Haşim Ali Hamid Muhammed
Geri kalmışlıktan ve savaşlar döngüsünden çıkmak, Afrikalı elitlerin ve başında Afrika Birliği'nin (AfB) bulunduğu bölgesel kuruluşların ortak ilgi alanlarından birini oluşturuyor. Ancak yolsuzluk sorunu, Afrika toplumlarına devletlerin işleyişini aksatarak, istikrarlarını, ulusal bileşenlerinin uyumunu ve kararlarının bağımsızlığını olumsuz etkileyerek yansıyan en büyük engellerden biri olmaya devam ediyor. Peki yolsuzluk, Afrika ülkelerini ne ölçüde engelliyor ve Afrika ile bağımsızlığının ardından meşru bir hedef olan kalkınma arasında ne kadar mesafe bulunuyor?
Yolsuzluk ve şeffaflık, Afrika ülkelerinin gidişatını şekillendiren iki zıt kutbu temsil ediyor. Yolsuzluk oranları geriledikçe ve şeffaflık güçlendikçe, istikrar ve büyüme fırsatları artıyor. Ancak yolsuzluğun yaygınlaşması, devlet kurumlarının zayıflamasına, çatışmaların uzamasına, kaynakların tükenmesine ve halkların yaşadığı sıkıntıların artmasına yol açıyor. Afrika kıtası, modern tarihinde sömürgecilik dönemlerinden ve zorlu mücadele süreçlerinden geçerek, sonunda elde edilen bağımsızlık dönemine ulaştı. Bunu, bazıları kendi ülkelerinde istikrarlı bir gerçeklik yaratmayı başaran, buna karşın birçok diğer Afrika ülkesinin ise iktidar mücadeleleri sonucu siyasi ve toplumsal istikrarsızlık ve toplumsal adaleti sağlamaya yönelik şeffaf siyasi sistemler ile etkin yasaların bulunmaması nedeniyle yaygınlaşan yolsuzluk koşullarına hapsolduğu ulusal hükümetler dönemi izledi.
2026 yılı Afrika Yolsuzlukla Mücadele Günü vesilesiyle Afrika Birliği Komisyonu Başkanı, Komisyonun dürüstlüğü güçlendirmeye yönelik istikrarlı bağlılığını teyit ederek, "yolsuzlukla mücadelenin Afrika Birliği için stratejik bir öncelik olmaya devam ettiğini" vurguladı.
Dürüstlüğün güçlendirilmesi
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre Afrikalı liderlerin peşinde koştukları hedefler arasında, kalkınmanın, istikrarın ve Afrika halklarının kalkınmasının önündeki bir engel olarak yolsuzluğun ortadan kaldırılması ve şeffaflığın sağlanması yer alıyor. AfB, bu yılki gündemi doğrultusunda, AfB Komisyonu ve bu alanda uzmanlaşmış komiteler aracılığıyla yolsuzlukla mücadeleye yönelik birçok plan benimsedi.
2026 yılı Afrika Yolsuzlukla Mücadele Günü vesilesiyle AfB Komisyonu Başkanı Mahmud Ali Yusuf, Komisyonun dürüstlüğü güçlendirmeye yönelik istikrarlı bağlılığını teyit ederek, ‘yolsuzlukla mücadelenin AfB için stratejik bir öncelik olmaya devam ettiğini’ vurguladı. Yusuf, AfB Danışma Konseyi ile Yolsuzlukla Mücadele Komitesi'nin çalışmalarına sürekli destek sözü vererek, hükümetleri, kurumları, sivil toplumu, özel sektörü ve vatandaşları dürüstlüğü güçlendirme ve yolsuzlukla mücadele çalışmalarında kolektif bir şekilde hareket etmeye çağırdı.
Afrika Yolsuzlukla Mücadele Günü, her yıl 11 Temmuz'da Afrika düzeyinde kutlanan bir etkinlik niteliği taşıyor. Bu özel gün, şeffaflığı güçlendirmeyi, dürüstlüğü pekiştirmeyi, benimsenen politikaları değerlendirmeyi ve AfB'nin yolsuzluğu önleme sözleşmesinin uygulanmasına yönelik kıta çapındaki ve uluslararası bağlılığı yenilemeyi amaçlıyor.
Yusuf, 2026 yılı yolsuzlukla mücadele temasının, ‘Afrika genelinde dürüstlüğün ve yolsuzlukla mücadele çalışmalarının güçlendirilmesinin kapsamının genişletilmesi’ sloganıyla belirlendiğini ve bunun AfB’nin ortak değerler üzerine kurulu demokratik yönetişim vizyonunu yansıttığını belirtti. Yusuf, kıta çapında entegrasyonun üye devletler arasında güven gerektirdiğini, bu güvenin ise ancak dürüstlük, şeffaflık ve güçlü hesap verebilirlik sistemleri aracılığıyla korunabileceğini vurguladı.
Yusuf, AfB Yolsuzlukla Mücadele Danışma Konseyi'ni, AfB'nin yolsuzluğu önleme ve mücadele sözleşmesinin uygulanmasını güçlendirmedeki sürekli liderliğinden dolayı takdir ederek, yasal ve kurumsal çerçevelerin tek başına yeterli olmadığını belirtti. Yusuf, Afrika toplumlarında ahlak, dürüstlük ve hesap verebilirlik değerlerini kök salacak daha geniş kapsamlı bir kültürel dönüşüm çağrısında bulunarak, AfB Komisyonu'nun üye devletlerin ulusal dürüstlük ve ahlak stratejilerini benimsemesi ve uygulaması için verdiği desteği teyit etti. Bunun yanı sıra varlıkların geri kazanılmasını hızlandırmak ve kıta genelinde yolsuzlukla mücadele çabalarını birleştirmek amacıyla çok taraflı iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Afrika ve küresel şeffaflık ortalaması
Bazı uluslararası ve bölgesel kuruluşlar bu vesileyle açıklamalar yayımladı. Bunlar arasında Afrika Birliği'nin açıklaması, üye devletlerin AB’nin yolsuzluğu önleme ve mücadele sözleşmesini uygulama konusundaki bağlılıklarının boyutuna odaklandı ve birkaç önemli sonuca dikkati çekti. Bazı Afrika ülkelerinin yasa çıkarma ve yolsuzlukla mücadeleye özgü kurumlar oluşturma konusunda ilerleme kaydettiği belirtildi. Raporda, mevzuat ile bunların sahada uygulanması arasında hâlâ belirgin bir uçurum bulunduğu vurgulandı.
Raporda, kamu ihalelerindeki yolsuzluk, doğal kaynak yönetimi ve vergi kaçakçılığının en önemli zorluklar arasında yer aldığı belirtilirken, yargının ve denetim kurumlarının bağımsızlığının zayıf olmasının, bazı ülkelerde yolsuzlukla mücadelenin etkinliğini sınırladığına dikkat çekildi. Rapor, şeffaflığın güçlendirilmesi, yolsuzluk ihbarında bulunanların korunması ve çalınan malların geri kazanılması için ülkeler arası iş birliğinin genişletilmesi çağrısında bulundu.
Öte yandan Birleşmiş Milletler Afrika Ekonomik Komisyonu (UNECA) tarafından yapılan açıklamada yolsuzluk ile ekonomik kalkınma arasında bağlantı kurdu. Açıklamada, yolsuzluğun rüşvetle sınırlı olmadığı, aynı zamanda kıtanın kaynaklarını tüketen yasa dışı mali akışları da kapsadığı belirtildi. Açıklamada, kıtanın her yıl para kaçakçılığı, yolsuzluk ve vergi kaçakçılığı nedeniyle milyarlarca dolar kaybettiği, bunun da eğitime, sağlığa ve altyapıya yönlendirilebilecek kaynaklardan kıtayı mahrum bıraktığı vurgulandı. Komisyon, yönetişim ve şeffaflığın iyileştirilmesinin, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması ve yatırımların çekilmesi için temel şartlar olduğunu teyit etti.

Komisyon, raporunun sonunda, devlet hizmetlerinde dijitalleşmenin güçlendirilmesi, denetim kurumlarının güçlendirilmesi, çalınan varlıkların geri kazanılması ve mali suçlarla mücadelede uluslararası iş birliğinin iyileştirilmesi tavsiyelerinde bulundu.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün Yolsuzluk Algı Endeksi (CPI) raporunun ortaya koyduğu en önemli sonuç ise, yolsuzluğun Afrika'da kalkınma ve istikrarın önündeki en büyük engellerden biri olmaya devam ettiği yönünde. Zira kıtadaki ülkelerin büyük çoğunluğu, küresel şeffaflık ortalamasının altında puanlar kaydetti. Rapor, Botsvana, Yeşil Burun Adaları ve Seyşeller gibi bazı Afrika ülkelerinin, kurumlarının gücü ve hukukun üstünlüğü sayesinde daha iyi sonuçlar elde ettiğine dikkati çekti.
Buna karşın Güney Sudan, Somali ve Libya gibi çatışma veya kurumsal kırılganlık yaşayan ülkeler en düşük puanları alıyor. CPI raporu, yolsuzluğun devlet kurumlarına duyulan güveni zayıflattığını, kamu hizmetlerini kötüleştirdiğini ve yatırım ile ekonomik büyümeyi engellediğini vurguladı. Rapor ayrıca, yolsuzlukla mücadelenin, yargı bağımsızlığı, basın özgürlüğü, yolsuzluk ihbarında bulunanların korunması ve kamu malı yönetiminde şeffaflık ile hesap verebilirliğin güçlendirilmesini gerektirdiğini değerlendirdi.
Başka bir düzeyde, Mo İbrahim Vakfı'nın Afrika Yolsuzlukla Mücadele Günü vesilesiyle yayımladığı Afrika Yönetişim Endeksi (IIAG) raporu, kıtadaki yolsuzlukla mücadele çabalarının, 2018-2020 yılları arasında yaşanan belirgin gerilemenin ardından son yıllarda ivmesinin bir kısmını yeniden kazandığını ortaya koydu. Ancak reformların yavaşlığı ve siyasi söylem ile gerçeklik arasındaki uçurumun sürmesi nedeniyle genel bilanço hâlâ beklentilerin altında kalıyor.
Rapora göre kıta genelinde yolsuzlukla mücadelede kaydedilen ilerleme oranı 2016 yılından bu yana 0,5 puanı aşmadı. Bu durum, birçok Afrika ülkesinde çok sayıda girişim ve hükümet taahhüdüne rağmen, açıklanan kamu politikalarının etkisinin sınırlı kaldığını yansıtıyor. Rapor, Fas'ı 2021 yılından bu yana yolsuzlukla mücadele endeksinde iyileşme kaydeden ülkeler listesinde, Senegal, Fildişi Sahili, Mali, Gabon ve Malavi ile birlikte sıralarken ilerleme kaydeden ülkelerin büyük çoğunluğunun Batı ve Kuzey Afrika'ya ait olduğuna dikkati çekti.
Kalkınma ve siyasi bir sınav
Üç uluslararası ve bölgesel kuruluşun görüşleri, Afrika'daki yolsuzluğun yalnızca ahlaki veya hukuki bir mesele olmadığı, aksine ekonomik istikrarı, yönetişim kalitesini, vatandaş güvenini, yatırım çekiciliğini ve Afrika 2063 gündeminin uygulanmasının hızlandırılmasını doğrudan etkileyen bir kalkınma ve siyasi sınav olduğu, kurumsal dürüstlüğün iyileştirilmesinin sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için temel bir şart olduğu noktasında birleşti.
AfB'nin, Afrika için uzun vadeli stratejik kalkınma yol haritası olarak başlattığı 2063 gündemine ilişkin olarak Mahmud Ali Yusuf, AfB Komisyonu’nun, Afrika gündeminin gerçekleştirilmesi için vazgeçilmez temel dayanaklar olan dürüstlük, şeffaflık ve hesap verebilirliği güçlendirmeye yönelik istikrarlı bağlılığını’ teyit etti ve eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın ‘yolsuzluk bir hastalıksa, dürüstlük ve şeffaflık kıtamızın yeniden doğuşu için temel tedavilerdir’ sözlerine atıfta bulundu.
AfB’nin 2013 yılında ‘İstediğimiz Afrika’ sloganıyla kıtanın kalkınması için bir yol haritası olarak ortaya koyduğu 2063 gündemi, 1963 yılında kurulan ve daha sonra AfB'ye dönüşen Afrika Birliği Örgütü’nün kuruluşunun 50. yıl dönümünü kutlamak amacıyla hazırlandı.
Yüz milyarlarca dolarlık kayıplar
Afrika Boynuzu meseleleri uzmanı ve akademisyen Abdurrahman Ahmed, yolsuzluğu ‘başta yolsuzluğun büyük ölçüde görüldüğü Afrika ülkeleri olmak üzere dünyadaki tüm ülkeler için büyük bir sınav’ olarak nitelendirdi ve bunun devlet kurumları için büyük bir zorluk oluşturduğunu belirtti. Ahmed, ‘AfB'nin yolsuzlukla mücadele eden komiteler ve kurumlar oluşturduğunu, ancak temel sorunun, bu kurumların yolsuzluktan mustarip ülkeleri bu alanda kurumsallaşma ve yönetişimi güçlendirmeye zorlayamaması olduğunu’ kaydetti.
Ahmed sözlerine şöyle devam etti:
“Yolsuzluğun neden olduğu kayıplar son derece büyük ve Afrika'nın ekonomik, siyasi ve toplumsal olmak üzere tüm alanlarda yaşadığı büyük geri kalmışlığın nedeni bu. Aynı şekilde Afrika'daki kurumların yaşadığı belirgin geri kalmışlığın temel ve ana nedeni de yolsuzluktur. Büyük ulusal projeler bulunsa bile gerek kamu sektöründe gerekse kendisi de devasa bir yolsuzluktan mustarip olan özel sektörde, devlet kurumlarındaki yolsuzluk nedeniyle bu projeler kısa sürede başarısızlığa uğruyor.
Yolsuzluk tüm ülkelerde yaygın, ancak Afrika'daki yaygınlığı daha büyük. Örneğin, üzerinden 20 veya 30 yılı aşan süreler geçmesine rağmen başarıya ulaşamayan ve kendilerine tekrar tekrar bütçe ayrılmasına rağmen hiçbir fayda sağlanmayan projeler var. Bu durum devleti yönetimlerini, denetim komitelerini veya hatta ilgili bakanı değiştirmeye itiyor. Kamu ve özel şirketlerin birçoğu, proje görevlerini yerine getirmeden veya herhangi bir başarı elde etmeden devasa bütçeler tüketiyor. Bu nedenle birçok ülkede tüm projeler yolsuzluk nedeniyle durma noktasına geldi.
Yolsuzluğun Afrika kıtasındaki gayret ve gelişim ruhunu öldürdüğünü söyleyebiliriz ve hükümetlerin bu tehlikeli olguyla mücadelede çok büyük sorumlulukları var. Bazı bilgiler, Afrika ülkelerinde yolsuzluk nedeniyle israf edilen paranın toplamının yılda 200 milyar doları aştığına işaret ediyor. Bu devasa miktarların projeleri şeffaf bir şekilde uygulansaydı, Afrika kıtasının çehresini değiştirebilirdi.
Ancak, yolsuzluk denen bu korkutucu hayalete rağmen, Afrika kıtasında örneğin Ruanda gibi önemli başarılar elde eden ülkeler var; ayrıca Yeşil Burun Adaları ve Mauritius da bu ülkeler arasında yer alıyor. Diğer bazı ülkeler de bu tehlikeli olguyla mücadelede yollarını bulmaya başladı.”
100 üzerinden 50'nin altında
AfB Siyasi İşler Dairesi Barış ve Güvenlik Yapısı Sekretaryası Başkanı ve Baş İnsan Hakları Sorumlusu Büyükelçi Salah Hammad, ‘yolsuzluğun birçok Afrika ülkesinde kalkınmayı ve istikrarı engelleyen en büyük sınavlardan biri olduğunu, rüşvet, kamu malının zimmete geçirilmesi, kayırmacılık, nüfuz istismarı, kara para aklama ve kamu ihalelerinde usulsüzlük gibi çok sayıda biçimde ortaya çıktığını’ söyledi. Hammad, uluslararası şeffaflık göstergelerinin, Sahra Altı Afrika'nın yolsuzlukla mücadelede en zayıf performans gösteren bölgelerden biri olduğunu, bölgesel ortalamanın düşük seyrettiğini ve çok sayıda ülkenin 100 üzerinden 50 puanın altında kaldığını teyit ettiğini de sözlerine ekledi.
Hammad sözlerine şöyle sürdürdü:
“Afrika'da yolsuzluğun etkileri, kamu kaynaklarının israf edilmesi ve eğitim, sağlık ve altyapıdan uzaklaştırılması şeklinde ortaya çıkıyor; devlet kurumlarının, yargının ve idarenin zayıflığına, yoksulluk ve işsizliğin artmasına, toplumsal eşitsizliklerin genişlemesine, vatandaşların hükümetlere duyduğu güvenin gerilemesine ve yerli ile yabancı yatırımın engellenmesine yansıyor. Bazı durumlarda ise yolsuzluk, siyasi istikrarsızlık ve çatışmalarla ilişkilendiriliyor."
Mücadele çabalarının karşılaştığı en önemli zorlukların, mevcut metin ve anlaşmalara rağmen yasaların uygulanmasındaki zayıflık olduğunu, ayrıca yargı ve denetim kurumlarının bağımsızlığını sınırlayan siyasi müdahalelerin bulunduğunu belirten Hammad’a göre bunun yanı sıra denetim kurumları için kaynak ve finansman yetersizliği, ihbarcılar ve tanıkların korunmasındaki zayıflığı, sınır ötesi yolsuzluk ve para kaçakçılığı, zaman zaman sivil alanın daralmasının basının ve sivil toplumun rolünü zayıflatıyor.
Hammad, AfB'nin yolsuzluğa ilişkin vizyonuna dair son olarak şunları söyledi:
“AfB, yolsuzluğu iyi yönetişimin, kalkınmanın ve Afrikalı vatandaşın onurunun önündeki bir engel olarak görüyor. Vizyonu, yalnızca faillerini cezalandırmak değil, yolsuzluğu önlemek üzerine kurulu; dürüstlük, şeffaflık ve hesap verebilirliği güçlendirmeyi, hukukun üstünlüğünü ve yargı bağımsızlığını pekiştirmeyi, sivil toplumu ve medyayı sürece dahil etmeyi, Afrika ülkeleri arasında önleme, kovuşturma ve varlıkların geri kazanılması konularında iş birliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.”