Umman, Ulusal Günü’ne reform bilançosuyla giriyor

Sultan Heysem liderliğindeki ülke, eğitimden sağlığa, sosyal korumadan ekonomiye uzanan 2040 vizyonu kapsamındaki kazanımlarını Ulusal Gün haftasında öne çıkarıyor

Umman'ın Ulusal Günü, her yıl büyük bir coşkuyla kutlanıyor (53. Ulusal Gün kutlamaları - Bahreyn Haber Ajansı)
Umman'ın Ulusal Günü, her yıl büyük bir coşkuyla kutlanıyor (53. Ulusal Gün kutlamaları - Bahreyn Haber Ajansı)
TT

Umman, Ulusal Günü’ne reform bilançosuyla giriyor

Umman'ın Ulusal Günü, her yıl büyük bir coşkuyla kutlanıyor (53. Ulusal Gün kutlamaları - Bahreyn Haber Ajansı)
Umman'ın Ulusal Günü, her yıl büyük bir coşkuyla kutlanıyor (53. Ulusal Gün kutlamaları - Bahreyn Haber Ajansı)

Umman Sultanlığı, El Büseydi hanedanlığının iktidara gelişini simgeleyen “Şanlı Ulusal Gün”ü her yıl olduğu gibi 20 Kasım’da kutlamaya hazırlanırken, Muskat yönetimi de son yılların reform ve yatırım bilançosunu kamuoyuyla paylaştı. 

Devlet kurumlarının hazırladığı kapsamlı 55. Ulusal Gün raporu, Sultan Heysem bin Tarık’ın “yenilenmiş kalkınma hamlesi” olarak tanımladığı dönemde eğitimin, bilimsel araştırmanın, sosyal koruma sisteminin, sağlık hizmetlerinin, çevre politikalarının ve ekonominin nasıl yeniden yapılandırıldığını ortaya koyuyor.

Rapor, Sultan ile yurttaşlar arasındaki “lider–halk birlikteliğini” bu dönüşümün ana unsuru olarak sunarken, tüm adımların “Umman Vizyonu 2040” hedefleriyle uyumlu olduğunu vurguluyor.

Eğitim ve inovasyonda 2040 hedefi

Ulusal Gün vesilesiyle paylaşılan verilere göre eğitim, son yıllarda ülkenin en fazla öncelik verdiği alanlardan biri. Sultan Heysem’in bu yıl Maskat’a bağlı El Amirat vilayetinde yer alan Sultan Faysal bin Turki Erkek Okulu’na yaptığı ziyaret, özellikle modern teknoloji bilgisi ve dijital becerilerin müfredata entegrasyonuna verilen önemi sembolize ediyor.

Ülke genelinde 66 binin üzerinde öğretmen, 1300’ü aşkın okulda görev yapıyor. Özel eğitim okullarındaki öğretmen sayısı 241’e, idari personel sayısı 46’ya ulaşmış durumda. Bu yıl içinde 9 farklı eğitim müdürlüğünde 16 yeni okul binası hizmete alındı; binaların inşasında güvenlik ve afet standartlarının yükseltilmesine dikkat edildi.

Yükseköğretim ayağında da tablo benzer. Britanyalı Quacquarelli Symonds’un 2026 dünya üniversite sıralamasında 5 Umman üniversitesi yer aldı. Sultan Kâbus Üniversitesi 28 basamak birden yükselerek dünyada 334’üncü sıraya çıktı.

Bilimsel araştırma ve inovasyonda ise Umman’ın Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü’nün Küresel İnovasyon Endeksi’nde 4 yılda 10 basamak birden yükselerek 84’ten 74’üncülüğe çıktığı, inovasyon çıktıları göstergesinde ise 23 sıra birden atlayarak 86’ncılığa ilerlediği belirtiliyor.

2018 – 2024 döneminde performansa dayalı fonlama programı kapsamında 2 bin 200’ün üzerinde araştırma projesi desteklendi; yalnızca geçen yıl 475 projeye yaklaşık 2,4 milyon riyal ayrıldı. Kamu kurumlarının somut sorunlarına çözüm üretmeyi hedefleyen “Stratejik Araştırma Programı” kapsamında 74 proje yürütülürken, sanayiyle işbirliğini hedefleyen “EJAAD” programı çerçevesinde 2,5 milyon riyal bütçeyle 61 proje geliştirildi.

Ülkede inovasyonu teşvik için 13 ayrı program hayata geçirilmiş durumda. Yükseköğretim kurumlarındaki inovasyon merkezlerini destekleyen ulusal program, öğrencilerin bitirme projelerini girişime dönüştürmeyi amaçlayan program, Falling Walls yarışmaları ve ulusal bilimsel araştırma ödülleri bunlar arasında sayılıyor. Ummanlı araştırmacılar, Cenevre Uluslararası Buluşlar Fuarı ve Kuala Lumpur Uluslararası Buluş ve İnovasyon Fuarı gibi platformlarda düzenli olarak boy gösteriyor.

Raporda, bilimsel dergilerin kalitesini yükseltmeye ve ulusal akademik yayıncılık altyapısını güçlendirmeye dönük reformlar, “bilgi temelli ekonomi” hedefine giden yolun temel sütunu olarak tanımlanıyor.
 

Umman Ulusal Günü kutlamları sadece resmi törenlerden ibaret değil halk da törenlere büyük bir coşkuyla katılıyor (Times of Oman)Umman Ulusal Günü kutlamları sadece resmi törenlerden ibaret değil halk da törenlere büyük bir coşkuyla katılıyor (Times of Oman)

Sosyal koruma sisteminde “yaşam döngüsü” yaklaşımı

Umman, Ulusal Gün öncesi güncellenen sosyal koruma sistemini de reform gündeminin merkezine yerleştiriyor. Yeni Sosyal Koruma Yasası, “koruma” kavramını çocukluktan yaşlılığa uzanan tüm yaşam evrelerini kapsayacak biçimde yeniden tanımlıyor.

Sistem; emeklilik ve hizmet sonu tazminatlarından analık ödeneğine, engellilik desteğinden düşük gelirli ailelere yönelik doğrudan nakit güvenlik ödemelerine ve tasarruf programlarına kadar geniş bir yelpazede destek sağlıyor. Yeni mekanizmalar sayesinde hedeflenen nüfusun yüzde 63,6’sından fazlasına ulaşıldığı belirtiliyor. Özellikle “hane halkı gelir destek ödeneği”yle en kırılgan kesimlere daha adil ve hedefli destek sunulduğu vurgulanıyor.

Emeklilik fonlarının yeniden yapılandırılması da bu çerçevenin parçası. Sosyal Koruma Fonu’nun 2024–2025 geçiş dönemi stratejisinin yüzde 90’ından fazlası hayata geçirilirken, kamu ve özel sektörden toplam 92 kamu kurumu ve 29 bin 370 özel işyeri sisteme dahil edildi. Sigortalı Ummanlı çalışan sayısı 604 bini, aktif emekli aylığı alanların sayısı 121 bini aştı.

Engelli hakları, otizm ve yaşlı bakımında yeni adımlar

Sultan Heysem’in bu yıl eylülde verdiği talimatla, Sosyal Kalkınma Bakanlığı bünyesinde engelli hizmetlerinden sorumlu yeni bir müsteşarlık düzeyinde sektör kuruldu. Ardından ekim ayında yayımlanan 92/2025 sayılı Kraliyet Kararnamesi ile “Engellilerin Hakları Yasası” yürürlüğe girdi.

Nisan 2025’te Sultan’ın kararıyla, otizm spektrum bozukluğu olan bireyler için 7 milyon riyal bütçeli bakım ve rehabilitasyon merkezi kurulması onaylandı; farklı vilayetlerde benzer merkezlere duyulan ihtiyaç için de fizibilite çalışmaları başlatıldı.

Çocuk koruma alanında Çocuk Koruma Rehberi ve Koruyucu Ailelerde Çocuk Bakımı Ulusal Rehberi yürürlüğe girdi. Çocuk bakım merkezleri ve gençlik evleri, yurttaşlık, eğitim, psikososyal ve sağlık boyutlarını içeren “alternatif aile ortamı” sunuyor. 2025’in ilk yarısı itibarıyla çocuk merkezlerinde 83, gençlik evlerinde 77 genç kalıyor. Yaşlılar için yürütülen evde bakım programından yararlananların sayısı ise 1327’ye ulaştı.

Sağlık sistemi: Organ nakli, yapay kalp ve küresel akreditasyonlar
Sağlık sektörü, “Umman Vizyonu 2040”ta tanımlanan “küresel standartlarla yönetilen öncü sağlık sistemi” hedefi doğrultusunda yeniden şekilleniyor.

Ulusal vizyon göstergelerini izleyen son rapor, 2024 - 2025 döneminde sağlık alanında kaydedilen ilerlemeye dikkat çekiyor. Umman, Legatum Refah Endeksi’nin sağlık başlığında 2019’dan bu yana 6 basamak yükselerek dünyada 55’inci, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da 6’ncı sıraya yerleşti.

Ulusal Sağlık Politikası’nın yürürlüğe girmesiyle, bulaşıcı olmayan hastalıklar için tarama programları, diyabet bakım programı, doğurganlık tedavileri, kanser ve kalp-damar hastalıkları hizmetleri ve tüberküloz ile solunum yolu hastalıklarına karşı mücadele programları güncellendi.

Altyapı cephesinde 2024 ve 2025’in başında 10 yeni sağlık kurumu açıldı; 7 hastane ve 21 sağlık kuruluşunun kapasitesi ve donanımı genişletildi. Şu anda 9 hastane ve Ulusal Sanal Sağlık Merkezi’nin de aralarında bulunduğu büyük projeler inşa ve geliştirme aşamasında.
 

Umman'ın sağlık atılımları arasında modern ve büyük hastaneler de yer alıyor, bunlar arasında Üniversite Tıp Şehri diye bilinen tam teşekküllü dev bir sağlık kompleksi de var (CW online)Umman'ın sağlık atılımları arasında modern ve büyük hastaneler de yer alıyor, bunlar arasında Üniversite Tıp Şehri diye bilinen tam teşekküllü dev bir sağlık kompleksi de var (CW online)

Organ nakli alanında da önemli eşikler aşıldı. Ulusal Organ Nakli Merkezi ilk yapay kalp implantasyonunu gerçekleştirdi; böbrek, karaciğer ve kornea nakillerinin sayısı arttı. Ülkede ilk kez bir Umman vatandaşına kalp nakli yapıldı. Beş yıllık hedef, kurulacak göz bankasıyla kornea alanında dışa bağımlılığı sona erdirmek. Donör ve alıcı haklarını güvenceye alan düzenleyici çerçeve de tamamlandı.

Bazı başvuru hastaneleri, hasta güvenliği ve hizmet kalitesi alanında uluslararası akreditasyon aldı. El Masarra, Nizwa ve Rustak hastaneleri, uluslararası kurumlarca akredite edilirken, Khoula Hastanesi Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF’ten “Bebek Dostu Hastane” unvanı aldı. Kraliyet Hastanesi ise Kanada merkezli ACI’den “Platin” statüsüne yükseldi.

Kraliyet Hastanesi Nükleer Tıp Bölümü, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın kalite güvence denetimini yüzde 92,5 gibi dünya ortalamasının hayli üzerinde bir puanla geçti. Çocukluk çağı temel aşılarında ise yüzde 99’un üzerinde aşılama oranına ulaşıldı.

11 Ocak 2020'de tahta geçen Umman Sultanı Heysem bin Tarık, reformların mimarı olarak görülüyor (Umman Dışişleri Bakanlığı)​​​​​​

11 Ocak 2020'de tahta geçen Umman Sultanı Heysem bin Tarık, reformların mimarı olarak görülüyor (Umman Dışişleri Bakanlığı)​​​​​​

​Parlamento, yargı ve denetim: Modern yönetimin mimarisi

Devlet raporu, Umman Konseyi’nin (Şura ve Devlet Konseyi) yasama yetkileri, uluslararası anlaşmaları gözden geçirme rolü ve kanun teklif etme/sistemleri iyileştirme görevleriyle “kurumsal işbirliğinin omurgasını” oluşturduğunu vurguluyor.

Yargı organı ise davaların daha hızlı sonuçlanması, usullerin sadeleştirilmesi ve ekonomik dönüşüme uygun bir adalet altyapısı oluşturulması hedefleriyle öne çıkıyor.

Mali ve idari denetim kurumlarının şeffaflık, hesap verebilirlik ve kurumsal–toplumsal ortaklık ilkelerini güçlendirdiği; iyi yönetişim ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine bu kanaldan katkı sunduğu belirtiliyor.

Çevre, tarım, balıkçılık ve su kaynakları

Umman çevre alanında da iddialı hedefler ortaya koyuyor. 2025 Küresel Kirlilik Endeksi’ne göre ülke, “en az kirli Arap ülkesi” konumunda ve dünya genelinde 22’nci sırada. El Vusta vilayetindeki sulak alan rezervinin Ramsar Sözleşmesi kapsamına alınması ve Cebel-i Ahder ile El Salil doğa koruma alanlarının UNESCO Biyosfer Rezervleri Ağı’na dahil edilmesi, ülkenin biyolojik çeşitliliği koruma çabalarının bir parçası.

Hava kalitesi, ülke genelindeki 56 istasyonla sürekli izleniyor. 3165 kilometrelik sahil şeridinin barındırdığı ekosistemler için de entegre bir deniz çevresi koruma ve sürdürülebilirlik programı yürütülüyor.

Tarım, balıkçılık ve su kaynakları, gıda ve su güvenliği hedefleri çerçevesinde yeniden kurgulanıyor. Ekim 2025 sonu itibarıyla tarım alanında toplam yatırım hacmi 1,85 milyar riyali bulan 449 proje bulunuyor. Su ürünleri üretimi 2024’te 901 bin tona çıkarak yüzde 13,5 büyüdü; üretim değeri 580 milyon riyale yükseldi. Su ürünleri yetiştiriciliği projelerine yapılan yatırımların 2025’te 1 milyar riyali aştığı ifade ediliyor.

Su yönetimi ayağında 82 yeraltı suyu besleme barajı, 117 yüzey suyu depolama barajı, 7 taşkın kontrol barajı ve 13 yapay yağmur istasyonu faaliyet gösteriyor. 4 binin üzerinde geleneksel su kanalı (aflaj) ve binlerce hidro-metrik istasyon, ülkenin sınırlı su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına yardımcı oluyor.

Gençlik politikaları: “Yeniliklerin taşıyıcı kuşağı”

Umman yönetimi, gençliği “ülkenin süreklilik taşıyan kalkınma hamlesinin ana dayanağı” olarak tanımlıyor. Kültür, Spor ve Gençlik Bakanı ve Sultan’ın oğlu Şehzade Teyyazin bin Heysem, her yıl 26 Ekim’de kutlanan Umman Gençlik Günü vesilesiyle yaptığı konuşmada, Ummanlı gençlerin bilim, teknoloji, sanat, spor ve gönüllülük alanlarında ülkeyi temsil etme kapasitesine güvendiklerini vurgulamıştı.

Gençlik politikaları; Gençlik Elçileri Programı (diplomasi ve uluslararası temsil), “Mustead” kampı (geleceğe dönük beceriler), Gençlik Mükemmellik Ödülü, “Gençlerimize Teşekkürler” projesi (ilham verici rol modelleri görünür kılma), gönüllülüğü güçlendiren “İsnad” projesi ve Gençlik Girişimleri Kuluçkası gibi programlarla somutlaştırılıyor. Kısa film alanındaki “Tevâsul Ödülü” ve Ulusal Münazara Şampiyonası da gençlerin sözünü görünür kılan araçlar arasında.

Medyanın dijital dönüşümü: “Ayn” platformu ve yeni içerik ekonomisi

Ulusal rapor, Umman medyasını “kapsamlı kalkınma yürüyüşünün taşıyıcı sütunlarından biri” olarak sunuyor. Basılı, işitsel, görsel ve dijital mecralarda 2024 yılı boyunca 50 binin üzerinde haber, söyleşi, analiz ve araştırma yayımlandı; radyo ve televizyon bültenlerinin toplam sayısı 7 bini buldu.

“Ayn” adlı dijital platform, ülkenin en büyük medya içerik arşivi konumuna geldi. Canlı yayın, video ve ses içeriklerine yönelik toplam izlenme sayısı 14 milyonu aşarken, resmî medya portalına 12 milyon ziyaret gerçekleşti. Enformasyon Bakanlığı’nın sosyal medya hesaplarının toplam takipçi sayısı, 2024 sonu itibarıyla 6,48 milyona ulaştı; bakanlığa bağlı gazete ve dergilerin elektronik portallarına yapılan ziyaretler 40 milyona yaklaştı.

Genel kanal, Umman Live, Spor ve Kültür kanalları yıl boyunca toplam 8 bin 784 saat yayın yaptı. Genel radyo, Gençlik Radyosu, Kuran Radyosu ve İngilizce Radyo aracılığıyla 26 bin saatin üzerinde program dinleyiciyle buluştu. Özel radyo ve televizyonlar ise binin üzerinde canlı ve bant program yayımladı.

Uluslararası alanda Umman’ın “medeniyet, kültür, ekonomi, turizm ve yatırım” kimliğini öne çıkaran 1000’i aşkın dosya ve 3 bin 800’ü aşkın makale, farklı ülkelerdeki medya kuruluşlarında yayımlandı.

Büyüme, enflasyon ve borç: “Dengeli disiplin” hedefi

Ekonomide ise 10’uncu Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın (2021–2025) sonuna yaklaşılırken, petrol dışı gelirleri artırma ve üretim tabanını çeşitlendirme çabaları öne çıkıyor.

Devlet borcu, 2024’ün ikinci çeyreğinde yaklaşık 14,4 milyar riyal iken, 2025’in aynı döneminde 14,1 milyar riyale geriledi. Aynı dönemde kamu gelirleri 5,84 milyar, kamu harcamaları ise 6,09 milyar riyal düzeyinde gerçekleşti; harcama tarafındaki artışın büyük kısmı kalkınma yatırımlarından kaynaklandı.

Dış ticaret dengesinde 2024 Temmuz’unda 5,43 milyar riyal olan fazla, 2025 Temmuz’unda 3,55 milyar riyale gerilese de, petrol dışı mal ihracatının yüzde 11,3 artışla 3,89 milyar riyale çıkması dikkat çekti.

2025’in ikinci çeyreğinde cari fiyatlarla GSYH yüzde 0,6 artarak 10,17 milyar riyale yükseldi. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P, Umman’ın notunu “BBB-” seviyesinde, görünümünü ise “durağan” olarak korudu; gerekçe olarak mali disiplin ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmalara rağmen makroekonomik istikrarın sürdürülmesi gösterildi.

Yabancı doğrudan yatırımların toplam hacmi 2025’in ikinci çeyreği itibarıyla 30,27 milyar riyale ulaştı; yılın ilk yarısında ülkeye 3,43 milyar riyal yeni yatırım girişi oldu.

Özel ekonomik bölgeler, serbest bölgeler ve sanayi şehirleri, son 5 yılda toplam yatırım hacmini 14,12 milyar riyalden 22 milyar riyale çıkardı; bu bölgelerde çalışan sayısı 80 bine yaklaşırken, istihdamın yüzde 39’unu Ummanlılar oluşturdu. 2025’in ilk yarısında sanayi odaklı 138 yeni yatırım sözleşmesi imzalandı; Duqm Özel Ekonomik Bölgesi’nde madencilik, metal sanayi ve yeşil hidrojen gibi alanlarda “nitelikli projelerin” devreye girmesi bekleniyor.

Enflasyon tarafında ise ülke, 2025’in ilk 9 ayında ortalama yüzde 0,80’lik oranla son derece düşük bir seviyeyi korudu. Aynı dönemde reel GSYH büyümesi yüzde 2,3 olarak kaydedildi. Uluslararası kuruluşların tahminlerine göre Umman ekonomisi 2025’te yaklaşık yüzde 2,9, 2026’da ise yüzde 3,7 büyüyebilir.
 

Umman'ın Duqm ticaret merkezi tüm dünyadan milyarlarca dolarlık yatırımı ülkeye çeken bölgeler arasında (Times of Oman)

Umman'ın Duqm ticaret merkezi tüm dünyadan milyarlarca dolarlık yatırımı ülkeye çeken bölgeler arasında (Times of Oman)

Umman Yatırım Otoritesi: Üç portföy, 50’den fazla ülke

Umman Yatırım Otoritesi, devletin yatırım kolu olarak özel sektörle ortaklıklar kurup ülke dışından stratejik ortaklar çekmeye odaklanıyor. Kurumun varlıkları 20 milyar riyalin üzerine çıkarken, elde edilen 1,58 milyar riyal kârın 800 milyonu doğrudan devlet bütçesine aktarıldı. Global SWF Enstitüsü’nün raporuna göre otorite, 5 yıllık getiri oranında egemen varlık fonları arasında dünyada 8’inci sıraya yükseldi.

Yatırımlar üç ana portföye dağıtılıyor: Ulusal Kalkınma Portföyü, Nesiller Portföyü ve Future Fund Oman. Coğrafi olarak bakıldığında yatırımların yüzde 61,3’ü Umman içinde, yüzde 19,9’u Kuzey Amerika’da; kalan kısım ise Avrupa, Asya, Afrika ve Latin Amerika’ya yayılmış durumda.

Yalnızca bu yıl, farklı vilayetlerde toplam değeri 450 milyon riyali aşan 14 ulusal projenin tamamlandığı, bu projelerin gıda güvenliği, imalat sanayi ve su kaynakları gibi alanlarda yaklaşık 1350 yeni istihdam yaratacağı kaydediliyor.

Umman'ın Türkiye'deki 54. Ulusal Gün kutlaması, geçen yıl Umman Sultanlığı Ankara Büyükelçisi Saif Rashid Saif Al Jahwari'nin ev sahipliğinde düzenlenmişti 55. Ulusal Gün kutlaması da bugün yapılacak (Independent Türkçe) Umman'ın Türkiye'deki 54. Ulusal Gün kutlaması, geçen yıl Umman Sultanlığı Ankara Büyükelçisi Saif Rashid Saif Al Jahwari'nin ev sahipliğinde düzenlenmişti 55. Ulusal Gün kutlaması da bugün yapılacak (Independent Türkçe) 

Dış politika: Arabuluculuk ve bölgesel krizlerde konumlanma

Umman’ın Ulusal Gün raporu, dış politikanın “karşılıklı saygı, iç işlerine karışmama, uluslararası hukuk ve çok taraflılık” ilkelerine dayandığını yineliyor.

Sultan Heysem, son dönemde Türkiye, Belçika, Hollanda, Rusya, Belarus, Cezayir ve İspanya’nın da aralarında bulunduğu ülkeleri ziyaret etti; Birleşik Krallık Kralı ve başbakanıyla da görüşmeler yaptı. Aynı süreçte Bahreyn Kralı, Kuveyt ve Katar emirleri, Birleşik Arap Emirlikleri, İran ve Angola cumhurbaşkanları ile Türkiye ve Belarus liderleri Muskat’ta ağırlandı.

Ülke, 12 Nisan 2025’te İran ile ABD arasındaki nükleer müzakere sürecine de ev sahipliği yaptı. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin başkanlık ettiği İran heyeti ile ABD’nin Ortadoğu temsilcisi Steve Witkoff’un liderlik ettiği Amerikan heyeti, Muskat ve Roma’da 5 tur görüşme gerçekleştirdi; görüşmelere “yapıcı ve dostane atmosferin” hakim olduğu vurgulandı.

6 Mayıs’ta Umman’ın aracılığında, Yemen’deki Ensarullah hareketi ile ABD arasında Kızıldeniz ve Babülmendep’teki Amerikan gemilerine yönelik saldırıların durdurulmasını ve seyrüsefer güvenliğinin sağlanmasını öngören bir ateşkes anlaşması duyuruldu.

Rapor, Umman’ın İsrail’in Katar topraklarını ve bölgedeki diğer ülkeleri hedef alan saldırılarını, siyasi suikastları ve “bölgesel istikrara tehdit oluşturan adımlarını” sert ifadelerle kınadığını aktarıyor. Gazze Şeridi’ndeki saldırılar için de uluslararası toplumu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni sivillerin korunması ve saldırıların derhal durdurulması yönünde sorumluluk almaya çağırıyor.

Umman, Filistin halkına adaletin, İsrail işgalinin sona ermesinden ve Doğu Kudüs başkentli bağımsız Filistin devletinin kurulmasından geçtiğini, bunun da uluslararası meşruiyet kararları ve Arap Barış Girişimi’ne uygun tek çözüm olduğunu savunuyor.

Ülke ayrıca, İsrail’in İran topraklarına yönelik askeri saldırılarını “bölgesel barışı dinamitleme riski taşıyan tehlikeli bir tırmanma” olarak niteliyor; Suriye’de ise BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı çerçevesinde, ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı temelinde siyasi çözüm çağrısını yineliyor.

Umman Sultanlığı, tüm bu başlıkları 20 Kasım Ulusal Günü kutlamalarına hazırlık bağlamında, “yenilenmiş kalkınma hamlesinin bilançosu” olarak sunuyor. Muskat yönetimi, eğitimden inovasyona, sosyal korumadan sağlık ve çevre politikalarına, ekonomiden arabuluculuk diplomasisine uzanan bu tablonun, ülkeyi 2040 hedeflerine bir adım daha yaklaştırdığını vurguluyor.



Lübnan ordusunun ihtiyaçlarına yanıt vermek, Litani Nehri’nin kuzeyinde ‘silahları devletin elinde toplama’ planına bağlı

Lübnan’ın güneyindeki Alma eş-Şaab köyünde, İsrail sınırındaki bir askeri karakolda görev yapan iki Lübnan askeri (Arşiv – AP)
Lübnan’ın güneyindeki Alma eş-Şaab köyünde, İsrail sınırındaki bir askeri karakolda görev yapan iki Lübnan askeri (Arşiv – AP)
TT

Lübnan ordusunun ihtiyaçlarına yanıt vermek, Litani Nehri’nin kuzeyinde ‘silahları devletin elinde toplama’ planına bağlı

Lübnan’ın güneyindeki Alma eş-Şaab köyünde, İsrail sınırındaki bir askeri karakolda görev yapan iki Lübnan askeri (Arşiv – AP)
Lübnan’ın güneyindeki Alma eş-Şaab köyünde, İsrail sınırındaki bir askeri karakolda görev yapan iki Lübnan askeri (Arşiv – AP)

Katar’ın başkenti Doha, Lübnan ordusu ve İç Güvenlik Güçleri için düzenlenecek destek konferansının hazırlık toplantısına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Toplantı, bu ayın 15’inde gerçekleştirilecek ve beş sponsor ülke -Fransa, ABD, Suudi Arabistan, Katar ve Mısır- ile diğer ülkeler ve uluslararası kuruluşların katılımıyla yapılacak. Toplantının amacı, konferans öncesi zemin hazırlığı yapmak, ülkelerin tutumlarını koordine etmek, Lübnan ordusunun ihtiyaçlarını yakından incelemek ve askeri destek mekanizmalarını geliştirmek olarak açıklandı. Konferansın 5 Mart’ta Paris’te düzenlenmesi planlanıyor; Fransız yetkililer yaklaşık 50 ülke ve 10 kuruluşun katılımını bekliyor. Fransa kaynaklarına göre, Lübnan ordusunun mevcut görevleri ve ülkenin egemenliğinin korunmasındaki rolü göz önüne alındığında, hem hazırlık toplantısı hem de konferans, orduya önemli bir siyasi destek sağlayacak. Toplantı, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn tarafından açılacak ve tüm oturumlar tek bir gün içinde gerçekleştirilecek.

Doha toplantısından neler bekleniyor?

Paris, hazırlık toplantısı ve konferansın düzenlenmesinde merkezi bir rol oynuyor. Bu iki etkinliğe ilişkin hazırlıklar, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian’ın geçen hafta sonu iki gün süren Beyrut ziyaretinde ele alınan başlıca konulardan biriydi. Ziyaret, Lübnan ordusunun uluslararası toplumun beklediği silah envanteri çalışmasının ikinci aşamasına hazırlanmasına denk geldi. Bu aşama, Sayda’nın kuzeyinde, Litani Nehri’nden Avali Nehri’ne uzanan bölgeyi kapsıyor. Paris’te konuyla ilgilenen birkaç Batılı kaynak, ordunun ihtiyaçlarına yanıt verilmesinin büyük ölçüde ordunun önümüzdeki haftalarda sunması beklenen planına bağlı olduğunu belirtti. Planın, konferans öncesinde Lübnan Bakanlar Kurulu’na sunularak onaylanması öngörülüyor. Fransız yetkililer iki temel noktaya odaklanıyor: Birincisi, 1701 sayılı Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararı uyarınca ordunun yürüttüğü silah envanteri sürecinin devam etmesi gerekliliği. İkincisi ise, konferansa katılacak ülkelerin Lübnan ordusunun ihtiyaçlarını tam olarak anlaması ve bu ihtiyaçların, destek vermek isteyen uluslararası aktörler arasında koordinasyon sağlanarak ve bunun için bir ‘uluslararası mekanizma’ oluşturularak karşılanması gerekliliği.

gthy
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron başkanlığındaki haftalık kabine toplantısının ardından Kültür Bakanı Rachida Dati ile birlikte Elysee Sarayı’ndan ayrılıyor. (AFP)

Paris, konferansta açıklanacak yardım miktarını belirlemeye yönelik tartışmalara girmeyi reddediyor. Fransız yetkililer, desteğin yalnızca mali yardım ile sınırlı olmayacağını, aynı zamanda askeri kapasitenin güçlendirilmesi (silah sistemleri), lojistik imkanlar ve eğitim gibi alanları da kapsayacağını vurguluyor. Paris, Lübnan ordusunun yıllık ihtiyaçlarını 1 milyar doların üzerinde olarak değerlendiriyor, ancak bu desteğin sadece dış yardımlarla sağlanamayacağını, bir kısmının Lübnan devlet bütçesine de yansıtılması gerektiğini belirtiyor. Fransa, Lübnan Ordu Komutanı Rudolf Heykel’in Washington’da aldığı güvenceyle de rahat bir tablo çiziyor. Bu güvenceye göre ABD, Heykel ile Senatör Lindsey Graham arasındaki sert görüşmeye rağmen Lübnan ordusuna desteğini sürdürecek.

Paris ve diğer dört sponsor ülke, Doha’daki toplantıdan ordunun ihtiyaçlarını ayrıntılı şekilde sunmasını bekliyor. Daha önce de Lübnan ordusuna destek amaçlı toplantılar yapılmış olsa da, bu kez sürecin belirli bir hedefe -silah envanteri- bağlı olması öne çıkıyor.

Sınırlar ve Suriyeli mülteciler

Paris, Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian’ın Beyrut ziyaretinden dönerken elde ettiği sonuçlardan memnuniyetini gizlemiyor. Özellikle Lübnan’ın komşusu Suriye ile ilişkilerine dair sağlanan ilerlemeler Fransız yetkililer tarafından olumlu karşılanıyor. Fransa, Lübnan’daki bazı Suriyeli tutukluların ülkelerine geri gönderilmesi anlaşmasının iki önemli alanda etkili olacağını düşünüyor. Birincisi, iki ülke arasındaki kara sınırının belirlenmesi ve sınır bölgelerinde güvenliğin sağlanması. Fransa, manda dönemine ait haritaları kullanarak sınır çiziminde destek sunmayı teklif ediyor. İkincisi, Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönüşü, Lübnan için stratejik açıdan birçok düzeyde önem taşıyor. Buna karşılık Paris, Lübnan’ın İsrail ile yaşadığı zorlukların farkında. Fransız kaynaklar, bunun gerek İsrail’in neredeyse günlük devam eden askeri operasyonları gerekse halen Lübnan topraklarında işgal ettiği beş bölgeden çekilmeyi reddetmesi nedeniyle ciddi bir sorun teşkil ettiğini vurguluyor.

dsecd
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, 6 Şubat'ta Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri ile bir araya geldi. (EPA)

Paris, başka bir bağlamda ise Ateşkesi Denetleme Komitesi (Mekanizma) çerçevesinde siviller arasında yürütülen dolaylı görüşmeleri memnuniyetle karşılıyor ve Le Drian’ın bu görüşmeleri teşvik ettiğini vurguluyor. Paris, sahadaki etkisi sınırlı olsa da, Lübnan’ın bu mekanizmaya bağlılığını desteklemeye devam ediyor. Fransız yetkililer, İsrail’in Lübnan ordusu hakkında yaptığı açık açıklamalar ile kapalı kapılar ardında söylediklerinin farklı olduğunu belirtiyor. Paris’e göre Tel Aviv’in amacı, Lübnan’daki askeri hareket özgürlüğünü sürdürmek ve bunu meşrulaştırmak. İsrail tarafı, Hizbullah tehdidinin Litani Nehri güneyinde önemli ölçüde azaldığını söylerken, kuzeydeki durumu halen sorunlu görüyor. Fransız kaynaklar, Lübnan’a iletilen tavsiyelerin iki temel noktaya odaklandığını belirtiyor: Silah envanteri sürecinin devam ettirilmesi ve bölgedeki olası bir savaşta, ister ABD-İran ikili çatışması, ister İsrail’in katılımı olsun, Lübnan’ın uzak durması gerektiği.

Görüşmelerin bir diğer önemli başlığı ise mali ve ekonomik konular oldu. Paris, Le Drian’ın görüşmelerinde yasanın Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın bahar toplantıları öncesinde Meclis’te oylanmasının önemini vurguladığını belirtiyor. Fransız yetkililere göre, yasanın kabulü, Lübnan makamlarının konuyu ciddiyetle ele aldığını gösterecek ve iç tartışmalara rağmen olumlu bir sinyal sağlayacak. Paris ayrıca, yasanın parlamentodan geçmesinin, Fransa’nın ev sahipliğini üstleneceğini açıkladığı Lübnan ekonomisine destek konferansı üzerinde doğrudan etkisi olacağını vurguluyor.


Suudi Arabistan: Kraliyet kararnameleriyle bazı prensler ve yetkililer görevden alındı, yenileri atandı

İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz (SPA)
İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz (SPA)
TT

Suudi Arabistan: Kraliyet kararnameleriyle bazı prensler ve yetkililer görevden alındı, yenileri atandı

İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz (SPA)
İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz (SPA)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz bugün bir dizi kraliyet emri yayımlayarak, bazı prenslerin ve üst düzey yetkililerin görevden alınmasını, bazılarının ise atanmasını ve terfi ettirilmesini kararlaştırdı.

Emirler arasında, Taif Valisi Prens Suud bin Nehar bin Suud’un görevden alınarak Medine Bölgesi Vali Yardımcısı olarak atanması, yerine Prens Favaz bin Sultan bin Abdulaziz’in getirilmesi ve Kuzey Sınırları Bölgesi Vali Yardımcısı olarak Prens Muhammed bin Abdullah bin Abdulaziz’in atanması yer aldı.

Ayrıca, Diriye Valisi Prens Fahd bin Saad bin Abdullah bin Turki’nin görevden alınması ve el-Baha Bölgesi Vali Yardımcısı olarak atanması, yerine Prens Rakan bin Selman bin Abdulaziz’in getirilmesi kararlaştırıldı. Turizm Bakan Yardımcısı Prenses Hayfa bint Muhammed bin Suud bin Halid görevinden alınarak Başbakanlık Genel Sekreterliği’nde danışman olarak atandı, yerine Abdulmuhsin el-Mezid getirildi. Bunun yanı sıra, Prens Dr. Saad bin Suud bin Muhammed bin Abdulaziz Şura Meclisi üyeliğine atanırken, İçişleri Bakanlığı Teknoloji İşleri Yardımcısı Prens Dr. Bendar bin Abdullah el-Mişari görevden alınarak Bakan Danışmanı olarak atandı; yerine Mühendis Samir el-Harbi getirildi.

Emirlere göre, Yatırım Bakanı Halid el-Falih görevden alınarak Devlet Bakanı olarak atandı; yerine Fahd Al Seyf getirildi. Başsavcı eş-Şeyh Suud el-Muceb görevden alınarak Kraliyet Divanı’nda danışman oldu. Adalet Divanı Başkanı Dr. Halid el-Yusuf görevden alınarak Başsavcı olarak atandı; yerine Şeyh Dr. Ali el-Ehaydib getirildi. Adalet Bakanı Yardımcısı Dr. Necm ez-Zeyd görevden alınarak Kraliyet Divanı’nda danışman oldu. İçişleri Bakanlığı Güvenlik İşleri Müsteşarı Muhammed el-Muhanna görevden alınarak İçişleri Bakan Yardımcısı olarak atandı; yerine Abdullah bin Faris getirildi.

Bakanlar Kurulu Genel Sekreterliği Danışmanı Abdulaziz el-Arifi görevden alınarak Ulusal Kalkınma Fonu Başkanı olarak atandı. İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakan Yardımcısı Mühendis Heysem el-Avheli Telekomünikasyon ve Uzay Teknolojileri Kurumu Başkanı olarak atandı. Genel Soruşturma Müdürü Ahmed el-İsa, sağlık gerekçesiyle görevden alındı; yerine Fayhan es-Sehli atandı.

Kraliyet Divanı’na Süleyman el-Gannas ve İsaf Ebu Senin danışman olarak atandı. Genel Ulaştırma Kurumu Başkanı Fevvaz es-Sehli, İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanı Yardımcısı Bedr es-Suveylem, Eğitim Bakanı Yardımcısı Dr. Saad el-Harbi, Devlet Güvenliği Ofisi danışmanı Saad el-Luheydan oldı. Kraliyet Muhafızları Başkan Yardımcılığı’na Tümgeneral Halid ez-Zuveybi terfi ettirilirken, Tümgeneral Süleyman el-Miman da terfi aldı.


Kral Selman ve Veliaht Prens, okulda yaşanan silahlı saldırının ardından Kanada Genel Valisi'ne başsağlığı dileklerini ilettiler

Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)
Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)
TT

Kral Selman ve Veliaht Prens, okulda yaşanan silahlı saldırının ardından Kanada Genel Valisi'ne başsağlığı dileklerini ilettiler

Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)
Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)

Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Selman bin Abdulaziz, Kanada'nın batısındaki bir okulda meydana gelen, ölü ve yaralıların olduğu silahlı saldırının ardından Kanada Genel Valisi Mary May Simon'a taziye ve başsağlığı telgrafı gönderdi.

Kral Selman mesajında, “Kanada'nın batısındaki bir okulda meydana gelen silahlı saldırı ve bunun sonucunda meydana gelen ölüm ve yaralanmaları öğrendik. Bu iğrenç suç eylemini kınıyor ve Ekselansları, ölenlerin aileleri ve dost Kanada halkına en derin taziyelerimizi ve içten başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Yaralıların bir an önce iyileşmesini diliyoruz.”

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman da benzer bir taziye ve başsağlığı mesajı göndererek şunları söyledi: “Kanada'nın batısındaki bir okulda meydana gelen silahlı saldırı ve bunun sonucunda meydana gelen ölüm ve yaralanmalar hakkında bilgilendirildim. Ekselanslarına bu suç eylemini kınadığımı belirtirken, Ekselanslarına ve dost halkına en derin taziyelerimi ve içten başsağlığı dileklerimi sunuyor, yaralılara acil şifalar diliyorum.”