Eş-Şara, pazartesi günü Trump'la "boş bir sayfa" ile görüşecek

İsmi BM'nin terör listesinden çıkarıldı ve DEAŞ'a karşı koalisyon anlaşması imzalanacak

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, perşembe günü BM İklim Konferansı (COP30) kapsamında Brezilya Devlet Başkanı Luiz Lula da Silva ile bir araya gelecek (Brezilya Başkanlığı- AFP)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, perşembe günü BM İklim Konferansı (COP30) kapsamında Brezilya Devlet Başkanı Luiz Lula da Silva ile bir araya gelecek (Brezilya Başkanlığı- AFP)
TT

Eş-Şara, pazartesi günü Trump'la "boş bir sayfa" ile görüşecek

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, perşembe günü BM İklim Konferansı (COP30) kapsamında Brezilya Devlet Başkanı Luiz Lula da Silva ile bir araya gelecek (Brezilya Başkanlığı- AFP)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, perşembe günü BM İklim Konferansı (COP30) kapsamında Brezilya Devlet Başkanı Luiz Lula da Silva ile bir araya gelecek (Brezilya Başkanlığı- AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günü Beyaz Saray'da Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara'yı kabul edecek. Bu, perşembe günü New York'ta ABD öncülüğünde Suriye'nin BM'nin terörü destekleyen devletler listesinden çıkarılması için yapılan başarılı girişimin ardından, bir Suriye liderinin Washington'a yaptığı ilk ziyaret olacak.

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'a göre, eş-Şara'nın bu tarihi ziyaretinde Suriye'nin ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyona katılması için bir anlaşma imzalaması bekleniyor. ABD'nin ayrıca Şam yakınlarında bir askeri üs kurmayı planladığı da bildiriliyor.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, Washington'a gitmeden önce Brezilya'ya giderek Brezilya'nın Pará eyaletindeki Belém kentinde düzenlenen BM İklim Konferansı'na (COP30) katılacak.

Güvenlik Konseyi, perşembe günü, ABD'nin BM Misyonu tarafından hazırlanan BM Şartı'nın VII. Bölümü kapsamındaki 2799 sayılı Kararı, 15 üye ülkeden 14'ünün lehte oy kullanmasıyla ve Çin'in çekimser kalmasıyla kabul etti. Karar, Cumhurbaşkanı eş-Şara ve İçişleri Bakanı Enes Hattab'ın isimlerini DEAŞ ve El Kaide'yi hedef alan yaptırımlar listesinden çıkarıyor. Bu hamle, Suriye lideri için temiz bir sayfa olarak değerlendiriliyor. Güvenlik Konseyi, "Suriye'nin egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve ulusal birliğine tam saygı gösterme konusundaki güçlü bağlılığını ve Suriye halkına sürekli desteğini" yineleyerek, "Suriye'de uzun vadeli yeniden yapılanma, istikrar ve ekonomik kalkınmayı teşvik etme niyetini" belirtirken, "bu çabaların DEAŞ ve El Kaide'ye karşı yaptırım rejiminin bütünlüğü ve etkinliği ile uyumlu olması gerektiğini" vurguladı. Ayrıca, Suriye'nin "uluslararası insancıl hukuka uygun olarak tam, güvenli, hızlı ve engelsiz insani yardım erişimi sağlama ve terörizmle mücadele etme" taahhütlerini de memnuniyetle karşıladı.

 ABD Başkanı Donald Trump (AFP)ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

Kararda, Suriye'nin "yabancı terörist savaşçıların oluşturduğu tehdidi ortadan kaldırmak" için "kararlı önlemler" alması beklenirken, aynı zamanda "etnik köken veya din gözetmeksizin tüm Suriyelilerin insan haklarını, güvenliğini ve emniyetini" koruması gerektiği belirtildi. Kararda ayrıca Şam'a "uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele", "nükleer silahların yayılmasının önlenmesi ve kalan kimyasal silahların imha edilmesi" ve "bölgesel güvenlik ve istikrarın sağlanması" çağrısı yapıldı.

Çin'in çekimser kalması

Çin'in BM temsilcisi Fu Cong, ülkesinin çekimser kalmasını, kararın terörle mücadele ve Suriye'deki güvenlik durumuyla ilgili endişelerini yeterince ele almadığını belirterek gerekçelendirdi ve özellikle Pekin'in Uygur savaşçılarını da içeren Doğu Türkistan İslam Hareketi hakkındaki endişelerine atıfta bulundu. Kararın, "Suriye'nin terör eylemleriyle mücadele etmek ve Suriye'deki Doğu Türkistan İslam Hareketi de dahil olmak üzere yabancı terörist savaşçıların oluşturduğu tehdidi ele almak için kararlı önlemler alması gerektiğini" "açıkça şart koştuğunu" söyledi.

Rusya Büyükelçisi Vasili Nebenzya, Moskova'nın kararı desteklediğini, çünkü "her şeyden önce Suriye halkının çıkarlarını ve isteklerini yansıttığını" belirtti. Güvenlik Konseyi içinde yıllarca süren bölünmenin ardından, Suriye Büyükelçisi İbrahim Alabi kararı övdü ve "Suriyelilere, erkek ve kadınlara, vatanlarını yeniden inşa etme ve hayatlarını yeniden kurma çabalarında bir destek mesajı" olarak nitelendirdi.

Bununla birlikte Güvenlik Konseyi, daha önce her yurt dışı seyahati için özel BM onayı gerektiren Eş-Şara'ya yönelik yaptırımları kaldırdı. Bu yaptırımlar, 2013 yılında, Ebu Muhammed el-Culani takma adıyla Heyet Tahrir eş-Şam'ın (eski adıyla Cephetül-Nusra) lideri olarak, diğer gruplarla birlikte geçen yıl 8 Aralık'ta eski Devlet Başkanı Beşşar Esed'i deviren askeri operasyonu yönetene kadar kendisine uygulanmıştı.

“Yeni bir sayfa"

Washington, D.C.'deki Beyaz Saray (EPA)Washington, D.C.'deki Beyaz Saray (EPA)

Eş-Şara, New York'taki BM Genel Kurulu'na katılmak üzere ilk ABD ziyaretini gerçekleştirdi ve burada bir konuşma yaptı. Ancak Washington, D.C.'ye yaptığı ziyaret, "modern devletin doğuşundan bu yana tarihte ilk kez" bir Suriye devlet başkanının Beyaz Saray'a gelmesi olacak.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre New Lines Enstitüsü analisti Nick Heras, eş-Şara'nın ziyaretini "Amerikan Ortdoğu politikasında terörle mücadeleden pragmatik anlaşmalara doğru yeni bir dönemin duyurusu" olarak değerlendirdi.

Trump, geçen mayıs ayında Suudi Arabistan'a yaptığı ziyarette eş-Şara ile görüşmüştü. O dönemde, ABD politikasında büyük bir değişiklik olduğunu duyurmuş ve Suriye'ye yönelik yaptırımları kaldıracağını belirtmişti. Daha sonra eş-Şara'ya atıfta bulunarak, "Bence gayet iyi gidiyor. Zorlu bir bölge ve o güçlü bir adam ama aramızdaki her şey çok iyi gidiyor. Suriye konusunda büyük ilerleme kaydettik." demişti.

ABD'li yetkililerin, ABD'nin "insani yardımları koordine etmek ve Suriye ile İsrail arasındaki durumu izlemek amacıyla Şam yakınlarındaki Mezze askeri havaalanında bir askeri üs kurmayı planladığını" söylediği aktarıldı. ABD'nin Suriye'de konuşlu güçlerinin çoğu, ülkenin kuzeydoğusundaki Kürt yönetiminin kontrolündeki bölgelerde bulunuyor.

Suriyeli bir diplomat, "Suriye'nin (DEAŞ'a karşı) koalisyon güçlerine katılmasının gündemin en başında yer alacağını" doğruladı. Suriyeli siyasi analist Bessam Süleyman, uluslararası koalisyona katılmanın "ülke içinde olumlu sonuçlar doğuracağına, Suriye devletinin birleşmesine yardımcı olacağına ve SDG (Suriye Demokratik Güçleri) sorunu gibi bazı önemli sorunların çözümünde önemli bir adım olacağını" değerlendiriyor.

Trump'ın mayıs ayında eş-Şara'yı Arap devletleri ile İsrail arasındaki ilişkileri normalleştirmek için İbrahim Anlaşması'na katılmaya çağırması nedeniyle, görüşmelerin Şam ve İsrail arasında doğrudan müzakereleri de içermesi bekleniyor.



Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

İsrail basını, İsrail’in Mısır ordusunun Somali ve Afrika Boynuzu'ndaki hareketlerinden duyduğu endişeyi dile getirirken, Mısırlı eski askeri yetkililer, Mısır'ın Somali'deki askeri varlığını ‘meşru ve uluslararası hukuk ve uluslararası sözleşmelere uygun’ olarak değerlendirdi ve bunun bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yardımcı olmayı amaçladığını belirttiler.

İsrail gazetesi Yisrael Hayom, Mısır'ın ordusuna Somali üzerinden İsrail'e yanıt vermesini emrettiğini ve bu konuda onu destekleyen Arap ülkeleri olduğunu yazdı. Gazete, “Afrika Boynuzu'nda güç mücadelesi alevleniyor: Mısır, İsrail'in 'Somaliland'ı tanımasına yanıt veriyor” başlıklı haberinde, bu tanımaya karşı çıkan Kahire'nin, İsrail'in hamlesine yanıt olarak Somali'deki güçlerini yeniden konuşlandırdığını kaydetti. Gazeteye göre buraya yaklaşık 10 bin Mısırlı askerin konuşlandırıldığı tahmin ediliyor.

Ancak, Mısır ordusunun eski kimyasal savaş şefi Tümgeneral Muhammed eş-Şehavi, Mısır askerlerinin ‘dünyanın en büyük sekizinci barış gücü olduğunu ve Somali'deki Mısır güçlerinin Afrika Birliği (AfB) barış güçlerinin komutası altında olduğunu ve Somali'de barışı korumak için çalıştıklarını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Şehavi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır, Somali'nin stratejik konumu nedeniyle birçok ülke tarafından, özellikle de İsrail tarafından arzulandığının farkında. İsrail, Somali'nin güvenliğini istikrarsızlaştırmak ve Etiyopya'nın Kızıldeniz'e ulaşma ve bir deniz gücü kurma planı gibi belirli planları kabul etmeye zorlamak amacıyla Somaliland bölgesini Somali'den ayrılmak isteyen bir devlet olarak tanıdı. Ayrıca Etiyopya, İsrail'in desteğiyle Sudan'da istikrarın yeniden sağlanmasını engellemek ve çatışmanın devamını sağlamak gibi başka faaliyetlerde de bulunuyor.”

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, İsrail'in ayrılıkçı bölgeyi tanıması ve Kızıldeniz'de bir yer edinme çabaları sonrasında Somali ve Kızıldeniz'in güvenliği konusunda defalarca kez uyardı.

grfbgfr
AfB'nin Somali'deki barış gücü misyonunda Mısır askerleri de yer alıyor (AFP)

İsrail, geçtiğimiz aralık ayında Aden Körfezi ve Kızıldeniz'in güneyine bakan Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıdı. Etiyopya, bu bölgenin bağımsızlığını tanımak karşılığında bir deniz ve askeri liman elde etmek istiyordu.

Mısırlı ulusal güvenlik uzmanı Tümgeneral Muhammed Abdulvahid, Mısır askerlerinin Somali'deki rolünün Afrika Birliği ve barış gücü çatısı altında güvenlik ve istikrarı sağlamak olduğunu vurgulayarak “Bu nedenle Mısır güçlerinin varlığı, Afrika Birliği ve Somali Devleti'nin talebi üzerine meşrudur. Somali Devleti'nin cumhurbaşkanı kısa süre önce Mısır'ı ziyaret ederek bunu tüm dünyaya teyit etmiştir” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Tümgeneral Abdulvahid, şunları söyledi:

“Bu bakımdan, İsrail'in Somaliland'ı bir devlet olarak tanıyarak ve Somali devletini bölmeye çalışarak yasadışı bir hamleye başvurup uluslararası hukuku hiçe saydığı halde, diğer tarafların Mısır'ın meşru varlığından endişe duyduklarını iddia etmeleri anlaşılabilir değil. Etiyopya'nın Somali'ye yönelik tacizleri ve kendi topraklarında bir Etiyopya deniz üssü kurulmasını kabul etmesi için yaptığı baskı, Addis Ababa tarafından gerçekleştirilen ve İsrail tarafından desteklenen, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK) milis, teçhizat ve silah sağlamak gibi Afrika Boynuzu bölgesinde genel olarak gerçekleştirilen diğer şüpheli hamleler, İsrail'in bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik hamleleri bağlamında değerlendirilmeli.”

Tümgeneral Abdulvahid, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır ve AfB, bu gelişmelerin farkındadır ve bu nedenle Mısır'ın buradaki askeri varlığı, tüm bu tehditlere karşı koymak ve uluslararası yasal yükümlülükler ve uluslararası meşruiyet çerçevesinde hareket etmek için.”

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi pazar günü, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile Mısır ziyareti sırasında düzenledikleri ortak basın toplantısında, Somali'deki barış gücü misyonuna, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü destekleme taahhüdünün bir parçası olarak asker göndermeye devam edeceğini açıkladı. Sisi ve Mahmud, ikili bir toplantı düzenledikten sonra, her iki ülkenin heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, Mısır'ın Somali'nin birliği ve toprak bütünlüğünü destekleyen tutumunu vurgulayan Sisi, ülkenin egemenliğini zedeleyecek veya istikrarını tehdit edecek her türlü önlemi reddetti.

Sisi, düzenlenen ortak asın toplantısında, ‘devletlerin güvenliğini ve egemenliğini tehlikeye atabilecek adımlara’ karşı uyarıda bulunarak, bunları ‘Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ihlali’ olarak nitelendirdi. Mısır, 2024 yılının aralık ayı sonlarında, Somali'deki AfB barış gücü misyonuna asker göndereceğini duyurmuştu. Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, bu kararın ‘Somali hükümetinin talebi ve AfB Barış ve Güvenlik Konseyi'nin (AUSSOM) onayıyla’ alındığını söyledi. AUSSOM, 2024 yılı sonlarında sona eren terörle mücadele misyonunun yerini aldı.


Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
TT

Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi, bazı milletvekillerinin üyeliğinin geçerliliğini sorgulayan mahkeme kararlarıyla ilgili yeni bir siyasi sınavla karşı karşıya. Bu kararların en sonuncusu, geçtiğimiz cumartesi günü iki milletvekilinin üyeliğinin iptal edilmesine ilişkin karardı. Meclis Yasama Komitesi Başkanı, ‘mahkeme kararlarının uygulanmasına tamamen bağlı olduklarını’ teyit etti.

Kahire'nin doğusundaki Şarkiya ilinin Minye el-Kamh bölgesindeki seçim sürecini geçersiz kılan ve yeniden yapılmasını emreden Yargıtay'ın kararının ardından Mısır Temsilciler Meclisi’ne bir bekleyiş havası hakim oldu.

Mahkeme ayrıca, diğer seçim bölgelerine ilişkin olası kararlar beklentisiyle, milletvekilleri Muhammed Şehide ve Halid Meşhur'un üyeliklerini geçersiz kılmaya ve seçim bölgelerinde yeniden seçimler yapılmasına hazırlık olarak zaferlerini iptal etme kararı aldı.

Temsilciler Meclisi Yasama Komitesi Başkanı Danışman Muhammed Eid Mahcub, Meclisin Minye el-Kamh bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan karara uyacağını belirterek, devletin yargı kararlarına ve hukukun üstünlüğüne saygı duyduğunu vurguladı.

Mahcub, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, önceki parlamento seçimlerinde, özellikle de ilk aşamada, mahkeme kararlarıyla sonuçları iptal edilen seçim bölgelerinde seçimlerin yeniden yapıldığını hatırlatarak “Mısır devlet kurumları yargı kararlarına saygı duyar ve bunları uygular” ifadelerini kullandı.

Mahcub, kararın ‘olağan prosedür yolunu izleyeceğini, önce kararın gerekçelerinin Yargıtay'ın teknik ofisine sunulmasıyla başlayacağını, ardından dosyanın Temsilciler Meclisi Başkanlığı ve Genel Sekreterliğe, daha sonra da Meclis Yasama Komitesi'ne sevk edileceğini’ açıkladı. Bu idari döngünün tamamlanması için kesin bir zaman dilimi belirlemenin mümkün olmadığını vurguladı.

rgty67u
Mısır Temsilciler Meclisi Başkanı Hişam Bedevi (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır basını, Yargıtay'daki bir adli kaynağın, Minye el-Kamh seçim bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan kararın nihai ve tüm taraflar için bağlayıcı olduğunu ve temyiz edilemeyeceğini söylediğini aktardı.

Mısır anayasasına göre Temsilciler Meclisi üyelerinin üyelikleri, kararın Meclise bildirildiği tarihten itibaren geçersiz hale gelir.

Yargıtay, Temsilciler Meclisi üyelerinin üyeliklerinin geçerliliği konusunda karar verme yetkisine sahiptir ve temyiz başvuruları, nihai seçim sonuçlarının açıklanmasından itibaren 30 günü geçmeyen bir süre içinde Yargıtay'a sunulmalıdır. Temyiz başvurusu, başvurunun alındığı tarihten itibaren 60 gün içinde karara bağlanır.

Yargıtay avukatı Albert Ansi, mahkeme kararının gerekçeleri hakkındaki yorumunda “Karar, kesin bir sahtekarlık kanıtına değil, seçim sürecini etkileyen usul ihlallerine ve açıklanan sonuçlara tam meşruiyet kazandırmak için gerekli olan temel belgelerin sunulmamasına dayanıyor” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Ansi, “Karar, seçim sürecinin kendisini objektif olarak kınamaktan ziyade, daha çok usule ilişkin ve önleyici bir karar niteliğinde” şeklinde konuştu.

Ansi, bazı milletvekillerinin üyeliklerinin iptal edileceğini ve bir dizi seçim bölgesinde, her seçim bölgesinin özel koşullarına göre değişen prosedürlerle yeniden seçim yapılacağını öne sürdü.

Mısır medyasının tanınan simalarından Ahmed Musa ise Temsilciler Meclisi'nin seçim sürecini bozan unsurları düzeltmek için tarihi bir fırsatı olduğunu söyledi. Yerel bir kanalda yayınlanan programında, Yargıtay kararlarının uygulanmasının ‘parlamento da dahil olmak üzere herkesin görevi olduğunu ve hiçbir bahaneyle ertelenmemesi gerektiğini’ vurgulayan Musa, Ulusal Seçim Otoritesini görevini yerine getirmeye çağırarak, halkın güvenini korumak ve devletin prestijini ve hukukun üstünlüğünü muhafaza etmek için” Temsilciler Meclisi'nden kararlar yayınlanır yayınlanmaz bunları uygulamaya koymasını istedi.

Yargıtay, Batı Delta'daki bir parti listesine üye olan bazı milletvekillerinin üyeliğine karşı yapılan itirazla ilgili nihai kararını 5 Nisan'da verecek.

dfbg
Mısır Temsilciler Meclisi binası (Temsilciler Meclisi resmi internet sitesi)

Ancak analistler, bu mahkeme işlemlerini ‘bekleyen çok sayıda temyiz başvurusu ışığında Mısır Temsilciler Meclisi sahnesinde yaşanan kargaşanın bir işareti’ olarak gördüler. Al-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkan Yardımcısı Imad Gad, bunları ‘Temsilciler Meclisi’nin güvenilirliğini zedeleyen’ bir unsur olarak değerlendirdi.

Gad, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, son parlamento seçimleri sırasında, özellikle seçim yasaları, siyasi partilerin düzenlenmesi ve parti listelerinde ve bağımsız adayların seçilme kriterleri ile ilgili kapsamlı siyasi reformlar yapılması yönünde siyasi ve insan hakları çevrelerinden gelen çağrıları hatırlattı.

Mısırlılar geçtiğimiz ay, seçim usulsüzlükleri nedeniyle bir dizi seçim bölgesinin sonuçlarının iptal edilmesinin ardından, iki ay boyunca sekiz tur süren maraton parlamento seçimlerine veda etti.

Devlet Konseyi Yüksek İdare Mahkemesi'nin Kasım ayında ilk aşamadaki yaklaşık 30 seçim bölgesindeki seçimlerin geçersiz olduğuna karar verdi.

Bu karar, adaylar tarafından yapılan itirazların sonucu olarak alındı. Yüksek Seçim Kurulu da Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi'nin 10 Kasım'da başlayan bu aşamadaki usulsüzlüklerle ilgili açıklamalarının ardından, usulsüzlükler nedeniyle 19 seçim bölgesindeki seçim sonuçlarını iptal etti.


Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi dün, Başbakan Mustafa Medbuli hükümetinde 13 bakanlıkta değişikliklerin yapılmasını öngören bir kabine değişikliğini onayladı. Egemen makamlardaki isimler görevlerinde kalırken, Enformasyon Bakanlığı yeniden hükümet yapısında kendine yer buldu.

Sekiz yılı aşkın bir süredir görevde olan Medbuli hükümetindeki dördüncü değişiklik, ekonomik kalkınma için bir başbakan yardımcısı ve dört bakan yardımcısının seçilmesini öngörüyordu.

Kabine değişikliği kapsamında Ziya Raşvan enformasyon bakanı olarak atanırken, Dr. Bedir Abdulati dışişleri bakanı, Korgeneral Abdulmecid Sakr savunma bakanı ve Tümgeneral Mahmud Tevfik içişleri bakanı olarak görevlerine devam etti.

Mısır Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, kabine değişikliğini onaylamadan önce Medbuli ile ‘mevcut hükümette değişiklik yapılması’ konusunda istişare etti.

Anayasanın 147. maddesinde, “Cumhurbaşkanı, Başbakan ile istişare ettikten ve Temsilciler Meclisi'nin mevcut üyelerinin salt çoğunluğunun, ancak meclis üyelerinin en az üçte birinin onayıyla bakanlar kurulunda değişiklik yapabilir” deniyor.

Yeni bakanların bugün Cumhurbaşkanı huzurunda anayasal yeminlerini etmeleri bekleniyor.