ABD’de ara seçimlerin sona ermesiyle birlikte Demokratlar, 2028’de yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde yılardır görülmemiş ölçüde kalabalık ve sonucu tahmin edilmesi güç bir ön seçim sürecine hazırlanıyor. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre başlayacak yarışın Beyaz Saray’ı yeniden kazanmak için izlenecek yol konusunda parti içindeki görüş ayrılıklarını gün yüzüne çıkarması bekleniyor.
Demokratlar cephesinde henüz açık ara öne çıkan bir aday bulunmazken, yarışa onlarca kişinin katılması ihtimali gündemde. Cumhuriyetçilerde ise Başkan Donald Trump’ın yerine geçebilecek isimler arasında Başkan Yardımcısı JD Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio başta olmak üzere daha sınırlı sayıda aday öne çıkıyor. ABD Anayasası, Trump’ın üçüncü kez başkanlık için aday olmasına izin vermiyor.
Aralarında eyalet valileri ve görevdeki senatörlerin de bulunduğu muhtemel Demokrat adaylar, aylardır bağışçılarla ilişkilerini güçlendirmek, ön seçimlerin erken yapılacağı eyaletleri ziyaret etmek ve ülke genelindeki tanınırlıklarını artırmak için çalışmalar yürütüyor. Stratejistler, ara seçimlerin tamamlanmasıyla 2028 yarışı için hazırlıkların artık ciddi biçimde başlayacağını öngörüyor.

Salı günü Demokratların elde ettiği ezici zaferler, seçmenlerin Trump’a ve politikalarına ağır bir darbe indirmesiyle birlikte, her iki partide de ülkenin mevcut gidişatından hoşnutsuz seçmenlerin desteğini kazanmanın yollarına ilişkin tartışmaları yoğunlaştıracak.
Demokratlar, salı günü elde ettikleri büyük seçim başarısına rağmen 2028 kampanyasına parti içindeki görüş ayrılıklarıyla giriyor. Sağlık hizmetlerinden vergilere, güvenlikten dış politikaya kadar uzanan başlıklarda merkeze mi yaklaşmaları yoksa daha sola mı yönelmeleri gerektiği konusunda uzlaşma bulunmuyor.

Cumhuriyetçi adaylar ise farklı bir sınavla karşı karşıya kalacak. Trump’ın politikalarının salı günü seçmenlerden gördüğü tepkinin ardından, kendilerini başkandan ayrıştırmaları gerekecek. Adayların, Trump’ın mevcut seçmen tabanının ötesine geçerek desteklerini genişletmeleri, ancak aynı zamanda Cumhuriyetçi Parti’nin belirleyici kimliği haline gelen “Amerika’yı Yeniden Büyük Yap” (MAGA) hareketiyle bağlarını koparmamaları gerekiyor.
On yıldır ABD siyasetinin merkezinde yer alan Trump’ın liderliği bırakmaya yanaşmaması ihtimal dahilinde. MAGA hareketinin destekçileri üzerindeki etkisini sürdürmesi de Cumhuriyetçi Parti’nin bayrağını devralacak adayın önünü zorlaştırabilir.
Demokratları zorlu bir iç mücadele bekliyor
Demokrat stratejist Doug Sosnik, hem ilericilerin hem de ılımlıların kendi ideolojik yaklaşımlarının doğru olduğunu savunacağını belirterek, 2028 başkanlık yarışı ciddi biçimde başladığında partinin geleceği konusunda sert bir iç mücadelenin yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi.
İlericilerin en önemli kazanımlarından biri, Michigan eyaletinde yapılan Senato seçimlerini Abdulrahman El-Seyid’in kazanması oldu. El-Seyid, Cumhuriyetçi rakibi Mike Rogers’ı rahat bir şekilde mağlup etti. 2028 başkanlık seçimlerinde belirleyici olması beklenen Michigan’da elde ettiği zaferle El-Seyid, ABD Senatosu’na seçilen ilk Müslüman oldu.

Sosnik, çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Demokrat Parti’nin bütün kanatları, önceki gece seçim sonuçlarında kendi pozisyonlarının doğruluğunu destekleyen unsurlar bulabilir” dedi.
Sosnik, “Parti olarak aramızdaki görüş ayrılıklarını herhangi birinin kontrol altına almaya çalışabileceğini ya da çalışması gerektiğini düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.
Muhtemel adaylardan bazıları başkanlık yarışına katılmayı düşündüklerini kabul ederken, bazıları da aday olma ihtimalini dışlamadı. Bu isimlerin çoğu, ara seçim kampanyasının son haftalarında Nevada, New Hampshire ve Güney Carolina gibi ön seçimlerin erken yapılacağı eyaletlerdeki Demokrat adaylara destek vermek için çalışmalar yürüttü.
Bu isimler arasında 2024’te Trump’a karşı seçimi kaybeden eski Başkan Yardımcısı Kamala Harris; Kaliforniya Valisi Gavin Newsom ve Kentucky Valisi Andy Beshear; eski Ulaştırma Bakanı Pete Buttigieg ile ilerici kanadın önde gelen isimlerinden New York Temsilciler Meclisi üyesi Alexandria Ocasio-Cortez bulunuyor.

Reuters, Demokrat Parti’nin önde gelen dokuz muhtemel adayının temsilcileriyle görüştü. Ancak bu isimlerin hiçbiri 2028 seçimlerinde aday olacağını doğrulamadı.
3 Kasım’daki seçimlerden dokuz gün sonra, aralarında Buttigieg ve Kaliforniya’dan ilerici kanadın bir diğer temsilcisi Temsilciler Meclisi üyesi Ro Khanna’nın da bulunduğu bazı muhtemel Demokrat adaylar, “Demokrat Çoğunluk” adlı grubun Denver’da düzenleyeceği toplantıya katılacak.
Ilımlı Demokratlar ve milyarder bağışçı Steve Mandel’den güçlü destek alan grup, partide daha genç liderlerin öne çıkmasını ve daha ılımlı bir siyasi program benimsenmesini savunuyor.
Grubun başkanı olan Massachusetts Temsilciler Meclisi üyesi Jake Auchincloss, etkinliğin amacının 2028 yarışının şekillenmesinden önce partinin geleceği konusunda tartışma başlatmak ve yalnızca Trump’a karşı çıkmak yerine Demokratların neyi temsil ettiğini ortaya koyan olumlu bir siyasi gündem oluşturmak olduğunu söyledi.
Demokrat stratejist Scott Ferson ise başkan adayını belirleyecek ön seçimlerin çok sayıda adayın katıldığı bir yarışa dönüşebileceğini belirtti. Ferson, “En az 30 Demokrat, yakın çevresindeki kişilere aday olmam gerektiğini düşünüyor musunuz diye soruyor” dedi.
Cumhuriyetçiler Trump’ın gölgesinde
Buna karşılık, 2028’de Cumhuriyetçi Parti’den başkanlığa aday olması beklenen isimler daha temkinli bir tutum sergiliyor. Bu isimlerin çoğu, Trump’ın gölgesinde kalmayı ve başkana saygı gösteren bir söylem benimsemeyi tercih ediyor.
Ancak seçmenlerin Trump’ın ekonomi ve dış politikayı yönetme biçiminden duyduğu derin rahatsızlığı ortaya koyduğu ve hükümetteki yolsuzlukla mücadele için daha fazla adım atılmasını istediği salı günkü ağır yenilginin ardından bu tablo değişebilir.

Cumhuriyetçi stratejist Matt Dole, Başkan Yardımcısı Vance’in özellikle zor bir konumda bulunduğunu söyledi. Dole’a göre Vance, başkan yardımcılığı görevi nedeniyle 2028 seçimleri için adı geçen diğer Cumhuriyetçi adaylara kıyasla daha sınırlı hareket alanına sahip. Zira bu görev, geleneksel olarak başkanı ve politikalarını savunmayı gerektiriyor.
Dole, “Vance, hükümetteki diğer isimlerin aksine istifa edip kenara çekilme seçeneğine sahip olmadığı için hareket alanı bakımından çok daha dezavantajlı” değerlendirmesinde bulundu.
Bununla birlikte Vance, çarşamba günü yaptığı açıklamada, Trump’ın şubat ayında başlattığı ve Amerikalılar arasında büyük tepki çeken İran savaşının Cumhuriyetçilere seçim kaybettirdiğini kabul etti. Ancak bu açıklama, salı akşamı benzer bir değerlendirmede bulunan Trump’la açık bir fikir ayrılığına düştüğü anlamına gelmedi.
Cumhuriyetçi Parti’nin yeni lideri kim olursa olsun, Trump’ın “Amerika’yı Yeniden Büyük Yap” (MAGA) hareketini destekleyen seçmenlerin bağlılığını korurken, Trump’ın 2024’te zafer kazanmasını sağlayan daha geniş seçmen ittifakını yeniden kurma sorunuyla karşı karşıya kalacak.
Salı günü sandık çıkışlarında yapılan anketler, genç seçmenler, Hispanik kökenliler ve siyah erkeklerin bir bölümü dahil olmak üzere bu ittifakın önemli kesimlerinin Cumhuriyetçi Parti’den uzaklaştığını ortaya koydu.
Vance, ailevi nedenleri gerekçe göstererek başkanlığa aday olmayabileceğini belirtirken, Rubio da şu aşamada başkanlık yarışına girmeyi planlamadığını söyledi.
2024’te Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adaylığı için Trump’la yarışan ancak başarılı olamayan Florida Valisi Ron DeSantis ise Beyaz Saray’a ulaşmak için yeniden aday olma ihtimalini dışlamadı.
Muhtemel Cumhuriyetçi adaylar arasında Arkansas Valisi Sarah Huckabee Sanders ve Teksas Senatörü Ted Cruz da yer alıyor.

