Yaklaşık bin İsrailli İran adına casusluk yapıyor

İlk başta marjinal insanlar olduklarını düşündüler, ancak bu durumun sürekliliği istihbarat servislerini endişelendirmeye başladı

İsrail polisi tarafından İran adına casusluk yaptığı şüphesiyle tutuklanan bir kişinin fotoğrafı yayınlandı, 9 Aralık 2024
İsrail polisi tarafından İran adına casusluk yaptığı şüphesiyle tutuklanan bir kişinin fotoğrafı yayınlandı, 9 Aralık 2024
TT

Yaklaşık bin İsrailli İran adına casusluk yapıyor

İsrail polisi tarafından İran adına casusluk yaptığı şüphesiyle tutuklanan bir kişinin fotoğrafı yayınlandı, 9 Aralık 2024
İsrail polisi tarafından İran adına casusluk yaptığı şüphesiyle tutuklanan bir kişinin fotoğrafı yayınlandı, 9 Aralık 2024

İsrail gazetesi Haaretz dün, çoğu Yahudi yaklaşık bin İsrail vatandaşının para karşılığı İran adına casusluk yapmayı kabul ettiğini ortaya çıkardı.

Şimdiye kadar tutuklanan casusların çoğunun güvenlik sırlarına erişimi olmamasına ve verdikleri zararın nispeten sınırlı olmasına rağmen, İsrail iç istihbarat servisi Şin-Bet (Şabak) halen endişeli.

İsrailli güvenlik uzmanı Yossi Melman'a göre istihbarat servislerinin yetkilileri başlangıçta ‘düşmanla iş birliği yapanların’ toplumun uç kesimlerinden olduğunu düşünüyordu, ancak son zamanlarda ‘sıradan ve ana akımdan’ olarak tanımlanabilecek çok sayıda İsraillinin İran'la savaş sırasında bile İranlılarla temas kurmaya başladığı anlaşıldı.

Şabak ve Adalet Bakanlığı verilerine göre sadece geçtiğimiz yıl, İran adına casusluk yapmayı kabul eden İsraillilerin karıştığı 25'ten fazla olay ortaya çıkarıldı ve 35'ten fazla ciddi iddianame hazırlandı.

Pratikte casusluk vakalarının sayısı 7 Ekim 2023'ten bu yana iki katına çıkarken yaklaşık bin İsrailli, çoğunlukla sosyal ağlar aracılığıyla İran’ın casusluk servisleri tarafından temasa geçirildi.

Şimdiye kadar İran adına casusluk yaptığı suçlamasıyla sadece bir kişi hüküm giydi. Aşkelonlu eski bir iş adamı olan 72 yaşındaki Moti Mamman 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olaya karışanların geri kalanları ise halen yargılanmayı bekliyor. Bazıları ya İran tarafından gelen iletişim girişimlerini görmezden geldi ya da reddetti, bazıları ise yanıt verdi. Buna karşın Şabak müfettişleri bu kişileri erkenden tespit edip devam etmemeleri konusunda uyardı.

Öte yandan Haaretz’e göre bu kişilerin çok azı para ile kandırıldıktan sonra kendilerine verilen görevleri yerine getirdi.

Haaretz'in haberine göre Şabak, yaklaşık iki yıldır İranlı istihbarat servisleriyle irtibata geçmeyi kabul eden yüzlerce İsraillinin yanı sıra onlarla iş birliği yapmayı ve devlete ihanet etmeyi kabul edenleri de engellemek için mücadele ediyor. Şabak, şüphelileri engelleme ve tutuklama konusunda başarılı olsa da İsraillileri İran adına casusluk yapmaktan caydırma konusunda başarısız oldu. İşte bu nedenle Şabak ve Başbakanlık Ulusal Enformasyon Servisi, ‘Kolay Para, Yüksek Fiyat’ başlıklı daha önce eşi ve benzeri görülmemiş ve istisnai bir ulusal propaganda kampanyası başlatmaya karar verdi.

Kampanya, bir asker hakkında başka bir ülkenin ajanıyla irtibat kurma ve düşmana bilgi sağlama suçlarından dava açılmasından bir gün sonra başlatıldı. Söz konusu asker, önceden bilgi sahibi olarak savaş sırasında İranlı kuruluşlarla bağlantı kurmuş ve bir miktar para karşılığında roketleri engelleme, Demir Kubbe bataryaları ve İran roketlerinin iniş yerleri hakkında bilgi aktarmıştı.

Melman'a göre İran'ın İsrail vatandaşlarını kendi adına casusluk yapmak üzere işe alması, son yıllarda endişe verici bir şekilde genişlemiş, muvazzaf ve yedek askerler de dahil olmak üzere çeşitli dini, etnik ve yaş gruplarından İsrail toplumunun geniş kesimlerini kapsar hale geldi.

Melman, İsrail tarihinde Sovyetler Birliği lehine ideolojik olarak motive edilen önceki casusluk vakalarından farklı olarak, olaya karışanların çoğunun ortak paydasının işin maddi karşılığı olduğunu söyledi. Bu değişimin İsrail toplumundaki değerler krizini ve toplumsal dayanışmadaki çöküşü yansıttığını belirten Melman, bu durumun yetkilileri ‘Kolay Para, Yüksek Fiyat’ başlıklı bir medya farkındalık kampanyası başlatmaya ittiğini söyledi.

Devlete ve kurumlarına karşı artan güvensizlik duygusunun ve caydırıcılık eksikliğinin bu olgunun daha da şiddetlenmesine katkıda bulunduğunu ifade eden Melman, bu durumu temel toplumsal değerlere bağlılığın azaldığının tehlikeli bir göstergesi olarak nitelendirdi.



Hürmüz kaynıyor... İran ateş çemberini genişletti

İran'ın Bandar Abbas limanı açıklarında Hürmüz Boğazı'nda dün iki petrol tankeri demirledi (AP)
İran'ın Bandar Abbas limanı açıklarında Hürmüz Boğazı'nda dün iki petrol tankeri demirledi (AP)
TT

Hürmüz kaynıyor... İran ateş çemberini genişletti

İran'ın Bandar Abbas limanı açıklarında Hürmüz Boğazı'nda dün iki petrol tankeri demirledi (AP)
İran'ın Bandar Abbas limanı açıklarında Hürmüz Boğazı'nda dün iki petrol tankeri demirledi (AP)

Hürmüz Boğazı dün, ABD ordusunun seyrüseferi yeniden başlatmak ve mahsur kalan gemileri kurtarmak amacıyla başlattığı "Özgürlük Projesi" operasyonuyla eş zamanlı olarak, İran güçlerinin ABD donanması ve ticari gemilere yönelik seyir füzeleri, insansız hava araçları (İHA) ve sürat tekneleriyle saldırması sonucu açık bir çatışma alanına dönüştü.

Gerilimin artması, kırılgan ateşkesi doğrudan baskı altına aldı ve savaş ticari gemilere ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne yayıldı.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), iki ABD gemisinin Hürmüz Boğazı'ndan geçtiğini açıklarken, Tahran herhangi bir ticari geminin geçişini yalanladı İran Genelkurmay Başkanlığı ve Devrim Muhafızları Ordusu, koordinasyonsuz geçişlere karşı uyararak, yabancı güçlerin hedef alınacağını belirtti.

Çatışmaların boyutu BAE’ye de sıçradı. BAE Savunma Bakanlığı dün yaptığı açıklamada; İran tarafından ülkeye fırlatılan 12 balistik füze, 3 seyir füzesi ve 4 İHA’ya müdahale edildiğini duyurdu. Füceyre’deki yetkililer, petrol endüstrisi bölgesindeki bir tesisin İHA ile hedef alındığını ve olayda 3 kişinin yaralandığını bildirdi.

Hürmüz Boğazı yakınlarında başka gemiler de güvenlik olayları bildirdi; bunlar arasında Güney Kore bandıralı bir gemide yangın ve patlama meydana geldi. BAE, ADNOC'a ait boş bir tankerin iki İHA ile hedef alındığını açıkladı. Bu arada, denizcilik merkezleri Hürmüz Boğazı'ndaki tehdit seviyesini "kritik" olarak korudu.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, ABD kuvvetlerinin altı İran sürat teknesini imha ettiğini ve Tahran tarafından fırlatılan seyir füzeleri ve İHA’ların engellediğini belirterek, İran'ın ticari gemi trafiğini aksatmaya çalıştığını ancak başarısız olduğunu kaydetti.

Cooper, İran kuvvetlerine ABD askeri varlıklarından "tamamen uzak durmaları" tavsiyesinde bulunarak, İran üzerindeki askeri baskının "beklentilerin üzerinde" etki yarattığını vurguladı.


ABD ve Körfez ülkeleri, Hürmüz Boğazı konusunda yeni bir BM karar tasarısı hazırlıyor

4 Mayıs 2026'da Lefkoşa'da çekilen fotoğrafta, bir kişi, gemi takip sitesi aracılığıyla Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğini gösteren ekranın önünde duruyor (AFP)
4 Mayıs 2026'da Lefkoşa'da çekilen fotoğrafta, bir kişi, gemi takip sitesi aracılığıyla Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğini gösteren ekranın önünde duruyor (AFP)
TT

ABD ve Körfez ülkeleri, Hürmüz Boğazı konusunda yeni bir BM karar tasarısı hazırlıyor

4 Mayıs 2026'da Lefkoşa'da çekilen fotoğrafta, bir kişi, gemi takip sitesi aracılığıyla Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğini gösteren ekranın önünde duruyor (AFP)
4 Mayıs 2026'da Lefkoşa'da çekilen fotoğrafta, bir kişi, gemi takip sitesi aracılığıyla Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğini gösteren ekranın önünde duruyor (AFP)

ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz, yaptığı açıklamada, ABD ile Körfez ülkelerinin, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasına tepki olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne sunulmak üzere bir karar taslağı hazırladığını söyledi.

Waltz, taslak üzerindeki müzakerelerin bu hafta gerçekleştirileceğini belirtti. Bu gelişme, geçen ay ABD’nin deniz yolunda seyrüsefer özgürlüğünü yeniden sağlamaya yönelik uluslararası çabaları teşvik etmesini umduğu kararın, Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri Rusya ve Çin tarafından engellenmesinin ardından geldi.

Waltz, gazetecilere telekonferans yoluyla dün yaptığı açıklamada, ABD’nin yeni taslağı Bahreyn ile birlikte, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın katkılarıyla hazırladığını ifade etti.

Tahran'ın merkezinde, Hürmüz Boğazı'nı ve ABD Başkanı Donald Trump'ın dudaklarının dikilmiş olarak gösteren bir reklam panosu (AP)Tahran'ın merkezinde, Hürmüz Boğazı'nı ve ABD Başkanı Donald Trump'ın dudaklarının dikilmiş olarak gösteren bir reklam panosu (AP)

Karar taslağının İran’dan, ticari gemilere yönelik saldırıları ve boğazdaki seyrüseferden ücret alma girişimlerini durdurmasını talep etmesi bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre taslakta, İran’ın deniz mayınları döşemeye son vermesi ve bu mayınların yerlerini açıklaması çağrısı da yer alıyor.

Waltz, yeni taslağın önceki girişime kıyasla “daha spesifik bir çaba” olduğunu vurgularken, bunun İran ile yürürlükte olan ateşkes sürecine denk geldiğini belirtti.

ABD’li yetkili, “Bu karar, uluslararası su yollarına mayın döşenmesi ve tüm dünya ekonomilerini, özellikle Asya’dakileri etkileyecek geçiş ücretleri konularına daha fazla odaklanıyor” ifadelerini kullandı.


Gizli Servis ajanları Beyaz Saray yakınlarında bir silahlı saldırganı vurdu

Beyaz Saray yakınlarında bir ABD Gizli Servis personeli (AP)
Beyaz Saray yakınlarında bir ABD Gizli Servis personeli (AP)
TT

Gizli Servis ajanları Beyaz Saray yakınlarında bir silahlı saldırganı vurdu

Beyaz Saray yakınlarında bir ABD Gizli Servis personeli (AP)
Beyaz Saray yakınlarında bir ABD Gizli Servis personeli (AP)

ABD Gizli Servisi ajanları, dün Washington şehir merkezinde silahlı bir kişiye ateş açtı. Yetkililer, olayın Beyaz Saray’ın geçici olarak kapatılmasına yol açtığını bildirdi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Gizli Servis Başkan Yardımcısı Matthew Quinn, ateş açma olayının National Mall yakınlarında ve Başkan Yardımcısı JD Vance’in konvoyunun bölgeden geçmesinden kısa süre sonra meydana geldiğini açıkladı.

Quinn, gazetecilere yaptığı açıklamada, Başkan Yardımcısı’nın hedef alındığını düşünmediğini belirtirken, olayın eski Başkan Donald Trump’a yönelik son suikast girişimleriyle bağlantılı olup olmadığı konusunda yorum yapamayacağını söyledi.

“Bu konuda spekülasyon yapmayacağım” diyen Quinn, “Ateşin başkana yönelik olup olmadığını bilmiyorum, ancak bunu öğreneceğiz” ifadelerini kullandı.

Quinn ayrıca, Gizli Servis ajanlarının silah taşıdığı değerlendirilen “şüpheli bir kişiyi” tespit etmesinin ardından olayın yaşandığını belirtti.

Şüpheli, görevlilerin kendisine yaklaşması üzerine yaya olarak kaçtı, ardından silahını çekerek ateş açtı. Gizli Servis ajanları da karşılık vererek şahsı vurdu.

Yaralanan kişi hastaneye kaldırılırken, sağlık durumuna ilişkin henüz bilgi verilmedi.

Quinn, olay sırasında yoldan geçen bir çocuğun da hafif yaralandığını ifade etti.

Olay, yaklaşık bir hafta önce Washington’da Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğinin düzenlendiği otele silahlı bir kişinin girmeye çalışmasının ardından meydana geldi.