Irak, erken bir çatışmayı önlemek amacıyla topraklarından Körfez’in hedef alındığını kabul etmekten kaçındı

Bağdat'ta, "suikast listesi"nin güncellendiğine dair haberler endişeleri artırdı

Irak milislerinden birine ait roketatar (Haşdi Şabi Medya Birimi)
Irak milislerinden birine ait roketatar (Haşdi Şabi Medya Birimi)
TT

Irak, erken bir çatışmayı önlemek amacıyla topraklarından Körfez’in hedef alındığını kabul etmekten kaçındı

Irak milislerinden birine ait roketatar (Haşdi Şabi Medya Birimi)
Irak milislerinden birine ait roketatar (Haşdi Şabi Medya Birimi)

Batılı diplomatik kaynaklar, Irak'ın bir yanda ülkeyi bölgesel güç mücadelelerinin dışına çıkarmayı savunanlar, diğer yanda ise İran'ın ABD ile mücadelesinde Tahran'la ittifakı öncelik olarak görenler arasında bir mücadelesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Kaynaklar, bu durumun Başbakan Ali Zeydi hükümetini son derece zor bir konuma soktuğunu ifade etti.

Kaynaklar, Irak yönetiminin komşu ülkelere yönelik saldırıların Irak topraklarından düzenlendiğini resmen kabul etmekten kaçındığını, bunun erken bir çatışmaya sürüklenmemek ve koşulları oluşmamış bir hesaplaşmadan kaçınmak amacı taşıdığını belirtti.

Diplomatik kaynaklara göre Iraklı yetkililer, İranlı askeri danışman Cevad Gaffari'nin yönettiği grupların Basra bölgesinden Kuveyt'i hedef alan saldırıları gerçekleştirdiğini biliyor. Aynı şekilde, Semave ile Necef arasındaki çöl bölgesinden Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönelik saldırılar düzenlendiği, söz konusu bölgenin daha önce Suudi Arabistan'daki tesislere yönelik saldırılarda da kullanıldığı iddia edildi.

Kaynaklar ayrıca Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ni hedef alan saldırıların Selahaddin, Kerkük ve Diyala vilayetleri arasındaki bölgelerden gerçekleştirildiğini ve bu faaliyetlerin İranlı danışman İkbal Pur'un denetiminde yürütüldüğünü ileri sürdü.

Amaç, komşu ülkelerle ilişkileri bozmak

Diplomatik kaynaklar, saldırıların ilk hedefinin Irak'ın özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkilerini sabote etmek olduğunu ifade etti.

Kaynaklara göre bu saldırılarla Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine, İran'ın politikalarına karşı bir çizgi izlenmesinin ağır bedeli olacağı mesajı verilmek istendi.

İkinci hedefin ise Başbakan Ali Zeydi'yi zor durumda bırakmak olduğu öne sürüldü. Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, Zeydi'nin bölge ülkeleriyle ilişkileri geliştirme ve daha dengeli bir dış politika oluşturma planı kapsamında Suudi Arabistan'ı ziyaret etmeye hazırlandığını hatırlattı.

Diplomatlar ayrıca saldırıların, Zeydi'nin ilk yurt dışı ziyaretini Tahran yerine Washington'a yapma konusundaki ısrarına karşı bir "cezalandırma" amacı da taşıyor olabileceğini değerlendirdi.

Silahların devlet kontrolüne alınmasını engellemeyi amaçlıyor

Kaynaklara göre saldırıların üçüncü amacı ise güvenlik ve askeri kurumları yıldırarak, Zeydi'nin ABD askerlerinin eylül ayı sonunda Irak'tan tamamen çekilmesinin ardından uygulamayı taahhüt ettiği "silahların yalnızca devletin elinde toplanması" kararının hayata geçirilmesini engellemek.

Kaynaklar, denetim dışındaki silahlı grupların, Zeydi'nin "o tarihten sonra direnişin sürmesi için hiçbir gerekçe kalmayacak, çünkü direniş bir meslek değildir" yönündeki açıklamalarını tepkiyle karşıladığını ifade etti.

Güvenlik görevlilerine tehdit

Ayrıca güvenlik kurumlarının, bazı asker ve güvenlik görevlilerine, silahların devlet kontrolüne alınmasına yönelik operasyonlara katılmaları halinde kendilerinin ve ailelerinin hedef alınacağı yönünde tehditler ulaşmasının ardından alarm seviyesini yükselttiği belirtildi.

Diplomatik kaynaklar, daha önce suikastlarda rol aldığı iddia edilen bazı grupların hedef listelerini güncellediğine dair bilgilerin güvenlik kaygılarını artırdığını ifade etti. İddialara göre bu listede Başbakan Ali Zeydi, Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan ile istihbarat ve güvenlik kurumlarının üst düzey yöneticileri yer alıyor.

Körfez ülkelerinden Bağdat'a uyarı

Kaynaklar, Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casım el-Budeyvi'nin Bağdat ziyareti sırasında Irak yönetimine, Körfez ülkeleri liderlerinin ortak mesajını ilettiğini belirtti.

Mesajda, Körfez ülkelerinin, kendilerine yönelik saldırıların Irak topraklarından gerçekleştirildiğini gösteren görüntü ve belgelere sahip oldukları belirtilirken, Bağdat yönetiminden bu saldırıları durdurmak için hızla harekete geçmesi istendi.

El-Budeyvi'nin ayrıca saldırılar durmadığı takdirde Körfez ülkelerinin meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu Iraklı yetkililere ilettiği ifade edildi.

İHA hazırlık merkezleri iddiası

Kaynaklara göre Irak güvenlik kurumları, insansız hava araçlarının Babil vilayetindeki bazı noktaların yanı sıra Bağdat'ın doğusundaki Cerf en-Nedaf ve Babil ilindeki Cerf es-Sahr bölgelerinde hazırlandığına ilişkin güvenilir istihbarata sahip.

XDFRHYJUGT
Ali el-Zeydi, Bağdat'ta Casim el-Badawi ile görüşmesi sırasında (Körfez İşbirliği Konseyi)

İddialara göre Cerf en-Nedaf bölgesi resmî olarak Haşdi Şabi'ye bağlı görünmesine rağmen fiilen Nüceba Hareketi'nin kontrolünde bulunuyor. Cerf es-Sahr ise yine resmî olarak Haşdi Şabi'ye bağlı olmakla birlikte Hizbullah Tugayları tarafından yönetiliyor.

Kaynaklar ayrıca Vasıt vilayetine bağlı Suveyra bölgesi ile Babil vilayetindeki başka noktaların da benzer faaliyetlerde kullanıldığını öne sürdü.

Zeydi'nin geleceği siyasi desteğe bağlı

Diplomatik kaynaklar, Ali Zeydi'nin izlediği politikanın savaşlardan ve ekonomik sıkıntılardan yorulan Irak halkı arasında destek gördüğünü, ancak denetim dışındaki silahlı grupların sahadaki en güçlü aktör olmayı sürdürdüğünü belirtti.

Kaynaklar, yaklaşan güç mücadelesinin nihayetinde büyük ölçüde Koordinasyon Çerçevesi'nin Zeydi'ye vereceği desteğe bağlı olacağını değerlendirdi. Zeydi'nin kendi parlamento grubu ya da siyasi partisinin bulunmamasının elini zayıflattığı değerlendirmesinde bulunan kaynaklar, sürecin ABD ile İran arasında devam eden gerilimin sonuçlarından da doğrudan etkileneceğini kaydetti.