Libya'nın yüzlerce Nijerli göçmeni çöle sürmesinin ardındaki gerçek ne?

Yetkililer birçok Afrika uyruklu göçmeni sınır dışı etmeye devam ediyor.

 Libya'dan Nijer'e sınır dışı edilen Afrikalı göçmenler (Libya Yasadışı Göçle Mücadele Ajansı)
Libya'dan Nijer'e sınır dışı edilen Afrikalı göçmenler (Libya Yasadışı Göçle Mücadele Ajansı)
TT

Libya'nın yüzlerce Nijerli göçmeni çöle sürmesinin ardındaki gerçek ne?

 Libya'dan Nijer'e sınır dışı edilen Afrikalı göçmenler (Libya Yasadışı Göçle Mücadele Ajansı)
Libya'dan Nijer'e sınır dışı edilen Afrikalı göçmenler (Libya Yasadışı Göçle Mücadele Ajansı)

Libya'nın doğusundaki güvenlik birimleri, Nijer uyruklu 400'den fazla düzensiz göçmeni ülkelerinin çöl sınırlarına ‘sürdükleri’ yönündeki suçlamaları geçiştirdi. Birleşmiş Milletler Gönüllü Geri Dönüş ve Yeniden Entegrasyon Programı'na (AVRR) göre bu durum, Libya Yasadışı Göçle Mücadele Ajansı'nın yüzlerce göçmeni ülkelerine ya da ev sahibi bir ülkeye sınır dışı etmek üzere operasyonlarını genişlettiği sırada meydana geldi.

Mısır'dan gelen kaçak göçmenler ülkelerine sınır dışı ediliyor. (AFP)Mısır'dan gelen kaçak göçmenler ülkelerine sınır dışı ediliyor. (AFP)

Uluslararası sivil toplum örgütü Alarme Phone Sahara (APS), Libya'nın doğusundaki yetkilileri 463 Nijerli göçmeni çöle sürmekle suçladı ve bu kişilerin, kargo kamyonlarıyla sınıra taşındıktan sonra Dirkou şehrine vardıklarını belirtti.

Libya'nın doğusundaki Yasadışı Göçle Mücadele Ajansı'ndan resmi bir kaynak, APS'nin suçlamasıyla ilgili yorum yapmayı reddetti. Ancak dün (cuma) Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, “Ajans, Uluslararası Göç Örgütü'nün (IOM) himayesi altında Nijer'den gelen göçmenler de dahil olmak üzere Libya genelinde yüzlerce düzensiz göçmenin büyük çaplı sınır dışı işlemlerini gerçekleştirdi”dedi.

750 Mısırlı göçmen, Mitiga Havaalanı’ndan sınır dışı edildi. (AFP) 750 Mısırlı göçmen, Mitiga Havaalanı’ndan sınır dışı edildi. (AFP)

APS, Libyalı yerel kaynaklardan edindiği bilgilere göre, sınır dışı edilen göçmenlerin sınıra götürülmeden önce 18 Temmuz'da Libya Ulusal Ordusu'na (LUO) bağlı güçler tarafından gözaltına alındığını duyurdu. APS yetkililerinden Azigo Şehu, ‘Libya'dan binden fazla kişiyi kapsayabilecek yeni bir sınır dışı dalgası konusunda bilgilendirildiklerini’ ifade etti.

Libya'nın doğusundaki göçmen karşıtı yetkililer daha önce de yüzlerce Mısırlı göçmeni ülkelerinin sınırlarına yaya olarak geri göndermiş, bu durum insan hakları ve göç örgütlerinin eleştirilerine neden olmuştu.

Nijer'de iktidarda bulunan askeri cuntanın Kasım 2023'te ‘göçmenlerin taşınmasını’ suç sayan yasayı yürürlükten kaldırmasından bu yana Libyalı yetkililer, Nijer'den Libya'ya uçsuz bucaksız çöl üzerinden gelen göçmen akışının arttığını gözlemliyor.

Ülkelerine geri gönderilmek için sıralarını bekleyen Mısırlılar (AFP)Ülkelerine geri gönderilmek için sıralarını bekleyen Mısırlılar (AFP)

Libya-Nijer sınırı, batıda Cezayir ile olan üç noktadan, doğuda Çad ile olan üç noktaya kadar 342 kilometre boyunca uzanıyor. Bu ayın başında Afrika ülkelerinden Nijer ve Libya sınırına sızan yaklaşık 50 kişi, susuzluk ve yüksek sıcaklık nedeniyle hayatını kaybetti. İnsani yardım örgütleri de Libya-Nijer sınırında insan tacirleri tarafından terk edilen yaklaşık 200 göçmeni kurtardı.

Nijer'in orta kesimindeki Agadez bölgesinin, ‘ülkesi üzerinden Avrupa kıyılarına ulaşmak isteyen kaçak göçmenler için bir kalkış noktası ve geçiş istasyonu haline geldiğinden’ şikâyet eden Libyalı kaynak, “Göçmenleri sınır dışı etmiyoruz. Ancak topraklarımıza gayri resmi olarak girdikleri sürece geldikleri yere geri gönderiyoruz” ifadelerini kullandı.

Güvenlik makamları, Libya'nın doğusundan batısına kadar AVRR aracılığıyla, düzensiz göçmenleri ülkelerine geri göndermeye devam ediyor. Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) İçişleri Bakanlığı, perşembe günü Yasadışı Göçle Mücadele Ajansı'na bağlı sınır dışı bürosunun Mitiga Havaalanı üzerinden bir dizi Nijerli göçmeni ve Emsaed Sınır Kapısı üzerinden de Mısırlı göçmenleri sınır dışı ettiğini açıkladı.

Yasadışı Göçle Mücadele Ajansı’nın Trablus şubesi Nijer, Mısır ve Çad'dan gelen düzensiz göçmenleri de sınır dışı ettiğini duyurdu.

Nijer'in Avrupa Birliği'nin (AB) baskısıyla 2015 yılında yürürlükten kaldırdığı söz konusu yasa, 5 ila 10 yıl arasında değişen hapis cezaları öngörüyor.



Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.


Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
TT

Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)

Gazze anlaşmasının ikinci aşamasının 10 gün önce başlamasının ardından İsrail’in taleplerinin başında ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ yer alıyor. Ancak bu talebin nasıl hayata geçirileceğine dair belirsizlik sürerken, Hamas’ın Filistin devleti kurulmadan silahlarını teslim etmeye sıcak bakmaması süreci çıkmaza sokuyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, bu düğümün arabulucuları son derece sınırlı seçeneklerle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor. Buna göre, ya silahların tamamen tasfiyesi ya da dondurulması yönünde bir formül bulunması ve Hamas’ın buna ikna edilmesi ya da harekete baskı uygulanması gerekiyor. Uzmanlar, bu başlığın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başta olmak üzere İsrail iç siyasetinde seçim amaçlı bir baskı aracı olarak giderek daha fazla kullanılacağına dikkat çekiyor.

İsrailli muhalif lider Benny Gantz dün X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ çağrısında bulundu.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Hamas silah bırakmayı kabul etmezse İsrail bu yapıyı tasfiye edecek” dedi. Netanyahu da salı günü ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmenin ardından, ‘Gazze Şeridi’nin yeniden imarına yönelik herhangi bir adımdan önce Hamas’ın silahsızlandırılmasının vazgeçilmez bir şart olduğu’ konusunda ısrarcı olduğunu vurguladı.

Strateji uzmanı Tuğgeneral Semir Ragıb, arabulucuların seçeneklerinin sınırlı olduğunu ve önlerinde ya uzlaşı sağlamak ya da baskı uygulamak dışında bir yol kalmadığını ifade etti. Ragıb, silahsızlandırma talebinin İsrail, Washington, Avrupa Birliği (AB) ve bağışçı ülkeler tarafından defalarca dile getirildiğini ve artık savaşın durdurulması ile yeniden imarın önüne konulan temel engellerden biri haline geldiğini söyledi.

Ragıb’a göre Netanyahu ve benzer siyasi aktörler silahsızlandırma dosyasını seçimlerde kullanacak ve anlaşmayı her an sabote edebilecekler. Özellikle ikinci aşama çok sayıda mayın barındırıyor ve Netanyahu, özellikle çekilmeyle ilgili başlıklara yaklaşmak istemiyor.

 Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)

Askeri strateji uzmanı Tümgeneral Semir Ferec, mevcut seçeneklerin giderek daraldığını belirterek, silahların tamamen tasfiye edilmesinden ziyade dondurulması yönündeki bir seçeneğin daha olası olduğunu ifade etti. Ferec, Hamas’ın elindeki silahların füze ya da insansız hava aracı (İHA) niteliğinde olmadığını ve bu nedenle teslim edilebileceğini söyledi. ABD ve İsrail’in silah maddesinin uygulanmasında ısrarcı olduğunu kaydeden Ferec, bunun İsrail’in geri çekilmesiyle eş zamanlı gerçekleşmesi ve yeni bir savaşın önüne geçecek garantilerin sunulması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Reuters’a konuşan Hamas kaynakları, çarşamba günü yaptıkları açıklamada, hareketin silahsızlanma konusunu diğer Filistinli gruplarla görüşmeyi kabul ettiğini, ancak Washington ya da bölgesel arabulucuların kendilerine silahsızlandırmaya dair ayrıntılı ve somut bir teklif sunmadığını belirtti.

İsrail’in Kanal 13 televizyonu, geçtiğimiz ocak ayının sonunda, ABD’nin Hamas’a silahlarını çok uluslu bir güce teslim etmesi için birkaç haftalık süre tanıyan bir belge hazırladığını bildirmişti. Habere göre, bu sürede uyum sağlanmaması halinde İsrail’e ‘dilediği gibi hareket etme’ konusunda yeşil ışık yakılacak.

Ferec, Hamas’ın manevra alanının son derece sınırlı olduğuna dikkat çekerek, özellikle Mısır, Katar ve Türkiye başta olmak üzere arabulucularla hızlı bir uzlaşıya varması gerektiğini, zira İsrail’in şu aşamada en büyük engeli bu dosya üzerinden yarattığını ifade etti.

Ragıb ise Hamas’ın önünde, Trump planı ve silahsızlanma maddesini uygulamaktan başka bir seçenek bulunmadığını savundu. Ragıb, bu sürecin uzatılmaması ya da dolaylı yollardan aşılmaya çalışılmaması gerektiğini, ‘çünkü kaybedilen her günün ateşkes anlaşması için bir tehdit anlamına geldiğini’ dile getirdi.

Ragıb, Gazze’de polis güçlerinin önümüzdeki günler ya da haftalar içinde konuşlandırılacağını, istikrar gücünün de devreye girebileceğini belirterek, bu aşamadan sonra manevra alanının daha da daralacağına dikkat çekti.