Psikologlardan mutluluğu arayanlara 5 tavsiye

Uzmanlar bu alışkanlıkların edinilmesini öneriyor

Uzmanlar bardağa dolu tarafından bakmanın mümkün olduğunu söylüyor (Pixabay)
Uzmanlar bardağa dolu tarafından bakmanın mümkün olduğunu söylüyor (Pixabay)
TT

Psikologlardan mutluluğu arayanlara 5 tavsiye

Uzmanlar bardağa dolu tarafından bakmanın mümkün olduğunu söylüyor (Pixabay)
Uzmanlar bardağa dolu tarafından bakmanın mümkün olduğunu söylüyor (Pixabay)

Bazı insanlar sanki hiç çaba harcamadan genellikle mutluymuş gibi görünüyor. Hayata karşı daha pozitif bir bakış açısına sahip olduğu söylenebilecek bu kişiler zaman zaman çevrelerindeki kişilerde merak ve hayret uyandırabiliyor. 

Uzmanlar genellikle mutluluğu neşeyle coşku gibi duyguları hissetme sıklığı ve hayattan genel bir memnuniyet duyma şekilde iki kriter üzerinden değerlendiriyor. 

Bu açıdan bakınca sağlık sorunları, yoksulluk veya eşitsizlik gibi olumsuz deneyimler içeren yaşantılar süren kişilerin, mutlu olma yolunda engellerle karşılaşacağı söylenebilir. 

Fakat bazı uzmanlar bu olumsuzluklar tamamen ortadan kaldırılmasa da bakış açısının değiştirilerek mutlu olunabileceğini öne sürüyor. 

Kaliforniya Üniversitesi Riverside Kampüsü Psikoloji Bölümü'nden Sonja Lyubomirsky, "Alışkanlıklarımızı değiştirebiliriz. Yeni alışkanlıklar edinebiliriz" diyor.

En az 35 yıldır mutluluk üzerine çalışan Lyubomirsky, CNN'e yaptığı açıklamada mutlu olmak isteyenlere 5 tavsiye verdi.

Kendinizi akışa bırakın

Nasıl Mutlu Olunur? (The How of Happiness) adlı kitabın yazarı Lyubomirsky, mutluluğu arayanlara kendisini yaptığı bir şeye vermesini öneriyor. 

Bunların çok büyük hedefler içermesi gerekmediğini söyleyen uzman, örneğin işteki bir projeye veya aile ve arkadaşlarla oynanan bir oyuna adanabileceğini belirtiyor. 

Lyubomirsky "Kendimizi yaptığınız işe zamanın nasıl geçtiğini fark etmeyecek kadar kaptırınca, 'akış' denen ve neşeyle ilişkilendirilen bir duruma giriyoruz" diyerek ekliyor:

Günlük yaşantınızda kendinizi 'kaybettiğiniz' bu akış deneyimlerinin sayısını artırmaya çalışın.

Başkalarına iyilik yapın

Dünyanın en mutlu ülkeleri listesinde en üst sırayı yıllardır kimseye kaptırmayan Finlandiya, uzmanlara göre bunu toplumsal ilişkilere borçlu. 

Psikoloji ve felsefe alanında çalışan Finlandiyalı Frank Martela, başkalarına iyilik yapmanın mutlu bir ülke olmalarına kayda değer bir katkı sağladığını söylüyor:

Birine yardım ettiğinizde, başkaları üzerinde olumlu bir etki yarattığınızda, kendi mutluluğunuz ve anlamlı hissetme duygunuz artar.

Lyubomirsky de bu davranışın önemine dikkat çekerek insanların hem tanıdıkları hem de tanımadıkları kişilere yardım eli uzatabileceğini ifade ediyor. Uzman bu davranışların başkalarını da mutlu edeceğini ve ihtiyaç zamanlarında onların da desteğini sunacağını söylüyor. 

Psikoloji hocası, birinin evini boyamasına yardım etmekten çevredeki çöpleri toplamaya kadar pek çok şey yapılabileceğini ve bazen sadece üzgün birine gülümsemenin bile faydası olacağını ekliyor. 

İlişkilerinizi güçlendirin

Uzmanlar bireysel ilişkileri kuvvetlendirmenin mutluluğu bulmak için elzem olduğunu söylüyor. 

Finlandiya'nın mutluluğunu önemli ölçüde buna bağlayan Martela, "Etrafımızda önemsediğimiz ve bizi önemseyen kişilerin olması bizi mutlu eder" diyor. 

Lyubomirsky de mutluluğu arayanlara ilişkilerine zaman ayırmasını tavsiye ediyor:

Bu hafta, güçlendirilmesi gereken bir ilişki seçin ve onu iyileştirmek, geliştirmek, desteklemek ve ondan keyif almak için zaman ve enerji harcayın.

Ayrıca bazı uzmanlar, insanların yanı sıra hayvanlarla iyi ilişkiler kurmanın da mutluluğa katkı sağlayacağını belirtiyor.

Minnettarlık gösterin

Psikologlar yaşadığı olumlu şeylerden minnet duyarak bunu ifade eden kişilerin hayata daha pozitif baktığını ve daha mutlu olduğunu ifade ediyor. 

Uzmanlar bunu yapmak isteyenlerin gün içinde kendilerini memnun eden şeyleri bir deftere yazabileceğini söylüyor. Bu her gün yapılabileceği gibi daha geniş aralıklarla da uygulanabilir. 

Lyubomirsky ayrıca daha önce iyiliği dokunan ve doğru dürüst teşekkür edilmeyen biriyle temasa geçmeyi de öneriyor:

Bunu düzenli bir şekilde yapın fakat çok sık da yapmayın. Çünkü bu eylem tazeliğini ve anlamını kaybedebilir.

İyi gelişmeleri kutlayın

Kişinin başarılarını başkalarıyla paylaşmasının mutluluk seviyesini artırdığı düşünülüyor. 

Lyubomirsky kişinin hem kendisinin hem de sevdiklerinin hayatındaki olumlu gelişmeleri kutlamasını tavsiye ediyor.

Uzman, "Olayın tadını sonuna kadar çıkarmaya çalışın" diyerek ekliyor: 

İyi haberleri aktarmak ve bunlara sevinmek, şimdiki anın tadını çıkarıp bunu içinize çekmenizi sağlamanın yanı sıra başkalarıyla ilişkilerinizi geliştirmenize de katkı sunar.

Independent Türkçe, CNN, CNBC, Conversation



James Cameron kesenin ağzını sıkıyor: Avatar 4 ve 5'te bütçe freni

Serinin üçüncü filmi, Jake ve Neytiri'nin ailesinin, yaşadıkları kaybın yasını tutarken, Pandora'da savaşın büyümesini ve ailenin agresif bir Na'vi kabilesiyle yolunun kesişmesini anlatıyor (20th Century Studios)
Serinin üçüncü filmi, Jake ve Neytiri'nin ailesinin, yaşadıkları kaybın yasını tutarken, Pandora'da savaşın büyümesini ve ailenin agresif bir Na'vi kabilesiyle yolunun kesişmesini anlatıyor (20th Century Studios)
TT

James Cameron kesenin ağzını sıkıyor: Avatar 4 ve 5'te bütçe freni

Serinin üçüncü filmi, Jake ve Neytiri'nin ailesinin, yaşadıkları kaybın yasını tutarken, Pandora'da savaşın büyümesini ve ailenin agresif bir Na'vi kabilesiyle yolunun kesişmesini anlatıyor (20th Century Studios)
Serinin üçüncü filmi, Jake ve Neytiri'nin ailesinin, yaşadıkları kaybın yasını tutarken, Pandora'da savaşın büyümesini ve ailenin agresif bir Na'vi kabilesiyle yolunun kesişmesini anlatıyor (20th Century Studios)

Yüksek bütçeli filmleriyle James Cameron, sıra Avatar 4 ve 5'e gelince bu kez kesenin ağzını biraz daha sıkması gerekebileceğini kabul etti.

Avatar: Ateş ve Kül'ün (Avatar: Fire and Ash) gişede 1,2 milyar dolarlık hasılatı aşmasına rağmen, Pandora evrenindeki bu üçüncü film serinin önceki halkalarının epey gerisinde kaldı. İlk Avatar 2,9 milyar dolarla hâlâ tüm zamanların en çok kazanan filmi. Avatar: Suyun Yolu (Avatar: The Way of Water) ise 2,3 milyar dolarla Avengers: Endgame'in ardından tüm zamanlar listesinde üçüncü sırada yer alıyor.

Box Office Mojo verilerine göre Ateş ve Kül ise listede 28. sırada. Bu tablo, serinin hayranları için Disney'in, Cameron'ın yıllardır planladığı devam filmlerine yeşil ışık yakıp yakmayacağı sorusunu gündeme getiriyor. Kanadalı yönetmen de bütçenin ve maliyetlerin yeniden gözden geçirilmesi gerekebileceğini söylüyor

71 yaşındaki Cameron, Tayvan merkezli TVBS News'a verdiği röportajda durumu şöyle özetledi:

Şöyle bir gerçek var: Sinema sektörü şu anda durgun. Avatar 3'e çok para harcadık. Devam edebilmek için iyi iş çıkarmamız gerekiyor. İyi iş çıkarmalıyız ve devam edebilmek için Avatar filmlerini daha düşük maliyetle nasıl yapacağımızı bulmamız gerekiyor.

Yönetmen ayrıca serinin sürmesi halinde kadroya katılabilecek isimler arasında Michelle Yeoh'un adını da andı. Cameron, Yeoh'un olası rolüyle ilgili şu bilgileri paylaştı:

Eğer devam edersek 4 ve 5'i birlikte yapacağız. Biz Avatar 2 ve 3'ü de birlikte çekmiştik; tek, büyük bir hikaye gibi. 4 ve 5 de başka bir büyük hikaye olacak. Michelle 4 ve 5'te yer alacak. Karakterin adı Paktu'eylat. Bir Na'vi olacak.

Yeoh'un Na'vi evrenine katıldığını beyazperdede görmek için biraz daha beklemek gerekecek. Avatar 4'ün 21 Aralık 2029, Avatar 5'in ise 19 Aralık 2031'de vizyona girmesi planlanıyor.

Independent Türkçe, TVBS News, GamesRadar


George R.R. Martin'den House of the Dragon itirafı: "Berbat bir halde"

Emma D'Arcy (sağda) ve Olivia Cooke'un (solda) başrollerini paylaştığı House of the Dragon'un ikinci sezonu, yavaş temposu, zayıf karakterleri ve mizah yoksunluğu nedeniyle eleştirilmişti (HBO)
Emma D'Arcy (sağda) ve Olivia Cooke'un (solda) başrollerini paylaştığı House of the Dragon'un ikinci sezonu, yavaş temposu, zayıf karakterleri ve mizah yoksunluğu nedeniyle eleştirilmişti (HBO)
TT

George R.R. Martin'den House of the Dragon itirafı: "Berbat bir halde"

Emma D'Arcy (sağda) ve Olivia Cooke'un (solda) başrollerini paylaştığı House of the Dragon'un ikinci sezonu, yavaş temposu, zayıf karakterleri ve mizah yoksunluğu nedeniyle eleştirilmişti (HBO)
Emma D'Arcy (sağda) ve Olivia Cooke'un (solda) başrollerini paylaştığı House of the Dragon'un ikinci sezonu, yavaş temposu, zayıf karakterleri ve mizah yoksunluğu nedeniyle eleştirilmişti (HBO)

George R.R. Martin'in House of the Dragon'ın ikinci sezonunun gidişatına dair blogunda paylaştığı eleştiriler büyük yankı uyandırmıştı. Buz ve Ateşin Şarkısı (A Song of Ice and Fire) yaratıcısı, Game of Thrones yan dizisinin perde arkasında yaşananlara ilişkin çok daha açık sözlü değerlendirmelerde bulundu. Kulis bilgilerine göre taraflar arasındaki görüş ayrılığı, HBO'nun Martin'den bir süreliğine diziden tamamen uzaklaşmasını istemesine kadar vardı. Ancak yazar, aylar sonra yeniden ekibe dahil edildi.

Eylül 2024'te paylaşılıp kısa süre sonra silinen blog yazısında Martin, kaynak materyalinde yapılan bazı değişikliklerin dizinin ilerleyen sezonlarında "olumsuz zincirleme etkiler" yaratacağını savunmuştu. Martin, "House of the Dragon, üç ve 4. sezonlar için düşünülen değişikliklerin bazılarıyla devam ederse, daha büyük ve daha toksik kelebek etkileri de gelecek..." diye yazmıştı.

Hollywood Reporter'ın yeni kapak dosyası ise Martin'le yapılmış kapsamlı bir röportajdan oluşuyor. Martin bu röportajda yaşananları açık açık anlattı.

Martin'e, Condal'la ilişkisinin "nasıl bu kadar sertleştiği" sorulduğunda yanıtı netti:

Sertleşti demek hafif kalır. Berbat bir halde.

Martin, ilk sezonda ilişkilerinin "gayet iyi yürüdüğünü" ve Condal'ın, ilk sezonun ortak sorumlularından Miguel Sapochnik'le yaşadığı bir anlaşmazlık sırasında kendisinden destek istediğini de aktardı. (Sapochnik, ikinci sezon öncesinde diziden ayrılmıştı.) Ancak Martin'e göre tablo, ikinci sezonda değişti.

"Sonra ikinci sezona girdik ve o, temelde beni dinlemeyi bıraktı" diyen Martin, sözlerini şöyle sürdürdü: 

Ona notlar iletirdim, çoğu zaman karşılığını görmezdim. Bazen neden yapmadığını açıklardı. Bazen de 'Ah, tamam, evet, bunu düşüneceğim' derdi. Durum kötüleştikçe ben de daha çok sinirlenmeye başladım. Sonunda HBO bana, notlarımı doğrudan kendilerine iletmemi söyledi; ardından bu notları Ryan'a 'ortak değerlendirme' olarak aktaracaklarını belirtti.

Hollywood Reporter'ın kaynaklarına göre, Condal'ın üçüncü sezon vizyonunu anlattığı bir Zoom görüşmesinde Martin, itirazlarını dile getirip "Bu artık benim hikayem değil" dedi. Bunun ardından HBO'nun Martin'den House of the Dragon'dan tamamen geri çekilmesini istediği, ancak aylar sonra yazarın yeniden sürece dahil edildiği belirtiliyor.

Hollywood Reporter'a konuşan bir HBO yetkilisi, "George ve Ryan, üçüncü sezonun gidişatı konusunda anlaşmazlık yaşadı" diyerek şunları söyledi: 

O noktada, aralarındaki sürecin ve iletişimin koptuğu ve bir sıfırlamaya ihtiyaç olduğu açıktı. Bu yüzden doğal olarak herkes bir süreliğine geri adım attı; ta ki ilerlemek için yeni bir yol bulana kadar.

Meşhur" blog yazısına gelince… Hollywood Reporter, yazıyı Martin'in kaldırmadığını, bir HBO yöneticisinin yazarın menajerine ulaşmasının ardından, asistanının yazıyı sildiğini aktarıyor. 

Martin ise, "Geri koyabilirdim ama o zaman aptal gibi görünürdüm" diyerek ekliyor: 

Üstelik yazının yüzde 80'i övgüydü. Ama insanların odaklandığı kısım bu olmadı.

Independent Türkçe, GamesRadar, Hollywood Reporter


Euphoria 4 yıl sonra tarihe geçti: 48 saatte 100 milyona koştu

Euphoria'nın ilk iki sezonunda 29 yaşındaki Zendaya'nın canlandırdığı Ru Bennett'ın uyuşturucuyla mücadelesi işlenmişti (HBO)
Euphoria'nın ilk iki sezonunda 29 yaşındaki Zendaya'nın canlandırdığı Ru Bennett'ın uyuşturucuyla mücadelesi işlenmişti (HBO)
TT

Euphoria 4 yıl sonra tarihe geçti: 48 saatte 100 milyona koştu

Euphoria'nın ilk iki sezonunda 29 yaşındaki Zendaya'nın canlandırdığı Ru Bennett'ın uyuşturucuyla mücadelesi işlenmişti (HBO)
Euphoria'nın ilk iki sezonunda 29 yaşındaki Zendaya'nın canlandırdığı Ru Bennett'ın uyuşturucuyla mücadelesi işlenmişti (HBO)

Diziye verilen 4 yıllık araya rağmen Euphoria'ya ilgi dinmiş değil.

Warner Bros. Discovery'nin verilerine göre dizinin üçüncü sezon fragmanı, ilk 48 saatte yaklaşık 100 milyon kez izlendi. Şirket, bunun HBO Max tarihinde bir orijinal dizi fragmanı için ilk 48 saatteki en büyük çıkış olduğunu belirtiyor.

Ancak daha önce rekorun hangi diziye ait olduğu net değil. HBO, geçmişte bazı yüksek profilli dizilerin fragman başarılarını öne çıkarmıştı fakat 48 saatlik zaman aralığına ilişkin bir karşılaştırma paylaşmamıştı. 

Geçen yıl The Last of Us'ın ikinci sezon fragmanı, üç günde küresel ölçekte farklı platformlarda toplam 158 milyon izlenmeyle rekor kırmıştı. 2019'da ise kanal, Game of Thrones'un final sezonu fragmanının 24 saatte 81 milyon izlenmeye ulaştığını açıklamıştı.

Euphoria, ilk sezonuyla büyük çıkış yakalamış, ana kadrodaki birçok oyuncunun yıldızlaşmasıyla popülaritesi daha da artmıştı. HBO'ya göre dizi, artık kanal tarihinin en çok izlenen yapımları arasında yer alıyor. 

Dizi, 2022'de yayınlanan ikinci sezon finalinde zirve yapmış; bölüm, tüm HBO platformları genelinde 6,6 milyon izleyiciyle Euphoria'nın şimdiye kadarki en yüksek izlenme rakamına ulaşmıştı. Sezon finalinin izleyici sayısı bir önceki haftaya göre yüzde 30 artarken, 2019'daki ilk sezon finalini de geride bırakmıştı. O bölüm 530 bin izleyiciye ulaşmıştı.

Üçüncü sezonla dizinin final yapması muhtemel. Zendaya'nın canlandırdığı Rue Bennett başta olmak üzere, Lexi Howard (Maude Apatow), Maddy Perez (Alexa Demie), Nate Jacobs (Jacob Elordi), Cassie Howard (Sydney Sweeney) ve Jules Vaughn (Hunter Schafer) gibi ana karakterlerin büyük bölümü yeni sezonda geri dönüyor.

Hikaye, "liseden birkaç yıl sonrasına" taşınacağı için yeni oyuncuların da kadroya katılacağı belirtiliyor. Yaratıcı Sam Levinson, üçüncü sezonun karakterlerin "okulun güvenli ağından çıktıktan sonra" hayatı nasıl yönettiklerini ve bunun getirdiği sınavları konu alacağını söylemişti.

Yeni sezon, 13 Nisan'da izleyiciyle buluşacak. Euphoria, Türkiye'de HBO Max'te yayımlanıyor.

Independent Türkçe, Deadline, TheWrap