Gazze'de ateşkes başladı, ancak ufukta karmaşıklıklar var

Şarm eş-Şeyh’teki bir caddeye ‘Şarm eş-Şeyh Barış Zirvesi – Gazze'deki Savaşı Sonlandırma Anlaşması’ yazılı pankart asan Mısırlı bir işçi, 12 Ekim 2025 (AFP)
Şarm eş-Şeyh’teki bir caddeye ‘Şarm eş-Şeyh Barış Zirvesi – Gazze'deki Savaşı Sonlandırma Anlaşması’ yazılı pankart asan Mısırlı bir işçi, 12 Ekim 2025 (AFP)
TT

Gazze'de ateşkes başladı, ancak ufukta karmaşıklıklar var

Şarm eş-Şeyh’teki bir caddeye ‘Şarm eş-Şeyh Barış Zirvesi – Gazze'deki Savaşı Sonlandırma Anlaşması’ yazılı pankart asan Mısırlı bir işçi, 12 Ekim 2025 (AFP)
Şarm eş-Şeyh’teki bir caddeye ‘Şarm eş-Şeyh Barış Zirvesi – Gazze'deki Savaşı Sonlandırma Anlaşması’ yazılı pankart asan Mısırlı bir işçi, 12 Ekim 2025 (AFP)

Brian Katulis

ABD Başkanı Donald Trump, 12 Ekim Pazar günü Ortadoğu'ya gitmek üzere yola çıktı. Trump’ın son beş ay içinde bölgeye yaptığı bu ikinci ziyaretine kadar geçen sürede birçok gelişme yaşandı. ABD Başkanı’nın Gazze'de ateşkes anlaşmasını resmi olarak imzalaması ve Mısır'da esir takası yapması planlanıyor. Ayrıca, anlaşmanın özellikle de uzun vadeli konularla ilgili olmak üzere belirsiz kalan bazı noktalarda ilerleme sağlanması için çabalayacak.

Basitçe söylemek gerekirse, ateşkes anlaşması, pistte kalkışa hazırlanan bir uçağa benzetilebilir. Bu kalkış, Gazze'de tutulan tüm rehinelerin, İsrail hapishanelerinde bulunan 2 bin Filistinli karşılığında serbest bırakılmasıyla gerçekleşecek. Bu an, savaşın sonunu işaret ederken, aynı zamanda türbülanssız olmayacak uzun bir yolculuğun başlangıcı. Bu uçağın daha yüksek rakımlara uçup uçmayacağını ya da yere çakılıp çakılmayacağını, ancak zaman gösterecek.

Ortadoğu'daki istikrarsızlık ortamında kesin olan bir şey varsa o da önümüzde fırtınalar olduğudur. Bu bağlamda, ateşkesin devam etmesi ve sürdürülebilmesi için aşılması gereken dört temel engeli şöyle özetleyebilirim:

1. Hamas'ın silahsızlandırılması

Bu engellerin ilki ve belki de en önemlisi, Hamas'ın silahlarını bırakıp bırakmayacağı meselesidir. Bu İslamcı hareket, meşruiyetini ve güvenilirliğini İsrail'e karşı direnişine dayandırıyor ve ‘direniş’ kelimesi, Hamas’ın adının ve temel kimliğinin bir parçasını oluşturuyor. Ancak Hamas, son iki yıldır savaşta arka arkaya kayıplar ve yenilgiler yaşadı, bu da kalan lider kadrosunun ve tabanının önümüzdeki dönemde nasıl davranacağına dair birçok soru işaretini gündeme getirdi ve bu soruların hemen cevaplanması oldukça zor görünüyor.

2. Gazze'nin yönetimi

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Gazze Şeridi'ndeki yönetim ve idareye ilişkin planlar, Hamas'ın Gazze'de savaşın ‘ertesi gününde’ herhangi bir rol oynamayacağını kabul etmesi dışında, belirsizliğini koruyor. Buna karşın İsrail, Filistin Yönetimi’nin bir sonraki aşamaya katılımını öngören tüm önerileri reddetti. Trump yönetimi, ilk başkanlık döneminde olduğu gibi, Ortadoğu’daki sorunlara yaklaşımında Filistin halkına gerçek bir destek göstermedi.

İsrail'deki kamuoyu şu anda iki devletli çözüm fikrini geniş çapta reddediyor ve hiçbir önde gelen siyasi lider Filistin devletinin kurulmasını açıkça desteklediğini açıklamadı.   

Aslında, Trump’ın ekibi son birkaç aydır Filistin Yönetimi'ni izole etmek ve Filistin pasaportuna sahip olanlara ABD vizesi verilmesinin engellenmesi de dahil olmak üzere ona özel bir baskı uygulamakla meşgul. Zira Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın geçtiğimiz ay Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul oturumları çerçevesinde bizzat konuşma yapmasını da engelledi.

Buna karşın ABD, mevcut İsrail hükümeti ile yakın iş birliği içinde. Öyle ki Fransa ve (bölgenin önde gelen gücü) Suudi Arabistan öncülüğündeki, Filistin devletinin sembolik tanınmasını sağlamayı amaçlayan girişime karşı çıktı.

rt5y6
Ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından Gazze Şeridi'nin kuzeyine geri dönmeye başlayan Filistinliler, 11 Ekim 2025 (Reuters)

Filistin halkıyla gerçek bir istişare ve iş birliği olmadan Filistin meselesinde somut bir ilerleme sağlanabileceğine inanmak gerçekçi olmaz. Bununla birlikte ister Cumhuriyetçi ister Demokrat olsun, birbiri ardına göreve gelen ABD yönetimleri, Filistin sorununun özünü ele almaya yönelik ciddi bir çaba sarf etmek yerine, İsrail ile ikili ilişkileri ön plana çıkaran bir dış politika izlemeye devam ettiler.

3. İsrail iç politikası

Üçüncü olası huzursuzluk kaynağı ise İsrail siyasi sistemi. İsrail kamuoyunun büyük bölümü şu anda iki devletli çözüm fikrini reddediyor. İsrail’in önde gelen hiçbir siyasi lideri Filistin devletinin kurulmasını açıkça desteklediğini dile getirmedi. Bu fikri dolaylı olarak ima eden politikacılar bile, Filistinlileri sınır dışı etmek, Batı Şeria'yı ilhak etmek ve Gazze'deki askerî harekâtı sürdürmek için İsrail sağının yüksek sesli çağrıları arasında boğuluyor.

“Donald Trump görev süresinin başlarında olsa da çok sayıda sorunla boğuşuyor. Ofisi şu anda ABD hükümetinin kapanması ve ticaret ve gümrük savaşlarının ekonomik yansımalarıyla ilgili konuşmalarla çalkalanıyor.

İsrail’deki mevcut koalisyon hükümeti içindeki gelişmeleri yakından takip etmek ve aşırı sağcıların olası ilerlemeleri engellemek için şiddete başvuracaklarını öngörmek önemli. Burada, 1995 yılında Yahudi bir dini aşırı sağcı militanın, o dönemki barış sürecini baltalamak amacıyla dönemin İsrail Başbakanı İzak Rabin'e suikast düzenleyerek onu öldürdüğünü hatırlamakta fayda var.

4. Trump'ın ilgisinin boyutu

Donald Trump görev süresinin başlarında olsa da çok sayıda sorunla boğuşuyor. Ofisi şu anda ABD hükümetinin kapanması, ticaret ve gümrük savaşlarının ekonomik yansımaları ve sona erdirmeye yönelik tekrar tekrar girişimlerine rağmen şiddetini sürdüren Ukrayna'daki savaşla meşgul.

cdfrgty
Gazze Şeridi'nin merkezindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nda Filistin bayrağının önünden çocuğuyla birlikte yürüyen Filistinli bir mülteci kadın, 22 Eylül 2025 (AFP)

Trump’ın bu konuyla meşgul olmasından dolayı anlaşmanın sonraki aşamalarını uygulamak için gerekli olan çok taraflı çabaları koordine etme görevini üstlenecek– ya kendi ekibinden ya da bölgedeki taraflardan– birinin bulunması gerekiyor. Gazze'ye acil yardım akışı ve yeniden inşa çabalarının koordinasyonu, kanun ve düzeni sağlayabilecek bir otoritenin olmasını gerektirirken Filistinli bir kuruluşla iş birliği yapacak uluslararası bir güç oluşturulmasına yönelik halen belirsizliğini koruyan önerinin daha fazla açıklığa kavuşturulması lazım. Basında yer alan haberler, bazı Arap ortakların herhangi bir uluslararası istikrar gücüne katılmak için İsrail ordusunun Gazze'den tamamen çekilmesini şart koştuklarına işaret ediyor. Bu yüzden bu hayati siyasi adımların koordinasyonu önümüzdeki aşamada çok önemli olacak.

Peki, sırada ne var?

Bu dört engelden herhangi biri ve bunlarla ilgili sorular, Gazze’de ateşkes planının çökmesine veya gerçek bir ilerleme kaydedilmeden olduğu gibi kalmasına neden olabilir. Böylece büyük çaplı çatışmalar dursa da genel durum belirsiz ve istikrarsız olarak kalmaya devam eder.

Trump'ın bu anlaşmanın ilk aşamasına ulaşmasına katkıda bulunan ana faktörlerden biri, bölgedeki ortaklarını dinlemeye ve onlarla yakın iş birliği yapmaya istekli olmasıydı. Bu, geçmişte bir öncelik olmamıştı.

Ateşkesin gelişmesini ve istikrar kazanmasını sağlamak için, sadece Gazze'de değil, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki Filistinlileri de sürece dahil etmek ve onlara sürekli mali, diplomatik ve güvenlik desteği sağlayabilecek bölgesel aktörlerle bağlantı kurmak büyük önem taşıyor. Bu yolda uzun vadeli bir başarı elde edilmesi, İsrail ile Suudi Arabistan arasında olası bir anlaşma da dahil olmak üzere, daha fazla normalleşme anlaşmasının önünü açabilir.

Bunun için Trump liderliğindeki ABD’nin daha önce ciddi bir şekilde yapmadığı iki adımı atması gerekiyor. Bunlardan ilki Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in geçtiğimiz hafta Trump yönetiminin bir araya geldiği toplantıda yaptığı gibi, Filistinlilerin endişelerini iç siyasi çatışmalarda pazarlık kozu olarak kullanmak yerine, onlara gerçek bir öncelik vermek, ikinci, Ortadoğu'daki ortaklarla yakın iş birliği içinde, daha istikrarlı ve tutarlı bir politika benimsemek.

Trump'ın bu anlaşmanın ilk aşamasına ulaşmasına katkıda bulunan başlıca faktörlerden biri, bölgedeki ortaklarını dinlemeye ve onlarla yakın iş birliği yapmaya istekli olmasıydı. Oysa bu, geçmişte bir öncelik değildi. Ancak, 9 Eylül'de İsrail'in ABD'nin önemli müttefiki Katar'da Hamas heyetine düzenlediği hava saldırısı, kritik bir dönüm noktası oldu. Trump yönetiminin bu hassas dönemde bölgesel ortaklarıyla iş birliğini pekiştirmesi ve Ortadoğu'da adil ve kalıcı bir barış tesis etme hedefini paylaşan ülkelerle uzun vadeli ortaklıklara yatırım yapması gerekiyor.



Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.


Hamas rehineleri teslim etti ve Trump'tan övgü aldı

Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
TT

Hamas rehineleri teslim etti ve Trump'tan övgü aldı

Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, Gazze Şeridi ile ilgili son açıklamalarında hem hayatta olan hem de ölen İsrailli esirlerin serbest bırakılmasında Hamas'ın oynadığı rolü defalarca övdü.

Trump'ın tekrarlanan açıklamaları, en iyimser Amerikalıların ve İsraillilerin bile, özellikle Gazze Şeridi'ni harap eden iki yıllık İsrail savaşı göz önüne alındığında, tüm esirlerin, hayatta olan ve ölenlerin, bu kadar kısa sürede geri döneceğini tahmin etmediklerini ortaya koyuyor.

Bu arada, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nde Hamas'a karşı faaliyet gösteren beş Filistinli milis grubu kurmakla övünürken, iktidardaki sağ kanattaki çevreler, bu tür örgütlenmelerin en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiği ve daha fazla para ödeyecek birilerini bulmaları halinde muhtemelen kendilerine karşı döneceği ve İsrail'e düşman kesilebileceği gerekçesiyle, bu grupların rolüne ve onlara harcanan devasa miktardaki paraya karşı uyarıda bulunuyor.


Zelenskiy: Washington savaşın haziran ayına kadar bitmesini istiyor

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy (X hesabı)
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy (X hesabı)
TT

Zelenskiy: Washington savaşın haziran ayına kadar bitmesini istiyor

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy (X hesabı)
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy (X hesabı)

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy dün yaptığı açıklamada, ABD'nin Rusya ve Ukrayna'ya yaklaşık dört yıldır süren savaşı sona erdirmek için gelecek yazın başına kadar bir anlaşmaya varmaları için süre verdiğini belirtti.

Zelenskiy, haziran ayındaki son tarihe uyulmaması durumunda Trump yönetiminin her iki tarafa da baskı uygulayabileceğini ifade etti.

Zelenskiy, Washington'un "ilk kez müzakere ekiplerinin bir hafta içinde Amerika Birleşik Devletleri'nde, büyük olasılıkla Miami'de bir araya gelmeyi teklif ettiğini" söyledi.

Rusya ve Ukrayna, birbirlerinin altyapısını bombalamakla suçladılar. Kiev dün, güçlerinin Rusya'nın Saratov bölgesindeki "Balaşovo" petrol deposunu bombaladığını açıkladı. Moskova ise buna karşılık, Ukrayna'nın elektrik şebekesine büyük bir saldırı düzenleyerek geniş çaplı elektrik kesintilerine neden oldu ve füzelerinin Ukrayna'daki enerji ve ulaşım altyapısını hedef aldığını vurguladı.