Gazze anlaşmasının perde arkası… Trump, Hamas ile doğrudan görüşmeyi memnuniyetle karşıladı ve Netanyahu'nun Katar'dan özür dilemesi kritik bir adımdı

Kushner ve Witkoff, ‘50 yıllık aptalca kelime oyunlarının’ ardından Şarm eş-Şeyh müzakerelerinde neler olduğunu açıkladı

ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner, New Jersey'deki Teterboro Havalimanı'nda (AFP)
ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner, New Jersey'deki Teterboro Havalimanı'nda (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının perde arkası… Trump, Hamas ile doğrudan görüşmeyi memnuniyetle karşıladı ve Netanyahu'nun Katar'dan özür dilemesi kritik bir adımdı

ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner, New Jersey'deki Teterboro Havalimanı'nda (AFP)
ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner, New Jersey'deki Teterboro Havalimanı'nda (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı ve danışmanı Jared Kushner ile ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, CBS News'in dün yayınlanan ‘60 Minutes’ programına verdikleri röportajda, Gazze'de ateşkes anlaşmasına ve rehinelerin serbest bırakılmasına yol açan perde arkasındaki olayları açıkladı.

Röportajda Kushner, Gazze'deki ateşkes anlaşması için yapılan müzakereler ve bölgede on yıllardır süren ‘aptalca kelime oyunlarının’ ardından barışı sağlama çabaları hakkında konuştu.

Kushner ve Witkoff, iki yıllık savaşın ardından İsrail ile Hamas arasında anlaşmaya varılmasında oynadıkları rolü ele aldılar. Programın sunucusu Lesley Stahl, onların müzakere tarzının geleneksel diplomatik yöntemlerden ziyade ‘emlak anlaşmalarında kullanılanlara benzer yoğun kişisel tekniklere’ dayandığını ve ‘başkanın koruma veya ceza vaatlerini’ içerdiğini belirtti.

ABD Büyükelçiliği Sözcüsü’ne göre, Witkoff ve Kushner bu sabah İsrail'e geldiler ve Gazze'deki durum hakkında İsrailli yetkililerle görüşmeler yaptılar. Ziyaret, İsrail'in 10 Ekim'den beri yürürlükte olan ateşkesi Hamas'ın ihlal ettiğini iddia etmesinin ardından Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılardan bir gün sonra gerçekleşti. Hamas ise söz konusu iddiayı yalanladı.

‘Aptalca kelime oyunları’

Kushner, Stahl'a ‘sorunların esasen basit olduğunu’ söyleyerek, zorluğun diplomatların oynadığı ‘aptalca kelime oyunlarından’ kaynaklandığını açıkladı.

Kushner şöyle devam etti: “Rehinelerin serbest bırakılmasını istiyorduk. Her iki tarafın da uyacağı gerçek bir ateşkes istiyorduk. Ayrıca halka insani yardım ulaştırmanın bir yolunu bulmamız gerekiyordu. Sonra, o bölgedeki herkesin alışkın olduğu 50 yıllık aptalca kelime oyunlarıyla başa çıkmak için tüm bu karmaşık cümleleri uydurmak zorunda kaldık. Her iki taraf da hedefe ulaşmak istiyordu ve biz sadece onlara bu hedefe ulaşmaları için yardımcı olacak bir yol bulmak zorundaydık.”

thy
Jared Kushner (EPA)

Çıkar çatışmalarıyla ilgili bir soruya yanıt veren Kushner şu ifadeleri kullandı: “İnsanların çıkar çatışması dediği şeyi biz, dünya çapında kurduğumuz deneyim ve güvenilir ilişkiler olarak adlandırıyoruz. Bu derin ilişkilerimiz olmasaydı, rehinelerin serbest bırakılmasına yol açan anlaşmayı gerçekleştiremezdik. Arap dünyasında ve hatta geçmişte iş yaptığımız İsrail'de güvene dayalı ilişkilerimiz var. Bu, onların bize güvendiği, bizim onların kültürlerini ve çalışma tarzlarını anladığımız ve bu bilgi ve becerileri dünyanın ilerlemesine katkıda bulunacak şeyleri başarmak için kullanabileceğimiz anlamına geliyor.”

‘Filistinlilerin yaşam kalitesini iyileştirmek’

Kushner, İsrail'in, Ortadoğu'ya tam olarak entegre olmak istiyorsa, Filistinlilere yardım etmek ve onların yaşam kalitesini iyileştirmeye başlaması gerektiğini vurguladı. “Şu anda İsrail liderliğine iletmeye çalıştığımız en önemli mesaj, savaş bittikten sonra İsrail'in Filistin halkının refahını artırmak ve koşullarını iyileştirmek için bir yol bulması gerektiğidir” diyen Kushner, ‘bu mesajı İsrail'e iletme çalışmalarının henüz başlangıç aşamasında olduğunu’ vurguladı.

asdfrg
ABD Başkanı Donald Trump, bu ayın başında Şarm eş-Şeyh'te imzaladığı Gazze anlaşmasının bir kopyasını gösteriyor (AFP)

Kushner, Filistinlilerin geleceğine ilişkin vizyonuyla ilgili olarak, ABD'nin İsrailliler ve Filistinliler için ‘istikrarlı ve kalıcı bir şekilde yan yana yaşayan’ ortak güvenlik ve ekonomik fırsatlar yaratmaya odaklandığını açıkladı.

Gelecekteki bir Filistin devleti olasılığına atıfta bulunarak, “Nihayetinde buna ne ad vereceklerini Filistinlilerin kendilerinin belirlemesine bırakacağız” dedi.

İyi niyet

Kushner, Hamas'ın ölen rehinelerin cesetlerini gerçekten aradığına ve bunların İsrail'e teslimini kasten geciktirmediğine inandığını ifade etti. Hesaplardaki tutarsızlıklar ve iki taraf arasında arabuluculuk yapan ABD'nin rolü sorulduğunda Kushner, “İsrail ve arabulucularla ortak koordinasyon odası, cesetlerin bulunduğu yerle ilgili İsrail'in sahip olduğu tüm bilgileri arabuluculara ve Hamas'a iletmek için yoğun çaba sarf ediyor” dedi. Kushner, ABD'nin ‘iki tarafı da engelleme suçlamalarıyla birbirlerini suçlamak yerine, bir çözüm bulmak için olumlu adımlar atmaya teşvik etmeye çalıştığını’ kaydetti. Hareketin ‘iyi niyetle hareket edip cesetleri ciddi bir şekilde aradığına’ inanıp inanmadığı sorulduğunda ise şu yanıtı verdi: “Şu ana kadar arabuluculardan duyduğumuz kadarıyla, öyle yapıyorlar. Bu durum her an değişebilir, ancak şimdilik anlaşmaya uymaya çalıştıklarını görüyoruz.”

Hamas ile doğrudan görüşme

Şarm eş-Şeyh'te yapılan son müzakereler sırasında ateşkes anlaşmasına varmak için yapılan perde arkası çabalarıyla ilgili olarak Witkoff, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmek için bir anlaşmaya varmak amacıyla kendisi ve Trump'ın damadı ve danışmanı Jared Kushner'in Hamas ile doğrudan görüşme fikrine ‘çok sıcak baktığını’ söyledi.

sdfr
ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Trump'ın kızı Ivanka ve eşi Jared Kushner ile birlikte Tel Aviv'de (Reuters)

Geçen hafta yayınlanan haberlere göre iki isim, müzakerelerde herhangi bir engel çıkmasını önlemek ve rehinelerin serbest bırakılması ve ateşkes için bir anlaşma imzalamak üzere Mısır'ın Şarm eş-Şeyh kentindeki bir otelde Hamas'ın üst düzey yetkilisi Halil el-Hayye ve diğer liderlerle doğrudan görüştü.

Hamas liderleriyle görüşme ayarlama süreci hakkında konuşan Witkoff, Kushner'ın Trump ile temasa geçerek, bir anlaşmaya varılması halinde ‘bizim Hamas ile görüşmemize izin vermeyi uygun bulup bulmadığını’ sorduğunu söyledi.

yu
Hamas'ın üst düzey yetkilisi Halil el-Hayye, 8 Ekim'de Mısır'ın Şarm eş-Şeyh kentinde Gazze'de ateşkes anlaşmasının açıklanmasından önce yapılan toplantıda. (Kahire el-İhbariyye televizyonu)

Witkoff şunları söyledi: “Bu, ona ve dış politika ekibinin tüm üyelerine sorduğumuz soruydu. Cevap şuydu: ‘Eğer bir anlaşmaya varılabileceğini düşünüyorsanız, elbette. Neden o odaya girip bunu halletmenizi teşvik etmeyeyim ki?”

Witkoff, ABD Başkanı’nın toplantının gerçekleşmesine izin verme kararını ‘cesurca’ olarak nitelendirdi.

Netanyahu'nun özrü önemli bir adım

Öte yandan Witkoff, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 9 Eylül'de Doha'ya düzenlenen İsrail saldırısı nedeniyle Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani'den özür dilemesinin, ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması sürecinde ‘kritik bir adım’ olduğunu bildirdi.

Netanyahu, 29 Eylül'de Beyaz Saray'da Trump'ı ziyaret ettiği sırada Katar Başbakanı’nı arayarak, Hamas siyasi liderlerinin Doha'daki toplantısını hedef aldığı için özür diledi.

Hamas, üst düzey yetkililerinin saldırıdan sağ kurtulduğunu doğrularken, beş üyesinin ve bir Katar güvenlik gücü mensubunun öldürüldüğünü açıkladı.

Witkoff, Netanyahu'nun özür dilemesinin ‘Gazze'de ateşkes için çok önemli ve belirleyici bir adım’ olduğunu söyledi. Witkoff, “Bu, bizi müzakerelerin bir sonraki aşamasına taşıyan temel taştı ve Trump savaşı sona erdirmek için planını açıkladı. Bunun gerçekleşmesi çok önemliydi” şeklinde konuştu.

Trump'ın Netanyahu'yu özür dilemeye zorlayıp zorlamadığı sorulduğunda Kushner, İsrail Başbakanı’nın ‘kendini rahat hissetmediği hiçbir şeyi yapmayacağını, söylemeyeceğini veya kabul etmeyeceğini’ ve özür dilemenin ‘o anda barışı sağlamak için yapılması gereken şey olduğunu’ bildiğini ifade etti.

Kushner, “Özür dilemek gerekiyordu ve özür dilendi. Özür dilenmeden ilerleyemezdik” dedi.

Röportaj sırasında Witkoff, Hamas lideri Halil el-Hayye ile oğullarını kaybetmiş olmalarının ortak deneyimi üzerinden kurdukları bağdan bahsetti.

El-Hayye'nin oğlu Hammam, Doha'da İsrail'in hava saldırısında hayatını kaybetmiş, Witkoff'un oğlu Andrew ise aşırı dozda uyuşturucu kullanımı sonucu ölmüştü.

Witkoff, bu ayın başlarında Mısır'da el-Hayye ile yaptığı görüşmeden bahsederek, Hamas heyetiyle görüşme için odaya girdiğinde kendini el-Hayye'nin hemen yanında otururken bulduğunu söyledi.

dfgt
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner, Washington'daki Beyaz Saray'da (Reuters)

Witkoff, “Oğlunun kaybı nedeniyle kendisine taziyelerimizi ilettik. Ben de bir oğlumu kaybettiğimi, ebeveynlerin çocuklarını gömmek zorunda kalmasının çok kötü bir şey olduğunu söyledim” dedi.

Witkoff'un ateşkes anlaşmasının uygulanmasını takip etmek üzere önümüzdeki hafta Ortadoğu'yu ziyaret etmesi bekleniyor.

Gazze'deki ateşkes, iki yıldan fazla süren yıkıcı bir savaşın ardından, ABD Başkanı’nın baskısı altında 10 Ekim'de yürürlüğe girdi.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.