Trump: Biden'ın istifası demokratik bir darbe

Musk 'Yüzyılın Röportajı'nın bir milyar kez izlendiğini söylüyor

Trump, Musk ile X platformunda yaptığı röportajda konuşuyor (Reuters)
Trump, Musk ile X platformunda yaptığı röportajda konuşuyor (Reuters)
TT

Trump: Biden'ın istifası demokratik bir darbe

Trump, Musk ile X platformunda yaptığı röportajda konuşuyor (Reuters)
Trump, Musk ile X platformunda yaptığı röportajda konuşuyor (Reuters)

Cumhuriyetçi başkan adayı ve eski Başkan Donald Trump, milyarder Elon Musk ile X platformunda yaptığı ve "yüzyılın röportajı" olarak nitelendirilen röportajda, Başkan Joe Biden'ın Beyaz Saray yarışından çekilmesini "demokratik bir darbe" olarak nitelendirdi.

Musk, Trump ile yapılan röportajın, kullanıcıların izlemek için giriş yapmasını engelleyen ve yaklaşık 45 dakika geciktiren teknik sorunlara rağmen, bir milyardan fazla izlendiğini söyledi.

Demokratların başkan adayı Kamala Harris'e "aşırı solcu bir deli" diyerek saldıran Trump, Biden'ın istifa etmesinin "bir darbe olduğunu... Amerika Birleşik Devletleri başkanına karşı bir darbe olduğunu" söyledi. Birleşik Devletler Başkanına karşı bir darbe. Gitmek istemedi ve dediler ki: Ya kibarca ayrılırsın ya da zor yolu seçeriz."



Beyaz Saray: Trump, İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etmesine karşı çıkıyor

TT

Beyaz Saray: Trump, İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etmesine karşı çıkıyor

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

Reuters, Beyaz Saray’dan bir yetkilinin dün, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etmesine karşı olduğuna dair bir yenilenen bir açıklamasını aktardı.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre yetkili, Batı Şeria'daki istikrarın İsrail'in güvenliğini koruduğunu ve ABD yönetiminin bölgede barış sağlanması hedefiyle uyumlu olduğunu söyledi.

Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres dün, İsrail Güvenlik Kabinesi'nin işgal altındaki Batı Şeria'nın ‘A’ ve ‘B’ bölgelerinde bazı idari ve yürütme tedbirleri alınmasına izin verme kararından duyduğu ciddi endişeyi dile getirerek, bu kararın iki devletli çözümün geleceğini tehlikeye attığı uyarısında bulundu.

Guterres yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında varlığını sürdürmesi de dahil olmak üzere bu tür önlemlerin, Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) da belirttiği üzere, istikrarı bozmakla kalmayıp aynı zamanda yasa dışı olduğunu söyledi.

İsrail'den bu tedbirleri geri çekmesini isteyen BM Genel Sekreteri, tüm tarafları, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışa giden tek yolu korumaya çağırdı.

İsrail haber sitesi Ynet pazar günü, İsrail kabinesinin Batı Şeria'daki tapu ve mülkiyet prosedürlerinde yapılan temel değişiklikleri onayladığını ve Filistinlilere ait evlerin yıkılmasına izin verdiğini bildirdi.

Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın A bölgesinde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını aktardı.

İsrail’in bu son hamleleri Arap ve İslam ülkeleri tarafından tepkiyle karşılandı. Bu ülkelerin dışişleri bakanları, İsrail'in Batı Şeria'da yeni bir hukuki ve idari gerçeklik dayatmayı ve böylece burayı ilhak etme girişimlerini hızlandırmayı amaçlayan son kararlarını ve tedbirlerini kınadılar.

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, Suudi Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan ortak bir açıklamada, İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliği olmadığını teyit ederek İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da genişlemeci politikalarını ve yasadışı önlemlerini sürdürmemesi konusunda uyardılar.

Ürdün'ün başkenti Amman’da, Ürdün Kralı 2. Abdullah ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, ‘Yahudi yerleşim yerlerini sağlamlaştırmayı ve İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenliğini dayatmayı amaçlayan’ yasadışı önlemleri reddettiklerini ve kınadıklarını teyit ettiler.

Ramallah'taki Filistin Devlet Başkanlığı, İsrail hükümetinin Batı Şeria ile ilgili kararlarını ‘tehlikeli ve Filistinlilerin varlığını hedef alan’ olarak nitelendirdi.

Filistin Haber Ajansı WAFA, Filistin Devlet Başkanlığı’nın bu kararları ‘Filistin halkına karşı topyekûn savaş ve ilhak ve yerinden etme planlarının uygulanması’ bağlamında bir adım olarak nitelendirdiğini aktardı.


DMUK, Suriye'nin katılımını memnuniyetle karşılarken Suriye ile yakın iş birliği içinde çalışmaya hazır olduğunu teyit etti

Pazartesi günü Riyad'da DMUK siyasi direktörleri toplantısı düzenlendi (SPA)
Pazartesi günü Riyad'da DMUK siyasi direktörleri toplantısı düzenlendi (SPA)
TT

DMUK, Suriye'nin katılımını memnuniyetle karşılarken Suriye ile yakın iş birliği içinde çalışmaya hazır olduğunu teyit etti

Pazartesi günü Riyad'da DMUK siyasi direktörleri toplantısı düzenlendi (SPA)
Pazartesi günü Riyad'da DMUK siyasi direktörleri toplantısı düzenlendi (SPA)

DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonu (DMUK) dün, Suriye hükümetini koalisyonun 90’ıncı üyesi olarak kabul etti. DMUK, pazartesi günü Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad'da Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Velid el-Hureyci ve ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın başkanlığında düzenlenen siyasi direktörler toplantısında yayınlanan ortak bildiride, hükümetle yakın iş birliği içinde çalışmaya hazır olduğunu teyit etti.

Katılımcılar, toplantıya ev sahipliği yapan Suudi Arabistan'a ve terörle mücadele ve istikrarın sağlanması için bölgesel ve uluslararası çabaları destekleme konusunda sürdürdüğü rolüne teşekkürlerini ifade ederek, üye devletleri Suriye ve Irak'ın çabalarına doğrudan destek sağlamaya teşvik ettiler.

Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında, kalıcı ateşkes ve Suriye'nin kuzeydoğusunda sivil ve askeri entegrasyon için düzenlemeler de dahil olmak üzere kapsamlı bir anlaşma yapılmasını memnuniyetle karşıladılar.

dfrgth
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi, Riyad'da düzenlenen toplantıya başkanlık etti (SPA)

Suriye hükümetinin DAEŞ ile mücadelede ülke çapında liderliği alma niyetini kaydettiler ve DAEŞ ile mücadelede SDG’nin yaptığı fedakarlıklara ve DAEŞ'i yenme operasyonunda Irak hükümetinin sürdürdüğü liderliğe olan takdirlerini ifade ettiler.

Katılımcılar, tutuklu DAEŞ’lıların hızlı ve güvenli bir şekilde nakli, üçüncü ülke vatandaşlarının ülkelerine geri gönderilmesi, el-Hol ve Roj mülteci kamplarındaki ailelerinin geldikleri ülkelere onurlu bir şekilde yeniden entegrasyonu ve bu ülkelerde örgütü yenilgiye uğratma operasyonunun geleceği konusunda Suriye ve Irak ile koordinasyonun sürdürülmesi gibi önceliklerini yeniden teyit ettiler.

DMUK savunma yetkilileri, diplomatik ve askeri kanallar arasındaki yakın koordinasyonu vurguladılar. Katılımcılar ise devam eden tutuklu nakilleri de dahil olmak üzere DEAŞ’ı yenilgiye uğratma operasyonundaki son durum hakkında brifing aldılar.

vfbghyj6u
DMUK üyeleri, ülkeleri Suriye ve Irak'ın çabalarına doğrudan destek sağlamaya teşvik etti (SPA)

DEAŞ üyelerini güvenli bir şekilde gözaltına alma konusunda Irak'ın çabalarını öven yetkililer, Suriye'nin DEAŞ’lıları ve ailelerini barındıran gözaltı tesisleri ve mülteci kamplarının sorumluluğunu üstlenmesini memnuniyetle karşıladılar. Ayrıca, ülkelerin Irak ve Suriye'den vatandaşlarını geri göndermekle yükümlü olduklarını yinelediler.

Irak'ın liderliğine teşekkürlerini ifade ettiler ve tutukluların Irak hükümetinin gözetimine devredilmesinin bölgesel güvenlik için hayati önem taşıdığını kabul eden katılımcılar, Irak ve Suriye’de DEAŞ’ı yenilgiye uğratma konusundaki ortak taahhütlerini yinelediler ve hükümetlerini örgütün tutuklularını güvence altına alma konusunda desteklemeye devam edeceklerine söz verdiler.


Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.