GE Aerospace, hibrit elektrikli bir uçağın ilk yüksek irtifa uçuşunu başarıyla tamamlayarak geleceğin teknolojisinde yeni bir dönemin kapılarını araladı.
Tamamen veya kısmen elektrik kullanan tahrik sistemleri, geleneksel havacılığa kıyasla daha düşük maliyetli ve çevre dostu olmasıyla öne çıkıyor.
Drone ve diğer küçük hava araçlarında elektrikli sistemlere yönelik ilgi son yıllarda artarken, daha büyük yolcu ve kargo uçakları muazzam miktarda enerji sağlayacak karmaşık motorlara ihtiyaç duyduğundan aynı hızda ilerleme kaydedilemiyor.
ABD merkezli uçak motoru şirketi GE Aerospace, hibrit elektrikli tahrik sistemiyle çalışan bir aracı 30 bin fit (yaklaşık 9 bin metre) yükseklikte uçurarak önemli bir başarıya imza attığını dün (20 Temmuz) duyurdu.
Böyle bir araçla dünyanın ilk yüksek irtifa uçuşunun yapıldığı deneme, Birleşik Krallık'ta 20-24 Temmuz'da düzenlenen Farnborough Airshow öncesinde gerçekleştirildi.
GE Aerospace ve BETA Technologies'ten pilotlar, ABD'de düzenlenen test uçuşunun ardından Saab 340 isimli uçağı Birleşik Krallık'a götürdü. Uçuşun her aşamasında hibrit elektrikli tahrik sisteminin kullanıldığı bildirildi.
Tahrik sistemi, NASA'nın Elektrikli Güç Aktarma Sistemi Uçuş Gösterimi (EPFD) programı kapsamında geliştirilirken, uçağın verimliliğini, dayanıklılığını ve menzilini artırmak için tasarlanan teknolojilerde BETA Technologies ve Boeing'le de işbirliği yapıldı.
GE Aerospace CEO'su H. Lawrence Culp Jr., "Havacılık sektörünün ilk yüksek irtifa hibrit elektrikli uçuşu, tarih kitaplarına geçecek bir olay" yorumunu paylaştı.
Hibrit elektrikli tahrik sistemi, tamamen elektrikli uçaklardan farklı olarak geleneksel gaz türbinini elektrikli bir güç aktarma sistemiyle birleştiriyor. Bu sayede uçuşun aşamalarına göre iki kaynak arasında güç aktarılıyor ve ticari uçuşlarda gereken uzun vadeli performans sağlanırken, verimlilik de artırılıyor.
Uzmanlar, geleneksel ve elektrikli tahrik sistemlerinin bir arada kullanılmasının, uçakların gerektiğinde yüksek irtifaya daha hızlı çıkmasını sağladığını söylüyor.
Ayrıca bu teknolojinin daha az yakıt tükettiği için sera gazı salımlarını azaltma hedeflerine de katkı sağlaması bekleniyor. Havacılık sektörünün, küresel karbondioksit emisyonlarının yüzde 2,5'i, küresel ısınmanın da yaklaşık yüzde 4'ünden sorumlu olduğu tahmin ediliyor.
BETA Technologies'in kurucusu ve CEO'su Kyle Clark, yeni tahrik sisteminin gelecekteki hibrit uçaklar için "uçan bir laboratuvar" görevi de gördüğünü belirtiyor.
Uzmanlar bu son başarının, hibrit elektrikli sistemleri ticari uçuşlarda yaygın bir şekilde kullanma yolunda önemli bir adım olduğunu düşünüyor.
Independent Türkçe, Reuters, Interesting Engineering, NASA, Our World in Data