Cep telefonları için uydu kuleleri: Hızlı yazışmalar için yeni sistemler geliştiriliyor

Cep telefonları için uydu kuleleri: Hızlı yazışmalar için yeni sistemler geliştiriliyor
TT

Cep telefonları için uydu kuleleri: Hızlı yazışmalar için yeni sistemler geliştiriliyor

Cep telefonları için uydu kuleleri: Hızlı yazışmalar için yeni sistemler geliştiriliyor

Starlink uydu ağı, Amazon ve Apple, AST Space Mobile, Huawei ve Link Global gibi diğer şirketlerin ardından bu ay ilk kez ‘V2 Mini’ adı verilen en yeni nesil uyduları aracılığıyla cep telefonları arasında dördüncü nesil (LTE) bağlantıyı kullanarak kısa mesaj gönderip aldı.

Uzay üzerinden kısa mesajlar

SpaceX tarafından işletilen uydu takımyıldızı Starlink, dünya çapında en az sekiz mobil ağ sağlayıcısının abonelerine kısa mesaj hizmeti sunmayı amaçlıyor ve önümüzdeki yıllarda bu sağlayıcılar tarafından kullanılan yer istasyonlarına ihtiyaç duymadan veri ve sesli mesaj kapsamı da sağlayabilir. 

Starlink için elde edilen bu yeni başarı, uyduların ve hücresel istasyonların yaşadığı dönüşümün en son örneğini teşkil ediyor. Az sayıda şirket, cep telefonları ile Dünya yörüngesindeki uydular arasında birkaç yüz kilometreyi kapsayan bir bağlantı kurmak için yönlendirilmiş hüzmeleme gibi mevcut teknolojileri geliştirmenin yanı sıra uydu yapma ve fırlatma maliyetinin düşük olması gibi çeşitli faktörlerden faydalanıyor. Bunlardan en önemlisi, uydular onlarca kilometre hızla yörüngeye oturduğundan ve bu da Dünya yüzeyindeki herhangi bir cep telefonuyla iletişim kurmak için biraz zamana ihtiyaç duydukları anlamına geldiğinden, yeni baz istasyonlarının ilk kez ağın hareketli bileşeniyle bağlanması olarak kendini gösteriyor.

ffrfr

Amerikan Mühendisler dergisi için Spectrum web sitesi, günümüzde bu sorunları çözmek için rekabet eden şirketlerin şu ana kadar ticari bir uydu (Huawei - China Telecom - Link Global - Apple - ve "Global Star") aracılığıyla geleneksel telefonlarda metin mesajları gönderip almayı başardıklarını ve deneysel bir uydu (AST Space Mobile) kullanarak beşinci nesil iletişim ağı üzerinden ses ve veri iletişimi gerçekleştirdiklerini ortaya koydu.

Uydu telefonları

Çok yakın zamana kadar uydular birkaç yüz kilometre ötedeki cep telefonlarıyla iletişim kuramıyordu.

Bununla birlikte, insanların uzak yerlerdeki keşif gezilerinde yanlarında taşıdıkları uydu telefonları büyük antenlere sahip ve birden fazla uyduyla açık görüş hatlarına ihtiyaç duyuyor ve bir iletimi almak biraz zaman alıyor. Karasal ağlar ile hücresel uyduları entegre etmenin, baz istasyonları arasında hareket etmek ve iletimleri bir kuleden diğerine aktarmak kadar kolay olmadığı ise altı çizilen diğer bir konu.

Danimarka'daki Aalborg Üniversitesi'nde kablosuz iletişim alanında uzman bir araştırmacı olan Melissa Lopez, nihai ve birincil hedefin karasal ve karasal olmayan ağlar arasında tam ve sorunsuz bir entegrasyon sağlamak olduğuna inanıyor.

Starlink 4G bağlantısı hakkında çok fazla ayrıntı vermiyor, ancak mevcut kesintisiz hücresel iletişim için birkaç yapı taşı sunuyor.

Karasal ve uydu ağlarının entegrasyonu

Telefonları uydulara bağlamak için üç ana faktör bulunuyor. Şirketler, cep telefonu tasarımlarını uydu telefonu olacak şekilde değiştirmek yerine, uydu ağını cep telefonlarıyla yarı yoldan daha fazla bir noktada buluşacak şekilde yeniden tasarlıyorlar.

Uyduları baz istasyonlarına dönüştürme çabalarında şirketler antenlerin boyutlarını önemli ölçüde büyütüyorlar. Örneğin AST Space Mobile tarafından modifiye edilen ilk uyduların anten alanı 64 metrekareydi, bunu 128 metrekarelik antenlerle donatılmış başka bir uydu nesli izledi ve sonraki aşamada 400 metrekarelik antenlere sahip uydular inşa etmeyi planlıyorlar.

Starlink'in V2 Mini uydularının anten alanı 6,21 metrekare ancak şirket beklenen büyük roketinin inşasının tamamlanmasının ardından daha büyük boyutta hücresel iletişim uyduları geliştirmeyi ve fırlatmayı planlıyor.

Şirketler uydularını cep telefonu kulelerine benzer bir şeye dönüştürmek için yörüngedeki yüksekliklerini azaltmaya çalışıyorlar. Uzay Çağı'nın ilk birkaç on yılı boyunca, iletişim uyduları Dünya'nınkinden çok daha yüksek eşzamanlı yörüngelerde kullanıldı ve bu sayede gezegen yüzeyinin daha büyük bir bölümünü uzun bir süre boyunca kapsayabildiler. Ancak bu tür uydular günümüz uydularına kıyasla çok daha az sayıda cihazı idare edebiliyordu.

Son on yılda daha küçük, daha ucuz uyduların üretilmesi ve fırlatılmasındaki gelişmeler, alçak Dünya yörüngesinde bulunan çok sayıda ucuz uyduya dayalı ticari modellere kapı açtı. Bu tür bir uydu uzun süre dayanmayabilir ancak Dünya'daki cep telefonlarından gelen zayıf sinyalleri tespit etme ve artan faaliyetleriyle başa çıkma konusunda daha iyi bir performansa sahip.

Geliştirilmiş vektör hüzmeleme, vericinin diğer alıcılarla etkileşime girmeden sinyali en iyi alıcıya yönlendirmenin yolunu nasıl hesapladığını gösteren bir başka faktördür. Bu yöntem, iletimin bir binadan veya dağın yamacından ve yer kulelerinden yayınlanmasına veya saatte onlarca kilometre hızla hareket eden bir uydudan gelen dar, hızlı hareket eden bir iletimin hassas bir şekilde hedeflenmesine bağlı olabilir.

Bu daha gelişmiş yöntem, ses dalgalarının uyumuna benzer şekilde, her birinin diğerini desteklemesi için aynı sinyallerin birden fazla antenden gönderilmesine dayanabilir.

Konuyla ilgili bir dizi makalede görüşlerini açıklayan araştırmacılar, yönlendirilmiş ışın yönteminin gelecekte daha fazla sayıda uyduya yayılmasının mümkün olabileceğini öne sürüyor. Bu makalelerden birinde, bugün baz istasyonlarına karşılık gelen tek bir uydunun yaptığı işi yapmak üzere birbirine yakın uçan 20'den fazla küçük uydunun kullanılmasına dayanan bir senaryodan bahsediliyor. Münih Alman Üniversitesi'nde iletim işleme alanında uzmanlaşmış bir öğrenci ve bu son makalelerde yer alan araştırmacılardan biri olan Diego Tosi, "Bu uyduların her biri tamamen özerk ve kendi bileşenlerine sahip. Buradaki temel model, sinyallerin tutarlı bir şekilde ulaşmasını sağlayan frekans, faz ve zamanın düzenlenmesinden sorumlu olan bu senkronizasyon programlarıdır” dedi.

Şu anda Starlink ve rakiplerinin sundukları, önemine rağmen çok mütevazı kalmaktadır. Uzmanlar, bu şirketlerin şu anda sunduklarını ‘hiç yoktan iyidir’ şeklinde yorumlarken, ancak uzun vadede, 6G hizmetinin yayılmasını artıracak yaklaşımlara ihtiyaç duyulacağını belirtiyorlar.



SpaceX, dünyanın en büyük roketini ilk yörünge uçuşuna hazırlıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

SpaceX, dünyanın en büyük roketini ilk yörünge uçuşuna hazırlıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

SpaceX, mega roketi Starship'in ilk yörünge uçuş denemesine hazırlanıyor.

Gelecek pazartesi gerçekleşmesi planlanan bu kritik görev, NASA'nın Artemis programı kapsamında insanları Ay yüzeyine gönderme takvimini koruyup koruyamayacağını belirleyebilir.

ABD uzay ajansı, Elon Musk'ın bir gün Mars'ta kalıcı bir koloni kurmak için kullanılacağını iddia ettiği 124 metrelik roketin geliştirilmesindeki sorunlar nedeniyle, Artemis'in zaman çizelgesinde zaten erteleme yapmak zorunda kalmıştı.

SpaceX, devasa birinci kademe güçlendiricisini Teksas'ın güneyinde yer alan Starbase tesisindeki fırlatma rampasına pazartesi günü taşıdı.

Super Heavy diye bilinen 33 motorlu roket, daha sonra Starship'in 6 motorlu ikinci kademesiyle birleştirilecek. Tamamen birleştirildiğinde Starship, bugüne kadar uçurulan en büyük ve en güçlü roket olacak.

Yaklaşan Starship uçuşu, programın bugüne kadarki en iddialı görevi olacak. Bu görevde, ikinci aşama roketin 10 saatlik bir uçuşla yörüngeye gönderilmesi ve Dünya'nın etrafında 6 tur attıktan sonra Büyük Okyanus'un Şili açıklarındaki kısmına inmesi hedefleniyor.

Bu uçuş denemesi aynı zamanda SpaceX'in yeni nesil Starlink V3 uydularını alçak Dünya yörüngesine yerleştiren ilk görev olacak.

Bunlar, yörüngede 11 binden fazla Starlink uydusuyla halihazırda dünyanın en büyük yapay uydu ağı olan uzay internet ağının bir sonraki parçasını oluşturacak.

Musk, pazartesi günü X'te paylaştığı gönderide, "Yörüngeye 7 gün içinde yapılacak ilk Starship fırlatması, operasyonel kullanım amaçlı Starlink V3 uydularını taşıyacak" diye yazdı.

Temmuzdaki en son Starship fırlatmasında roket, test amaçlı 20 adet Starlink V3 uydusunu yörüngeye yerleştirme hedefini tamamladıktan sonra Hint Okyanusu'na başarıyla iniş yapmıştı.

Bu görevde Starship'in üst kademesi ilk kez bir yörünge altı uçuştan patlamadan geri dönmüş ve SpaceX, uçuş denemesi hakkında değerli veriler elde etmeyi başarmıştı.

frgthyju
SpaceX mühendisleri, temmuzda gerçekleştirilen uçuş denemesinin ardından 27 Ağustos 2026'da Hint Okyanusu'ndaki Christmas Adası açıklarında bulunan Starship'i inceliyor (SpaceX)

SpaceX, roketin her iki kademesini de tamamen ve hızlıca yeniden kullanılacak şekilde tasarladığından, bunların başarıyla suya inmesini sağlamak, son uçuşun en önemli sınavlarından biri olacak.

SpaceX'in "roketçiliğin kutsal kasesi" diye tanımladığı bu hedefe ulaşmak, gelecek yıl yapılması planlanan Artemis III görevi öncesinde Starship'in geliştirilmesini hızlandırmaya katkı sağlayacak.

14 gün sürecek görevde, NASA'nın Orion uzay aracındaki 4 astronot, alçak Dünya yörüngesindeyken Starship'le kenetlenecek.

Yörünge deneyi, 2028'de Artemis IV kapsamında gerçekleştirilecek ilk insanlı Ay inişinden önce kenetlenme mekanizmalarını ve uzay aracı arayüzlerini test etmeyi amaçlıyor.

Independent Türkçe


Yapay zeka kendini geliştirmeye başlarsa ne olacak?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Yapay zeka kendini geliştirmeye başlarsa ne olacak?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

OpenAI, bir gün kendi faaliyetlerini daha güvenli hale getirmek için yapay zekadan yararlanabileceğini ancak bunun için bir dizi acil değişiklik gerektiğini belirtiyor.

Şirket, "otomatik bir yapay zeka araştırmacısı" geliştirmek ve bu sistemi "hizalama sorunu" (yapay zekanın insanlığın etik değerleriyle uyumlu davranmasını sağlama güçlüğü) üzerinde çalışmak için kullanmak istediğini kamuoyuna açıkladı. OpenAI, "yapay zeka sistemleri daha yetenekli ve otonom hale geldikçe, özellikle de araştırma ve geliştirme süreçlerinin daha büyük bir kısmını yapay zeka üstlenmeye başladıkça, bu çalışmanın giderek daha önemli hale geldiğini" belirtti.

Şirketin bu yorumları, özellikle "yinelemeli kendi kendini geliştirme" (RSI) olasılığına dair endişeler bağlamında, yapay zekanın mevcut durumuna ilişkin daha kapsamlı bir açıklamanın parçası olarak geldi. Bu kavram, yapay zekanın kendisini eğitebildiği ve insan gözetimi yerine kendi çalışmaları sayesinde gelişebildiği aşamayı ifade ediyor.

OpenAI ve diğer yapay zeka şirketleri bunun geliştirme hızında muazzam bir artışa yol açabileceğini öne sürüyor. Şirket yayımladığı yeni yazıda, bu teknolojinin "insanların yaşamlarını doğrudan iyileştireceğini" ve "dünya genelindeki insanların faydalanabilmesi için gelişmiş zeka teknolojilerinin maliyetini düşürebileceğini" belirtiyor.

Ancak şirket, otomatikleştirilmiş araştırmaların tehlikeli yapay zekaya karşı mücadelede de yardımcı olabileceğini ifade etti. OpenAI, "Otomatikleştirilmiş araştırmalar, hizalamayı önemli ölçüde iyileştirmemize ve giderek daha yetenekli hale gelen yapay zekaya karşı savunma mekanizmaları oluşturmamıza yardımcı olabilir zira otomatik bir yapay zeka araştırmacısı, aynı zamanda otomatik bir yapay zeka güvenliği araştırmacısı da olabilir" diye yazdı.

Bununla birlikte şirket, böyle bir gelişmenin tehlikeli olabileceğini ve güvenli biçimde gerçekleştirilebileceği zamana kadar hayata geçirilmemesi gerektiğini belirtti.

Şirket şu uyarıda bulunuyor:

Gerekli özen ve dikkat gösterilmeden gerçekleştirilmesi halinde RSI, insanların yapay zeka geliştirme süreci üzerindeki fiili kontrolünü kaybetmesine ve artık anlayamadıkları araştırma süreçlerini denetleyemez hale gelmesine yol açabilir. Bundan sonra yapay zeka daha tehlikeli, insan değerleriyle daha az uyumlu ve genel anlamda insanlar için bir tehdit unsuru haline gelebilir.

Şirket bu durumun yaşanmasını önlemek ve yapay zekanın kendi üzerinde çalışmasına olanak tanıyacak güvenliği sağlamak amacıyla bir dizi koruyucu önlem alınması çağrısında bulundu. Özellikle iki hususun altını çizdi: Yapay zeka güvenliği ve koruyucu önlemler konusunda yeni ulusal ve uluslararası standartların oluşturulması ve risklerin daha iyi görülmesini sağlayacak yeni ölçütler ve olay bildirim protokolleri geliştirilmesi.

ABD yönetiminden "yapay zeka endüstrisi teknik açıdan en ileri noktada bulunduğu ve finans, ticaret, savunma, teknolojiyle bilgi sistemleri gibi kritik alanlarda küresel ağlarda hâlâ ayrıcalıklı bir konumda bulunduğu" gerekçesiyle bu çalışmalara öncülük etmesi istendi.

Son haftalarda aralarında CEO Sam Altman'ın da bulunduğu OpenAI çalışanları, Anthropic gibi diğer önde gelen araştırma şirketlerinin, yapay zekanın geliştirilmesini yavaşlatma ve güvenli kalmasını sağlayacak yeni düzenlemeler getirme çağrılarına destek verdi. Ancak ABD yönetimi bu çağrıları açıkça reddetti. Başkan Donald Trump, sözkonusu adımların ABD'yi geride bırakacağını ve Çin'in bu teknolojinin geliştirilmesinde liderliği ele geçirmesine olanak tanıyacağını öne sürdü.

Independent Türkçe


ChatGPT artık diğer sitelerde ne yaptığınızı biliyor

17 Eylül 2026'da Kaliforniya'nın San Francisco kentindeki Dreamforce 2026 teknoloji zirvesinde, Moscone Center'daki OpenAI standını ziyaret edenler (Reuters)
17 Eylül 2026'da Kaliforniya'nın San Francisco kentindeki Dreamforce 2026 teknoloji zirvesinde, Moscone Center'daki OpenAI standını ziyaret edenler (Reuters)
TT

ChatGPT artık diğer sitelerde ne yaptığınızı biliyor

17 Eylül 2026'da Kaliforniya'nın San Francisco kentindeki Dreamforce 2026 teknoloji zirvesinde, Moscone Center'daki OpenAI standını ziyaret edenler (Reuters)
17 Eylül 2026'da Kaliforniya'nın San Francisco kentindeki Dreamforce 2026 teknoloji zirvesinde, Moscone Center'daki OpenAI standını ziyaret edenler (Reuters)

OpenAI, ChatGPT'ye kullanıcıların diğer internet sitelerindeki etkinliklerini izleme olanağı tanıyan bir "analitik çerezi" ekledi.

Siber güvenlik araştırmacısı Buchodi, bu izleme mekanizmasını binlerce internet sitesinde aylar boyunca inceledi ve bir satıcının sitesinde aranan, görüntülenen veya satın alınan her şeyin kullanıcının ChatGPT hesabıyla ilişkilendirilebildiğini ortaya çıkardı.

Çerezler, bir internet sitesini ziyaret ettiğinizde tarayıcınıza küçük veri parçaları yerleştirerek çalışıyor. Site daha sonra oturum açma bilgileri veya alışveriş tercihleri ​​gibi unsurları hatırlamak için bu çerezleri okuyabilir.

Reklamverenler, daha alakalı reklamlar sunabilmek amacıyla kişilerin çevrimiçi ortamdaki faaliyetlerini izlemek için sıklıkla çerezlerden yararlanıyor.

ChatGPT'de ortaya çıkarılan bu sisteme benzer reklam izleme yöntemleri Google ve Meta gibi diğer teknoloji şirketleri tarafından da sıklıkla kullanılıyor. Ancak Buchodi bunun bir yapay zeka uygulamasında ilk kez görüldüğünü belirtti.

Buchodi, blog yazısında reklam izleme yazılımını analiz ederken, "Bu mekanizma standart bir reklam teknolojisi uygulaması. Ancak daha önce örneği görülmemiş olan, bu sistemin bir yapay zeka sohbet ürününde çalıştırılması" ifadelerini kullandı.

İnsanlar bu ürünlere, sosyal ağlarda paylaşmayacakları türden şeyler anlatıyor ve bu ürünler giderek artan bir şekilde onlar adına hareket ediyor.

OpenAI, ChatGPT'de reklam testlerine ilk olarak bu yıl ABD'deki kullanıcılarla başlamış, daha sonra pilot reklam uygulamasını Birleşik Krallık, Meksika, Brezilya, Japonya ve Güney Kore'ye genişletmişti.

Çerezin işlevine rağmen OpenAI, "__obi" diye bilinen bu izleyiciyi çerez politikasının "Pazarlama" bölümünde değil, "Analitik" bölümünde sınıflandırıyor.

Politikada, "Bu çerezler kullanıcı sayısı ve kullanıcıların Hizmetlerimizle nasıl etkileşime girdiği gibi konularda, Hizmetlerimizin nasıl performans gösterdiğini ve nasıl kullanıldığını anlamamıza yardımcı olur" ifadesi yer alıyor.

Buchodi şirketle iletişime geçtiğinde, OpenAI Destek ekibi, bulguların incelenmesi için ilgili şirket birimleriyle paylaşılacağını söyledi.

İzleme mekanizması Android için Chrome tarayıcısında gözlemlendi ve yalnızca ChatGPT'nin ücretsiz sürümlerinde mevcut gibi görünüyor.

The Independent, sözkonusu çerez hakkında daha fazla bilgi ve yorum almak için OpenAI'yla iletişime geçti.

Independent Türkçe