Hamas'tan esirleri teslim ederken yeni bir güç gösterisi

Hamas savaşçıları, dört İsrailli kadın esiri Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne (ICRC) teslim etmeden önce bölgeyi emniyete aldı. (AFP)
Hamas savaşçıları, dört İsrailli kadın esiri Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne (ICRC) teslim etmeden önce bölgeyi emniyete aldı. (AFP)
TT

Hamas'tan esirleri teslim ederken yeni bir güç gösterisi

Hamas savaşçıları, dört İsrailli kadın esiri Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne (ICRC) teslim etmeden önce bölgeyi emniyete aldı. (AFP)
Hamas savaşçıları, dört İsrailli kadın esiri Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne (ICRC) teslim etmeden önce bölgeyi emniyete aldı. (AFP)

Ateşkes anlaşmasının bir parçası olarak bugün Hamas tarafından serbest bırakılan dört İsrailli kadın esir, hareket için yeni bir güç gösterisi olarak Gazze şehrinde bir platforma çıktı, halkın ve silahlı birliklerin ortasında ellerini kaldırarak selam verdi.

Şehrin meydanlarından biri olan Filistin Meydanı'nın ortasına park edilmiş beyaz ve siyah araçlardan inen esirler, toplanan kalabalıkla aralarında bariyer oluşturan Filistinli savaşçılarla çevrelendi. Yanlarında Hamas logolu çantalar taşıyan ve Hamas kaynaklarının içinde ‘hediyeler’ olduğunu söylediği esirler, ellerini kalabalığa doğru sallayarak alkışlar ve tezahüratlar eşliğinde başparmaklarını havaya kaldırdılar.

 İsrailli esirler (soldan sağa) Naama Levy, Liri Albag, Danielle Gilboa ve Karina Ariyev, Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) temsilcisine teslim edilmeden önce sahneye çıktılar. (EPAİsrailli esirler (soldan sağa) Naama Levy, Liri Albag, Danielle Gilboa ve Karina Ariyev, Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) temsilcisine teslim edilmeden önce sahneye çıktılar. (EPA)

Geçtiğimiz hafta Gazze'nin başka bir bölgesinde üç esirin tesliminde yaşanan kaosun ve kalabalığı kontrol etmekte yaşanan güçlüğün ardından Hamas'ın bu kez teslimin daha net bir şekilde görüntülenmesini istediği açıktı. Sahne, İsrail'e yönelik 7 Ekim 2023 saldırısı sırasında kaçırılan kadın askerlerin üniformalarıyla kameraların karşısına geçmesi için kurulmuştu.

Platformdan indirilen dört genç kadın, beyaz araçlarıyla alanda bekleyen Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne (ICRC) teslim edildi.

Hamas ve İslami Cihad'dan onlarca maskeli savaşçı, askeri üniformalar içinde, dört çeker araçlar ve motosikletlerle Filistin Meydanı'na geldi. Savaş nedeniyle zemini toza dönüşmüş olan meydanın ortasına yayıldılar.

 Dört İsrailli kadın esirin serbest bırakıldığı gün Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) araçlarının yakınında toplanan Filistinliler ile Hamas ve İslami Cihad savaşçıları (Reuters)Dört İsrailli kadın esirin serbest bırakıldığı gün Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) araçlarının yakınında toplanan Filistinliler ile Hamas ve İslami Cihad savaşçıları (Reuters)

Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları lehine tezahürat yapan kalabalık tarafından karşılanan savaşçılara bir kadın çiçek fırlatırken, bazıları kameralarla, bazıları da telefonlarıyla çekim yaptı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre her iki hareketten kaynaklar, Filistin Meydanı'nın güvenliğini sağlamak üzere Kassam Tugayları ve İslami Cihad Hareketi’nin askeri kanadı Kudüs Seriyyeleri'nden yaklaşık 200 savaşçıyı görevlendirdiklerini söyledi.

Aralarında çocukların da bulunduğu onlarca kişi, töreni izlemek için bina molozlarından oluşan bir tepeye tırmandı.

 Uluslararası Kızılhaç Komitesi'ne (ICRC) ait bir araç (EPA)Uluslararası Kızılhaç Komitesi'ne (ICRC) ait bir araç (EPA)

İmza

Ağır silah yüklü pikapların yanında, savaşçıların kurduğu bir masanın önünde, başında yeşil Hamas amblemi olan bir Hamas savaşçısının yanındaki sandalyede kırmızı ceketli bir ICRC görevlisi oturuyordu.

Arkalarında bombardımandan kalan taş yığınları ve büyük bir Filistin bayrağı vardı.

İki adam esirleri serbest bırakan belgeyi imzaladı.

Hamas savaşçıları Gazze şehrinin merkezinde dört İsrailli kadın esirin serbest bırakılması için hazırlık yaparken (EPA)Hamas savaşçıları Gazze şehrinin merkezinde dört İsrailli kadın esirin serbest bırakılması için hazırlık yaparken (EPA)

Alandaki İbranice bir tabelada ‘Siyonizm kazanamayacak’ yazıyordu.

Danielle Gilboa, Karina Ariyev, Liri Albag ve Naama Levy, Hamas'ın saldırısı sırasında Nahal Oz'da bulunan ve bölgeyi gözlemlemekle görevli bir askeri gözlem noktasından kaçırıldılar.

Askerler 477 gün boyunca Gazze Şeridi'nde esir tutuldu.

Hamas savaşçıları Gazze'deki meydanda dört esiri Uluslararası Kızılhaç Komitesi'ne (ICRC) teslim etmeye hazırlanırken bir kadın üzerlerine renkli kağıt parçaları fırlatıyor. (AFP)Hamas savaşçıları Gazze'deki meydanda dört esiri Uluslararası Kızılhaç Komitesi'ne (ICRC) teslim etmeye hazırlanırken bir kadın üzerlerine renkli kağıt parçaları fırlatıyor. (AFP)

Tel Aviv

Tel Aviv'de İsraillilerden oluşan bir kalabalık dört esirin serbest bırakılmasını izlemek üzere toplandı. Dev ekranlar esirlerin ICRC ekiplerine teslim törenini canlı olarak yayınladı.

Dört kadın esirin serbest bırakılmasının ardından kutlama yapan iki İsrailli (AFP)Dört kadın esirin serbest bırakılmasının ardından kutlama yapan iki İsrailli (AFP)

Kalabalığın bir kısmı üzerinde İbranice ‘Yalnız değilsiniz’ yazan tişörtler giydi.

Hamas tarafından kaçırılan İsrailli esirlerin akrabaları ve arkadaşları, Tel Aviv'de serbest bırakılma haberlerini takip ederken (AP)Hamas tarafından kaçırılan İsrailli esirlerin akrabaları ve arkadaşları, Tel Aviv'de serbest bırakılma haberlerini takip ederken (AP)

Tel Aviv’deki kalabalık Rehine Meydanı’nda toplandı. On beş ay önce Hamas’ın İsrail yerleşimlerine yönelik benzeri görülmemiş saldırısında kaçırılan esirlerin serbest bırakılmalarını talep eden İsrailliler için bir toplanma noktası haline gelen bu meydan zamanla Rehine Meydanı olarak adlandırıldı.

 İsrailli kadın esirlerin anneleri, Hamas tarafından serbest bırakılmalarının ardından kutlama yapıyor. (Reuters)İsrailli kadın esirlerin anneleri, Hamas tarafından serbest bırakılmalarının ardından kutlama yapıyor. (Reuters)

Elinde Naama Levy'nin fotoğrafını tutan bir kadın fotoğrafa bakarak ağladı. Levy askerlik hizmeti sırasında kaçırıldığında 19 yaşındaydı ve şimdi ise 20 yaşında.

 Serbest bırakılan kadın esirlerin yakınları ve arkadaşları serbest bırakılmalarını kutluyor. (AFP)Serbest bırakılan kadın esirlerin yakınları ve arkadaşları serbest bırakılmalarını kutluyor. (AFP)

İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari ekrana çıkıp esirlerin İsrail topraklarına ulaştığını duyurduğunda alkışlar yükseldi.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.