Kuzey Suriye'deki yangın söndürülürken Ankara’nın SDG’ye verdiği mühletin sonu bekleniyor

SDG: Otoriteye bağlı silahlı fraksiyonlar ateşkese uymadı

 Kuzey Suriye'de çatışmalar dururken gergin atmosfer devam ediyor (Independent Arabia)
Kuzey Suriye'de çatışmalar dururken gergin atmosfer devam ediyor (Independent Arabia)
TT

Kuzey Suriye'deki yangın söndürülürken Ankara’nın SDG’ye verdiği mühletin sonu bekleniyor

 Kuzey Suriye'de çatışmalar dururken gergin atmosfer devam ediyor (Independent Arabia)
Kuzey Suriye'de çatışmalar dururken gergin atmosfer devam ediyor (Independent Arabia)

Mustafa Rüstem

Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrolü altındaki Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin (KDSÖY) Halep'teki ateşkes konusunda müzakerecisi ve Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkan Yardımcısı Bedran Çiya  Kurd, Suriye otoritesine bağlı silahlı fraksiyonların, Şam ile varılan ve Şeyh Maksud ile Eşrefiye mahallelerinde derhal çatışmaların durdurulmasını hedefleyen ateşkese uymadığını söyledi.

Kurd, “Tırmandırma, seferberlik ve iki mahalleye uygulanmaya devam eden kuşatma, Ankara tarafından desteklenen silahlı fraksiyonların geçici otoritenin kararlarına uymadığını, aksine Suriye ulusal çıkarlarıyla çelişen dış ajandaları uyguladığını bir kez daha teyit ediyor. Uluslararası ve bölgesel arabulucuların Ankara'ya Suriye’nin iç işlerine müdahalesini durdurması için baskı yapmak üzere müdahale etmesi kesinlikle gereklidir. Bu arabulucular, durumun yatıştırılmasında aktif bir rol oynamalı ve Şam ile aramızda, herhangi bir dış müdahaleden uzak, uzlaşıya dayalı ve sürdürülebilir çözümlere ulaşmanın önünü açmalıdır. Suriye'nin ulusal çıkarı, bölgesel dayatmalardan ve gerginliklerden uzak, Suriyeliler arasında diyalog ve doğrudan müzakerelerde yatmaktadır” dedi.

Görünüşe göre, ABD'nin SDG’ye yönelik baskısı, Suriye'nin kuzeyindeki Halep şehrinde, özellikle Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinde, son dönemde yükselen gerginliği durdurarak istenen sonuçları vermiş gibi görünüyor. Suriye Savunma Bakanlığı'nın kuzeye askeri takviye gönderdiği, iki taraf arasındaki çatışmalar sebebiyle kanlı ve sıcak geçen bir gecenin ardından, iki mahalleye giden yollar ve geçiş noktaları, bölgede hüküm süren sükunete rağmen kapalı kalmaya devam ediyor.

Bölge sakinleri, Suriye ordusu ve SDG'nin kimin tansiyonun yükselmesine sebep olduğu konusunda karşılıklı suçlamalarda bulunduğu şiddetli bir çatışmanın izlerinden kurtulmaya çalışıyor. Bu arada, bölgede büyük bir göç dalgası yaşandı ve ailelerin İbn Rüşd Hastanesi'nin karşısındaki ile Tarım Müdürlüğü yakınlarındaki bölge de dahil olmak üzere birçok bölgeyi terk ettikleri görüldü.

Sükûnetin ardından bölge sakinleriyle yaptığımız görüşmelerde, aşırı bir temkin eşliğinde bir rahatlama hissi hakimdi. Çatışmaların sona ermesine rağmen atmosfer gerginliğini koruyor. İçlerinden biri, “Toprak barikatlar iki mahalleye giden tüm giriş ve çıkışları hâlâ kapatıyor, fakat yetkililer sivillerin çıkmasına izin verdi ancak kimsenin girmesine izin vermedi” dedi.

Halep'teki ateşkes, SDG lideri Mazlum Abdi'nin başkent Şam'ı ziyaret edip Suriye Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra ile görüşmesinin ardından geldi. Ebu Kasra'nın X hesabından yapılan paylaşıma göre, iki yetkili, kuzey ve kuzeydoğu Suriye'deki cephe hatları ve askeri konuşlanma noktalarında kapsamlı bir ateşkes konusunda anlaştı. Fransız Haber Ajansı AFP, Abdi ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara arasında, ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Amiral Brad Cooper'ın da katılımıyla bir görüşme gerçekleştiğini teyit etti.

SDG yaptığı açıklamada, güçlerinin hükümetin güvenlik kontrol noktalarını hedef aldığını reddederken, geçen nisan ayında varılan bir anlaşma uyarınca Halep'ten çekilmelerinden bu yana şehirde SDG unsurlarının bulunmadığını belirtti. Yaşananların, devlet güçlerinin sivillere yönelik tekrarlanan saldırıları, Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerini kuşatma altına alma girişimi olduğu ifade edildi.

Diplomatik çabalar

Bu arada, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, Türk mevkidaşı Hakan Fidan'ın daveti üzerine Çarşamba günü Türkiye'yi ziyaret etti. Bu ziyaret, Şara ile Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan arasında beklenen görüşmenin öncesinde gerçekleşti. Fidan, Abdi ve Şam'ın ateşkes deklare etmesinden bir gün sonra, Kürt liderliğindeki SDG’nin “ayrılıkçı ajandasından” vazgeçmesi gerektiğini söyledi.

Ankara'da Şeybani ile düzenlediği ortak basın toplantısında Fidan, Suriye yönetiminin artık ülkede DEAŞ ile tek başına mücadele edebileceğini, bu nedenle yabancı ülkelerin yaklaşımlarını değiştirmeleri gerektiğini belirtti.

Suriye Savunma Bakanı ve SDG Komutanı Salı günü, kuzey ve kuzeydoğu Suriye'deki tüm cephelerde kapsamlı bir ateşkes konusunda anlaştıklarını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Türk medya kuruluşlarından aktardığı habere habere Ankara'nın Şam ile iş birliği içinde, SDG'nin taahhütlerini yerine getirip geçiş hükümetinin silahlı kuvvetlerine katılmaması halinde büyük olasılıkla SDG'ye karşı askeri operasyon başlatacağını belirtti. Türkiye, SDG'nin yeni Suriye ordusuna entegrasyonunun tamamlanması için bu yıl sonuna kadar mühlet verdi.

Ankara, SDG'nin entegrasyonuna sıkı sıkıya bağlı olduğunu göstermeye çalışıyor ve askeri harekât tehdidinde bulunuyor. Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan resmi bir kaynak salı günü yaptığı basın açıklamasında, SDG'nin 10 Mart anlaşmasının şartlarını ihlal etmesi halinde, ülkesinin Şam'ın yanında yalnızca siyasi olarak değil, askeri olarak da durmaya hazır olduğunu söyledi. Türkiye'nin bölgesel güvenliği tehdit eden veya Ankara-Şam anlaşmalarını ihlal eden hiçbir hamle karşısında sessiz kalmayacağını da sözlerine ekledi.

sdfrgt
SDG, güçlerinin hükümetin güvenlik kontrol noktalarını hedef aldığı iddialarını yalanladı (Independent Arabia)

Türk kaynak, “Geçen hafta düzenlenen ortak güvenlik toplantılarında anlaşmanın uygulama mekanizmalarına odaklanıldığını ve SDG'nin herhangi bir ihlalinin sahada kararlı adımlarla karşılanacağını” açıkladı.

Bu arada, The Independent Arabia'ya özel konuşan Türk araştırmacı Firas Rıdvanoğlu, devam eden siyasi ve diplomatik gelişmeler nedeniyle kapsamlı hazırlıklar yapıldığını gösteren ilk bilgilere rağmen, Türkiye'nin herhangi bir askeri müdahalede bulunmasının uzak bir ihtimal olduğunu söyledi. “SDG'ye verilen mühlet nedeniyle Suriye'de bir askeri operasyon pek olası görünmüyor. Ayrıca, Suriye, mevcut koşulların yeni bir krizi kaldıramayacak durumda olması nedeniyle askeri müdahaleyi reddediyor. Cumhurbaşkanı Şara'nın sorunları siyasi yollarla çözmek istediği açık” dedi. Rıdvanoğlu, entegrasyon sağlanana kadar SDG üzerindeki baskının devam edeceğini öngörerek, “Mazlum Abdi ve Şam'da Şara ile görüşmesinin, olası olmayan bir çözüm olan askeri çatışmayı önlemek için bir formül bulma çerçevesinde gerçekleştiği açık. ABD bile SDG'ye baskı yapma görüşünde ve Şam da aynı görüşü paylaşıyor. Görünüşe göre Ankara da bu yolu izleyecek” diye ekledi.

Anlaşmaya dönüş veya kaçış

Her halükarda, SDG Komutanının, kuzeydoğu Suriye’de özerk bir bölge ve güçlerinin yeni orduya bağımsız gruplar aracılığıyla entegre edilmesi şeklinde özetlenen taleplerine bağlı kaldığına dair bilgiler mevcut. Bu arada, çeşitli bileşenlerden oluşan SDG'nin savaşçı sayısının 100 bini aştığı ve seferberlik durumunda 200 bine ulaşacağı belirtiliyor.

BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, iç zorlukların ortasında ülkedeki durumun ciddiyeti konusunda uyarıda bulunurken, Kuzeydoğu Suriye Özerk Yönetimi'nin Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed, son Halep olaylarının patlak vermesinden önce yaptığı açıklamada, SDG Komutanının yeni Suriye ordusunun Genelkurmay Başkanlığı görevini üstlenebileceğini açıkladı.

scdfrgt
Türkiye, SDG güçlerini Suriye ordusuna entegre etmeyi hedefliyor (Independent Arabia)

Bu arada, kuzeydoğu Suriye müzakere heyeti, hükümet temsilcileriyle yapılan toplantının ayrıntılarını resmi X hesabında yayınladı. Toplantıda herhangi bir resmi belge imzalanmadan dört konu görüşüldü.

SDG'ye verilen mühlete gelince, Rıdvanoğlu, bunun iyi bir süre olduğunu ve entegrasyon sürecine zaman tanıdığını düşünüyor; “Bir şekilde aceleci olduğu düşünülebilir, çünkü SDG bir yıldan kısa bir süre içinde kendisini feshedecek. Uzun yıllardır aktif ve etkin bir şekilde faaliyet gösteriyor ve bu onun için zor, ancak sahada pratik adımlar atılması gerekiyor” diyor.

Erdoğan, SDG ile Şam hükümeti arasındaki entegrasyon anlaşmasının uygulanmasına yönelik diplomatik çabalar başarısız olursa Suriye'nin parçalanmasına veya toprak bütünlüğünün ihlal edilmesine izin vermeyeceklerinin altını çizdi. Erdoğan bu açıklamayı 1 Ekim’de TBMM’deki yasama yılı açılış toplantısında yaparken, çatışmanın iki tarafı 10 Mart anlaşmasına dayalı siyasi bir çözüm için çalışmalarını sürdürüyor.



Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.


Suriye'nin güneyinde bir güvenlik görevlisi dört kişiyi öldürdü

Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
TT

Suriye'nin güneyinde bir güvenlik görevlisi dört kişiyi öldürdü

Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)

Suriye yetkilileri, ağırlıklı olarak Dürzi nüfusun yaşadığı Süveyda vilayetinde dört sivilin ölümüne ve bir kişinin de ağır yaralanmasına neden olan silahlı saldırıyla ilgili şüpheyle bir İç Güvenlik Kuvvetleri mensubunu gözaltına aldı.

Resmi haber ajansı SANA, Süveyda İç Güvenlik Şefi Hüseyin el-Tahhan'ın şu sözlerini aktardı: "Süveyda kırsalındaki el-Matouna köyünde korkunç bir suç işlendi ve dört vatandaş öldü, bir kişi de ağır yaralandı."

El-Tahhan, “bir mağdurla iş birliği içinde yapılan ilk soruşturmalar, şüphelilerden birinin bölgedeki İç Güvenlik Müdürlüğü personeli olduğunu ortaya koydu” açıklamasını yaptı ve “memur derhal gözaltına alındı ve yasal işlemlerin tamamlanması için soruşturmaya sevk edildi” ifadelerini kullandı.

Güney Suriye'deki Dürzi azınlığın kalesi olan Süveyda Valiliği, 13 Temmuz'dan itibaren bir hafta boyunca Dürzi silahlı gruplar ile Bedevi savaşçılar arasında çatışmalara sahne oldu, hükümet güçlerinin ve ardından Bedevilerin yanında yer alan silahlı aşiret mensuplarının müdahalesiyle kanlı çatışmalar yaşandı.

20 Temmuz'da ateşkes sağlandı, ancak durum gerginliğini korudu ve Süveyda'ya erişim zorlaştı.

Bölge sakinleri, hükümeti eyaleti kuşatma altına almakla suçlarken, on binlerce insan yerinden edildi; Şam ise bu suçlamayı reddediyor. O zamandan beri birkaç yardım konvoyu bölgeye girdi.

Süveyda valiliğindeki iç güvenlik başkanı, "kurbanların ailelerine en içten taziyelerini" ileterek, "vatandaşlara karşı yapılan her türlü ihlalin kesinlikle kabul edilemez olduğunu ve halkın güvenliğini ve emniyetini tehdit eden hiçbir eyleme müsamaha gösterilmeyeceğini" vurguladı.