İdlib’deki Nusra karargâhı harabeye dönüştü

Moskova, tüm hamlelerini Ankara ile koordine ediyor.

Rus hava kuvvetleri, İdlib kırsalında Nusra’ya ait insansız hava araçları fabrikasını imha etti. (Sputnik)
Rus hava kuvvetleri, İdlib kırsalında Nusra’ya ait insansız hava araçları fabrikasını imha etti. (Sputnik)
TT

İdlib’deki Nusra karargâhı harabeye dönüştü

Rus hava kuvvetleri, İdlib kırsalında Nusra’ya ait insansız hava araçları fabrikasını imha etti. (Sputnik)
Rus hava kuvvetleri, İdlib kırsalında Nusra’ya ait insansız hava araçları fabrikasını imha etti. (Sputnik)

Rus hava kuvvetlerinin, Nusra örgütünün İdlib’deki yüzü olan Heyetu Tahriru’ş Şam’a (HTŞ) ait askeri üssü imha ettiği haberi, bölgedeki Rusya- Türkiye anlayışlarının Suriye’deki akıbetine ilişkin soruları gündeme getirdi. Bir Rus diplomatik kaynak, Şarku’l Avsat’a ‘tüm hareketlerin Moskova ile Ankara arasındaki mevcut anlayışlar temelinde gerçekleştiğini’ aktarırken iki taraf arasında gerginlik unsurlarının veya koordinasyon seviyesinde bir düşüş olduğunu ise yalanladı.

Medya organları, Rus savaş uçaklarının geçen pazartesi günü gece yarısına doğru düzenlediği gece baskını ile HTŞ’nin askeri karargâhını yok ettiğini bildirmişti.

Rusya’nın resmi haber ajansı Sputnik’in haberine göre üst düzey bir saha kaynağı, Rus keşif uçaklarının Türkiye ile sınır kenti Sarmada’daki bir deposundan askeri teçhizat ve insansız hava aracı (İHA) içerdiğine inanılan kasaları ve terör örgütüne (Nusra Cephesi) ait çeşitli mekanizmaları tespit ettiğini bildirdi. Terör örgütü, söz konusu kasaları Batı cephesinden İdlib’e doğru taşıyor.

Kaynak şu açıklamada bulundu:

“Rus keşif uçağı koordinatları doğru tespit etti ve savaş uçaklarıyla üç baskın yapılarak bunlarla mücadele edildi. Bu da hedeflenen karargahın tamamen yok olmasına yol açtı. İlk bilgiler, üç aracın imha edilmesinin yanı sıra en az 6 militanın öldüğünü, çoğu Çinli ve Çeçen militanların da yaralandığını gösteriyor.”

Fotoğraf Altı: HTŞ (Nusra) savaşçılarının, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib vilayetinde askeri tatbikatların da yapıldığı tören düzenledi, 16 Ağustos (AFP)
HTŞ (Nusra) savaşçılarının, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib vilayetinde askeri tatbikatların da yapıldığı tören düzenledi, 16 Ağustos (AFP)

Aynı şekilde Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Rusya’nın İdlib’deki askeri karargahı hedef alan saldırılarında HTŞ üyesi sekiz kişinin öldüğünü bildirdi.

Bir saha kaynağına göre SOHR, hedef alınan karargahın yeni inşa edildiğini açıkladı. Karargah, hava saldırılarından korunmak amacıyla bölgedeki çiftlikleri kaplayan yeşil yoğunluğundan ve ağaçlardan yararlanmak için, yakın zamanda Nusra militanları tarafından İdlib şehrinin batısındaki Tel er-Rumman yakınındaki tarım arazilerinde inşa edildi. Ancak aktarılana göre istihbarat bilgileri ve havadan keşif operasyonlarının yoğunlaşması, karargahı tespit etmek ve onunla son derece hassas bir şekilde ilgilenmek için yeterliydi.

Rusya’nın sessizliği

Olayın dikkat çekici yanı, Rusya Savunma Bakanlığı’nın gece baskınları haberine sessiz kalması ve her zamanki gibi bu konuda bir açıklama yapmaması. Bu durum, Rusya’nın hamlelerinin Moskova ve Ankara’nın İdlib çevresindeki duruma ilişkin görüş ayrılıklarının alevlenmesini yansıtıp yansıtmadığı konusunda soruları gündeme getirdi. Özellikle Ankara ile Şam arasındaki normalleşme sürecinin yavaşlaması, Türkiye’nin Ukrayna savaşına ilişkin tutumu ve Ankara’nın daha sonra Ukrayna’nın NATO’ya katılımını memnuniyetle karşılaması nedeniyle ilişkilerde soğumaya ilişkin haberler mevcut.

Ancak Şarku’l Avsat’a açıklamada bulunan bir kaynak, Rusya’nın İdlib bölgesindeki veya genel olarak Suriye’nin kuzeyindeki hareketlerine ilişkin yorumların, doğru olmadığını belirtti.

Kaynak, Moskova’nın iki ülke arasında önceki aşamalarda varılan mutabakata uygun şekilde Türk tarafıyla tam koordinasyon olmadan ve Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları uygulanmadan herhangi bir faaliyet veya harekette bulunmadığını aktardı.

Fotoğraf Altı: Geçen hafta düzenlenen, Guta’ya düzenlenen kimyasal saldırının onuncu yıl dönümü anma töreninde yıkılan bir bina ve duvar resmi. (DPA)
Geçen hafta düzenlenen, Guta’ya düzenlenen kimyasal saldırının onuncu yıl dönümü anma töreninde yıkılan bir bina ve duvar resmi. (DPA)

Rusya Dışişleri Bakanlığı’nda Suriye dosyasını yakından takip eden bir kaynak, “Rusya’nın mevcut hamleleri yeni değil. Suriye’de faaliyet gösteren Rus ordusuna yönelik tehlikeleri azaltmayı ve tehdit olasılığıyla yüzleşmeyi amaçlayan askeri, saha ve siyasi hamlenin devamını teşkil ediyor” diyerek, aleni ve resmi açıklamalarında tüm hareketlerin belirtilmediğini açıklanmadığını bildirdi.

Suriye’nin hava müdahalesi

İdlib’deki saldırının ardından Suriye Savunma Bakanlığı’nın dün sabah yeni bir saldırı başlattığı ve bunun sonucunda İdlib ve Hama kırsalında silahlı gruplara ait üç İHA’nın düşürüldüğü belirtildi. Bakanlık, yaptığı açıklamada, İHA’ların patlayıcı mühimmatla donatıldığını ve çevredeki köy ve kasabaları bombalamaya çalıştığını söyledi.

Suriye Savunma Bakanlığı, resmi internet sitesinde yayımlanan açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Terör örgütlerinin hareketleri ve güvenli sivillere ve mülklerine yönelik defalarca saldırı girişimleri dikkatli bir şekilde izlenip takip edildikten sonra İdlib ve Hama kırsalı yönünde faaliyet gösteren Suriye Silahlı Kuvvetleri birimleri, patlayıcı mühimmatla çevredeki güvenli köy ve kasabalara saldırmaya çalışan donanımlı üç İHA’yı düşürmeyi başardı.”

Bu ayın başlarında Suriye Savunması, Halep’in kuzey ve batı kırsalındaki Suriye ordusu birliklerine saldırı düzenlemeye çalışan muhalif örgütlere ait iki İHA’nın imha edildiğini ve diğer üç İHA’nın düşürüldüğünü duyurdu. Saldırılar, silahlı örgütlerin aynı yöndeki komuta karargahlarını hedef almasına yanıt olarak gerçekleşti. Saldırılar sonucu örgüt saflarından çok sayıda unsur öldü ve yaralandı.

Açıklama, başta İdlib ve çevresi olmak üzere Suriye muhalefetinin kontrolündeki bölgelerde İHA kullanımının tehlikeleriyle yüzleşme konusunda Rusya- Suriye arasındaki mutabakata bir atıf olarak değerlendirildi. Rus kaynak, “Rusya- Türkiye koordinasyonu doğrudan bu yöndedir” dedi. Kaynak, Suriyeli grupların geçmişte birçok kez İHA’ları hedef aldığını ve Humaymim üssünü hedef alma girişimleri de dahil olmak üzere Rus askeri tesislerini vurmayı hedeflediğini de kaydetti.

Rusya’nın Suriye’deki Tarafları Uzlaştırma Merkezi Başkan Yardımcısı Vadim Kulit, bu ayın başlarında Rus hava kuvvetlerinin Suriye güçleriyle iş birliği yaparak, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib kenti yakınlarında Nusra Cephesi örgütünün komuta merkezinin imha edilmesiyle sonuçlanan ağır bir darbe indirdiğini belirtti.

Söz konusu dönemde Kulit, ay başından bu yana İdlib ve çevresindeki askeri operasyonları artırma hedeflerinin bir kısmını açıklamıştı. Ayrıca Moskova’nın, intihar eylemcilerinin Suriye’de Rus ordusunun devriyelerine karşı terör saldırıları düzenlemeye yönelik hazırlıklarına ilişkin bilgiler karşısından derin endişe duyduğunu söylemişti.

Suriye’de Rus ordusunun bu saldırıları planlayan militanlara karşı çok sert ve sıkı önlemler aldığını vurgulayan Vadim Kulit, yasadışı silahlı grupların liderlerine de provokasyonları durdurmaları ve Suriye’deki çatışmanın barışçıl çözümü için çaba göstermeleri çağrısında bulundu.

Bu endişe, Rusya Dış İstihbarat Servisi Başkanı Sergey Narışkin’in yaptığı açıklamalara da yansıdı. Öyle ki Narışkin, “ABD, militanların yardımıyla Suriye’de kalabalık halka açık yerlerde ve hükümet kurumlarına karşı terör saldırıları düzenlemeye hazırlanıyor” dedi.

Rus istihbaratına göre bu suç faaliyetinin yönetimi, Suriye’nin Ürdün ve Irak ile sınırlarının kesiştiği noktada yer alan et-Tanf’taki ABD askeri üssünden gerçekleştiriliyor. Rus güvenlik kaynakları ise Washington’un, başta HTŞ olmak üzere Suriye silahlı gruplarının yeteneklerini kullanarak Rusya’ya karşı Suriye topraklarındaki hamlelerini genişleteceğini dile getirdi.

Suriye hava sahasında çarpışma

Diğer yandan Moskova, ABD kuvvetlerinin Suriye hava sahasında Rus tarafıyla ‘koordinesiz’ hareketleri konusunda uyarıda bulunmayı sürdürdü. Vadim Kulit, ABD liderliğindeki koalisyona ait bir F-35 savaş uçağının Suriye’deki et-Tanf bölgesindeki bir Rus Su-35 uçağına tehlikeli düzeyde yaklaştığını açıkladı.

Sürtüşmenin yüksek irtifada meydana geldiğini ve ‘savaş uçağıyla çarpışmayı önlemek için derhal önlem alan Rus pilotların profesyonelliği olmasaydı’ çarpışmayla sonuçlanacağını kaydetti.

Humaymim Üssü’ne bağlı Rus merkezin başkan yardımcısına göre Batı koalisyonu, gerilimi önleme protokollerini bir günde 16 kez ihlal etti. Kulit ayrıca, vakaların Rus tarafıyla koordine edilmeyen ABD drone saldırılarıyla bağlantılı olduğunu açıkladı.



Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
TT

Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera dün çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişiler ile 70 yaşını aşmış mahkûmları kapsayan genel af kararı yayımladı. Ancak karar, Suriyelilere yönelik ihlallerde bulunanları kapsam dışı bırakıyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre söz konusu kararname, Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından göreve gelen Şera’nın yayımladığı ilk af niteliğini taşıyor. Esed, görev süresi boyunca zaman zaman benzer af kararnameleri çıkarmıştı.

Suriye devlet televizyonunda yayımlanan kararnameye göre, ‘müebbet hapis cezası’ 20 yıla indiriliyor. Ayrıca kabahat ve ihlallerde verilen cezaların tamamı kaldırılıyor. Uyuşturucuyla Mücadele Kanunu, Suriye lirası dışında işlem yapılmasının yasaklanmasına ilişkin yasa ve devlet destekli malların kaçakçılığına dair kanunda yer alan bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da affediliyor.

Af kapsamında ayrıca Askerî Ceza Kanunu ve Bilişim Suçları Kanunu’nda düzenlenen bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da kaldırılıyor.

Silah ve mühimmat yasasında yer alan suçlardan hüküm giyenler de kararın yayımlanmasından itibaren üç ay içinde silahlarını yetkili makamlara teslim etmeleri şartıyla cezalarının tamamından muaf tutulacak.

Kararname, ‘tedavisi mümkün olmayan ağır bir hastalığa’ sahip olanlar ile 70 yaşını doldurmuş hükümlülerin de, metinde belirtilen istisnalar dışında, cezalarının tamamından muaf tutulmasını öngörüyor.

Buna karşılık, ‘Suriye halkına karşı ağır ihlaller içeren suçlar’ ile İşkencenin Suç Sayılmasına Dair Kanun’da düzenlenen suçlar af kapsamı dışında bırakıldı.

Yeni yönetimin göreve gelmesinden bu yana, eski yönetimle bağlantılı oldukları ve Suriyelilere karşı ihlallerde bulundukları iddiasıyla onlarca kişinin gözaltına alındığı açıklanmış, bazıları hakkında yargı süreci başlatılmıştı.


Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
TT

Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık ettiği “Barış Konseyi”nin ilk toplantısı bugün yapılacak. Toplantıda, İsrail'in saldırılarının devam etmesi ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının askıya alınmasıyla birlikte, Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması ile Gazze Şeridi'ndeki durum ele alınacak.

Bu toplantı, yeniden yapılanma dosyası ve “Gazze Yönetim Komitesi”nin çalışmalarıyla birlikte çözülmemiş meselelere yoğunlaşıyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yağmalaması konusunun gündeme getirilmesi olasılığı var. Uzmanlar, İsrail'in toplantıya katılımının, Meksika'nın sınırlı katılım açıklamasında olduğu gibi, İsrail'e karşı çıkanların katılımını azaltabileceğini değerlendiriyor.

Gündemdeki dosyalar

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un CNN'e yaptığı açıklamaya göre bugünkü toplantıda, Gazze Komisyonu'nun Şerid'e girmesini, ateşkes ihlallerinin sona ermesini sağlamak ve insani yardımı hızlı bir şekilde ulaştırmak için izlenecek süreç tartışılacak. Ayrıca “Gazze'de silahsızlanma süreci, İsrail güçlerinin sınır hattından çekilmesi ve Gazze'nin yeniden inşası ve Batı Şeria'nın Filistin Yönetimi'ne ilhakı da dahil olmak üzere Trump'ın 20 maddelik planının uygulanması” da ele alınacak.

Mladenov, “tüm tarafların bu konularda anlaşmaya varması ve çabalarını birleştirmesi”nin alternatifi olarak “savaşın yeniden başlaması” ve “savaşın yeniden başlamasından daha da tehlikeli olan, Hamas'ın Gazze'nin yaklaşık yüzde 50'sini kontrol ettiği ve geri kalanının İsrail kontrolü altında olduğu statükonun pekiştirilmesi” olacağı uyarısında bulundu.

İsrail güvenlik kaynakları, Trump'ın “Barış Konseyi” toplantısında uluslararası güçlerin Gazze Şeridi'ne girmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılması ile yeniden inşa sürecinin başlatılmasını duyuracağını tahmin ediyor. Bu bilgi, dün İbranice web sitesi Walla'ya konuşan bir kaynak tarafından verildi.

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)

Endonezya, şu ana kadar Gazze'ye asker gönderme niyetini açıklayan tek ülke olurken, İsrail ise Gazze Şeridi'nde Türkiye'nin varlığını reddediyor. Endonezya ordu sözcüsü Dony Pramono pazartesi günü yaptığı açıklamada, Cakarta'nın önerilen çokuluslu gücün bir parçası olarak nisan ayı başlarında Gazze'ye gönderilmek üzere 1.000 asker hazırladığını belirtti.

Siyaset bilimi profesörü ve Filistin ve İsrail meseleleri uzmanı Dr. Tarık Fahmi, ilk toplantının konseyi kurup, çalışmalarına başlamak için fon toplamaya odaklanacağını ve ilgili ve etkili ülkelerin çoğunu kapsayacağını düşünüyor. En önemli konular, istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve silahsızlanma olacak, ancak bazı zorluklar olduğunu da belirtiyor. Ancak anlaşmaya varmaktan başka bir alternatifin olmadığı da ifade ediyor.

Filistinli siyasi analist Dr. Ayman el-Raqab da onunla aynı fikirde ve Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistin polis güçlerinin yanı sıra istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin çalışmaları ile Batı Şeria sorunu ile İsrail'in toprak gaspı konularının toplantının ana gündem maddeleri olacağını belirtiyor. Trump'ın, başkanlığını yaptığı konseyin başarısını vurgulamak için bu sorunların bazılarının çözülmesi için çaba göstereceğini değerlendiriyor.

Katılımcılar için engel

Katılımcı düzeyinde Kahire, Başbakan Mustafa Medbuli'nin Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi adına toplantıya katılacağını duyurdu. Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamaya göre bu katılım, “Mısır'ın kapsamlı ve adil barış çabalarını destekleme rolü ve Trump'ın Filistin halkının Gazze'den sürülmesini reddeden tutumunu ve çabalarını onaylama rolü çerçevesinde” gerçekleşecek.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada, “Barış Konseyi”nin Gazze Şeridi'nde kalıcı istikrar, ateşkes ve arzu edilen barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını umduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantıda ülkesini temsil edeceğini kaydetti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Başbakan Binyamin Netanyahu adına toplantıya katılmak üzere ABD'ye gitmesinden bir gün sonra, Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, toplantıya her iki tarafın da tam katılımının olmadığını (Filistin'in Filistin'in yokluğuna atıfta bulunarak) AFP’ye göre bu nedenle Meksika'nın katılımının sınırlı olacağını belirtti

Fehmi, Mısır'ın bölgedeki ağırlığı ve önemi göz önüne alındığında, Mısır'ın katılımına alternatif olmadığını düşünüyor. İsrail'in katılımının, Trump'ın isteklerine aykırı görünmemek için yarı çözüm çerçevesinde olduğunu, ancak aynı zamanda Konsey'in kararlarını etkili bir şekilde engellemek ve ihlallerine ve saldırılarına devam etmek için çalışacağını açıklıyor.

El-Raqab, Mısır'ın hem sahada hem de Gazze meselesine ilişkin müzakerelerde sahip olduğu uluslararası deneyim nedeniyle katılımının son derece önemli olduğunu ve bunun durum üzerinde olumlu bir etki yaratacağına dair umutlar olduğunu değerlendiriyor.


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), üç ABD'li yetkiliye atıfta bulunarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'deki yaklaşık 1.000 askerinin tamamını geri çekmeye hazırlandığını bildirdi.

ABD ordusu geçen hafta Suriye'deki stratejik üssünden çekilme işlemini tamamladığını ve üssü Suriye güçlerine devrettiğini duyurdu. Bu, ABD-Suriye ilişkilerinin güçlendiğinin son işareti olup, daha geniş kapsamlı bir ABD çekilmesinin yolunu açabilir. WSJ’de dün yer alan habere göre, birlikler önümüzdeki iki ay içinde Suriye'deki kalan ABD mevzilerinden de çekilecek.

Suriye Savunma Bakanlığı geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin ayrılmasının ardından ordu birliklerinin Tanf askeri üssünü devraldığını belirtti.

Bakanlık şu açıklamayı yaptı: “Suriye ve Amerika Birleşik Devletleri tarafları arasındaki koordinasyon sayesinde, Suriye Arap Ordusu birlikleri el-Tanf üssünün kontrolünü ele geçirdi, üssü ve çevresini güvence altına aldı ve el-Tanf çölündeki Suriye-Irak-Ürdün sınırına konuşlanmaya başladı.” Açıklamada ayrıca, “Bakanlığın sınır koruma güçleri önümüzdeki günlerde görevlerine başlayacak ve bölgede konuşlanacak” denildi.

El-Tanf üssü, Suriye, Ürdün ve Irak arasındaki sınır üçgeni bölgesinde stratejik bir konuma sahiptir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre üs, 2014 yılında Suriye ve Irak'ın büyük bir bölümünde DEAŞ'a karşı yürütülen savaşta çok önemli rol oynamıştır. Örgüt, 2017'de Irak'ta ve iki yıl sonra da Suriye'de yenilgiye uğratıldı.

Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinden önce, üsse insansız hava araçlarıyla (İHA) birkaç kez saldırı düzenlenmiş ve bu saldırıların sorumluluğunu Irak'taki gruplar üstlenmiştir.