Trump: İran anlaşma için yalvarıyor, önümüzdeki günlerde saldırmak zorunda kalabiliriz

Trump: İran anlaşma için yalvarıyor, önümüzdeki günlerde saldırmak zorunda kalabiliriz
TT

Trump: İran anlaşma için yalvarıyor, önümüzdeki günlerde saldırmak zorunda kalabiliriz

Trump: İran anlaşma için yalvarıyor, önümüzdeki günlerde saldırmak zorunda kalabiliriz

ABD Başkanı Donald Trump, salı günü yaptığı açıklamada, ABD’nin İran’a yeniden saldırmak zorunda kalabileceğini ve böyle bir saldırı kararı almaya çok yaklaştığını söyledi.

Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada, Tahran’ın sunduğu yeni barış önerisinin ardından saldırıları yeniden başlatma planını askıya aldığını duyurmasından bir gün sonra konuştu. “Bugün saldırı kararı almaya sadece bir saat uzaklıktaydım” diyen Trump, İran liderlerinin anlaşmaya varabilmek için “yalvardığını” öne sürdü. Ancak anlaşmaya ulaşılamaması halinde ABD’nin önümüzdeki günlerde yeni bir saldırı düzenleyeceğini ifade etti.

ABD Başkanı, iç politikada Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayacak bir anlaşmaya varması yönünde yoğun baskı altında bulunuyor. Benzin fiyatlarının yüksek seyretmeye devam ettiği belirtilirken, kasım ayında yapılacak Kongre seçimleri yaklaşırken Trump’ın kamuoyu yoklamalarındaki destek oranlarının da ciddi şekilde gerilediği kaydedildi.

ABD Başkan Yardımcısı J. D. Vance ise Beyaz Saray’daki basın toplantısında, İran yönetimi içindeki görüş ayrılıklarının müzakereleri zorlaştırdığını kabul etti. Vance, “Ekibin müzakere pozisyonu bazen tam olarak net olmuyor” ifadelerini kullanarak, ABD’nin kendi kırmızı çizgilerini netleştirmeye çalıştığını söyledi.

Öte yandan İran Parlamentosu Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı Ebrahim Azizi, X platformundaki paylaşımında saldırının ertelenmesinin, Trump’ın İran’a yönelik herhangi bir adımın “kesin bir askeri karşılıkla” yanıtlanacağını anlamasının sonucu olduğunu belirtti.

 



ABD, müzakerelerde ilerleme olduğunu belirtirken İran, savaşın bölgeyi aşacağı tehdidinde bulundu (Son gelişmeler)

ABD, müzakerelerde ilerleme olduğunu belirtirken İran, savaşın bölgeyi aşacağı tehdidinde bulundu (Son gelişmeler)
TT

ABD, müzakerelerde ilerleme olduğunu belirtirken İran, savaşın bölgeyi aşacağı tehdidinde bulundu (Son gelişmeler)

ABD, müzakerelerde ilerleme olduğunu belirtirken İran, savaşın bölgeyi aşacağı tehdidinde bulundu (Son gelişmeler)

ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin İran’a yeniden saldırmak zorunda kalabileceğini söylerken, Başkan Yardımcısı JD Vance ise Tahran ile yürütülen görüşmelerde ilerleme sağlandığını açıkladı.

Trump, savaşın “çok hızlı bir şekilde” sona ereceğini ifade etti. İranlı liderlerin anlaşmaya varabilmek için adeta yalvardığını öne süren Trump, ancak bir uzlaşmaya ulaşılamaması halinde ABD’nin önümüzdeki günlerde yeni bir saldırı düzenleyeceğini söyledi.

Vance ise, savaşı sona erdirmeyi hedefleyen anlaşma konusunda Tahran ile yürütülen temaslarda kaydedilen ilerlemeyi övdü. Vance  “Burada oldukça iyi bir noktadayız” dedi.

Buna karşılık İran Devrim Muhafızları, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları yeniden başlatması halinde Orta Doğu’daki savaşın bölge sınırlarını aşacağı tehdidinde bulundu.

Irak Başbakanı, Körfez ülkelerini hedef alan saldırılara karışanların araştırılması talimatı verdi

Irak hükümeti, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni hedef alan saldırılarda Irak topraklarının kullanıldığının kanıtlanması halinde “olaya karışan herkes hakkında gerekli tüm işlemlerin yapılacağını” duyurdu. Ayrıca iki ülkeyle koordinasyon ve yürütülen soruşturmaların takibi için özel bir komite kurulduğu bildirildi.

Başbakan Ali Falih ez-Zeydi, Bakanlar Kurulu Güvenlik Konseyi toplantısının ardından yayımlanan açıklamada, hükümetin Irak’ın ya da bölge ülkelerinin güvenliğini tehdit eden hiçbir kişi veya grupla “müsamaha göstermeyeceğini” belirtti. Zeydi, silahların yalnızca devletin elinde bulunması yönündeki kararlılıklarını ve bölgesel istikrarın sağlanması amacıyla bölge ülkeleri ve uluslararası toplumla iş birliğini güçlendirme taahhütlerini yineledi.

Genelkurmay Sözcüsü Sabah en-Numan da yaptığı açıklamada, “Bakanlar Kurulu Güvenlik Konseyi, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni hedef alan saldırılarla ilgili soruşturmaların sürdürülmesini ele aldı. İki ülkedeki ilgili makamlarla temas kurulması için özel bir komite oluşturuldu. Sayın Başbakan, Irak topraklarının bu saldırılar için kullanıldığının kanıtlanması halinde sorumlular hakkında gerekli tüm işlemlerin yapılması talimatını verdi” ifadelerini kullandı.

Irak hükümeti ayrıca Suudi Arabistan ve BAE’ye yönelik son saldırıları kınayarak, Irak topraklarının veya hava sahasının “kardeş Arap ülkeleri ve dost bölge devletlerine” yönelik saldırılar için kullanılmasını reddettiğini ve bu konuda “kararlı bir tutum sergileyeceğini” vurguladı.

Hürmüz’ün kapanması dünyayı gıda krizinin eşiğine sürüklüyor

İngiltere, küresel kalkınma finansmanındaki gerilemeye çözüm üretmeyi hedefleyen yeni bir uluslararası kalkınma yaklaşımı ortaya koymaya çalışırken, İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutmasının küresel tedarik zincirleri ile enerji piyasalarını tehdit ettiği uyarısında bulundu.

Dünya Gıda Programı’nın tahminlerine göre, mevcut çatışma yıl ortasına kadar sona ermezse yaklaşık 45 milyon kişi daha ciddi gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalabilir.

İran Devrim Muhafızları, savaşın yeniden başlaması halinde çatışmanın “bölge dışına taşacağı” tehdidinde bulundu

Devrim Muhafızları’nın açıklamasında, “Amerikan-Siyonist düşmanın” “büyük ve stratejik yenilgilerden” ders çıkarmadığı belirtildi. Açıklamada, ABD ve İsrail’in İran’a “dünyanın en yüksek maliyetli ordularından ikisinin tüm kapasitesiyle” saldırdığı, ancak Tahran’ın henüz “devrimin tüm imkânlarını” kullanmadığı ifade edildi.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“İran’a yönelik saldırı tekrar ederse, kendilerine vaat edilen bölgesel savaş bu kez bölge sınırlarını aşacak ve hayal bile edemeyecekleri yerlerde alacakları yıkıcı darbeler onları çok ağır bir duruma sokacaktır.”

Devrim Muhafızları ayrıca İran’ın “savaşın insanı” olduğunu ve gücünün “boş açıklamalar ve sosyal medya paylaşımlarında değil, savaş meydanında” görüleceğini belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump: İran’a müzakere için son bir fırsat vereceğiz, acelem yok

ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü gazetecilere yaptığı açıklamada, İran ile yaşanan çatışmayı sona erdirme konusunda aceleci davranmadığını söyledi. Trump, görevlerinin hedeflerine ulaşmanın, çatışmanın ne zaman biteceğine dair bir takvim belirlemekten daha önemli olduğunu ifade etti.


Suriye'de hükümet değişikliği: Eksik reform ve devam eden sorunlar

Şam'daki Tişrin Parkı üzerinde dalgalanan Suriye bayrağı, 4 Haziran 2025  (AFP)
Şam'daki Tişrin Parkı üzerinde dalgalanan Suriye bayrağı, 4 Haziran 2025 (AFP)
TT

Suriye'de hükümet değişikliği: Eksik reform ve devam eden sorunlar

Şam'daki Tişrin Parkı üzerinde dalgalanan Suriye bayrağı, 4 Haziran 2025  (AFP)
Şam'daki Tişrin Parkı üzerinde dalgalanan Suriye bayrağı, 4 Haziran 2025 (AFP)

Hayed Hayed

Suriye’de uzun zamandır beklenen kabine değişikliği nihayet açıklandı ve geçiş hükümeti içindeki olası değişiklikler hakkındaki haftalarca süren spekülasyonlara son verdi. Atamalar, cumartesi gecesi geç saatlerde yayınlanan bir dizi başkanlık kararnamesiyle duyuruldu.

 Kapsamlı bir değişim söylentilerine rağmen, kabine değişikliklerinin birçok kişinin beklediğinden daha sınırlı olduğu ortaya çıktı. Enformasyon ve tarım bakanlarının değiştirilmesiyle sınırlı kaldı ve bu da artan ekonomik ve idari baskılar döneminde büyük bir siyasi sarsıntıya neden olmak yerine sürekliliğe öncelik verildiğini gösteriyor.

Kabine değişikliği ayrıca dört vali atamasını, geçici Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın kardeşi Mahir eş-Şara'nın cumhurbaşkanlığındaki görevinden alınmasını ve Suriye Merkez Bankası başkanının değiştirilmesini de içeriyordu. Bu adımlar, daha geniş bir açılımı işaret etmekten ziyade, Beşşar Esed sonrası Suriye'de kurulan rejim içindeki idari kontrolü sıkılaştırmayı ve güç dengesini yeniden düzenlemeyi amaçlıyor gibi görünüyor.

Bu duyurular, kamu kurumlarının işleyişini gerçekten etkilemeye başlamış olan hükümetin sürekliliği hakkındaki haftalarca süren belirsizliği sona erdirmiş olabilir. Ancak, bunların tek başına, geçici hükümetin performansını engellemeye ve etkinliğini baltalamaya devam eden daha derin yönetim sorunlarını çözmesi olasılığı düşük.

Kabine değişikliği hakkında

Bu, Aralık 2024'te eski devlet başkanı Beşşar Esed'in devrilmesinden bu yana ilk kabine değişikliği ve geçen yıl mart ayında geçici hükümetin kurulmasının üzerinden bir yıldan fazla bir süre geçtikten sonra gerçekleşti.

Enformasyon Bakanı Hamza el-Mustafa'nın yerine Şam Üniversitesi Medya Fakültesi eski dekanı Halid Fevzi Zaurur getirildi. Tarım Bakanı Emced Bedir de görevden alındı ​​ve yerine Tarım Bakan Yardımcısı olarak görev yapan Basel Hafız el-Suveydan atandı.

ftgnbgt
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara Şam'da, 9 Mart 2025 (Suriye Cumhurbaşkanlığı – AFP)

Atamalar arasında, Mahir Şara'nın yerine Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri olarak atanan eski Hums Valisi Abdurrahman Bedreddin el-Ama da yer aldı. Şara ayrıca Hums, Kuneytra ve Deyrizor illerine yeni valiler de atadı.

Önemli pozisyonlardaki değişiklikler 15 Mayıs'ta da devam etti; Suriye Merkez Bankası Başkanlığına Abdulkadir Hasriya'nın yerine Muhammed Safvat Raslan atandı. Abdulkadir Hasriya ise Suriye'nin Kanada Büyükelçisi olarak atandı.

Bu değişiklikler için resmi bir açıklama yapılmadı, ancak hükümetin performansına yönelik artan eleştirilerin ortasında gerçekleşti. Şam'da görüştüğümüz kaynaklar, bu hamleleri iktidarın yapısını genişletme girişiminden ziyade, Şara'ya yakın çevrenin yeniden düzenlenmesi olarak görüyor.

Gözlemciler, Dürzi Tarım Bakanı Emced Bedir'in görevden alınmasını performansından duyulan memnuniyetsizlikle ilişkilendirse de, halefi, teknokrat olarak sahip olduğu niteliklere rağmen, Heyet Tahrir eş-Şam ile yakından ilişkili olmaya devam ediyor.

Benzer şekilde, vali atamaları da daha geniş bir idari reform ajandasından ziyade yerel siyasi hesaplar tarafından yönlendirilmiş gibi görünüyor. Özellikle, Abdurrahman Bedreddin Ama'nın Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri olarak atanması, daha önce Şara'nın kardeşinin bu görevi üstlenmiş olması nedeniyle, geniş çapta kayırmacılık suçlamalarına karşı bir girişim olarak yorumlandı.

Kabine değişikliği, devlet kurumlarındaki karar alma süreçlerini yavaşlatmaya devam eden son derece merkezileşmiş yönetim tarzını da değiştirmeden olduğu gibi bıraktı. Geçiş süreci yetkileri, bakanlıklar ve devlet kurumları aracılığıyla güç, dar çevrelerde yoğunlaşmaya devam ediyor

Abdulkadir Hasriya'nın Suriye Merkez Bankası başkanlığından azledilmesine gelince, birçok kişi bunun Suriye lirasının değerindeki keskin düşüş, artan yaşam maliyeti ve kamuoyundaki hoşnutsuzluğun giderek genişlemesiyle bağlantılı olduğuna inanıyor. Ancak, bilgili kaynaklar, kararın tamamen ekonomik olmadığını, aynı zamanda Hasriya ile yeni otoritenin dar çevresindeki bazı etkili isimler arasındaki görüş farklılıklarıyla da bağlantılı olduğunu söylüyor.

Bu anlamda, kabine değişikliği bazı açık eleştirileri hafifletebilir, ancak iktidar yapısını temelden değiştirmiyor.

Koordinasyon sorunu

Geçen yıl hükümetin yönetim modelindeki derin kusurları ortaya koydu, ancak kabine değişikliği bu sorunları ele almak konusunda ciddi bir işaret sunmuyor.

Yönetim modelinin en önemli zayıf noktalarından biri, geçiş hükümetinin parlamenter (başbakanlık) sistemden tam anlamıyla başkanlık sistemine geçmesinden kaynaklanan, devlet kurumları arasındaki koordinasyon eksikliğiydi. Başbakanlık makamının kaldırılması, etkin bir alternatif inşa etmeden, bakanlıkların çalışmalarını koordine eden temel mekanizmayı ortadan kaldırdı.

rtbhg
Şam'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayının havadan görünümü, 21 Eylül 2025 (Reuters)

Yeni rejimin destekçileri, Cumhurbaşkanı Genel Sekreterinin bu rolü üstlenebileceğini ve hükümetin çalışmaları üzerinde merkezi bir denetim sağlayabileceğini savundu. Ancak, bu pozisyon pratikte kurumsal olarak gelişmedi ve çeşitli bakanlıklar ile kurumlar arasında politika üretimini koordine etmek için gerekli yeteneklerden, uzmanlıktan veya mekanizmalardan yoksun kaldı.

Bu durum, bakanlıkların tutarlı bir ulusal stratejinin parçası olarak değil, paralel olarak çalıştığı bir hükümet ortaya çıkardı. Politikalar genellikle parçalı, kötü sıralanmış ve aralarında net bir bağlılıktan yoksun görünüyor. Bunun sonuçları bürokrasi ve verimsizliğin ötesine uzanarak, net bir siyasi ve ekonomik ajandaya sahip bir yönetimden ziyade, olayların gelişimine göre tepki veren bir yönetim imajını pekiştirdi.

Sorun, önemli işlevlerin bakanlıklardan yeni kurulan kurumlara aktarılması eğiliminin artmasıyla daha da karmaşık hale geldi. Bu yaklaşım, kabine değişikliğinin çözemeyeceği koordinasyon krizini daha da derinleştirip kötüleştiriyor. Dahası karar alma merkezlerinin çokluğu  örtüşen yetki alanları yaratıyor ve koordinasyonu daha da zorlaştırıyor.

Yönetim tarzı

Kabine değişikliği, devlet kurumlarındaki karar alma süreçlerini yavaşlatmaya devam eden son derece merkezileşmiş yönetim tarzını da değiştirmeden olduğu gibi bıraktı. Geçiş süreci yetkileri, bakanlıklar ve devlet kurumları aracılığıyla güç, dar çevrelerde yoğunlaşmaya devam ediyor. Önemli kararların alım sürecinde, yetkili kurumlar içinde ele almak yerine daha üst makamlara taşıma eğilimi hakim ve bu da politika oluşturmayı geciktiren, uygulamayı zayıflatan ve yetkililerin inisiyatif almak yerine onay beklemelerine neden olan darboğazlar yaratıyor.

Ayrıca, üst düzey yetkililere aynı anda birden fazla görev verilmesi sorunu daha da karmaşık hale getiriyor. Hükümet, net bir şekilde tanımlanmış sorumluluklara sahip uzman ekipler kurmak yerine, aynı anda birden fazla pozisyon ve görevi yönetmek için sınırlı sayıda güvenilir kişiye güveniyor gibi görünüyor.

Suriye'nin geçiş hükümetinin sırtına yüklenmiş yapısal sorunların çoğu, harap olmuş bir devlet miras almak ve Esed rejiminin verdiği kurumsal hasar da dahil olmak üzere, kendi eseri değil

Basel Suveydan'ın Tarım Bakanı olarak atanması, bu yaklaşımın tehlikelerine dair bir örnek olarak öne çıkıyor. Terfisinden önce Suveydan’ın, Tarım Bakan Yardımcılığı, Yasadışı Zenginleşme İle Mücadele Komitesi Başkanlığı, İthalat ve İhracat Komitesi Üyeliği, Varlık Fonu’nda Tarım ve Hayvancılık sektörü direktörlüğü de dahil olmak üzere birçok görevi aynı anda yürüttüğü anlaşılıyor. Bu arada, İdlib Üniversitesi'nde kırsal mühendislik alanında yüksek lisans yaptığı da bildiriliyor. Bakanlık görevini üstlendikten sonra bu görevlerden hangilerini bıraktığı belirsizliğini koruyor.

Burada mesele Suveydan'ın ne kadar yetkin olduğu değil, bu iç içe geçen sorumlulukların mevcut yönetim modeli hakkında ortaya koyduğu şeydir. Çok sayıda rolü sınırlı sayıda yetkilinin elinde toplamak sadakati ve kontrolü korumaya yardımcı olsa da, yetkilileri tüketme, hesap verebilirliği zayıflatma, nitelikli bireyler havuzunu daraltma ve devletin etkili bir şekilde yönetme yeteneğini baltalama riskini de beraberinde getiriyor.

Kabine değişikliğinin ötesinde

Suriye'nin geçiş hükümetinin sırtına yüklenmiş yapısal sorunların çoğu, harap olmuş bir devlet miras almak ve Esed rejiminin verdiği kurumsal hasar, ekonomik krizin baskıları, siyasi belirsizlik ve azalan kamu güveni de dahil olmak üzere, kendi eseri değil ve kontrolü dışında kalan faktörlerle bağlantılı. Ancak, bu kısıtlamalar, devletin yönetilme biçiminde daha derin bir değişiklik eşlik etmedikçe, ne kadar kapsamlı veya iyi düşünülmüş olursa olsun, yalnızca bir kabine değişikliğiyle aşılamaz.

rth
Eski Suriye Enformasyon Bakanı Hamza Mustafa ve Maha Uluslararası Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı, Şam Geçidi Medya Şehri projesi için bir mutabakat zaptı imzalıyor, 30 Haziran 2025 (SANA – AFP)

Bu değişim, sadece bakanları değiştirmek veya yetkilileri farklı pozisyonlar arasında transfer etmekten daha fazlasını gerektiriyor. Daha geniş katılım, daha net bir sorumluluk dağılımı, daha güçlü kurumlar, daha fazla şeffaflık ve daha etkili kamusal katılıma ihtiyaç duyuyor. Bu reformlar gerçekleşmeden, her kabine değişikliği, yönetim yapısının derin yapısı değişmeden olduğu gibi kalırken, geçici bir rahatlama sunan veya bu izlenimi veren, bir kriz yönetimi aracından ibaret haline gelme riski taşır.

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Suriye'deki geçiş aşamasından, genellikle bu amaca karşı çalışan bir yönetim modeli aracılığıyla devlet inşası sürecinde başarılı olması isteniyor. Kontrolü yoğunlaştırmak için tasarlanmış bir rejim, acil siyasi riskleri kontrol altına almaya yardımcı olabilir, ancak kurumları yeniden inşa etmek, uzun vadeli sonuçlar elde etmek, kamu güvenini yeniden sağlamak veya meşruiyet oluşturmak için uygun değildir. Güç ne kadar dar bir çevrede yoğunlaşırsa, geçiş sürecinin hayatta kalması için gerekli kurumların inşası da o kadar zorlaşır.

Suriye'deki bir sonraki aşamayı, değiştirilen yetkililerin sayısı değil, gücün bu dar çevrelerden etkili kurumlara ne ölçüde aktarıldığı belirleyecektir. Bu dönüşüm olmadan, kabine değişikliği bir dönüm noktası olarak değil, güçlü, kapsayıcı ve kudretli bir Suriye devletini yeniden inşa etme fırsatının kaçırılması olarak görülecektir.


Libya: Hafter büyük bir askeri tatbikat başlattı ve askerlerin kararlılığını övdü

Halife Hafter tatbikatı havadan inceliyor. (LUO yanlısı medya)
Halife Hafter tatbikatı havadan inceliyor. (LUO yanlısı medya)
TT

Libya: Hafter büyük bir askeri tatbikat başlattı ve askerlerin kararlılığını övdü

Halife Hafter tatbikatı havadan inceliyor. (LUO yanlısı medya)
Halife Hafter tatbikatı havadan inceliyor. (LUO yanlısı medya)

Libya Ulusal Ordusu’nun (LUO) kara, deniz ve hava unsurlarının tamamı, dün öğleden sonra başlayan Der’ul Kerame 2 tatbikatına katıldı. Tatbikatın, Arap ve uluslararası diplomatik temsilcilerin de katılımıyla gerçekleştirildiği bildirildi.

LUO Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter, tatbikatı LUO Genel Komutanı’nın izniyle başlattı. Planlanan programa uygun şekilde başlayan tatbikatın, Genelkurmay Başkanlığı ve Halid Hafter yönetimindeki koordinasyonla yürütüldüğü belirtildi.

Tatbikat kapsamında yürütülen faaliyetlerin, dört gün önce başladığı ve devam ettiği ifade edildi. Tatbikatı havadan takip eden Halife Hafter’in, LUO askerlerinin eğitim sırasındaki performansını ve disiplinini övdüğü aktarıldı.

scdfrg
LUO Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter, 309. Tümen ile tatbikata katılan birimlerin operasyon odalarını ve konuşlanma noktalarını denetledi. (LUO Genel Komutanlığı)

Der’ul Kerame 2 tatbikatı kapsamında, Libya’nın Rasu’l Ulbe bölgesinde gerçekleştirilen faaliyetler öncesinde LUO Genelkurmay Başkanı Halid Hafter, dün sabah erken saatlerde sahada incelemelerde bulundu. Hafter’in, tatbikata katılan birliklerin yürüttüğü piyade, tank ve bina baskını eğitimlerinin seyrini yerinde takip ettiği bildirildi.

Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Halid Hafter’in 309. Tümen Komutanlığı ile tatbikata katılan birlik ve tugayların komutanlarıyla bir toplantı gerçekleştirdiği ifade edildi. Hafter’in, LUO personelinin sergilediği ‘ileri seviye performansı’ takdir ettiği, modern ve gelişmiş bir silahlı kuvvet inşasının ise sürekli eğitim, disiplin ve askeri yeterliliğin artırılmasına dayandığını vurguladığı kaydedildi.

sdfrgtyh
Askeri tatbikattan bir görüntü (LUO Genel Komutanlığı)

LUO, hava savunma ve kara sistemlerinin geliştirilmesi başta olmak üzere askeri envanterini modernize etmeye devam ediyor. Ordunun, uluslararası ortaklarla geniş kapsamlı silahlanma ve eğitim anlaşmaları yaparak operasyonel hazırlığını artırdığı belirtiliyor. Modernizasyon sürecinin öne çıkan unsurlarından birinin, kara birliklerinin Rus yapımı BTR-82A araçları ve Spartak ile güçlendirilmesi olduğu, ayrıca ana muharebe tanklarının da geliştirildiği ifade ediliyor.

Rasu’l Ulbe bölgesinde geçtiğimiz cumartesi gününden bu yana hazırlıkları süren tatbikata yaklaşık 25 bin asker ve subayın katıldığı bildirildi. Tatbikatın ‘LUO tarihindeki en büyük tatbikat’ olarak nitelendirildiği aktarıldı.

Tatbikatın icra edildiği Rasu’l Ulbe bölgesinin, ülkenin kuzeydoğusunda, Derne kentine bağlı el-Aziyat yerleşiminin güneyinde bulunduğu belirtildi.

Saddam Hafter’in 4 Mayıs’ta tatbikata katılan tugay ve birlik komutanlarıyla bir araya gelerek hazırlık seviyesini değerlendirdiği, genel planlama çerçevesinin, organizasyon yapısının ve birlikler arası koordinasyon mekanizmasının gözden geçirildiği kaydedildi.

xasdfer
Helikopterle yapılan tatbikatlar (LUO Genel Komutanlığı)

Saddam Hafter, açıklamasında tüm hazırlık aşamalarının yüksek düzeyde disiplin ve hazırlıkla yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, tatbikatın planlanan programa uygun şekilde icra edilmesinin önemine dikkat çekti. Hafter, bunun LUO’nun görevlerini etkin biçimde yerine getirme kapasitesini ve operasyonel kabiliyetini ortaya koyduğunu ifade etti.

LUO’nun üst düzey komutanlardan Tümgeneral Ömer Meraci el-Magrahi ise yaptığı açıklamada, Rasu’l Ulbe’deki tatbikatın yalnızca bir güç gösterisi olmadığını, aksine hazır olma durumunu ortaya koyan net bir mesaj niteliği taşıdığını söyledi.

El-Magrahi, tatbikatın disiplin ve sessizce inşa edilen bir gücün sahadaki karşılığı olduğunu belirterek, devletin zayıf olduğu yönünde beklenti içinde olanlara ordunun hazır ve güçlü olduğu mesajını verdiklerini ifade etti. Rasu’l Ulbe bölgesinin, modern Libya ordusunun tarihinde önemli bir yer tutmaya devam edeceğini de dile getirdi.

Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Libya Özel Temsilcisi Hanna Tetteh, Bingazi’de Halife Hafter ile bir görüşme gerçekleştirdi. Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL), Tetteh’in Hafter’e Libya’daki siyasi, güvenlik ve ekonomik gelişmeler hakkında bilgi verdiğini ve ‘yapılandırılmış diyalog’ sürecinde kaydedilen ilerlemeyi aktardığını açıkladı. Diyalog kapsamında dört ayrı çalışma ekseninin nihai önerilerini tamamlamak üzere çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.

rb
LUO Genelkurmay Başkanı Halid Hafter, ‘modern ve gelişmiş silahlı kuvvetlerin oluşturulmasının, askeri eğitim düzeyinin yükseltilmesine dayandığını’ vurguladı (LUO Genel Komutanlığı)

Ayrıca, ‘küçük masa’ formatı kapsamında yürütülen istişarelere ilişkin bir brifing de sunuldu. Bu görüşmelerin, BM’nin yol haritasında yer alan ilk iki aşama konusunda uzlaşmayı engelleyen sorunların aşılmasını hedeflediği belirtildi. Söz konusu aşamalar, Ulusal Yüksek Seçim Komisyonu’nun yönetim kurulunun tamamlanması ve cumhurbaşkanlığı ile parlamento seçimlerine ilişkin yasal çerçevenin yeniden düzenlenmesini içeriyor.

UNSMIL, Halife Hafter’in, Libya’daki siyasi süreci ilerletmeyi amaçlayan BM çabalarına LUO adına destek verdiğini yinelediğini açıkladı. Açıklamada, bu desteğin Libya’nın birliğinin korunması, kurumsal bölünmenin sona erdirilmesi ve devlet inşa sürecinin desteklenmesi amacıyla yürütülen siyasi girişimlere yönelik olduğu ifade edildi.