Suudi Arabistan, doğrudan yabancı yatırım sıralamasında 13. sıraya yükseldi

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar: Suudi Arabistan’ın uluslararası sıralamada 4 basamak yükselmesi, düzenleyici ve yasal ortamdaki gelişmeyi yansıtıyor

Riyad’daki Kral Abdullah Finans Merkezi (KAFD)
Riyad’daki Kral Abdullah Finans Merkezi (KAFD)
TT

Suudi Arabistan, doğrudan yabancı yatırım sıralamasında 13. sıraya yükseldi

Riyad’daki Kral Abdullah Finans Merkezi (KAFD)
Riyad’daki Kral Abdullah Finans Merkezi (KAFD)

Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) tarafından yayımlanan 2026 Dünya Yatırım Raporu’na göre, net doğrudan yabancı yatırım akışını yüzde 53 artışla 32,6 milyar dolara yükselterek doğrudan yabancı yatırım çekme sıralamasında 13. sıraya yükseldi. Ülke, 2024 yılında söz konusu sıralamada 17. sırada yer alıyordu.

Söz konusu ilerleme, küresel ekonomide yavaşlama ve yatırım çekme rekabetinin arttığı bir dönemde, ekonomik reformların ve Vizyon 2030’un Suudi Arabistan’ı küresel sermaye için daha rekabetçi bir merkez haline getirmedeki başarısını ortaya koydu.

Ülkenin kaydettiği bu ivme, küresel ekonomideki belirsizlikler ve sıkı para politikaları nedeniyle birçok gelişmiş ve gelişmekte olan pazarda doğrudan yabancı yatırım akışlarının yavaşladığı bir döneme denk geldi. Suudi Arabistan, Ulusal Yatırım Stratejisi kapsamında; yeni yatırım sisteminin yürürlüğe konulması, özel ekonomik bölgelerin genişletilmesi ve yabancı mülkiyetine ilişkin düzenleyici süreçlerin kolaylaştırılması gibi reformlarla 2030 yılına kadar yıllık doğrudan yabancı yatırım akışını 100 milyar doların üzerine çıkarmayı hedefliyor.

Dünya Yatırım Raporu’nda ayrıca, gelişmiş dijital altyapısı ve geleceğin sektörlerine yönelik cazip ortamıyla Suudi Arabistan’ın teknoloji ve yapay zekâ alanlarında sunduğu fırsatların arttığına, ayrıca ülkenin entegre bir sanayi ve madencilik ekosistemi inşa etmeye devam ederek geleceğin değer zincirlerinde vaat eden yatırım imkânları yarattığına dikkat çekildi.

Yatırımcı güveni

Bu kapsamda değerlendirmelerde bulunan ekonomi uzmanı Dr. Fahd Bin Cuma, son yıllarda doğrudan yabancı yatırım çekme konusunda elde edilen başarının yalnızca mali teşviklerin bir sonucu olmadığını, Suudi ekonomisinin yönetim felsefesindeki köklü bir dönüşümden kaynaklandığını belirtti. Bin Cuma, yabancı yatırımcının öncelikle yüksek verimlilikle çalışan düzenleyici ve yasal bir çevre ile pazarın büyüklüğüyle uyumlu, hızlı ve etkili süreçler aradığını ve Suudi Arabistan’ın bu alanları hızla geliştirdiğini vurguladı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Bin Cuma, yatırım akışındaki bu sıçramanın ekonominin kendi gücünü yansıttığı kadar Suudi yatırım ortamına duyulan güvenin arttığını da gösterdiğini ifade etti.

Bin Cuma, yatırım sisteminin güncellenmesi, iş yapma kolaylığının sağlanması, yatırımcı haklarının korunmasının güçlendirilmesi, özel sektörle ortaklıkların genişletilmesi ve yatırımların sanayi, madencilik, teknoloji, turizm ile lojistik gibi vaat eden sektörlerle ilişkilendirilmesi gibi düzenleyici reformların, Suudi Arabistan’ı sınırlı fırsatlar için sermaye çeken bir pazardan uzun vadeli bir yatırım platformuna dönüştürülmesine katkı sağladığını kaydetti.

Bin Cuma ayrıca, önümüzdeki dönemde hedefin artık sadece yeni yatırımlar çekmekle sınırlı olmadığını, mevcut yatırımcıyı korumak ve faaliyetlerini genişletmesini sağlamak olduğunu, bu durumun Suudi Arabistan’ın dünyanın önde gelen yatırım merkezleri arasındaki konumunu pekiştireceğini sözlerine ekledi.

Gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesi

Öte yandan Ticaret Hukuku Profesörü Dr. Usame bin Ganem el-Ubeydi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın yatırım sıralamasında kaydettiği bu ilerlemenin, gelir kaynaklarını çeşitlendirmeyi ve petrole olan bağımlılığı azaltmayı hedefleyen Vizyon 2030 doğrultusunda uygulanan yatırım politikasının başarısını gösterdiğini belirtti.

El-Ubeydi, Suudi Arabistan’ın yabancı sermayeyi çekmeyi hedeflediğini ve yabancı yatırım akışını artırmaya katkı sağlayan birçok yasal düzenlemeyi hayata geçirdiğini ifade etti. El-Ubeydi, çıkarılan mevzuatlar sayesinde yabancı yatırımcılara birçok sektörde yüzde 100’e varan oranlarda mülkiyet hakkı tanınarak yabancı sermayenin ülkeye girişinin teşvik edildiğini bildirdi.

scd
Suudi Arabistan’da iş kurmayı kolaylaştırma konusunda uzmanlaşmış Suudi İş Merkezi’ndeki görevliler (Şarku’l Avsat)

El-Ubeydi, yeni yatırım sisteminin gerek yerli ve yabancı yatırımcılar arasında tarafsız muamele sağlanması gerekse mülkiyet haklarının güvence altına alınması ve ihtilafların mahkemeler ile tahkim kurulları nezdinde çözüme kavuşturulması bakımından yabancı yatırımların çekilmesine önemli katkı sunduğunu kaydetti.

Yeni sistem kapsamında Suudi Arabistan’ın yabancı yatırımcılara özel programlar aracılığıyla çeşitli teşvikler sunduğunu belirten el-Ubeydi, bölgesel merkezlerini Riyad’a taşıyan küresel şirketlere 30 yıla varan kurumlar ve stopaj vergisi muafiyetleri sağlayan ‘Bölgesel Merkezler’ programı ile belirli şartlar dahilinde ikamet, seyahat ve gayrimenkul edinimi gibi ayrıcalıklar sunan ‘Ayrıcalıklı İkamet’ programını bu teşviklere örnek gösterdi.

Teknoloji, sanayi ve madencilik

Suudi Arabistan, teknoloji ve yapay zekâ alanlarındaki yatırımların büyümesini destekleyen, yüksek büyüme potansiyeline sahip sektörler için pazarın hazırlık seviyesini artıran gelişmiş bir dijital altyapı inşa etmeyi sürdürüyor. Politikaların açıklığı, düzenleyici çevrenin gelişimi ve destekleyici unsurların entegrasyonu, teknoloji sektörlerine sermaye akışının sağlanmasına katkıda bulunuyor.

Bu doğrultuda Suudi Arabistan, inovasyonu destekleyen, şirketlerin ölçeklenmesine imkân tanıyan ve onları geleceğin pazarları ile fırsatlarına bağlayan bir yatırım platformu olarak konumunu pekiştiriyor. Öte yandan Riyad, maden kaynaklarını ileri imalat sanayisiyle birleştiren entegre bir sanayi ekosistemi kurmaya devam ediyor. Bu durum, katma değeri artırırken ekonomik çeşitliliği de destekliyor; teşvikler, altyapı ve gelişen yatırım ortamı ise Suudi Arabistan’ın sanayi ve madencilik alanlarındaki yatırımcılar için cazibesini güçlendiriyor.

Söz konusu yatırım fırsatları, kaynakların çıkarılması ve işlenmesinden imalat sanayisine, ara mallardan nihai üretime kadar geniş bir alana yayılıyor. Sanayi ve madencilik sektörleri, Suudi Arabistan’ın stratejik alanlardaki konumunu desteklerken üretim ve inovasyona dayalı uzun vadeli büyüme için de yeni ufuklar açıyor.