Aşk, kader, aidiyet, gizem ve sırlar üzerine: En iyi 10 Kore dizisi

Dijital platformlarda Uzakdoğu rüzgarları eserken, mafya entrikalarından büyülü aşklara, tarihin izlerinden psikolojik dramalara uzanan en iyi Kore dizilerini sizin için bir araya getirdik

Yönetmenliğini Kim Won-seok'un üstlendiği When Life Gives You Tangerines, yaklaşık 40 milyon dolarlık bütçesiyle şimdiye dek yapılmış en pahalı Kore dramalarından biri (Netflix)
Yönetmenliğini Kim Won-seok'un üstlendiği When Life Gives You Tangerines, yaklaşık 40 milyon dolarlık bütçesiyle şimdiye dek yapılmış en pahalı Kore dramalarından biri (Netflix)
TT

Aşk, kader, aidiyet, gizem ve sırlar üzerine: En iyi 10 Kore dizisi

Yönetmenliğini Kim Won-seok'un üstlendiği When Life Gives You Tangerines, yaklaşık 40 milyon dolarlık bütçesiyle şimdiye dek yapılmış en pahalı Kore dramalarından biri (Netflix)
Yönetmenliğini Kim Won-seok'un üstlendiği When Life Gives You Tangerines, yaklaşık 40 milyon dolarlık bütçesiyle şimdiye dek yapılmış en pahalı Kore dramalarından biri (Netflix)

Kore dizilerinin önlenemez yükselişi hız kesmeden devam ediyor. Squid Game için nefeslerin tutulduğunu söylemeye bile gerek yok. 456 numaralı oyuncu ve Front Man arasındaki son hesaplaşmada büyük bedeller ödeneceği şimdiden belli. Bugün merakla beklenen final bölümleri Netflix'te yayına giriyor ve artık pandemi döneminde hepimiz can simidi olan fenomen dizideki ölümcül oyunların akıbetini öğrenebileceğiz. 

Platformdaki dikkat çeken yapımlardan Mercy For None da kısa sürede uzun soluklu dizileri aratmayan bir etki yarattı. Kan davasını andıran intikam öyküsü, güçlü oyunculukları ve suç dünyasının yazılı olmayan kurallarıyla izleyiciyi ekrana kilitledi. Mercy For None, sadece tempolu aksiyonuyla değil, ahlaki gerilimlerle de izleyiciyi yakalamayı başardı.

Amazon Prime Video'ya kısa süre önce eklenen İyi Çocuk (Good Boy) ise platformun en çok izlenenleri arasına girdi bile. Dinamik temposu, stilize yönetmenliği, gişe filmlerini aratmayan prodüksiyon kalitesi, etkileyici müzikleri ve oyunculuklarıyla övülen dizi, aksiyonla mizahı zahmetsizce harmanlamayı başarırken duygusal katmanları da başarıyla işliyor.

Tüm bu yapımların (ve dahasının) elde ettiği başarı gösteriyor ki izleyiciler, Güney Kore yapımlarına daha fazla yer açmak istiyor.

Eğer bu dizileri bir çırpıda bitirip "Şimdi ne izlesem?" diye düşünmeye başladıysanız, sizin için yakın dönemin en iyi Kore dramalarını bir araya getirdik. Hatta IMDb puanlarına göre sıraladık ve hangi platformlarda izlenebileceklerini de listeledik. 

Mafya entrikalarından geçmişin hayaletlerine, şiddetle örülmüş kardeşlik bağlarından hayati seçimlere kadar her türden hikayeyi bu listede bulabilirsiniz. Geriye sadece birini seçip kendinizi kaptırmak kalıyor...

When Life Gives You Tangerines (Pokssak Sogatsuda)

Bu yıl yalnızca tek bir Kore yapımı izleme hakkınız olsaydı, bu kesinlikle When Life Gives You Tangerines olurdu. IU ve Park Bo-gum'un başrollerini paylaştığı bu zarif yapım, sadece bir aşk hikayesi anlatmıyor; aynı zamanda Kore'nin savaş sonrası modernleşme sürecine tanıklık eden derinlikli bir zaman yolculuğuna dönüşüyor. 

sdfrgt
Fotoğraf: Netflix

Jeju Adası'nda, 1950'lerde şair olma hayali kuran yoksul bir genç kızla onu sessizce seven çalışkan bir gencin hayatlarına odaklanan dizi, izleyicide hem duygusal hem tarihsel bir iz bırakıyor. Yönetmen Kim Won-seok ve senarist Lim Sang-choon'un ortak imzası, öyküyü görsel ve anlatımsal olarak adeta bir şiire dönüştürüyor.

Dizi, yayımlandığı dönemde sadece izleyicilerden değil eleştirmenlerden de büyük övgü aldı. Time dergisi diziyi "bir ailenin değil, bir ulusun öyküsü" diye tanımlarken; South China Morning Post övgülerini bir adım ileri taşıdı: 

"Muhtemelen şimdiye kadar yapılmış en Kore dizisi."

Aşk, zaman ve kuşaklara yayılan When Life Gives You Tangerines, özgün anlatımı ve kültürel derinliğiyle izleyicisinde kalıcı bir iz bırakmayı başarıyor. Aday gösterildiği ödüllerin çoğunu silip süpüren dizi, sade görüntüsünün altında yürek burkan bir güzellik taşırken izleyicisini hem ağlatıyor hem de umutlandırıyor. Kore anlatı geleneğinin şiirle harmanlanmış en güçlü örneklerinden biri olan When Life Gives You Tangerines, listenin baş köşesini hak ediyor.

IMDb: 9.2
Nereden izlenir: Netflix

Alchemy of Souls (Hwan Hon)

Büyü, entrika ve ruh değişimiyle bezeli bu fantastik evren, Alchemy of Souls'u son yılların en sürükleyici Kore dramalarından biri haline getiriyor. Hong kardeşlerin kaleminden çıkan hikaye, yalnızca görsel açıdan değil, mitolojik derinliği ve karakter gelişimiyle de etkileyici. Doğumunda gücünü kaybeden bir büyücünün kimliğine, kökenine ve kaderine dair gizemli arayışı, diziyi sıradan bir aşk ya da aksiyon öyküsünün çok ötesine taşıyor.

dfrgthyu
Fotoğraf: Netflix

İzleyici, ruhların yer değiştirdiği bir dünyada hakikat, aidiyet ve aşk arasındaki kırılgan çizgiyi keşfe çıkıyor. Lee Jae-wook ve Jung So-min'in uyumu, diziye duygusal bir yoğunluk katarken; Go Youn-jung'un ikinci sezonda üstlendiği rol değişimi hikayeye taze bir soluk getiriyor.

30 bölümlük bu görkemli dizi, Netflix'te yayımlandıktan sonra uluslararası izleyicilerden de büyük ilgi gördü. Eleştirmenler, diziyi "görsel olarak büyüleyici bir kaçış deneyimi" ve "Kore dramalarında nadiren rastlanan mitolojik bir başarı" diye nitelendirdi.

Alchemy of Souls, yalnızca büyülü bir aşk öyküsü değil; aynı zamanda kaderle yüzleşmenin ve bireysel gücün keşfinin epik bir anlatımı.
Eğer gerçek dünyadan biraz olsun uzaklaşmak istiyorsanız, bu büyülü öykü sizi fazlasıyla tatmin edecek.

IMDb: 8.7
Nereden izlenir: Netflix

Crash Landing on You (Sarangeui bulsachak)

Crash Landing on You, Kuzey Koreli bir askerle Güney Koreli bir iş insanının imkansız gibi görünen aşkını anlatıyor. Ama bunu ne melodrama saplanarak ne de yüzeysel bir duygusallıkla yapıyor. Dizinin merkezinde, zıt iki dünyanın çarpışması değil, bu çarpışmadan doğan empati, insanlık ve umut var.

frety6
Fotoğraf: Netflix

Son Ye-jin'in hayat verdiği Se-ri karakteri, rüzgarla sürüklenip düştüğü yerde geçmişi ve benliğiyle yüzleşme fırsatı da buluyor. Hyun Bin'in canlandırdığı Ri Jeong-hyeok ise sert bir rejimin içinde vicdanını korumaya çalışan bir adam olarak, Se-ri'nin karşısında sadece bir kurtarıcı değil, bir ayna oluyor.

Dizi, komediyle dramı ustaca harmanlıyor. Eksikleri olsa da, bir yandan Kuzey Kore'deki günlük yaşamı empatik biçimde betimliyor; bir yandan da kalpleri sıcacık yapan yan karakterleriyle izleyicisini sarıp sarmalıyor.

Dizinin Japonya'da 69 hafta boyunca Netflix'in en çok izlenenleri arasında kalması tesadüf değil. ABD'den Filipinler'e uzanan bu küresel başarıda, hem senaryonun incelikle işlenmiş yapısı hem de başrollerin büyüleyici uyumu büyük pay sahibi.

Dizi her ne kadar kurgu olsa da bazı Kuzey Koreli kaçakların "gerçekçi" bulduğu detaylarıyla da dikkat çekiyor. Bazı sahneler elbette fazla romantize edilmiş olabilir ama bu anlatının özündeki insani sıcaklığı azaltmıyor.

Crash Landing on You, aşkın coğrafi sınırlara, ideolojik duvarlara ya da politik ayrımlara boyun eğmek zorunda olmadığını hatırlatan güçlü bir hikaye. Ve evet, final herkesi tatmin etmeyebilir ama sevgi gibi bazı duyguların, yalnızca umutla var olabileceğini fısıldıyor.

IMDb: 8.7
Nereden izlenir: Netflix

Extraordinary Attorney Woo (Isanghan byeonhosa Woo Young-woo)

Extraordinary Attorney Woo, yalnızca bir hukuk draması değil, farklı olanı anlamaya, sevmeye ve kabul etmeye dair güçlü bir hikaye anlatıyor. Otistik avukat Woo Young-woo'nun her bölüme yayılan yolculuğu, izleyiciye hem umut hem farkındalık veriyor. Park Eun-bin'in dokunaklı ve olağanüstü performansı, karakteri klişelerden arındırıp onu ete kemiğe büründürüyor. Dizinin her bölümü, Young-woo'nun zekası ve merakıyla çözülen bir dava etrafında şekilleniyor ama aslında asıl dava, onun toplumda yer edinme mücadelesi.

fgrthyuj
Fotoğraf: ENA

Dizi, duygusal yoğunluğu mizahla dengeliyor. Final bölümü, dizinin önceki haftalarda gevşeyen iplerini ustalıkla bağlayarak tatmin edici bir kapanış sunuyor. Kore'de rekor kıran reytingleri ve dünya genelinde yakaladığı büyük başarı, Extraordinary Attorney Woo'nun bir fenomene dönüştüğünü kanıtlıyor. Otizmin temsiliyle ilgili hem övgüler hem eleştiriler alsa da dizinin açtığı kapı çok kıymetli.

Extraordinary Attorney Woo'nun bir başka etkileyici yönü ise dizinin kültürel etkisi: Young-woo'nun favori yiyeceği gimbap dünya çapında yeniden popülerleşti, dizide yer alan tarihi ağaç anıt ilan edildi. 

Tüm bunların ötesinde, Extraordinary Attorney Woo empati kurmanın, farklılıklarla yaşamayı öğrenmenin ve içtenliğin gücünün altını çizen modern bir klasik.

IMDb: 8.6
Nereden izlenir: Netflix

Mouse (Mauseu)

Mouse, sıradan bir suç draması değil, ahlaki sorularla dolu karanlık bir labirent. İzleyiciyi bir seri katilin peşinde sürüklerken, genetik eğilimlerin kader mi yoksa bir seçim mi olduğunu sorgulatan, çarpıcı bir psikolojik gerilim. Lee Seung-gi kariyerinin belki de en güçlü performansını sergiliyor. Canlandırdığı karakterinin geçirdiği dönüşüm izleyiciyi hem hayran bırakıyor hem de sarsıyor.

sdfrgt
Fotoğraf: TVN

Dizi ilk bölümden itibaren zekice kurgulanmış hikayesi ve bol sürprizli yapısıyla her an diken üstünde tutuyor. Olaylara hakim olduğunuzu sandığınız anda yeni bir gerçek ortaya çıkıyor ve tüm teoriler yerle bir oluyor. İşte bu da Mouse'u sıradışı yapan şey: Size asla güvenli bir alan bırakmıyor.

Televizyonda gösterildiği dönemde izlenme rekorları kıran Mouse'un senaryosu gerçek bir cinayet davasından esinleniyor. Hikaye boyunca dizi, yalnızca suçları değil, insan doğasını da inceliyor. Akıldan çıkmayan bir finalle iz bırakıyor ve bitince bile zihninizde çözmeye çalıştığınız onlarca detayla sizi baş başa bırakıyor.

Gerilim dizilerinden hoşlananlar için Mouse, kaçırılmayacak bir deneyim.

IMDb: 8.6
Nereden izlenir: Amazon Prime Video

Death's Game (Yijae, Got Jookseummida)

İzleyiciyi ilk bölümden yakalayan, karanlık ama sürükleyici bir anlatıya sahip Death's Game, ölümle yapılacak bir pazarlığın ne kadar derin ve sarsıcı olabileceğini sorgulatıyor. Hikaye, 7 yıldır işsiz olan Yi-jae'nin intiharıyla başlıyor. Ölüm sonrası alışıldık anlatıları ters yüz eden dizide, Yi-jae'yi 12 farklı hayatta izliyoruz. Her biri ölümle sonuçlanmak üzere programlanmış bu hayatlar, sadece aksiyon ya da gerilim değil, aynı zamanda empati ve farkındalık barındırıyor.

trhyu
Fotoğraf: TVING

Reenkarnasyon teması, yüksek tempolu anlatımla birleşiyor ve izlediğimiz şey kurtuluş değil, iç içe geçmiş trajediler zinciri. Her bölüm bir başka janr gibi: Polisiye, intikam, dram, suç... Ve hikaye, bu çeşitliliğe rağmen bütünlüğünü hiç kaybetmiyor.

Cehennem tasviriyse hem görsel hem de felsefi açıdan uzun süre akıldan çıkmıyor; kabus gibi ama anlamlı. Başrolde Seo In-guk'un güçlü performansı, karakterin çaresizliğini ve dönüşümünü derinlemesine hissettiriyor.

İnternet çizgi romanı uyarlaması olan Death's Game, ölüm fikrini bir son değil, başlangıç olarak ele alıyor. Ve her yeni bedende, aslında yaşamın ne kadar kırılgan ama dönüştürülebilir olduğunu gözler önüne seriyor.

Özetle Death's Game, klasik Kore dramalarının sınırlarını zorlayan, cesur ve düşündürücü bir deneyim sunuyor. Kolay izlenmiyor belki ama kolay unutulmuyor da...

IMDb: 8.5
Nereden izlenir: Amazon Prime Video

The Trauma Code: Heroes on Call (Jung-jeung-eui-sang-sen-teo)

Yaralı bir sistemin içine adım atan sert mizaçlı bir cerrah ve onun iyileştirme arzusu... The Trauma Code: Heroes on Call, klasik medikal dramaların sınırlarını zorlayan, zaman zaman absürt ama çoğu zaman yürek burkan bir anlatı sunuyor. Savaş bölgelerinde edindiği deneyimi şehir hastanesine taşıyan Baek Kang-hyuk'un gelişiyle her şey değişiyor: Sadece ameliyathaneler değil, insanlar da.

csdfghtyj
Fotoğraf: Netflix

Ju Ji-hoon'un karizması, başrole neredeyse kusursuz şekilde oturuyor ve karakterin hem duvarlarını hem zaaflarını izleyiciye incelikle açıyor. Genç doktorlarla kurduğu ilişkiyse sadece çatışma değil, umut da vaat ediyor. Gerilimle mizahı iyi dengeleyen yapım, bazı bölümlerde temposunu iyice yükselterek adeta bir aksiyon dizisine dönüşüyor.

Dizi, Güney Kore'deki travma merkezlerinin ihmalkar durumu gibi gerçek toplumsal sorunlara da dikkat çekiyor. CGI sahneleri zaman zaman inandırıcılığını kaybetse de dizinin duygusal derinliği ve karakter gelişimleri bu eksikliği fazlasıyla kapatıyor. Köprü kazası ya da Güney Sudan operasyonu gibi sahneler, dramatik yapının en çarpıcı anlarına dönüşüyor.

Medikal dramaları seven ama aynı zamanda karakter odaklı bir hikayeye de ihtiyaç duyan izleyiciler için bu dizi kaçırılmaması gerekenlerden. The Trauma Code, kahramanlığın abartıdan değil, kararlılıktan beslendiğini hatırlatan bir yapım.

IMDb: 8.4
Nereden izlenir: Netflix

Moving (Mubing)

Görünüşte sıradan ama gerçekte sıradışı gençler ve onları gizlice koruyan ebeveynleri... Moving, doğaüstü güçlerle donatılmış bir grup lise öğrencisinin ve onların geçmişi sırlarla örülü anne-babalarının hikayesini sürükleyici bir kurguyla anlatıyor. Kang Full'un kendi internet çizgi romanından uyarladığı dizi, sadece aksiyon ve süper güçler değil, karakterlerin duygusal derinliklerine de odaklanıyor.

dfrgt
Fotoğraf: Hulu

Uçmasın diye ağırlık taşıyan bir çocuk, rakiplerinden çok daha hızlı koşabilen bir kız, kimseye görünmeden ortadan kaybolabilen bir baba... Dizi, karakterleri güçleriyle değil, zaafları ve bağlılıklarıyla tanıtıyor. Disney+'ın en çok izlenen Kore yapımı olması boşuna değil: Ritmi iyi ayarlanmış, karakter gelişimi özenli ve görsel efektler hayli etkileyici.

Frank karakteriyle gelen tehdit unsuru, hikayeye hem gerilim hem de dramatik bir ağırlık katıyor. Ebeveynlerin çocuklarını koruma çabası, diziyi daha duygusal bir yere taşıyor. Moving, süper kahraman hikayelerini ayakları yere basan bir duyarlılıkla işliyor. "Güç" burada sadece fiziksel bir şey değil, aynı zamanda sevdiklerini koruma iradesi.

Moving, karakterleri tanıtmaya vakit ayıran yapısıyla hem düşündürüyor hem bağlıyor. Bir döneme damgasını vuran Heroes'un izinden gidiyor belki ama bu sefer hem daha kontrollü hem de çok daha kalpten...

IMDb: 8.4
Nereden izlenir: Disney+

Krallık (Kingdom)

Zombi salgınlarını geçmişe taşıyan Krallık, Joseon Hanedanlığı döneminde geçen sıradışı bir hayatta kalma hikayesi. Taht kavgası, yolsuzluk ve iktidar hırsı... Bunların tam ortasında patlak veren ölümcül bir salgın ve ülkesini kurtarmaya çalışan bir veliaht prens. Politik entrikayla zombi dehşetini başarıyla harmanlayan dizi, tarihsel dramayı korku türünün içine ustalıkla yediriyor.

dfrgt
Fotoğraf: Netflix

Krallık, sadece aksiyon ya da kan değil, arka plandaki siyasi taşlamalarıyla da dikkat çekiyor. Sınıf ayrımı, halkın çaresizliği ve iktidarın yozluğu dizi boyunca etkili bir biçimde yansıtılıyor. Üstelik olağanüstü sinematografisi, dönemin atmosferini neredeyse elle tutulacak kadar gerçekçi kılıyor. Savaş sahneleri, kılıçlı çatışmalar ve zombi saldırıları hayli çarpıcı. Dizinin temposu da neredeyse hiç düşmüyor.

Krallık, hem türünün hayranlarına hem de tarihi drama severlere hitap eden az sayıdaki diziden biri. Zombi teması artık klişeleşmişken, bu kadar orijinal ve zekice bir iş çıkarmak her yapımın harcı değil. Kısacası Krallık sadece bir korku dizisi değil; iz bırakan, düşündüren ve hayranlık uyandıran bir yapım.

IMDb: 8.3
Nereden izlenir: Netflix

The Worst Of Evil (Choeakui Ak)

The Worst of Evil, yalnızca suçla değil, sadakat, kimlik çatışması ve aşkın karanlık yüzüyle de ilgilenen bir yeraltı hikayesi. 1990'ların Seul'ünde geçen bu karanlık ve stilize dizi, Gangnam'daki bir suç örgütüne sızan kıdemsiz polis Jun-mo'nun hem mesleki hem de duygusal sınavlarını anlatıyor. Squid Game'den tanıyacağınız Wi Ha-joon'un canlandırdığı karizmatik gangster Gi-cheol, hem tehdidi hem de trajediyi bir arada taşıyor.

sdfrgthy
Fotoğraf: Disney+

Polisin, eşiyle arasındaki güç dengesini yeniden kurmak için yeraltı dünyasına adım atması, dizinin merkezinde bir sınıf ve kimlik meselesini yerleştiriyor. Ama asıl sarsıcı olan, Jun-mo'nun eşiyle Gi-cheol arasında geçmişte yaşanmış büyük bir aşkın ortaya çıkması.

Dizi zaman zaman suç hikayesinden duygusal dramaya kayıyor. Doğruya doğru, bu geçişler her zaman pürüzsüz değil ama yine de merak uyandırıcı. İhanet, sadakat ve güç oyunları arasında karakterlerin dönüşümü izleyiciyi içine çekiyor. Özellikle Jun-mo'nun psikolojik değişimi ve giydiği takım elbiseyle simgelenen dönüşümü çarpıcı.

Finale doğru tempo artıyor, ipler geriliyor ve her şey tek bir patlama noktasına yöneliyor. Eksik yanları olsa da The Worst of Evil, Kore yapımı suç dizileri arasında iz bırakmayı başarıyor. Tarzı, atmosferi ve çifte kimlik temasıyla dikkat çeken bu yapım, yeraltı dünyasının hem şiddetini hem de duygusal karmaşasını ustalıkla yansıtıyor.

IMDb: 8.3
Nereden izlenir: Disney+

Independent Türkçe



Brad Pitt'in yeni Netflix filmi sosyal medyayı karıştırdı

62 yaşındaki Brad Pitt, kendisine En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandıran dublör Cliff Booth rolüne bu yıl izleyiciyle buluşacak filmle geri dönüyor (Sony Pictures Releasing)
62 yaşındaki Brad Pitt, kendisine En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandıran dublör Cliff Booth rolüne bu yıl izleyiciyle buluşacak filmle geri dönüyor (Sony Pictures Releasing)
TT

Brad Pitt'in yeni Netflix filmi sosyal medyayı karıştırdı

62 yaşındaki Brad Pitt, kendisine En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandıran dublör Cliff Booth rolüne bu yıl izleyiciyle buluşacak filmle geri dönüyor (Sony Pictures Releasing)
62 yaşındaki Brad Pitt, kendisine En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandıran dublör Cliff Booth rolüne bu yıl izleyiciyle buluşacak filmle geri dönüyor (Sony Pictures Releasing)

Netflix, Super Bowl sırasında sürpriz bir "ilk bakış" videosu yayımlayarak Brad Pitt'in dublör Cliff Booth rolüne The Adventures of Cliff Booth'ta geri döndüğünü gösterdi. Yapım, Bir Zamanlar… Hollywood'da (Once Upon a Time... in Hollywood) evreninde geçen yeni bir film.

Kısa tanıtım, retro bir müzik eşliğinde Cliff'in bir barda keyif yaptığı, bir film setinin perde arkasında dolaştığı ve toprak pistte bir yarış arabasının direksiyonunda görüldüğü sahnelerden oluşuyor. 

Video, dublörün dizini buzlayıp Elizabeth Debicki ve Yahya Abdul-Mateen II’nin canlandırdığı karakterlerle tanışmasıyla açılıyor; ikili, gösterişli "eski Hollywood" tarzı kıyafetler içinde. Tanıtım boyunca çıplaklık, sigara, orta parmak, silahlar ve küfürlü replikler kısa kısa beliriyor; görüntüler, "şakacı" bir sansür numarasıyla anlık olarak kapatılıyor.

Finalde ise Cliff'in masasının üzerine bir Oscar koyduğu bir plan var. Bu da Pitt'in, Bir Zamanlar… Hollywood'da filmindeki rolüyle kazandığı ilk oyunculuk Oscar'ına gönderme diye yorumlandı.

Pitt'in canlandırdığı "havalı ve karizmatik" dublör Cliff Booth'u ilk kez 2019'da filmde tanımıştık.

Devam filminde yönetmen koltuğunda David Fincher oturuyor. Senaryoyu Quentin Tarantino kaleme aldı ancak yönetmenliği Fincher'a bıraktı. Tarantino'nun ise hâlâ çekmek istediği 10. ve "son" film projesi üzerinde çalıştığı belirtiliyor. 

Fincher'ın Netflix'le ilişkisi Mindhunter dönemine uzanıyor. Yönetmenin platform için çektiği The Killer ve Mank de bu ortaklığın son örnekleri.

Super Bowl'u evde izleyenler ise, tanıtımda filmin adının hiç görünmemesiyle şaşkınlık yaşadı. Sosyal medyada bir kullanıcı "O Brad Pitt'li fragman da neyin nesiydi, biri açıklasın" derken, bir başkası şöyle yazdı: 

Brad Pitt'li Netflix filminin adını öğrenmemize resmen izin yok mu?

Başka bir kullanıcı ise Netflix'in filmin ismini bilinçli olarak vermediğini, insanların internette aratmasını sağlamak istediğini savundu.

Bir Zamanlar… Hollywood'da, 1969'da Charles Manson tarikatı mensuplarının Sharon Tate ve arkadaşlarını öldürdüğü geceyi "alternatif tarih" kurgusuyla yeniden yazmış; Cliff Booth'la yakın arkadaşı, Rick Dalton saldırganları durdurup öldürmüştü. 

The Adventures of Cliff Booth'un hikayesi 1970'lerde geçecek. Dalton'ı canlandıran Leonardo DiCaprio'nun bu devam filminde geri dönmesi beklenmiyor. 

Cliff Booth'a; Scott Caan, Elizabeth Debicki, Yahya Abdul-Mateen II, Carla Gugino ve Holt McCallany'nin canlandırdığı yeni karakterlerin eşlik edeceği açıklandı. Ayrıca Timothy Olyphant'ın, ilk filmdeki James Stacy rolüyle geri döneceği de doğrulandı.

Independent Türkçe, Variety, Mirror


Netflix'e sessiz sedasız eklenen Alman dizisi listeleri altüst etti

Unfamiliar'ın başrollerinde 53 yaşındaki Susanne Wolff'a (solda) Dogs of Berlin ve Dark gibi dizilerle de tanınan Felix Kramer (sağda) eşlik ediyor (Netflix)
Unfamiliar'ın başrollerinde 53 yaşındaki Susanne Wolff'a (solda) Dogs of Berlin ve Dark gibi dizilerle de tanınan Felix Kramer (sağda) eşlik ediyor (Netflix)
TT

Netflix'e sessiz sedasız eklenen Alman dizisi listeleri altüst etti

Unfamiliar'ın başrollerinde 53 yaşındaki Susanne Wolff'a (solda) Dogs of Berlin ve Dark gibi dizilerle de tanınan Felix Kramer (sağda) eşlik ediyor (Netflix)
Unfamiliar'ın başrollerinde 53 yaşındaki Susanne Wolff'a (solda) Dogs of Berlin ve Dark gibi dizilerle de tanınan Felix Kramer (sağda) eşlik ediyor (Netflix)

Netflix izleyicileri platforma yeni eklenen gerilim dizisini tek oturuşta bitiriyor.

6 bölümlük Unfamiliar, neredeyse hiç tanıtım yapılmadan Netflix kataloğuna eklendi. Ancak bu sessiz sedasız çıkışına rağmen kısa sürede izleyicinin ilgisini çekti ve platform listelerinde üst sıralara tırmandı.

Dizi, Birleşik Krallık'ta en çok izlenenler listesinde 9. sıraya yükseldi. Yayına girer girmez büyük ilgiyle karşılanan Unfamiliar, Türkiye'deyse ikinci sıraya yerleşti. Hem izleyiciler hem de eleştirmenler, bağımlılık yapan temposu nedeniyle gerilim dizisini türün meraklılarına öneriyor.

Almanya yapımı Unfamiliar, Simon ve Meret adlı iki eski casusun Berlin'in merkezinde gizli bir "güvenli ev" işletmesiyle açılıyor.

Netflix, 18 yaş altı izleyicilere uygun olmadığını belirttiği dizinin konusunu resmi özetinde şöyle anlatıyor:

İki eski casusun geçmişleri peşlerini bırakmayınca, en büyük dertleri araba kovalamacaları, silahlı çatışmalar veya yumruklaşmalar değil; birbirlerine gerçeği söylemek olur.

Bir değerlendirmede Unfamiliar'ın "kedi-fare" kovalamacası üzerine kurulu olduğu ve Netflix'in önceki casusluk hitleri The Night Agent, The Recruit ve Black Doves'u hatırlattığı belirtiliyor. Aynı yorumda dizi "görsel olarak etkileyici" bulunuyor. İzleyiciyi daha ilk bölümden yakaladığı ve aksiyon sevenler için "tek oturuşta bitirilecek" bir seçenek sunduğu vurgulanıyor.

Başka bir izleyici ise dizinin ilk bölümde merak uyandıracak kadar ipucu verip, bazı ayrıntıları karanlıkta bırakırken bunu "seyirciyle oynuyormuş" hissi yaratmadan yapmasını övdü.

Diziyi şimdiden bitirdiğini söyleyen bir izleyici de "Duramadım; gece 02.30'a kadar tüm bölümleri arka arkaya izledim" diyerek, yapımı "alışıldık Hollywood prodüksiyonlarından çok daha iyi" bulduğunu dile getirdi. 

Bir başka yorumda da aksiyon sahnelerinin sertliğine dikkat çekildi. Ana karakterin telefonda eşiyle tartışırken bir yandan da saldırganlarla boğuştuğu sekansı hatırlatan bir izleyici şöyle dedi:

Kulağa tuhaf geliyor ama sahne müthiş akıyor.

Bazı izleyiciler, başroldeki Susanne Wolff'un performansını "müthiş" diye nitelerken, dizinin klişelere düşmediğini belirtiyor. 

Çekimleri Berlin'de gerçekleşen Unfamiliar, 5 Şubat'tan bu yana Netflix'te izlenebiliyor.

Independent Türkçe, Express, Mirror


Zirve el değiştirdi: Timothée Chalamet'nin son filminden rekor

30 yaşındaki Timothée Chalamet'nin canlandırdığı Marty karakteri; masa tenisi şampiyonu, dolandırıcı, komedyen ve girişimci Marty Reisman'ın hayatından esinlenerek yaratılmış (A24)
30 yaşındaki Timothée Chalamet'nin canlandırdığı Marty karakteri; masa tenisi şampiyonu, dolandırıcı, komedyen ve girişimci Marty Reisman'ın hayatından esinlenerek yaratılmış (A24)
TT

Zirve el değiştirdi: Timothée Chalamet'nin son filminden rekor

30 yaşındaki Timothée Chalamet'nin canlandırdığı Marty karakteri; masa tenisi şampiyonu, dolandırıcı, komedyen ve girişimci Marty Reisman'ın hayatından esinlenerek yaratılmış (A24)
30 yaşındaki Timothée Chalamet'nin canlandırdığı Marty karakteri; masa tenisi şampiyonu, dolandırıcı, komedyen ve girişimci Marty Reisman'ın hayatından esinlenerek yaratılmış (A24)

Timothée Chalamet'nin başrolünü üstlendiği +18'lik spor filmi Muhteşem Marty (Marty Supreme), A24'ün dünya genelinde en yüksek hasılat yapan filmi oldu. 

Komediyle dramı buluşturan film, küresel gişede 147 milyon dolara ulaştı. Bunun 93 milyon doları ABD'den, 54 milyon dolarıysa uluslararası pazarlardan geldi. 

Bu rakamlar, daha önce A24'ün dünya çapındaki en büyük gişe başarıları arasında yer alan Oscarlı Her Şey Her Yerde Aynı Anda'nın (Everything Everywhere All at Once) 142 milyon dolarlık ve İç Savaş'ın (Civil War) 127 milyon dolarlık küresel hasılatını geride bıraktı.

Film, yılın başında 77 milyon dolarla A24'ün ABD gişesi rekorunu da kırmış ve Her Şey Her Yerde Aynı Anda'nın elindeki zirveyi devralmıştı. Yapımın dünya genelinde de liderliğe yükselmesi yalnızca birkaç hafta sürdü.

A24'e göre Muhteşem Marty'nin hasılatı daha da artacak. Zira film hâlâ bazı büyük uluslararası pazarlarda vizyona girmedi. 

Stüdyo, pazarlama giderleri hariç yalnızca prodüksiyon için 70 milyon dolar harcadı; bu, bağımsız/arthouse çizgisiyle bilinen şirketin bugüne kadar bir filme ayırdığı en yüksek yapım bütçesi. Sinema salonlarının bilet gelirinin yaklaşık yarısını aldığı hesaba katıldığında, filmin gişede uzun süre ayakta kalması stüdyo için rahatlatıcı.

Yapım, ABD ve Kanada'da Noel günü vizyona girerek uzun tatil döneminde 27 milyon dolarlık açılış yapmıştı. Başarıda Chalamet'nin payı büyük. Film, olumlu eleştiriler ve kulaktan kulağa yayılan övgü dolu yorumlar sayesinde sinemalarda izleyici çekmeyi sürdürüyor

Çin'de de vizyona girecek

Josh Safdie imzalı tempolu macerada Chalamet, masa tenisi şampiyonu Marty Mauser rolünde. Mauser, zirve hayalinin peşinde kendini sonuna kadar zorluyor. Filmde Chalamet'ye Gwyneth Paltrow, Odessa A'zion, Kevin O'Leary, Tyler Okonma, Abel Ferrara ve Fran Drescher eşlik ediyor.

Filmin uluslararası vizyon yolculuğu da sürüyor. A24, yapımın yıl içinde Çin'de vizyona gireceğini duyurdu ancak tarih henüz açıklanmadı. Chalamet, yılın başlarında yaptığı açıklamada "Çinli izleyicilerin Muhteşem Marty'yi deneyimlemesi ve filmin dünyanın dört bir yanındaki yolculuğunun bir parçası olması için sabırsızlanıyorum" ifadelerini kullanmıştı.

Muhteşem Marty aynı zamanda ödül sezonunda da güçlü bir performans sergiliyor. Chalamet, En İyi Erkek Oyuncu dalında Altın Küre ve Eleştirmenlerin Seçimi ödüllerini kazandı. Spor draması, En İyi Film dahil 9 dalda Oscar'a aday gösterildi.

Türkiye'de 1 Ocak'ta vizyona giren Muhteşem Marty halen gösterimde.

Independent Türkçe, Variety, The Playlist