Mesleklerimizi icra edebilen insansı yapay zeka robotlarıyla tanışın

Robert Waugh, yapay zekadaki mevcut atılımların "insan" androidlerdeki devrimin anahtarı olduğunu anlatıyor. Bunlardan bazıları halihazırda meslek sahibi

Tesla'nın robotu 2023 Dünya Yapay Zeka Konferansı'nda sergilenmişti. Elon Musk daha önce yapay zekanın "potansiyel açıdan nükleer silahlardan daha tehlikeli" olduğunu söylemişti (AFP)
Tesla'nın robotu 2023 Dünya Yapay Zeka Konferansı'nda sergilenmişti. Elon Musk daha önce yapay zekanın "potansiyel açıdan nükleer silahlardan daha tehlikeli" olduğunu söylemişti (AFP)
TT

Mesleklerimizi icra edebilen insansı yapay zeka robotlarıyla tanışın

Tesla'nın robotu 2023 Dünya Yapay Zeka Konferansı'nda sergilenmişti. Elon Musk daha önce yapay zekanın "potansiyel açıdan nükleer silahlardan daha tehlikeli" olduğunu söylemişti (AFP)
Tesla'nın robotu 2023 Dünya Yapay Zeka Konferansı'nda sergilenmişti. Elon Musk daha önce yapay zekanın "potansiyel açıdan nükleer silahlardan daha tehlikeli" olduğunu söylemişti (AFP)

İnsanların işini yapabilen insansı bir robot fikri, neredeyse 3 bin yıl öncesine, tanrı Hefaistos'un kendi yarattığı metalik varlıklardan yardım aldığı İlyada'ya kadar dayanıyor. Ama bugün, 2023'te bu konsept gerçeğe dönüşüyor.

ChatGPT'nin arkasındaki OpenAI firmasının finanse ettiği bir robotik girişimi, Avrupa ve Amerika'da güvenlik görevlisi olarak EVE robot cihazlarını çalıştırıyor. Burada insan operatörler sanal gerçekliği kullanarak "gövdenin" içine "adım atabiliyor".

Elon Musk'ın Tesla'sı da kendi robotu Optimus üzerinde çalışıyor. Zira Musk uzun vadede bunun, şirketin otomobil işinden "daha önemli olabileceğine" inanıyor.

Goldman Sachs, insansı robotların 15 yıl içinde yılda 150 milyar dolarlık bir pazar haline gelebileceğini ve 2025'e dek fabrikalarda çalışıyor olabileceğini öngörüyor.

2030'a gelindiğindeyse Goldman Sachs, robotların ABD'de imalat alanındaki öngörülen işgücü kıtlığının yüzde 4'ünü doldurabileceğine, "en pembe" senaryoda ise insansı androidlerin işgücü açığının yüzde 126'sını tamamlayabileceğine inanıyor. Sachs, insansı robotların 2025'ten 2028'e kadar fabrikalarda, 2030'dan 2035'e kadar da tüketiciye yönelik işlerde ekonomik açıdan uygulanabilir olacağını tahmin ediyor.

Yapay zekanın nükleer silahlardan daha tehlikeli olduğunu söyleyen Musk ise Tesla robotunun nihayetinde insanların yapabileceği her şeyi yapabileceğini savunuyor ve bu yıl üretime geçeceğini iddia ediyor.

Bir başka robot Phoenix, halihazırda Kanada'daki bir lastik mağazasında çalışıyor ve ürünleri paketleme, etiketleme, işaretleme ve katlama dahil olmak üzere 110 "insan" görevini doğru biçimde yerine getiriyor. Robo-C gibi diğer robotlar da mağazalarda müşteri hizmetlerinde çalışmak üzere üretildi ve 1X, robotları bakıcı olarak kullanılması için test etti.

Teknolojinin arkasındaki şirketler, robotların "insan işlerini" üstlenmeyeceğini, bunun yerine dünyanın dört bir yanında işgücü piyasasındaki, özellikle de kas gücüne dayalı işgücündeki kıtlıkları ve uzun vadede azalan doğum oranlarını telafi edeceğini savunuyor.

Sanctuary AI'ın insansı robotunun videoları, cihazın nesneleri topladığını, sıraladığını ve istiflediğini gösteriyor. Phoenix, bir insan gibi çalışmak ve "düşünmek" üzere, ayrıca sesli komutlara yanıt verebilecek şekilde geliştirildi.

Sanctuary AI'ın insansı robotu, "insan benzeri el becerisini" sergiliyor (Sanctuary AI / YouTube)
Sanctuary AI'ın insansı robotu, "insan benzeri el becerisini" sergiliyor (Sanctuary AI / YouTube)

Endüstride yaygın kullanılan robotların aksine Phoenix, tek bir iş yerine, verilen herhangi bir görevi yerine getirmek üzere tasarlandı. Sanctuary AI'ın CEO'su ve kurucu ortağı Geordie Rose, tek bir amaca yönelik robotlar yapmanın robotik şirketleri için bir "tuzak" olduğu görüşünde.

CEO, "Birçok yapay zeka ve robotik şirketinin aksine, Sanctuary AI, kuruluşların dünya çapında karşılaştığı büyük işgücü kıtlığını ele almaya odaklanıyor" diyor.

Robotlarımız insanlar gibi davranmak, hareket etmek ve düşünmek üzere tasarlandığından, bu robotlar boş kalan pozisyonları doldurmak, tehlikeli görevleri yerine getirmek ve insan işgücünü artırmak için endüstrilerde ve bölgelerde kullanılabilir.

Yeni nesil androidleri mümkün kılan önemli atılımlardan biri, nesneleri hassas bir şekilde kavrayabilen eller. Rose, robotun ellerinin beceri ve yumuşak temas bakımından "insan ellerine rakip" olduğuna inanıyor. Bu da örneğin Phoenix'in yiyecekleri plastik bir torbaya doldurabileceği anlamına geliyor. Zira bir "dokunsal" (titreşim) teknolojisi Phoenix'e dokunma hissi veriyor.

Rose, "Tüm işlerin yüzde 98'inden fazlasının insan elinin becerisini gerektirdiği göz önüne alınırsa, insan benzeri eller olmadan gerçekten kullanışlı bir insansı robot üretilemez" ifadelerini kullanıyor.

Yüksekliği 1,70 metreye ulaşan robot, saatte 4,8 kilometre hızla hareket edebiliyor.

Dünya doğum oranlarındaki düşüş ve nüfustaki yaşlanmayla uğraşırken Rose, bunun büyük bir işgücü sıkıntısına yol açacağını ve Phoenix gibi insansı robotların giderek daha gerekli hale geleceğini savunuyor. Yalnızca ABD'de bugün 9,8 milyon pozisyon boş kalmış durumda ama sadece 5,9 milyon işsiz var.

Önceki nesil robotlar da epey etkiliydi, ancak yetenekleri sadece belirli bir işle sınırlıydı. Örneğin, bir üretim robotu, bir araç şasisini çok hassas ve özel bir model izleyerek hareket ettirmek üzere tasarlanabilir.

Öte yandan Rose, tek bir amaca yönelik robotların görevi son derece iyi yerine getirmesinden ziyade, geleceğin işletmelerinin verilen herhangi bir işi yapabilecek robotlara ihtiyaç duyacağına inanıyor.

CEO, "Bir kişinin makul seviyede yapması beklenen her işi yapabilen bir robot inşa ediyoruz" diyor.

Yapabileceğimiz için değil, yapmamız gerektiğine inandığımız için.

Phoenix'e Carbon adlı bir yapay zeka yazılım sistemi tarafından "insan benzeri" zeka sağlanıyor. Bu, robotun komutlara İngilizce yanıt vermesini ve görevleri kendi yeteneğiyle tamamlamasına olanak tanıyor.

Rose, şirketin robotla "son derece gurur duyduğunu" ama "gösterinin gerçek yıldızının" altta yatan yazılım olduğunu söylüyor.

İnsansı robotlara giden yolculuk uzun ve engebeli olageldi. Honda, 1986'da iki ayaklı bir yürüyüş robotu tasarlamaya başlamış ve bundan 10 yıl sonra Asimo robotunun P2 prototipini tanıtmıştı. Asimo teknoloji fuarlarında ve diğer etkinliklerde yer alarak küresel çapta ün kazandı.

Honda, robotun insanların evlerinde yaşayabilecek kişisel bir asistan olmasını umarken, Asimo üzerinde çalışan Satoshi Shigemi, robotun "ev işlerinde yardım etmeye başlayan bir ilkokul çocuğu" olmasını umduğunu belirtiyor.

Robot en son Mart 2022'de insanların karşısına çıkmıştı ama (bir keresinde Barack Obama'ya futbol topu atmış olmasına rağmen) hiç satışa sunulmadı.

Yapay zeka ses teknolojisi şirketi Voices.ai'ın kurucusu ve CEO'su David Ciccarelli, yapay zekadaki mevcut atılımların insansı androidlerdeki devrime güç veren önemli bir faktör olduğunu dile getiriyor. Aynı zamanda insanların, ChatGPT tarzı uygulamalarla etkileşime girdikleri gibi droidlere de doğal İngilizceyle komut verebildiğini hatırlatıyor.

Ciccarelli, gözlemlerini, "Bugünün androidleri önceki on yıllardan çok daha sofistike hale geldikçe manzara değişiyor" diye ifade ediyor:

Sadece fiziksel görevleri yerine getirmekle kalmıyorlar, aynı zamanda gelişmiş programlamayla, bir zamanlar ancak insanlara özgü olduğu düşünülen karmaşık görevlerin üstesinden geliyorlar.

Ciccarelli, doğal konuşmalar yapabilen ve mağazalarda müşteri hizmetlerinde kullanılabilecek başka bir insansı robota (Promobot'tan Robo-C2) işaret ediyor. EVE ve Phoenix'in aksine, Robo-C2'nin yüzü insana benzeyecek şekilde yapıldı. Şirket, "duygularını ifade edebildiği" ve gerçek ya da kurgusal herhangi bir kişi gibi görünebildiği için övünüyor.

Ciccarelli, "Yapay zeka patlaması ve insansı robotlar el ele gidiyor" diyor:

Voices.ai'da ses tanıma için bir yapay zeka modeli geliştirirken, sistemin insan konuşmasındaki nüansları yakaladığını görmek büyüleyiciydi ve yapay zekanın işyerlerimizi yeniden şekillendirmede insansı robotlara güç verme potansiyelini gösteriyordu.

Birmingham City Üniversitesi'nde yapay zeka profesörü Atıf Azad da yapay zekadaki hızlı ilerlemelerin, sensörlerden toplanan bilgilerle birlikte, robotların insanlarla veya diğer robotlarla ekipler halinde çalışmasını sağlayacağını belirtiyor.

Azad, "Derin öğrenme gibi yapay zeka teknikleri, nesneleri tanımak ve onların farklı örneklerini tanımlamak, konuşmayı ve doğal dili anlamak ve insan hareketlerini doğru yorumlamak gibi kritik görevlerde devrim yarattı" ifadelerini kullanıyor.

Profesör Azad, işyerinde robotların insan "meslektaşlarıyla" birlikte çalışmalarını sağlamak için yakındaki bilgisayar sistemlerinden ve sensörlerden bilgi toplayacağı görüşünde.

Yapay zeka alanındaki şirketler de robotiğe yatırım yapıyor. Norveçli 1X girişimi, ChatGPT'yi tasarlayan OpenAI'ın girişim fonu tarafından finanse edildi, bu da şirketin OpenAI teknolojisine erken erişime sahip olduğu anlamına geliyor.

Şirketin CEO'su Bernt Bornich, robotları "vücut bulmuş yapay zeka" diye nitelendirdi.

1X'in EVE robotu. Şirket, robotlarının güvenlikten bakım ve destek işlerine kadar çok çeşitli uygulama alanlarında kullanılmasını umuyor (1X / YouTube)
1X'in EVE robotu. Şirket, robotlarının güvenlikten bakım ve destek işlerine kadar çok çeşitli uygulama alanlarında kullanılmasını umuyor (1X / YouTube)

Android EVE, tümüyle insan vücudunun yaptığı gibi çalışacak şekilde tasarlandı. Robotun içindeki kas ve tendonları andıran sentetik halatlar kutuları insanla ürkütücü derecede benzer şekilde paketlemesini sağlıyor. Bu teknoloji, robotun kendi gücünü kontrol edebildiği ve bir şeyleri kırma veya çevredekileri öldürme olasılığının düşük olduğu anlamına geliyor. 1X'in iletişim başkanı Hege Nikolaisen, insansı robotların daha yaygın kullanılmasının önüne geçen kilit engellerden birinin bu olduğunu söylüyor.

Bir robot tarafından öldürülen ilk insan 1979'da Ford fabrikasında bir tonluk transfer aracının altında kalarak hayatını kaybetmişti. Nikolaisen'e göre, robot üretmenin önündeki önemli bir engel, fabrika ortamından çıkabilecek kadar güvenli bir teknoloji geliştirmek.

"Hepimiz yıllardır robotların yakında bizim için çalışmaya başlayacağını duyuyoruz ama bu şimdiye kadar hiç gerçekleşmedi" diyen Nikolaisen, şöyle devam ediyor:

Androidlerimiz güçlü ancak enerji açısından verimli motorlar kullanıyor. Böylece yüksek hız ve kuvvetin birleşimiyle çevreye zarar vermeksizin çevreleriyle güvenli biçimde etkileşime girebiliyorlar.

Nikolaisen, EVE robotunun nesneleri alıp onlarla etkileşime girebildiğini ve halihazırda biri Avrupa'da diğeri Amerika'da olmak üzere iki tesiste güvenlik görevlisi olarak çalıştığını söylüyor. Bu robot gerektiğinde (örneğin, bir güvenlik vukuatı varrsa) sanal gerçeklik aracılığıyla insan gözetmenler tarafından kontrol ediliyor.

Öte yandan çoğu zaman koruduğu tesisin etrafında kendi kendini kontrol ederek dolaşıyor: "Ellerini" kullanarak kapıları açabiliyor ve hatta asansörlere binerek düğmelere basabiliyor.

Ayrıca bir gözetmen birden fazla EVE robotunu kontrol edebiliyor.

Nikolaisen, "Kontrol merkezinde oturan bir güvenlik görevlisi, ticari bir binada otonom devriye gezen ve dolaşan bir EVE android filosunu işletir" diyor:

Kurallara aykırı bir olay varsa veya operatör bir görevi yerine getirme ihtiyacı duyarsa; robotun görüş yeteneğini ve vücudunu kontrol altına almak için gözlükleri ve kumandaları kullanarak androidi uzaktan çalıştırmak üzere senkronizasyon modunu açar. Daha sonra androidi kullanarak telebulunma (telepresence / sanal gerçeklik teknolojisini kullanarak makinelerin uzaktan yönetilmesi -çn.) sırasında bükme, kavrama, bakma veya iletişim kurma davranışlarında bulunabilir.

Şirket, robotların birçok farklı sektörde kullanılabileceğini umuyor.

Nikolaisen, "Androidler gözetim, lojistik, perakende ve/veya depolarda kullanılabilir" ifadelerini kullanıyor. Paketleme, sıralama, taşıma, baskı, temizleme veya gözetleme gibi tipik, sıkıcı ve tekrarlayan görevleri yerine getirebilirler.

Birkaç on yıl içinde androidleri kişisel asistan olarak kullanmanın mümkün olacağına inanıyoruz.

Ciccarelli'ye göre, ileri vadede, bugünkü hızlı yapay zeka büyümesinin insansı robotlardaki patlamayla paralel gerçekleşmesi muhtemel. Zira doğal dili işleyen robotlar, yapay zekayı da besleyen keşiflere güç veriyor.

Ciccarelli, "Yapay zekadaki ilerlemeler, bu robotların çevrelerini anlamalarını ve gezinmelerini, nesneleri tanımalarını ve karmaşık görevleri yerine getirmelerini mümkün kıldı" diye ekliyor:

Bu robotların devam eden gelişimi, yapay zeka araştırmalarını ve uygulamalarını daha da ilerletebilecek yeni veriler ve kullanım alanlarına dair senaryolar üreteceği için muhtemelen süregelen yapay zeka patlamasına katkıda bulunacak. Biri diğerini ileriye doğru iterek kendi kendini güçlendiren bir ilerleme döngüsü yaratıyor.

Independent Türkçe



Apple, Siri'yi baştan aşağı değiştiriyor: Yenilikler neler?

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Apple, Siri'yi baştan aşağı değiştiriyor: Yenilikler neler?

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

Apple'ın odağına gizliliği alarak Siri'yi baştan aşağı yenilemeyi planladığı yeni bir haberde bildirildi. 

Apple, iki yıldır sanal asistanına yepyeni yetenekler kazandıracağına söz verirken, bunun için sistemin yenilenmesi gerekiyor.  Bu yeni özellikler arasında kullanıcının kişisel koşullarını anlama yeteneği de yer alacak. Böylece kullanıcılar, örneğin birinin uçağının ne zaman ineceğini sorabilecek ve sistem o kişinin kim olduğunu bilip seyahatiyle ilgili daha fazla bilgi edinebilecek.

Ancak bu yenileme ve Apple'ın yapay zeka alanındaki çabaları genel olarak bir dizi sorunla karşılaşırken özelliklerin çoğu ya geç geldi ya da hiç gelmedi. Buna Siri'deki değişiklikler de dahil.

Apple'ın bu yeni Siri sürümünü, gelecek ay düzenlenecek yıllık yazılım etkinliği Dünya Geliştiriciler Konferansı'nda (WWDC) piyasaya süreceği söylentileri dolaşıyor.

Bloomberg'ün yeni haberine göre Siri'nin yeni sürümü bir dizi özellikle birlikte geliyor ancak Apple, gizliliğe odaklanmasının, halihazırda yapay zekayı daha yoğun kullanan diğer rakiplerinden ayrışmanın anahtarı olacağını umuyor. Kullanıcıların sohbet geçmişlerini 30 gün veya bir yıl sonra otomatik olarak silmesine imkan vermenin de bu özellikler arasında yer alacağı raporda iddia ediliyor.

Diğer sohbet botları da sohbet geçmişlerini silme ve geçici sohbetler yapma olanağı sunsa da gizlilik politikaları daha belirsiz. Dahası, sohbet geçmişlerinin yıllarca saklanabilmesi ve hatta modelleri daha fazla eğitmek için kullanılabilmesi, kişisel verilerin sohbet botu içinde depolanma ihtimali olduğu anlamına geliyor.

Öte yandan bu geçmişler, cevapları kişiselleştirmeye ve daha ayrıntılı bir bağlam sağlamaya yarayabileceğinden kullanıcılara fayda sağlayabilir. Apple, gizliliğe yönelik katı inancının bazı yapay zeka özelliklerini zedelemesiyle ilgili geçmişte eleştirilerle karşılaşmıştı çünkü bu, ürünlerinin kullanıcılar hakkında daha az veriye sahip olduğu anlamına geliyordu. Ancak şirket, her ikisini de yapmanın mümkün olduğuna inandığını defalarca vurguladı.

Siri'deki değişikliklerle ilgili diğer söylentiler arasında, kullanıcıların sohbetlerini görebilecekleri bağımsız bir uygulama ve sanal asistanla etkileşim kurma yöntemlerinin yeniden tasarlanması yer alıyor.

Independent Türkçe


Google'dan "sonsuz kaydırma"ya karşı yeni özellik

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Google'dan "sonsuz kaydırma"ya karşı yeni özellik

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Google, kullanıcıların "sonsuz kaydırma" yapmasını engellemeyi amaçlayan yeni bir özelliği, bir dizi başka güncelleme ve ürünle birlikte kullanıma sundu.

"Pause Point" (Duraklama Noktası) adlı yeni araç, kullanıcıları uygulamalarını gerçekten açmak isteyip istemediklerini düşünmeye zorlamayı amaçlıyor.

Bunu, kullanıcıların seçtiği belirli uygulamaların açılmadan önce 10 saniyelik bir gecikme göstermesine olanak tanıyarak yapıyor. Google, bu gecikmenin kullanıcıların kendilerine "Neden buradayım?" diye sormasını sağlamayı amaçladığını belirtiyor.

Şirket, "Bu duraklama sırasında kısa bir nefes egzersizi yapabilir veya ekran kaydırmaya fazla vakit harcamamak için zamanlayıcıyı ayarlayabilirsiniz" ifadelerini kullanıyor. 

Ayrıca en sevdiğiniz fotoğraflara bakabilir veya sesli kitap gibi alternatif uygulama önerilerine geçebilirsiniz.

Açıklamada, uygulama zamanlayıcıları ve uygulamaların tamamen kilitlenmesi gibi diğer özelliklerin her zaman pratik olmadığı söyleniyor. Google, "Bazen net bir amaç doğrultusunda uygulama kullanımını teşvik eden bir orta yol gerekir" diye belirtiyor.

Kullanıcılar, bu özelliğin belirli uygulamalarda etkinleştirilmesini isteyip istemediklerini seçebiliyor. Ancak özellik kolayca kapatılamıyor: Kullanıcıların bunu kapatmak için telefonlarını yeniden başlatması gerekiyor ve Google bunun, insanların "devre dışı bırakmadan önce durup düşünmesini" sağlayacağını söylüyor.

Duyuru, Google'ın bir dizi yeni güncelleme yaptığı dönemde geldi. Bunlar arasında en dikkat çekici olanı, Chromebook'un Googlebook adlı güncellemesiydi.

Bir dizüstü bilgisayarın ne olabileceğini "yeniden düşünmeyi" amaçlayan bu yeni dizüstü bilgisayar, yapay zeka araçları paketi Gemini'ı temel alıyor.

Google, "15 yılı aşkın süre önce bulut tabanlı bir dünya için tasarlanmış dizüstü bilgisayar Chromebook'u piyasaya sürdük" ifadelerini kullanıyor. 

Şimdi bir işletim sisteminden bir zeka sistemine geçerken, dizüstü bilgisayarları yeniden düşünme fırsatını görüyoruz.

Independent Türkçe


Musk-Altman çekişmesi: Bu mücadele OpenAI için mi yoksa insanlığın geleceği için mi?

Duruşmanın yapıldığı sırada Ronald V. Dellums Federal Binası'nın önünde Musk ve Altman'ın fotoğraflarının yapıştırıldığı şişme boks kuklalarının sergilendiği görüldü (AFP)
Duruşmanın yapıldığı sırada Ronald V. Dellums Federal Binası'nın önünde Musk ve Altman'ın fotoğraflarının yapıştırıldığı şişme boks kuklalarının sergilendiği görüldü (AFP)
TT

Musk-Altman çekişmesi: Bu mücadele OpenAI için mi yoksa insanlığın geleceği için mi?

Duruşmanın yapıldığı sırada Ronald V. Dellums Federal Binası'nın önünde Musk ve Altman'ın fotoğraflarının yapıştırıldığı şişme boks kuklalarının sergilendiği görüldü (AFP)
Duruşmanın yapıldığı sırada Ronald V. Dellums Federal Binası'nın önünde Musk ve Altman'ın fotoğraflarının yapıştırıldığı şişme boks kuklalarının sergilendiği görüldü (AFP)

Halid İsam el-İslambuli

Dünyanın yazılım ve teknoloji başkenti, inovasyon hayallerinin güç ve para çatışmalarıyla kesiştiği Silikon Vadisi'nin kalbi San Francisco'da, modern çağın en sert hukuki savaşlarından biri patlak verdi. Bir zamanların ortakları, bugünün hasımları olan milyarder Elon Musk ile OpenAI yönetim kurulunun temsilcisi ve şirketin CEO'su Sam Altman arasında kıyasıya bir mücadele yaşanıyor. Musk, Altman ve yönetim kurulu üyelerini ‘şirketin kuruluş misyonuna ihanet etmekle’ suçluyor. Microsoft'un milyarlarca dolarlık desteğiyle OpenAI'ı kâr odaklı devasa bir şirkete dönüştürdüklerini ve şirketin özgün amacını açıkça çiğnediklerini öne süren Musk, şirketin eski kâr amacı gütmeyen yapısına kavuşturulmasını, ağır tazminat ödenmesini, Altman ile yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmasını ve şirketin köklü bir yeniden yapılanmaya gitmesini talep ediyor.

Bu dava eski ortaklar arasındaki kişisel bir hesaplaşmadan ibaret değil; teknoloji endüstrilerinin ve yapay zekanın geleceği üzerinde oynanan kapsamlı bir savaş ve gerçek bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Musk'ın galip gelmesi halinde kamuya fayda ve güvenliği ön plana alan daha katı bir yönetişim modeli dayatılabilir; bu da Microsoft ile kurulan türden tekelci ortaklıklar da dahil olmak üzere büyük şirketlerin egemenliğini kırabilir, sektördeki rekabet kurallarını yeniden belirleyebilir, açık ya da sorumlu inovasyonu teşvik edebilir ve Musk'ın desteklediği Grok yapay zeka aracına sahip xAI gibi şirketleri de etkileyebilir.

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı habere göre davayı OpenAI'ın kazanması halinde ise yeterli denetim mekanizmaları olmaksızın kâr odaklı bu hızlı yarış pekişecek. İnsani boyutta ise insanlık kaderi belirleyici olan ‘AI herkesin yararına mı yönetilecek, yoksa az sayıda şirketin tahakküm aracına mı dönüşecek?’ sorusuyla karşı karşıya.

Eski ortaklar arasındaki bu savaş, önümüzdeki on yılların dünyasının şeklini belirleyebilir.

Musk ve Altman'ın OpenAI'ı kurması

OpenAI, başta Google ve Microsoft olmak üzere teknoloji devlerinin ‘Yapay Genel Zeka’ (AGI) geliştirme sürecine hâkim olmasına yönelik artan kaygılara doğrudan bir yanıt olarak 2015 yılında Delaware eyaletinde kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olarak kuruldu. AGI; bir makinenin insanın yapabileceği her türlü entelektüel görevi anlama ve öğrenme kapasitesini ifade ediyor. Şirket, bu alandaki denetimsiz ticari yarışın insanlık için ciddi tehditler doğurabileceğine dair derin varoluşsal kaygılar eşliğinde hayat buldu. AI’nın doğuracağı risklerinden son derece tedirgin olan Elon Musk da bu fikrin öncüleri arasında yer alıyordu.

Şirket başlangıçta şeffaflık ve iş birliğini temel alarak soylu ilkeler üzerine inşa edildi. Kuruluş tüzüğüne göre misyonu, AGI'nin tüm insanlığın yararına hizmet etmesini güvence altına almaktı. Şirket, bazı patent ve araştırmalarını kamuya açık hale getirerek diğer kurumlarla şeffaf bir iş birliği yapma niyetini ilan etti ve araştırma bulgularını kamuoyuyla paylaşmayı taahhüt etti.

Kuruluşa Elon Musk, Sam Altman ve Greg Brockman başta olmak üzere teknoloji dünyasının önde gelen isimleri ortak oldu. Kurucular, Amazon Web Services ve Infosys ile birlikte bir milyar dolar toplamayı taahhüt etti. Ancak fiilen toplanan miktar bunun çok altında kaldı. Şirket 2018 yılına kadar uzun vadeli güvenliği ve kamu yararını öncelik sırasına koyan açık bir araştırma laboratuvarı olarak faaliyet gösterdi; daha sonra ‘eski ortakların savaşını’ alevlendiren köklü dönüşümler başladı.

Şirket, bu alandaki denetimsiz ticari yarışın insanlık için ciddi tehditler doğurabileceğine dair derin varoluşsal kaygılar eşliğinde hayat buldu. AI’nın doğuracağı risklerinden son derece tedirgin olan Elon Musk da bu fikrin öncüleri arasında yer alıyordu.

2018'den 2024'e kritik yılların dönüşümleri

Elon Musk, yönetim kurulunun liderliği üzerinde yaşanan şiddetli bir güç mücadelesinin ardından 2018 yılının şubat ayında OpenAI yönetim kurulundan ayrıldı. Ayrılış gerekçesi olarak kâr amacı gütmeyen misyona "ihanet tohumlarını" ve ticari bir yönelişe geçişin başladığını gördüğünü ileri sürdü. Buna Tesla faaliyetleriyle olası çıkar çatışması da eklendi. Şirket bu tarihten itibaren büyük yatırımları çekmek amacıyla ticari bir kol oluşturarak kademeli olarak kâr odaklı bir yapıya geçti, ardından hukuki statüsünü kâr amacı gütmeyen kuruluştan kamu yararına şirkete dönüştürdü. Bu dönüşümlerin doruk noktasını 2019'da Microsoft ile kurulan stratejik ortaklık oluşturdu. Bunu 2022'de piyasaya sürülen ve benzeri görülmemiş ticari bir başarı yakalayan ChatGPT izledi. Fakat gelişmiş modellere erişimin kısıtlanması ve kâr öncelikli yapıya kayış nedeniyle artan eleştirilere de muhatap oldu. Kasım 2023’e gelindiğinde ise Sam Altman'ın kısa süreliğine görevden alındığı, ardından yeniden atandığı bir kriz patlak verdi.

cx cd
Elon Musk'ın OpenAI aleyhine açtığı davada açılış duruşmalarının başlamasıyla birlikte Kaliforniya'nın Oakland kentindeki federal mahkemeye gelişi sırasında (AFP)

Musk, 2024 şubatında davayı açarak Altman liderliğindeki OpenAI yönetim kurulunu ‘şirketin kuruluş tüzüğüne ihanet etmek ve Microsoft'un desteğiyle kurucu ortakların, hissedarların ve pay sahiplerinin onayı alınmaksızın yasalara aykırı biçimde şirketi kapalı bir kâr amaçlı yapıya dönüştürmekle’ suçladı.

ABD merkezli şirketlerle ilgili hukuk kurallarına göre bu şirketler, amaçları, kârı değerlendirme biçimleri ve kamu yararına bağlılıkları temelinde dört ana kategoriye ayrılıyor:

1- Geleneksel şirketler, hissedar değerini en üst düzeye çıkarmayı ve kâr dağıtımını hedefler; sosyal fayda yükümlülükleri bulunmaz.

2- Sınırlı sorumlu şirketler yüksek esneklikleriyle öne çıkar ve kârı doğrudan sahiplerine aktarır.

3- Kamu yararına şirketler kâr amacı güder; ancak yasal olarak sosyal kamu yararı sağlamakla yükümlüdür.

4- Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar ise bireyler arasında kâr dağıtımını yasaklar; tüm kaynakların kamu yararına yönelik amaçlara tahsis edilmesi zorunludur ve vergiden muaf tutulur. Kâr amacı gütmeyen modelden kâr odaklı modele bu geçiş, davanın özünü ve mevcut hukuki anlaşmazlığın can alıcı noktasını oluşturuyor.

Şirket hukuki statüsünü kâr amacı gütmeyen kuruluştan kamu yararına şirkete dönüştürdü; ardından bu dönüşümlerin doruk noktasını 2019'da Microsoft ile kurulan stratejik ortaklık oluşturdu. Bunu 2022'de piyasaya sürülen ve benzeri görülmemiş ticari bir başarı yakalayan ChatGPT izledi.

Mahkeme koridorlarında

Dava ‘Musk - Altman Davası’ olarak 29 Şubat 2024 tarihinde Kaliforniya’nın Oakland kentindeki federal adalet kompleksi Kuzey Kaliforniya ABD Federal Bölge Mahkemesi'nde açıldı. Musk, aynı yıl kasım ayında OpenAI'ın kâr amaçlı yapıya geçişini engellemek amacıyla acil bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebiyle mahkemeye başvurdu. Musk, bu dönüşümün 2016-2020 yılları arasında yaptığı 44 milyon dolarlık katkıların koşullarını ihlal ettiğini ileri sürdü. Ertesi yıl şubat ayına gelindiğinde ise davayı yürüten Federal Yargıç Yvonne Gonzalez Rogers, Musk'ın telafi edilemez zarara uğradığı iddiasını abartılı bularak davayı reddetti.

fbvfbv
OpenAI CEO'su Sam Altman, Avukat Jay Jurata tarafından sorgulanırken (Reuters)

Geçtiğimiz yıl nisan ayında OpenAI'ın 12 eski çalışanı, Elon Musk'ın şirkete karşı açtığı davaya müdahil olmak istediklerine dair mahkemeye bir dilekçe sundu. Dilekçede Altman, ‘dürüst olmamakla ve çalışanları ömür boyu geçerli iftira etmeme anlaşmaları (Non-Disparagement Agreements) imzalamaya zorlamaları konusunda yanıltmakla’ suçlandı. OpenAI ise karşı dava açarak Musk'ı ‘kendi projelerine yarar sağlamak amacıyla şirketin ilerleyişini engellemeye çalışmakla’ itham etti.

Yine geçtiğimiz yılın mayıs ayında ise Yargıç Rogers, ön duruşmalarda nihai taleplerin bir bölümünü kabul edilemez bulurken başta dolandırıcılık ve haksız zenginleşme iddiaları olmak üzere diğer taleplerin görülmesini kabul etti.

Ekim ayına gelindiğinde OpenAI, şirket yapısını özel kamu yararına şirket (Private Benefit Corporation) olarak yeniden düzenledi ve OpenAI'ın bağlı kâr amacı gütmeyen kuruluşu yüzde 26, Microsoft ise yüzde 27 pay aldı.

Geçtiğimiz nisan ayı başlarında ise Musk, nihai taleplerini revize ederek davadan elde edilecek olası tazminatların OpenAI'ın kâr amacı gütmeyen hayır kuruluşu hesabına yönlendirilmesini, Altman'ın yönetim kurulundan ihraç edilmesini ve Greg Brockman dahil diğer yöneticilerin de kapsama alınmasını talep etti. Yargıç Rogers bu talepleri kabul etti; bunun üzerine 27 Nisan 2026'da tarafları dinleyecek jürinin seçim süreci başladı.

Musk, nihai taleplerini revize ederek davadan elde edilecek olası tazminatların OpenAI'ın kâr amacı gütmeyen hayır kuruluşu hesabına yönlendirilmesini ve Altman'ın yönetim kurulundan ihraç edilmesini talep etti.

Musk'ın mahkeme ifadesi: Üç kritik gün

Musk, 28-30 Nisan 2026 tarihleri arasında her bir oturum yaklaşık yedi saat olmak üzere mahkemede jüri karşısında ifade verdi. Musk, 28 Nisan’daki oturumda özgeçmişine ve OpenAI'ı AI’ın risklerine karşı kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olarak kurma gerekçelerine odaklandı ve şirketi insanlığa hizmet eden araştırma odaklı bir hayır kurumu olarak gördüğünü vurguladı. AI, Star Trek film serisine benzer bir modele dönüşmesini umduğunu, ancak şirketin, AI’ın kendi varlığının farkına varıp insanlara karşı bir yok etme savaşı başlattığı Terminatör serisini andıran bir senaryoya evirildiğini görünce şok yaşadığını söyledi. Yargıç Rogers, varoluş meselesini uzun uzadıya aktaran Musk'ın sözlerini, jürinin konuyu kavradığını ve daha fazla açıklamaya gerek olmadığını belirterek kesti.

frbhrgt
Elon Musk'ın OpenAI'a karşı açtığı davayla ilgili duruşma günü mahkemeye taşınan belge kutuları, 12 Mayıs tarihli (Reuters)

Musk, 29 Nisan’daki oturumda 800 milyar dolar değerindeki bir şirketin kuruluşuna 38 milyon dolar bağışladığı için kendini ‘aptal’ gibi hissettiğini dile getirdi ve Altman ile Brockman'ı ‘şirketin kâr amacı gütmeyen yapısını öngören kuruluş tüzüğüne ihanet etmekle’ suçladı. Musk, 30 Nisan’daki oturumda ise OpenAI’ın Avukatı William Savitt'in sert sorgulamasıyla karşı karşıya kaldı. ‘Şirketin kurucu ortakların parasını çaldığı’ iddiasını içeren gergin bir tartışmaya dönüşen bu sorgunun ardından Yargıç Rogers, belirgin gerilim üzerine sorgulamayı sonlandırdı.

Musk sonrası ifadeler

Musk'ın ifadesinin tamamlanmasının ardından mahkeme ve jüri diğer önemli tanıkları dinledi. Bunların başında Musk'ın rakibi Altman geldi. Altman, 12 Mayıs’taki oturumda kendisinin ‘dürüst ve güvenilir bir iş insanı’ olduğunu söyleyerek Musk'ın ‘şirketi kâr amacı gütmeyen bir yapıdan kâr amaçlı yapıya dönüştürmek için çalmaya çalıştığı’ iddiasını reddetti. Altman ayrıca Musk'ın 2019'da şirketin ticari kolu kurma planına herhangi bir itirazda bulunmadığını ve SpaceX ile Tesla'nın başındaki ismin yönetim kurulundan ayrılmasından bir yıl önce bu plandan haberdar olduğunu vurguladı.

4 Mayıs’taki oturumda ise yazılım, bilgisayar mühendisliği ve AI profesörü Stuart Russell, bu alandaki denetimsiz yarışın riskleri hakkında ifade verdi. Yargıç Rogers, varoluşsal tehlikelere ilişkin açıklamalarını sınırlandırmasını istedi.

fgr
OpenAI CEO'su Sam Altman'ın Oakland kentindeki federal mahkemeye gelişi sırasında, 12 Mayıs 2026 (AFP)

5 ve 6 Mayıs oturumlarında Greg Brockman, şirketin kâr amaçlı modele geçişini savunduğu uzun bir savunma ifadesi verdi. 2017'de Musk ile yaşadığı gergin bir yüzleşmeyi aktaran Brockman, "Beni döveceğini sandım" dedi. Ayrıca Shivon Zilis'in Musk ile ilişkisinden ve onun şirket içinde "ajan ya da casus" rolü üstlendiği iddiasından söz etti. 6 Mayıs oturumunda ise eski OpenAI yönetim kurulu üyesi ve Musk'ın dört çocuğunun annesi olan Shivon Zilis, belirli güvenlik düzenlemeleri çerçevesinde hassas bir ifade verdi. Musk ile önceki romantik ilişkisini kabul eden Zilis, şirket içinde onun için sızıntı kaynağı işlevi gördüğü iddiasını reddetti.

Jürinin kararı

Dünya bu davanın jüri kararını bekliyor. Amerikan federal mahkeme hukukuna göre bu tür davalarda jürinin oybirliğiyle karar vermesi zorunlu; ancak bu sağlandığı takdirde Yargıç Rogers esasa ilişkin nihai hükmünü açıklayabilecek. Tek bir jüri üyesinin bile karşı çıkması durumunda ‘hung jury‘ (askıya alınmış jüri) hali ortaya çıkacak. Bu durum davanın yeni bir jüri heyeti önünde yeniden görülmesine yol açabilir. Böylece anlaşmazlık aylarca daha uzayabilir. Bu yüzden her iki tarafın da jüri üyelerini her türlü yolla ikna etmeye ve kendi safına çekmeye çalışması bekleniyor.

sdv
Duruşma sırasında Ronald V. Dellums Federal Binası'nın önünde Musk ve Altman'ın fotoğraflarının yapıştırıldığı şişme boks kuklalarının sergilendiği görüldü (AFP)

Davanın Musk lehine sonuçlanması halinde AI sistemlerinde açık kaynak modellerine kısmı bir dönüş yaşanabilir. Bu da üniversitelerin ve bağımsız araştırmacıların AI’ın gelişimini izlemesine ve sapmasını önlemesine olanak tanır. Altman'ın kazanması durumunda ise bu, büyük şirketlere insanlık tarihinin en büyük icadını ticari sır perdesi altında özelleştirme yolunu açan bir yeşil ışık olarak değerlendirilecek.

İnsanlık kritik bir kavşakta duruyor: Ya AI, kurucularının başlangıçta hayal ettiği gibi ‘insanlığın ortak mirası’ olarak kalacak ya da az sayıda güçlü şirketin tekelinde bir ‘teknolojik silaha’ dönüşecek.