Gazze anlaşması... Karmaşıklıklar ve endişeler karşısında ivme kazanıyor

Hamas, Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılmasına az bir süre kala Barış Konseyi temsilcileriyle bir araya geldi

Gazze şehrindeki yıkılmış binaların yanında yerinden edilmiş Filistinlilere barınak sağlayan çadırlar (AFP)
Gazze şehrindeki yıkılmış binaların yanında yerinden edilmiş Filistinlilere barınak sağlayan çadırlar (AFP)
TT

Gazze anlaşması... Karmaşıklıklar ve endişeler karşısında ivme kazanıyor

Gazze şehrindeki yıkılmış binaların yanında yerinden edilmiş Filistinlilere barınak sağlayan çadırlar (AFP)
Gazze şehrindeki yıkılmış binaların yanında yerinden edilmiş Filistinlilere barınak sağlayan çadırlar (AFP)

Gazze’de ateşkes anlaşması dosyasında, yaklaşık iki hafta önce patlak veren İran savaşıyla birlikte artan durgunluğun ardından yeniden hareketlilik yaşanıyor. Bu kapsamda Kahire’de, Hamas heyeti ile ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığını yürüttüğü Barış Konseyi temsilcileri arasında bir görüşme gerçekleştirildi. Aynı zamanda İsrail tarafından, Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılmasına ve ‘uluslararası istikrar güçlerinin’ konuşlandırılmasına ilişkin takvim belirlenmesine dair açıklamalar yapıldı.

Ancak uzmanlara göre bu dikkat çekici hareketlilik önemli zorluklar ve endişelerle karşı karşıya. Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, Trump yönetimi için İran savaşının sona erdirilmesinin öncelikli olduğunu, Gazze dosyasının ise ikinci planda kaldığını belirtti. Ayrıca İsrail’in açıklamalarının büyük ölçüde kamuoyuna yönelik olduğu ve Gazze anlaşmasında öngörülen kademeli çekilme gibi adımlara dönüşmesinin beklenmediği ifade edildi.

Üç kaynağın Reuters’a dün verdiği bilgiye göre, savaş sonrası Gazze Şeridi’ni denetlemekle görevlendirilen Barış Konseyi temsilcileri, hafta başında Kahire’de Hamas yetkilileriyle bir araya geldi. Görüşmenin, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından ciddi baskı altında olan Gazze’deki ateşkesi koruma amacı taşıdığı belirtildi.

İsrail, pazar günü yaptığı açıklamada, İran’a yönelik bombardımanın başlamasından bu yana kapalı olan Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılacağını duyurdu. Açıklamaya göre geçişler çarşamba gününden itibaren her iki yönde sınırlı sayıda kişi için, daha önce uygulanan mekanizma çerçevesinde, Mısır ile koordinasyon içinde ve Avrupa Birliği (AB) misyonunun gözetiminde gerçekleştirilecek.

Söz konusu sınır kapısı, 2 Şubat’ta sınırlı ve kısmi olarak yeniden açılmış, ancak 28 Şubat’ta İran savaşının başlamasıyla birlikte tekrar kapatılmıştı.

Geçtiğimiz ocak ayının ortasında Washington, Gazze’deki savaşı sona erdirmeye yönelik Trump planının ikinci aşamasına geçildiğini duyurmuştu. Bu aşama, İsrail’in Gazze Şeridi’nden kademeli olarak çekilmesi, Hamas’ın silahsızlandırılması ve istikrarı sağlamak amacıyla uluslararası bir gücün konuşlandırılması gibi maddeleri içeriyor. Buna karşın İsrail ordusu halen Gazze Şeridi’nin yarısından fazlasını kontrol altında tutarken, Hamas silah bırakmayı reddediyor.

İsrail Kamu Yayın Kurumu, cumartesi akşamı yayımladığı haberde, uluslararası gücün Gazze Şeridi’nde konuşlandırılmasına önümüzdeki mayıs ayında başlanmasının planlandığını bildirdi.

fgthyj
Gazze Şeridi’nin orta kesiminde bulunan Nuseyrat’taki bir aşevinden sıcak yemek almak için sıraya giren yerlerinden edilmiş Filistinliler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde İsrail üzerine çalışan araştırmacı Said Ukkaşe, Gazze anlaşmasına ilişkin yeniden oluşan hareketliliğin, uluslararası topluma olumlu bir tablo sunma ve İsrail lehine propaganda yapma çabası olduğunu belirtti. Ukkaşe’ye göre İsrail, bölgede artan savaşlar ve Gazze’de gerçek bir kıtlık ihtimaline dair raporlar ışığında dosyaya büyük önem verdiği izlenimini yaratmaya çalışırken, İran tarafını tek ‘vahşi aktör’ olarak göstermeyi hedefliyor.

Anlaşmaya ilişkin endişe ve karmaşıklıklara değinen Ukkaşe, İsrail’in anlaşmanın ilk aşamasından sonra, Hamas’ın silahsızlandırılması şartı yerine getirilmeden somut adımlar atmayacağını vurguladı. Uluslararası güçlerin konuşlandırılması ihtimaline de değinen Ukkaşe, bunun gerçekleşse bile fiili bir yönetimden ziyade sembolik bir adım olabileceğini, İsrail’in ise ABD yönetimiyle doğrudan çatışmadan kaçınmak için bazı adımları kısmi olarak uygulayabileceğini ancak tam bir bağlılık göstermeyeceğini ifade etti.

Filistinli siyasi analist Nizar Nazzal ise söz konusu toplantılar ve açıklamalar ışığında Gazze anlaşması dosyasında bir hareketlilik olduğunu kabul etmekle birlikte, bunun İsrail’e özgü bir manevra olabileceği uyarısında bulundu. Nazzal, İsrail’in ikinci aşamaya ilişkin hiçbir yükümlülüğü yerine getirmediğini ve bu sürecin daha çok uluslararası kamuoyunu yatıştırmaya yönelik olabileceğini dile getirdi.

Nazzal, mevcut karmaşıklıkların Washington ve Tel Aviv’in savaşla meşgul olmasından kaynaklandığını, ayrıca İsrail’de yaklaşan seçimlerin de süreci zorlaştırdığını belirtti. Bu seçimlerin Gazze anlaşmasına fayda sağlamayacağını, aksine yeni zorluklar doğurabileceğini ifade eden Nazzal, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun yeni bir seçime giderken Gazze Şeridi’nden çekilmeyeceğini ve Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin henüz sahada faaliyete başlamadığını hatırlattı.

Dosyaya ilişkin arabulucuların temasları da yeniden hız kazandı. Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile Filistin Devlet Başkanı Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh arasında dün gerçekleşen telefon görüşmesinde Gazze Şeridi’ndeki gelişmeler ele alındı.

Abdulati görüşmede, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin görevlerini sahadan yürütebilmesi için hızlı şekilde yetkilendirilmesinin önemine dikkat çekerek, bunun geçiş sürecinin yönetimi ve ateşkesin kalıcı hale getirilmesi açısından temel bir adım olduğunu vurguladı.

Ukkaşe, Mısır’ın Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’ni devreye sokma talebine ilişkin olarak, mevcut güvenlik koşulları nedeniyle bunun kısa vadede mümkün görünmediğini ifade etti. Ukkaşe’ye göre Gazze dosyası, ABD Başkanı Donald Trump açısından şu aşamada İran’la yaşanan çatışmanın gölgesinde ikincil önemde kalıyor.

Nazzal ise Mısır’ın, İsrail’in Gazze anlaşmasını zayıflatmaya yönelik planlarını boşa çıkarmaya çalıştığını ve tüm taraflarla birlikte anlaşmayı ayakta tutmayı hedeflediğini belirtti. Nazzal, İran savaşının devam etmesi halinde kısa vadede Gazze’de sahaya yansıyan somut sonuçlar görülmesinin zor olduğunu sözlerine ekledi.



Cezayir Genelkurmay Başkanı: Askeri üstünlük silahın kalitesiyle değil direniş gücüyle ölçülür

General Şangariha, ordu personeline hitaben konuşurken (Savunma Bakanlığı)
General Şangariha, ordu personeline hitaben konuşurken (Savunma Bakanlığı)
TT

Cezayir Genelkurmay Başkanı: Askeri üstünlük silahın kalitesiyle değil direniş gücüyle ölçülür

General Şangariha, ordu personeline hitaben konuşurken (Savunma Bakanlığı)
General Şangariha, ordu personeline hitaben konuşurken (Savunma Bakanlığı)

Cezayir Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı nezdinde devlet bakanı olan General Said Şangariha dün yaptığı konuşmada, gerçek askeri üstünlüğün yalnızca silah kalitesiyle ölçülmediğini; asıl belirleyicinin direniş gücü, taktik alternatifler geliştirme ve nitelikli operasyonel hazırlık olduğunu vurguladı.

General Şangariha, ülkenin doğusundaki 5. Askeri Bölge'ye gerçekleştirdiği çalışma ve denetleme ziyaretinde yaptığı konuşmada, Cezayir ordusunun askeri kapasitesini geliştirme ve operasyonel hazırlığını artırma sürecini kararlılıkla sürdüreceğini belirtti. General Şangariha, bu sayede ordunun anayasal görevlerini en üst düzeyde yerine getirebileceğini, güvenlik araçları üzerinde tam kontrol sağlayabileceğini ve egemenliği ile yüksek ulusal çıkarları savunabileceğini ifade etti.

Buna ancak muharebe hazırlık programlarının ciddiyetle ve titizlikle sürdürülmesiyle ulaşılabileceğinin altını çizen General Şangariha, yüksek düzeyde hazırlık, operasyonel tatbikatlar ve kapsamlı sağlamlık üzerine kurulu bir savunma sistemi inşa edilmesini hedeflendiğini belirtti.

General Şangariha, “Bu hazırlığa giden en doğru yol her şeyden önce eğitim sahasından ve her profesyonel adımın, her hassasiyetle uygulanan planın caydırıcılık ile belirleyicilik kapasitesi oluşturmaya etkin biçimde katkı sağlayacağına dair köklü inançtan geçiyor" diye vurguladı.

General Şangariha, bu bağlamda Tunus sınırı yakınlarındaki hassas sınır bölgesindeki ordu mensuplarını son terörist unsurları Cezayir topraklarından söküp atmak, destek ve lojistik ağlarını çökertmek ve böylece güçlerin hazırlanması ile yetiştirilmesi görevlerine tam anlamıyla yoğunlaşmak için daha büyük bir azimle çalışmaya davet etti. Bunun cumhuriyetçi taahhütlerimizle örtüşeceğini ve hem bölgesel hem de uluslararası güncel konjonktürün zorluklarıyla baş etmemizi sağlayacağını vurguladı.

Bu vesileyle terör ve sabotaj eylemleriyle mücadelede görev yapan birliklerin üyelerini tebrik eden General Şangariha, bu birliklerin elde ettiği nitelikli sonuçların pek çok terörist ve suçlu ile vatan haininin etkisiz hale getirilmesini ve vatanın ile vatandaşın güvenliğini hedef alan alçakça planlarının boşa çıkarılmasını mümkün kıldığını kaydetti.


“Beyaz oylar” Hamas liderliğinin belirlenmesini engelledi

Gazze Şeridi'nin Han Yunus kentinde Hamas destekçileri, 16 Mayıs 2026 (Reuters)
Gazze Şeridi'nin Han Yunus kentinde Hamas destekçileri, 16 Mayıs 2026 (Reuters)
TT

“Beyaz oylar” Hamas liderliğinin belirlenmesini engelledi

Gazze Şeridi'nin Han Yunus kentinde Hamas destekçileri, 16 Mayıs 2026 (Reuters)
Gazze Şeridi'nin Han Yunus kentinde Hamas destekçileri, 16 Mayıs 2026 (Reuters)

Hamas Hareketi’nden kaynaklar, Şarku'l-Avsat gazetesine yaptıkları açıklamalarda yeni bir liderin seçilememesini, bazı üyelerin iki rakipten herhangi birine taraf olmaktan kaçınmak amacıyla kullandığı ‘beyaz oyların’ fazla olmasına bağladı. Söz konusu rakipler, Hamas'ın Gazze'deki Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye ile hareketin yurt dışındaki liderlerinden Halid Meşal'di.

Hamas, geçtiğimiz cumartesi günü şaşırtıcı ve nadir görülen bir açıklama yaparak birinci turda sonucun netleştirilemediğini ve ikinci tura gidileceğini duyurdu.

Gazze dışındaki hareket liderliğinden iki kaynak, bu durumun Hamas'ın en üst organı olan siyasi büro başkanlığı düzeyinde yaşanan ilk örnek olduğu konusunda hemfikir olduğunu vurguladı.

Kaynaklardan biri, beyaz oyların iki rakip isme yönelik bir hoşnutsuzluğa, belki de hareketin bazı dosyalardaki politikalarına karşı bir protesto havasına ve genç bir liderliğe kapıyı aralama çabasına işaret ettiği görüşünü paylaştı.

Öte yandan diğer bir kaynak, bunun her iki adaya karşı bir protesto olmaktan çok çeşitli dosyalardaki bazı politikaların reddedilmesine, geçici bir lider seçimi fikrinin ertelenerek kapsamlı seçimler yapılana dek beklenmesine ve mevcut liderlik konseyinin çalışmalarını sürdürmesine yönelik bir eğilime işaret ettiğini değerlendirdi.


İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında 10 kişi öldü

19 Mayıs 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Deyr Kanun el-Nehr kasabasını hedef alan İsrail hava saldırısından yükselen dumanlar (AFP)
19 Mayıs 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Deyr Kanun el-Nehr kasabasını hedef alan İsrail hava saldırısından yükselen dumanlar (AFP)
TT

İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında 10 kişi öldü

19 Mayıs 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Deyr Kanun el-Nehr kasabasını hedef alan İsrail hava saldırısından yükselen dumanlar (AFP)
19 Mayıs 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Deyr Kanun el-Nehr kasabasını hedef alan İsrail hava saldırısından yükselen dumanlar (AFP)

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail ile Hizbullah arasında varılan ateşkes anlaşmasına rağmen, İsrail'in güney Lübnan'daki bir kasabaya düzenlediği baskında aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu en az 10 kişinin öldüğünü açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre bakanlıktan yapılan açıklamada, İsrail'in Sur ilçesine bağlı Deyr Kanun el-Nehr kasabasına düzenlediği hava saldırısında ilk belirlemelere göre aralarında 3 çocuk ve 3 kadının da bulunduğu 10 kişinin hayatını kaybettiği, biri kız çocuğu olmak üzere 3 kişinin de yaralandığı belirtildi."