Kalibaf, Washington'u müzakerelerin temelini baltalamakla suçluyor

Kalibaf, Uygunluk Değerlendirme Konseyi toplantısına katılıyor ve Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri General Mohammad Bakır Zülkadir de toplantıda yer alıyor (Kalibaf'ın internet sitesi).
Kalibaf, Uygunluk Değerlendirme Konseyi toplantısına katılıyor ve Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri General Mohammad Bakır Zülkadir de toplantıda yer alıyor (Kalibaf'ın internet sitesi).
TT

Kalibaf, Washington'u müzakerelerin temelini baltalamakla suçluyor

Kalibaf, Uygunluk Değerlendirme Konseyi toplantısına katılıyor ve Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri General Mohammad Bakır Zülkadir de toplantıda yer alıyor (Kalibaf'ın internet sitesi).
Kalibaf, Uygunluk Değerlendirme Konseyi toplantısına katılıyor ve Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri General Mohammad Bakır Zülkadir de toplantıda yer alıyor (Kalibaf'ın internet sitesi).

İran Parlamento Başkanı Muhammad Bakır Kalibaf dün yaptığı açıklamada, ABD ve İran arasında varılan on maddelik ateşkes önerisinin üç kilit noktasının, yarın Pakistan'da başlaması planlanan müzakerelerden önce ihlal edildiğini belirterek, bu koşullar altında ikili bir ateşkes veya müzakerelerin "mantıklı görünmediğini" söyledi.

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile birlikte, savaş sırasında birçok deneyimli İranlı siyasi liderin ölümünün ardından İran müzakere heyetine Kalibaf'ın başkanlık etmesi bekleniyor.

Kalibaf, X-platform hesabından yaptığı açıklamada, ABD'ye duyulan derin güvensizliğin, "her türlü taahhüdün tekrar tekrar ihlal edilmesinden" kaynaklandığını belirterek, ABD başkanının İran'ın teklifini "müzakere için pratik bir temel" ve bu görüşmelerin ana çerçevesi olarak nitelendirdiğini kaydetti.

İran anlatısına göre ilk ihlalin, Lübnan'daki ateşkesle ilgili maddeye uyulmaması olduğunu açıklayan yetkili, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in de "Lübnan ve diğer bölgeler de dahil olmak üzere her yerde acil ateşkes" derken bu maddeye atıfta bulunduğunu belirtti.

İkinci ihlalin ise İran hava sahasına insansız hava aracının (İHA) girmesi olduğunu belirten Kalibaf, Fars eyaletinin Lar şehrinde düşürülen İHA’nın, İran hava sahasına daha fazla izinsiz giriş yapılmasını yasaklayan maddeyi ihlal ettiğini söyledi.

Üçüncü ihlale gelince, Kalibaf, İran'ın zenginleştirme hakkının reddedilmesiyle ilgili olduğunu, ancak bu hakkın anlaşmanın 6. maddesinde belirtildiğini ifade etti.

Müzakereler başlamadan önce bile "müzakerenin pratik temelinin" "açık ve pervasızca" ihlal edildiği sonucuna vardı.

Washington'da, Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt dün yaptığı açıklamada, İran'ın başlangıçta ABD'nin kabul edilemez bulduğu bir plan önerdikten sonra, savaşı sona erdirmek için "daha makul" bir plan sunduğunu söyledi.

Leavitt, İran'ın anlaşmazlığı sona erdirmek için sunduğu 10 maddelik planın daha fazla müzakere için bir temel oluşturduğunu belirterek, “Başkan Trump'ın sözleri her şeyi açıklıyor: Bu, müzakere için geçerli bir temel ve bu müzakereler devam edecek” ifadesini kullandı.

Ayrıca, küresel petrol ve doğalgaz ticareti için önemli bir su yolu olan Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının Trump'ın çabaları sayesinde olduğunu vurgulayarak, başkanın ABD ordusuyla iş birliği içinde "İran'ı boğazı yeniden açmaya ikna edebildiğini" belirtti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bir ABD yetkilisi dün yaptığı açıklamada, İran tarafından yayınlanan 10 maddelik ateşkes planının, Beyaz Saray'ın savaşı sona erdirmek için kabul ettiği şartlarla aynı olmadığını söyledi.

Adı açıklanmayan üst düzey yetkili, “Medyada dolaşan belge gerçek çerçeve değil” diyerek, “Sürece saygı duyarak kamuoyu önünde müzakere etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Bu açıklamalar, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın Washington'un taleplerine uyması veya "bütün bir medeniyetin" yok edilmesiyle karşı karşıya kalması için belirlediği son tarihten sadece birkaç saat önce, salı günü geç saatlerde ilan edilen ateşkesin kırılganlığına ilişkin endişeleri daha da artırıyor.

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

Trump, daha fazla müzakereye olanak sağlamak için iki haftalık ateşkesi ilan ederken, "İran'dan on maddelik teklif aldık ve bunun müzakere için bir temel olduğuna inanıyoruz" demişti.

İran devlet medyası daha sonra, diğer şeylerin yanı sıra, Hürmüz Boğazı üzerindeki İran kontrolünün sürdürülmesini, ülkeye uygulanan uluslararası yaptırımların kaldırılmasını ve uranyum zenginleştirmenin "kabul edilmesini" içeren 10 maddelik bir plan yayınladı.

Bu maddelerin, Washington'un İran'dan taleplerine ilişkin açıklamaları ile çeliştiği görülüyor.

Trump, dün ilerleyen saatlerde Truth Social platformunda, anlaşmaların veya mesajların gerçek anlaşmanın bir parçası olmadığını söyleyerek, bunların yayılmasına karşı çıktı. "Bunlar dolandırıcı... ve daha da kötüsü" ifadesini kullandı.

 

"Amerika Birleşik Devletleri için önemli ve kabul edilebilir tek bir dizi nokta var ve bunları bu müzakerelerde kapalı kapılar ardında görüşeceğiz... Bu noktalar, ateşkesi kabul etmemizin temelini oluşturuyor" diyerek daha fazla ayrıntıya girmedi.

Bu bağlamda, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın ateşkesi kabul etmesinin, çatışmaları diplomatik yollarla çözme konusunda "açık bir sorumluluk ve ciddi irade göstergesi" olduğunu söyledi.

İran Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Pezeşkiyan, Lübnan'da ateşkesin sağlanmasının "İran'ın 10 maddelik planının en önemli koşullarından biri" olduğunu da ifade etti.

Fransa'nın, Lübnan'daki önceki ateşkesin garantörlerinden biri olarak bu aşamada özellikle önemli bir rol oynadığını belirtti.

Buna karşılık, İran Cumhurbaşkanlığı, Macron'un, İran'ın Fransız vatandaşlarını serbest bırakmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdiğini ve ateşkes ilanını savaşa tamamen son verilmesi ve bölgede kalıcı barışın sağlanması yolunda "önemli bir adım" olarak değerlendirdiğini açıkladı



Tahran'ın Pakistan Büyükelçisi: İran heyeti bugün İslamabad'a gelecek

Washington D.C.'deki Beyaz Saray yakınlarında dün İran'daki ABD askeri operasyonlarına karşı düzenlenen gösteride protestocular İran bayrakları taşıdı (AFP)
Washington D.C.'deki Beyaz Saray yakınlarında dün İran'daki ABD askeri operasyonlarına karşı düzenlenen gösteride protestocular İran bayrakları taşıdı (AFP)
TT

Tahran'ın Pakistan Büyükelçisi: İran heyeti bugün İslamabad'a gelecek

Washington D.C.'deki Beyaz Saray yakınlarında dün İran'daki ABD askeri operasyonlarına karşı düzenlenen gösteride protestocular İran bayrakları taşıdı (AFP)
Washington D.C.'deki Beyaz Saray yakınlarında dün İran'daki ABD askeri operasyonlarına karşı düzenlenen gösteride protestocular İran bayrakları taşıdı (AFP)

İran'ın Pakistan Büyükelçisi Rıza Emiri Mukaddem bugün yaptığı açıklamada, ülkesinden bir heyetin ABD ve İsrail ile olan çatışmayı çözmeyi amaçlayan görüşmeler için bu akşam Pakistan'ın başkenti İslamabad'a geleceğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre X'te yaptığı bir paylaşımda, "İsrail'in ateşkesi tekrar tekrar ihlal etmesi nedeniyle İran kamuoyunun şüpheciliğine rağmen... İran heyeti, İran tarafından önerilen on maddeye dayalı ciddi görüşmeler için bu akşam İslamabad'a geliyor" diye yazdı.

Amerika Birleşik Devletleri ve İran, Pakistan'ın arabuluculuğuyla iki haftalık bir ateşkes konusunda anlaştılar. Bu anlaşma, binlerce kişinin ölümüne, Ortadoğu'ya yayılan ve küresel enerji arzında benzeri görülmemiş aksamalara yol açan altı haftalık savaşı sona erdirdi.


Babul Mendeb: 10 soruda küresel çatışmanın kalbi

Yemen'in Meyyun (Perim) adası, stratejik konumu sayesinde boğazı kontrol eden en önemli kara noktasını temsil ediyor (Independent Arabia)
Yemen'in Meyyun (Perim) adası, stratejik konumu sayesinde boğazı kontrol eden en önemli kara noktasını temsil ediyor (Independent Arabia)
TT

Babul Mendeb: 10 soruda küresel çatışmanın kalbi

Yemen'in Meyyun (Perim) adası, stratejik konumu sayesinde boğazı kontrol eden en önemli kara noktasını temsil ediyor (Independent Arabia)
Yemen'in Meyyun (Perim) adası, stratejik konumu sayesinde boğazı kontrol eden en önemli kara noktasını temsil ediyor (Independent Arabia)

Tevfik Şanvah

Savaşın şiddetlenmesi ve çatışmanın kapsamının genişlemesiyle birlikte, deniz boğazları küresel çatışmanın kalbi haline geldi; çünkü savaş artık sadece karada değil, enerji ve ticaret yollarında da yürütülüyor. Bu boğazların başında, küresel petrol taşımacılığının en önemli arteri olan ve enerji arzının önemli bir yüzdesinin geçtiği Hürmüz Boğazı geliyor; bu da onu son zamanlarda tehditlerin ve gerilimin odağı haline getirdi.

Ancak odak noktası Hürmüz ile sınırlı kalmadı, dikkatler hızla Kızıldeniz'in dünyaya açılan kapısı ve uluslararası ticaretin en hassas geçitlerden biri olan Babul Mendeb Boğazı'na yöneldi. Boğaz, etkisi açısından en az Hürmüz Boğazı kadar kritik; dahası, küresel tedarik ağında tamamlayıcı  bağlantı oluşturmakta ve buradaki herhangi bir aksama, piyasalara ve tedarik zincirlerine anında yansımaktadır.

Bu senaryo ışığında bu hayati geçidin önemi, konumu, onu etkileyen güçler ve herhangi bir gerilimin sonuçları hakkındaki soru işaretleri çoğalıyor. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre aşağıda Babul Mendeb Boğazı'nın ve stratejik boyutlarının tam resmini açıklayan 10 temel soru yer almaktadır:

1. Babul Mendeb Boğazı nedir?

Asya ve Afrika arasında yer alan, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ni birbirine bağlayan stratejik bir su yoludur. Avrupa ile Asya'yı birbirine bağlayan küresel denizcilik rotasının parçasıdır. Önemi, gemilerin geçtiği en dar noktada uluslararası deniz trafiğini kontrol etmesinde yatmaktadır.

2. Stratejik önemi nedir?

Dünyanın en önemli deniz yollarından biridir. BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12 ila 13'ünün Kızıldeniz'e bağlanan bu güzergâh üzerinden geçtiğini tahmin etmektedir. ABD Enerji Bilgi İdaresi'nden (EIA) alınan veriler, özellikle Süveyş Kanalı ile bağlantısı göz önüne alındığında, boğazın petrol ve doğalgaz taşımacılığındaki önemini doğrulamaktadır. Son zamanlarda, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla ilgili gerilimlerin artması ve Babul Mendeb'e doğru genişleme tehdidiyle birlikte önemi daha da belirginleşmiştir.

3. Genişliği ne kadar?

Yemen kıyıları ile Cibuti ve Eritre kıyıları arasında kalan en dar noktasında, yaklaşık 27 kilometre genişliğindedir ve Meyyun (Perim) Adası'nın varlığı nedeniyle iki deniz yoluna ayrılmaktadır; biri dar, diğeri büyük gemilerin geçişine izin verecek şekilde daha geniştir.

4. Adının kökeni nedir?

Eski çağlardan kalma ve denizcilerin ölüleri için yas tutmasına neden olan tehlikeleri nedeniyle Babul Mendeb olarak adlandırılmıştır. Ayrıca “Gözyaşı Kapısı” olarak da bilinir.

5. Bugün kendisini hangi güç kontrol ediyor?

Boğaz, seyrüsefer özgürlüğünü ve uluslararası boğazların kapatılmamasını garanti eden BM kurallarına göre açık olan uluslararası bir su yolu olduğu için tek bir tarafın mutlak kontrolü altında değildir. Bununla birlikte, güvenlik seviyesi, çevredeki kıyıların askeri nüfuzuna bağlıdır ve burada Devler Tugayları ile Meyyun Adası sakinlerinden oluşan bir birlik öne çıkan güçlerdir.

6. İran destekli Husi milisleri boğazı kapatmayı başarırsa ekonomik etkileri ne olur?

Boğazın kapatılması, Kızıldeniz'e bağlı en önemli küresel ticaret yollarından birini aksatarak, yıllık yüz milyarlarca dolarlık ticareti felç edebilir. BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı, küresel ticaretin büyük bir yüzdesinin bu rotaya bağlı olduğunu tahmin ediyor. Öte yandan, ABD Enerji Bilgi İdaresi'nden alınan veriler, herhangi bir aksamanın petrol ve doğalgaz piyasalarını doğrudan etkilediğini, dolayısıyla gemilerin Ümit Burnu'nu dolaşmak zorunda kaldığını, bunun da seyahat sürelerini yaklaşık 15 ila 20 gün uzattığını, nakliye maliyetlerini ikiye katladığını ve Reuters ile Bloomberg raporlarına göre küresel tedarik zincirleri üzerinde baskı oluşturduğunu teyit ediyor.

7. Meyyun Adası ve Husilerin konumu, boğazdaki deniz güvenliğini ne ölçüde etkileyebilir?

Yemen'in Meyyun (Perim) Adası, stratejik konumu sayesinde, küçük nüfusuna rağmen gemi trafiğinin izlenmesine olanak tanıyan, boğazı kontrol eden en önemli kara noktasını temsil ediyor. Husiler, boğazdan yaklaşık 90 deniz mili uzaklıkta bulunuyor. Ancak mesafe, denklemdeki belirleyici faktör değil, burada belirleyici olan, füzelerin ve insansız hava araçlarının bu mesafeyi aşıp hayati öneme sahip su yoluna ulaşmalarına olanak tanıyan kapasiteleridir.

8. Babul Mendeb Boğazı neden Hürmüz Boğazı'nın tamamlayıcısı sayılmaktadır?

Çünkü Hürmüz Boğazı'ndaki herhangi bir aksama, gemilerin rotalarını yeniden hesaplamalarına ve petrol ve enerji taşımacılığı için alternatifler aramalarına neden olurken, Babul Mendeb'in kapatılması, Körfez ile Avrupa arasında Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden geçen deniz yolunu tamamen aksatacaktır. Bu ise küresel ekonomik etkiyi artıracak ve krizi bölgesel olmaktan çıkararak uluslararası bir ticaret ve enerji krizine dönüştürecektir.

9. Husiler boğazı doğrudan kontrol etmezken neden boğazı kapatmakla tehdit ediyor?

Babul Mendeb Boğazı üzerinde doğrudan coğrafi kontrole sahip olmamasına rağmen, Husilerin Yemen'in Kızıldeniz’e nazır batı kıyısının bazı kısımlarını kontrol etmesi, ona “ateş kontrolü” olarak bilinen bir güç veriyor. Bu, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki gemileri füzeler ve insansız hava araçlarıyla hedef almasına olanak tanıyor. Bu tür bir kontrol, boğazın kendisinin doğrudan kontrol edilmesine gerek kalmadan, seyrüseferi engellemek ve riskleri artırmak için yeterlidir.

10. Boğaz çevresinde askeri koruma var mı?

Boğaz, çok katmanlı bir güvenlikle korunmaktadır. Abdurrahman el-Mahrami liderliğindeki Devler Tugayları (Amalika Tugayları), boğazın yakın çevresinin güvenliğinden sorumludur. Onların yanında, Tarık Salih liderliğindeki Ulusal Direniş Güçleri, boğaza yakın Zu Bab bölgesinden başlayıp, Muha, el-Vaziye ve Mevza’dan geçerek Hudeyde kıyılarına kadar uzanan Yemen'in batı kıyısı boyunca konuşlandırılmıştır.

Bu sistem, hızlı devriye botları, gözetleme sistemleri ve radarlarla donatılmış deniz ve sahil güvenlik birimlerini içermektedir. Operasyonları, 100 kilometreyi aşan bir kıyı şeridi boyunca Haniş ve Zukar adalarına kadar uzanmaktadır. Bu güçler aynı zamanda seyrüsefer güvenliğini sağlamaya ve silah sevkiyatlarını engellemeye de çalışmaktadır. Küresel ticaret ve enerji açısından önemi göz önüne alındığında, bu hayati koridordaki gemi trafiği sürekli olarak uluslararası gözetim altındadır.

* Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan çevrilmiştir.


Pakistan müzakereleri öncesinde yaşanan ihlaller ve karışıklıklar

Dün Beyrut'un Korniş Mezraa Mahallesi’nde İsrail'in düzenlediği hava saldırısı sonucu çıkan yangını söndürmeye çalışan itfaiye ekipleri (AFP)
Dün Beyrut'un Korniş Mezraa Mahallesi’nde İsrail'in düzenlediği hava saldırısı sonucu çıkan yangını söndürmeye çalışan itfaiye ekipleri (AFP)
TT

Pakistan müzakereleri öncesinde yaşanan ihlaller ve karışıklıklar

Dün Beyrut'un Korniş Mezraa Mahallesi’nde İsrail'in düzenlediği hava saldırısı sonucu çıkan yangını söndürmeye çalışan itfaiye ekipleri (AFP)
Dün Beyrut'un Korniş Mezraa Mahallesi’nde İsrail'in düzenlediği hava saldırısı sonucu çıkan yangını söndürmeye çalışan itfaiye ekipleri (AFP)

ABD ile İran arasında salı akşamı varılan ateşkes anlaşmasında bazı ihlaller yaşandı. Ayrıca, ateşkesin Lübnan'ı kapsayıp kapsamadığı ve Pakistan'da yapılması planlanan müzakerelerin tarihi konusunda da belirsizlikler yaşandı. İsrail, Lübnan'ı ateşkesin içine dahil etme girişimlerine karşı çıktı ve dün kanlı bir güne imza attı. İsrail’in düzenlediği saldırıda 250'den fazla Lübnanlı hayatını kaybetti. İsrail'in birkaç dakika içinde 100 hava saldırısı düzenleyerek gerginliği tırmandırdığı olayda binden fazla kişi yaralandı.

Tahran, İsrail’in Lübnan’daki saldırılarına misilleme olarak dün Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattı. Bu sırada ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu tasfiye etmesi ve zenginleştirmeyi durdurması talebinden vazgeçmedi.

Bu gelişme, Pakistan'ın arabuluculuğunda iki haftalık bir ateşkesin kabul edilmesiyle savaşın beklenmedik bir döneme girmesinin ardından yaşandı. Ateşkes, yarın (Cuma) İslamabad'da yapılacak doğrudan müzakerelerin önünü açarken müzakerelerde ABD'yi Başkan Yardımcısı J.D. Vance, ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner temsil edecek.

İran Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının devam etmesinin ateşkesin açık bir ihlali olduğunu belirterek, bu saldırıların derhal durdurulmaması halinde Tahran’ın karşılık vereceği uyarısında bulundu. İran basını, Hürmüz Boğazı'nda petrol tankerlerinin yeniden durdurulduğunu bildirirken bu durum, ateşkesin temel unsurlarından birini tehdit ediyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran ile ABD arasındaki ateşkes şartlarının ‘açık ve net’ olduğunu söyledi. Washington'ın ateşkes ile İsrail aracılığıyla savaşın devamı arasında bir seçim yapması gerektiğini ve ikisini bir arada sürdüremeyeceğini vurgulayan Arakçi, “Dünya, Lübnan'da olanları görüyor” ifadelerini kullanırken “Top şu anda ABD'nin sahasında” diye ekledi.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, Washington’ın uranyum zenginleştirmesinin durdurulması konusunda kararlı olduğunu ve İran'ın gömülü nükleer malzemelerinin müzakerelerin merkezinde kalacağını vurguladı. Trump ayrıca ABD'nin önümüzdeki dönemde yaptırımlar ve gümrük vergileri konusunu da ele alacağını belirtti.

Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif, iki haftalığına ilan edilen ateşkese saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. Ateşkesi ihlallerin ‘barış sürecinin ruhunu’ zedelediğini belirten Şerif, yarınki müzakerelere kadar ateşkesi sürdürme konusunda şüphelerin arttığını da sözlerine ekledi.

İsrail hava kuvvetleri, ateşkes anlaşmasını sınamak amacıyla Lübnan’ın çeşitli bölgelerine 100’den fazla hava saldırısı düzenledi. Bunların en şiddetlisi Beyrut’ta gerçekleşti. Bu olay, Lübnan'ın anlaşmaya dahil olduğu yönündeki haberlere rağmen, anlaşmaya yol açan görüşmelerin dışında kaldığını fark etmesinin ardından yetkililerin yoğun temaslar kurduğu bir dönemde meydana geldi. Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Lübnan'ın kendi adına müzakere yapılmasını kabul etmediğini vurguladı.

Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan bir diğer isim Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri ise Lübnan’ın İran ile yapılan ateşkes anlaşmasının kapsamına girdiğinin altını çizdi.

İsraillilerin şimdiye kadar Lübnan’ın tamamını kapsayacak şekilde bu anlaşmaya uymadıklarını ve bunun anlaşmaya aykırı olduğunu belirten Berri, anlaşmanın Lübnan’ı kapsadığı konusunda net olduğunu ve bunun uygulanması gerektiğini söyledi.