Mesleklerimizi icra edebilen insansı yapay zeka robotlarıyla tanışın

Robert Waugh, yapay zekadaki mevcut atılımların "insan" androidlerdeki devrimin anahtarı olduğunu anlatıyor. Bunlardan bazıları halihazırda meslek sahibi

Tesla'nın robotu 2023 Dünya Yapay Zeka Konferansı'nda sergilenmişti. Elon Musk daha önce yapay zekanın "potansiyel açıdan nükleer silahlardan daha tehlikeli" olduğunu söylemişti (AFP)
Tesla'nın robotu 2023 Dünya Yapay Zeka Konferansı'nda sergilenmişti. Elon Musk daha önce yapay zekanın "potansiyel açıdan nükleer silahlardan daha tehlikeli" olduğunu söylemişti (AFP)
TT

Mesleklerimizi icra edebilen insansı yapay zeka robotlarıyla tanışın

Tesla'nın robotu 2023 Dünya Yapay Zeka Konferansı'nda sergilenmişti. Elon Musk daha önce yapay zekanın "potansiyel açıdan nükleer silahlardan daha tehlikeli" olduğunu söylemişti (AFP)
Tesla'nın robotu 2023 Dünya Yapay Zeka Konferansı'nda sergilenmişti. Elon Musk daha önce yapay zekanın "potansiyel açıdan nükleer silahlardan daha tehlikeli" olduğunu söylemişti (AFP)

İnsanların işini yapabilen insansı bir robot fikri, neredeyse 3 bin yıl öncesine, tanrı Hefaistos'un kendi yarattığı metalik varlıklardan yardım aldığı İlyada'ya kadar dayanıyor. Ama bugün, 2023'te bu konsept gerçeğe dönüşüyor.

ChatGPT'nin arkasındaki OpenAI firmasının finanse ettiği bir robotik girişimi, Avrupa ve Amerika'da güvenlik görevlisi olarak EVE robot cihazlarını çalıştırıyor. Burada insan operatörler sanal gerçekliği kullanarak "gövdenin" içine "adım atabiliyor".

Elon Musk'ın Tesla'sı da kendi robotu Optimus üzerinde çalışıyor. Zira Musk uzun vadede bunun, şirketin otomobil işinden "daha önemli olabileceğine" inanıyor.

Goldman Sachs, insansı robotların 15 yıl içinde yılda 150 milyar dolarlık bir pazar haline gelebileceğini ve 2025'e dek fabrikalarda çalışıyor olabileceğini öngörüyor.

2030'a gelindiğindeyse Goldman Sachs, robotların ABD'de imalat alanındaki öngörülen işgücü kıtlığının yüzde 4'ünü doldurabileceğine, "en pembe" senaryoda ise insansı androidlerin işgücü açığının yüzde 126'sını tamamlayabileceğine inanıyor. Sachs, insansı robotların 2025'ten 2028'e kadar fabrikalarda, 2030'dan 2035'e kadar da tüketiciye yönelik işlerde ekonomik açıdan uygulanabilir olacağını tahmin ediyor.

Yapay zekanın nükleer silahlardan daha tehlikeli olduğunu söyleyen Musk ise Tesla robotunun nihayetinde insanların yapabileceği her şeyi yapabileceğini savunuyor ve bu yıl üretime geçeceğini iddia ediyor.

Bir başka robot Phoenix, halihazırda Kanada'daki bir lastik mağazasında çalışıyor ve ürünleri paketleme, etiketleme, işaretleme ve katlama dahil olmak üzere 110 "insan" görevini doğru biçimde yerine getiriyor. Robo-C gibi diğer robotlar da mağazalarda müşteri hizmetlerinde çalışmak üzere üretildi ve 1X, robotları bakıcı olarak kullanılması için test etti.

Teknolojinin arkasındaki şirketler, robotların "insan işlerini" üstlenmeyeceğini, bunun yerine dünyanın dört bir yanında işgücü piyasasındaki, özellikle de kas gücüne dayalı işgücündeki kıtlıkları ve uzun vadede azalan doğum oranlarını telafi edeceğini savunuyor.

Sanctuary AI'ın insansı robotunun videoları, cihazın nesneleri topladığını, sıraladığını ve istiflediğini gösteriyor. Phoenix, bir insan gibi çalışmak ve "düşünmek" üzere, ayrıca sesli komutlara yanıt verebilecek şekilde geliştirildi.

Sanctuary AI'ın insansı robotu, "insan benzeri el becerisini" sergiliyor (Sanctuary AI / YouTube)
Sanctuary AI'ın insansı robotu, "insan benzeri el becerisini" sergiliyor (Sanctuary AI / YouTube)

Endüstride yaygın kullanılan robotların aksine Phoenix, tek bir iş yerine, verilen herhangi bir görevi yerine getirmek üzere tasarlandı. Sanctuary AI'ın CEO'su ve kurucu ortağı Geordie Rose, tek bir amaca yönelik robotlar yapmanın robotik şirketleri için bir "tuzak" olduğu görüşünde.

CEO, "Birçok yapay zeka ve robotik şirketinin aksine, Sanctuary AI, kuruluşların dünya çapında karşılaştığı büyük işgücü kıtlığını ele almaya odaklanıyor" diyor.

Robotlarımız insanlar gibi davranmak, hareket etmek ve düşünmek üzere tasarlandığından, bu robotlar boş kalan pozisyonları doldurmak, tehlikeli görevleri yerine getirmek ve insan işgücünü artırmak için endüstrilerde ve bölgelerde kullanılabilir.

Yeni nesil androidleri mümkün kılan önemli atılımlardan biri, nesneleri hassas bir şekilde kavrayabilen eller. Rose, robotun ellerinin beceri ve yumuşak temas bakımından "insan ellerine rakip" olduğuna inanıyor. Bu da örneğin Phoenix'in yiyecekleri plastik bir torbaya doldurabileceği anlamına geliyor. Zira bir "dokunsal" (titreşim) teknolojisi Phoenix'e dokunma hissi veriyor.

Rose, "Tüm işlerin yüzde 98'inden fazlasının insan elinin becerisini gerektirdiği göz önüne alınırsa, insan benzeri eller olmadan gerçekten kullanışlı bir insansı robot üretilemez" ifadelerini kullanıyor.

Yüksekliği 1,70 metreye ulaşan robot, saatte 4,8 kilometre hızla hareket edebiliyor.

Dünya doğum oranlarındaki düşüş ve nüfustaki yaşlanmayla uğraşırken Rose, bunun büyük bir işgücü sıkıntısına yol açacağını ve Phoenix gibi insansı robotların giderek daha gerekli hale geleceğini savunuyor. Yalnızca ABD'de bugün 9,8 milyon pozisyon boş kalmış durumda ama sadece 5,9 milyon işsiz var.

Önceki nesil robotlar da epey etkiliydi, ancak yetenekleri sadece belirli bir işle sınırlıydı. Örneğin, bir üretim robotu, bir araç şasisini çok hassas ve özel bir model izleyerek hareket ettirmek üzere tasarlanabilir.

Öte yandan Rose, tek bir amaca yönelik robotların görevi son derece iyi yerine getirmesinden ziyade, geleceğin işletmelerinin verilen herhangi bir işi yapabilecek robotlara ihtiyaç duyacağına inanıyor.

CEO, "Bir kişinin makul seviyede yapması beklenen her işi yapabilen bir robot inşa ediyoruz" diyor.

Yapabileceğimiz için değil, yapmamız gerektiğine inandığımız için.

Phoenix'e Carbon adlı bir yapay zeka yazılım sistemi tarafından "insan benzeri" zeka sağlanıyor. Bu, robotun komutlara İngilizce yanıt vermesini ve görevleri kendi yeteneğiyle tamamlamasına olanak tanıyor.

Rose, şirketin robotla "son derece gurur duyduğunu" ama "gösterinin gerçek yıldızının" altta yatan yazılım olduğunu söylüyor.

İnsansı robotlara giden yolculuk uzun ve engebeli olageldi. Honda, 1986'da iki ayaklı bir yürüyüş robotu tasarlamaya başlamış ve bundan 10 yıl sonra Asimo robotunun P2 prototipini tanıtmıştı. Asimo teknoloji fuarlarında ve diğer etkinliklerde yer alarak küresel çapta ün kazandı.

Honda, robotun insanların evlerinde yaşayabilecek kişisel bir asistan olmasını umarken, Asimo üzerinde çalışan Satoshi Shigemi, robotun "ev işlerinde yardım etmeye başlayan bir ilkokul çocuğu" olmasını umduğunu belirtiyor.

Robot en son Mart 2022'de insanların karşısına çıkmıştı ama (bir keresinde Barack Obama'ya futbol topu atmış olmasına rağmen) hiç satışa sunulmadı.

Yapay zeka ses teknolojisi şirketi Voices.ai'ın kurucusu ve CEO'su David Ciccarelli, yapay zekadaki mevcut atılımların insansı androidlerdeki devrime güç veren önemli bir faktör olduğunu dile getiriyor. Aynı zamanda insanların, ChatGPT tarzı uygulamalarla etkileşime girdikleri gibi droidlere de doğal İngilizceyle komut verebildiğini hatırlatıyor.

Ciccarelli, gözlemlerini, "Bugünün androidleri önceki on yıllardan çok daha sofistike hale geldikçe manzara değişiyor" diye ifade ediyor:

Sadece fiziksel görevleri yerine getirmekle kalmıyorlar, aynı zamanda gelişmiş programlamayla, bir zamanlar ancak insanlara özgü olduğu düşünülen karmaşık görevlerin üstesinden geliyorlar.

Ciccarelli, doğal konuşmalar yapabilen ve mağazalarda müşteri hizmetlerinde kullanılabilecek başka bir insansı robota (Promobot'tan Robo-C2) işaret ediyor. EVE ve Phoenix'in aksine, Robo-C2'nin yüzü insana benzeyecek şekilde yapıldı. Şirket, "duygularını ifade edebildiği" ve gerçek ya da kurgusal herhangi bir kişi gibi görünebildiği için övünüyor.

Ciccarelli, "Yapay zeka patlaması ve insansı robotlar el ele gidiyor" diyor:

Voices.ai'da ses tanıma için bir yapay zeka modeli geliştirirken, sistemin insan konuşmasındaki nüansları yakaladığını görmek büyüleyiciydi ve yapay zekanın işyerlerimizi yeniden şekillendirmede insansı robotlara güç verme potansiyelini gösteriyordu.

Birmingham City Üniversitesi'nde yapay zeka profesörü Atıf Azad da yapay zekadaki hızlı ilerlemelerin, sensörlerden toplanan bilgilerle birlikte, robotların insanlarla veya diğer robotlarla ekipler halinde çalışmasını sağlayacağını belirtiyor.

Azad, "Derin öğrenme gibi yapay zeka teknikleri, nesneleri tanımak ve onların farklı örneklerini tanımlamak, konuşmayı ve doğal dili anlamak ve insan hareketlerini doğru yorumlamak gibi kritik görevlerde devrim yarattı" ifadelerini kullanıyor.

Profesör Azad, işyerinde robotların insan "meslektaşlarıyla" birlikte çalışmalarını sağlamak için yakındaki bilgisayar sistemlerinden ve sensörlerden bilgi toplayacağı görüşünde.

Yapay zeka alanındaki şirketler de robotiğe yatırım yapıyor. Norveçli 1X girişimi, ChatGPT'yi tasarlayan OpenAI'ın girişim fonu tarafından finanse edildi, bu da şirketin OpenAI teknolojisine erken erişime sahip olduğu anlamına geliyor.

Şirketin CEO'su Bernt Bornich, robotları "vücut bulmuş yapay zeka" diye nitelendirdi.

1X'in EVE robotu. Şirket, robotlarının güvenlikten bakım ve destek işlerine kadar çok çeşitli uygulama alanlarında kullanılmasını umuyor (1X / YouTube)
1X'in EVE robotu. Şirket, robotlarının güvenlikten bakım ve destek işlerine kadar çok çeşitli uygulama alanlarında kullanılmasını umuyor (1X / YouTube)

Android EVE, tümüyle insan vücudunun yaptığı gibi çalışacak şekilde tasarlandı. Robotun içindeki kas ve tendonları andıran sentetik halatlar kutuları insanla ürkütücü derecede benzer şekilde paketlemesini sağlıyor. Bu teknoloji, robotun kendi gücünü kontrol edebildiği ve bir şeyleri kırma veya çevredekileri öldürme olasılığının düşük olduğu anlamına geliyor. 1X'in iletişim başkanı Hege Nikolaisen, insansı robotların daha yaygın kullanılmasının önüne geçen kilit engellerden birinin bu olduğunu söylüyor.

Bir robot tarafından öldürülen ilk insan 1979'da Ford fabrikasında bir tonluk transfer aracının altında kalarak hayatını kaybetmişti. Nikolaisen'e göre, robot üretmenin önündeki önemli bir engel, fabrika ortamından çıkabilecek kadar güvenli bir teknoloji geliştirmek.

"Hepimiz yıllardır robotların yakında bizim için çalışmaya başlayacağını duyuyoruz ama bu şimdiye kadar hiç gerçekleşmedi" diyen Nikolaisen, şöyle devam ediyor:

Androidlerimiz güçlü ancak enerji açısından verimli motorlar kullanıyor. Böylece yüksek hız ve kuvvetin birleşimiyle çevreye zarar vermeksizin çevreleriyle güvenli biçimde etkileşime girebiliyorlar.

Nikolaisen, EVE robotunun nesneleri alıp onlarla etkileşime girebildiğini ve halihazırda biri Avrupa'da diğeri Amerika'da olmak üzere iki tesiste güvenlik görevlisi olarak çalıştığını söylüyor. Bu robot gerektiğinde (örneğin, bir güvenlik vukuatı varrsa) sanal gerçeklik aracılığıyla insan gözetmenler tarafından kontrol ediliyor.

Öte yandan çoğu zaman koruduğu tesisin etrafında kendi kendini kontrol ederek dolaşıyor: "Ellerini" kullanarak kapıları açabiliyor ve hatta asansörlere binerek düğmelere basabiliyor.

Ayrıca bir gözetmen birden fazla EVE robotunu kontrol edebiliyor.

Nikolaisen, "Kontrol merkezinde oturan bir güvenlik görevlisi, ticari bir binada otonom devriye gezen ve dolaşan bir EVE android filosunu işletir" diyor:

Kurallara aykırı bir olay varsa veya operatör bir görevi yerine getirme ihtiyacı duyarsa; robotun görüş yeteneğini ve vücudunu kontrol altına almak için gözlükleri ve kumandaları kullanarak androidi uzaktan çalıştırmak üzere senkronizasyon modunu açar. Daha sonra androidi kullanarak telebulunma (telepresence / sanal gerçeklik teknolojisini kullanarak makinelerin uzaktan yönetilmesi -çn.) sırasında bükme, kavrama, bakma veya iletişim kurma davranışlarında bulunabilir.

Şirket, robotların birçok farklı sektörde kullanılabileceğini umuyor.

Nikolaisen, "Androidler gözetim, lojistik, perakende ve/veya depolarda kullanılabilir" ifadelerini kullanıyor. Paketleme, sıralama, taşıma, baskı, temizleme veya gözetleme gibi tipik, sıkıcı ve tekrarlayan görevleri yerine getirebilirler.

Birkaç on yıl içinde androidleri kişisel asistan olarak kullanmanın mümkün olacağına inanıyoruz.

Ciccarelli'ye göre, ileri vadede, bugünkü hızlı yapay zeka büyümesinin insansı robotlardaki patlamayla paralel gerçekleşmesi muhtemel. Zira doğal dili işleyen robotlar, yapay zekayı da besleyen keşiflere güç veriyor.

Ciccarelli, "Yapay zekadaki ilerlemeler, bu robotların çevrelerini anlamalarını ve gezinmelerini, nesneleri tanımalarını ve karmaşık görevleri yerine getirmelerini mümkün kıldı" diye ekliyor:

Bu robotların devam eden gelişimi, yapay zeka araştırmalarını ve uygulamalarını daha da ilerletebilecek yeni veriler ve kullanım alanlarına dair senaryolar üreteceği için muhtemelen süregelen yapay zeka patlamasına katkıda bulunacak. Biri diğerini ileriye doğru iterek kendi kendini güçlendiren bir ilerleme döngüsü yaratıyor.

Independent Türkçe



Facebook ve Instagram çöktü mü? Kullanıcılardan erişim sorunu bildirimleri

Facebook ve Meta logosu
Facebook ve Meta logosu
TT

Facebook ve Instagram çöktü mü? Kullanıcılardan erişim sorunu bildirimleri

Facebook ve Meta logosu
Facebook ve Meta logosu

Facebook ve Instagram kullanıcıları, bugün dünya genelinde iki sosyal medya platformuna erişimde sorun yaşandığını bildirdi. Kullanıcıların karşısına, hesapların “geçici olarak kullanılamadığı” yönünde bir mesaj çıktı.

Hizmet kesintilerini takip eden Downdetector sitesine göre sorunlar ABD Doğu Yakası saatiyle yaklaşık 03.25'te başladı. ABD'de binlerce kullanıcı erişim sorunları yaşadığını bildirdi. Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığı habere göre aynı saatlerde kullanıcıların yüzde 63'ü Facebook ve Instagram'ın internet sitelerine erişimde sorun yaşadı. Her iki sosyal medya platformu da Meta'nın bünyesinde bulunuyor.

ABD'de Instagram uygulamasında sorun yaşayan kullanıcılar tarafından bugün TSİ 11.18 itibarıyla 2 bin 829 ayrı bildirim daha yapıldı.

Reuters tarafından yapılan incelemeler, Singapur'da da Facebook ve Instagram'a erişimin aralıklı olarak kesildiğini ortaya koydu. Meta, devam eden hizmet kesintisiyle ilgili yorum talebine henüz yanıt vermedi.


Kimi K3... Rakiplerini şaşkına çeviren Çin yapay zekâ modeli

Cuma günü Şanghay’da düzenlenen bir konferans sırasında, Çinli Moonshot AI şirketinin standında, şirketin Kimi K3 yapay zekâ modelinin tanıtımı sırasında bulunan kişiler (Reuters)
Cuma günü Şanghay’da düzenlenen bir konferans sırasında, Çinli Moonshot AI şirketinin standında, şirketin Kimi K3 yapay zekâ modelinin tanıtımı sırasında bulunan kişiler (Reuters)
TT

Kimi K3... Rakiplerini şaşkına çeviren Çin yapay zekâ modeli

Cuma günü Şanghay’da düzenlenen bir konferans sırasında, Çinli Moonshot AI şirketinin standında, şirketin Kimi K3 yapay zekâ modelinin tanıtımı sırasında bulunan kişiler (Reuters)
Cuma günü Şanghay’da düzenlenen bir konferans sırasında, Çinli Moonshot AI şirketinin standında, şirketin Kimi K3 yapay zekâ modelinin tanıtımı sırasında bulunan kişiler (Reuters)

Çinli girişim şirketi Moonshot AI tarafından cuma günü piyasaya sürülen yeni yapay zekâ modeli Kimi K3, en gelişmiş ABD yapay zekâ sistemlerine yakın performansıyla geniş çaplı bir hayranlık uyandırdı. Bu gelişme, ABD’de söz konusu ilerlemeye ayak uydurmak adına hızla harekete geçilmesi yönünde çağrılara yol açtı.

Çinli DeepSeek firmasının Aralık 2024’te V1 aracını sunmasından bu yana, Çinli yapay zekâ şirketleri, indirilebilen ve üzerinde değişiklik yapılabilen açık kaynaklı modelleri ücretsiz olarak erişime açarak sektörün çehresini sürekli olarak yeniden şekillendiriyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre bu modeller; büyük Batılı şirketlerin ücretli ve kapalı modellere dayalı olarak kurduğu yapay zekânın ekonomik temellerini kısmen de olsa sorgulatıyor.

Kimi K3 modeli ile özellikle boyut anlamında yeni bir seviyeye ulaşıldı. Model, nisan ayında piyasaya sürülen ve 1,6 trilyon parametreye sahip olan DeepSeek V4 Pro’nun yaklaşık iki katı büyüklüğünde, yani 2,8 trilyon parametre kullanılarak geliştirildi.

Moonshot AI, yeni modellerinin yapay zekâ alanında ‘açık modeller boyutunun üst sınırını’ temsil ettiğini öne sürüyor.

Ancak asıl şaşkınlık yaratan unsur, Kimi K3’ün performansı oldu. Günümüzde yapay zekâ modelleri, çok çeşitli kriterler ve belirli görevler üzerinden karşılaştırılıyor. Bu yarışta Kimi K3; birçok yönden Anthropic firmasının Fable 5 ve OpenAI’ın GPT-5.6 Sol gibi gelişmiş yapay zekâ modellerine yakın bir performans sergiliyor.

Referans platformu Arena AI tarafından hazırlanan sıralamaya göre, Moonshot AI’ın geliştirdiği araç, özellikle uygulama veya web sitesi programlama alanında bazı listelerin zirvesinde yer aldı.

Mevcut aşamada kod üretimi, üretken yapay zekânın en belirgin kullanım alanı olarak öne çıkıyor. Bu pazar şu anda Anthropic şirketinin hakimiyetinde bulunurken, OpenAI da pazardaki varlığını hızla pekiştirmeye devam ediyor.

Henry Intelligent Machines PBC platformunun CEO’su Alex Finn, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, bu durumun yapay zekâ yarışında radikal ve kalıcı bir dönüşüm yaratacağını ifade etti.

Jeopolitik gerilimler tırmanıyor

Mart ayına kadar Beyaz Saray’da yapay zekâ dosyasını yürüten ve ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanlığını sürdüren David Sacks, gelişmeyi “Bu, endişe verici bir durum” sözleriyle değerlendirdi.

Sacks, elde edilen bu yeni başarıyı Çin-ABD rekabetinde Çin’in bir zaferi olarak görüyor.

Çin’in ilerleme hızını artırdığı bu dönemde Sacks, ABD’nin ‘işleri zorlaştırmasını’ eleştirerek, “Siyasetçiler ve bürokratlar veri merkezlerini yasaklıyor, eyalet düzeyinde daha fazla yasa ve kısıtlama getiriyor ve en yeni modelleri lisanslama yetkisini yeni federal kurumlara vermek için çabalıyorlar” ifadesini kullandı.

Sacks bu sözleriyle, yeni veri merkezlerinin inşasına yönelik protesto hareketine ve en son yapay zekâ teknolojilerini piyasaya sürülmeden önce test etmeyi amaçlayan Trump yönetiminin geri adım atan tutumuna işaret ediyor.

Eski Beyaz Saray Yapay Zekâ Danışmanı Dean Ball ise Çin sisteminin başarısının, yapay zekâyı bir ürün olmaktan ziyade ‘kamusal bir faydaya’ dönüştürmesinden kaynaklandığını düşünüyor. Ball’a göre bu durum, özel sektörü sektöre dahil olmaktan caydırarak ilerleme ve yatırımları engelleyecek.

Avustralya’nın Canberra kentindeki New South Wales Üniversitesi’nde bilgisayar bilimleri profesörü olan Hussein Abbas, “Amerikalıların endişelenmesi gerektiğini söylemiyorum, ancak eli kolu bağlı da oturamazlar” değerlendirmesinde bulundu.

Çin yapay zekâ modelleri, yapay zekâ fiyatlarının hızla yükseldiği bir dönemde, gelişmiş ABD modellerine kıyasla ortalama maliyetlerinin daha düşük olması sayesinde son aylarda Batı’da geniş bir takipçi kitlesine ulaştı ve kullanımı giderek arttı.

Günlük dilde verilen basit komutlarla bir dizi görevi yerine getirebilen, hatta kendi performansını değerlendirip hatalarını düzeltebilen programlar olan yapay zekâ ajanlarının (AI agents) ortaya çıkışı, bilgi işlem gücüne olan ihtiyacı katlarken projelerin maliyetlerini de artırdı.

Atreides Management yatırım şirketinden Gavin Baker’ın da aralarında bulunduğu bazı isimler ise Kimi K3’ün etkisini küçümseyerek, ilk testlerin modelin yüksek miktarda bilgi işlem kapasitesi tükettiğini gösterdiğini ve bunun da onu açık kaynaklı bir modele göre nispeten maliyetli kıldığını belirtti.

Arena AI CEO’su Anastasios Angelopoulos, yapay zekâ modellerinin yeteneklerindeki bu patlamanın jeopolitik gerilimleri tırmandıracağı görüşünü paylaştı.

TITV podcast kanalıyla yaptığı söyleşide Angelopoulos, bu durumun Çin’in kendi yerli modellerinin ihracatına kısıtlamalar getirmesi ya da ABD’nin Çin yapay zekâsının kendi sınırları içindeki kullanımını sınırlaması şeklinde yansıyabileceğini açıkladı.

Angelopoulos, “Çin ile ABD arasındaki rekabetin şiddeti artıyor, bu da giderek daha önemli riskler doğuruyor” dedi.


Dinozorları yok eden asteroide dair yeni bulgu: "Çok talihsizlermiş"

Yeni araştırma, 66 milyon yıl önce Dünya'ya çarparak yaşamın büyük çoğunluğunu yok eden ve dinozorlar çağını sona erdiren meteoritin hangi sınıfa ait olduğunu belirledi (Reuters)
Yeni araştırma, 66 milyon yıl önce Dünya'ya çarparak yaşamın büyük çoğunluğunu yok eden ve dinozorlar çağını sona erdiren meteoritin hangi sınıfa ait olduğunu belirledi (Reuters)
TT

Dinozorları yok eden asteroide dair yeni bulgu: "Çok talihsizlermiş"

Yeni araştırma, 66 milyon yıl önce Dünya'ya çarparak yaşamın büyük çoğunluğunu yok eden ve dinozorlar çağını sona erdiren meteoritin hangi sınıfa ait olduğunu belirledi (Reuters)
Yeni araştırma, 66 milyon yıl önce Dünya'ya çarparak yaşamın büyük çoğunluğunu yok eden ve dinozorlar çağını sona erdiren meteoritin hangi sınıfa ait olduğunu belirledi (Reuters)

Julia Musto Bilim ve İklim Muhabiri 

Araştırmacılar, 66 milyon yıl önce dinozorların ölümüne yol açan meteorit türünü ortaya çıkardı ve bu türe Dünya'da pek rastlanmıyor.

Dinozorlar çağının sonunu getiren şey bir asteroit olsa da asteroitlerin Dünya yüzeyine yaptıkları yolculuktan sağ çıkan parçaları meteorit diye adlandırılıyor.

Yaklaşık 10 kilometre genişliğindeki "Chicxulub" asteroidi gezegene çarptığında parçalanarak ardında büyük bir krater ve binlerce kilometre uzağa kadar giden parçalar bıraktı.

Bilim insanları Chicxulub'un izlerini inceleyerek dünyayı sarsan kondritin (bilinen en eski kayalar için kullanılan bir terim) karbonmonoksitten oluştuğunu tespit etti.

British Columbia Üniversitesi'nden bilim insanlarının cuma günü bulgularını yayımladığı yeni araştırmaya göre bu tür meteoritler, Dünya'da örneklenen meteoritlerin yalnızca yüzde 5'ini oluşturuyor ve Güneş Sistemi'ndeki en ilkel maddeler arasında yer alıyor.

Okulda misafir öğretim üyesi olan Dr. Philippe Claeys yaptığı açıklamada, "Böylesine nadir ve uzak bir cismin çarpması, dinozorların ne kadar talihsiz olduğunu gerçekten vurguluyor" diyor.

Bulguların, Chicxulub'un günümüzde Meksika'daki Yucatán Yarımadası diye bilinen bölgeye çarpmasının ardından yaşananlara dair teoriyi değiştirmediğini belirtiyor.

Ancak bulgular, meteoritteki yanıcı bir element olan kükürtün, yaşayan türlerin yüzde 75'ini yok etmesinden sorumlu olma ihtimalini azaltıyor.

Claeys şu ifadeleri kullanıyor:

Atmosfere saçılan ince enkaz parçaları başlıca faktör olmalı.

Claeys, Paris Yer Fiziği Enstitüsü ve Paris Üniversitesi'nden bazı isimler de dahil, Avrupa'daki diğer araştırmacılarla işbirliği yaptı.
 

British Columbia Üniversitesi'nde misafir öğretim üyesi olarak görev yapan Dr. Philippe Claeys, keşfi gerçekleştiren araştırmacılardan biriydi (British Columbia Üniversitesi)British Columbia Üniversitesi'nde misafir öğretim üyesi olarak görev yapan Dr. Philippe Claeys, keşfi gerçekleştiren araştırmacılardan biriydi (British Columbia Üniversitesi)

Bu araştırmacılar, meteoritin oluşturduğu ince bir kil tabakasından toplanan örneklerde yer alan eser miktardaki elementleri ölçtü.

Ekip, Chicxulub'un Jüpiter yakınlarındaki Asteroit Kuşağı'nın dış bölgelerinden ya da Güneş Sistemi'nin uzak köşelerinden gelmiş olabileceğini söylüyor.

Asteroit ve çarpmasıyla ilgili pek çok soru cevap bekliyor ve Dünya'daki yaşamı yok eden şeyin ne olduğu hâlâ araştırılıyor.

Bazı araştırmacılar çarpışmadan çok önce iklim değişikliğinin rol oynamış olabileceğini öne sürerken, diğerleri ise yanardağları işaret ediyor.

Krater çarpmasının kalıntıları, ince bir kil tabakasında bulundu (Dr. Philippe Claeys)Krater çarpmasının kalıntıları, ince bir kil tabakasında bulundu (Dr. Philippe Claeys)

Her halükarda, yaşanmış olabilecekler kulağa korkunç geliyor.

The Conversation'da yayımlanan canlı bir anlatımda, İngiliz öğretim üyeleri Monica Grady ve Michael Benton, ayrım gözetmeksizin ölümlerin yaşandığı tüyler ürpertici bir sahneyi betimliyor.

İkili, "İster dinozor ister bokböceği olsun, geçici çukurun yakınındaki herkes patlamanın etkisiyle anında yanıp kül olurdu" diye yazıyor.

Öğretim üyeleri, "Ancak merkez üssünden 2 bin kilometre uzakta olanlar bile, çarpışma bölgesinden yayılan termal radyasyon ve süpersonik rüzgarlar yüzünden muhtemelen kısa sürede ölürdü" diyor.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news