Ölü örümceklerden yapılan robotlar ve "akıllı tuvaletler" Ig Nobel Ödülleri'ne damgasını vurdu

Kazanan takımlar Zimbabve'den 10 trilyon dolarlık bir banknot ve kupa aldı

Seung-min Park, Stanford Üniversitesi'nde Akıllı Sağlık Hizmeti tuvaletini kullanıyor (Ig Nobel/Seung-min Park/Stanford Üniversitesi)
Seung-min Park, Stanford Üniversitesi'nde Akıllı Sağlık Hizmeti tuvaletini kullanıyor (Ig Nobel/Seung-min Park/Stanford Üniversitesi)
TT

Ölü örümceklerden yapılan robotlar ve "akıllı tuvaletler" Ig Nobel Ödülleri'ne damgasını vurdu

Seung-min Park, Stanford Üniversitesi'nde Akıllı Sağlık Hizmeti tuvaletini kullanıyor (Ig Nobel/Seung-min Park/Stanford Üniversitesi)
Seung-min Park, Stanford Üniversitesi'nde Akıllı Sağlık Hizmeti tuvaletini kullanıyor (Ig Nobel/Seung-min Park/Stanford Üniversitesi)

Ölü örümceklerin "nekrobot" adı verilen robot pençelere dönüştürülmesi üzerine yapılan araştırma ve kişiyi "anal izinden" tanıyan "akıllı" tuvalet buluşu, bu yılın Ig Nobel Ödülü'nün sahipleri arasında yer alıyor.

Ig Nobel Ödülleri her yıl eylülde, "önce güldüren, sonra düşündüren" enteresan bilimsel çalışmalara ve başarılara veriliyor. Ödül törenini her yıl bilimsel mizah dergisi Annals of Improbable Research düzenliyor.

Geçen yıl içinde yürütülen ve 2023 Ig Nobel Ödülü'nü alan araştırmalardan bazıları arasında bilim insanlarının mekanik kavrama araçları olarak kullanmak üzere ölü örümcekleri yeniden canlandırdığı bir araştırma ve birçok jeoloğun üzerinde çalıştığı kayaları yalamak gibi tuhaf bir davranış sergilemesinin nedenini açıklayan bir çalışma yer alıyordu.

Bu yıl halk sağlığı kategorisinin ödülü, çeşitli teknolojiler kullanarak kullanıcının dışkıladığı maddeleri izleyip hızlıca analiz eden bir "akıllı" tuvalet icat eden araştırmacılara verildi.

Stanford Üniversitesi'nden bilim insanlarının bu ilginç buluşunda idrar analiz stribi ve dışkılama analizi için bilgisayarlı görü sistemi gibi parçaların yanı sıra diğer cihazların olduğu bir arayüz bulunuyor.

"Akıllı" tuvalet diye adlandırılan bu icat aynı zamanda parmak izi gibi bir "anal iz" üretmek için kişinin anüsünün iç dokusundaki kırışıklıkları inceleyen bir tanımlama kamerasıyla eşleştirilmiş sensöre de sahip.

Tuvaleti yapan ekipte yer alan Stanford'dan Seung-min Park, Associated Press'e şöyle dedi:

Genelde en mahrem alanlar olarak görülen tuvaletlerimiz, sağlığımızın sessiz koruyucuları olma potansiyeline sahip.

Leicester Üniversitesi'nde jeolog olan Jan Zalasiewicz, bilim insanlarının kayaları neden yaladığını açıklayan çalışmasıyla bu yılki kimya ve jeoloji kategorisinin ödülünü kazandı.

Jeolog, 2017'de Paleontoloji Derneği'nin bültenine yazdığı makalesinde, kayaların içindeki minerallerin, ıslak yüzeylerde kuru yüzeylere göre daha iyi öne plana çıkma eğilimi gösterdiğini ve taşları yalamanın bunları sahada daha kolay tanımlamayı sağlayan bir yol sunduğunu açıklamıştı.

Rice Üniversitesi'nden makine mühendisleri, ölmüş örümceklerin vücutlarını nekrobotik kıskaçlara dönüştürmenin yolunu buldu (Rice Üniversitesi)​​​​​​​
Rice Üniversitesi'nden makine mühendisleri, ölmüş örümceklerin vücutlarını nekrobotik kıskaçlara dönüştürmenin yolunu buldu (Rice Üniversitesi)

Yoldan geçenler arasında kaç kişinin, yukarı bakan yabancıları görünce durup yukarı baktığını inceleyen tuhaf bir sokak deneyi de psikoloji kategorisi ödülünü kazandı.

Bilim insanlarına göre bu araştırma, "farklı büyüklükteki kalabalıkların çekim gücünü" tahmin etmeye yönelik bir girişimdi.

Çalışmada, "uyarıcı kalabalığın boyutu arttıkça yoldan geçenlerin daha büyük bir kısmının kalabalığın davranışını benimsediği" tespit edildi.

Beslenme kategorisi ödülüyse, "yiyeceklerin tadını değiştirme" potansiyeline sahip "elektrikli" yemek çubukları ve pipet buluşunu sunan araştırmacılara gitti.

Tıp ödülünü kadavraları kullanarak bir kişinin iki burun deliğinin her birinde eşit sayıda kıl olup olmadığını araştıran bilim insanları kazanırken, eğitim bölümündeki ödül öğretmenlerin ve öğrencilerin can sıkıntısını inceleyen ekibe verildi.

Eğitim kategorisindeki deneyi yürüten Essex Üniversitesi'nden Sosyolog Wijnand Van Tilburg, bu çalışmanın "derslerin sıkıcı olacağı beklentisinin, öğrencilerin sıkılmasına tek başına yettiğini" gösterdiğini söyledi.

Tersten konuşma becerisine sahip kişilerin beynini inceleyen uluslararası ekipse iletişim ödülünü kazandı.

Araştırmada incelenen deneklerden bazıları uzunluğu 12 kelimeye kadar varan cümleleri hızla tersine çevirebiliyordu.

Advanced Science adlı bilimsel dergide yayımlanan ve ölü örümceklerin bedenleri kullanılarak yapılan robotların, örümceğimsilerin ağırlığından daha büyük nesneleri kavramayı sağlayabileceğini gösteren araştırma da makine mühendisliği ödülünü kazandı.

Bilim insanları "nekrobotların", robotikte yeni bir çağın kapılarını açabileceğini söylüyor.

Her yıl olduğu gibi bütün kategorilerdeki kazanan takımlara kupanın yanı sıra Zimbabve'nin 10 trilyon dolarlık banknotu verildi.

Independent Türkçe



Yeni hack, ekran kaydırırken çıkan sesten parmak izini kopyalıyor

Araştırmacılar biyometrik güvenlik önlemlerini kırmanın yeni bir yöntemini buldu (Unsplash)
Araştırmacılar biyometrik güvenlik önlemlerini kırmanın yeni bir yöntemini buldu (Unsplash)
TT

Yeni hack, ekran kaydırırken çıkan sesten parmak izini kopyalıyor

Araştırmacılar biyometrik güvenlik önlemlerini kırmanın yeni bir yöntemini buldu (Unsplash)
Araştırmacılar biyometrik güvenlik önlemlerini kırmanın yeni bir yöntemini buldu (Unsplash)

Araştırmacılar, bir kişinin parmak izini dokunmatik ekranı kaydırırken çıkardığı sesten nasıl yeniden oluşturabileceklerini keşfetti.

ABD ve Çin'den bir ekip tarafından yapılan bu keşif, akıllı telefonlardan kapı giriş kilitlerine kadar her şeyde kullanılan biyometrik güvenlik sistemleri üzerinde derin etkilere sahip olabilir.

PrintListener adı verilen teknik, parmağın kabarcıklı çizgilerinin desenini, ekran boyunca kayarken ürettiği akustik sinyaller aracılığıyla yeniden oluşturuyor.

Araştırmacılara göre bilgisayar korsanları akıllı telefondaki mikrofonu kullanarak sesi kaydedebilir ve kurbanın parmak izini çalabilir.

Araştırmacılar bulgularını detaylandırdıkları makalede, "Yaygın kullanımı nedeniyle, parmak izi sızıntısı hassas bilgi hırsızlığına, muazzam ekonomik ve personel kayıplarına ve hatta ulusal güvenliğin potansiyel olarak tehlikeye girmesine yol açabilir" dedi.

PrintListener'ın saldırı senaryosu kapsamlı ve gizlidir. Yalnızca kullanıcıların parmak ucu sürtünme sesini kaydetmesi yeterlidir ve çok sayıda sosyal medya platformundan yararlanılarak başlatılabilir.

PrintListener'ı "gerçekçi senaryolarda" kullanan araştırmacılar, bir kişinin parmak izinin yüzde 27,9 oranında kısmen, yüzde 9,3 oranındaysa tamamen yeniden oluşturulabildi.

Yöntem, ABD'deki Colorado Üniversitesi ve Çin'deki Tsinghua Üniversitesi, Wuhan Üniversitesi ve Huazhong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden isimlerin yer aldığı ekibin kaleme aldığı "PrintListener: Uncovering the vulnerability of fingerprint authentication via the finger friction sound" (PrintListener: Parmak sürtünme sesi aracılığıyla parmak izi kimlik doğrulamasının güvenlik açığının ortaya çıkarılması) başlıklı araştırma makalesinde detaylandırıldı.

Araştırmacılar, parmak izi kopyalamasına karşı korunmanın muhtemel arasında mobil cihazlarda özel ekran koruyucuların yer aldığını ancak yeni ses analiz tekniklerinin de geliştirilebileceğini belirtti.

Parmak izlerinin çalınmasını önlemek için alınabilecek en iyi önlem, akıllı telefonlar ve ekranlarla etkileşim şeklimizi değiştirmek. Makalede, "Örneğin, kullanıcıların sosyal medya platformlarında sesli ve görüntülü arama yaparken parmaklarını telefon ekranında kaydırmamaya çalışmaması" dendi.

Allied Market Research'ün yakın tarihli raporuna göre, 2022'de 21 milyar dolar olan küresel parmak izi biyometri pazarının 2032'ye kadar yaklaşık 75 milyar dolar değerinde olması bekleniyor.

Raporda ayrıca bu öngörünün "gizlilik ve güvenlikle ilgili operasyonel kaygılardan" etkilenebileceği de kaydedildi.

Independent Türkçe


Red Sea International, 5G hizmeti sunan firmalar arasında ön sıralarda

Red Sea International, sürdürülebilirliği destekleyen yüksek hızlı internet ve yenilikçi iletişim kuleleri ile lüks turizm destinasyonları geliştiriyor (Red Sea International)
Red Sea International, sürdürülebilirliği destekleyen yüksek hızlı internet ve yenilikçi iletişim kuleleri ile lüks turizm destinasyonları geliştiriyor (Red Sea International)
TT

Red Sea International, 5G hizmeti sunan firmalar arasında ön sıralarda

Red Sea International, sürdürülebilirliği destekleyen yüksek hızlı internet ve yenilikçi iletişim kuleleri ile lüks turizm destinasyonları geliştiriyor (Red Sea International)
Red Sea International, sürdürülebilirliği destekleyen yüksek hızlı internet ve yenilikçi iletişim kuleleri ile lüks turizm destinasyonları geliştiriyor (Red Sea International)

Red Sea International, inovasyon ve sürdürülebilirliğe olan bağlılığını yansıtan bir adımla, Kızıldeniz destinasyonunda beşinci nesil (Gigabit 5G) teknolojisini kullanan ve tamamen yüzde 100 yenilenebilir enerjiyle çalışan yüksek hızlı internet hizmetlerinin başlatıldığını duyurdu. Bu öncü adım, ziyaretçiler için dijital iletişim deneyiminde büyük bir değişime işaret ediyor ve destinasyonun turizm alanında küresel bir lider olarak konumunu gözler önüne seriyor.

Bu kilometre taşına ulaşmak için destinasyon genelinde 100'den fazla yüksek hızlı dördüncü ve beşinci nesil (Gigabit 5G) telekom kulesi aktivasyonu ve yükseltmesi gerçekleştirildi. Söz konusu kulelerin çevresel bütünlüğü, Red Sea International'ın katı çevre standartlarına olan bağlılığını yansıtan benzersiz tasarımlar, malzemeler ve teknolojiler kullanılarak onaylandı.

‘Speedtest by Ookla’ platformuna göre 2023'ün ikinci yarısında yapılan internet hız testlerinin sonuçları ortalama 702,4 Mbps indirme hızı göstererek, Aralık 2023'te firmanın internet hızı dünyadaki en yüksek şehri yüzde 86 oranında aştı. Bu rakamlar, bölgedeki iletişim ve dijital altyapısındaki muazzam ilerlemeyi yansıtıyor.

Fotoğraf Altı: 2023'ün üçüncü ve dördüncü çeyreğinde çeşitli cihazlarda ve operatörlerde indirme ve yükleme hızları için ‘Speed Test Intelligence’ verilerinin Ookla analizi. (Red Sea International)
2023'ün üçüncü ve dördüncü çeyreğinde çeşitli cihazlarda ve operatörlerde indirme ve yükleme hızları için ‘Speed Test Intelligence’ verilerinin Ookla analizi. (Red Sea International)

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Six Senses Red Sea Resort, beşinci nesil (5G) ağda 1.446,04 Mbps'lik ortalama indirme hızıyla başı çekerek ziyaretçiler için lüks ve yüksek hızlı bağlantı sağlıyor. Kızıldeniz Uluslararası Havalimanı ise 1.276,65 Mbps'lik ortalama indirme hızıyla bölgenin yolculara yüksek kaliteli bir deneyim sunma konusundaki kararlılığını yansıtıyor. Regis Red Sea Resort ve yıldızlarını ve Ritz Carlton Reserve'ü içeren Mother Islands da 992,33 Mbps indirme hızına sahip. Kızıldeniz Uluslararası çalışanlarının yerleşim bölgesi olan Turtle Bay'de de ortalama 980,58 Mbps indirme hızı kaydedildi. Bu da yalnızca ziyaretçiler ve misafirler için değil, aynı zamanda bölgedeki çalışanlar ve bölge sakinleri için de yüksek hızlı bağlantı sağlamaya olan ilgiyi gösterdi.

Fotoğraf Altı: Red Sea International tarafından geliştirilen iletişim kuleleri, projenin doğal çevresiyle uyum içinde olan yenilikçi ve pitoresk tasarımlarla ön plana çıkıyor. (Red Sea International)
Red Sea International tarafından geliştirilen iletişim kuleleri, projenin doğal çevresiyle uyum içinde olan yenilikçi ve pitoresk tasarımlarla ön plana çıkıyor. (Red Sea International)

Red Sea International Teknoloji Sektörü Başkanı Ahmed bin Ali es-Süheyli, beşinci nesil ağın misafirlerin verimli bir şekilde iletişim kurmasına ve deneyimlerini sorunsuz bir şekilde paylaşmasına olanak tanıdığını ve bunun da destinasyonun sunduğu benzersiz turizm deneyimini geliştirdiğini kaydetti.

Fotoğraf Altı: Beşinci nesil güneş enerjili istasyonlar, şebeke kulelerinin paylaşımını sağlamak ve mümkün olan en yüksek performansı elde etmek için operatörlerle iş birliği içinde çalışıyor. (Red Sea International)
Beşinci nesil güneş enerjili istasyonlar, şebeke kulelerinin paylaşımını sağlamak ve mümkün olan en yüksek performansı elde etmek için operatörlerle iş birliği içinde çalışıyor. (Red Sea International)

Red Sea International büyük telekomünikasyon şirketleriyle iş birliği yaptı. Kule tasarımında yeniliğe odaklanarak ve bunları tamamen yenilenebilir enerjiyle işleterek hizmetleri etkinleştirmek ve yükseltmek konusunda büyük gelişim kaydetti. Söz konusu iş birliği, şirketin sürdürülebilirlik ve çevrenin korunması konusundaki kararlılığını da ortaya koyuyor.

Kızıldeniz destinasyonu 2023 yılında ilk misafirlerini ağırlayarak Kızıldeniz Uluslararası Havalimanı'nın fiilen faaliyete geçtiğini ve iki otelinin açıldığını duyurdu. Lüks ve sürdürülebilir bir turizm deneyimi sunmak üzere projenin 2030 yılına kadar tamamlanmasını bekliyor.

Fotoğraf Altı: Red Sea International çalışanlarının yerleşim bölgesinde ortalama 980,58 Mbps indirme hızı kaydedildi. (Red Sea International)
 Red Sea International çalışanlarının yerleşim bölgesinde ortalama 980,58 Mbps indirme hızı kaydedildi. (Red Sea International)

Red Sea International, sürdürülebilir ve sorumlu bir kalkınma gerçekleştirme olasılığının canlı bir örneği olup, ekonomiyi çeşitlendirmek ve turizmi ekonomik büyümenin temel bir ayağı olarak geliştirmek için Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonuna ulaşılmasına katkıda bulunuyor.


Musk, beyin çipi deneyinin ilk sonucunu duyurdu: Fare imlecini oynatabildi

(Reuters)
(Reuters)
TT

Musk, beyin çipi deneyinin ilk sonucunu duyurdu: Fare imlecini oynatabildi

(Reuters)
(Reuters)

Beyin çipleri tasarlayan Neuralink şirketinin kurucusu Elon Musk, beynine çip takılan ilk insanın tamamen iyileşmiş göründüğünü ve düşünerek bilgisayar fare imlecini oynatabildiğini açıkladı.

Sosyal medya platformu X'teki bir Space programında açıklama yapan Musk, "Süreç iyi ilerliyor. Hasta tamamen iyileşmiş görünüyor. Hasta düşünerek fare imlecini oynatabiliyor" dedi.

Musk'ın açıklamasına göre, Neuralink hastanın fare imlecini mümkün olduğu kadar çok oynatabildiğini görmek istiyor.

Musk, ilk insan deneğin beynine 29 Ocak'ta çip yerleştirildiğini ve deneğin toparlanma sürecinin iyi gittiğini açıklamıştı.

ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), Neuralink'e geçen yıl mayıs ayında beyin implantının insan üzerinde deneyine başlaması için izin vermişti. FDA'den alınan izin, hastaların felç ve bir dizi nörolojik hastalığı yenmelerine yardımcı olmayı hedefleyen şirket için bir dönüm noktasıydı.

Neuralink, eylül ayında insan üzerinde deney için onay aldığını açıklamıştı.


Üretken yapay zeka akıllı telefonlara, bilgisayarlara ve arabalara taşınıyor

Gelişmiş çipler ve işlemciler geliştirilmesi yeni imkanlara kapı araladı.
Gelişmiş çipler ve işlemciler geliştirilmesi yeni imkanlara kapı araladı.
TT

Üretken yapay zeka akıllı telefonlara, bilgisayarlara ve arabalara taşınıyor

Gelişmiş çipler ve işlemciler geliştirilmesi yeni imkanlara kapı araladı.
Gelişmiş çipler ve işlemciler geliştirilmesi yeni imkanlara kapı araladı.

Gelişmiş cihazların işlem gücünü kullanan üretken yapay zeka araçları, uygulamaları ve hizmetleri verilere kolayca erişebiliyor, sonuçları daha hızlı analiz edebiliyor ve daha güvenli hale geliyor. Bu nedenle geliştiriciler bunları yaygın elektronik cihazlarda kullanmaya çalışıyor.

Bulut üretim platformları

Chat GPT sohbet robotunda kullanılanlar gibi üretken yapay zeka sistemleri, hizmet sağlayıcıların ve şirketlerin büyük veri merkezlerinde yer alıyor. Şirketler üretken yapay zeka hizmetlerinden yararlanmak istediklerinde, Microsoft 365 Copilot gibi bir yapay zeka platformuna erişim için ödeme yapıyor.

Ancak söz konusu bulut tabanlı sistemle ilgili tek sorun, onu çalıştıran büyük dil modelinin ve veri merkezlerinin, yalnızca uygulamaları çalıştırmak için değil, aynı zamanda büyük ve kurumsal veriler üzerinde üretken yapay zeka modellerini eğitmek için de gelişmiş GPU döngüleri ve büyük elektrik gücü tüketmesi. Ayrıca ağ bağlantısı sorunlarıyla da karşılaşabiliyor.

Bu nedenle üretken yapay zeka endüstrisi, büyük dil modellerini eğitmek ve çalıştırmak için gereken özel işlemcilerin eksikliğiyle de karşı karşıya.

Bu nedenle, danışmanlık firması J. Gould Associates'in kıdemli analisti Jack Gould ve bu alandaki diğer uzmanlar, üretken yapay zekanın gelişmiş cihazlara odaklanması gerektiğine inanıyor. Yani, önümüzdeki yıllarda odak noktası bilgisayarlar, tabletler, akıllı telefonlar ve hatta arabalar olacak ve bu da üretici yapay zeka uygulamalarının üreticilerinin işleme görevini veri merkezlerinden aktarmasına ve cihaz ile ağa bağlantının maliyetini ödeyen kullanıcı olduğu için ücretsiz kâr elde etmesine olanak tanıyacak.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre üretken yapay zekanın dijital dönüşümü, bulut sektörünü geride bırakana kadar sektörün büyümesine katkı sağlıyor. Araştırma firması Gartner, 2025 yılına kadar şirketler tarafından yönetilen verilerin yüzde 50'sinin bir veri merkezi ya da bulut dışında işleneceğini ve üretileceğini öngörüyor.

Intel, Nvidia ve AMD gibi işlemci üreticileri ise dikkatlerini, gelişmiş cihazlardaki grafik işlem birimlerinin ve merkezi işlem birimlerinin üretken yapay zeka görevlerini yerine getirmelerine yardımcı olan küçük çipler (çip üzerinde sistem) ve sinirsel işlem birimleri üretmeye yönelttiler.

IDC'nin uluslararası araştırmalardan sorumlu başkan yardımcısı Rick Viars, Computer World dergisi tarafından bildirilen bir röportajda şunları söyledi:

“Üretken yapay zeka iPhone 15'te değil, iPhone 16'da, belki de Chat’in bir versiyonu olan ‘Apple GPT’ şeklinde ortaya çıkacak.”

Akıllı telefonlar

Apple GPT’nin önümüzdeki haziran ayında Apple'ın Dünya Çapında Geliştiriciler Konferansı'nda, yani şirketin iOS 18 işletim programının yeni sürümünü ve üretken yapay zeka kartlarıyla desteklenen tamamen yeni bir ‘Siri’ sürümünü açıklayacağı etkinlikte duyurması bekleniyor.

iPhone'un (ve diğer akıllı telefonların), ‘Google Pixel 8’ telefonundaki fotoğraflara adanmış ‘En İyi Çekim’ özelliği gibi üretken yapay zeka işlevlerini yerine getirecek çiplerin ortaya çıkışına tanık olması planlandığı tahmin ediliyor. Bu özellik, kullanıcının bir fotoğraftaki birinin yüzünü önceki bir fotoğrafta gösterilen yüzle değiştirmesine olanak tanıyor.

Viars açıklamasının devamında “Pixel, Amazon ya da Apple telefonlardaki bu işlemciler, gülmeyen birinin fotoğrafını asla çekmeyeceğinizi garanti ediyor çünkü diğer beş fotoğrafı kullanarak düzenleyebilir ve mükemmel fotoğrafı oluşturabilirsiniz” dedi.

Bu yönde bir hareket, üretken yapay zeka şirketlerinin düşüncelerini, sağlayıcının işin tüm maliyetini ödemesi gereken bir kıtlık ekonomisinden, destekleyicinin bazı temel görevlerin gelişmiş cihaz tarafından ücretsiz olarak yerine getirileceğini varsayabileceği bir bolluk ekonomisine kaydırmasına olanak tanıyacağı ifade ediliyor.

Windows – 12

Beklentiler, bu yılın sonunda piyasaya sürülecek olan bir sonraki Windows sürümünün (büyük olasılıkla Windows 12) gelişmiş cihazlarda üretken yapay zekanın benimsenmesi için bir katalizör görevi göreceği yönünde. Yeni işletim sisteminin yerleşik yapay zeka özellikleri içermesi de bekleniyor.

Üretken zeka için çipler ve işlemciler

Üst düzey cihazlarda yapay zeka kullanımı, masaüstü ve görüntü manipülasyonunun ötesine geçiyor ve Intel gibi çip üreticileri, cihazlara gömülü üretken yapay zekanın benimsenmesini hızlandırmak için endüstriyel, perakende ve sağlık hizmetleri gibi dikeyleri hedefliyor.

Örneğin, perakendeciler satış noktası ve dijital tabela sistemlerinde katalizör çiplere ve yazılımlara sahip olurken, sanayiciler operasyonları izlemek ve kusurları tespit etmek için robotik ve lojistik sistemlerinde üretken YZ ile güçlendirilmiş işlemciler kullanabiliyor. Ayrıca, doktorlar stres zamanlarında teşhis için yardımcı obstetrik YZ’den faydalanabiliyor.

Intel, geçtiğimiz aralık ayında duyurduğu ‘Ultra Core’ işlemcilerinin, önceki işlemcilerine kıyasla gerçek zamanlı sonografi uygulamalarında yapay zeka performansını yüzde 22 ila 25 oranında artırdığını iddia ediyor.

AMD Yapay Zeka Pazarlama Departmanı Başkanı Brian Madden konuya dair şunları söylüyor:

"Yapay zeka destekli uygulamalar, bilgisayarlar, dizüstü bilgisayarlar, endüstriyel sensörler, bir restorandaki küçük bir sunucu ve hatta bir sunucu gibi birçok gelişmiş cihazda giderek daha fazla kullanılıyor."

Bilimsel ve tıbbi araştırma sistemleri

Madden, üretken yapay zekanın ‘son elli yılın en dönüştürücü teknolojisi’ olduğunu savunuyor.

Aslında, üretken yapay zeka bilim, araştırma, endüstri, güvenlik ve sağlık gibi çeşitli sektörlerde kullanılmaya başlandı. Yeni ilaçların ve testlerin keşfinde, tıbbi araştırmalarda ve tıbbi teşhis ve tedavideki ilerlemelerde çığır açıyor.

Örneğin, bir AMD müşterisi olan Clarius, doktorların fiziksel yaralanmaları teşhis etmesine yardımcı olmak için üretken yapay zeka kullanırken, Japonya'nın Hiroşima Üniversitesi, doktorların bazı kanser türlerini teşhis etmesine yardımcı olmak için AMD çipleri tarafından desteklenen yapay zekaya başvuruluyor.


Yeni araştırma tüm canlılar için en ideal sıcaklığı ortaya koydu

(Unsplash)
(Unsplash)
TT

Yeni araştırma tüm canlılar için en ideal sıcaklığı ortaya koydu

(Unsplash)
(Unsplash)

Yeni bir araştırmaya göre dünyadaki tüm türler "ideal" 20 santigrat derecede gelişiyor gibi görünüyor ve kara türleri değişen iklime uyum sağlamak için daha fazla mücadele edebilir.

Çalışmaların gözden geçirilmesi, hayvanların, bitkilerin ve hem havada hem de suda yaşayan mikropların sıcaklık aralıklarının 20 derecede örtüştüğünü doğruladı.

Bilim insanları bu sıcaklığın biyoçeşitlilik için "çok önemli" olduğunu söylüyor.

Birçok tür daha sıcak ve daha soğuk bölgelerde yaşamaya uyum sağlamış olsa da birçoğu hâlâ 20 derecede yaşıyor.

Araştırmacılar, "20 derecenin üzerindeki sıcaklıkların hayvanlar, bitkiler ve prokaryotlar da dahil tüm yaşam alanları için giderek daha az elverişli hale geldiğine dair kanıtlar buluyoruz" diye yazıyor.

Bu sıcaklığın, hücrelerdeki suyun moleküler özellikleri nedeniyle biyolojik süreçlerin verimliliği için çok önemli olduğunu düşünüyorlar.

Hücrelerin içindeki kimyasal süreçlerin verimliliği sıcaklık arttıkça artar, maksimuma ulaşır ve çok ısındığında hızla düşer.

Araştırmacılar, bunun 20 dereceden daha yüksek sıcaklıkların organizmalar arasında, deniz türleri arasında düşük oksijen seviyelerine toleransın azalması gibi bazı önemli değişikliklere yol açabileceği anlamına geldiğini belirtiyor.

Isınan bir dünyada, uygun sıcaklıklara erişemeyen canlılar uyum sağlamak için daha fazla mücadele edebilir.

Bilim insanlarının The Conversation'daki yazısına göre, deniz türleri coğrafi dağılımlarını değiştirerek uyum sağlayabilirken, kara türleri "şehirler, tarım ve diğer insan altyapıları tarafından değiştirilen alanlar nedeniyle" bu kadar kolay yer değiştiremeyebilir.

Araştırmada ayrıca, sürekli 20 derecenin üzerinde sıcaklıkların görüldüğü bölgelerin, alanların tür zenginliğinde düşüşe yol açabileceği belirtiliyor.

Bilim insanları, fosil kayıtlarında da sıcaklıklar uzun süre bu eşiğin üzerinde kaldığında soy tükenmelerine dair benzer kanıtlar buldu.

Bulgular, halihazırda 20 derecenin üzerinde azalan biyoçeşitliliğin küresel ısınma nedeniyle daha da azalacağına dair artan kanıtlara yenilerini ekliyor.

Araştırmacılar bu durumun ekosistemlerin "basitleşmesine" yol açacağı ve pek çok yerde daha az yaşam formu bulunacağı uyarısını yapıyor.

Ayrıca mevcut türler arasında daha fazla rekabet olacağını ve bunun da habitatları daha da kısıtlayabileceğini söylüyorlar.

Independent Türkçe


Gök bilimciler, "evrenin en parlak cismi" olduğunu düşündükleri bir kuasar keşfetti

(Arşiv-AA)
(Arşiv-AA)
TT

Gök bilimciler, "evrenin en parlak cismi" olduğunu düşündükleri bir kuasar keşfetti

(Arşiv-AA)
(Arşiv-AA)

Avustralya ve Şili'den bilim insanlarından oluşan bir ekip, Şili'deki Atacama Çölü'nde bulunan teleskoplar yardımıyla yaptıkları gözlemler sonucu "J0529-4351" ismi verilen aşırı parlaklığa ve kütleye sahip gök cismi kuasara ilişkin çarpıcı detaylar buldu.

Gök bilimciler, araştırmalar sonrası, Güneş'ten 500 trilyon kat daha parlak olan bu kuasarın "evrendeki en parlak cisim" olabileceği sonucuna vardı.

Söz konusu kuasarın Dünya'dan 12 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunduğunu kaydeden gök bilimciler, cismin merkezinde bulunan kara deliğin kütlesinin Güneş'in 17 ila 19 milyar katı olduğunu da tespit etti.

Araştırmanın detayları "Nature Astronomy" dergisinde yayımlandı.


Japonya'nın ağaçtan yapılma uydusu bu kez fırlatılmaya hazır

Ahşap uydu Dünya'ya geri dönüş yolculuğunda tamamen yanarak kül olacak (Kyoto Üniversitesi)
Ahşap uydu Dünya'ya geri dönüş yolculuğunda tamamen yanarak kül olacak (Kyoto Üniversitesi)
TT

Japonya'nın ağaçtan yapılma uydusu bu kez fırlatılmaya hazır

Ahşap uydu Dünya'ya geri dönüş yolculuğunda tamamen yanarak kül olacak (Kyoto Üniversitesi)
Ahşap uydu Dünya'ya geri dönüş yolculuğunda tamamen yanarak kül olacak (Kyoto Üniversitesi)

Japon bilim insanları ahşaptan yaptıkları uyduyla tarihin en sıradışı uzay araçlarından birini geliştirdi.

LignoSat adı verilen uydunun manolya ağacından yapıldığı belirtildi. Uluslararası Uzay İstasyonu'ndan yapılan deneylerde manolya ağacının çatlamalara karşı daha dayanıklı olduğu tespit edilmişti.

Japon bilim insanlarının geliştirdiği ahşap uyduyla ilgili hazırlıklar tamamlanırken, uzay aracının bu yaz fırlatılması bekleniyor.

Kyoto Üniversitesi ve Sumitomo Ormancılık isimli tomruk şirketi tarafından geliştirilen ahşap uydu, şu anda hizmet veren uydulara çevreci bir alternatif yaratılması fikriyle geliştirildi.

Japon astronot ve uzay mühendisi Takao Doi, "Dünya atmosferine geri dönen tüm uydular yanıyor ve yıllar boyunca atmosferin üst katmanlarına yayılan küçük alüminyum parçacıkları saçıyor. Eninden sonunda bu durum çevreyi etkileyecek" diye konuştu.

Bilim insanları ilk olarak uzay koşullarının oluşturulduğu bir labarotuvarda testler yaptı. Bu testlerde kullanılan ahşap örneklerinde hiçbir bozulma veya değişim görülmedi.

Projeye liderlik eden Koji Murata, "Ahşapın bu koşullara dayanıklı olması bizi şaşkınlığa uğrattı" ifadelerini kullandı.

Labarotuvar testlerinin ardından ahşap örnekleri Uluslararası Uzay İstasyonu'na gönderildi ve yaklaşık bir yıl boyunca burada da test edildi. Uzayda yapılan testlerde de ahşap örneklerin çok küçük hasarlar aldığı tespit edildi.

Murata bu durumu, uzayda ahşabın yanmasına neden olacak oksijen ve çüremesine neden olacak canlı organizma bulunmamasıyla açıkladıklarını söyledi.

Uydunun yapımı için sakura ağacının da içinde bulunduğu birkaç ağaç örneğinin denendiği ancak manolya ağacında karar kılındığı belirtildi.

Maruta, bir kahve kupası büyüklüğünde olan uydunun ahşap uzay araçlarının performansına ilişkin önemli veriler sunacağını ifade ederken, "Uydunun görevlerinden biri ahşap yapıda ne kadar bozulma oluşacağını tespit etmek olacak. Ahşap, tek bir yönde hareket ettiği zaman dayanıklı ve sağlam ama yön değişikliği durumunda çatlamalara meyilli olabilir" diye konuştu.

Uydunun uzayda 6 ayda kalacağı ifade edildi. Daha önce uydunun 2023'te fırlatılması planlanmıştı ancak çalışmaların tamamlanmaması nedeniyle fırlatma ertelenmişti.

Daha önce Finlandiya merkezli start-up Arctic Astronautics de WISA Woodsat isimli ahşap bir uydu geliştirerek, 2021'de fırlatmayı planlamıştı. Ancak şirket, "bürokratik engeller nedeniyle" uyduyu henüz fırlatabilmiş değil.

Independent Türkçe


OpenAI'dan yeni anlaşma: Şirketin değeri üçe katlandı

OpenAI, ChatGPT'nin ardından metin komutlarıyla gerçekçi görüntüler oluşturan Sora'yla gündemde (Reuters)
OpenAI, ChatGPT'nin ardından metin komutlarıyla gerçekçi görüntüler oluşturan Sora'yla gündemde (Reuters)
TT

OpenAI'dan yeni anlaşma: Şirketin değeri üçe katlandı

OpenAI, ChatGPT'nin ardından metin komutlarıyla gerçekçi görüntüler oluşturan Sora'yla gündemde (Reuters)
OpenAI, ChatGPT'nin ardından metin komutlarıyla gerçekçi görüntüler oluşturan Sora'yla gündemde (Reuters)

Yapay zeka destekli sohbet botu ChatGPT'yle adını duyuran Amerikalı teknoloji şirketi OpenAI'ın değerinin yeni yaptığı anlaşmayla 80 milyar dolara çıktığı bildirildi.

ABD'nin tanınmış gazetelerinden New York Times (NYT), anlaşmaya dair bilgi sahibi olan ve kimliklerinin açıklanmasını istemeyen üç yetkiliye dayandırdığı dünkü haberinde, OpenAI'ın hisselerini girişim şirketi Thrive Capital'ın öncülüğündeki bir anlaşma kapsamında satacağını aktardı. 

"Tender offer" diye bilinen aleni pay alım teklifi kapsamında, şirket çalışanları hisselerini nakde çevirebilecek. 

Amerikalı girişimcilik şirketi Thrive Capital'ın hazırladığı teklife hangi firmaların katılacağı henüz açıklanmadı. 

OpenAI, nisanda da benzer bir anlaşma imzalamıştı. Bu anlaşmada Thrive Capital'ın yanı sıra Sequoia Capital, Andreessen Horowitz ve K2 Global gibi yatırım firmaları, yapay zeka şirketinin hisselerini satın almıştı. İşlemin ardından firmanın değeri yaklaşık 29 milyar dolara yükselmişti. 

Son anlaşmayla birlikte firmanın değeri 10 aydan kısa sürede neredeyse üç katına çıkmış oldu. 

Thrive Capital ve OpenAI, NYT'nin yorum talebini reddetti.

NYT'nin aktardığına göre anlaşmanın aslında kasımda tamamlanması planlanıyordu. Fakat OpenAI CEO'su Sam Altman'ın firmadan kovulması sürecin durmasına yol açtı. 

38 yaşındaki programcının kurduğu firmadan kovulması büyük tartışma yaratmış, OpenAI'da çalışan 770 kişiden 700'ü Altman'ın dönmesi için imza toplamıştı. Bunun üzerine Altman aynı ay şirkette tekrar işe alınmıştı. 

Özel şirketler ve yatırımcı faaliyetleri hakkında analizler sağlayan CB Insights'ın verilerine göre son anlaşmayla OpenAI, dünyadaki en değerli üçüncü teknoloji startup'ı haline geldi. 

TikTok'un sahibi Çin merkezli ByteDance, 225 milyar dolarla birinci sırada yer alırken, Elon Musk'ın SpaceX firmasıysa 150 milyar dolarla ikinci sırada. 

Teknoloji devi Microsoft da geçen yıl ocakta OpenAI'ya 10 milyar dolar yatırım yapmıştı.

Independent Türkçe, New York Times, Reuters


OpenAI’den metin komutlarından video oluşturma hizmeti: Sora

Sora modeli 1080p çözünürlükte film benzeri sahneler oluşturabiliyor. (Open AI)
Sora modeli 1080p çözünürlükte film benzeri sahneler oluşturabiliyor. (Open AI)
TT

OpenAI’den metin komutlarından video oluşturma hizmeti: Sora

Sora modeli 1080p çözünürlükte film benzeri sahneler oluşturabiliyor. (Open AI)
Sora modeli 1080p çözünürlükte film benzeri sahneler oluşturabiliyor. (Open AI)

OpenAI'nin yeni Sora teknolojisi, yapay zeka dünyasında, özellikle de metni videoya dönüştürme alanında olağanüstü bir sıçramayı temsil ediyor. Video içeriği oluşturmada yeni bir çağ başlatmak üzere tasarlanan bu yenilikçi teknoloji, basit metin talimatlarıyla bir dakikaya kadar uzunlukta son derece gerçekçi ve yaratıcı videolar oluşturulmasına olanak sağlıyor. Bu yeteneği sayesinde Sora, yapay zekanın dijital medya yaratımında devrim yaratma potansiyeli açısından oldukça ileri seviye bir örnek teşkil ediyor.

Örneğin, Sora'ya şu paragraf veriliyor:

"Zarif bir kadın, sıcak neon ışıkları ve hareketli şehir tabelalarıyla dolu bir Tokyo caddesinde yürümektedir. Siyah deri bir ceket, uzun kırmızı bir elbise, siyah ayakkabılar giyiyor ve siyah bir cüzdan taşıyor. Güneş gözlüğü takıyor ve ruj sürüyor. Kendinden emin ve rahat bir şekilde yürüyor. Sokak nemli ve yansıtıcı, renkli ışıklar ayna etkisi yaratıyor. Etrafta yürüyen bir sürü yaya var."

Sonuç ise bu (OpenAI internet sitesinden):

Yenilikçi yetenekler ve zorluklar

Sora, birden fazla karakter, belirli eylem türleri ve ayrıntılı senaryolar içeren karmaşık sahneler oluşturabiliyor. Tüm bunları yaparken bir kullanıcının komut istemindeki nüansları anlayabiliyor. Dikkat çeken bir özellik de Sora'nın tüm videoyu bir kerede oluşturabilmesi ve böylece özneler görüş alanından çıktığında görünümde meydana gelen değişiklikler gibi tutarsızlıkları ortadan kaldırmasında kendini gösteriyor.

Ancak modelin zayıf yönleri de yok değil. Örneğin, bir kişi elmadan bir ısırık alırken fotoğraflanabilir ancak ısırık izi artık elmanın üzerinde görünmeyebilir. Sora ayrıca sol ve sağı ayırt edememek gibi uzamsal ayrıntılar ve yönlerle başa çıkmakta veya belirli bir kamera yoluna bağlı kalmak gibi zaman içinde gelişen sahnelerin olaylarını tanımlamakta zorluk çekebilir.

Sora'nın tekniğiyle elde edilen sonuçlara bir başka örnek de kendisinden özellikle istenen bu paragrafı videoya çevirmesi (OpenAI internet sitesinden:

"Kamera doğrudan İtalya'nın Burano kentinin renkli binalarına bakıyor. Sevimli bir Dalmaçyalı köpek zemin kattaki bir binanın penceresinden bakıyor. Birçok insan binaların önündeki kanal sokaklarında yürüyor ve bisiklete biniyor."

Araştırma ve geliştirme teknolojileri

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Sora, GPT modellerine benzer şekilde sıralı verileri işlemek için kullanılan derin öğrenme mimarisi türlerini kullanarak büyük miktarda veriyi verimli bir şekilde işlemesine olanak tanıyor. Model, videoları ve görüntüleri GPT'deki belirteçlere benzer şekilde veri yamaları kümeleri olarak temsil ederek çeşitli görsel veriler üzerinde eğitilmesine olanak tanır. Veri temsilinin bu şekilde birleştirilmesi sayesinde Sora'nın teknolojisi, süre, doğruluk ve diğer özellikleri daha önce hiç olmadığı kadar verimli bir şekilde ele almasını sağlıyor. Sora ayrıca DALL-E ve GPT modelleri üzerine yapılan araştırmalara dayanıyor ve görsel eğitim verileri için son derece açıklayıcı başlıklar oluşturmak için DALL-E 3'ün geri alma teknolojisini kullanıyor. Bu sayede kullanıcının metin talimatlarını daha doğru bir şekilde takip eden videolar oluşturuluyor. Model ayrıca hareketsiz görüntüleri canlandırabilir veya mevcut videoları ayrıntılara dikkat ederek genişletebilir ve gerçek dünya uygulamalarındaki çok yönlülüğü ve potansiyeli gösterebilir.

Güvenlik ve etik hususlar

Güvenlik ve etiğin öneminin farkında olan OpenAI, Sora'nın ürünlerine entegre edilebilmesi için birçok önemli adım attı. Şirket, X platformundaki bir paylaşımında, şirket içinde yanlış bilgilendirme, nefret içeriği ve önyargı gibi alanlarda uzmanlaşmış bir ekip olan Red Team üyeleriyle iş birliği yaparak, Sora tarafından oluşturulan videoları tanımlayabilen bir sınıflandırma aracı geliştirildiğini bildirdi.

Katılım ve gelecek beklentileri

OpenAI, endişeleri anlamak ve Sora için olumlu kullanım durumlarını belirlemek için küresel çapta politikacılar, eğitimciler ve sanatçılarla etkileşim kurmayı planlıyor. Kapsamlı araştırma ve testlere rağmen, potansiyel faydalı ve zararlı kullanımların tamamı bilinmiyor. OpenAI, zaman içinde daha güvenli yapay zeka sistemleri yaratmada kritik bir unsur olarak gerçek dünya kullanarak öğrenmenin önemine inanıyor.

Sora, yapay zekanın gerçek dünyayı anlama ve simüle etme becerisinde büyük bir ilerlemeyi temsil ediyor ve genel yapay zekaya (AGI) ulaşma yolunda kritik bir adımı işaret ediyor. Sora'nın geliştirilmesi sadece ilgi çekici video içeriği oluşturma potansiyelini göstermekle kalmıyor, aynı zamanda yapay zeka araştırma ve uygulamalarında devam eden zorlukları ve sorumlulukları da vurguluyor.


NASA, morötesi ışınların yardımıyla galaksiler ve yıldızların oluşumunu inceleyecek

AA
AA
TT

NASA, morötesi ışınların yardımıyla galaksiler ve yıldızların oluşumunu inceleyecek

AA
AA

NASA'nın internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, Ajans, "Astrofizik Orta Sınıf Kaşif Misyonu" kapsamında "UVEX" (UltraViolet EXplorer) isimli uzay teleskobunu, morötesi ışınları incelemek üzere 2030'da uzaya gönderme kararı aldı.

UVEX teleskobu yardımıyla galaksilerin, yıldız patlamalarının ve büyük yıldızların incelenmesi hedefleniyor.

NASA Bilim Misyonu Direktörlüğünden Nicola Fox, konuya ilişkin, "UVEX teleskobu, galaksilerin doğasını daha iyi anlamamıza ve evrendeki değişen olayları takip etmemize yardımcı olacak." değerlendirmesinde bulundu.

Ajansın Astrofizik Bölümü Direktörü Mark Clampin ise UVEX'in, evrendeki çoklu dalga boylarının ve geçici değişimlerin izlenmesine yardımcı olacağını söyledi.

UVEX teleskobunun 2 yıllık görev maliyetinin, fırlatma giderleri hariç 300 milyon dolar olması bekleniyor.