Trump “büyük ve anlamlı” bir anlaşma istiyor... Kalibaf ve Arakçi Doha’da

Trump “büyük ve anlamlı” bir anlaşma istiyor... Kalibaf ve Arakçi Doha’da
TT

Trump “büyük ve anlamlı” bir anlaşma istiyor... Kalibaf ve Arakçi Doha’da

Trump “büyük ve anlamlı” bir anlaşma istiyor... Kalibaf ve Arakçi Doha’da

ABD, Başkan Donald Trump’ın pazar günü Ortadoğu’daki savaşı sona erdirecek yakın bir anlaşmaya dair beklentileri düşürmesinin ardından, İran ile anlaşmaya hâlâ yakın olduklarını pazartesi günü yineledi.

Trump pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran ile yapılacak anlaşmanın ya “büyük ve anlamlı” olacağını ya da hiç anlaşma olmayacağını söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Yeni Delhi’den yaptığı açıklamada, “Bence masada, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açma kapasiteleri konusunda sağlam bir teklif bulunuyor” dedi. Rubio, ABD’nin ya İran’la iyi bir anlaşmaya varacağını ya da Tahran’la “başka bir şekilde” ilgileneceğini ifade etti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü de, “Savaşı sona erdirmek için müzakere ediyoruz, şu anda nükleer meseleleri görüşmüyoruz” dedi. Sözcü ayrıca, “Ele alınan birçok konuda sonuçlara ulaştık ancak bu, anlaşma imzalamaya yakın olduğumuz anlamına gelmiyor” ifadelerini kullandı.

Daha sonra Reuters’a konuşan bilgili bir kaynak, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin, İran ile ABD arasında anlaşma ihtimalini görüşmek üzere Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile bir araya gelmek için Doha’da bulunduğunu söyledi.

Kaynağa göre Doha’daki görüşmeler ağırlıklı olarak Hürmüz Boğazı ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokları üzerinde yoğunlaşıyor.

Körfez İşbirliği Konseyi’nden Hizbullah Genel Sekreteri’nin Bahreyn’e yönelik müdahalesine tepki

Konsey Genel Sekreteri Casım el-Budeyvi yayımladığı açıklamada, Körfez ülkelerinin, 2016 yılında alınan karar doğrultusunda Hizbullah’ı tüm liderleri, fraksiyonları ve bağlı yapılarıyla birlikte terör örgütü olarak değerlendirdiğini belirtti.

Açıklamada, örgütün Körfez ülkelerinden gençleri terör faaliyetleri için devşirmesi, silah ve patlayıcı kaçakçılığı yapması, fitne çıkarması ve şiddeti teşvik etmesinin, bölge ülkelerinin egemenliği, güvenliği ve istikrarına açık bir ihlal olduğu ifade edildi.

İran medyası: Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan internet hizmetlerinin yeniden açılması talimatı verdi

İran resmi medyası pazartesi günü bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın uluslararası sitelere erişim sağlanması için internetin yeniden açılması talimatı verdiğini aktardı.

Haberlere göre açıklama, İran İletişim Bakanlığı Halkla İlişkiler Başkanı tarafından yapıldı.

İnternet erişimini izleyen NetBlocks ise İranlıların büyük çoğunluğunun 87 gündür küresel internete erişemediğini, yalnızca az sayıda vatandaşın pahalı ve gelişmiş VPN ağları üzerinden kısıtlamaları aşabildiğini belirtti.

Reuters’ın Japon Nikkei gazetesinden aktardıkları:

İran, ABD ile çatışmaları sona erdirecek bir anlaşmaya varıldıktan 30 gün sonra Hürmüz Boğazı’nı yeniden açacak.

İran, anlaşmanın ardından başlayacak 30 günlük süreçte boğazdaki mayınları temizlemeye başlayacak.

Anlaşma sonrasında tüm ülkelere ait gemiler, fiili kapanmadan önce olduğu gibi güvenli ve serbest şekilde seyredebilecek.

ABD ile İran arasında nisan ayı başında kararlaştırılan ateşkes 60 gün uzatıldı.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhammed Bakır Zülkadr ise “geri adım atmanın söz konusu olmayacağını” söyledi.

Zülkadr, “Birlik ve uyum da mücadelenin başka bir cephesini oluşturuyor” diyerek, “iç bütünlüğü tehdit eden her türlü söylem ve hareketin” engellenmesi çağrısında bulundu.

Kısa açıklamasında ülkenin bu aşamada “daha fazla birlik ve beraberliğe” ihtiyaç duyduğunu belirten Zülkadr, bunun gerçekleşmesi halinde “Amerikalılar ve İsraillilerin hayal kırıklığına uğrayacağını” ifade etti.

Ayrıca “askeri saha, diplomasi ve halkın sokaktaki varlığının ortak bir direniş sergileyerek karşı tarafın hedeflerini boşa çıkardığını” savundu.



Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı: Hacıların Mina’ya ulaşımı yüksek trafik akıcılığıyla tamamlandı

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı Güvenlik Sözcüsü Tuğgeneral Talal eş-Şelhub, hac sezonunun ikinci basın bilgilendirme toplantısında konuşurken (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı Güvenlik Sözcüsü Tuğgeneral Talal eş-Şelhub, hac sezonunun ikinci basın bilgilendirme toplantısında konuşurken (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı: Hacıların Mina’ya ulaşımı yüksek trafik akıcılığıyla tamamlandı

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı Güvenlik Sözcüsü Tuğgeneral Talal eş-Şelhub, hac sezonunun ikinci basın bilgilendirme toplantısında konuşurken (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı Güvenlik Sözcüsü Tuğgeneral Talal eş-Şelhub, hac sezonunun ikinci basın bilgilendirme toplantısında konuşurken (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, hacıların terviye gününü geçirmek ve geceyi burada geçirmek üzere Mina’ya ulaşımının yüksek trafik akıcılığıyla tamamlandığını, hacıların zilhiccenin dokuzuncu günü olan salı sabahı Arafat’a sevk edilmelerine hazırlık yapıldığını açıkladı.

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı Güvenlik Sözcüsü Tuğgeneral Talal eş-Şelhub, bu yılki hac sezonuna ilişkin ikinci basın bilgilendirme toplantısında yaptığı açıklamada, rahman’ın misafirlerinin Suudi Arabistan’ın tüm giriş noktalarından ülkeye giriş işlemlerinin tamamlandığını söyledi.

Şelhub, bunlardan 388 bin 694 hacının, 10 ülkede 17 uluslararası geçiş noktasında uygulanan “Mekke Yolu” girişiminden yararlandığını, güvenlik ve hizmet birimlerinin kendilerine tüm kolaylıkları sağladığını, böylece ibadetlerini güven ve huzur içinde yerine getirebildiklerini belirtti.

Güvenlik birimlerinin salı sabahı kutsal mekânlar yolculuğunu tamamlamak üzere görevlerini sürdürdüğünü ifade eden Şelhub, hacıların Arafat’ta vakfe için sevk edileceğini, ardından Müzdelife’ye geçeceklerini ve daha sonra ziyaret tavafı ile Akabe Cemresi taşlama ibadetlerini yerine getirmek üzere geri döneceklerini söyledi.

Şelhub ayrıca hacılara, Arafat’a sevk ve şeytan taşlama tesisine geçiş konusunda ilgili makamların talimatlarına uymaları çağrısında bulundu.

Güvenlik sözcüsü, sahadaki güvenlik performans göstergelerine göre bu yıl hac düzenlemelerini ihlal edenlerin sayısında düşüş yaşandığını da belirtti.

Şelhub, “Güvenlik güçleri, Allah’ın yardımı, profesyonellikleri ve yapay zekâ destekli imkân ve teknolojiler sayesinde kutsal başkente ulaşan tüm giriş ve geçiş noktalarında tam kontrol sağlamayı başardı” dedi.

Ayrıca hac izni bulunmayan kişileri taşıyan 231 kişi ile 246 sahte hac organizasyonunun tespit edildiğini, haklarında yasal işlemlerin uygulandığını açıkladı.

Şelhub, güvenlik güçlerinin Mekke ve kutsal bölgelere giden tüm giriş ve geçiş noktalarında hac talimatlarını uygulama görevlerini sürdürdüğünü vurguladı.

Vatandaşlar, ülkede yaşayan yabancılar ve ziyaretçilerin “İzinsiz Hac Yok” kampanyasına gösterdiği uyumu da takdir eden Şelhub, rahman’ın misafirlerine hitaben, “Sizler, size hizmet etmekten onur duyan bir ülkedesiniz. Güvenliğiniz ve emniyetiniz önceliklerimiz arasındadır” dedi.

Öte yandan Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Abdulaziz Abdülbaki, basın toplantısında hacıların genel sağlık durumunun güvenli ve istikrarlı olduğunu, şimdiye kadar herhangi bir salgın ya da yaygın hastalık vakasının kaydedilmediğini söyledi.

scdvfgrthy
Bu yılki hac sezonuna ilişkin ikinci basın bilgilendirme toplantısına medya kuruluşlarının yoğun katılım göstermesi (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)

Abdülbaki, sağlık sisteminin hac sezonu boyunca operasyonel ve önleyici planlarını en üst hazırlık seviyesinde sürdürdüğünü, bu yıl özellikle sağlık yeterliliği kavramının güçlendirilmesine odaklanıldığını ifade etti.

Bunun sağlık şartları, koruyucu programlar ve bilinçlendirme faaliyetleriyle desteklendiğini belirten Abdülbaki, sağlık sisteminin rahman’ın misafirlerine şu ana kadar 1 milyon 95 binden fazla sağlık hizmeti sunduğunu açıkladı.

Bu hizmetlerin 292 binden fazlasının koruyucu sağlık hizmetlerinden oluştuğunu kaydeden Abdülbaki, acil servislerin 28 bin 817 kişiyi kabul ettiğini, 41 bin 178 hacının sağlık merkezleri ve acil bakım hizmetlerinden yararlandığını söyledi.

Ayrıca pazartesi gününe kadar polikliniklerin 4 binden fazla hastayı kabul ettiğini aktardı.

Abdülbaki, modern teknolojilerin de seferber edildiğini belirterek, kutsal bölgelerdeki hastanelere ilaç ve tıbbi malzeme ulaştırılması için insansız hava araçlarının kullanıldığını söyledi.

Bu uygulamanın, ulaşım sistemi ortaklarıyla entegrasyon sayesinde müdahale süresini bir buçuk saatten yaklaşık 5 dakikaya düşürdüğünü ifade etti.

Sağlık sisteminin Arafat günü için de tüm sağlık tesisleri, sahadaki ekipleri ve operasyonel hazırlıklarıyla tam teyakkuz hâlinde olduğunu açıklayan Abdülbaki, “Hazırlığımız Arafat’ta da hacılara eşlik edecek; böylece en üst düzey ilgi ve bakım sağlanacak” dedi.

Öte yandan Hac Ulaştırma ve Lojistik Hizmetleri Sistemi Resmî Sözcüsü Abdulaziz el-Uteybi, hac sezonunun dünyanın en büyük lojistik operasyonlarından biri olduğunu belirterek, bunun “olağanüstü düzeyde koordinasyon ve planlama” gerektirdiğini söyledi.

Uteybi, Suudi Arabistan’daki sistemin entegre bir model çerçevesinde çalışan 11 kurumdan oluştuğunu ifade etti.

Bu sezon hacılara hizmet vermek amacıyla 100’den fazla entegre operasyon planı hazırlandığını ve bunların uygulanma oranının yüzde 100’e ulaştığını kaydeden Uteybi, geliş ve gidişler için 3 milyondan fazla koltuk kapasitesinin tahsis edildiğini söyledi.

Ayrıca 100’den fazla hava yolu şirketi aracılığıyla, Suudi Arabistan’ı dünya genelinde 300’den fazla noktaya bağlayan 12 binden fazla tarifeli ve charter uçuşun gerçekleştirildiğini, hacıların kabulü için 6 havalimanının tahsis edildiğini belirtti.

Uteybi, Meşair Tren Hattı’nın bu sezon 2 milyondan fazla hacıyı taşıyacağını, fiili işletmenin zilhiccenin yedinci günü olan pazar günü başladığını söyledi.

Mina’dan Arafat’a yapılan “B” hareketinin de her zamanki saat 20.00 yerine pazartesi günü saat 18.00’e çekildiğini sözlerine ekledi.


Trump “büyük ve anlamlı” bir anlaşma istiyor... Kalibaf ve Arakçi Doha’da

Trump “büyük ve anlamlı” bir anlaşma istiyor... Kalibaf ve Arakçi Doha’da
TT

Trump “büyük ve anlamlı” bir anlaşma istiyor... Kalibaf ve Arakçi Doha’da

Trump “büyük ve anlamlı” bir anlaşma istiyor... Kalibaf ve Arakçi Doha’da

ABD, Başkan Donald Trump’ın pazar günü Ortadoğu’daki savaşı sona erdirecek yakın bir anlaşmaya dair beklentileri düşürmesinin ardından, İran ile anlaşmaya hâlâ yakın olduklarını pazartesi günü yineledi.

Trump pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran ile yapılacak anlaşmanın ya “büyük ve anlamlı” olacağını ya da hiç anlaşma olmayacağını söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Yeni Delhi’den yaptığı açıklamada, “Bence masada, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açma kapasiteleri konusunda sağlam bir teklif bulunuyor” dedi. Rubio, ABD’nin ya İran’la iyi bir anlaşmaya varacağını ya da Tahran’la “başka bir şekilde” ilgileneceğini ifade etti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü de, “Savaşı sona erdirmek için müzakere ediyoruz, şu anda nükleer meseleleri görüşmüyoruz” dedi. Sözcü ayrıca, “Ele alınan birçok konuda sonuçlara ulaştık ancak bu, anlaşma imzalamaya yakın olduğumuz anlamına gelmiyor” ifadelerini kullandı.

Daha sonra Reuters’a konuşan bilgili bir kaynak, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin, İran ile ABD arasında anlaşma ihtimalini görüşmek üzere Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile bir araya gelmek için Doha’da bulunduğunu söyledi.

Kaynağa göre Doha’daki görüşmeler ağırlıklı olarak Hürmüz Boğazı ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokları üzerinde yoğunlaşıyor.

Körfez İşbirliği Konseyi’nden Hizbullah Genel Sekreteri’nin Bahreyn’e yönelik müdahalesine tepki

Konsey Genel Sekreteri Casım el-Budeyvi yayımladığı açıklamada, Körfez ülkelerinin, 2016 yılında alınan karar doğrultusunda Hizbullah’ı tüm liderleri, fraksiyonları ve bağlı yapılarıyla birlikte terör örgütü olarak değerlendirdiğini belirtti.

Açıklamada, örgütün Körfez ülkelerinden gençleri terör faaliyetleri için devşirmesi, silah ve patlayıcı kaçakçılığı yapması, fitne çıkarması ve şiddeti teşvik etmesinin, bölge ülkelerinin egemenliği, güvenliği ve istikrarına açık bir ihlal olduğu ifade edildi.

İran medyası: Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan internet hizmetlerinin yeniden açılması talimatı verdi

İran resmi medyası pazartesi günü bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın uluslararası sitelere erişim sağlanması için internetin yeniden açılması talimatı verdiğini aktardı.

Haberlere göre açıklama, İran İletişim Bakanlığı Halkla İlişkiler Başkanı tarafından yapıldı.

İnternet erişimini izleyen NetBlocks ise İranlıların büyük çoğunluğunun 87 gündür küresel internete erişemediğini, yalnızca az sayıda vatandaşın pahalı ve gelişmiş VPN ağları üzerinden kısıtlamaları aşabildiğini belirtti.

Reuters’ın Japon Nikkei gazetesinden aktardıkları:

İran, ABD ile çatışmaları sona erdirecek bir anlaşmaya varıldıktan 30 gün sonra Hürmüz Boğazı’nı yeniden açacak.

İran, anlaşmanın ardından başlayacak 30 günlük süreçte boğazdaki mayınları temizlemeye başlayacak.

Anlaşma sonrasında tüm ülkelere ait gemiler, fiili kapanmadan önce olduğu gibi güvenli ve serbest şekilde seyredebilecek.

ABD ile İran arasında nisan ayı başında kararlaştırılan ateşkes 60 gün uzatıldı.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhammed Bakır Zülkadr ise “geri adım atmanın söz konusu olmayacağını” söyledi.

Zülkadr, “Birlik ve uyum da mücadelenin başka bir cephesini oluşturuyor” diyerek, “iç bütünlüğü tehdit eden her türlü söylem ve hareketin” engellenmesi çağrısında bulundu.

Kısa açıklamasında ülkenin bu aşamada “daha fazla birlik ve beraberliğe” ihtiyaç duyduğunu belirten Zülkadr, bunun gerçekleşmesi halinde “Amerikalılar ve İsraillilerin hayal kırıklığına uğrayacağını” ifade etti.

Ayrıca “askeri saha, diplomasi ve halkın sokaktaki varlığının ortak bir direniş sergileyerek karşı tarafın hedeflerini boşa çıkardığını” savundu.


İsrail, Güney Lübnan’daki işgalini ABD-İran anlaşmasının dışında tutmaya çalışıyor

Lübnan topraklarında ilerleyen İsrail askeri araçları (Reuters)
Lübnan topraklarında ilerleyen İsrail askeri araçları (Reuters)
TT

İsrail, Güney Lübnan’daki işgalini ABD-İran anlaşmasının dışında tutmaya çalışıyor

Lübnan topraklarında ilerleyen İsrail askeri araçları (Reuters)
Lübnan topraklarında ilerleyen İsrail askeri araçları (Reuters)

İsrail, Güney Lübnan’daki işgalini, ABD ile İran arasında hazırlanması planlanan anlaşmadan ayrı tutmaya çalışıyor. Üst düzey bir İsrailli siyasi kaynak dün yaptığı açıklamada, imzalanması öngörülen ön mutabakat memorandumunun Lübnan’da da ateşkesi kapsadığını belirtti. Kaynak, söz konusu anlaşmanın Hizbullah saldırılarına karşı İsrail’e ‘kendini savunma hakkı’ tanıdığını ifade etti. İsrailli yetkili, bu kapsamda İsrail ordusunun Güney Lübnan’da son bir yılda işgal ettiği bölgelerde kalmayı sürdüreceğini söyledi. Yaklaşık 600 kilometrekarelik alanı kapsayan bölgelerin, iki ülke sınırından itibaren 10 ila 15 kilometre derinliğe kadar uzandığı belirtildi.

fcdfd
İsrail ordusu, geçtiğimiz mart ayında İsrail’in kuzeyinde bulunan Yukarı Celile bölgesindeki bir mevziden Güney Lübnan’a güdümlü füzeler ateşledi. (AFP)

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu Kan 11’in haberine göre, Binyamin Netanyahu, cumartesi gecesi Donald Trump ile yaptığı görüşmede, Lübnan’daki ateşkes anlaşmasının İran ile yürütülen mutabakat süreciyle ilişkilendirilmesinden duyduğu endişeyi dile getirdi. Haberde, Trump’ın Netanyahu’ya güvence vererek, Lübnan ve İsrail hükümetleri arasında yürütülen doğrudan müzakerelere ABD’nin sponsor olduğunu ve bu sürecin barış lehine sonuçlanması için çalışacağını söylediği aktarıldı. Trump’ın ayrıca İsrail’in çıkarlarının korunmasına büyük önem verdiğini ifade ettiği belirtildi.

Kanalın, konuya yakın bir kaynağa dayandırdığı haberde ise İsrail’in yalnızca Lübnan topraklarında kalmak için değil, aynı zamanda müzakerelerin başarıyla sonuçlanmasına ve Hizbullah’ın silahsızlandırılması hedefinin gerçekleşmesine kadar 25 askeri noktayı elinde tutmak için de yeşil ışık aldığı öne sürüldü.

dcffdbf
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu görüşmelerinden birinde (Arşiv – Reuters)

İsrail basınına konuşan bir İsrailli siyasi yetkili, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmede, İsrail’in Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde tehditlere karşı hareket serbestisini koruyacağını vurguladığını söyledi. Dün gerçekleştirilen İsrail bilgilendirmesine göre yetkili, Trump’ın da bu ilkeye desteğini yinelediğini öne sürdü.

Bilgilendirmede ayrıca, Trump’ın görüşmeler sırasında, ‘Hizbullah’ın silahsızlandırılması’ ve İsrail’in Lübnan’daki ateşkes ihlallerine sert şekilde karşılık verme hakkı konusunda müzakerelerde ‘kararlı bir tutum sergileyeceğini’ ifade ettiği aktarıldı.

Aynı yetkili, Netanyahu’nun güvenlik kurumlarının liderleri ve bazı bakanların katılımıyla düzenlenecek Güvenlik Kabinesi toplantısında İsrail’in bu konudaki tutumuna ilişkin ayrıntıları sunacağını belirtti. Yetkili, müzakereler sürdüğü sürece İsrail’in Lübnan topraklarında kalmayı sürdüreceğini ve son bir yıldır olduğu gibi Hizbullah saldırılarına karşı operasyonlarına devam edeceğini kaydetti.

vfdvf
Sınır boyunca Lübnan topraklarında ilerleyen İsrail askeri araçları (Reuters)

Yetkili, İsrail’in ateşkese bağlı kaldığını ve Hizbullah’ın bulunduğu her noktayı, örneğin başkent Beyrut’u hedef almadığını savundu. Ancak İsrail’in, ‘tam ABD desteğiyle’, Hizbullah hücreleri ile örgüte ait insansız hava araçlarını (İHA) hedef aldığını ve saldırı hazırlığında oldukları belirtilen unsurları etkisiz hale getirdiğini ifade eden yetkili, bunun ‘önleyici saldırılar’ kapsamında gerçekleştirildiğini söyledi.

İsrail’in Ekim 2024’ten bu yana Lübnan’ın güneyindeki bazı bölgeleri işgal altında tuttuğu biliniyor. Kasım 2024’te varılan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail’in askeri operasyonlarını sürdürdüğü belirtiliyor. Hizbullah ise bu saldırılara karşılık vermekten kaçınırken, İran Dini Lideri Ali Hamaney’e yönelik suikastın ardından tutumunda değişikliğe gitti.

vfgth
Lübnan topraklarında ilerleyen İsrail askeri araçları (Reuters)

Celile’ye altı saldırı düzenlendi; İsrail bunu bir işgal operasyonu başlatmak için fırsat olarak değerlendirdi ve işgal alanını genişletti. Köyleri baştan sona yerle bir etmeye başladı. 1,2 milyon Lübnanlıyı yerinden etti. 3 binden fazla vatandaşı öldürdü.

Buna karşılık Hizbullah’ın operasyonları, kuzey bölgesinde on binlerce İsraillinin yerinden edilmesine ve aralarında 22 askerin de bulunduğu 30 İsraillinin öldürülmesine yol açtı.