Barbie sadece bir oyuncak bebek ama çoğu kişi için sadece böyle değil

Oyuncakçı dükkanlarının raflarının işgal edildiği 1959'dan bu yana sosyal ve psikolojik etkileri sürekli araştırma konusu oldu

2016 yılında Mattel şirketi, kızın gerçek hayattaki imajını dikkate alarak Barbie'nin kopyalarını yayınladı / Fotoğraf: Getty Images
2016 yılında Mattel şirketi, kızın gerçek hayattaki imajını dikkate alarak Barbie'nin kopyalarını yayınladı / Fotoğraf: Getty Images
TT

Barbie sadece bir oyuncak bebek ama çoğu kişi için sadece böyle değil

2016 yılında Mattel şirketi, kızın gerçek hayattaki imajını dikkate alarak Barbie'nin kopyalarını yayınladı / Fotoğraf: Getty Images
2016 yılında Mattel şirketi, kızın gerçek hayattaki imajını dikkate alarak Barbie'nin kopyalarını yayınladı / Fotoğraf: Getty Images

Carine Eliane Zahir 

Barbie, piyasaya sürüldüğü andan itibaren hiçbir zaman sadece bir oyuncak bebek olmadı.

Her kızın çocukluk anılarının ve hayallerinin ayrılmaz bir parçası oldu.

Dünyasının büyülü olmasıyla, kendisinden yaşça büyük olanların ilgi odağı olduğu için ona olan ilginin diğer oyuncak bebeklerde olduğu gibi sadece genç kızlarla sınırlı kalmaması dikkat çekiyor.

Keşfedildiğinden beri dünya çapında yayılmayı başardı ve başka hiçbir bebek onunla rekabet edemedi, ilk bulunduğu çerçeveyi aşan özel bir durum oluşturdu.

Yeni Barbie filminin sinemalarda lansmanının yarattığı kargaşa, buna eşlik eden pazarlama kampanyaları ile moda, sinema ve sosyal medya dünyasında ortaya çıkan trendler, Barbie'nin eşsiz etkisinin belki de en güzel kanıtı.

Yıllar geçtikçe, bebeğin farklı zevkleri tatmin eden ve hatta farklı kültürleri yansıtan sayısız kopyası oldu, ancak hepsi, görünüşlerinin ilk on yıllarında, kadın klişelerine uyan güzellik standartlarını yansıtıyordu.

Böylece dünya çapında onu taklit etmek isteyen birçok kızın hayallerini somutlaştırdı. Aynı zamanda bu görüntü, örnek aldığı kızlar üzerindeki olumsuz psikolojik etkileri nedeniyle tartışmalara yol açtı.

Oyuncak bebek, onu her zaman ayırt eden zengin yapısı yanında, gerçekçi olmayan güzellik standartlarına sahip, dünyadaki farklı kadınların gerçekliğinden her zaman uzak görüldü.

Ancak, bebeği üreten şirket, çoğu kişinin Barbie'ye bakışına göre bazen başarısız olsa da her yaştan tüm kız çocuklarının isteklerini karşılamak amacıyla, pazara sunulmasından elli yılı aşkın bir süre sonra attığı birkaç adımla tartışmayı sona erdirdi.

Sırları

1959'da Mattel ilk Barbie bebeğini çıkardı. Bunun için Amerikalı iş kadını Ruth Handler ve Mattel'in ortağı olan eşi Elliott'a şükranlar sunuluyor.

O zamanlar oyuncak bebeklerin çoğu küçük çocuk şeklindeyken Handler, oyuncak bebeklerle yetişkinmiş gibi uğraşmaktan zevk alan kızının kağıt bebeklerinden ilham aldı.

Handler'in kızının adı Barbara, bebeğin adının da Barbie olduğuna dikkat edin. O zamanlar sarışın ve kahverengi versiyonları mevcuttu.

Handler, kadın vücuduna sahip bir oyuncak bebek tasarlama fikrini ortaya attı ve bunda öncü oldu. Barbie'nin ilk versiyonu, şirketin tasarımcısı Charlotte Johnson tarafından tasarlandığı şekliyle siyah beyaz çizgili bir mayo giymişti ve saçları atkuyruğu yapılmıştı ve elinde güneş gözlüğü tutuyordu.

Şirket, bebeğin ilk versiyonunu genç bir model olarak pazarladı. İlk oyuncak bebeklerin Japonya'da yapıldığını ve işçilerin, bebeklerin kıyafetlerini elle diktiklerini unutmamak gerekir.

Oyuncak bebek ilk olarak resmi doğum günü olan 9 Mart 1959'da New York'taki Uluslararası Oyuncak Fuarı'nda göründü.

İlk yıl yaklaşık 350 bin oyuncak bebek satıldı ve Mattel'e göre her iki saniyede bir iki oyuncak bebek satılıyor.

Mattel, televizyon ve reklamlar aracılığıyla bir pazarlama stratejisi benimseyen ilk şirket olduğuna dikkat çekti. Birkaç oyun şirketi daha sonra ürünlerini tanıtmak için onu taklit etti.

1965 yılında şirket, Amerika Birleşik Devletleri'nin otoritesini ve üstünlüğünü yansıtmak için Barbie'nin astronot versiyonunu piyasaya sürdü.

Amerikalı astronot Neil Armstrong henüz aya ilk adımını atmadığı için de proaktifti. Yıllar geçtikçe, oyuncak bebekte şekil ve kalite açısından çeşitli değişiklikler yapıldı ve birçok kopyası ortaya çıktı. Ancak her zaman lüks aksesuarları ve kıyafetleriyle ön planda oldu. 

Pek çok ürün, çeşitli alanlarda elde ettiği yaygınlığı gösteren Barbie işaretini de taşıyordu. Aynı zamanda, onun hakkında bir tartışma çıktı ve bazıları, bir yandan zalim kadınlığın görünümünden ve ayrıca kalıcı gençliği, zenginliği ve belirli güzellik standartlarını yansıtan imajından memnun olmadıklarını gösterdi.

Bu nedenle şirket, saygı duyduğu çoğulculuk ilkesini doğrulamak için birden çok kopyasını sunmaya istekliydi. 1968'de şirket ırkçılıkla suçlandıktan sonra, Christie adlı ilk siyah Barbie bebeğini piyasaya sürdü ve orijinal Barbie bebeğinin arkadaşıydı. Christie Afrikalı Amerikalıların haklarını sembolize etti.

Şirket, bazılarına göre yüzeysel, hiçbir iş yapmayan varlıklı kadın imajını yansıtıyor gibi görünen oyuncak bebeğe yöneltilen eleştirileri sınırlamak için daha sonra sattığı bebeklerin yüzde 55'inin sarışın ve mavi gözlü olmadığını doğruladı.

Şirket, Barbie üzerinde yaptığı değişikliklerle imajını değiştirerek başka bir kesimi kendine çekmiş oldu. Barbie doktorluk, astronotluk ve diğer mesleklerden vazgeçerek, alameti farikası haline gelen payetlerle süslenmiş lüks, pembe ağırlıklı modayı benimsedi. Aynı aşamada, bebeği büyük olaylarda ve trendlerde öncü yapma ilkesinden vazgeçti.

Barbie bebeğindeki kızın basmakalıp imajına yönelik eleştiriler nedeniyle üretici, bebeğin piyasaya çıkmasından 56 yıl sonra farklılığı ve çoğulculuğu kabul etme konusundaki kararlılığını teyit ederek, gerçeğe daha yakın ölçülerde bebeğin kopyalarını piyasaya sürdü.

Sonunda, Barbie'nin mükemmel boyutlarıyla ilgili tartışmalardan sonra şirket, bebeğin ince, düzgün vücutlu yapısını terk etti.

Gerçek hayatta ortalama bir kadının boyuna daha yakın olması yeniden değerlendirildi. Barbie'nin üç versiyonu da mevcuttu: tombul, uzun boylu ve kısa boylu. Barbie ayrıca 97 saç modeli, saç tipi ve dokuz vücut şekli ile çeşitli ırklar ve ten renkleri için farklı versiyonlar sunuyordu.

Psikoterapist Cynthia Bacchus'a göre, geçtiğimiz yıllarda üretici şirket çoğulculuk ilkesine saygısını vurgulamak için birkaç adım attı.

Buna göre, trizomili Barbie, sakat Barbie, vitiligolu Barbie ve kilolu Barbie gibi toplumdaki farklılığı dikkate alan versiyonları piyasaya sürdü. Bebeği karakterize eden kalıcı gençlik, çözülmemiş bir sorun olarak kaldı. Bu görüntü, gitmeyen güzelliğiyle akıllara kazınmış olarak kaldı.

Ama aslında Bacchus'a göre kız genellikle küçük yaşta oyuncak bebekle oynar, bu arada oyuncak bebek onun için daha büyük bir yaşta olmuş olur. Oyuncak bebekle oynarken geleceğe bakıyor ve onu taklit etmek istiyor ve tek başına mevcut olan çok sayıda kopya, ister genç ister yaşlı olsun her kız üzerinde olumlu bir etki yaratıyor.

Kızların özgüvenlerini ve kendilerine bakış açılarını etkilediği için birçok kişinin Barbie bebeği "Barbie etkisi" olarak bilinen şeyle ilişkilendirmesi talihsiz bir durum. Barbie'nin uzun boyu, bir aşamada bir klişe çizmeye katkıda bulunmuş olabilir.

Bu nedenle Barbie oyuncak bebek sahibi olan kızların özgüvenlerinin azalması ve bedene karşı olumsuz bir bakış açısına sahip olmaları beslenme bozuklukları, kilo kontrolü takıntısı, zayıflık gibi birçok sorunun ortaya çıkmasına neden oldu.

Öte yandan Barbie bebek, Barbie'nin birçok versiyonunda temsil ettiği kariyerleri, maceraları ve ilhamları sayesinde dünyadaki kızların ellerinden gelenin en iyisini yapmaları ve en iyi şekilde görünmeleri için bir örnek oluşturdu.

Bu, kadının yaşamdaki ve toplumdaki rolü ve önlerine çıkan engeller hakkında hakim olan geleneksel zihniyetle çelişmekte. Herkes, oyuncak bebeklerin çocuklar için onları düşünmeye motive eden ve başkalarıyla nasıl etkileşim kuracakları konusunda rehberlik eden bir örnek olarak önemli bir role sahip olduğunu bilir.

Barbie, kızın kendi hikayesini çizdiği, yaratıcılığını test ettiği ve geliştirdiği birden fazla senaryo ile çocukların oynaması için sahayı açık bırakan oyuncak bebeklerden biri olduğundan onun da önemli bir role sahip olduğu söylenebilir.

Kızlar on yaşında oyuncak bebeklerle oynamayı bırakabilse de, Barbie oyuncak bebek, kızın yaşamsal enerjisine duygusal olarak tutunması ve onun içinde bir aşamadan diğerine geçmesi için bir araçtı.

Ayrıca, çocuğun bir değişim veya zor koşullardan geçtiği aşamadaki temel rolünü de vurgular, böylece çocuklar için en önemli oyunlardan biri haline gelir.

Barbie' nin satın alınması, aynı zamanda, yaşamdaki boşluğu doldurmak için çocuklarda sosyal becerilerin ve hayattan zevk alma arzusunun gelişimini teşvik etmek için birden fazla arkadaş edinmeye benziyordu. Bir çocuğun oyuncak bebekle ilgilendiği süre boyunca, onun özelliklerinden daha çok etkilendiğini unutmayın.

Oyuncak bebekte özel bir durum

Geçen on yıllar boyunca Barbie bir oyuncak bebekten daha fazlası olduğunu kanıtladı.

1974 yılında New York'taki Times Meydanı'nın bir bölümü bir haftalığına Barbie Bulvarı olarak yeniden adlandırıldı.

Bugün Barbie, ABD'de piyasaya çıktığı hafta sonu üretim bütçesini aşarak 155 milyon dolarlık rekor hasılat elde etti.

Bu, çevresinde oluşan kargaşayı, pembe renkli haykırışları ve sosyal medyada yayılan videoları ve uluslararası markaların dünyadaki ilk şovlarıyla birlikte Barbie için özel koleksiyonlar çıkarmaya başvurmasını unutmadan gerçekleşti.

Sadece oyun dünyasının değil, moda, güzellik ve sinema dünyasının da ikonu haline gelen ve kız çocuklarına ilham kaynağı olan oyuncak bebeği dünya adeta kutluyor.

 

Independent Arabia - Independent Türkçe



Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
TT

Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)

Bilinen en eski omurgalının 4 gözü olduğu tespit edildi. 

Örümceklerin 8, arıların 5, kutu denizanalarının ise 24 gözü var. Ancak bu istisnaların dışında yeryüzündeki çoğu hayvan sadece iki göze sahip.

Öte yandan bilim insanları, omurgalıların zaman içinde diğer gözlerini kaybederek bugünkü görünümüne ulaştığını söylüyor.

518 milyon yıl önce yaşayan Myllokunmingia, dünyanın bilinen en eski omurgalısı. İlk omurgalıların yanı sıra pek çok omurgasız türün de ortaya çıktığı Kambriyen Dönemi'nde yaşayan bu deniz canlıları, bugünkü Çin'in yakınlarındaki sularda dolaşıyordu.

Çin ve Birleşik Krallık'tan araştırmacılar, Çin'in güneyindeki Chengjiang formasyonunda keşfedilen 10 ayrı Myllokunmingia fosilini analiz etti. Bunların 6'sı Haikouichthys ercaicunensis türüne aitken, diğerleri kesin olarak tanımlanamadı.

Göz gibi yumuşak vücut parçaları nadiren korunuyor ancak bilim insanları bu fosillerde göz kalıntıları elde etmeyi başardı.

İleri mikroskop teknikleri ve kimyasal analizler kullanan ekip, hayvanın yüzünün her iki yanında iki büyük göz ve yüzün ortasında iki küçük göz bulunduğunu saptadı.

Bulguları hakemli dergi Nature'da yayımlanan çalışmanın başyazarı Peiyun Cong "Anatomilerini anlamak için işe büyük gözleri inceleyerek başladık ve aralarında iki küçük, tamamen işlevsel göz bulmak tam bir sürpriz oldu" diyerek ekliyor: 

Bunu görmek inanılmaz derecede heyecan vericiydi.

Gözlerin hepsinde melanozom tespit eden araştırmacılar, bu organların "kamera tipi" olduğunu, yani görebilmek için ışığa ihtiyaç duyduğunu saptadı. Bu organeller vücudun çeşitli yerlerinde bulunurken, gözdekiler ışığın emilmesinden ve göz renginden sorumlu.

Ardından gözlerde tespit edilen dairesel yapıların da lens olduğu düşünülüyor. Bu sayede gözler muhtemelen ışığı algılamakla kalmayıp görüntü de oluşturabiliyordu. 

Bilim insanları bu deniz canlısının gelişmiş gözleri sayesinde diğer hayvanlara yem olmaktan kurtulduğunu düşünüyor. Kambriyen patlaması sonucu bu dönemde pek çok büyük yırtıcı tür ortaya çıkmıştı.

Makalenin bir diğer yazarı Jakob Vinther "Böyle bir ortamda 4 göze sahip olmak, bu hayvanlara daha geniş bir görüş alanı sağlamış olabilir ve bu da avcılardan kaçınmada önem taşıyor" diye açıklıyor.

Araştırmacılar ikinci göz çiftinin, bazı modern omurgalılardaki göz benzeri ilkel bir yapının ve insanlarda melatonin salgılayan epifiz bezinin evrimsel kökeni olabileceğini düşünüyor.

Bugünkü bazı balıklar, sürüngenler ve amfibiler, ışığı algılamaktan sorumlu paryetal göze sahip. Bu gözün bağlı olduğu epifiz bezi, insanlarda ve pek çok omurgalıda melatonin üreterek uyumaya yardımcı oluyor.

Cong "Epifiz organları ilk başta görüntü üreten gözlermiş" diyerek ekliyor:

Ancak evrimin ilerleyen aşamalarında küçüldüler, görme yeteneklerini kaybettiler ve uykuyu düzenlemedeki modern rollerini üstlendiler.

Independent Türkçe, Live Science, Discover Magazine, Nature


Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
TT

Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)

Bilim insanları Triceratops'un burnunun, koku alma dışında sıcaklık ve nemi kontrol ettiği için çok büyük olduğunu buldu.

Devasa otobur dinozorlar olan Triceratops'un en dikkat çekici özelliği büyük kafaları ve burunlarıydı. 

Tokyo Üniversitesi'nden Seishiro Tada, Geç Kretase döneminde yaşayan Ceratopsia grubuna ait olan bu dinozorlar hakkında şöyle diyor: 

Özellikle Triceratops'un çok büyük ve sıradışı bir burnu var ve sürüngenlerin temel yapılarını hatırlasam da organların bunun içine nasıl sığdığını anlayamıyordum.

Tada ve ekibi, bu hayvanların burnunun anatomisini ilk kez kapsamlı bir şekilde inceledikleri bir çalışma yürüttü.

Bilim insanları bilgisayarlı tomografiden yararlanarak fosilleri inceledi. Ayrıca burun yapısını daha iyi anlamak için bugün yaşayan sürüngenlere ait verilere de başvurdular.

Bulguları hakemli dergi The Anatomical Record'da yayımlanan çalışmaya göre Triceratops'un sinirleri, diğer sürüngenlerden farklı bir bağlantıya sahipti.

Çoğu sürüngende sinirler ve kan damarları çeneyle burundan geçerek burun deliklerine ulaşıyor. Ancak Triceratops'un kafatası şekli çene yolunu engelleyerek sinir ve damarların burundan ilerlemesine neden oluyordu. 

Tada "Triceratops dokuları büyük burnunu desteklemek için bu şekilde evrimleşti" diye açıklıyor.

Fosil örneklerinde, neredeyse başka hiçbir dinozorda görülmeyen özel bir yapı da keşfedildi. 

Solunum türbinatı adı verilen bu ince, kıvrımlı yapılar, kanı beyne ulaşmadan önce soğutarak nemin kaybolup gitmesinin önüne geçiyordu. 

Araştırmacılar hem bu yapıların hem de sinir ve damarların rotasının değişmesinin, devasa dinozorun vücut sıcaklığını ve nemi kontrol altında tutmaya yaradığını düşünüyor.

Özellikle Geç Kretase'nin nemli sıcağında büyük kafalarını serinletmek üzere evrimleşmişler. 

Yeni çalışma, dinozorların yumuşak doku anatomisi hakkındaki önemli bir boşluğu dolduruyor. 

Araştırmacılar daha sonraki çalışmalarda bu ilginç hayvanların kafatasının diğer kısımlarına dair gizemleri aydınlatmayı umuyor.

Independent Türkçe, Phys.org, Science Blog, The Anatomical Record


Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
TT

Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)

Korku türünün son yıllarda öne çıkan isimlerinden Mike Flanagan'ın sıradaki Stephen King uyarlaması, mevsimine son derece uygun bir takvimle gelebilir. 

Yapımda rol alan Katee Sackhoff, Amazon Prime Video için hazırlanan Carrie dizisinin yayın takvimine dair net bir işaret verdi.

The Haunting: Tepedeki Ev'in (The Haunting of Hill House) dizi sorumlusu ve yönetmeni olarak da tanınan Flanagan'ın, Carrie'yi bölüm bölüm anlatacak bir uyarlama için bizzat King tarafından seçildiği belirtiliyor. Dizinin çekimleri Ekim 2025'te tamamlandı ve 2026'da yayımlanacağı duyuruldu.

"Sizi güzel bir şey bekliyor"

The Direct'in aktardığına göre Sackhoff, açıklamayı Kanada'nın Vancouver kentindeki Fan Expo'da 14 Şubat'ta yaptı. Bo-Katan Kryze rolüyle Yıldız Savaşları (Star Wars) evreninden de tanınan oyuncu, Flanagan evreni anlamına gelen "Flanniverse" esprisiyle söze girip şu ifadeleri kullandı:

Mike Flanagan'a dönersek... Evet, Flanniverse... Carrie, Ekim 2026'da Amazon'da yayına giriyor. Sizi güzel bir şey bekliyor. Çok iyi. Gerçekten çok iyi.

Flanagan'ın Carrie dizisine dair şimdilik fazla detay yok ancak elbette King'in ikonik Göz (Carrie) romanından uyarlandığı biliniyor. Korku yazarının ilk romanı olan kitapta, genç Carrie, maruz kaldığı acımasız zorbalığın ardından mezuniyet balosunu kabusa çeviriyor.

Dizide Carrie White'ı genç yıldız Summer Howell canlandıracak. Çığlık'la (Scream) tanınan Matthew Lillard ise Müdür Grayle rolüyle kadroda yer alacak. Carrie'nin annesi Margaret'ı, Flanagan'ın diğer projeleriyle de tanınan Amerikalı aktris Samantha Sloyan oynayacak. 

Oyuncu kadrosunda ayrıca Alison Thornton ve Thalia Dudek gibi isimler yer alıyor.

Sackhoff, etkinlikte dizinin tonuna dair ufak bir ipucu da verdi: 

Yani, sonuçta Carrie bu... Ateş var mı? Biraz kan da olabilir.

Ardından şunu ekledi: 

Ben çok heyecanlıyım. Bayılacaksınız. Mike Flanagan işini çok iyi yapıyor.

Oyuncu ayrıca Flanagan'ın özellikle King uyarlamalarındaki başarısına dikkat çekerek, "Stephen ona güveniyor" dedi. Ayrıca şakayla karışık King'in Flanagan'a neredeyse "tüm kütüphanesini" açtığını ima etti: 

Şunu da yap, bunu da yap... Peki ya şu?

Flanagan daha önce Doktor Uyku (Doctor Sleep), Chuck'ın Hayatı (The Life of Chuck) ve Oyun (Gerald's Game) gibi eserleri uyarlamıştı. Şimdiyse Kara Kule (The Dark Tower) uyarlaması üzerinde çalışıyor. Flanagan'ın yakın zamanda söylediğine göre proje "ilerliyor, çok sayıda senaryo hazır ve ilk öncelik konumunda".

Independent Türkçe, GamesRadar, The Direct