Egzersiz yapmadan karın yağlarından kurtulmanın 6 etkili yolu

Bazı beslenme alışkanlıkları, visseral yağların (iç organ çevresinde biriken yağların) azalmasına yardımcı olabilir. (AP)
Bazı beslenme alışkanlıkları, visseral yağların (iç organ çevresinde biriken yağların) azalmasına yardımcı olabilir. (AP)
TT

Egzersiz yapmadan karın yağlarından kurtulmanın 6 etkili yolu

Bazı beslenme alışkanlıkları, visseral yağların (iç organ çevresinde biriken yağların) azalmasına yardımcı olabilir. (AP)
Bazı beslenme alışkanlıkları, visseral yağların (iç organ çevresinde biriken yağların) azalmasına yardımcı olabilir. (AP)

Yaşın ilerlemesi ve vücudun geçirdiği hormonal değişikliklerle birlikte karın yağları (visseral yağlar), daha önce kilo sorunu yaşamamış kişilerde bile en yaygın ve rahatsız edici sağlık problemlerinden biri haline geliyor.

Bölgesel yağ kaybı kesin bir garanti olmasa da beslenme uzmanları, bazı beslenme alışkanlıklarının diyabet ve kalp hastalıkları gibi risklerle ilişkili tehlikeli visseral yağların azaltılmasına yardımcı olabileceğini belirtiyor.

Şarku’l Avsat’ın  The Telegraph gazetesinden aktardığı habere göre egzersiz yapmadan karın yağlarını azaltmaya yardımcı olabilecek başlıca beslenme yöntemleri şöyle:

Fermente gıdalar tüketmek (kimchi ve yoğurt gibi)

2024 yılında yapılan bir araştırma, özellikle erkeklerde günde 3 porsiyona kadar kimchi (fermente lahana) tüketiminin karın bölgesinde yağ birikimi riskini azaltabileceğini gösterdi.

Araştırmacılar bunu, bağırsak florasını güçlendiren probiyotikler içeren fermente gıdalara bağlıyor. Bu gıdalar kilo kontrolüne de katkı sağlayabiliyor.

Diğer faydalı seçenekler arasında doğal yoğurt, kefir ve kombucha çayı yer alıyor.

Uzmanlar, katkı maddesi içermeyen doğal Yunan yoğurdu tercih edilmesini ve meyvelerle birlikte tüketilmesini ya da sandviçlerde mayonez yerine kullanılmasını öneriyor.

İlave şeker tüketimini azaltmak

İlave şekerler, özellikle gazlı içecekler, tatlılar ve işlenmiş gıdalarda bulunanlar, kilo artışı ve karın bölgesinde yağlanma ile doğrudan bağlantılıdır.

Uzmanlar, meyvelerde doğal olarak bulunan şekerin aynı etkiye sahip olmadığını; çünkü lif içerdiği için emilimin daha yavaş olduğunu ve yağ olarak depolanma riskinin daha düşük olduğunu belirtiyor.

Tatlıların yerine meyve, yulaf ve kuruyemiş içeren sağlıklı alternatifler öneriliyor.

Protein tüketimini artırmak

BMC Nutrition dergisinde yayımlanan bir araştırma, yüksek kaliteli protein tüketiminin karın bölgesindeki yağ oranında azalma ile ters orantılı olduğunu ortaya koydu.

Yüksek kaliteli protein, vücudun ihtiyaç duyduğu 9 temel amino asidi içeren besinleri ifade eder.

En iyi protein kaynakları arasında yumurta, balık, baklagiller, kuruyemişler, yağsız et ve süt ürünleri bulunur.

Günde 30 gram lif almak

Lifler sindirimi düzenler, iştahı kontrol eder ve kan şekeri ile kolesterol seviyelerini dengeler.

Birçok sağlık önerisi günde 30 gram lif tüketilmesini tavsiye ediyor.

Beyaz ekmek, makarna ve pirinç yerine yulaf, mercimek, fasulye, nohut, kuruyemişler ve tam tahıllar tercih edilerek lif alımı artırılabilir.

Düzenli yeşil çay içmek

Günde bir fincan yeşil çay tüketimi, karın yağlarını azaltmaya yardımcı basit bir yöntem olarak görülüyor.

2012 yılında yapılan bir çalışmada, 12 hafta boyunca kateşin (antioksidan) bakımından zengin yeşil çay içen fazla kilolu bireylerde visseral yağlarda belirgin azalma gözlemlendi.

Bilim insanları, kateşinlerin yağ metabolizmasını hızlandırarak kilo kaybına katkı sağladığını düşünüyor.

Omega-3 yağ asitlerini artırmak

Birçok araştırma, Omega-3 yağ asitlerinin yalnızca beyin sağlığına değil, aynı zamanda karın yağlarını azaltmaya, metabolizmayı hızlandırmaya ve iştahı düzenlemeye yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Başlıca kaynaklar arasında sardalya gibi yağlı balıklar, zeytinyağı, kuruyemişler ve tohumlar yer alıyor.



Kan şekerini yükseltmeden hurmayı tüketmenin 4 sağlıklı yolu

Taze hurmalar sağlıklı bir atıştırmalık olarak ideal bir seçimdir (Pixels)
Taze hurmalar sağlıklı bir atıştırmalık olarak ideal bir seçimdir (Pixels)
TT

Kan şekerini yükseltmeden hurmayı tüketmenin 4 sağlıklı yolu

Taze hurmalar sağlıklı bir atıştırmalık olarak ideal bir seçimdir (Pixels)
Taze hurmalar sağlıklı bir atıştırmalık olarak ideal bir seçimdir (Pixels)

Hurmanın geleneksel ve besin açısından zengin bir gıda olduğu, son yıllarda özellikle kan şekeri seviyelerinin düzenlenmesine katkısı açısından daha fazla ilgi görüyor. Doğal tatlılığına rağmen lif ve faydalı bileşenler açısından zengin yapısı, şeker emilimini yavaşlatmaya ve sindirimi desteklemeye yardımcı oluyor. Şarku’l Avsat’ın Verywell Health sitesinden aktardığı habere göre hurma taze, kuru, ezme (pasta) ve pekmez gibi farklı formlarda tüketilebiliyor ve her birinin besin özellikleri ile kullanım alanları farklılık gösteriyor.

1. Taze hurma tüketimi

Taze hurma, sağlıklı bir ara öğün için ideal bir seçenektir. Kuru hurmaya kıyasla:

  • Daha yüksek su içeriğine sahiptir, bu da onu daha yumuşak ve daha az tatlı yapar.
  • Daha az kalori, protein ve fenolik bileşik içerir.
  • Sindirimi daha kolaydır.

Taze hurmanın buzdolabında saklanması önerilir, çünkü kuru hurmaya göre daha çabuk bozulabilir. Ancak doğru şekilde saklandığında birkaç ay dayanabilir.

2. Kuru hurma tüketimi

Kuru hurma, tatlı aroması ve yumuşak-çiğnenebilir dokusuyla kuru üzüme benzer. İçeriğinde:

  • Taze hurmaya göre daha yüksek şeker ve kalori bulunur.
  • Lif açısından zengindir ve uzun süreli enerji sağlar.

Ayrıca niasin, potasyum, B6 vitamini, magnezyum, bakır ve selenyum gibi önemli besin öğeleri içererek yüksek şeker oranına rağmen besleyici değerini artırır.

3. Hurma ezmesi ile fırıncılıkta kullanım

Hurma ezmesi, ezilmiş hurma posasından hazırlanır ve tatlılar, hamur işleri ve süt ürünlerinde yaygın olarak kullanılır. Doğal tatlılığı ve dengeli yapısı sayesinde rafine şeker yerine tercih edilebilir.

Lif ve antioksidan içeriği sayesinde daha besleyici bir alternatiftir. Ayrıca fıstık ezmesine benzer kıvamda hurma yağı (hurma ezmesi yağı), reçel veya jöle gibi farklı ürünlere de dönüştürülebilir.

4. Doğal tatlandırıcı olarak hurma pekmezi kullanımı

Yoğun tatlılığı ve yapışkan kıvamı sayesinde hurma pekmezi, özellikle baharatlar veya kuruyemişlerle birlikte birçok tarifte doğal tatlandırıcı olarak kullanılabilir. Şeker oranı yüksek olsa da antioksidanlar açısından zengindir ve beyaz şeker ile yapay tatlandırıcılara kıyasla daha besleyici bir seçenek sunar.


Kuşlara olan tutkusu hayatına mal oldu... Sıfır hasta kimdir? Hantavirüsün bir yolcu gemisinde yayılmasının perde arkası

Hollandalı kuş bilimci Leo Schelbert (Facebook hesabından alınan fotoğraf)
Hollandalı kuş bilimci Leo Schelbert (Facebook hesabından alınan fotoğraf)
TT

Kuşlara olan tutkusu hayatına mal oldu... Sıfır hasta kimdir? Hantavirüsün bir yolcu gemisinde yayılmasının perde arkası

Hollandalı kuş bilimci Leo Schelbert (Facebook hesabından alınan fotoğraf)
Hollandalı kuş bilimci Leo Schelbert (Facebook hesabından alınan fotoğraf)

Arjantinli yetkililer, MV Hondius adlı kruvaziyer gemisinde ölümcül hantavirüs salgınının sıfır hasta olarak bilinen kişisinin kimliğini açıkladı. Buna göre, Hollandalı kuş bilimci Leo Schelbert’in kuş gözlemine olan tutkusu, hem kendi hem de eşinin ölümüne yol açan enfeksiyonun kaynağı olarak değerlendiriliyor.

ABD’nin New York Post gazetesine göre, 70 yaşındaki Schelbert ve 69 yaşındaki eşi Miriam, Güney Amerika’da beş ay sürecek bir seyahatteydi. Kasım ayı sonunda Arjantin’de başlayan yolculukları Şili ve Uruguay’a uzanmış, ardından Mart ayında yeniden Arjantin’e dönmüşlerdi. Burada yaptıkları kuş gözlemi gezisi trajediyle sonuçlandı.

Hollanda’nın yaklaşık 3 bin nüfuslu küçük bir köyü olan Haulerwijk kökenli çift, köylerinin aylık dergisinde yayımlanan bir ölüm ilanıyla tanındı.

Çiftin doğa ve kuşlara büyük bir tutkusu olduğu, 1984’te Hollanda ornitoloji dergisi Het Vogeljaar’da pembe ayaklı kazlar üzerine bir bilimsel çalışma yayımladıkları belirtildi. Dünyanın farklı yerlerine araştırma gezileri düzenleyen çiftin, 2013’te Sri Lanka’da 12 günlük bir kuş gözlem gezisine katıldığı ve nadir Serendib Scops baykuşunu görmeyi büyük bir deneyim olarak nitelendirdiği aktarıldı.

Yetkililere göre çift, 27 Mart’ta Arjantin’in Ushuaia kentinin yakınındaki bir çöplüğü ziyaret etti. Burası, “beyaz boğazlı karakara” adlı nadir bir kuşu görmek isteyen gözlemciler tarafından ziyaret edilen bir noktaydı. Ancak yerel halk, kemirgenlerin taşıdığı hantavirüs nedeniyle bölgenin tehlikeli olduğu konusunda uyarılarda bulunuyordu.

Arjantinli yetkililer, çiftin çöplükte uzun kuyruklu cüce pirinç sıçanlarının dışkısından yayılan partikülleri solumuş olabileceğinden şüpheleniyor. Bu tür, And Dağları hantavirüsünün taşıyıcısı olarak biliniyor ve insandan insana bulaşabilen tek varyant olarak kabul ediliyor.

1 Nisan’da çift, Ushuaia’dan MV Hondius adlı kruvaziyer gemisine bindi. Gemide aralarında kuş gözlemcileri ve bilim insanlarının da bulunduğu 112 yolcu vardı.

6 Nisan’da Leo Schelbert’te yüksek ateş, baş ağrısı, mide ağrısı ve ishal gibi ağır belirtiler ortaya çıktı. Beş gün sonra gemi üzerinde hayatını kaybetti.

Eşi Miriam ise 24 Nisan’da Güney Atlantik’teki Saint Helena Adası’nda planlı bir duruş sırasında eşinin naaşıyla birlikte gemiden ayrıldı. Daha sonra Güney Afrika’nın Johannesburg kentine uçtu ancak sağlık durumu hızla kötüleşti. Uçuşa binmeden önce uçaktan indirilen Miriam, havaalanında fenalaştı ve ertesi gün hayatını kaybetti.

Dünya Sağlık Örgütü, Cuma günü yaptığı açıklamada aralarında üç ölümün bulunduğu sekiz vakanın tespit edildiğini duyurdu. Ölenler arasında Hollandalı çift ve bir Alman vatandaşının bulunduğu belirtildi.

Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC), gemideki tüm yolcuların yüksek riskli temaslı olarak sınıflandırıldığını açıkladı.

Gemi, Pazar günü İspanya’nın Tenerife Adası açıklarında demirledi.

Merkez ayrıca, semptom göstermeyen yolcuların ülkelerine döndükten sonra özel düzenlemelerle taşınacağını ve ticari uçuşlar yerine kendi düzenlenen ulaşımla karantinaya alınacağını bildirdi.


Yerfıstığı alerjisine şaşırtan çözüm

Araştırmacılar, çocukların alerji riskini azaltmak için onlara düşük miktarda yerfıstığı yedirdi (Unsplash)
Araştırmacılar, çocukların alerji riskini azaltmak için onlara düşük miktarda yerfıstığı yedirdi (Unsplash)
TT

Yerfıstığı alerjisine şaşırtan çözüm

Araştırmacılar, çocukların alerji riskini azaltmak için onlara düşük miktarda yerfıstığı yedirdi (Unsplash)
Araştırmacılar, çocukların alerji riskini azaltmak için onlara düşük miktarda yerfıstığı yedirdi (Unsplash)

Rebecca Whittaker 

Küçük çocuklara çok az miktarda yerfıstığı vermenin, alerjilerini üç yıl içinde tedavi edebileceği bir araştırmada öne sürüldü.

Birleşik Krallık'ta her 50 çocuktan birini etkileyen yerfıstığı alerjisi, genellikle ömür boyu sürüyor ve şiddetli alerjik reaksiyonlarla ilgili sürekli endişeye yol açabiliyor.

Hafif reaksiyonlar ağızda kaşıntı ve mide bulantısına neden olurken, şiddetli alerjik reaksiyonlar anafilaksiye, yani dil ve boğazda şişmeye yol açabilir.

Ancak Karolinska Enstitüsü'nden araştırmacılar, yerfıstığı alerjisi olan bir ila üç yaşlarındaki çocuklara her gün az miktarda fıstık vererek onları tedavi etmeyi başardı. Bu miktar, alerjik reaksiyon ortadan kalkana kadar zamanla kademeli olarak artırıldı.

Karolinska Enstitüsü Södersjukhuset Klinik Bilim ve Eğitim Bölümü'nden ve Sachs Çocuk ve Gençlik Hastanesi'nde kıdemli danışman olan Profesör Caroline Nilsson, "Protokolü uygulayan tüm çocuklar, alerjik reaksiyon yaşamadan üç buçuk fıstık yeme hedefine ulaştı ve çoğu 25 fıstığa kadar tüketebildi" diyor.

Nilsson "Sağlık kurumlarında kontrollü koşullar altında gerçekleştirilmesi halinde tedavinin güvenli olduğunu düşünüyoruz" diye ekliyor.

The Lancet Regional Health - Europe'ta yayımlanan çalışmada, İsveç'in Stockholm kentinde yaşayan ve farklı şiddet derecelerinde yerfıstığı alerjisi olduğu doğrulanmış bir ila üç yaşlarındaki 75 çocuk iki gruba ayrıldı. Çocukların 50'sine fıstık cipsleri verilirken, geri kalan 25 çocuk hiç fıstık tüketmedi.

Hastanede çok düşük bir dozla başlatılan tedavi, daha sonra evde günlük alımla sürdürüldü. Çocuklar günde yaklaşık bir buçuk fıstığa eşdeğer düşük bir idame dozuna ulaşana kadar doz her 4-6 haftada bir artırıldı.

Profesör Nilsson, "Bu, yavaş doz artırımı ve düşük idame dozu içeren, küçük çocuklarda oral immünoterapiye ilişkin ilk randomize çalışma" ifadelerini kullanıyor. 

Fıstık cipslerinin kolayca sindirilmesi, ailelerin tedaviyi takip etmesini kolaylaştırırken, sonuçların ne kadar olumlu olduğuna şaşırdık.

Üç yıl boyunca fıstık cipslerini tüketen çocukların yüzde 82'si, tedavide 4 haftalık bir ara verdikten sonra bile alerjik reaksiyon göstermeden en az üç buçuk fıstık yiyebildi.

Buna karşılık hiç yerfıstığı tüketmeyen kontrol grubundaki çocukların sadece yüzde 12'si üç buçuk fıstık yemeyi tolere edebildi.

Bazı yan etkiler görülse de çoğu durumda bunlar hafifti ve ağızda kaşıntı veya deri döküntülerine neden oldu. Fıstık dozu artırıldığında ciddi alerjik reaksiyonlar meydana gelirken bazı çocuklara adrenalin iğnesi yapılması gerekti.

Araştırmacılar, tedavinin evde yapılmaması ve her zaman kontrollü koşullar altında, sağlık uzmanlarıyla yakın temas halinde ve tıbbi takip altında gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Karolinska Enstitüsü Kadın ve Çocuk Sağlığı Bölümü'nden Profesör Anna Asarnoj, "İhtiyatlı tedavi yaklaşımı güvenlik açısından önemli bir rol oynuyor gibi görünüyor ancak ciddi reaksiyonlar yine de ortaya çıkabileceğinden, ebeveynlerin bunu evde denememesi gerekiyor" diyor.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news