Mesleklerimizi icra edebilen insansı yapay zeka robotlarıyla tanışın

Robert Waugh, yapay zekadaki mevcut atılımların "insan" androidlerdeki devrimin anahtarı olduğunu anlatıyor. Bunlardan bazıları halihazırda meslek sahibi

Tesla'nın robotu 2023 Dünya Yapay Zeka Konferansı'nda sergilenmişti. Elon Musk daha önce yapay zekanın "potansiyel açıdan nükleer silahlardan daha tehlikeli" olduğunu söylemişti (AFP)
Tesla'nın robotu 2023 Dünya Yapay Zeka Konferansı'nda sergilenmişti. Elon Musk daha önce yapay zekanın "potansiyel açıdan nükleer silahlardan daha tehlikeli" olduğunu söylemişti (AFP)
TT

Mesleklerimizi icra edebilen insansı yapay zeka robotlarıyla tanışın

Tesla'nın robotu 2023 Dünya Yapay Zeka Konferansı'nda sergilenmişti. Elon Musk daha önce yapay zekanın "potansiyel açıdan nükleer silahlardan daha tehlikeli" olduğunu söylemişti (AFP)
Tesla'nın robotu 2023 Dünya Yapay Zeka Konferansı'nda sergilenmişti. Elon Musk daha önce yapay zekanın "potansiyel açıdan nükleer silahlardan daha tehlikeli" olduğunu söylemişti (AFP)

İnsanların işini yapabilen insansı bir robot fikri, neredeyse 3 bin yıl öncesine, tanrı Hefaistos'un kendi yarattığı metalik varlıklardan yardım aldığı İlyada'ya kadar dayanıyor. Ama bugün, 2023'te bu konsept gerçeğe dönüşüyor.

ChatGPT'nin arkasındaki OpenAI firmasının finanse ettiği bir robotik girişimi, Avrupa ve Amerika'da güvenlik görevlisi olarak EVE robot cihazlarını çalıştırıyor. Burada insan operatörler sanal gerçekliği kullanarak "gövdenin" içine "adım atabiliyor".

Elon Musk'ın Tesla'sı da kendi robotu Optimus üzerinde çalışıyor. Zira Musk uzun vadede bunun, şirketin otomobil işinden "daha önemli olabileceğine" inanıyor.

Goldman Sachs, insansı robotların 15 yıl içinde yılda 150 milyar dolarlık bir pazar haline gelebileceğini ve 2025'e dek fabrikalarda çalışıyor olabileceğini öngörüyor.

2030'a gelindiğindeyse Goldman Sachs, robotların ABD'de imalat alanındaki öngörülen işgücü kıtlığının yüzde 4'ünü doldurabileceğine, "en pembe" senaryoda ise insansı androidlerin işgücü açığının yüzde 126'sını tamamlayabileceğine inanıyor. Sachs, insansı robotların 2025'ten 2028'e kadar fabrikalarda, 2030'dan 2035'e kadar da tüketiciye yönelik işlerde ekonomik açıdan uygulanabilir olacağını tahmin ediyor.

Yapay zekanın nükleer silahlardan daha tehlikeli olduğunu söyleyen Musk ise Tesla robotunun nihayetinde insanların yapabileceği her şeyi yapabileceğini savunuyor ve bu yıl üretime geçeceğini iddia ediyor.

Bir başka robot Phoenix, halihazırda Kanada'daki bir lastik mağazasında çalışıyor ve ürünleri paketleme, etiketleme, işaretleme ve katlama dahil olmak üzere 110 "insan" görevini doğru biçimde yerine getiriyor. Robo-C gibi diğer robotlar da mağazalarda müşteri hizmetlerinde çalışmak üzere üretildi ve 1X, robotları bakıcı olarak kullanılması için test etti.

Teknolojinin arkasındaki şirketler, robotların "insan işlerini" üstlenmeyeceğini, bunun yerine dünyanın dört bir yanında işgücü piyasasındaki, özellikle de kas gücüne dayalı işgücündeki kıtlıkları ve uzun vadede azalan doğum oranlarını telafi edeceğini savunuyor.

Sanctuary AI'ın insansı robotunun videoları, cihazın nesneleri topladığını, sıraladığını ve istiflediğini gösteriyor. Phoenix, bir insan gibi çalışmak ve "düşünmek" üzere, ayrıca sesli komutlara yanıt verebilecek şekilde geliştirildi.

Sanctuary AI'ın insansı robotu, "insan benzeri el becerisini" sergiliyor (Sanctuary AI / YouTube)
Sanctuary AI'ın insansı robotu, "insan benzeri el becerisini" sergiliyor (Sanctuary AI / YouTube)

Endüstride yaygın kullanılan robotların aksine Phoenix, tek bir iş yerine, verilen herhangi bir görevi yerine getirmek üzere tasarlandı. Sanctuary AI'ın CEO'su ve kurucu ortağı Geordie Rose, tek bir amaca yönelik robotlar yapmanın robotik şirketleri için bir "tuzak" olduğu görüşünde.

CEO, "Birçok yapay zeka ve robotik şirketinin aksine, Sanctuary AI, kuruluşların dünya çapında karşılaştığı büyük işgücü kıtlığını ele almaya odaklanıyor" diyor.

Robotlarımız insanlar gibi davranmak, hareket etmek ve düşünmek üzere tasarlandığından, bu robotlar boş kalan pozisyonları doldurmak, tehlikeli görevleri yerine getirmek ve insan işgücünü artırmak için endüstrilerde ve bölgelerde kullanılabilir.

Yeni nesil androidleri mümkün kılan önemli atılımlardan biri, nesneleri hassas bir şekilde kavrayabilen eller. Rose, robotun ellerinin beceri ve yumuşak temas bakımından "insan ellerine rakip" olduğuna inanıyor. Bu da örneğin Phoenix'in yiyecekleri plastik bir torbaya doldurabileceği anlamına geliyor. Zira bir "dokunsal" (titreşim) teknolojisi Phoenix'e dokunma hissi veriyor.

Rose, "Tüm işlerin yüzde 98'inden fazlasının insan elinin becerisini gerektirdiği göz önüne alınırsa, insan benzeri eller olmadan gerçekten kullanışlı bir insansı robot üretilemez" ifadelerini kullanıyor.

Yüksekliği 1,70 metreye ulaşan robot, saatte 4,8 kilometre hızla hareket edebiliyor.

Dünya doğum oranlarındaki düşüş ve nüfustaki yaşlanmayla uğraşırken Rose, bunun büyük bir işgücü sıkıntısına yol açacağını ve Phoenix gibi insansı robotların giderek daha gerekli hale geleceğini savunuyor. Yalnızca ABD'de bugün 9,8 milyon pozisyon boş kalmış durumda ama sadece 5,9 milyon işsiz var.

Önceki nesil robotlar da epey etkiliydi, ancak yetenekleri sadece belirli bir işle sınırlıydı. Örneğin, bir üretim robotu, bir araç şasisini çok hassas ve özel bir model izleyerek hareket ettirmek üzere tasarlanabilir.

Öte yandan Rose, tek bir amaca yönelik robotların görevi son derece iyi yerine getirmesinden ziyade, geleceğin işletmelerinin verilen herhangi bir işi yapabilecek robotlara ihtiyaç duyacağına inanıyor.

CEO, "Bir kişinin makul seviyede yapması beklenen her işi yapabilen bir robot inşa ediyoruz" diyor.

Yapabileceğimiz için değil, yapmamız gerektiğine inandığımız için.

Phoenix'e Carbon adlı bir yapay zeka yazılım sistemi tarafından "insan benzeri" zeka sağlanıyor. Bu, robotun komutlara İngilizce yanıt vermesini ve görevleri kendi yeteneğiyle tamamlamasına olanak tanıyor.

Rose, şirketin robotla "son derece gurur duyduğunu" ama "gösterinin gerçek yıldızının" altta yatan yazılım olduğunu söylüyor.

İnsansı robotlara giden yolculuk uzun ve engebeli olageldi. Honda, 1986'da iki ayaklı bir yürüyüş robotu tasarlamaya başlamış ve bundan 10 yıl sonra Asimo robotunun P2 prototipini tanıtmıştı. Asimo teknoloji fuarlarında ve diğer etkinliklerde yer alarak küresel çapta ün kazandı.

Honda, robotun insanların evlerinde yaşayabilecek kişisel bir asistan olmasını umarken, Asimo üzerinde çalışan Satoshi Shigemi, robotun "ev işlerinde yardım etmeye başlayan bir ilkokul çocuğu" olmasını umduğunu belirtiyor.

Robot en son Mart 2022'de insanların karşısına çıkmıştı ama (bir keresinde Barack Obama'ya futbol topu atmış olmasına rağmen) hiç satışa sunulmadı.

Yapay zeka ses teknolojisi şirketi Voices.ai'ın kurucusu ve CEO'su David Ciccarelli, yapay zekadaki mevcut atılımların insansı androidlerdeki devrime güç veren önemli bir faktör olduğunu dile getiriyor. Aynı zamanda insanların, ChatGPT tarzı uygulamalarla etkileşime girdikleri gibi droidlere de doğal İngilizceyle komut verebildiğini hatırlatıyor.

Ciccarelli, gözlemlerini, "Bugünün androidleri önceki on yıllardan çok daha sofistike hale geldikçe manzara değişiyor" diye ifade ediyor:

Sadece fiziksel görevleri yerine getirmekle kalmıyorlar, aynı zamanda gelişmiş programlamayla, bir zamanlar ancak insanlara özgü olduğu düşünülen karmaşık görevlerin üstesinden geliyorlar.

Ciccarelli, doğal konuşmalar yapabilen ve mağazalarda müşteri hizmetlerinde kullanılabilecek başka bir insansı robota (Promobot'tan Robo-C2) işaret ediyor. EVE ve Phoenix'in aksine, Robo-C2'nin yüzü insana benzeyecek şekilde yapıldı. Şirket, "duygularını ifade edebildiği" ve gerçek ya da kurgusal herhangi bir kişi gibi görünebildiği için övünüyor.

Ciccarelli, "Yapay zeka patlaması ve insansı robotlar el ele gidiyor" diyor:

Voices.ai'da ses tanıma için bir yapay zeka modeli geliştirirken, sistemin insan konuşmasındaki nüansları yakaladığını görmek büyüleyiciydi ve yapay zekanın işyerlerimizi yeniden şekillendirmede insansı robotlara güç verme potansiyelini gösteriyordu.

Birmingham City Üniversitesi'nde yapay zeka profesörü Atıf Azad da yapay zekadaki hızlı ilerlemelerin, sensörlerden toplanan bilgilerle birlikte, robotların insanlarla veya diğer robotlarla ekipler halinde çalışmasını sağlayacağını belirtiyor.

Azad, "Derin öğrenme gibi yapay zeka teknikleri, nesneleri tanımak ve onların farklı örneklerini tanımlamak, konuşmayı ve doğal dili anlamak ve insan hareketlerini doğru yorumlamak gibi kritik görevlerde devrim yarattı" ifadelerini kullanıyor.

Profesör Azad, işyerinde robotların insan "meslektaşlarıyla" birlikte çalışmalarını sağlamak için yakındaki bilgisayar sistemlerinden ve sensörlerden bilgi toplayacağı görüşünde.

Yapay zeka alanındaki şirketler de robotiğe yatırım yapıyor. Norveçli 1X girişimi, ChatGPT'yi tasarlayan OpenAI'ın girişim fonu tarafından finanse edildi, bu da şirketin OpenAI teknolojisine erken erişime sahip olduğu anlamına geliyor.

Şirketin CEO'su Bernt Bornich, robotları "vücut bulmuş yapay zeka" diye nitelendirdi.

1X'in EVE robotu. Şirket, robotlarının güvenlikten bakım ve destek işlerine kadar çok çeşitli uygulama alanlarında kullanılmasını umuyor (1X / YouTube)
1X'in EVE robotu. Şirket, robotlarının güvenlikten bakım ve destek işlerine kadar çok çeşitli uygulama alanlarında kullanılmasını umuyor (1X / YouTube)

Android EVE, tümüyle insan vücudunun yaptığı gibi çalışacak şekilde tasarlandı. Robotun içindeki kas ve tendonları andıran sentetik halatlar kutuları insanla ürkütücü derecede benzer şekilde paketlemesini sağlıyor. Bu teknoloji, robotun kendi gücünü kontrol edebildiği ve bir şeyleri kırma veya çevredekileri öldürme olasılığının düşük olduğu anlamına geliyor. 1X'in iletişim başkanı Hege Nikolaisen, insansı robotların daha yaygın kullanılmasının önüne geçen kilit engellerden birinin bu olduğunu söylüyor.

Bir robot tarafından öldürülen ilk insan 1979'da Ford fabrikasında bir tonluk transfer aracının altında kalarak hayatını kaybetmişti. Nikolaisen'e göre, robot üretmenin önündeki önemli bir engel, fabrika ortamından çıkabilecek kadar güvenli bir teknoloji geliştirmek.

"Hepimiz yıllardır robotların yakında bizim için çalışmaya başlayacağını duyuyoruz ama bu şimdiye kadar hiç gerçekleşmedi" diyen Nikolaisen, şöyle devam ediyor:

Androidlerimiz güçlü ancak enerji açısından verimli motorlar kullanıyor. Böylece yüksek hız ve kuvvetin birleşimiyle çevreye zarar vermeksizin çevreleriyle güvenli biçimde etkileşime girebiliyorlar.

Nikolaisen, EVE robotunun nesneleri alıp onlarla etkileşime girebildiğini ve halihazırda biri Avrupa'da diğeri Amerika'da olmak üzere iki tesiste güvenlik görevlisi olarak çalıştığını söylüyor. Bu robot gerektiğinde (örneğin, bir güvenlik vukuatı varrsa) sanal gerçeklik aracılığıyla insan gözetmenler tarafından kontrol ediliyor.

Öte yandan çoğu zaman koruduğu tesisin etrafında kendi kendini kontrol ederek dolaşıyor: "Ellerini" kullanarak kapıları açabiliyor ve hatta asansörlere binerek düğmelere basabiliyor.

Ayrıca bir gözetmen birden fazla EVE robotunu kontrol edebiliyor.

Nikolaisen, "Kontrol merkezinde oturan bir güvenlik görevlisi, ticari bir binada otonom devriye gezen ve dolaşan bir EVE android filosunu işletir" diyor:

Kurallara aykırı bir olay varsa veya operatör bir görevi yerine getirme ihtiyacı duyarsa; robotun görüş yeteneğini ve vücudunu kontrol altına almak için gözlükleri ve kumandaları kullanarak androidi uzaktan çalıştırmak üzere senkronizasyon modunu açar. Daha sonra androidi kullanarak telebulunma (telepresence / sanal gerçeklik teknolojisini kullanarak makinelerin uzaktan yönetilmesi -çn.) sırasında bükme, kavrama, bakma veya iletişim kurma davranışlarında bulunabilir.

Şirket, robotların birçok farklı sektörde kullanılabileceğini umuyor.

Nikolaisen, "Androidler gözetim, lojistik, perakende ve/veya depolarda kullanılabilir" ifadelerini kullanıyor. Paketleme, sıralama, taşıma, baskı, temizleme veya gözetleme gibi tipik, sıkıcı ve tekrarlayan görevleri yerine getirebilirler.

Birkaç on yıl içinde androidleri kişisel asistan olarak kullanmanın mümkün olacağına inanıyoruz.

Ciccarelli'ye göre, ileri vadede, bugünkü hızlı yapay zeka büyümesinin insansı robotlardaki patlamayla paralel gerçekleşmesi muhtemel. Zira doğal dili işleyen robotlar, yapay zekayı da besleyen keşiflere güç veriyor.

Ciccarelli, "Yapay zekadaki ilerlemeler, bu robotların çevrelerini anlamalarını ve gezinmelerini, nesneleri tanımalarını ve karmaşık görevleri yerine getirmelerini mümkün kıldı" diye ekliyor:

Bu robotların devam eden gelişimi, yapay zeka araştırmalarını ve uygulamalarını daha da ilerletebilecek yeni veriler ve kullanım alanlarına dair senaryolar üreteceği için muhtemelen süregelen yapay zeka patlamasına katkıda bulunacak. Biri diğerini ileriye doğru iterek kendi kendini güçlendiren bir ilerleme döngüsü yaratıyor.

Independent Türkçe



Bir kez daha koşu rekoru kıran robot bariyere çarparak alev aldı

Pekin'de düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları kapsamında insansı robotlar, 26 Ağustos 2026 Çarşamba günü 100 metre final yarışında yarışıyor (AP/Achmad Ibrahim)
Pekin'de düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları kapsamında insansı robotlar, 26 Ağustos 2026 Çarşamba günü 100 metre final yarışında yarışıyor (AP/Achmad Ibrahim)
TT

Bir kez daha koşu rekoru kıran robot bariyere çarparak alev aldı

Pekin'de düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları kapsamında insansı robotlar, 26 Ağustos 2026 Çarşamba günü 100 metre final yarışında yarışıyor (AP/Achmad Ibrahim)
Pekin'de düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları kapsamında insansı robotlar, 26 Ağustos 2026 Çarşamba günü 100 metre final yarışında yarışıyor (AP/Achmad Ibrahim)

Çin'de düzenlenen ve "robot olimpiyatları" diye adlandırılan yarışmada çarşamba günü bir insansı robot, 100 metre sprintte yeni bir rekor kırdıktan sonra kaotik bir bitişle bariyere çarptı.

Yeni rekor, Pekin'de 5 gün boyunca düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları'nın kapanışında kırıldı. Bu yıl ikincisi düzenlenen etkinlikte 2 binden fazla robot, koşu, boks ve futbol gibi Olimpiyatlardan esinlenen spor dallarında yarıştı.

Kazanan makine, 100 metrelik sprint koşusunu 8,64 saniyede tamamlayarak sadece bir gün önce kırılan rekoru geride bıraktı.

Bu sonuçtan önce salı günü 8,86 saniyelik, yarışmanın dört gün öncesindeyse 9,39 saniyelik dereceler kaydedilmişti.

Robot, 2009'da koşuyu 9,58 saniyede tamamlayarak 100 metre sprintte en hızlı insan olan Usain Bolt'u da geçti.

Bitiş çizgisini geçerken, şampiyon da dahil birkaç sprint makinesi yastıklı bariyere çarptı. Düşen bazı ünitelerden kıvılcımlar çıkarken ekipler yangın söndürücülerle olay yerine koştu ve nihayetinde neredeyse tüm yarışmacılar sedyelerle götürüldü.

Çin'in "Robot Olimpiyatları"

Atletizm yarışmalarının yanı sıra çoğu Çin'den 666 takımın makineleri ev işleri, konaklama hizmetleri ve acil durum müdahalesi gibi pratik yetenekler açısından da değerlendirildi.

100 metredeki üç rekoru da Tiangong Ultra modeli kırdı. Makine, 2023'te Pekin'de kurulan ve X-Humanoid diye de bilinen Pekin İnsansı Robot İnovasyon Merkezi tarafından tasarlandı.

SDVFRB
100 metre final yarışının sonunda bir insansı robotun bariyere çarpmasının ardından görevliler yangını söndürüyor (AP/Achmad Ibrahim)

Oyunları izleyen seyirciler Reuters'a, robotların geçen yılki ilk oyunlardakilere kıyasla daha yetenekli göründüğünü söyledi.

34 yaşındaki Niu, "Geçen yılki robotlar biraz tutuk ve koordinasyonsuz görünüyordu" dedi. 

Bu yıl çok daha iyiler. Sanki yeni doğmuş sağlıklı bebekler gibi büyüyorlar.

Bir başka seyirci olan 29 yaşındaki Yang ise, robotların akıllı telefonlar kadar yaygınlaştığını hayal edebildiğini söyledi.

"Belki evde bir tane, iş yerinde bir tane olacak" diyerek ev işleri ve yaşlı bakımı gibi kullanım alanlarına işaret etti.

SDVDFE
Bir insansı robot, pitch-pot yarışmasının bacaklı robotlar grubu finalinde yarışıyor (AP/Achmad Ibrahim)

Geliştiriciler açısından bu oyunlar, fiziksel dünyada algılama ve hareket etme yeteneğine sahip makineleri yapay zeka yazılımıyla birleştiren bedenlenmiş yapay zeka teknolojisi için halka açık bir test ortamı sundu.

Galbot'un kurucusu ve baş teknoloji sorumlusu He Wang, yarışmanın takımların teknolojilerini geliştirmesine katkı sağlarken bedenlenmiş yapay zeka sistemlerinin otonom olarak neler yapabildiğini de göstereceğini söyledi.

Wang, "Sektörün gelişimine muazzam bir ivme kazandıracak" diyor.

Çin, dünyadaki insansı robotların çoğunu üretirken kısa süre önce ABD, bu ülkeden gelen robotlara yönelik denetimlerini artırdı.

ABD Federal İletişim Kurulu ulusal güvenlik endişelerini gerekçe göstererek Çin'den yeni üretilmiş insansı robotların ithalatını yasakladığını geçen ay duyurmuştu.

Kısa süre önce Pentagon da Çin'in önde gelen insansı robot üreticilerinden Unitree'yi, Çin ordusuyla bağlantısı olduğu düşünülen şirketler listesine eklemiş ancak Pekin bu suçlamalara sert tepki göstermişti.

Independent Türkçe


NASA teleskobu hiç görülmemiş bir tutulmayı yakaladı

Yıldız çiftlerinin yörüngesi 224,5 günde tamamlanıyor (Canterbury Üniversitesi)
Yıldız çiftlerinin yörüngesi 224,5 günde tamamlanıyor (Canterbury Üniversitesi)
TT

NASA teleskobu hiç görülmemiş bir tutulmayı yakaladı

Yıldız çiftlerinin yörüngesi 224,5 günde tamamlanıyor (Canterbury Üniversitesi)
Yıldız çiftlerinin yörüngesi 224,5 günde tamamlanıyor (Canterbury Üniversitesi)

Gökbilimciler, daha önce hiç gözlemlenmemiş bir tutulma düzenine sahip 4 yıldızlı bir sistem tespit etti.

NASA'nın Geçiş Halindeki Ötegezegen Araştırma Uydusu (TESS), Güneş Sistemi dışındaki gökcisimlerini bulmaya çalışırken tutulmalardan yardım alıyor.

Bir gezegen, TESS'in görüş hattından yörüngesinde döndüğü yıldızın önünden geçtiğinde yıldızın parlaklığı kısa süreliğine azalıyor. Gezegen de bu düzenli düşüşler sayesinde tespit ediliyor. Geçiş yöntemi denen bu teknik, ikili yıldız sistemlerini tespit etmek için de kullanılıyor. 

Macaristan'daki Baja Astronomi Gözlemevi'nden Tamás Borkovits liderliğindeki araştırmacılar ise TESS'le inceledikleri TIC 433545934 isimli yıldız sisteminde ilginç bir manzarayla karşılaştı.

Dörtlü bir yıldız sistemi olan TIC 433545934, 2+2 diye tanımlanan bir yapıya sahip. Başka bir deyişle sistem, kendi içinde birbirine yakın yörüngelerde dolanan iki ayrı yıldız çiftinden oluşuyor. Bu iki çift de ortak kütle merkezlerinin çevresinde çok daha geniş bir yörüngede hareket ediyor.

Her çiftteki yıldızlar birbirlerinin çevresinde dolanırken Dünya'dan bakıldığında düzenli olarak birbirlerinin önünden geçiyor. Bu geçişler de tutulma olarak gözlemleniyor.

Sistemi sıradışı kılan özellik, B çiftindeki yıldızların A çiftini oluşturan iki yıldızın da önünden geçerek tutulma yaratması. 4 yıldızın uzun bir hizalanma sırasında yaydıkları ışıkta üç ayrı azalma yaşandığının gözlemlenmesiyle bu bulguya ulaşıldı. 

Ancak A çiftinin, B çifti yıldızlarında tutulmaya yol açmadığı gözlemlendi. Bilim insanları bu durumun, çiftler arasındaki yörüngenin dairesel değil eliptik olmasından kaynaklandığını söylüyor. 

Bulguları ön baskı sunucusu arXiv'de bildirilen ve hakemli dergi Astronomy & Astrophysics'te yayımlanmak üzere kabul edilen çalışmaya göre TIC 433545934, iki yıldız çifti arasında tutulma yaşandığı gözlemlenen ilk sistem. 

Gökbilimciler yıldızların yörünge hızını ve kütlesini de hesaplamayı başardı. A çiftindeki yıldızlar Güneş'in sırasıyla 2,2 ve 2,4 katı kütleye sahip. İki yıldız, birbirlerinin çevresindeki bir turu iki günde tamamlıyor.

B çiftindeki yıldızlardan biri, A çiftindekilere yakın bir kütleye sahipken diğerinin kütlesi Güneş'in 1,3 katı. Daha hızlı dönen bu ikili ise yörünge dönüşlerini 1,4 günde tamamlıyor. 

Çiftler arasındaki yörünge de 224,5 gün sürüyor. 

Ekip, sistemin 580 milyon yaşında olduğunu ancak kütlelerinden dolayı, yıldızların ömürlerinin bir sonraki aşamasına geçmeye hazırlandığını söylüyor.

Araştırmacılar yaklaşık 152 milyon yıl içinde sistemdeki üç büyük yıldızın Roche loblarını doldurup taşmaya başlayacağını tahmin ediyor. Roche lobu, ikili sistemlerdeki yıldızların kütleçekim etkisiyle kendisine bağladığı maddelerin sınırını ifade ediyor. Bir yıldız Roche lobunun ötesine taşarsa, diğer yıldıza madde aktarmaya başlayabiliyor.

Bilim insanları TIC 433545934'teki yıldızlar bu sürece girdiğinde sistemin büyük ölçüde değişeceğini söylüyor. 

Independent Türkçe, IFLScience, Phys.org, SpaceEyeNews, arXiv


NASA teleskobu gizemli küçük kırmızı noktaların sırrına yaklaştı

200'den fazla küçük kırmızı nokta görüntüsünün birleşimi, etraflarındaki galaksileri incelemeyi mümkün kıldı (Ruiyuan Guo & Xuheng Ding)
200'den fazla küçük kırmızı nokta görüntüsünün birleşimi, etraflarındaki galaksileri incelemeyi mümkün kıldı (Ruiyuan Guo & Xuheng Ding)
TT

NASA teleskobu gizemli küçük kırmızı noktaların sırrına yaklaştı

200'den fazla küçük kırmızı nokta görüntüsünün birleşimi, etraflarındaki galaksileri incelemeyi mümkün kıldı (Ruiyuan Guo & Xuheng Ding)
200'den fazla küçük kırmızı nokta görüntüsünün birleşimi, etraflarındaki galaksileri incelemeyi mümkün kıldı (Ruiyuan Guo & Xuheng Ding)

NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu'nu (JWST) kullanan bilim insanları gizemli "küçük kırmızı noktaların" yapısına dair yeni bilgiler ortaya çıkardı.

JWST'nin 2022'de faaliyete girmesiyle keşfedilen küçük kırmızı noktalar o zamandan beri gökbilimcilerin kafasını kurcalıyor. 

Evrenin ilk 1 milyar yıllık dönemine ait bu noktalar, son derece uzakta bulunmaları nedeniyle kırmızı görünüyor.

Bilim insanları bu son derece küçük ve kompakt cisimlerin, gelişimlerinin ilk aşamasındaki süper kütleli kara delikler veya olağanüstü yoğun galaksiler olabileceğini düşünüyor. Ancak bu tür yapıların evrenin henüz başlangıç dönemindeyken nasıl oluşabildiği sorusunu yanıtlamakta zorlanıyorlar.

Gökbilimciler, küçük kırmızı noktaların gizemini çözmek için bu cisimleri barındıran galaksileri incelemeye çalışıyor.

Wuhan Üniversitesi'nden Xuheng Ding ve ekip arkadaşları, bu amaç doğrultusunda uzak evrenin COSMOS-Web diye bilinen bölgesine odaklandı. Bu bölgede bugüne kadar 400'ten fazla küçük kırmızı nokta saptandı.

Noktaların parlaklığı, etraflarındaki bölgenin düzgünce görülmesini zorlaştırdığı için galaksileri incelemek güç bir işti. Araştırma ekibi ise JWST'nin optik sisteminin hassas bir modelinden yararlanarak her görüntüdeki parlak merkezi ışığı ayırmaya çalıştı.

Bulguları hakemli dergi Nature Astronomy'de dün (24 Ağustos) yayımlanan çalışmanın yazarlarından Andrew Battisti, Conversation için kaleme aldığı yazıda "Bir tablonun renk ayrıntılarını görmeye çalışırken, merkezindeki bir el fenerinin doğrudan gözlerinize parlak kırmızı ışık tuttuğunu düşünün" diye açıklıyor:

Kullandığımız teknik, resmi net biçimde görebilmek için bu el fenerinin ışığını kesmeye benziyor.

Bilim insanları bu görüntülerden 217 tanesini birleştirerek galaksilerin daha önce görülmeyen ışığını bulmayı başardı.

Ekip, küçük kırmızı noktaları barındıran galaksilerdeki yıldızların kütlesinin genellikle Güneş'in yaklaşık 1 milyar katına ulaştığını belirledi. Bu, Samanyolu'nun kütlesinin yüzde 1'inden azına denk geliyor. Ancak Samanyolu'nun çapı yaklaşık 100 bin ışık yılıyken bu galaksilerdeki yıldız kütlesi, yalnızca 685 ışık yılı çapındaki bir alana sıkışmış durumda.

Araştırmacılar bu cisimlerin, aynı döneme ait benzer kütledeki yıldız oluşturan galaksilerden 2,5 kat daha kompakt olduğu sonucuna vardı.

Ayrıca bu noktaları çevreleyen galaksilerin boyutunun, evrenin bu aşamasındaki tipik bir galaksinin boyutunun yüzde 40'ı kadar olduğu belirlendi. Battisti'ye göre bu bulgu, küçük kırmızı noktaların yalnızca belirli galaksilerde görülen özel koşullar altında oluşabileceğine işaret ediyor.

IFLScience'a konuşan Ding, "Çalışmanın en önemli sonucu, küçük kırmızı noktaların izole ışık noktaları olmadığının ortaya çıkması. En azından istatistiksel olarak, bunlar kompakt ana galaksilerin içine gömülü" diyerek ekliyor: 

Bu bize, bu gizemli cisimlerin aslında ne olduğuna dair çok daha net bir resim sunarak erken evrende galaksilerin ve merkezlerindeki kara deliklerin nasıl birlikte büyüdüğünü anlama yolunda yeni ve önemli bir ipucu sağlıyor.

Bu ay Nature'da yayımlanan başka bir çalışmada, küçük kırmızı noktaların aslında "kara delik yıldızı" denen yeni bir cisim türü olabileceği öne sürülmüştü. Kara delik yıldızı, devasa bir kara delik ve onun etrafında bir yıldız gibi ısınan gaz kütlesini ifade ediyor.

Yeni çalışma bu hipotezi ne doğruluyor ne de çürütüyor. Araştırmacılar küçük kırmızı noktaların çevresini inceleyen daha fazla çalışmanın, bu gizemli yapılar ve evrenin ilk dönemleri hakkındaki soru işaretlerini gidermesini umuyor.

Independent Türkçe, IFLScience, Conversation, Nature Astronomy, Nature