor.

Kahire'nin, Hamas'ın kontrolü dışındaki bölgelerde yeniden yapılanma ve yönetim aşamasına geçişe itiraz etmesi pek olası değil. Bunun ardında Mısır'ın harekete ilişkin ideolojik tutumu ve kendine özgü güvenlik kaygıları yatıyor.

Mısır uzun süredir Gazze için Hamas'ı dışlayan bir yönetim anlayışını tercih ediyor. Resmi adıyla ‘Gazze'yi Yönetmek için Filistin Ulusal Komitesi’ olarak bilinen, Gazze'yi yönetmek üzere partili olmayan Filistinli teknokratlardan oluşan bir komite kurulması fikri de geçtiğimiz yıl mart ayında Kahire'de hayata geçirildi. Bu komitenin en belirgin özelliği Hamas'ın dışarıda bırakılmasıydı.

sxcds
Netanyahu, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta görev yapan İsrailli askerleri ziyaret ederken, 18 Temmuz 2024 (AFP)

Mısır, bu öneriyi Hamas'a yönelik bir adım olarak sunmadı. Ancak Kahire ile on iki yıldır Gazze'yi yöneten hareket arasındaki ilişkiyi takip eden herkes iki taraf arasındaki derin ideolojik uçurumun farkında. Hamas, Mısır'ın hem iç hem de dış cephede karşı çıktığı ve mücadele ettiği siyasal İslam akımını temsil ediyor.

Trump'ın Gazze’yi ‘Ortadoğu’nun rivierası’ yapma önerisine karşın geçtiğimiz yıl mart ayında kendi Gazze yeniden yapılanma planını hazırlayan Mısır, Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ulusal güvenlik meselesi olarak değerlendiriyor. Gazze’nin yeniden inşası Kahire açısından, Gazze ile İsrail'e sınır olan Mısır toprağı Sina'ya Gazze sakinlerinin yerinden edilmesine karşı zorunlu bir set işlevi de görüyor.

Yeniden yapılanma sürecinin başlatılması, Gazze'yi Yönetmek için Filistin Ulusal Komitesi’nin operasyonlarını Kahire'den Filistin topraklarının bizzat içine taşımasına olanak tanıyacak. Bu da geçiş döneminin daha etkin biçimde yönetilmesine imkân sağlayacak.

Bununla birlikte Mısırlı yetkililer, Hamas'ın dışarıda tutulmasının Gazze'de güvenlik boşluğu yaratıp bölgenin Sina'ya açılan sınırı üzerindeki denetimi zayıflatabileceği kaygısını taşımaya devam ediyor.

Edinilen haberlere göre yüzlerce Filistinli polis memuru, yeniden yapılanma döneminde güvenlik işlerini üstlenmek üzere Gazze'ye konuşlandırılmaya hazırlık kapsamında Mısır'da eğitim görmeye başladı.

Kısım kısım yeniden inşanın riskleri

Ne var ki Hamas'ın kontrolü dışındaki bölgelerde yeniden inşa ve yönetim sürecini başlatmak, tasavvur etmekten çok daha güç.

Gazze'nin bir bölümünün Hamas kontrolünde kalması, bölgenin farklı kesimleri arasındaki hareket özgürlüğünü kısıtlayacak ve yeniden yapılanma çabalarını sekteye uğratacak. Gazze'nin yeniden imarının toplam maliyeti daha önce yaklaşık 70 milyar dolar olarak tahmin edilmişti.

Bu yılın 19 Şubat'ında Barış Konseyi'nin dokuz üyesi yeniden yapılanma planını finanse etmek amacıyla milyarlarca dolar katkı sağlama taahhüdünde bulundu. Ancak bu fonların yalnızca küçük bir bölümü Konsey'e ulaşabildi.

ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaş, Gazze'nin yeniden imarını finanse etme umutlarının büyük bölümünü söndürdü. Zira savaş, bu finansmanın büyük kısmını üstlenmesi beklenen Körfez ülkelerinin ekonomilerine ciddi zararlar verdi. Savaşın uluslararası ekonomi üzerindeki olumsuz etkileri de başka ülkelerin Gazze'nin yeniden imarı için bağış yapma ihtimalini zayıflattı.

sdvv
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye’de yıkılmış binaların enkazının dağıldığı bir caddede yerinden edilmiş Filistinliler, 6 Mayıs 2026 (AFP)

Savaşın ötesinde uluslararası bağışçıların büyük çoğunluğu olası katkılarını Hamas'ın silah bırakması ve Gazze'nin geleceğinden dışlanması koşuluna bağlıyor.

Bu koşullar, Hamas için adeta bir idam hükmüne benziyor.

Siyasi liderliğinin hâlâ istikrar kazanmadığı hareket, elinde kalan silahların, Gazze genelinde işlettiği tünel ağının ve kontrolündeki bölgelerin son kozu olduğunun farkında.

Hamas'ın bu kozu sıkıca tutmaya devam edeceği anlaşılıyor. Bunu yaparken Gazze'ye ve Filistin davasının tamamına verdiği zararın farkında; zira 7 Ekim 2023'te İsrail'e düzenlenen saldırılar, kırk yıllık hareket tarihinin en ağır stratejik ve askeri yanlış hesabı olarak Filistinliler nezdinde hareketin popülaritesine derin izler bıraktı.

Öte yandan Gazze'nin bir bölümünün Hamas kontrolünde kalmaya devam ettiğini kabul ederek bazı kesimlerinin yeniden inşasına başlamak, bağımsız bir Filistin devleti hayalinin yolunda atılan bir adım olarak Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria'da birleşik bir Filistin sivil yönetimi kurulmasına ilişkin kalan umutlara ağır bir darbe vuracak.

Kısmi yeniden yapılanmanın beraberinde getirebileceği tüm yararlarına karşın bu süreç, Gazze Barış Konseyi yerle bir olmuş bu topraklar için yeni bir yol çizerken dikkatle değerlendirilmesi gereken riskler barındırıyor.