Doğu ve Batı Yahudileri, Araplar ve göçmenler... İsrail seçimlerinin sonucunu kim belirleyecek?

Eilat’taki Kuzey Afrika kökenli Yahudiler Eisenkot için slogan atıyor: “Bizim başbakanımız!”

Likud Partisi’nin Netanyahu ile Trump’ın yer aldığı ve İbranice “Kazanmak için tek bir şansımız var” yazan seçim afişi, Kudüs, 26 Ekim 2026 (AP)
Likud Partisi’nin Netanyahu ile Trump’ın yer aldığı ve İbranice “Kazanmak için tek bir şansımız var” yazan seçim afişi, Kudüs, 26 Ekim 2026 (AP)
TT

Doğu ve Batı Yahudileri, Araplar ve göçmenler... İsrail seçimlerinin sonucunu kim belirleyecek?

Likud Partisi’nin Netanyahu ile Trump’ın yer aldığı ve İbranice “Kazanmak için tek bir şansımız var” yazan seçim afişi, Kudüs, 26 Ekim 2026 (AP)
Likud Partisi’nin Netanyahu ile Trump’ın yer aldığı ve İbranice “Kazanmak için tek bir şansımız var” yazan seçim afişi, Kudüs, 26 Ekim 2026 (AP)

Kuzey Afrika kökenli Yahudiler, İbranice yazılmış pankartlar ve Fas Arapçasındaki ifadelerle atılan sloganlar eşliğinde, aralarında “Bizim başbakanımız” ifadesinin de bulunduğu tezahüratlarla, bugün başlayacak İsrail parlamentosu (Knesset) seçimlerinde Başbakan Binyamin Netanyahu’nun en önemli rakibi Gadi Eisenkot’u Eilat kentinde karşıladı.

Kökeni Fas’a dayanan Eisenkot’un ziyareti, İsrail’de genel olarak Doğulu Yahudilerin, özellikle de Kuzey Afrika kökenlilerin çoğunlukta yaşadığı 40 yerleşim birimini kapsayan turun son durağı oldu. ‘Altın Yerleşimler’ olarak adlandırılan bu bölgelerin gerçekten altın değerinde bir rol oynayarak seçimlerin kaderini belirlemesi ve Netanyahu’nun partisi Likud’a oy veren seçmenlerin mümkün olan en büyük bölümünü Eisenkot’un partisi Yashar’a çekmesi hedefleniyor.

Bu coşkulu karşılama ve beklentiler, İsrail’in demografik yapısındaki iç içe geçmişliği ve seçimlerin kaderini belirleyebilecek toplumsal kesimlerin niteliğini ortaya koyuyor. Özellikle de çeşitli kamuoyu yoklamalarının iki başlıca rakipten herhangi birini öne çıkaramaması ve 120 üyeli Knesset’te çoğunluğu sağlayacak 61 sandalyeye ulaşma ihtimallerini netleştirememesi, bu kesimlerin önemini artırıyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile en önemli rakibi Gadi Eisenkot’un resimlerinin yer aldığı bir elektronik reklam panosu (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile en önemli rakibi Gadi Eisenkot’un resimlerinin yer aldığı bir elektronik reklam panosu (AP)

İsrail’deki seçmen blokları; Doğu kökenli Yahudiler, Batı kökenli Yahudiler, köylerinin işgal edilmesi ve yıkıntıları üzerinde İsrail’in kurulmasının ardından fiilen İsrail vatandaşlığı kazanan ve İsrail Arapları olarak bilinen Filistinliler ile göçmen İsrailliler arasında dağılıyor.

Oy blokları ne?

Doğulu Yahudiler, İsrail vatandaşlarının yaklaşık yüzde 45’ini oluşturuyor. Bunların arasında Fas kökenli bir milyon Yahudi bulunuyor. Söz konusu kesim, ülkenin merkezinden uzakta, kırsal bölgelerdeki kasaba ve kentlerde yaşıyor. David Ben-Gurion hükümeti 1950’lerin başında bu insanları İsrail’e getirdiğinde, onları düşük yaşam standartlarına sahip mülteci kamplarına yerleştirdi. Onlara açık bir etnik üstünlük anlayışı ve belirgin bir ırk ayrımcılığıyla yaklaşılması, çoğunluğun hükümete öfkelenmesine ve hükümetten nefret etmesine yol açtı.

Aradan geçen yıllarda Likud, bu kesimin uğradığı haksızlık duygusunu kendi lehine kullanarak onları yanına çekti. ‘Uyanış yılı’ olarak adlandırdıkları 1977’den bu yana oylarının yaklaşık üçte ikisini Likud’a ve diğer sağ partilere veriyorlar. Görece duygusal yapıları nedeniyle liderlerine, yani başbakana, büyük bir saygı ve hayranlıkla yaklaşan bu kesim, siyasi mitinglerde Netanyahu lehine “Bibi İsrail’in kralı” sloganları atıyordu. Ancak bugünlerde bir ikilemle karşı karşıyalar. Zira Başbakan Binyamin Netanyahu’ya rakip olan en güçlü aday, Fas doğumlu anne ve babanın çocuğu olan Eisenkot. Fas kökenli Yahudiler bugün onu sıcaklık ve şefkatle karşılıyor; çünkü onu ‘kendilerinden biri’ olarak görüyorlar.

İsrail işgali altındaki Batı Şeria’da, Filistinlilerin Salem köyü yakınlarındaki yeni Şalem yerleşiminin açılışı sırasında bir İsrailli yerleşimci, kutuları bir eve taşıyor. (AFP)
İsrail işgali altındaki Batı Şeria’da, Filistinlilerin Salem köyü yakınlarındaki yeni Şalem yerleşiminin açılışı sırasında bir İsrailli yerleşimci, kutuları bir eve taşıyor. (AFP)

Araplar... yerli halk

Fas kökenlilerin yanı sıra, İsrail seçimlerinde belirleyici rol oynaması beklenen ve Netanyahu’nun çekindiği başka toplumsal kesimler de bulunuyor. Ancak Eisenkot da bu kesimlerin desteğini tek başına garanti edemiyor. İsrail’de, 1948’de ülkelerinde kalmayı sürdüren yerli halktan yaklaşık 1,2 milyon Arap seçmen bulunuyor. Bu kesim, seçme hakkına sahip vatandaşların yüzde 17’sini oluşturuyor. Yahudi seçmenlerle aynı oranda sandığa gitmeleri durumunda yaklaşık 20 milletvekili çıkarabilecek bir ağırlığa sahipler.

Arapların ne Netanyahu’ya ne de Eisenkot’a oy vermesi bekleniyor. Zira yüzde 85’i Arap partilerine oy veriyor. Özellikle bu seçimlerde, sağın kendilerini yerlerinden etmeyi amaçladığını düşündükleri için seçimleri kaderlerini belirleyecek bir süreç olarak görüyorlar.

Knesset’teki Arap milletvekili Yusuf Cebbarin, Arap partilerinin liderlik ettiği Ortak Liste’nin bir toplantısında destekçilerinin arasında (AFP)
Knesset’teki Arap milletvekili Yusuf Cebbarin, Arap partilerinin liderlik ettiği Ortak Liste’nin bir toplantısında destekçilerinin arasında (AFP)

Tahminler ve kamuoyu yoklamaları, Arap seçmenlerin sandığa gitme oranının yüzde 53’ten yüzde 65’e yükseleceğine işaret ediyor. Bu da onları, sağ blokların önünde hükümet kurmalarını engelleyebilecek belirleyici bir sete dönüştürebilir.

Haredi Yahudiler ve askerlik krizi

Haredi Yahudiler, oyların yüzde 15’ini oluşturuyor. Sandığa gitme oranlarının yüzde 90’ı aşması nedeniyle, seçmenler arasındaki oranlarından daha fazla sandalye kazanmaları mümkün. Oy toplama kapasiteleriyle ilgili yapılan esprilerden biri de ‘ölülerinin bile oy kullandığı’ yönünde. Ancak bu durum, üzerlerindeki denetimin yetersiz olmasından da kaynaklanıyor.

Haredi partileri, bir önceki parlamentoda 18 sandalyeye sahipti. Ancak kamuoyu yoklamaları, bu partilerin 3 ila 5 sandalye kaybedeceğine işaret ediyor. Bunun nedeni, kamuoyunun bu partilere duyduğu güvenin ciddi biçimde sarsılması. Harediler, partilerini gençlerinin askerlik hizmetinden muaf tutulmasını güvence altına alacak bir yasanın çıkarılması konusunda yetersiz kalmakla suçluyor. Bu kesimin büyük bölümü sağ görüşlü olduğundan, Haredi partilerinin sandalye kaybetmesi Netanyahu’nun siyasi bloğunun da güç kaybetmesi anlamına geliyor.

Yahudi göçmenleri çekmek amacıyla düzenlenen geziler

Merkez İstatistik Bürosu’na göre, yurt dışında yaşayan 810 bin İsrailli bulunuyor. Muhalefet partileri, on binlerce İsraillinin oy kullanmak üzere ülkeye getirilmesi amacıyla özel bir kampanya düzenledi. Bu kapsamda, seçmenlerin sandığa gitmek için ülkeye gelmelerini sağlamak üzere organize edilen ve masrafları karşılanan seyahatler düzenlendi.

Kampanyaları organize edenlere göre, yurt dışına göç etmiş 67 bin Yahudi kampanyaya olumlu yanıt vererek yalnızca birkaç günlüğüne oy kullanmak amacıyla ülkeye geldi. Bu kişilerin konaklamaları için gönüllülerin evleri ayarlandı.

Kampanyaya katılanların sayısı görece sınırlı olsa ve Knesset’teki ağırlıkları yalnızca bir buçuk sandalyeyi aşmasa da bu kişilerin geri dönüşü, tanıdıklarını ve akrabalarını da etkiliyor. Üstelik bu kişiler, geri dönme gerekçeleriyle çevrelerini daha da fazla etkiliyor.

Cumartesi akşamı Tel Aviv’de düzenlenen hükümet karşıtı yürüyüşten (EPA)
Cumartesi akşamı Tel Aviv’de düzenlenen hükümet karşıtı yürüyüşten (EPA)

Göçmenler, Netanyahu hükümetinin izlediği politikaların yurt dışında kendilerine zarar verdiğini ve dünya genelinde İsraillilere ve Yahudilere yönelik nefreti körüklediğini düşünüyor. Bunlardan biri olan moda tasarımcısı Itamar Tsahobel, Yedioth Ahronoth gazetesine yaptığı açıklamada durumu şu sözlerle özetledi: “30 yıldır yurt dışında yaşıyorum. Her zaman İsrailli olduğumu gururla söylerdim. Bugün ise utanç ve korku hissediyorum, kendimi savunmak zorunda kalıyorum. İsraillilerin dünyada yeniden başları dik dolaşabilmelerine ve İsrailli olmaktan gurur duymalarına katkıda bulunmak için oy kullanmaya geldim.”

23 yıldır Lizbon’da yaşayan Dana Levy ise “Geri dönen bizlerin bir ağırlığı olduğunu düşünüyorum. Normalde kamuoyu yoklamalarında bizi hesaba katmıyorlar. Bu seçimlerin sürprizi olacağımıza inanıyorum” dedi.

Netanyahu, başbakanlık koltuğunu korumak için amansız bir mücadele yürütürken bu gelişme karşısında geri adım atmıyor. Ancak uzmanlar, bu kez görevinin son derece zor olacağına işaret ediyor.



“Değişim Bloku” Netanyahu’ya meydan okuyor: İktidarını sona erdirmeyi hedefleyen öne çıkan isimler

Kudüs’te bir oy kullanma merkezinin önünde, Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi’nin seçim afişlerinin önünden geçen insanlar. (AFP)
Kudüs’te bir oy kullanma merkezinin önünde, Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi’nin seçim afişlerinin önünden geçen insanlar. (AFP)
TT

“Değişim Bloku” Netanyahu’ya meydan okuyor: İktidarını sona erdirmeyi hedefleyen öne çıkan isimler

Kudüs’te bir oy kullanma merkezinin önünde, Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi’nin seçim afişlerinin önünden geçen insanlar. (AFP)
Kudüs’te bir oy kullanma merkezinin önünde, Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi’nin seçim afişlerinin önünden geçen insanlar. (AFP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bugün iktidarını korumak için merkez sağdan sola uzanan partileri bir araya getiren ve Netanyahu ile aşırı sağcı müttefiklerini iktidardan uzaklaştırmayı hedefleyen “Değişim Bloku” karşısında zorlu bir mücadele veriyor.

Bir Arap partisi, bu blokun zaferi hâlinde kurulabilecek koalisyon hükümetine katılmaya hazır olduğunu açıkladı. Diğer bazı partiler ise bu konudaki tutumlarını henüz netleştirmedi.

Netanyahu, seçim kampanyası boyunca rakiplerini Filistin çıkarlarına boyun eğmekle suçladı. Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Netanyahu karşıtı blokun öne çıkan isimleri şöyle:

General Gadi Eisenkot

66 yaşındaki Gadi Eisenkot, Faslı göçmen bir ailenin çocuğu ve Netanyahu’nun başlıca rakibi. Son günlerde yayımlanan kamuoyu yoklamaları, iki isim arasındaki yarışın oldukça çekişmeli geçtiğini gösterdi.

Siyasi deneyimi sınırlı olmasına rağmen Eisenkot, oğlu Gal’i ve iki yeğenini Gazze’deki çatışmalarda kaybetmesinin ardından geniş bir kamuoyu desteği kazandı.

Merkez siyasette yer alan Eisenkot, mevcut hükümetin sert çizgisiyle örtüşen bazı görüşlere de sahip. Filistin devletinin kurulmasını engelleme ve iktidara gelmesinden itibaren 18 ay içinde Hamas yönetimine son verme sözü verdi.

Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot (sağda), İsrail’in güneyindeki Nir Oz kibbutzunda eski rehine Gadi Moses tarafından karşılanıyor. (AP)
Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot (sağda), İsrail’in güneyindeki Nir Oz kibbutzunda eski rehine Gadi Moses tarafından karşılanıyor. (AP)

Eisenkot, işgal altındaki Batı Şeria’da İsrail yerleşimlerinin inşasını destekliyor. Bununla birlikte, Netanyahu hükümeti döneminde Filistinlilere saldırdığı hâlde cezalandırılmayan yerleşimcilerin hesap vermesini sağlayacağını ifade ediyor.

2024’te savaş kabinesinden istifa eden Eisenkot, Netanyahu yönetiminin en sert eleştirmenlerinden biri hâline geldi. 2025’te kendi partisi Yashar’ı (“Dürüst”) kurdu. Seçilmesi durumunda Ortadoğu veya Kuzey Afrika kökenli ilk İsrail başbakanı olacak.

Naftali Bennett: Sağ kanadın alternatifi

Eski Başbakan Naftali Bennett’in 54 yaşında ve liderliğini yaptığı merkez sağ çizgideki Yahad (“Birlikte”) Partisi kamuoyu yoklamalarında üçüncü sırada yer alıyor.

Daha önce teknoloji sektöründe yatırımlar yapan ve Amerikalı göçmen bir ailenin çocuğu olan Bennett, milliyetçi sağın ve yerleşimci hareketinin önde gelen liderlerinden biri olarak öne çıktı. Bennett sonraları kendisini laik bir merkez siyasetçi olarak tanımlamaya başladı.

Siyasi kariyerine dinî milliyetçi hareket içinde başlayan Bennett, eğitim ve savunma bakanlıkları yaptı.

2021’de İsrail siyasetinin farklı kesimlerini bir araya getiren ve bir Arap partisinin benzeri görülmemiş desteğini alan koalisyon hükümetini kurmasıyla dikkat çekti.

Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi’nin destekçileri, Kudüs’teki bir oy kullanma merkezinin önünde bekliyor. (AFP)
Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi’nin destekçileri, Kudüs’teki bir oy kullanma merkezinin önünde bekliyor. (AFP)

Bennett’in koalisyonu, Netanyahu’nun 12 yıl kesintisiz süren iktidarını sona erdirdi. Ancak hükümet yalnızca bir yıl ayakta kalabildi.

İsrailli analistler, Bennett’in Netanyahu’dan hayal kırıklığına uğrayan ancak merkeze veya sola yönelmek istemeyen sağ seçmenleri kendi etrafında toplayabileceğini düşünüyor.

Başbakanı sert biçimde eleştirmesine rağmen Bennett, muhalefetin liderlik edeceği bir koalisyon hükümetinde Netanyahu’ya da yer verilmesi ihtimaline açık olduğunu belirtti.

Yair Lapid

62 yaşındaki Yair Lapid, gazetecilikten siyasete geçen ve on yılı aşkın süredir İsrail siyasetinde öne çıkan isimlerden biri.

Eski televizyon sunucusu Lapid, 2012’de merkez çizgideki Yeş Atid (“Gelecek Var”) Partisi’ni kurdu.

Maliye ve daha sonra dışişleri bakanlıkları dâhil çeşitli bakanlık görevlerinde bulundu. Bennett ile dönüşümlü başbakanlık konusunda yapılan anlaşma kapsamında 2022’de kısa süreliğine başbakanlık görevini üstlendi.

Kendisini merkezde ve laik bir siyasetçi olarak tanımlayan Lapid, televizyonculuktan gelen güçlü medya görünürlüğünü sürdürüyor. Sosyal medya platformlarında da aktif olan Lapid, Netanyahu’yu düzenli olarak sert sözlerle eleştiriyor.

Bununla birlikte, kentlerde yaşayan laik seçmenlerden oluşan temel destek tabanının dışına çıkarak tek başına seçim kazanabileceğini düşünen gözlemcilerin sayısı az.

İsrail’in kuzeyindeki Arap kenti Umm el-Fehm’de oy kullanana bir seçmen. (Reuters)
İsrail’in kuzeyindeki Arap kenti Umm el-Fehm’de oy kullanana bir seçmen. (Reuters)

Milliyetçi Avigdor Lieberman

1958’de Sovyet Moldavya’sında doğan Avigdor Lieberman, 1970’lerin sonlarında İsrail’e göç etti. Uzun yıllardır ülke siyasetinde yer alan Lieberman, ulusal güvenlik konularında sert milliyetçi görüşleri savunurken laiklik konusundaki tutumunu koruyor.

Milliyetçi çizgideki Yisrael Beiteinu (“İsrail Evimiz”) Partisi’ni kuran Lieberman, başlangıçta Rusça konuşan seçmenlerin desteğine dayandı. Zamanla tabanını İsrail sağının bir bölümünü kapsayacak şekilde genişletti.

Siyasi kariyerinin ilk dönemlerinde Netanyahu’nun en yakın isimlerinden biri olarak öne çıkan Lieberman, bir süre Netanyahu’nun özel kalem müdürlüğünü yaptı. Bazı gözlemciler, 1996 seçimlerinde Netanyahu’nun kazanmasında Lieberman’ın önemli rol oynadığını belirtiyor.

Günümüzde Netanyahu’yu düzenli olarak sert biçimde eleştiren Lieberman, başbakanı güvenlik konusunda başarısız olmakla suçluyor. İsrail’de dışişleri, savunma ve maliye bakanlıklarının üçünü de üstlenmiş az sayıdaki siyasetçiden biri.

Kudüs’te seçim bayrakları satan bir kişi (AFP)
Kudüs’te seçim bayrakları satan bir kişi (AFP)

Yair Golan: Solun önde gelen temsilcisi

İsrail siyasetinin yıllar içinde sağa kaymasıyla birlikte Yair Golan’ın liderliğindeki Demokratlar Partisi, İşçi Partisi’nin kalıntıları da dâhil olmak üzere geleneksel merkez solun geriye kalan temsilcilerinden biri olarak öne çıkıyor. İşçi Partisi, İsrail’in kuruluşundan sonraki ilk otuz yılda ülkeyi yönetmişti.

Golan, iki devletli çözümü açıkça desteklemeyi sürdüren tek önde gelen İsrailli siyasetçi olarak öne çıkıyor. Toplumsal konularda liberal bir çizgi izleyen Golan, İsrail’de eşcinsel evliliğe izin verilmesini ve Yahudilikte kutsal kabul edilen haftalık dinlenme günü cumartesi günü toplu taşımanın çalışmasını savunuyor.

Eski bir ordu subayı olan Golan, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın saldırısının ardından yeniden göreve dönmek için gönüllü oldu. Saldırıdan etkilenen insanları kurtarmak amacıyla silahını alıp kendi aracıyla yola çıktı.

İsrail’in Ramat Gan kentinde genel seçimler sırasında, Yair Golan ve diğer isimlerin yer aldığı Demokratlar Partisi seçim afişi. (Reuters)
İsrail’in Ramat Gan kentinde genel seçimler sırasında, Yair Golan ve diğer isimlerin yer aldığı Demokratlar Partisi seçim afişi. (Reuters)

Mansur Abbas

Birleşik Arap Listesi (Ra’am) lideri Mansur Abbas, İsrail nüfusunun yaklaşık yüzde 20’sini oluşturan Arap vatandaşları seferber ederek Netanyahu’nun yeniden iktidara gelmesini engellemeyi hedefliyor.

Abbas liderliğindeki Birleşik Arap Listesi, 2021’de Bennett’in koalisyonuna katılarak İsrail hükümetinde yer alan ilk Arap partisi oldu.

Muhalefet liderlerinin Netanyahu’yu iktidardan uzaklaştırmak amacıyla Abbas ile ittifak kurmayı kabul etmesi hâlinde Abbas, yaklaşan seçimlerde hükümetin kurulmasını belirleyen kilit isimlerden biri hâline gelebilir.

Daha önce diş hekimliği yapan Abbas, AFP’ye verdiği yakın tarihli bir röportajda seçmenleri “Netanyahu’nun sağcı, ırkçı ve faşist hükümetini” değiştirmek için seferber etme sözü verdi.

İşgal altındaki Batı Şeria’daki Kiryat Arba yerleşiminde bir çift, çocuklarıyla birlikte oy kullanmak için bekliyor. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’daki Kiryat Arba yerleşiminde bir çift, çocuklarıyla birlikte oy kullanmak için bekliyor. (AFP)

Netanyahu ise muhalefet liderlerini, İslamcı çizgideki Abbas’ın partisiyle ittifak kurmaya çalışmakla suçladı.

Abbas, Yahudi seçmenlerden de destek kazanmak amacıyla dikkat çekici bir adım atarak eski Ulusal Güvenlik Servisi başkan yardımcısı Yoav Segalovich’i listesine aldı. Böylece Segalovich, Arap partisi listesine katılan ilk İsrailli sağ siyasetçi oldu.


Doğu ve Batı Yahudileri, Araplar ve göçmenler... İsrail seçimlerinin sonucunu kim belirleyecek?

Likud Partisi’nin Netanyahu ile Trump’ın yer aldığı ve İbranice “Kazanmak için tek bir şansımız var” yazan seçim afişi, Kudüs, 26 Ekim 2026 (AP)
Likud Partisi’nin Netanyahu ile Trump’ın yer aldığı ve İbranice “Kazanmak için tek bir şansımız var” yazan seçim afişi, Kudüs, 26 Ekim 2026 (AP)
TT

Doğu ve Batı Yahudileri, Araplar ve göçmenler... İsrail seçimlerinin sonucunu kim belirleyecek?

Likud Partisi’nin Netanyahu ile Trump’ın yer aldığı ve İbranice “Kazanmak için tek bir şansımız var” yazan seçim afişi, Kudüs, 26 Ekim 2026 (AP)
Likud Partisi’nin Netanyahu ile Trump’ın yer aldığı ve İbranice “Kazanmak için tek bir şansımız var” yazan seçim afişi, Kudüs, 26 Ekim 2026 (AP)

Kuzey Afrika kökenli Yahudiler, İbranice yazılmış pankartlar ve Fas Arapçasındaki ifadelerle atılan sloganlar eşliğinde, aralarında “Bizim başbakanımız” ifadesinin de bulunduğu tezahüratlarla, bugün başlayacak İsrail parlamentosu (Knesset) seçimlerinde Başbakan Binyamin Netanyahu’nun en önemli rakibi Gadi Eisenkot’u Eilat kentinde karşıladı.

Kökeni Fas’a dayanan Eisenkot’un ziyareti, İsrail’de genel olarak Doğulu Yahudilerin, özellikle de Kuzey Afrika kökenlilerin çoğunlukta yaşadığı 40 yerleşim birimini kapsayan turun son durağı oldu. ‘Altın Yerleşimler’ olarak adlandırılan bu bölgelerin gerçekten altın değerinde bir rol oynayarak seçimlerin kaderini belirlemesi ve Netanyahu’nun partisi Likud’a oy veren seçmenlerin mümkün olan en büyük bölümünü Eisenkot’un partisi Yashar’a çekmesi hedefleniyor.

Bu coşkulu karşılama ve beklentiler, İsrail’in demografik yapısındaki iç içe geçmişliği ve seçimlerin kaderini belirleyebilecek toplumsal kesimlerin niteliğini ortaya koyuyor. Özellikle de çeşitli kamuoyu yoklamalarının iki başlıca rakipten herhangi birini öne çıkaramaması ve 120 üyeli Knesset’te çoğunluğu sağlayacak 61 sandalyeye ulaşma ihtimallerini netleştirememesi, bu kesimlerin önemini artırıyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile en önemli rakibi Gadi Eisenkot’un resimlerinin yer aldığı bir elektronik reklam panosu (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile en önemli rakibi Gadi Eisenkot’un resimlerinin yer aldığı bir elektronik reklam panosu (AP)

İsrail’deki seçmen blokları; Doğu kökenli Yahudiler, Batı kökenli Yahudiler, köylerinin işgal edilmesi ve yıkıntıları üzerinde İsrail’in kurulmasının ardından fiilen İsrail vatandaşlığı kazanan ve İsrail Arapları olarak bilinen Filistinliler ile göçmen İsrailliler arasında dağılıyor.

Oy blokları ne?

Doğulu Yahudiler, İsrail vatandaşlarının yaklaşık yüzde 45’ini oluşturuyor. Bunların arasında Fas kökenli bir milyon Yahudi bulunuyor. Söz konusu kesim, ülkenin merkezinden uzakta, kırsal bölgelerdeki kasaba ve kentlerde yaşıyor. David Ben-Gurion hükümeti 1950’lerin başında bu insanları İsrail’e getirdiğinde, onları düşük yaşam standartlarına sahip mülteci kamplarına yerleştirdi. Onlara açık bir etnik üstünlük anlayışı ve belirgin bir ırk ayrımcılığıyla yaklaşılması, çoğunluğun hükümete öfkelenmesine ve hükümetten nefret etmesine yol açtı.

Aradan geçen yıllarda Likud, bu kesimin uğradığı haksızlık duygusunu kendi lehine kullanarak onları yanına çekti. ‘Uyanış yılı’ olarak adlandırdıkları 1977’den bu yana oylarının yaklaşık üçte ikisini Likud’a ve diğer sağ partilere veriyorlar. Görece duygusal yapıları nedeniyle liderlerine, yani başbakana, büyük bir saygı ve hayranlıkla yaklaşan bu kesim, siyasi mitinglerde Netanyahu lehine “Bibi İsrail’in kralı” sloganları atıyordu. Ancak bugünlerde bir ikilemle karşı karşıyalar. Zira Başbakan Binyamin Netanyahu’ya rakip olan en güçlü aday, Fas doğumlu anne ve babanın çocuğu olan Eisenkot. Fas kökenli Yahudiler bugün onu sıcaklık ve şefkatle karşılıyor; çünkü onu ‘kendilerinden biri’ olarak görüyorlar.

İsrail işgali altındaki Batı Şeria’da, Filistinlilerin Salem köyü yakınlarındaki yeni Şalem yerleşiminin açılışı sırasında bir İsrailli yerleşimci, kutuları bir eve taşıyor. (AFP)
İsrail işgali altındaki Batı Şeria’da, Filistinlilerin Salem köyü yakınlarındaki yeni Şalem yerleşiminin açılışı sırasında bir İsrailli yerleşimci, kutuları bir eve taşıyor. (AFP)

Araplar... yerli halk

Fas kökenlilerin yanı sıra, İsrail seçimlerinde belirleyici rol oynaması beklenen ve Netanyahu’nun çekindiği başka toplumsal kesimler de bulunuyor. Ancak Eisenkot da bu kesimlerin desteğini tek başına garanti edemiyor. İsrail’de, 1948’de ülkelerinde kalmayı sürdüren yerli halktan yaklaşık 1,2 milyon Arap seçmen bulunuyor. Bu kesim, seçme hakkına sahip vatandaşların yüzde 17’sini oluşturuyor. Yahudi seçmenlerle aynı oranda sandığa gitmeleri durumunda yaklaşık 20 milletvekili çıkarabilecek bir ağırlığa sahipler.

Arapların ne Netanyahu’ya ne de Eisenkot’a oy vermesi bekleniyor. Zira yüzde 85’i Arap partilerine oy veriyor. Özellikle bu seçimlerde, sağın kendilerini yerlerinden etmeyi amaçladığını düşündükleri için seçimleri kaderlerini belirleyecek bir süreç olarak görüyorlar.

Knesset’teki Arap milletvekili Yusuf Cebbarin, Arap partilerinin liderlik ettiği Ortak Liste’nin bir toplantısında destekçilerinin arasında (AFP)
Knesset’teki Arap milletvekili Yusuf Cebbarin, Arap partilerinin liderlik ettiği Ortak Liste’nin bir toplantısında destekçilerinin arasında (AFP)

Tahminler ve kamuoyu yoklamaları, Arap seçmenlerin sandığa gitme oranının yüzde 53’ten yüzde 65’e yükseleceğine işaret ediyor. Bu da onları, sağ blokların önünde hükümet kurmalarını engelleyebilecek belirleyici bir sete dönüştürebilir.

Haredi Yahudiler ve askerlik krizi

Haredi Yahudiler, oyların yüzde 15’ini oluşturuyor. Sandığa gitme oranlarının yüzde 90’ı aşması nedeniyle, seçmenler arasındaki oranlarından daha fazla sandalye kazanmaları mümkün. Oy toplama kapasiteleriyle ilgili yapılan esprilerden biri de ‘ölülerinin bile oy kullandığı’ yönünde. Ancak bu durum, üzerlerindeki denetimin yetersiz olmasından da kaynaklanıyor.

Haredi partileri, bir önceki parlamentoda 18 sandalyeye sahipti. Ancak kamuoyu yoklamaları, bu partilerin 3 ila 5 sandalye kaybedeceğine işaret ediyor. Bunun nedeni, kamuoyunun bu partilere duyduğu güvenin ciddi biçimde sarsılması. Harediler, partilerini gençlerinin askerlik hizmetinden muaf tutulmasını güvence altına alacak bir yasanın çıkarılması konusunda yetersiz kalmakla suçluyor. Bu kesimin büyük bölümü sağ görüşlü olduğundan, Haredi partilerinin sandalye kaybetmesi Netanyahu’nun siyasi bloğunun da güç kaybetmesi anlamına geliyor.

Yahudi göçmenleri çekmek amacıyla düzenlenen geziler

Merkez İstatistik Bürosu’na göre, yurt dışında yaşayan 810 bin İsrailli bulunuyor. Muhalefet partileri, on binlerce İsraillinin oy kullanmak üzere ülkeye getirilmesi amacıyla özel bir kampanya düzenledi. Bu kapsamda, seçmenlerin sandığa gitmek için ülkeye gelmelerini sağlamak üzere organize edilen ve masrafları karşılanan seyahatler düzenlendi.

Kampanyaları organize edenlere göre, yurt dışına göç etmiş 67 bin Yahudi kampanyaya olumlu yanıt vererek yalnızca birkaç günlüğüne oy kullanmak amacıyla ülkeye geldi. Bu kişilerin konaklamaları için gönüllülerin evleri ayarlandı.

Kampanyaya katılanların sayısı görece sınırlı olsa ve Knesset’teki ağırlıkları yalnızca bir buçuk sandalyeyi aşmasa da bu kişilerin geri dönüşü, tanıdıklarını ve akrabalarını da etkiliyor. Üstelik bu kişiler, geri dönme gerekçeleriyle çevrelerini daha da fazla etkiliyor.

Cumartesi akşamı Tel Aviv’de düzenlenen hükümet karşıtı yürüyüşten (EPA)
Cumartesi akşamı Tel Aviv’de düzenlenen hükümet karşıtı yürüyüşten (EPA)

Göçmenler, Netanyahu hükümetinin izlediği politikaların yurt dışında kendilerine zarar verdiğini ve dünya genelinde İsraillilere ve Yahudilere yönelik nefreti körüklediğini düşünüyor. Bunlardan biri olan moda tasarımcısı Itamar Tsahobel, Yedioth Ahronoth gazetesine yaptığı açıklamada durumu şu sözlerle özetledi: “30 yıldır yurt dışında yaşıyorum. Her zaman İsrailli olduğumu gururla söylerdim. Bugün ise utanç ve korku hissediyorum, kendimi savunmak zorunda kalıyorum. İsraillilerin dünyada yeniden başları dik dolaşabilmelerine ve İsrailli olmaktan gurur duymalarına katkıda bulunmak için oy kullanmaya geldim.”

23 yıldır Lizbon’da yaşayan Dana Levy ise “Geri dönen bizlerin bir ağırlığı olduğunu düşünüyorum. Normalde kamuoyu yoklamalarında bizi hesaba katmıyorlar. Bu seçimlerin sürprizi olacağımıza inanıyorum” dedi.

Netanyahu, başbakanlık koltuğunu korumak için amansız bir mücadele yürütürken bu gelişme karşısında geri adım atmıyor. Ancak uzmanlar, bu kez görevinin son derece zor olacağına işaret ediyor.


İsrail’de sandıkların kapanmasının ardından ne olacak?

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Temmuz 2026’da Kudüs’te düzenlenen bir Knesset (İsrail Parlamentosu) oturumunda. (Arşiv– AFP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Temmuz 2026’da Kudüs’te düzenlenen bir Knesset (İsrail Parlamentosu) oturumunda. (Arşiv– AFP)
TT

İsrail’de sandıkların kapanmasının ardından ne olacak?

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Temmuz 2026’da Kudüs’te düzenlenen bir Knesset (İsrail Parlamentosu) oturumunda. (Arşiv– AFP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Temmuz 2026’da Kudüs’te düzenlenen bir Knesset (İsrail Parlamentosu) oturumunda. (Arşiv– AFP)

İsrail’de, ülkeyi sarsan ve Ortadoğu’yu istikrarsızlığa sürükleyen 7 Ekim 2023’teki Hamas saldırısından bu yana ilk kez bugün parlamento seçimleri yapılıyor.

Başbakan Binyamin Netanyahu’nun iktidarda kalıp kalamayacağı seçim sonuçlarına bağlı. Merkez çizgideki rakipleri yeni bir dönemin başlayacağını vaat ederken, sonuçların kesinleşmesi zaman alabilir.

Kazanan partileri ne zaman öğreneceğiz?

Sandıkların kapanmasından birkaç saat sonra hangi partilerin öne çıktığının netleşmesi bekleniyor. Ancak tablonun bütünüyle ortaya çıkması günler, hatta haftalar sürebilir.

Oy verme işlemi sabah saat 07.00’de (TSİ 08.00) başlayacak ve saat 22.00’de (TSİ 23.00) sona erecek. İsrail televizyon kanalları, sandıkların kapanmasıyla birlikte seçmenlerin oylarını kullandıktan sonra cevapladıkları anketlerin sonuçlarını yayımlayacak. Bu anketler, seçim sonuçlarına ilişkin ilk göstergeleri sunacak. Ardından seçim sonuçları açıklanmaya başlayacak.

Sonuçlar kısa sürede netleşebilir. Ancak hiçbir parti veya parti listesinin parlamentoda açık bir çoğunluk elde edememesi durumunda sürecin çok daha uzun sürmesi mümkün. Kesin oy sayısının 30 Ekim’e kadar açıklanması, resmî seçim sonuçlarının ise seçimden bir hafta sonra, 4 Kasım’da yayımlanması bekleniyor.

Süreç neden bu kadar karmaşık?

120 sandalyeli Knesset (İsrail Parlamentosu) seçimleri dört yılda bir yapılıyor. Ancak erken seçim kararı ülkede sık sık gündeme geliyor.

Knesset’teki sandalyeler, nispi temsil sistemi uyarınca parti listelerine dağıtılıyor. Bir partinin parlamentoda sandalye kazanabilmesi için ülke genelinde kullanılan oyların en az yüzde 3,25’ini alması gerekiyor.

Yaklaşık 12 partinin bu seçim barajını aşma ihtimalinin bulunduğu değerlendiriliyor. Bu nedenle kesin oy sayısının belirlenmesi ve sandalyelerin dağılımının netleşmesi zaman alabilir.

Sonuçların açıklanmasının ardından ne olacak?

Kesin oy sayısının belirlenmesi ve sonuçların yayımlanmasının ardından Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, başbakanlık için hangi adayı desteklediklerini öğrenmek amacıyla parti liderleriyle istişarelerde bulunacak. Ardından hükümeti kurma şansının en yüksek olduğunu düşündüğü adaya görev verecek. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre görevlendirilen adayın hükümeti kurmak için 42 güne kadar süresi olacak.

İsrail’de bugüne kadar hiçbir parti tek başına mutlak çoğunluğu elde edemedi. Bu nedenle hükümetler koalisyonlar aracılığıyla kuruluyor ve hükümet kurma müzakereleri genellikle haftalar sürüyor. Knesset’teki her sandalye önem taşıyor; küçük partiler de hükümetin hangi siyasi blok tarafından kurulacağını belirlemede kritik rol oynayabiliyor.

Görevlendirilen adayın hükümeti kuramaması durumunda başka adaylara da fırsat verilebilir. Hükümet kurulamaması hâlinde ise yeni seçimlere gidilmesi gündeme gelirken mevcut hükümet, geçici hükümet olarak görevini sürdürür.