ABD ile İran arasındaki gerilim, Perşembe günü hızlı ve dramatik bir dönüşüm yaşadı. ABD Başkanı Donald Trump, gece saatlerinde planlanan askeri saldırıları iptal ettiğini açıklarken, “Hark Adası operasyonunun artık gündemde olmadığını” söyledi.
Trump, “harika bir uzlaşmaya” varıldığını ve anlaşmanın hafta başında Avrupa'da, Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in de katılımıyla imzalanabileceğini duyurdu. Trump, “Anlaşma imzalanır imzalanmaz Hürmüz Boğazı açılacak” dedi.
Anlaşmanın olgunlaştığını düşündüğünü belirten Trump, “İran liderinin anlaşmayı onayladığına inanıyorum. İran'da herkes anlaşmayı kabul etti” ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, saatler önce İran'ın petrol tesislerini hedef alma tehdidinde bulunmasının ardından geldi. Ancak Tahran temkinli tutumunu koruyarak müzakere metni üzerinde nihai bir mutabakata varıldığı yönündeki iddiaları reddetti.
Öte yandan İran Silahlı Kuvvetleri, yeni bir Amerikan saldırısının daha geniş ve daha tehlikeli bir savaşa yol açacağı uyarısında bulundu. İran Dışişleri Bakanlığı ise ABD'nin son hava saldırıları nedeniyle iki aydır devam eden gerilim azaltma sürecinin artık pratik bir anlam taşımadığını savundu.
Tahran ayrıca Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün'deki askeri üsleri hedef aldığını, Hürmüz Boğazı'nı deniz trafiğine kapattığını ve bölgeden geçen gemileri tehdit ettiğini açıkladı. Bu gelişmeler, Trump'ın İran yönetiminin en üst kademelerine ulaştığını ve geniş bölgesel destek gördüğünü söylediği müzakere sürecini duyurmasından önce uluslararası arabuluculuk girişimlerini ciddi baskı altına aldı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise İran'a yönelik son saldırı dalgasının, süregelen saldırganlığa karşılık olarak ülke içindeki askeri gözetleme kapasitesi, iletişim sistemleri ve hava savunma mevzilerini hedef aldığını bildirdi.
Savaş ihtimali ile diplomatik çözüm umutları arasında yaşanan bu keskin dalgalanma, Hürmüz krizini diplomasinin son sınavlarından biri haline getirdi. Trump, nihai anlaşma imzalanıncaya kadar İran'a yönelik deniz ablukasının en güçlü baskı aracı olarak sürdürüleceğini vurgulayarak, müzakere sürecinin son derece karmaşık ve belirsiz bir aşamadan geçtiğini ortaya koydu.
Siyasi gelişmelerle eş zamanlı olarak Washington, 13 Nisan'dan bu yana uygulanan abluka kapsamında deniz operasyonlarını yoğunlaştırmayı sürdürdü. CENTCOM, Umman Körfezi'nde Gine-Bissau bayrağı taşıyan Galver adlı petrol tankerinin talimatlara uymayı reddetmesi üzerine, geminin makine dairesini iki Hellfire füzesiyle vurduğunu ve tankeri etkisiz hale getirdiğini açıkladı.
Galver, bu hafta devre dışı bırakılan üçüncü, ablukanın başlangıcından bu yana ise dokuzuncu gemi oldu. Bu durum, Hürmüz Boğazı çevresindeki deniz yollarının küresel ticaret ve enerji arzını tehdit eden açık bir çatışma alanına dönüşebileceği yönündeki uluslararası endişeleri artırdı.