Delta Air Lines Başkanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan en önemli stratejik pazarlarımızdan biri

Suudi Arabistan’a yirmi yılı aşkın bir süredir ilk direkt uçuş ekim ayında başlayacak

Delta Air Lines Başkanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan en önemli stratejik pazarlarımızdan biri
TT

Delta Air Lines Başkanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan en önemli stratejik pazarlarımızdan biri

Delta Air Lines Başkanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan en önemli stratejik pazarlarımızdan biri

ABD merkezli havayolu şirketi Delta Air Lines, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 kapsamındaki hızlı ekonomik dönüşümünün, ülkeyi bölgenin en cazip havacılık pazarlarından biri haline getirdiğini açıkladı. Bir ABD havayolu şirketinin Suudi Arabistan’a son 20 yıldan uzun süredir gerçekleştireceği ilk direkt uçuş için hazırlıklarını sürdüren şirket, pazara girişini uzun vadeli bir yatırım olarak tanımlıyor. Delta, bu kararın arkasında Suudi Arabistan’daki ekonomik açılım ile teknoloji, yapay zekâ ve turizm sektörlerindeki büyümenin yattığını belirtiyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan Delta Air Lines Başkanı Peter Carter, Suudi Arabistan’ın yaşadığı ekonomik dönüşüm sayesinde Krallık’ı bölgedeki en önemli stratejik büyüme fırsatlarından biri olarak gördüklerini ifade etti.

Suudi pazarının ‘ticarete açık ve yabancı yatırımı teşvik eden’ bir yapıda olduğunu vurgulayan Carter, Vizyon 2030 altındaki ekonomik çeşitlilik sürecinin, bu dönüşümün parçası olmak isteyen küresel şirketler için ilham verici olduğunu kaydetti.

Carter ayrıca, ABD ve Suudi Arabistan arasında hem ekonomik hem de sosyal alanda güçlenen ilişkilerin yolcu trafiği için sağlam bir zemin oluşturduğunu belirterek; iş dünyası, lüks turizm ve aile ziyaretleri segmentlerinden yüksek talep beklediklerini sözlerine ekledi.

İlk ABD havayolu

Delta Air Lines, 23 Ekim itibarıyla Atlanta ile Riyad arasında direkt uçuş başlatmaya hazırlanıyor. Şirket, bu hamleyle son 20 yıldan uzun süredir Suudi Arabistan’a doğrudan sefer düzenleyen ilk ABD havayolu taşıyıcısı olacak. Carter, söz konusu adımı ‘tarihi’ olarak nitelendirdi.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Carter, “20 yıldan uzun bir aradan sonra Suudi Arabistan’a direkt uçuş sunan ilk ABD havayolu şirketi olmanın öneminin farkındayız. Pazar dönüşümlerini ve bölgedeki dinamikleri değerlendirdikten sonra, pazara girmek için en doğru zamanın şu an olduğuna kanaat getirdik” dedi.

Suudi Arabistan’ın son yıllarda geçirdiği değişimlerin ve yeni ekonomik sektörlere yapılan hızlı yatırımların kararlarını pekiştirdiğini belirten Carter, “Yapay zekâ, teknoloji, turizm, eğlence ve yeşil enerji gibi en hızlı büyüyen alanlara yatırıma odaklanan bu benzersiz ülke için bunun sadece bir başlangıç olduğuna inanıyoruz” ifadesini kullandı.

Airbus A350 uçakları

Delta, yakın dönemde teslim alacağı Boeing 787 bulunmaması ve Boeing 767’lerin bu rotanın gerektirdiği menzile uygun olmaması nedeniyle Riyad-Atlanta hattında uzun menzilli filosunun amiral gemisi olan Airbus A350 tipi uçakları kullanacak.

Carter; uçakta Delta One süitleri, premium ekonomi sınıfı koltuklar, tüm koltuklarda ücretsiz internet erişimi ve uçak içi eğlence sistemleri gibi şirketin öne çıkan hizmetlerinin sunulacağını belirtti.

Kullanılan uçakların, yerini aldığı modellere kıyasla yüzde 20 ila yüzde 25 oranında daha fazla yakıt verimliliği sağladığını ekleyen Carter, bu durumun operasyonel verimliliği artırırken enerji tüketimini de düşürdüğünü vurguladı.

Uçuş ekiplerinde Arapça konuşan personelin yer alacağını da doğrulayan Carter, Suudi Arabistan’dan seyahat eden yolculara en uygun deneyimi sunabilmek adına Arapça bilen personeli bünyelerinde bulundurmaya özen gösterdiklerini ifade etti.

Atlanta üzerinden 215 destinasyon

Carter, Atlanta Havalimanı’nın küresel ölçekteki en büyük aktarma merkezlerinden biri olma konumuna güven duyduklarını belirterek, Riyad’dan gelen yolcuların bu merkez üzerinden ABD içinde ve dışında yaklaşık 215 noktaya erişebileceğini açıkladı.

Delta ağının Suudi müşterilere Kuzey Amerika, Kanada, Meksika ve Güney Amerika’da bölgeden doğrudan ulaşması zor olan birçok şehre bağlantı imkânı sunacağını söyleyen Carter, “Atlanta sadece bir varış noktası değil, yüzlerce şehre kolay erişim sağlayan bir aktarma merkezi. Bu durum, ister iş ister turizm amaçlı olsun Suudi yolcular için büyük bir avantaj” değerlendirmesinde bulundu.

Carter ayrıca yeni hattın, daha fazla Amerikalının Suudi Arabistan’ı tanımasına katkı sağlayacağını, iki ülke arasında faaliyet gösteren şirketleri birbirine bağlayacağını ve yatırımcılar ile girişimciler için yeni fırsatlar yaratacağını ifade etti.

Saudia ve Riyadh Air ile ortaklıklar

Carter, Suudi Arabistan içi ve dışındaki uçuş ağlarının entegrasyonunu desteklemek amacıyla hem Saudia hem de Riyadh Air ile ortaklıklarını güçlendirmeyi hedeflediklerini açıkladı.

İki taşıyıcıyla yapılacak iş birliği sayesinde Riyad’a gelen Delta yolcularının, Saudia ve Riyadh Air ağları üzerinden aktarma yaparak bu şirketlerin hizmet verdiği destinasyonlara devam edebileceğini belirten yetkili; Suudi havayolu şirketlerinin müşterilerinin de Delta ağını kullanarak ABD, Kuzey Amerika, Kanada, Meksika ve Güney Amerika’daki farklı noktalara ulaşabileceğini ifade etti.

dfrgthy
Delta Air Lines Başkanı Peter Carter

Delta’nın, Riyadh Air ile birinci sınıf bir seyahat deneyimi sunma vizyonunu paylaştığını belirten Carter, Saudia’nın ise geniş uluslararası ağıyla köklü ve yüksek kaliteli bir taşıyıcı konumunda olduğunu vurguladı.

Carter, “Diğer havayolu şirketleriyle ortaklık kurma konusunda oldukça başarılıyız. Hem Riyadh Air hem de Saudia ile iş birliği yapacak olmaktan büyük heyecan duyuyoruz” şeklinde konuştu.

5 yıllık görünüm

Şirketin pazarın kârlılığına ilişkin değerlendirmesini aktaran Carter, Delta’nın kararlarını altı aylık veya bir yıllık öngörülere dayanarak almadığını, pazarlara beş yıllık bir perspektifle baktığını söyledi.

Suudi Arabistan’ın 35 milyonluk nüfusu ile yatırıma, açılıma ve gelir kaynaklarını çeşitlendirmeye odaklanan ekonomik liderliğinin, şirkete Vizyon 2030’un başarısına ortak olmak adına büyük bir fırsat sunduğunu belirten Carter sözlerini şöyle sürdürdü: “Pazarı kısa vadeli koşullar üzerinden değerlendirmiyoruz, aksine uzun vadeli yapısal dönüşümlere bakıyoruz. Suudi Arabistan, kendisini uluslararası havacılık için vaatkâr bir pazar haline getiren tüm unsurlara sahip.”

Özel rafineri sahibi olmak ve bölgesel gerilimler

Yakıt fiyatlarındaki artışa değinen Carter, şirketin mevcut gelişmeleri geçici olarak değerlendirdiğini ve bunların uzun vadede sürmesini beklemediğini belirtti.

Carter, Delta’nın kendisine ait bir rafineriye sahip olmasının fiyat dalgalanmalarına karşı bir ölçüde koruma sağladığını ve bazı rakiplerine göre daha düşük maliyetle yakıt satın almalarına imkân tanıdığını; ayrıca güçlü bir müşteri tabanından ve kapasiteyi en kârlı rotalara yeniden dağıtma becerilerinden yararlandıklarını kaydetti.

Yakıt fiyatlarının Riyad uçuşunun başlangıç tarihini etkilemeyeceğini vurgulayan Carter, herhangi bir yeni rota için en önemli faktörün emniyet ve güvenlik olduğunu ifade ederek, “Emniyet bir numaralı önceliğimizdir ve gördüğümüz her şey rotanın güvenli olduğunu ve işletilebileceğini doğrulamaktadır. 23 Ekim’de uçuşlara başlamaktan heyecan duyuyoruz” dedi.

Bölgesel gerilimlerin seyahat talebini geçici olarak etkilediğini kabul eden Carter, bu etkinin kısa vadeli olmasını beklediklerini dile getirdi ve şirketin bunu hattın uzun vadeli fizibilitesi için bir tehdit olarak görmediğini vurguladı.

Carter, “Ortadoğu’daki çatışma nedeniyle şu anda talep biraz daha düşük olabilir, ancak biz bunu uzun vadeli bir faktör değil, geçici bir mesele olarak görüyoruz” diye konuştu.

Uçak teslimatlarında hattın işletilmesini etkileyecek herhangi bir gecikme yaşanmasını da dışlayan Carter, şirketin uçak üreticileriyle sürekli iletişim halinde olduğunu ve lansman tarihini etkileyecek herhangi bir gecikme beklemediğini doğruladı.



Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, prensleri, din alimlerini ve çok sayıda vatandaşı kabul etti

Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’deki Selam Sarayı’nda prensleri, din alimlerini, bakanları ve çok sayıda vatandaşı ağırladı (SPA)
Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’deki Selam Sarayı’nda prensleri, din alimlerini, bakanları ve çok sayıda vatandaşı ağırladı (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, prensleri, din alimlerini ve çok sayıda vatandaşı kabul etti

Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’deki Selam Sarayı’nda prensleri, din alimlerini, bakanları ve çok sayıda vatandaşı ağırladı (SPA)
Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’deki Selam Sarayı’nda prensleri, din alimlerini, bakanları ve çok sayıda vatandaşı ağırladı (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman bin Abdülaziz, dün, Cidde'deki Selam Sarayı'nda kendisini selamlamak üzere gelen prensleri, din alimlerini, bakanları ve çok sayıda vatandaşı kabul etti.

Kabulde Prens Meşal bin Suud bin Abdülaziz, Prens Mansur bin Suud bin Abdülaziz, Prens Faysal bin Musaid bin Abdurrahman, Prens Halid bin Saad bin Fahd, Prens Velid bin Talal bin Abdülaziz, Prens Nevvaf bin Muhammed bin Abdullah bin Abdurrahman, Prens Dr. Suud bin Selman bin Muhammed, Prens Nevvaf bin Suud bin Saad bin Abdurrahman, Prens Suud bin Sad bin Muhammed, Prens Halid bin Muhammed bin Suud el-Kebir, Prens Nevvaf bin Nasır bin Abdülaziz, Prens Mansur bin Nasır bin Abdülaziz, Prens Dr. Bender bin Selman bin Muhammed, Prens Abdülaziz bin Ahmed bin Abdülaziz, Prens Türki bin Abdullah bin Abdülaziz bin Musaid, Prens Faysal bin Suud bin Musaid bin Abdülaziz, Prens Faysal bin Türki bin Faysal bin Türki bin Abdülaziz, Prens Fahd bin Faysal bin Selman bin Muhammed, Prens Naif bin Memduh bin Abdülaziz, Prens Muhammed bin Abdullah bin Halid bin Abdülaziz, Prens Abdülaziz bin Fahd bin Abdülaziz, Prens Faysal bin Abdullah bin Faysal bin Abdülaziz, Prens Suud bin Abdullah bin Abdülaziz, Dışişleri Bakanlığı Danışmanı Prens Halid bin Bender bin Sultan bin Abdülaziz, Mekke Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Suud bin Meşal bin Abdülaziz, Prens Naif bin Sultan bin Abdülaziz, Prens Abdurrahman bin Türki bin Abdülaziz, Kraliyet Divanı Danışmanı Prens Bender bin Mukrin bin Abdülaziz, Prens Halid bin Bender bin Musaid bin Abdülaziz, Prens Faysal bin Halid bin Faysal bin Türki bin Abdülaziz, Cidde Valisi Prens Suud bin Abdullah bin Ciluvi, Prens Halid bin Suud bin Halid bin Türki, Spor Bakanı Prens Abdülaziz bin Türki bin Faysal bin Abdülaziz, İçişleri Bakanı Prens Abdülaziz bin Suud bin Naif bin Abdülaziz, Prens Abdullah bin Sad bin Abdülaziz, Prens Suud bin Muhammed bin Saad bin Muhammed, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bender bin Abdülaziz, Prens Sultan bin Muhammed bin Saad bin Muhammed, Prens Suud bin Faysal bin Musaid bin Abdurrahman, Prens Sultan bin Saad bin Abdülaziz, Prens Muhammed bin Abdülaziz bin Meşal bin Abdülaziz, Prens Abdülaziz bin Faysal bin Abdülmecid bin Abdülaziz, Prens Sad bin Abdullah bin Abdülaziz, Prens Meşhur bin Abdullah bin Abdülaziz, Prens Abdullah bin Halid bin Saad bin Fehd bin Abdurrahman, Prens Türki bin Faysal bin Abdülmecid bin Abdülaziz, Taif Valisi Prens Fevaz bin Sultan bin Abdülaziz, Prens Sultan bin Abdullah bin Abdülaziz, Prens Sultan bin Abdülaziz bin Hatlul bin Abdülaziz, Prens Dr. Halid bin Abdullah bin Mukrin bin Mişari, Prens Dr. Naif bin Tanyan bin Muhammed, Prens Dr. Memduh bin Suud bin Tanyan ve Prens Suud bin Nasır bin Suud bin Ferhan hazır bulundu.


Ankara, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkileri ‘daha yüksek seviyelere’ taşımayı hedefliyor

Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor. (Şarku’l Avsat)
Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor. (Şarku’l Avsat)
TT

Ankara, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkileri ‘daha yüksek seviyelere’ taşımayı hedefliyor

Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor. (Şarku’l Avsat)
Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkileri, ticaret hacmi ve geleneksel yatırım alışverişindeki büyümenin ötesine geçerek yenilenebilir enerji ve savunma sanayisinden turizm ve lojistik hizmetlerine kadar uzanan sektörlerde sermaye, uzmanlık ve teknolojinin bir araya geldiği uzun vadeli sanayi ve yatırım ortaklıklarının kurulacağı yeni bir aşamaya giriyor.

Bu dönüşüm, Suudi yatırımcıların fonlar ile birleşme ve satın alma işlemleri aracılığıyla Türkiye’deki varlık ve şirketlere yönelik artan ilgisiyle öne çıkarken, Türk şirketleri de Suudi Arabistan’daki varlıklarını genişletmeye ve ülkenin Vizyon 2030 hedefleri ile büyük projelerinin sunduğu fırsatlardan yararlanmaya çalışıyor. Enerji ve savunma, iş birliğinin genişletilmesi açısından öne çıkan alanlar olurken, iki ülke ortak yatırım, teknoloji transferi ve sanayinin yerlileştirilmesine dayalı bir ekonomik ilişkiler modeli oluşturma yolunda ilerliyor. Bu durum, Suudi Arabistan-Türkiye ortaklığına ticaretteki dalgalanmalara daha az bağlı, daha sürdürülebilir bir boyut kazandırıyor.

Bu çerçevede, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, son yıllarda Türkiye’deki Suudi yatırımlarında dikkat çekici bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Dağlıoğlu, yatırımcıların birleşme ve satın alma işlemleri ile Türk şirketlerinde hisse alımına ve fonlar üzerinden yatırım yapmaya ilgisinin arttığını, bunun yanı sıra Suudi sermayesinin bankacılık ve finansal hizmetler, imalat sanayisi, gayrimenkul ve aile şirketleri gibi sektörlerdeki varlığını sürdürdüğünü söyledi.

Dağlıoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi tarafından İstanbul’da düzenlenen İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi kapsamında gazetecilerle bir araya geldiği toplantıda Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Türk şirketlerinin de Suudi Arabistan pazarındaki varlıklarını genişlettiğini ifade etti. Türk şirketlerinin, Vizyon 2030 ile Krallık’ta yürütülen büyük projelerin sunduğu fırsatlardan özellikle imalat, hizmetler, sağlık, hastaneler ve lojistik sektörlerinde yararlandığını kaydetti.

Daha fazla güven

Son yıllarda Riyad ile Ankara arasındaki ilişkilerde yaşanan olumlu gelişmelerin iki ülkeden yatırımcılara daha fazla güven verdiğini ve ticaret ile yatırımların yükseliş eğilimine girmesine katkı sağladığını belirten Dağlıoğlu, iki ülke arasındaki ilişkilerin şirketlerin pazarlara giriş ve uzun vadeli yatırım kararlarında önemli bir gösterge oluşturduğunu ifade etti.

Dağlıoğlu, Türkiye’deki Suudi yatırımlarının gerçek hacminin resmi verilerde görülenden daha yüksek olabileceğine dikkat çekti. Bazı yatırımların uluslararası finans merkezlerinde kayıtlı fonlar ve şirketler üzerinden gerçekleştirilmesi nedeniyle bunların her zaman doğrudan Suudi sermaye akışı olarak kaydedilmediğini belirtti.

FGBHJU
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu (Şarku’l Avsat)

Dağlıoğlu, bu durumun Suudi yatırımcıların kullandığı araçların geliştiğini gösterdiğini belirterek, yatırımcıların şirketlerden hisse satın almak veya birleşme ve satın alma işlemlerini finanse etmek için fonlara ve uluslararası yatırım yapılarına daha fazla başvurmaya başladığını söyledi.

Yenilenebilir enerji

Dağlıoğlu, Suudi Arabistan merkezli Acwa Power şirketinin Türkiye’deki yenilenebilir enerji projelerine dahil olmasını, iki ülke arasındaki yatırım ilişkilerinin yönünü gösteren önemli bir örnek olarak değerlendirdi. Bu alandaki iş birliğinin geniş fırsatlar barındırdığını belirten Dağlıoğlu, Türkiye’nin temiz enerji kapasitesini artırmaya ihtiyaç duyduğunu, Suudi şirketlerin ise büyük ölçekli projelerin geliştirilmesi, finansmanı ve işletilmesi konusunda ileri düzeyde deneyime sahip olduğunu ifade etti.

Dağlıoğlu, büyük kapasiteli yenilenebilir enerji üretim projelerini kapsayan yatırım taahhütlerinin bulunduğuna işaret ederek, Türkiye’nin Antalya’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’e ev sahipliği yapacağı dönemde, önümüzdeki süreçte bu alanda ilave adımların açıklanmasını beklediğini söyledi.

Enerji sektörünün iki ülke arasındaki ortaklığın başlıca eksenlerinden birine dönüşebileceğini belirten Dağlıoğlu, Suudi Arabistan’ın yenilenebilir enerji alanındaki uluslararası yatırımlarını genişletme yönündeki yaklaşımına ve Türkiye’nin enerji karmasında temiz kaynakların payını artırma hedeflerine dikkat çekti.

Savunma iş birliği

Öte yandan SAHA İstanbul Genel Sekreteri Muttalip Tütüncü, Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki savunma iş birliğinin artık yalnızca ürün satışı veya ihracat anlaşmalarıyla sınırlı kalmadığını, teknoloji transferi, sanayinin yerlileştirilmesi ve ortak üretim kapasitelerinin geliştirilmesini kapsayan stratejik bir ortaklığa doğru ilerlediğini söyledi.

Tütüncü, Suudi Arabistan’ın savunma sanayisini yerlileştirme hedeflerinin, Türkiye’nin son yıllarda oluşturduğu sanayi ve teknoloji kapasitesiyle örtüştüğünü, bunun da iki tarafın şirket ve kurumları arasında daha geniş kapsamlı bir iş birliğinin önünü açtığını belirtti.

Suudi Arabistan’ın yalnızca savunma ekipmanları ve sistemleri satın almayı hedeflemediğini ifade eden Tütüncü, ülkenin askeri sanayide yerli içeriğin payını artırma hedefleri doğrultusunda teknik bilgiye, üretim, geliştirme ve bakım kapasitesine sahip olmayı amaçladığını kaydetti.

Tütüncü, “Türk şirketleri Suudi Arabistan pazarını yalnızca ürün ihraç edilecek bir pazar olarak değil, uzun vadeli stratejik bir ortak olarak görüyor” diyerek, gelecekteki iş birliğinin ortak üretim, teknoloji transferi, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve yerel tedarik zincirlerinin oluşturulmasını kapsayabileceğini vurguladı.

İki ülke arasındaki savunma ilişkisini, Suudi Arabistan’ın finansman ve yatırım imkanları ile Türkiye’nin teknik ve sanayi tecrübesinden yararlanan bir ‘sanayi entegrasyonu’ olarak nitelendiren Tütüncü, bu modelin havacılık, insansız sistemler, elektronik ve ileri teknolojiler gibi alanlara da yayılabileceğini ifade etti.

İki ülke arasındaki insansız hava aracı (İHA) anlaşmalarının savunma iş birliği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Tütüncü, bunun iş birliğinin sonu değil, Suudi Arabistan’da sanayi ve üretim kapasitelerinin geliştirilmesini de kapsayabilecek daha geniş bir dönemin başlangıcı olduğunu söyledi.

Turizm ve mevsimsel entegrasyon

Turizm sektöründe ise Dağlıoğlu, iki ülkenin mevsimsel entegrasyona dayalı bir model oluşturma fırsatına sahip olduğunu belirtti. Türkiye’nin yaz aylarında çok sayıda Suudi turisti ağırladığını ifade eden Dağlıoğlu, Türk şirket ve turizm işletmecilerinin ise Suudi Arabistan’daki kış turizm sezonundan ve Krallık’ta hayata geçirilen yeni turizm ve eğlence projelerinden yararlanabileceğini söyledi.

WDEFRGT
SAHA İstanbul Genel Sekreteri Muttalip Tütüncü (Şarku’l Avsat)

Türk konaklama, işletmecilik ve turizm hizmetleri şirketlerinin Türkiye’de talebin düştüğü dönemlerde deneyim ve personellerini Suudi Arabistan pazarına taşıyabileceğini belirten Dağlıoğlu, bunun Suudi Arabistan’daki projelerin ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlayacağını ve Türk şirketleri için yeni fırsatlar oluşturacağını kaydetti.

Dağlıoğlu, Riyad ile Ankara arasındaki iş birliğinin yalnızca hükümetler ve büyük şirketlerle sınırlı olmadığını, yatırımcıların, girişimcilerin ve küçük ve orta ölçekli şirketlerin de birbirleriyle bağlantı kurmasını ve iki ülke pazarlarına girişlerinin kolaylaştırılmasını kapsadığını vurguladı.

Daha fazla büyüme

İki Türk yetkili, önümüzdeki dönemde karşılıklı yatırımlarda daha yüksek bir büyüme yaşanmasının beklendiğini belirtti. Bu büyümenin, ilişkilerdeki iyileşme, Suudi Arabistan’daki projelerin kapsamının genişlemesi, Suudi yatırımcıların Türkiye’deki varlık ve şirketlere yönelik artan ilgisi ve Ankara’nın sanayi, enerji ve teknoloji sektörlerini destekleyecek nitelikli yatırımları çekme hedefiyle desteklenmesi bekleniyor.

Bu süreç, Suudi Arabistan-Türkiye ilişkilerinin ticari ivmenin yeniden kazanıldığı bir aşamadan, ortak yatırım, teknoloji transferi ve kapasite entegrasyonuna dayanan daha derin ekonomik ve sanayi çıkarların oluşturulduğu bir döneme geçtiğini gösteriyor. Böylece iki ülke arasındaki ilişkiler, geleneksel ticaretteki dalgalanmaların ötesine geçen, uzun vadeli bir nitelik kazanıyor.


Limanlar ve lojistik, yılın ilk yarısında Suudi Arabistan’ın ulaştırma sektöründeki büyüme ivmesine öncülük etti

Cidde İslam Limanı (SPA)
Cidde İslam Limanı (SPA)
TT

Limanlar ve lojistik, yılın ilk yarısında Suudi Arabistan’ın ulaştırma sektöründeki büyüme ivmesine öncülük etti

Cidde İslam Limanı (SPA)
Cidde İslam Limanı (SPA)

Suudi Arabistan ulaştırma sektörü, 2026 yılının ilk yarısında operasyonel faaliyetlerin genişlemesi ile lojistik, liman ve taşımacılık alanlarında faaliyet gösteren halka açık şirketlerin performansındaki iyileşmeye bağlı olarak finansal ivmesini artırdı. Sektördeki şirketlerin toplam net kârı, 2025 yılının aynı döneminde kaydedilen 254,4 milyon riyalden (67,8 milyon dolar) yüzde 155,5 artışla yaklaşık 395,6 milyon riyal yükselerek 650 milyon riyale (173,3 milyon dolar) ulaştı.

Söz konusu finansal toparlanmada ikinci çeyrekte sergilenen güçlü performans etkili oldu. Sektörde yer alan dokuz şirketin toplam gelirleri yıllık bazda yüzde 13,1 artarak yaklaşık 6,21 milyar riyale çıkarken, 2025'in ikinci çeyreğinde kaydedilen 341,4 milyon riyallik zarar, bu yılın aynı döneminde 156,1 milyon riyal net kâra dönüştü.

İkinci çeyrek sonuçlarındaki bu kayda değer dönüşüm, kiralama ile havacılık bağlantılı bazı faaliyetlerdeki baskıların sürmesine rağmen lojistik, liman ve taşımacılık şirketlerinin performansındaki artışı yansıttı.

Sektörde SAL Saudi Logistics, Saudi Ground Services, Budget Saudi, Theeb, Lumi, SAPTCO, SISCO Holding, Flynas ve Sharey olmak üzere toplam dokuz şirket yer alıyor.

SAL kârda lider konumda

SAL Saudi Logistics, ilk yarıda net kârını 2025'in aynı dönemine göre yüzde 10,4 artışla 315,3 milyon riyalden yaklaşık 348 milyon riyale çıkararak sektörün toplam kârının yaklaşık yüzde 53,5'ini elde etti.

Şirket, kâr artışını kargo yer hizmetleri ve lojistik sektörlerindeki operasyonel performansın iyileşmesine ve gelir büyümesine bağladı.

United International Transportation Company (Budget Saudi) ise ilk yarıda kaydettiği 127,8 milyon riyal net kâr ile kârlılıkta ikinci sırada yer aldı. Bir önceki yılın aynı döneminde 168,4 milyon riyal kâr açıklayan şirketin kârı yüzde 24 oranında geriledi.

DFGB HNM
SAL Saudi Logistics binası (Şirketin internet sitesi)

Şirket, kâr düşüşünün jeopolitik koşullar nedeniyle kısa süreli kiralama faaliyetlerindeki doluluk oranlarının azalması, sigorta maliyetlerinin artması ve daha ihtiyatlı bir politika kapsamında alacak karşılıklarının yükselmesinden kaynaklandığını belirtti.

Üçüncü sırada yer alan SISCO Holding’in net kârı; liman ve lojistik sektörlerindeki gelir büyümesi ile güçlü performansın etkisiyle 2025'in ilk yarısındaki 44,7 milyon riyalden yüzde 91 artarak 85,4 milyon riyale yükseldi.

Sektör yeniden kârlılığa dönüyor

Sektör şirketleri ikinci çeyrekte finansal performanslarında büyük bir dönüşüme imza atarak 2025'in aynı çeyreğinde kaydedilen 341 milyon riyallik zarara kıyasla yaklaşık 156 milyon riyal net kâr açıkladı.

Aynı dönemde toplam gelirler, geçen yılın aynı dönemindeki 5,5 milyar riyale kıyasla yüzde 13 artış göstererek 6,213 milyar riyale ulaştı.

Söz konusu dönüşüm, faaliyetlerdeki büyümenin artık yalnızca gelirlere yansımakla kalmayıp, kârlılık ve operasyonel verimlilikte de gözle görülür bir iyileşmeye dönüştüğünü göstermesi bakımından kritik önem taşıyor.

Lojistik talebi büyümeyi destekliyor

Şarku'l Avsat'a değerlendirmelerde bulunan finans ve ekonomi uzmanı Dr. Süleyman Al Humeyd el-Halidi; Suudi ulaştırma ve lojistik sektörünün 2026'nın ilk yarısında güçlü bir finansal performans sergilediğini belirtti. El-Halidi, bu gelişmede lojistik hizmetlere yönelik talebin artması, kargo ve taşımacılık trafiğindeki büyüme ile dev projeler ve Vizyon 2030 ile bağlantılı ekonomik faaliyetlerin genişlemesinin etkili olduğunu ifade etti.

Söz konusu etkenlerin, Suudi ekonomisinin kollarından biri olan ulaştırma ve lojistik alanında krallığın gelişmiş ülkeler arasındaki konumunu pekiştirdiğini aktaran el-Halidi, operasyonel verimliliğin artması ve kâr marjlarındaki iyileşmenin sonuçları desteklediğini kaydetti.

El-Halidi, katma değerli hizmetlerdeki genişleme ile dijital dönüşümün verimliliği artırmaya, filo ve tedarik zinciri yönetimini geliştirmeye yardımcı olduğunu dile getirdi.

Gelirlerdeki büyümenin kârlılığa dönüşmesinin geçici bir iyileşme değil, talebin gücü ve sürdürülebilirliğinin olumlu bir göstergesi olduğunu vurgulayan el-Halidi; sanayi, ticaret, turizm, perakende ve altyapı projelerindeki genişlemenin taşımacılık, depolama ve tedarik hizmetlerine olan talebi artırdığını ifade etti.

İlk yarı sonuçlarındaki en önemli unsurun yalnızca gelir artışı olmadığını, şirketlerin bu büyümeyi daha iyi kâr marjlarına dönüştürme yeteneği olduğunu belirten el-Halidi, bunun büyüme kalitesini ve operasyonel verimliliği yansıttığını kaydetti.

El-Halidi ayrıca, altyapı yatırımları ile liman, havalimanı ve lojistik bölgelerin geliştirilmesinin yanı sıra krallığın üç kıtayı birbirine bağlayan bölgesel bir lojistik merkezi olma konumunun güçlenmesiyle sektörün önümüzdeki dönemde büyük büyüme fırsatlarıyla karşı karşıya olduğunu vurguladı.

Rakamlarla sektör verileri:

- 650 milyon riyal: Ulaştırma sektörü şirketlerinin ilk yarı net kârı.

- %155,5: Kârlılıkta yıllık bazda yaşanan artış oranı.

- 173,3 milyon dolar: Sektörün toplam konsolide kâr değeri.

- 6,21 milyar riyal: Şirketlerin ikinci çeyrekteki toplam geliri.

- %13,1: Gelirlerde yıllık bazda kaydedilen büyüme oranı.