ABD'nin İsrail'e verdiği destek nesiller boyunca Washington'da herkesin arkasında birleştiği ortak bir payda olurken, günümüzde Gazze'deki saldırılar, İran'la yaşanan savaş ve Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Amerikan Cumhuriyetçileriyle kurduğu yakın ilişkiler, Demokratların bu desteği sorgulamasına yol açıyor. Reuters'ın haberine göre bu durum, ABD'nin en yakın ittifaklarından birini partiler arası bir bölünmeye sürükleme tehlikesi yaratıyor.
Demokrat seçmenler arasında İsrail'e olan destek keskin bir düşüş gösterirken, İsrail'i eleştiren adaylar Demokrat Parti'nin ön seçimlerini kazanmaya başladı. Hatta ılımlı milletvekilleri bile on yıllardır süregelen Amerikan desteğine meydan okumaya çok daha istekli hale geldi. Bu değişim Kongre'de açıkça görülüyor. Bu ay Temsilciler Meclisi'ndeki Demokratların neredeyse yarısı, İsrail'e yapılan yardımların kesilmesini öngören ancak sonuçsuz kalan değişiklik önergesi lehinde oy kullandı; geçmişte her iki partinin de ezici çoğunluğu tarafından reddedilecek olan bu tasarı, yaşanan değişimin boyutunu ortaya çıkardı. ABD, İsrail'e yıllık 3.8 milyar dolar askeri yardımın yanı sıra, geçtiğimiz yıllarda milyarlarca dolarlık acil fon da sağladı.
Temsilciler Meclisi'ndeki Demokratların lideri Hakeem Jeffries ve bazı yardımcıları bu adımı "fazla kapsamlı" olduğu gerekçesiyle eleştirdi. Ancak eski Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi ve Demokratların meclisteki disiplin sorumlusu Katherine Clark lehte oy kullananlar arasında yer aldı. Demokratlar arasındaki bölünme; askeri yardımların kesintisiz devam etmesi, yalnızca savunma silahlarıyla sınırlandırılması veya tamamen durdurulması gerektiği noktalarında derinleşiyor.
Senato Dış İlişkiler Komitesi'nin kıdemli Demokrat üyelerinden Delaware Senatörü Chris Coons, ekim ayındaki İsrail seçimlerinin Netanyahu liderliğinin ötesinde yeni bir sayfa açarak her iki partiden gelen Amerikan desteğini yeniden canlandırmasına yardımcı olmasını umduğunu belirtti.
Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığı habere göre Coons ajansa yaptığı açıklamada, "Yeni hükümetler rotayı değiştirebilir" diyerek, "Netanyahu, kısmen siyasi tercihlerinin sonuçlarından kaçınmak için İsrail'i yıllardır savaş halinde tuttu" ifadelerini kullandı. Genel anlamda ise İsrail'e yönelik destek eğilimi zayıflıyor. Quinnipiac Üniversitesi tarafından haziran ayında gerçekleştirilen bir anket, seçmenlerin yüzde 48'inin ve Demokratların yüzde 66'sının ABD'nin İsrail'i aşırı derecede desteklediğine inandığını ortaya koydu. Bu oran, sorunun ilk kez sorulduğu 2017 yılında sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 20 seviyesindeydi. İsrail'in Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Danny Danon ise bir mülakatta, "Evet, sert bir tartışma var, ancak İsrail'e verilen destek her iki partinin geniş kesimlerinde ana akım içinde hâlâ köklü bir şekilde yer almaktadır" dedi.
İsrail, Demokrat yarışta bölünmeye yol açıyor
Michigan'da bu değişim, salı günü yapılacak Demokrat Parti Senato ön seçimlerinde büyük bir teste tabi tutuluyor. Seçmenler, ABD'nin uzun vadeli askeri yardımlarını sorgulayan Kongre üyelerinin sayısının arttığı bir dönemde, Amerikan desteğine ilişkin rakip görüşleri oylayacak. İlerici aday Abdul el-Sayed ile ABD Temsilcisi Haley Stevens arasındaki bu yarış, kasım ayındaki ara seçimlerde Cumhuriyetçi aday Mike Rogers'ın rakibinin kim olacağını belirleyeceği gibi, Demokratların İsrail ve uzun süredir devam eden askeri yardım konusundaki geniş çaplı tartışmasını da yansıtacak.
Kampanyasının ana bağışçılarından biri olan Amerikan İsrail Halkla İlişkiler Komitesi (AIPAC) için bir video kaydeden Stevens, İsrail ile kurulan yakın ilişkinin "ticari meyve verdiğini, bunun da ekonomik büyümeye yol açtığını ve özgürlüklerimizi güvende tuttuğunu" söyledi. Buna karşılık, eski bir halk sağlığı yetkilisi olan El-Sayed, Fox News'a yaptığı açıklamada, "Buradaki soru, çocuklarımıza yatırım yapmak yerine paramızı İsrail'e soykırımı ve ırk ayrımcılığını (apartheid) finanse etmesi için gönderen bir politika isteyip istemediğimizdir" ifadelerini kullandı.
Bir BM soruşturması ve çeşitli insan hakları örgütleri, ordusunun Gazze Şeridi'ni yıkımı sırasında İsrail'i soykırım işlemekle suçladı. İsrail ise Hamas'la savaştığını ve sivillerin zarar görmesini en aza indirmek için adımlar attığını belirterek bu suçlamaları reddediyor. İsrail politikası; New York, Florida ve Colorado dahil olmak üzere Kongre yarışları öncesindeki diğer seçim kampanyalarında da etkili bir faktör oldu.

Demokratların desteğindeki aşınma
Demokratlarla yaşanan gerilim, 11 yıl önce Netanyahu'nun, çoğunluğu elinde bulunduran Cumhuriyetçilerin daveti üzerine Kongre'de yaptığı ve o dönemdeki Demokrat Başkan Barack Obama'nın İran'ın nükleer programını kısıtlamak için vardığı anlaşmayı hedef aldığı konuşmayla büyüdü.
İsrail'i eleştiren sesler, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te öncülük ettiği ve İsrail'e göre yaklaşık bin 200 İsrailli ve yabancının ölümüne, 250 civarında kişinin de rehin alınmasına yol açan saldırının ardından İsrail'in başlattığı Gazze savaşıyla birlikte daha da arttı. Gazze sağlık yetkililerine göre o tarihten bu yana İsrail saldırılarında 73 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti.
İsrail'in Gazze'yi bombalaması, genç seçmenler arasında öfke ve eleştirilere yol açarak Demokrat Parti'nin siyasi manzarasını yeniden şekillendirdi ve parti içinde kuşaklar arası ayrışmayı derinleştirdi.
2024 yılında üniversitelerde patlak veren protestolar, Demokratlar üzerindeki İsrail'e verdikleri desteği yeniden değerlendirme baskısını yoğunlaştırdı. Bazı analistler, dönemin başkanı Joe Biden'ın bunu yapmayı reddetmesinin, Demokrat aday Kamala Harris'in yılın ilerleyen dönemlerinde gerçekleşen seçimlerde Donald Trump'a karşı yenilmesine katkıda bulunduğunu belirtiyor.
Gerilimi artıran bir diğer unsur da New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'nin, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) savaş suçları suçlamasıyla çıkardığı tutuklama emri doğrultusunda Netanyahu'nun tutuklanması çağrısında bulunması oldu.

Mevcut ön seçim döngüsünde, partinin geleneksel fikirlerine bağlı kalan bazı adaylar, özellikle Demokratların ağırlıkta olduğu seçim bölgelerinde, İsrail'e verilen desteği sorgulayan daha ilerideki adaylar karşısında yenilgiye uğradı.
AIPAC'e rakip olan ilerici, İsrail yanlısı J Street organizasyonunun başkanı Jeremy Ben-Ami, Demokrat Parti içindeki tartışmanın sağcı Netanyahu'ya ve AIPAC'e duyulan öfkeyi yansıttığını belirterek durumu, "ne yazık ki İsrail'i Demokrat Parti içinde gerçek anlamda tartışmalı bir konu haline getirmeye yardımcı olan zehirli bir karışım" olarak nitelendirdi.
AIPAC yorum taleplerine yanıt vermedi.
Maryland Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Devlet İşleri Profesörü ve Brookings Enstitüsü Kıdemli Üyesi Shibley Telhami ise bu durumu, "İsrail'in daha önce hiç görülmemiş bir şekilde artık 'kötü adam' ve hatta 'soykırım yapan kötü adam' olarak görünmesine neden olan bir paradigma değişimi" şeklinde tanımladı.
Telhami verdiği mülakatta, bazı muhafazakâr influencer'ların bu saldırıya katıldığını, ancak Hristiyan Evanjelikler ve Trump arkalarında durduğu sürece Cumhuriyetçi Parti'nin İsrail'i desteklemeye devam edeceğini söyledi.
İsrail siyasi savaş alanlarını yeniden şekillendiriyor
İsrail konusundaki anlaşmazlık, Kongre seçim kampanyalarında başka bölgelere de sıçradı.
New York dışındaki, yoğun Yahudi nüfusa sahip seçim bölgesini temsil eden Cumhuriyetçi Temsilci Mike Lawler, Demokratların İsrail'e yaklaşımındaki değişimi kullanarak, Temsilciler Meclisi'ndeki sandalye için çekişmeli bir mücadele yürüten rakibi Kate Conley'e yüklendi.
Güney Florida'da ise İsrail'e yapılan yardımları destekleyen ılımlı Temsilci Jared Moskowitz, 18 Ağustos'ta yapılacak Demokrat Parti ön seçimlerinde; İsrail'in Gazze'de soykırım işlediğine inanan ve ABD'nin İsrail'e askeri yardımlarının derhal askıya alınmasını destekleyen Demokrat Sosyalist Oliver Larkin ile karşı karşıya geliyor. Son kamuoyu yoklamaları Moskowitz'in Larkin'in 32 puan önünde olduğunu gösteriyor.
Colorado'daki Demokrat Parti ön seçimlerinde, deneyimli ABD Temsilcisi Diana DeGette, Etiyopya doğumlu Milat Kyros karşısında yenilgiye uğradı. DeGette yalnızca savunma silahlarının gönderilmesini desteklediğini ifade ederken, Kyros İsrail'e yapılan askeri yardımların durdurulması da dahil olmak üzere savaşların sona erdirilmesi çağrısında bulundu.
İki devletli çözümü ve Filistinlilere daha fazla insani yardım ulaştırılmasını savunan ABD Senatörü Mazhi Hirono, "İsrail'in var olma hakkına verilen desteğin hâlâ mevcut olduğuna inanıyorum. Ciddi şekilde sorguladığımız şey sadece (İsrail) liderliğidir" ifadelerini kullandı.