Barrack: Silahsızlanmanın son tarihini İsrail belirliyor

ABD'nin Lübnan'dan ayrılan temsilcisi “normalleşme olasılığı” konusunda ikna oldu

Er-Rahi, ABD elçisi Thomas Barrack'ı kabul etti (Merkez)
Er-Rahi, ABD elçisi Thomas Barrack'ı kabul etti (Merkez)
TT

Barrack: Silahsızlanmanın son tarihini İsrail belirliyor

Er-Rahi, ABD elçisi Thomas Barrack'ı kabul etti (Merkez)
Er-Rahi, ABD elçisi Thomas Barrack'ı kabul etti (Merkez)

ABD'nin Lübnan'a gönderdiği özel temsilci Thomas Barrack, “Hizbullah'ın silahlarını çekmesi için verilen sürenin İsrail tarafından belirlendiğini, ABD'nin bu konuda bir kararının olmadığını” açıkladı. Barrack, Lübnan hükümetinin bu konuda somut adımlar atmaması halinde, güneyde hava saldırıları ve Beyrut üzerinde insansız hava araçlarının uçmaya devam edeceği uyarısında bulundu.

Barrack, dün Beyrut'a yaptığı yeni ziyaretini, “Hizbullah'ın silahsızlandırılması” konusundaki Amerikan ilkelerini yeniden belirleyerek tamamladı. Barrack bunu, silahların sadece hükümetin elinde olması gerektiğini öngören yasayı uygulamakla yükümlü olan Lübnan hükümetinin sorumluluğu olarak nitelendirdi. Şarku’l Avsat’ın da katıldığı küçük bir grup gazetecilerle yaptığı görüşmede, Lübnan'ın “bir fırsatın önünde” olduğunu söyledi. Barrack, “Yardımcı olabileceğimize inanıyoruz. İyi bir konumda olduğumuzda tüm komşularımızla bağlantı kurarak bir köprü görevi görebiliriz. Körfez'deki ve Batı'daki dostlarımızla ve Fransa ile birlikte süreci gerçekten etkileyebileceğimize inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Barrack, "Görüşmelerinde, Lübnanlıların İsrail ile ilişkileri normalleştirme konusunda istekli olduğunu hissettiğini" söyledi. Ancak yetkililerden böyle bir şey duymadığını, çünkü "hükümetin tutumunun her zaman İsrail ile görüşmemek yönünde olacağını" belirtti. Öte yandan, İsrail'in Lübnan'da hiçbir emelinin olmadığını belirterek, "İsrail'in Lübnan'ı yutma arzusu olsaydı, bunu göz açıp kapayıncaya kadar yapardı" dedi.



Nükleer tesislerin denetimi İsviçre mutabakatlarını test ediyor

Pakistan Başbakanı Şerif, dün İslamabad yakınlarındaki Rawalpindi’deki Nur Han Hava Üssü’nde İran Cumhurbaşkanı’nı kabul ederken (Reuters)
Pakistan Başbakanı Şerif, dün İslamabad yakınlarındaki Rawalpindi’deki Nur Han Hava Üssü’nde İran Cumhurbaşkanı’nı kabul ederken (Reuters)
TT

Nükleer tesislerin denetimi İsviçre mutabakatlarını test ediyor

Pakistan Başbakanı Şerif, dün İslamabad yakınlarındaki Rawalpindi’deki Nur Han Hava Üssü’nde İran Cumhurbaşkanı’nı kabul ederken (Reuters)
Pakistan Başbakanı Şerif, dün İslamabad yakınlarındaki Rawalpindi’deki Nur Han Hava Üssü’nde İran Cumhurbaşkanı’nı kabul ederken (Reuters)

ABD ile İran'ın İsviçre müzakerelerinin arifesinde vardığı mutabakatlar, nükleer denetim konusundaki anlaşmazlığın su yüzüne çıkmasıyla ilk ciddi sınavıyla karşı karşıya geldi. Washington, Tahran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerinin geri dönüşünü kabul ettiğini savunurken İran, hasar görmüş tesislerin denetlenmesinin şu an gündemde olmadığını ısrarla vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ‘en üst düzeyde’ ve uzun süreli denetimlere ‘tam ve eksiksiz’ biçimde onay verdiğini belirterek bunun ‘nükleer dürüstlüğü’ güvence altına alacağını ileri sürdü. Tahran'ın kabul etmemesi halinde ek müzakere olmayacağı uyarısını yapan Trump, müfettişlerin ‘uygun zamanda sahaya ineceğini’ ve İran'ın UAEA faaliyetlerine ilişkin tutumunun ‘hatalı’ olduğunu söyledi

Tahran ise mutabakatlarda nükleer dosyanın hiç ele alınmadığını öne sürdü. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran'ın UAEA Başkanı Rafael Grossi ile herhangi bir toplantı yapmadığını ve hasar görmüş tesislerin denetlenmesine izin vermeyi planlamadığını açıkladı.

Bu anlaşmazlık, Umman ile İran'ın Hürmüz Boğazı'nın yönetimi ile buna bağlı hizmetler ve maliyetleri müzakere etmelerine dair uzlaşmasıyla eş zamanlı yaşandı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Abu Dabi'de uluslararası hukukun küresel su geçitlerinde geçiş ücreti uygulanmasını yasakladığını belirtti.

Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ‘İslamabad Mutabakatı’nın uygulanmasını takip etmek amacıyla İslamabad'a gitti. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, İran'ın balistik füzeleri konusundaki ‘çifte standartları’ reddederek bu dosyanın müzakerelerde gündeme taşınmadığını vurguladı.


ABD'den Lübnan'a İran anlaşmasına ilişkin güvence

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, günler önce Genelkurmay Başkanı Rudolf Heykel'in de katılımıyla Lübnan müzakere heyetiyle bir araya gelirken (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, günler önce Genelkurmay Başkanı Rudolf Heykel'in de katılımıyla Lübnan müzakere heyetiyle bir araya gelirken (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

ABD'den Lübnan'a İran anlaşmasına ilişkin güvence

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, günler önce Genelkurmay Başkanı Rudolf Heykel'in de katılımıyla Lübnan müzakere heyetiyle bir araya gelirken (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, günler önce Genelkurmay Başkanı Rudolf Heykel'in de katılımıyla Lübnan müzakere heyetiyle bir araya gelirken (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile gerçekleştirdiği telefon görüşmelerinde kendisine ABD güvencelerini ilettiler. İkili, Washington'ın Lübnan devletinin toprakları üzerinde tam egemenlik kurma çabalarına olan desteğinin yanı sıra ABD, Lübnan ve İran'dan temsilcilerin yer alacığı ortak bir hücre kurulması da dahil olmak üzere İsviçre müzakerelerinde varılan mutabakatların uygulanmasının takip edileceğini vurguladı.

Avn, beşinci turu dün Washington'da başlayan Lübnan-ABD-İsrail müzakerelerinin takibine yönelik düzenlenen toplantıda müzakere seçeneğinin doğruluğunu kanıtladığının altını çizerken Lübnan'ın ‘ancak İsrail işgalinin ve dış vesayetin birlikte sona ermesiyle yetineceğini’ açıkladı.

Şarku’l Avsat'ın edindiği bilgilere göre görüşmeler, ABD’nin baskısıyla önceden mutabık kalınan ‘model bölgeler’ ilkesi çerçevesinde İsrail kuvvetlerinin çekilip Lübnan ordusu birliklerinin konuşlandırılacağı seçilmiş Lübnan köylerinden deneme niteliğinde İsrail çekilmesi üzerine yoğunlaştı. Bununla birlikte karşılıklı adımların henüz müzakere aşamasında olan bir mekanizma dahilinde Amerikan gözetimine tabi tutulacağı belirtildi.

Sahada ise İsrail, Lübnan’ın güneyine kısıtlı askeri saldırılar düzenleyerek ateşkesin sınırlarını yoklamayı sürdürdü. Nebatiye ve Ali et-Tahir tepesi çevresinde tırmanan gerilim, ateşkesi süregelen ihlallerin baskısına maruz bırakıyor.


Irak zimmetine geçirilen paraları “toprak altında” yakaladı

Irak’taki yargı kurumları tarafından dağıtılan, Irak Merkez Bankası mührüyle mühürlenmiş kutu ve torbaların içinde ele geçirilen nakit paraların fotoğrafı
Irak’taki yargı kurumları tarafından dağıtılan, Irak Merkez Bankası mührüyle mühürlenmiş kutu ve torbaların içinde ele geçirilen nakit paraların fotoğrafı
TT

Irak zimmetine geçirilen paraları “toprak altında” yakaladı

Irak’taki yargı kurumları tarafından dağıtılan, Irak Merkez Bankası mührüyle mühürlenmiş kutu ve torbaların içinde ele geçirilen nakit paraların fotoğrafı
Irak’taki yargı kurumları tarafından dağıtılan, Irak Merkez Bankası mührüyle mühürlenmiş kutu ve torbaların içinde ele geçirilen nakit paraların fotoğrafı

Irak’taki yargı kurumları, Petrol Bakanlığı’ndan bir yetkili ve çeşitli sorumluların zimmetlerine para geçirdikleri suçlamasıyla yargılandığı davaya ait toprak altında saklanmış milyonlarca doları ele geçirdiğini duyurdu.

Irak mahkemesinin yayımladığı fotoğraflar, kolluk kuvvetlerinin ‘milyonlarca dolara ulaşmak için toprağı 4 metre derinliğe kadar kazmak zorunda kaldığını’ ortaya koydu.

Yolsuzlukla Mücadele Ağır Ceza Mahkemesi'nin soruşturma hâkimi, tutuklanan Petrol Bakanlığı yetkilisi Adnan el-Cumeyli'nin davasındaki gelişmelere ilişkin açıklamasında eski Selahaddin Valisi Raid el-Cuburi'nin de gözaltına alındığını bildirdi.

Hâkim, yetkililerin salı günü ‘çeşitli kişilere ait evlerde gizlenmiş 67 milyar dinardan fazla (yaklaşık 65 milyon dolar) ile 1 milyon dolar’ ele geçirdiğini açıkladı.

Hâkim ayrıca tutarın bir bölümünün 4 metre derinlikte toprak altına saklandığını ve özel iş makineleriyle yapılan kazı sonucunda bulunduğunu belirterek davada el konulan toplam tutarın 98 milyar dinarı (yaklaşık 95 milyon dolar) ve 11 milyon doları aştığını vurguladı.