Mesleklerimizi icra edebilen insansı yapay zeka robotlarıyla tanışın

Robert Waugh, yapay zekadaki mevcut atılımların "insan" androidlerdeki devrimin anahtarı olduğunu anlatıyor. Bunlardan bazıları halihazırda meslek sahibi

Tesla'nın robotu 2023 Dünya Yapay Zeka Konferansı'nda sergilenmişti. Elon Musk daha önce yapay zekanın "potansiyel açıdan nükleer silahlardan daha tehlikeli" olduğunu söylemişti (AFP)
Tesla'nın robotu 2023 Dünya Yapay Zeka Konferansı'nda sergilenmişti. Elon Musk daha önce yapay zekanın "potansiyel açıdan nükleer silahlardan daha tehlikeli" olduğunu söylemişti (AFP)
TT

Mesleklerimizi icra edebilen insansı yapay zeka robotlarıyla tanışın

Tesla'nın robotu 2023 Dünya Yapay Zeka Konferansı'nda sergilenmişti. Elon Musk daha önce yapay zekanın "potansiyel açıdan nükleer silahlardan daha tehlikeli" olduğunu söylemişti (AFP)
Tesla'nın robotu 2023 Dünya Yapay Zeka Konferansı'nda sergilenmişti. Elon Musk daha önce yapay zekanın "potansiyel açıdan nükleer silahlardan daha tehlikeli" olduğunu söylemişti (AFP)

İnsanların işini yapabilen insansı bir robot fikri, neredeyse 3 bin yıl öncesine, tanrı Hefaistos'un kendi yarattığı metalik varlıklardan yardım aldığı İlyada'ya kadar dayanıyor. Ama bugün, 2023'te bu konsept gerçeğe dönüşüyor.

ChatGPT'nin arkasındaki OpenAI firmasının finanse ettiği bir robotik girişimi, Avrupa ve Amerika'da güvenlik görevlisi olarak EVE robot cihazlarını çalıştırıyor. Burada insan operatörler sanal gerçekliği kullanarak "gövdenin" içine "adım atabiliyor".

Elon Musk'ın Tesla'sı da kendi robotu Optimus üzerinde çalışıyor. Zira Musk uzun vadede bunun, şirketin otomobil işinden "daha önemli olabileceğine" inanıyor.

Goldman Sachs, insansı robotların 15 yıl içinde yılda 150 milyar dolarlık bir pazar haline gelebileceğini ve 2025'e dek fabrikalarda çalışıyor olabileceğini öngörüyor.

2030'a gelindiğindeyse Goldman Sachs, robotların ABD'de imalat alanındaki öngörülen işgücü kıtlığının yüzde 4'ünü doldurabileceğine, "en pembe" senaryoda ise insansı androidlerin işgücü açığının yüzde 126'sını tamamlayabileceğine inanıyor. Sachs, insansı robotların 2025'ten 2028'e kadar fabrikalarda, 2030'dan 2035'e kadar da tüketiciye yönelik işlerde ekonomik açıdan uygulanabilir olacağını tahmin ediyor.

Yapay zekanın nükleer silahlardan daha tehlikeli olduğunu söyleyen Musk ise Tesla robotunun nihayetinde insanların yapabileceği her şeyi yapabileceğini savunuyor ve bu yıl üretime geçeceğini iddia ediyor.

Bir başka robot Phoenix, halihazırda Kanada'daki bir lastik mağazasında çalışıyor ve ürünleri paketleme, etiketleme, işaretleme ve katlama dahil olmak üzere 110 "insan" görevini doğru biçimde yerine getiriyor. Robo-C gibi diğer robotlar da mağazalarda müşteri hizmetlerinde çalışmak üzere üretildi ve 1X, robotları bakıcı olarak kullanılması için test etti.

Teknolojinin arkasındaki şirketler, robotların "insan işlerini" üstlenmeyeceğini, bunun yerine dünyanın dört bir yanında işgücü piyasasındaki, özellikle de kas gücüne dayalı işgücündeki kıtlıkları ve uzun vadede azalan doğum oranlarını telafi edeceğini savunuyor.

Sanctuary AI'ın insansı robotunun videoları, cihazın nesneleri topladığını, sıraladığını ve istiflediğini gösteriyor. Phoenix, bir insan gibi çalışmak ve "düşünmek" üzere, ayrıca sesli komutlara yanıt verebilecek şekilde geliştirildi.

Sanctuary AI'ın insansı robotu, "insan benzeri el becerisini" sergiliyor (Sanctuary AI / YouTube)
Sanctuary AI'ın insansı robotu, "insan benzeri el becerisini" sergiliyor (Sanctuary AI / YouTube)

Endüstride yaygın kullanılan robotların aksine Phoenix, tek bir iş yerine, verilen herhangi bir görevi yerine getirmek üzere tasarlandı. Sanctuary AI'ın CEO'su ve kurucu ortağı Geordie Rose, tek bir amaca yönelik robotlar yapmanın robotik şirketleri için bir "tuzak" olduğu görüşünde.

CEO, "Birçok yapay zeka ve robotik şirketinin aksine, Sanctuary AI, kuruluşların dünya çapında karşılaştığı büyük işgücü kıtlığını ele almaya odaklanıyor" diyor.

Robotlarımız insanlar gibi davranmak, hareket etmek ve düşünmek üzere tasarlandığından, bu robotlar boş kalan pozisyonları doldurmak, tehlikeli görevleri yerine getirmek ve insan işgücünü artırmak için endüstrilerde ve bölgelerde kullanılabilir.

Yeni nesil androidleri mümkün kılan önemli atılımlardan biri, nesneleri hassas bir şekilde kavrayabilen eller. Rose, robotun ellerinin beceri ve yumuşak temas bakımından "insan ellerine rakip" olduğuna inanıyor. Bu da örneğin Phoenix'in yiyecekleri plastik bir torbaya doldurabileceği anlamına geliyor. Zira bir "dokunsal" (titreşim) teknolojisi Phoenix'e dokunma hissi veriyor.

Rose, "Tüm işlerin yüzde 98'inden fazlasının insan elinin becerisini gerektirdiği göz önüne alınırsa, insan benzeri eller olmadan gerçekten kullanışlı bir insansı robot üretilemez" ifadelerini kullanıyor.

Yüksekliği 1,70 metreye ulaşan robot, saatte 4,8 kilometre hızla hareket edebiliyor.

Dünya doğum oranlarındaki düşüş ve nüfustaki yaşlanmayla uğraşırken Rose, bunun büyük bir işgücü sıkıntısına yol açacağını ve Phoenix gibi insansı robotların giderek daha gerekli hale geleceğini savunuyor. Yalnızca ABD'de bugün 9,8 milyon pozisyon boş kalmış durumda ama sadece 5,9 milyon işsiz var.

Önceki nesil robotlar da epey etkiliydi, ancak yetenekleri sadece belirli bir işle sınırlıydı. Örneğin, bir üretim robotu, bir araç şasisini çok hassas ve özel bir model izleyerek hareket ettirmek üzere tasarlanabilir.

Öte yandan Rose, tek bir amaca yönelik robotların görevi son derece iyi yerine getirmesinden ziyade, geleceğin işletmelerinin verilen herhangi bir işi yapabilecek robotlara ihtiyaç duyacağına inanıyor.

CEO, "Bir kişinin makul seviyede yapması beklenen her işi yapabilen bir robot inşa ediyoruz" diyor.

Yapabileceğimiz için değil, yapmamız gerektiğine inandığımız için.

Phoenix'e Carbon adlı bir yapay zeka yazılım sistemi tarafından "insan benzeri" zeka sağlanıyor. Bu, robotun komutlara İngilizce yanıt vermesini ve görevleri kendi yeteneğiyle tamamlamasına olanak tanıyor.

Rose, şirketin robotla "son derece gurur duyduğunu" ama "gösterinin gerçek yıldızının" altta yatan yazılım olduğunu söylüyor.

İnsansı robotlara giden yolculuk uzun ve engebeli olageldi. Honda, 1986'da iki ayaklı bir yürüyüş robotu tasarlamaya başlamış ve bundan 10 yıl sonra Asimo robotunun P2 prototipini tanıtmıştı. Asimo teknoloji fuarlarında ve diğer etkinliklerde yer alarak küresel çapta ün kazandı.

Honda, robotun insanların evlerinde yaşayabilecek kişisel bir asistan olmasını umarken, Asimo üzerinde çalışan Satoshi Shigemi, robotun "ev işlerinde yardım etmeye başlayan bir ilkokul çocuğu" olmasını umduğunu belirtiyor.

Robot en son Mart 2022'de insanların karşısına çıkmıştı ama (bir keresinde Barack Obama'ya futbol topu atmış olmasına rağmen) hiç satışa sunulmadı.

Yapay zeka ses teknolojisi şirketi Voices.ai'ın kurucusu ve CEO'su David Ciccarelli, yapay zekadaki mevcut atılımların insansı androidlerdeki devrime güç veren önemli bir faktör olduğunu dile getiriyor. Aynı zamanda insanların, ChatGPT tarzı uygulamalarla etkileşime girdikleri gibi droidlere de doğal İngilizceyle komut verebildiğini hatırlatıyor.

Ciccarelli, gözlemlerini, "Bugünün androidleri önceki on yıllardan çok daha sofistike hale geldikçe manzara değişiyor" diye ifade ediyor:

Sadece fiziksel görevleri yerine getirmekle kalmıyorlar, aynı zamanda gelişmiş programlamayla, bir zamanlar ancak insanlara özgü olduğu düşünülen karmaşık görevlerin üstesinden geliyorlar.

Ciccarelli, doğal konuşmalar yapabilen ve mağazalarda müşteri hizmetlerinde kullanılabilecek başka bir insansı robota (Promobot'tan Robo-C2) işaret ediyor. EVE ve Phoenix'in aksine, Robo-C2'nin yüzü insana benzeyecek şekilde yapıldı. Şirket, "duygularını ifade edebildiği" ve gerçek ya da kurgusal herhangi bir kişi gibi görünebildiği için övünüyor.

Ciccarelli, "Yapay zeka patlaması ve insansı robotlar el ele gidiyor" diyor:

Voices.ai'da ses tanıma için bir yapay zeka modeli geliştirirken, sistemin insan konuşmasındaki nüansları yakaladığını görmek büyüleyiciydi ve yapay zekanın işyerlerimizi yeniden şekillendirmede insansı robotlara güç verme potansiyelini gösteriyordu.

Birmingham City Üniversitesi'nde yapay zeka profesörü Atıf Azad da yapay zekadaki hızlı ilerlemelerin, sensörlerden toplanan bilgilerle birlikte, robotların insanlarla veya diğer robotlarla ekipler halinde çalışmasını sağlayacağını belirtiyor.

Azad, "Derin öğrenme gibi yapay zeka teknikleri, nesneleri tanımak ve onların farklı örneklerini tanımlamak, konuşmayı ve doğal dili anlamak ve insan hareketlerini doğru yorumlamak gibi kritik görevlerde devrim yarattı" ifadelerini kullanıyor.

Profesör Azad, işyerinde robotların insan "meslektaşlarıyla" birlikte çalışmalarını sağlamak için yakındaki bilgisayar sistemlerinden ve sensörlerden bilgi toplayacağı görüşünde.

Yapay zeka alanındaki şirketler de robotiğe yatırım yapıyor. Norveçli 1X girişimi, ChatGPT'yi tasarlayan OpenAI'ın girişim fonu tarafından finanse edildi, bu da şirketin OpenAI teknolojisine erken erişime sahip olduğu anlamına geliyor.

Şirketin CEO'su Bernt Bornich, robotları "vücut bulmuş yapay zeka" diye nitelendirdi.

1X'in EVE robotu. Şirket, robotlarının güvenlikten bakım ve destek işlerine kadar çok çeşitli uygulama alanlarında kullanılmasını umuyor (1X / YouTube)
1X'in EVE robotu. Şirket, robotlarının güvenlikten bakım ve destek işlerine kadar çok çeşitli uygulama alanlarında kullanılmasını umuyor (1X / YouTube)

Android EVE, tümüyle insan vücudunun yaptığı gibi çalışacak şekilde tasarlandı. Robotun içindeki kas ve tendonları andıran sentetik halatlar kutuları insanla ürkütücü derecede benzer şekilde paketlemesini sağlıyor. Bu teknoloji, robotun kendi gücünü kontrol edebildiği ve bir şeyleri kırma veya çevredekileri öldürme olasılığının düşük olduğu anlamına geliyor. 1X'in iletişim başkanı Hege Nikolaisen, insansı robotların daha yaygın kullanılmasının önüne geçen kilit engellerden birinin bu olduğunu söylüyor.

Bir robot tarafından öldürülen ilk insan 1979'da Ford fabrikasında bir tonluk transfer aracının altında kalarak hayatını kaybetmişti. Nikolaisen'e göre, robot üretmenin önündeki önemli bir engel, fabrika ortamından çıkabilecek kadar güvenli bir teknoloji geliştirmek.

"Hepimiz yıllardır robotların yakında bizim için çalışmaya başlayacağını duyuyoruz ama bu şimdiye kadar hiç gerçekleşmedi" diyen Nikolaisen, şöyle devam ediyor:

Androidlerimiz güçlü ancak enerji açısından verimli motorlar kullanıyor. Böylece yüksek hız ve kuvvetin birleşimiyle çevreye zarar vermeksizin çevreleriyle güvenli biçimde etkileşime girebiliyorlar.

Nikolaisen, EVE robotunun nesneleri alıp onlarla etkileşime girebildiğini ve halihazırda biri Avrupa'da diğeri Amerika'da olmak üzere iki tesiste güvenlik görevlisi olarak çalıştığını söylüyor. Bu robot gerektiğinde (örneğin, bir güvenlik vukuatı varrsa) sanal gerçeklik aracılığıyla insan gözetmenler tarafından kontrol ediliyor.

Öte yandan çoğu zaman koruduğu tesisin etrafında kendi kendini kontrol ederek dolaşıyor: "Ellerini" kullanarak kapıları açabiliyor ve hatta asansörlere binerek düğmelere basabiliyor.

Ayrıca bir gözetmen birden fazla EVE robotunu kontrol edebiliyor.

Nikolaisen, "Kontrol merkezinde oturan bir güvenlik görevlisi, ticari bir binada otonom devriye gezen ve dolaşan bir EVE android filosunu işletir" diyor:

Kurallara aykırı bir olay varsa veya operatör bir görevi yerine getirme ihtiyacı duyarsa; robotun görüş yeteneğini ve vücudunu kontrol altına almak için gözlükleri ve kumandaları kullanarak androidi uzaktan çalıştırmak üzere senkronizasyon modunu açar. Daha sonra androidi kullanarak telebulunma (telepresence / sanal gerçeklik teknolojisini kullanarak makinelerin uzaktan yönetilmesi -çn.) sırasında bükme, kavrama, bakma veya iletişim kurma davranışlarında bulunabilir.

Şirket, robotların birçok farklı sektörde kullanılabileceğini umuyor.

Nikolaisen, "Androidler gözetim, lojistik, perakende ve/veya depolarda kullanılabilir" ifadelerini kullanıyor. Paketleme, sıralama, taşıma, baskı, temizleme veya gözetleme gibi tipik, sıkıcı ve tekrarlayan görevleri yerine getirebilirler.

Birkaç on yıl içinde androidleri kişisel asistan olarak kullanmanın mümkün olacağına inanıyoruz.

Ciccarelli'ye göre, ileri vadede, bugünkü hızlı yapay zeka büyümesinin insansı robotlardaki patlamayla paralel gerçekleşmesi muhtemel. Zira doğal dili işleyen robotlar, yapay zekayı da besleyen keşiflere güç veriyor.

Ciccarelli, "Yapay zekadaki ilerlemeler, bu robotların çevrelerini anlamalarını ve gezinmelerini, nesneleri tanımalarını ve karmaşık görevleri yerine getirmelerini mümkün kıldı" diye ekliyor:

Bu robotların devam eden gelişimi, yapay zeka araştırmalarını ve uygulamalarını daha da ilerletebilecek yeni veriler ve kullanım alanlarına dair senaryolar üreteceği için muhtemelen süregelen yapay zeka patlamasına katkıda bulunacak. Biri diğerini ileriye doğru iterek kendi kendini güçlendiren bir ilerleme döngüsü yaratıyor.

Independent Türkçe



Trump Mobile, tartışmalı telefonun yeni görüntülerini paylaştı

Trump Mobile'ın "T1" telefonu daha geleneksel dikey kamera tasarımına geçiş yaparken şirket, telefonun "ABD'de üretileceğine" dair önceki iddialarından sessizce geri adım atmaya devam ediyor (Trump Mobile)
Trump Mobile'ın "T1" telefonu daha geleneksel dikey kamera tasarımına geçiş yaparken şirket, telefonun "ABD'de üretileceğine" dair önceki iddialarından sessizce geri adım atmaya devam ediyor (Trump Mobile)
TT

Trump Mobile, tartışmalı telefonun yeni görüntülerini paylaştı

Trump Mobile'ın "T1" telefonu daha geleneksel dikey kamera tasarımına geçiş yaparken şirket, telefonun "ABD'de üretileceğine" dair önceki iddialarından sessizce geri adım atmaya devam ediyor (Trump Mobile)
Trump Mobile'ın "T1" telefonu daha geleneksel dikey kamera tasarımına geçiş yaparken şirket, telefonun "ABD'de üretileceğine" dair önceki iddialarından sessizce geri adım atmaya devam ediyor (Trump Mobile)

Trump Mobile'ın yakında piyasaya süreceği "T1" akıllı telefonun yeniden tasarlanan versiyonu, cihazın satışa çıkmaya biraz olsun yaklaşıp yaklaşmadığına dair yeni sorular doğuruyor.

Donald Trump Jr. ve Eric Trump'ın kurucu ortakları olduğu şirketin çarşamba günü yayımladığı yeni görüntülerde, 499 dolar fiyatla satışa sunulacak altın rengi telefon, geçen yıl tanıtılan üçgen tasarım yerine daha geleneksel bir dikey kamera düzeniyle görülüyor.

Şirketin internet sitesinde telefonun ne zaman piyasaya çıkacağına dair artık herhangi bir bilgi yer almıyor ve bunun yerine potansiyel müşterilere sadece "Bekleme Listesi'ne Katıl" çağrısı yapılıyor. "Proudly American" telefonun ağustosta piyasaya çıkacağı beklentisiyle Haziran 2025'te ilk kez tanıtıldığı zamanla mevcut durum arasında dikkate değer bir değişiklik var. O zamandan beri telefonun çıkışı defalarca ertelendi ve kesin sevkıyat tarihi hâlâ ortalarda yok.

Şirketin, telefonun "ABD'de üretileceği" yönündeki önceki açıklamalarından da geri adım attığı anlaşılıyor. Bu iddiaların yerini, telefonun "Amerikan değerleriyle tasarlandığını" ve "Amerikan ekipler tarafından desteklendiğini" vurgulayan daha genel ifadeler aldı.

Eric Trump, şirketin açılışını haziranda duyururken Fox Business'a yaptığı açıklamada "Bangladeş'teki çağrı merkezlerini aramıyorsunuz; bunu doğrudan Missouri'nin St. Louis kentinden yapacaksınız ve tam burada, Amerika Birleşik Devletleri'nde üretilmiş telefonlara sahip olacaksınız" diyerek ülkede bir çağrı merkezleri olacağını da eklemişti.

Trump Mobile, T1'in dışında Samsung ve Apple'ın "yenilenmiş" modelleri gibi ek cihazlar da sunuyor ve müşterilerin kendi telefonlarını ağa getirmesine izin veriyor.

Bu hamlenin merkezinde, aylık 47,45 dolara sunulan "47 Planı" yer alıyor. Sınırsız konuşma, mesajlaşma ve veri kullanımını içeren bu planda ilk 20 GB yüksek hızda verildikten sonra muhtemel hız düşüşleri yaşanıyor ve büyük operatörlerle yarışacak seviyede ulusal kapsama alanı sunduğu söylenerek pazarlanıyor. Ayrıca 230'dan fazla ülke ve bölgeyi kapsayan uluslararası aramanın yanı sıra cihaz koruması, yol yardımı ve ortak sağlayıcılar aracılığıyla tele-sağlık hizmetleri gibi ekstralar da pakete dahil.

Senatör Elizabeth Warren liderliğindeki 11 Demokrat parlamenterden oluşan bir grup ocak ayında, Trump Mobile'ın "aldatıcı veya haksız ticari" uygulamalarda bulunmuş olabileceği endişesiyle ABD Federal Ticaret Komisyonu'ndan şirketi soruşturmasını istemişti. Parlamenterler, şirketin o zaman da henüz piyasaya sürülmeyen T1'i önceden sipariş eden müşterilerden 100 dolarlık depozito toplamasının yanı sıra cihazın yurtdışında üretildiğine dair haberlere rağmen ABD'de üretildiğini öne sürerek tüketicileri yanıltmasıyla ilgili soruları gündeme getirmişti.

Yasa yapıcılar Federal Ticaret Komisyonu'ndan 15 Şubat'a kadar yanıt talep etmişti ancak haberlere göre henüz bir yanıt almadılar.

The Independent cevap hakkı için Trump Mobile ve Warren'ın temsilcisiyle temasa geçti.

Independent Türkçe


1500 yıllık iskeletler, Kore'de kurban edilen aileleri ortaya çıkardı

Kore'de Üç Krallık dönemine ait Apdok Krallığı'ndan kalma antik bir mezarlık alanının kazılarında insan iskeletleri bulundu (Gyeongsan Belediyesi)
Kore'de Üç Krallık dönemine ait Apdok Krallığı'ndan kalma antik bir mezarlık alanının kazılarında insan iskeletleri bulundu (Gyeongsan Belediyesi)
TT

1500 yıllık iskeletler, Kore'de kurban edilen aileleri ortaya çıkardı

Kore'de Üç Krallık dönemine ait Apdok Krallığı'ndan kalma antik bir mezarlık alanının kazılarında insan iskeletleri bulundu (Gyeongsan Belediyesi)
Kore'de Üç Krallık dönemine ait Apdok Krallığı'ndan kalma antik bir mezarlık alanının kazılarında insan iskeletleri bulundu (Gyeongsan Belediyesi)

Vishwam Sankaran Bilim ve Teknoloji Muhabiri 

Kore Yarımadası'nın güneydoğusundaki Gyeongsan'da ortaya çıkarılan düzinelerce iskeletle ilgili yeni bir analize göre, yaklaşık 1500 yıl önce Kore'de kraliyeti onurlandırmak amacıyla yapılan ritüellerde aileler bütün fertleriyle kurban edilmişt.

Bulgular, Antik Kore krallıklarında kölelik, toplumsal hareketlilik ve kurumsallaşmış şiddet hakkında yeni soruları gündeme getiriyor.

Ayrıca dönemin sosyal yapısı ve gelenekleri hakkında ilk geniş kapsamlı bilimsel kanıtları sunarak Silla Krallığı (MÖ 57 - MS 935) zamanında yakın akrabalar arası evliliklerin yaygın olduğunu ispatlıyor.

Arkeologlar, bölgede 4. ila 6. yüzyıllarda inşa edilmiş bir mezarlık kompleksini ilk kez 1982'de ortaya çıkarmıştı.

1600'den fazla mezar ve 260 kişinin kalıntılarının çıkarıldığı kompleksin, yerel yönetici ailelerin mezarlarını içerdiği düşünülüyordu.

Ancak bu bölgede gömülen insanların birbirleriyle ilişkisi ve dönemin sosyal hiyerarşisi belirsizliğini koruyordu.

Bilim insanları son araştırmada, Gyeongsan'daki Imdang-Joyeong mezarlık kompleksinde keşfedilen 44 mezardan çıkarılan 78 insan kalıntısına ait genom verilerini analiz etti.

Mezarların en az 20'sinde, bireylerin kurban edilip ölülerin yanına gömüldüğü "sunjang" uygulamasına ilişkin kanıtlar görüldü.

Bilim insanları en az üç vakada, ebeveyn-çocuk çiftleri de dahil yakın akrabaların aynı mezara birlikte gömüldüğünü tespit etti.

Araştırmacılar mezarlardan birinde hem ebeveynlerin hem de çocuklarının bulunduğunu saptadı.

Bilim insanları hakemli dergi Science Advances'ta yayımlanan çalışmada "Genetik bulgularımız, bir ailenin tamamının sunjang uygulamasına maruz kaldığını ilk kez doğruluyor" diye yazıyor.

Cambridge'deki Erken Kore Çalışmaları Merkezi Direktörü Jack Davey, Live Science'a yaptığı açıklamada şunları söylüyor:

Eğer doğruysa, Silla'nın merkezinin dışındaki bu bölgesel yönetimde kurban sınıfı olduğu izlenimi veren bir grubun varlığı, Silla toplumunu nasıl anladığımız üzerinde derin etkiler yaratır.

Son bulgular, sunjang ritüeli için seçilen kişilerin rollerini miras aldığına işaret ediyor.

Araştırmacılar, "Kurban edilen bireyler arasında nesiller boyu görülen genetik akrabalık, mezar sahibi sınıf için peşpeşe kuşaklar boyunca kurban olarak hizmet eden aileler bulunduğu anlamına gelebilir" diye yazıyor.

Bilim insanları hem soylu hem de soylu olmayanlar arasında, gömülen bireylerin 5'inin ebeveynlerinin yakın akraba olduğunu tespit etti. Bu da hem Silla kraliyet elitlerinin hem de kurban edilen Silla halkının yakın akraba evliliği yaptığını gösteriyor. 

Araştırmacılar kanıtlara dayanarak bu bölgede, ölen soylularla birlikte gömülme rollerini miras alan ve çekirdek siyasi çevrenin dışında kalan bir "kurban kastı" olabileceğinden şüpheleniyor.

Bilim insanları, kurban edilip gömülmek üzere seçilenlerin hizmetkarlar, uşaklar veya bakımı üstlenilen kişiler olabileceğini ve bunun, ölenlerin öbür dünyada yardımcılara ihtiyaç duyduduğu inancını yansıttığını söylüyor.

Araştırmacılar perşembe günü yaptıkları açıklamada bu analizlerin genel olarak "Antik Avrupa'da gözlemlenenlerden farklı bir akrabalık yapısını vurguladığını ve bu dönemde yerel toplulukların nasıl örgütlendiğine dair yeni bir bakış açısı sunduğunu" belirtiyor.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news


Amazon'dan Kindle kullanıcılarına kötü haber

Amazon, Kindle sahiplerinin yalnızca yüzde 3'ünün etkileneceğini söylüyor (Steve Hogarty/The Independent)
Amazon, Kindle sahiplerinin yalnızca yüzde 3'ünün etkileneceğini söylüyor (Steve Hogarty/The Independent)
TT

Amazon'dan Kindle kullanıcılarına kötü haber

Amazon, Kindle sahiplerinin yalnızca yüzde 3'ünün etkileneceğini söylüyor (Steve Hogarty/The Independent)
Amazon, Kindle sahiplerinin yalnızca yüzde 3'ünün etkileneceğini söylüyor (Steve Hogarty/The Independent)

2013 öncesi çıkan, güvenilir bir Kindle'a sahip olanlar için kötü haber: Amazon, eski e-okuyucularına desteğini resmen sonlandırıyor. Bu, şirketin en sadık müşterilerinin 20 Mayıs'tan itibaren yeni kitap indiremeyeceği veya ödünç alamayacağı anlamına geliyor. Daha da kötüsü, kaydı silindikten sonra eski Kindle'ınız hiçbir şekilde kullanılamaz hale gelecek ve işe yaramaz bir plastik levhaya dönüşecek.

Amazon'un 10 yıldan eski cihazları emekliye ayırması haberi, standart bir endüstri uygulaması gibi görünebilir. Ancak bir e-okuyucu, akıllı telefon veya tablet gibi değil ve değiştirilmeye ihtiyaç duyulmadan önce rahatlıkla onlarca yıl dayanabilir.

Amazon'un epey katı bir "kapalı sistem" işletmesi nedeniyle, Kindle'ınız yalnızca şirketin mağazası ve sunucularıyla iletişim kurarak çalışıyor. Bu, Amazon'un Kindle'ınızı uzaktan devre dışı bırakabileceği anlamına geliyor.

Destek resmen kesildikten sonra, cihazınız Kindle mağazasına ve bulut senkronizasyonuna erişimini kaybedecek. Halihazırda sahip olduğunuz kitapları okumaya devam edebileceksiniz ve satın aldığınız kitaplarla kütüphaneniz Kindle uygulamasında güvende kalacak. Ancak herhangi bir nedenle eski Kindle'ınızı fabrika ayarlarına döndürürseniz veya kaydını silerseniz, tekrar giriş yapamayacak veya kullanılmış Kindle'ı bir arkadaşınıza veremeyeceksiniz.

Bu gerçekleştiği anda, mükemmel şekilde çalışan donanımınız bir kağıt ağırlığına dönüşecek. Kindle'ınızın etkilenebileceğinden mi endişeleniyorsunuz? İşte desteğin kaldırılacağı cihazların tam listesi.

Kindle 1

Kindle 2

Kindle DX ve DX Grafit

Kindle Klavye

Kindle 4

Kindle Touch

Kindle 5

Kindle Paperwhite 1. Nesil

En sonuncusu 2013'te piyasaya sürülen 4 tablet de desteğini kaybedecek:

Kindle Fire 1. Nesil

Kindle Fire 2. Nesil

Kindle Fire HD 7

Kindle Fire HD 8.9

Bu hamlenin etkisini hafifletmek için Amazon, kullanıcılara seçili yeni Kindle'larda yüzde 20 indirim ve ABD'de 20 dolarlık e-kitap bakiyesi sunacağını söylüyor. Bu, mevcut en ucuz Kindle'ı (94,99 sterlin [yaklaşık 5 bin 700 TL] Amazon.co.uk) 75 sterline (yaklaşık 4 bin 500 TL) düşürecek; bu indirim, Amazon'un geri dönüşüm kampanyasını kullanarak Kindle'ını takas eden herkese sunulan indirimle aynı.

Bu haberin yazıldığı sırada sözkonusu kampanyada en eski Kindle'lar kolayca kabul edilmiyor, bu da binlerce çalışan Kindle'ın çöpe atılabileceği anlamına geliyor. Amazon'un sürdürülebilirlik taahhüdü, elektronik atıkları önleme ve azaltma hedeflerini içeriyor. Dolayısıyla daha fazla adım atmayı planlayıp planlamadığı konusunda sizi bilgilendirmeye devam edeceğiz. Şirket, bu adımın Kindle sahiplerinin yalnızca yüzde 3'ünü etkileyeceğini söylüyor.

Independent Türkçe