Türkiye, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünü garanti altına alacak bir "güvenlik anlaşması" çağrısında bulundu

Fidan, hem İran'ın hem de ABD'nin ateşkes konusundaki "ciddiyetini" teyit etti ve İsrail'in müzakereleri engellememesi konusunda uyardı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Anadolu Ajansı (AA)  Editör Masası'na konuk oldu (EPA)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Anadolu Ajansı (AA)  Editör Masası'na konuk oldu (EPA)
TT

Türkiye, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünü garanti altına alacak bir "güvenlik anlaşması" çağrısında bulundu

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Anadolu Ajansı (AA)  Editör Masası'na konuk oldu (EPA)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Anadolu Ajansı (AA)  Editör Masası'na konuk oldu (EPA)

Türkiye, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün devam etmesinin ve ülkelerin birbirine güvenebilmesi için bölgede bir güvenlik anlaşmasının gerekliliğinin altını çizdi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran ve ABD'nin ateşkesin önemini ve buna olan ihtiyaçlarını farkında olduklarını, İslamabad'da yapılan müzakerelerin ciddiyetlerini ortaya koyduğunu vurguladı ve aynı zamanda İsrail'in müzakereleri engellemeye çalıştığı konusunda uyarıda bulundu.

Fidan, Pakistan'daki görüşmelerin başarısız olmasına rağmen İran ve ABD'nin ateşkes konusunda samimi olduğunu belirterek, Washington ve Tahran'ın ilk tutumlarını ortaya koyduğunu kaydetti. Fidan, bugün Türkiye'nin Anadolu Ajansı muhabirleriyle yaptığı geniş kapsamlı basın toplantısında, “İlk tutumlar genellikle bir dereceye kadar sert olur, ardından taraflar arabulucuların desteğiyle bu tutumları birbirine yaklaştırmaya çalışır; tabii ateşkesin sağlanması, sürdürülmesi ve kalıcı hale getirilmesi niyeti varsa” ifadelerini kullandı.

Fidan, Türkiye’nin İslamabad’daki müzakere taraflarıyla sürekli temas halinde olduğunu; ne tür bir katkı sunabileceğini değerlendirmek ve tıkanma noktalarını belirlemek amacıyla bunu yaptığını belirtti. ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in müzakerelerle ilgili basın toplantısı düzenlediğini belirten Fidan, Vance'in açıklamalarının İran'ın nükleer dosyasında tıkanıklık varken masaya bir öneri konulduğunu gösterdiğini kaydetti.

İran tarafının ABD'nin önerisini değerlendireceğini ve “buna yanıt vereceklerini düşündüğünü” belirten Fidan, müzakere edilen konuların niteliği göz önüne alındığında 15 gün içinde nihai bir anlaşmaya varmanın teknik olarak mümkün olmayabileceğini vurguladı.

Fidan, bugün Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk oldu (Türk Dışişleri Bakanlığı)

Fidan, bugün Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk oldu (Türk Dışişleri Bakanlığı)

Fidan, müzakerelerin 45 ila 60 gün arasında bir süre daha devam etmesinin yeni bir ateşkes önerisini gerektirebileceğini belirtti ve İran'ın nükleer programı, özellikle de zenginleştirme konusunda “ya hep ya hiç” denklemine geri dönülmesinin ciddi engellere yol açabileceği uyarısında bulundu. “Bazı arabulucuların ve diğer ülkelerin desteğiyle bunu aşmaya çalışacağız” diyen Fidan sözlerine şöyle devam etti: “İsrail'in engelleyici rolünü her zaman hesaba katmak gerekir; bunu Amerikalılara ve diğer taraflara sürekli olarak söylüyoruz.”

Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ve Türkiye'nin buradaki silahlı güce katılıp katılamayacağı konusunda Fidan, bu konunun Türkiye'ye gündeme getirilmediğini ve tüm dünyanın istediğinin engelsiz uluslararası seyrüsefer özgürlüğü olduğunu vurguladı. Türkiye'nin tutumunun, boğazın barışçıl yollarla açılması gerektiği yönünde olduğunu ve silahlı bir uluslararası barış gücüyle müdahale etmenin çok zor olacağını düşündüğünü ifade etti.

Dışişleri Bakanı, İran ile müzakerelerin yapılması ve ikna yöntemlerine başvurulması gerektiğini söyleyerek boğazın mümkün olan en kısa sürede açılması gerektiğini belirtti.

Fidan, bölgedeki son gelişmelerin kapsamlı bir güvenlik yapısı oluşturulması ve ülkelerin güvenlik kapasitelerinin güçlendirilmesi ihtiyacını teyit ettiğini ve Türkiye'nin bölgede bir güvenlik anlaşması yapılması konusunu gündeme getirdiğini belirtti. Bölgedeki sorunların temel nedeninin ülkeler arasındaki güven eksikliği olduğunu belirten Bakan, “Bu güveni inşa etmek için ülkelerin birbirlerinin egemenliğine saygı göstermeyi taahhüt ettikleri bir güvenlik anlaşması şarttır. Ekonomik kalkınma projeleri ve diğer projeler bu temele dayandırılabilir. İran savaşı sonrası dönemde bu sorunun kökten çözülmesini umuyoruz” şeklinde konuştu.



Trump'a ağır darbe: ABD Temsilciler Meclisi İran savaşını bitirebilecek bir adımı destekledi

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı, oturum başlamadan önce gazetecilere açıklamalarda bulunurken (AP)
ABD Temsilciler Meclisi Başkanı, oturum başlamadan önce gazetecilere açıklamalarda bulunurken (AP)
TT

Trump'a ağır darbe: ABD Temsilciler Meclisi İran savaşını bitirebilecek bir adımı destekledi

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı, oturum başlamadan önce gazetecilere açıklamalarda bulunurken (AP)
ABD Temsilciler Meclisi Başkanı, oturum başlamadan önce gazetecilere açıklamalarda bulunurken (AP)

ABD Temsilciler Meclisi dün, Demokratların önerdiği ve Kongre'nin savaş yetki kararnamesi çıkarmasına kadar İran ile savaşı durdurmayı amaçlayan bir karar tasarısını destekledi. Bu sonuç, Başkan Donald Trump'ın partisi Cumhuriyetçiler içinde bile söz konusu savaşa yönelik kaygıların arttığını gözler önüne serdi.

Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, artan muhalefetin açığa çıkmasını önlemek amacıyla iki hafta önce savaş yetkileri kararı oylaması yaklaşırken meclis çalışmalarını aniden askıya almıştı. Ancak savaşın sürmesi ve Trump'ın hızlı bir çözüm için müzakere etmekte güçlük çekmesiyle birlikte hoşnutsuzluk giderek büyüdü. Oylama 215'e karşı 208 oyla sonuçlandı. Temsilciler Meclisi genel kurulunda alkış sesleri yükseldi.

New Yorklu Demokrat Meclis Grubu Lideri Hakeem Jeffries daha önce yaptığı açıklamada şunları söylemişti:

“Bu pervasız, maliyetli ve tercihle girilen savaş bugün sona ermeli. Tek ihtiyacımız birkaç Cumhuriyetçinin bize katılması. Bu savaş Amerikalı vergi mükelleflerine 100 milyar dolardan fazlaya mal oldu; bu devasa bir rakam. Üstelik ülkemizi İran karşısında daha zayıf bir konuma düşürdü."

Savaşa yönelik muhalefet giderek güçleniyor. Temsilciler Meclisi'nin İran'a karşı savaşı kısıtlama girişimi dördüncü kez olmakla birlikte, tasarının geçirilmesinde başarıya ulaşılan ilk oylama oldu. Senato ise geçtiğimiz ay, az sayıda Cumhuriyetçi senatörün Başkan Trump’la ters düşmesi sonucu kendi savaş yetkileri kararını kabul etmişti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Başkan Trump’ın kendi partisinden gördüğü bu türden bir muhalefete oldukça nadir rastlanıyor.


ABD Dışişleri Bakanlığı: Lübnan ile İsrail ateşkes anlaşmasına vardı

Soldan sağa doğru, ABD'nin Tel Aviv Büyükelçisi Mike Huckabee, Başkan Trump'ın yardımcısı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Michael Needham ve ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Michel Issa, salı günü gerçekleştirilen müzakere oturumuna katıldı (AP)
Soldan sağa doğru, ABD'nin Tel Aviv Büyükelçisi Mike Huckabee, Başkan Trump'ın yardımcısı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Michael Needham ve ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Michel Issa, salı günü gerçekleştirilen müzakere oturumuna katıldı (AP)
TT

ABD Dışişleri Bakanlığı: Lübnan ile İsrail ateşkes anlaşmasına vardı

Soldan sağa doğru, ABD'nin Tel Aviv Büyükelçisi Mike Huckabee, Başkan Trump'ın yardımcısı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Michael Needham ve ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Michel Issa, salı günü gerçekleştirilen müzakere oturumuna katıldı (AP)
Soldan sağa doğru, ABD'nin Tel Aviv Büyükelçisi Mike Huckabee, Başkan Trump'ın yardımcısı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Michael Needham ve ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Michel Issa, salı günü gerçekleştirilen müzakere oturumuna katıldı (AP)

 

 

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan ortak açıklamada, Lübnan ve İsrail’in Washington'da yürütülen müzakerelerin ardından ateşkes konusunda anlaştığı bildirildi.

İki ülke, kırılgan ateşkesin yenilenmesi ve Hizbullah'ın dışarıda bırakılacağı Lübnan güvenlik bölgelerinin oluşturulması üzerinde mutabık kaldı. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın arabuluculuğuyla gerçekleştirilen dördüncü müzakere turunun ardından duyurulan ortak bildiride iki taraf, ateşkesin ‘Hizbullah'ın tam anlamıyla silah bırakması ve tüm üyelerinin Litani Nehri'nin güneyindeki bölgelerden çekilmesi’ koşuluna bağlı olduğunu ifade etti. Güvenlik bölgelerinin nasıl oluşturulacağı henüz netlik kazanmamış olsa da anlaşma, söz konusu bölgelerin Lübnan ordusu tarafından tam kontrolünün sağlanmasını öngörüyor.

Açıklamada, “Bu adımlar, kapsamlı bir barış ve güvenlik anlaşmasına doğru ilerleme kaydedilmesini mümkün kılacak” denildi. Ayrıca “Tüm ülkeler, İsrail ile Lübnan arasındaki ilişkinin geleceğinin iki egemen hükümet tarafından belirlenmesi gerektiğini teyit etti ve herhangi bir ülkenin ya da devlet dışı aktörün Lübnan'ın geleceğini rehin almasına yönelik her türlü girişimi reddetti” ifadelerine yer verildi.

Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre bildirinin bu son bölümü, Hizbullah'ı destekleyen ve İran ile ABD arasındaki savaşı sona erdirecek kapsamlı bir anlaşmanın parçası olarak İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının durdurulması şartını öne süren İran'a atıfta bulunuyor. Hizbullah ise İsrail-Lübnan görüşmelerine katılmıyor.


Teksas'ta bir hayvanın "vidalı kurt" larvalarıyla enfekte olması üzerine Amerika'da panik yaşandı

'Yeni Dünya vidalı kurdu' parazit sineğinin larvaları (Reuters)
'Yeni Dünya vidalı kurdu' parazit sineğinin larvaları (Reuters)
TT

Teksas'ta bir hayvanın "vidalı kurt" larvalarıyla enfekte olması üzerine Amerika'da panik yaşandı

'Yeni Dünya vidalı kurdu' parazit sineğinin larvaları (Reuters)
'Yeni Dünya vidalı kurdu' parazit sineğinin larvaları (Reuters)

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), dün akşam yaptığı açıklamada, larvaları sıcakkanlı hayvanlar canlıyken onların dokularıyla beslenen parazit bir sinek türü olan "Yeni Dünya vidamsı kurdu" (New World Screwworm) vakasını bir buzağıda tespit ettiklerini resmen doğruladı. Bu gelişme, ülke genelindeki büyükbaş hayvan sürüleri için ciddi ve yeni bir tehdit anlamına geliyor.

Vakanın, ABD-Meksika sınırının yaklaşık 48 kilometre kuzeydoğusunda yer alan Teksas'ın La Pryor kasabasındaki bir buzağıda kesinleştiği bildirildi. Bu durum, parazitin geçtiğimiz yıl boyunca Meksika genelinde kuzeye doğru yayılmasıyla birlikte yerel bir salgına karşı teyakkuza geçen Amerikalı besiciler için büyük bir darbe oldu.

Sürü sayısı son 75 yılın en düşük seviyesinde

ABD Tarım Bakanı Brooke Rollins, 1966 yılından bu yana Teksas’ta görülen bu ilk vakanın, şu an için ülkede doğrulanmış tek vaka olduğunu belirtti.

Bu parazit salgını, halihazırda son 75 yılın en düşük seviyesine gerileyen ABD büyükbaş hayvan varlığını daha da riskli bir noktaya taşıyabilir. Ülkedeki arz yetersizliği, hâlihazırda sığır eti üretiminin düşmesine ve tüketiciler için fiyatların rekor seviyelere çıkmasına neden olmuştu.

Uzmanlar, parazitin yayılması durumunda Teksas hayvancılık endüstrisinin yaklaşık 1.8 milyar dolarlık devasa bir ekonomik kayıpla karşı karşıya kalabileceğini belirtiyor. Bu gelişme, zararlının ülkeye girişini engellemek için harcanan milyonlarca dolarlık federal çabalara indirilmiş bir darbe olarak nitelendiriliyor. Söz konusu sinek türü insanlara ve evcil hayvanlara da bulaşabiliyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre uzmanlar insanlar için riskin oldukça düşük ve enfeksiyon vakalarının nadir olduğunu vurguluyor. Ayrıca bu parazitin gıda güvenliği açısından bir risk oluşturmadığı ifade edildi.

Vidamsı kurt nasıl zarar verir?

Vidamsı kurtlar, dişi parazit sineklerin yumurtalarını sıcakkanlı hayvanların açık yaralarına veya mukoza zarlarına bırakmasıyla oluşur. Yumurtadan çıkan yüzlerce larva, keskin ağız yapılarını kullanarak canlı eti delip içeri doğru ilerler ve müdahale edilmediği takdirde konakçı hayvanın ölümüne yol açar. Zararlı, ağırlıklı olarak enfekte hayvanların sevkiyatı yoluyla yayılım gösterir.