Netflix'in yeni Japon dizisi zirvede: Squid Game'den bile iyi

Erken Meiji döneminde geçen Last Samurai Standing, bir zamanlar yenilmez bir samuray olan Shujiro'nun, ailesini kurtarmak için ölümcül bir hayatta kalma oyununa katılmasını anlatıyor (Netflix)
Erken Meiji döneminde geçen Last Samurai Standing, bir zamanlar yenilmez bir samuray olan Shujiro'nun, ailesini kurtarmak için ölümcül bir hayatta kalma oyununa katılmasını anlatıyor (Netflix)
TT

Netflix'in yeni Japon dizisi zirvede: Squid Game'den bile iyi

Erken Meiji döneminde geçen Last Samurai Standing, bir zamanlar yenilmez bir samuray olan Shujiro'nun, ailesini kurtarmak için ölümcül bir hayatta kalma oyununa katılmasını anlatıyor (Netflix)
Erken Meiji döneminde geçen Last Samurai Standing, bir zamanlar yenilmez bir samuray olan Shujiro'nun, ailesini kurtarmak için ölümcül bir hayatta kalma oyununa katılmasını anlatıyor (Netflix)

Netflix'in Japon yapımı yeni dönem dizisi Last Samurai Standing, yayımlanır yayımlanmaz izlenme listelerinde zirveye yerleşti. İzleyiciler, "olağanüstü" diye tanımladıkları diziyi bir solukta bitirdiklerini söylüyor.

Japonya'da geçen dizinin, ölümcül bir oyun etrafında şekillenen konusu nedeniyle Squid Game'e benzemesi de dikkat çekti.

FlixPatrol verilerine göre Last Samurai Standing, perşembe günü platforma eklenmesinin ardından küresel izlenme listelerinde hızla bir numaraya yükseldi.

Dizi, samurayların görkemli günlerinden 10 yıl sonra, 1878 Japonya'sında geçiyor. Toplumsal eşitsizliklerin derinleştiği, statülerini kaybetmiş eski samurayların yaşadığı bir dönemde, 292 "gözden düşmüş samuray"ın kaderi bir ölüm oyununda kesişiyor.

Naoki Ödüllü yazar Shogo Imamura'nın çok satan romanı Ikusagami'den uyarlanan dizinin Netflix özetinde şöyle yazıyor:

Yoksulluk, salgın ve yeni rejimin baskısıyla köşeye sıkışan 292 eski samuray, Kodoku adı verilen ölümcül bir oyuna davet edilir. Hayatta kalan son kişi, kaderini değiştirecek büyüklükte bir ödül kazanacaktır. Japon sinemasına özgü bir ruh ve estetikle harmanlanan seri, tarihin duygusal ve heyecan dolu bir dönemini ekrana taşıyor.

Japon sinemasının usta ismi Junichi Okada hem dizinin başrolünde hem de yapımcı ve aksiyon koreografı olarak görev alıyor.

Okada, dizide Shujiro Saga adlı eski bir samurayı canlandırıyor. Bir zamanların korkulan savaşçısı Shujiro, koleraya yakalanan eşi ve oğlunu kurtarabilmek için turnuvaya katılıyor.

44 yaşındaki oyuncu, Netflix'in Tudum platformuna verdiği röportajda projeyi şöyle anlattı:

Gizli hedefim, yepyeni bir dönem dizisi türü yaratmaktı, aynı zamanda bir aksiyon dizisi. Tamamen Japonya'da çekilmiş ama tüm dünyaya hitap eden bir yapım olsun istedim. Ciddi temellere dayanan, ama karakterleri keskin biçimde işlenmiş ve hikayesi gerçekten sürükleyici bir dizi bu.

“Squid Game'den de Shogun'dan da iyi”

Dizinin kadrosunda ayrıca Japon pop yıldızı Kazunari Ninomiya ve Age of Samurai: Battle for Japan'dan tanıdığımız Hideaki Itô da yer alıyor.

Last Samurai Standing, sosyal medyada kısa sürede büyük yankı uyandırdı. Bir izleyici X'te şu yorumu yaptı:

İlk bölüm inanılmaz. Her şey çok havalı ve şık. Devamını izlemek için sabırsızlanıyorum.

Bir diğeri, "İlk sahne tam anlamıyla epik!" diye yazdı. 

Başka bir kullanıcı ekledi:

Last Samurai Standing, Açlık Oyunları (Hunger Games) ve Squid Game'den bile daha iyi. Netflix'in bunu yapabildiğine inanamıyorum.

Eleştirileri derleyen Rotten Tomatoes'da Last Samurai Standing yüzde 100'lük mükemmel bir puanla ilerliyor.

Bir izleyici şöyle yazdı:

Tüm bölümleri izledikten sonra bence Shogun ve Squid Game'den bile daha iyi. Harika bir hikaye, müthiş set tasarımları ve aksiyon sahneleri... Kesinlikle izlenmeli.

Last Samurai Standing'in 6 bölümlük ilk sezonu Netflix'te izlenebilir.

Independent Türkçe, Express, CBR.com, ComicBook.com



Bilim insanları uzaylıları bulmanın yeni bir yolunu keşfetti

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Bilim insanları uzaylıları bulmanın yeni bir yolunu keşfetti

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

Bilim insanları, diğer gezegenlerde yaşamı tespit etmenin yeni bir yolunu bulmuş olabilir.

Bilim insanları yıllardır Dünya'dan yaptıkları taramalarla diğer dünyalarda yaşam belirtisi olabilecek belirli molekülleri arıyor. Ancak yeni araştırma, onları daha kolay ortaya çıkaracak bir yöntem olabileceğini öne sürüyor: Moleküllerin kendisini değil, bilim insanlarının onları birbirine bağladığını düşündüğü gizli düzeni aramak.

Bu araştırma, bilim insanlarının özel cihazlara ihtiyaç duymadan diğer gezegenlerde istatistiksel bir yaklaşımla araştırma yapmasına imkan sağlayabilir. Hatta halihazırda uzaya gönderilmiş aletlerden elde edilen verilerde bu düzeni bulmak mümkün olabilir.

Araştırmacılar çalışmada, ekolojinin biyoçeşitliliği mevcut tür sayısına (zenginlik) ve bu türlerin ne kadar düzgün dağıldığına (eşitlik) göre ölçen yaklaşımdan yararlandı. Daha sonra bunu Dünya dışı kimyaya uygulayarak uygulayarak asteroit ve fosiller gibi yerlerden alınan amino asitleri ve yağ asitlerini incelediler. 

Biyolojik örneklerin cansız kimyasal yapılardan belirgin biçimde farklı olduğunu ve biyolojik örneklerin açık düzen örüntüleri sergilediğini saptadılar. Bu sayede iki farklı örnek türünü tutarlı ve güvenilir biçimde ayırabildiler, ayrıca yaşam izlerinin nasıl korunduğunu da inceleyebildiler.

Fosilleşmiş dinozor yumurtası kabukları gibi ileri derecede bozulmuş örneklerde bile uzaylı yaşamın tespit edilebilir istatistiksel izleri görüldü.

Araştırmacılar, yeni yöntem de dahil hiçbir yöntemin muhtemelen tek başına uzaylı yaşamın varlığını kanıtlayamayacağını belirtiyor. Ancak bu yöntemin, uzaylı yaşam arayışına önemli bir katkı sağlayabileceğini umuyorlar.

Yeni çalışmanın ortak yazarı Fabian Klenner, "Yaklaşımımız, bir yerde geçmişte yaşam bulunup bulunmadığını değerlendirmenin yollarından biri" diyor. 

Ve farklı tekniklerin hepsi aynı yöne işaret ediyorsa, bu çok güçlü bir kanıt haline gelir.

Çalışma, Nature Astronomy'de yayımlanan "Molecular diversity as a biosignature" (Biyolojik imza olarak moleküler çeşitlilik) başlıklı makalede anlatılıyor.

Independent Türkçe


Hayden Panettiere, 18 yaşındayken ünlü bir aktörün yatağına zorla sokulduğunu anlattı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Hayden Panettiere, 18 yaşındayken ünlü bir aktörün yatağına zorla sokulduğunu anlattı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Yıllar önce yaşadığı rahatsız edici bir olay hakkında içini döken Hayden Panettiere, "güven beslediği" biri tarafından çıplak bir aktörle yatağa girmeye zorlandığını iddia etti.

O zamanlar 18 yaşında olan Nashville oyuncusu, yaşadıklarını yakın zamanda Jay Shetty'nin On Purpose podcast'inde anlattı. Panettiere'nin, iddialarını daha detaylı anlattığı This is Me: A Reckoning adlı anı kitabı yakında çıkıyor.

Artık 36 yaşında olan Panettiere, olay hakkında şunları söyledi:

[O yaşta] sağlıklı ve güvenli kararlar alabileceğimi düşünsem de etrafımda olup bitenlerin tamamen farkında değildim. Kendimi zor durumlarda bulana kadar bakış açımın tamamen değiştiğini ve tehlikede olduğumu fark etmedim. Tehlikede olduğumu fark ettiğimdeyse kelimenin tam anlamıyla denizin ortasındaydım.

Teknede "harika vakit geçiren" Panettiere şöyle devam etti:

Böyle bir şeyin olacağına dair hiçbir ipucu yoktu, bu yüzden şoke oldum. Beni hazırlıksız yakaladı. Güven beslediğim, koruyucum olarak gördüğüm ve arkamda duran biri tarafından yönlendiriliyordum... Merdivenlerden aşağı indik. Küçük bir odaydı. Beni, çok ünlü olan ve yatakta çıplak yatan bu adamın yanına fiziksel olarak yatırdı. Bu, adam için değişik bir şey değildi ve bu tür şeyler her zaman oluyordu.

Arkadaşı gittikten sonra, Gençlik Ateşi (Bring It On) yıldızı içindeki aslanın ortaya çıkmasına izin verdiğini söyledi. Panettiere, "Tüylerim diken diken oldu ve vahşileştim. Kendi kendime 'Bu yaşanmayacak' dedim" diye devam etti.

Ama saklanacak hiçbir yerim yoktu. Kaçtım. Teknede saklanabileceğim her yere saklandım. Atlayıp yüzerek uzaklaşma şansım yoktu. Ve durumumu anlayacak kimsenin olmadığını, bunun onlar için yeni bir şey olmadığını fark ettim.

Kariyerine çocuk oyuncu olarak başlayan Panettiere'nin yer aldığı ilk yapımlar arasında One Life to Live ve Guiding Light gibi pembe diziler, Disney'in 1998 yapımı animasyon filmi Bir Böceğin Yaşamı (A Bug's Life) ve 2000 yapımı futbol filmi Unutulmaz Titanlar (Remember The Titans) yer alıyor. Ancak, 2006-201'0'da yayımlanan 4 sezonluk bilim kurgu dizisi Heroes'daki çıkış rolüyle dünya çapında tanınırlık kazandı. Daha yakın zamanlardaysa Çığlık 6 (Scream VI, 2023), Amber Alert (2024) ve A Breed Apart (2005) gibi birkaç korku filminde rol aldı.

Bugünlerdeyse aslında 12 Mayıs'ta çıkması beklenen ancak 19 Mayıs'ta piyasaya sürülecek anı kitabı This Is Me: A Reckoning'i tanıtmak için basın turunda.

İfşa niteliğindeki kitap, Panettiere'nin hayatı ve kariyerinin yanı sıra doğum sonrası depresyon, bağımlılık ve iyileşme, travma, aile içi şiddet ve kayıplarla ilgili mücadelelerini ayrıntılı bir şekilde anlatıyor.

Independent Türkçe


Kahvenin dokunma algısını değiştirebildiği ortaya çıktı

Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)
Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)
TT

Kahvenin dokunma algısını değiştirebildiği ortaya çıktı

Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)
Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)

Küçük çaplı yeni bir araştırmaya göre kahve, beynin dokunmaya ve kişinin kendi vücut hareketlerine verdiği tepkiyi yavaş yavaş değiştiriyor olabilir.

Dünya çapında milyonlarca insan, uyanıklığı artırmak, yorgunluğu hafifletmek ve konsantrasyonla odağını geliştirmek için sabahları bir fincan kahve içiyor.

Günlük yaklaşık bir veya iki fincan kahve gibi normal dozlarda, 50 ila 400 mg aktif bileşen kafein yer alıyor.

Daha yüksek dozlarda kahvenin beynin dokunma algısını tam olarak nasıl etkilediği ise henüz yeterince araştırılmayan bir konu.

Yeni bir çalışma ise normal ve yüksek dozlarda kafeinin, beynin spesifik bir sürecini nasıl etkilediğini inceledi.

Bu beyin süreci, bileğe hafif bir elektrik şoku verildikten kısa süre sonra beyne manyetik bir darbe gönderilmesini içeren ve kısa gecikmeli afferent inhibisyon (SAI) adı verilen bir yöntem kullanılarak değerlendiriliyor.

Bilekteki duyusal sinyal kol boyunca yukarı doğru ilerleyerek beynin somatosensoriyel bölgesine giriyor ve birkaç milisaniye sonra manyetik darbe yakındaki motor korteksi vurarak başparmağın seğirmesini tetikliyor.

Kas seğirmesini bastırmak için beyin, genellikle beyindeki belirli kimyasal haberciler arasında koordineli bir çabaya ihtiyaç duyuyor.

Hareketleri yumuşak ve kontrol altında tutmak için genellikle filtreleme sistemi görevi gören bu beyin süreci, beynin her dokunuşa aşırı tepki vermesini önlüyor.

Araştırmacılar son çalışmada 20 sağlıklı yetişkine 200 mg kafein ya da plasebo vererek bu filtreleme sürecini inceledi.

Bilim insanları, invaziv olmayan bir yöntem kullanarak manyetik darbelerle deneklerin motor korteksini uyarıp beyinlerinin nasıl tepki verdiğini ölçtü.

Kafeinin, dokunma sonrasında beynin kas tepkisini sınırlama yeteneğini artırdığını tespit ettiler ve bu da kahvenin "SAI'ı güçlendirebileceğine" işaret ediyor.

Bilim insanları, kafeinin beyindeki adenozin reseptör proteinlerini engelleyerek etki ettiğini düşünüyor.

Reseptörlerin engellenmesi, duyularımızla kas hareketlerimizin birlikte çalışmasını kontrol etmeye katkı sağlayan kimyasal haberci asetilkolinin artmasına yol açıyor olabilir.

Araştırmacılar şöyle yazıyor:

Bu bulgu, donepezil gibi kolinerjik güçlendirici ilaçların da SAI'ı güçlendirdiği bulgularıyla uyumlu.

Bilim insanları, "Kafeinin etkisi, kolinerjik sistemi düzenlemesinden kaynaklanıyor olabilir" diye yazarak bu bulguların, ilacın fizyolojik etkisine ve bunun Alzheimer ve Parkinson gibi rahatsızlıklarla nasıl bağlantılı olabileceğine dair fikir sunduğunu ekliyor.

Bilim insanları 400 mg'dan fazla kafein kullanarak daha fazla katılımcıyla başka çalışmalar yürütmeyi umuyor.

Araştırmacılar "Şimdiye kadar tartışılan sonuçlar ışığında, bireyler SAI muayenelerinden önce kafeinden uzak durmaya devam etmeli" sonucuna varıyor.

Independent Türkçe