Trump’tan İran’a "Hızlı anlaşma" çağrısı: "Ya uzlaşma ya son"
Trump, Beyaz Saray'ın Oval Ofisi'nde konuşma yapıyor (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a hızlı bir şekilde anlaşma masasına oturması çağrısında bulundu. Washington'un rejim değişikliği peşinde olmadığını vurgulayan Trump, Tahran ile bir uzlaşıya varmak istediklerini, aksi takdirde "görevi bitireceklerini" belirterek askeri seçenek konusunda yeniden uyarıda bulundu.
Trump’ın Beyaz Saray’da yaptığı bu açıklamalar, İran eski dini lideri Ali Hamaney için düzenlenen cenaze törenlerinin üçüncü gününde yapıldı. Tahran sokaklarında düzenlenen törende, Hamaney’in ve ailesinden dört kişinin naaşı bir kamyon üzerinde taşındı. Kalabalık, ABD ve İsrail karşıtı sloganlar atarken, Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu aleyhine tezahüratlarda bulundu. Göstericilerin, Trump’ın fotoğrafının yer aldığı bir panoya taş attığı ve yol boyunca kırmızı bayraklar açtığı görüldü.
Cenazenin Kum şehrine, ardından Necef’e götürülmesi planlanıyor. Irak'taki törenlere İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve eski dini liderin büyük oğlu Mustafa Hamaney’in katılması bekleniyor.
Tören sırasında çekilen görüntülerde, savaşın başlangıcından bu yana ortalarda görünmeyen eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın hazır bulunduğu dikkat çekti. Diğer yandan, Mücteba Hamaney cenaze törenlerine yine katılmadı.
İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Rıza Arif, "terörist katillerin cezalandırılması" talebinin bir "egemenlik görevi" olduğunu belirterek, bu sürecin "stratejik akılla" yürütüleceğini ifade etti.
Netanyahu, Lübnan köylerini ilhak etmek için neden ‘Hristiyan talebi’ diye bir şey uydurdu?https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5293097-netanyahu-l%C3%BCbnan-k%C3%B6ylerini-ilhak-etmek-i%C3%A7in-neden-%E2%80%98hristiyan-talebi%E2%80%99-diye-bir-%C5%9Fey
Netanyahu, Lübnan köylerini ilhak etmek için neden ‘Hristiyan talebi’ diye bir şey uydurdu?
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Nisan 2026’da Güney Lübnan’daki ordu birliklerini teftiş ederken (DPA)
İsrail’in Filistinli ve Lübnanlı Hristiyanlara yönelik baskı ve kötü muameleleri, rahipler, rahibeler, kutsal mekânlar ve Hristiyan sembollerine yönelik saldırıları sürerken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bir kez daha ‘Hristiyanlar İsrail’i istiyor’ iddiasını gündeme taşıdı.
Netanyahu, pazar akşamı ABD’nin Fox News kanalına verdiği röportajda, “Güney Lübnan’daki bazı Hristiyan köyleri, kendilerini aşırılık yanlılarından koruduğumuz için İsrail’e bağlanmayı talep etti” dedi.
Ancak Netanyahu, iddialarını destekleyecek herhangi bir köyün adını vermediği gibi, bu söylemi doğrulayacak herhangi bir kanıt da sunmadı. Açıklamaların ardından Lübnanlı Hristiyan çevrelerden peş peşe yalanlamalar gelirken, kimliği açıklanmayan bir Lübnan vatandaşının Netanyahu’ya yakınlığıyla bilinen aşırı sağcı İsrail televizyonu Kanal 14’e konuşarak, “İran işgali yerine İsrail işgalini tercih ederim” dediği ortaya çıktı.
Kimliği bilinmeyen kişi
Söz konusu kişi, ismini ve adresini açıklamayı reddederken, yüzünü de kameralara göstermedi. Buna karşın Kanal 14, konuşmanın yapıldığı köyün İsrail işgali altında bulunduğunu belirtti.
Kanal 14, Güney Lübnan’da yaklaşık 20 bin Hristiyanın yaşadığı Hristiyan köylerinin İsrail hükümetine bağlanma talebinde bulunduğunu öne sürdü. Haberde, İsrail yönetiminin bu talebi, geçen ay Washington’da İsrail ve Lübnan hükümetleri arasında imzalanan mutabakatın hükümleriyle çeliştiği gerekçesiyle reddettiği iddia edildi.
1 Ekim 2024 tarihinde Ain Ebel köyünden ayrılan Lübnanlılar, Rmeiş kasabasındaki bir manastırın yakınında bir ordu devriyesinin önünde toplanıyor. (Reuters)
Habere göre İsrail hükümeti, buna karşılık söz konusu köylere ‘İran destekli güçlerin saldırılarına karşı koruma sağlayacağı’ güvencesini verdi.
Kanal ayrıca, ABD’de İsrail askerlerine yönelik ‘antisemitik bir kampanya’ yürütüldüğünü savunarak, İsrail ordusunun Güney Lübnan’daki Hristiyan sembollerine zarar verdiği yönündeki suçlamaların ‘asılsız ve iftira’ niteliğinde olduğunu ileri sürdü.
Buna karşın İsrail askerlerinin Hristiyan sembollerine zarar verdiği yönündeki iddialar çeşitli görüntülerle belgelenmiş durumda. Bazı İsrail askerleri, bu eylemleri gerçekleştirdikleri anlara ait fotoğrafları sosyal medyada paylaşırken, İsrail saldırılarında Güney Lübnan’daki çok sayıda Hristiyan evi de yıkıldı. Mart ayında ise Güney Lübnan’ın Mercayun ilçesine bağlı Kalia beldesindeki kilisesi bir tank saldırısında yıkılan Marunî rahip Pierre er-Rai hayatını kaybetmişti. Tüm bu gelişmelere rağmen Netanyahu, söz konusu iddiaları reddederek İsrail’in Hristiyanları koruduğunu savunmayı tercih etti.
Özgün bir alay
Netanyahu’nun söz konusu iddiaları, özellikle Filistinliler arasında alayla karşılanıyor. Zira Filistinliler, onlarca yıldır benzer söylemlerin hedefi olduklarını belirtiyor.
Lübnan’ın güneyindeki Rmeiş kasabasının girişi (Lübnan Ulusal Haber Ajansı)
İsrail hükümetleri uzun yıllardır Hristiyanları koruduklarını öne sürse de, 1948’deki Nekbe sırasında çok sayıda Filistinli Hristiyan yerleşimi boşaltıldı ve yıkıldı. Aradan geçen 78 yıla rağmen bu köylerin büyük bölümünün sakinlerinin geri dönmesine izin verilmedi. Bunlar arasında, İsrail Yüksek Mahkemesi’nin sakinlerinin dönüşü yönünde karar vermesine rağmen kararın hâlâ uygulanmadığı Kefr Bir’im ve İkrit köyleri de bulunuyor. Kudüs’te rahip ve rahibelerin her gün yerleşimcilerin saldırı ve hakaretlerine maruz kaldığı belirtilirken, iki kilisenin kundaklanması ve Hristiyan mezarlıklarına yönelik saldırılar da bu olaylar arasında gösteriliyor. Hz. İsa’nın doğum yeri olarak kabul edilen Beytüllahim’in yaklaşık 20 askeri kontrol noktasıyla çevrili olduğu, Kudüs’teki Hristiyan dini bayramlarına yönelik kutlamaların ise İsrail’in keyfi kararlarıyla sık sık kısıtlandığı ifade ediliyor. Ayrıca Hristiyanlara ait arazi ve mülklere el konulmasının da sistematik şekilde sürdüğü belirtiliyor.
Hıristiyanlara karşı nefret
Filistin’de Hristiyanlar, Nekbe öncesinde nüfusun yaklaşık yüzde 12,5’ini oluştururken, İsrail’in 78 yıldır süren işgali sonrasında bu oran yüzde 1,2’ye kadar geriledi. Böylece Filistinli Hristiyan nüfusu on kattan fazla azalmış oldu.
İtalyan yazar Giovanni Legorano da geçtiğimiz nisan ayı sonunda Kudüs’te Yahudi bir yerleşimcinin Fransız bir rahibeye yönelik şiddetli saldırısını değerlendirirken, “Bu münferit bir olay değil; İsrail’de Hristiyan karşıtlığının endişe verici şekilde yükseldiğinin göstergesi. Bu durum, aşırı milliyetçi ve dini eğilimlerin güçlenmesi ile bölgedeki kutuplaşmanın derinleşmesiyle bağlantılı” ifadelerini kullandı.
Legorano, geçtiğimiz cuma günü Foreign Policy dergisinde yayımlanan analizinde, sosyal medyada geniş yankı uyandıran bir videoda İsrailli bir yerleşimcinin bir rahibeye saldırarak onu sert şekilde sokağa ittiğini ve yere düştükten sonra tekmelediğini hatırlattı. Yazıda, bu saldırının münferit olmadığı, Hristiyanlara yönelik sözlü ve fiziksel tacizlerin, Hristiyan dini sembolleri ile ibadet mekânlarının hedef alınmasının giderek yaygınlaştığı, eleştirmenlere göre ise bu tür olayların çoğu zaman yeterli hukuki yaptırımla karşılaşmadığı belirtildi.
Buna göre, Netanyahu’nun Hristiyanlarla ilgili iddialarının, hükümetinin sahadaki uygulamalarını gölgelemeyi amaçladığı savunuluyor. Yazıda, İsrail yönetiminin Müslümanlar, Hristiyanlar ve Dürziler arasında ayrım yapmaksızın Yahudi olmayanlara yönelik üstünlükçü bir yaklaşım benimsediği, bunun da İsrail askerleri veya tanklarının bulunduğu bölgelerde ırkçı saldırılar şeklinde kendini gösterdiği ileri sürülüyor.
Ankara'daki NATO zirvesinde İran ve deniz güvenliği gündemin en üst sıralarında yer alıyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5293073-ankaradaki-nato-zirvesinde-i%CC%87ran-ve-deniz-g%C3%BCvenli%C4%9Fi-g%C3%BCndemin-en-%C3%BCst-s%C4%B1ralar%C4%B1nda-yer
Ankara'daki NATO zirvesinde İran ve deniz güvenliği gündemin en üst sıralarında yer alıyor
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirvenin arifesinde dün Ankara'da düzenlediği basın toplantısında (AP)
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) üyesi ülkelerin liderleri, bugün Ankara'da ittifakın 36. zirvesi kapsamında toplantılarına başlıyor. Zirvede, başta üye ülkelerin askeri harcamalarının 2035 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'ine çıkarılması hedefi olmak üzere birçok önemli başlığın ele alınması bekleniyor.
Ukrayna savaşındaki gelişmeler ve bunun Avrupa güvenliği üzerindeki etkileri, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki liderler toplantılarının gündeminin en üst sıralarında yer alıyor. Toplantıların bir bölümüne katılacak olan Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Rus saldırıları karşısında ülkesini desteklemek için müttefiklerden "etkili kararlar" almaları çağrısında bulundu.
Zirvede ayrıca Ortadoğu'daki son gelişmeler de değerlendirilecek. Washington yönetimi, uluslararası deniz ulaşımının Hürmüz Boğazı'nda güvence altına alınması ve İran'ın nükleer hedeflerine karşı alınacak önlemler başlıklarının gündemin önemli maddeleri arasında olacağını açıkladı.
Ukrayna, Ankara'daki NATO zirvesi öncesinde Moskova'ya 430 İHA fırlattıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5293070-ukrayna-ankaradaki-nato-zirvesi-%C3%B6ncesinde-moskovaya-430-i%CC%87ha-f%C4%B1rlatt%C4%B1
Ukrayna, Ankara'daki NATO zirvesi öncesinde Moskova'ya 430 İHA fırlattı
Rusya'nın başkenti Moskova'daki Kızıl Meydan'da yürüyen insanlar (AP)
Sergey Sobyanin yaptığı açıklamaya göre Ukrayna, NATO'nun Ankara'da düzenlenen ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin konuk olarak katıldığı zirve öncesinde, gece saatlerinde Moskova yönüne 430'dan fazla insansız hava aracı (İHA) gönderdi.
Moskova Belediye Başkanı Sobyanin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Akşam saatlerinden sabah 06.00'ya kadar Moskova bölgesine doğru 430'dan fazla İHA uçtu. Hava savunma sistemleri bunların çoğunu uzak mesafelerde etkisiz hâle getirdi. Moskova'ya yaklaşırken 36 düşman İHA'sı imha edildi" ifadelerini kullandı.
AFP’ye göre, Belgorod'un geçici valisi Alexander Şovayev bu sabah yaptığı açıklamada, Ukrayna'nın "tekrarlanan" füze saldırıları sonucu bölgede bir kişinin öldüğünü ve bir "altyapı tesisinin " bir bölümünde yangın çıktığını belirtti.
Ukrayna'nın saldırıları, Rusya'nın bir gün önce Ukrayna'ya yönelik yoğun bombardıman düzenlemesinin ardından geldi. Ukrayna makamlarına göre Rus saldırılarında en az 28 kişi hayatını kaybetti; ölenlerin 26'sının Kiev ve çevresinden olduğu bildirildi.
Saldırılar ayrıca NATO'nun bugün Ankara'da başlayan zirvesiyle eş zamanlı olarak geldi. Ukrayna'nın Avrupalı müttefikleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde düzenlenen açılış yemeğine davet edilen Zelenskiy'ye desteklerini yinelemeye hazırlanıyor.
Diplomatik kaynaklara göre Zelenskiy, NATO içindeki Avrupalı destekçilerinden 2026 ve 2027 yıllarında Kiev'e yıllık en az 70 milyar avro (yaklaşık 80 milyar dolar) tutarında askeri yardım akışının sürdürülmesine ilişkin taahhüt alacak.
Ukrayna son dönemde Rus topraklarına ve Rusya tarafından işgal edilen Ukrayna bölgelerine yönelik saldırılarını artırdı. Kiev yönetimi özellikle enerji üretim tesislerini hedef alarak Moskova'nın savaş finansmanını zorlaştırmayı amaçlıyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة