Rüstem Mahmud
Suriye'nin kuzeydoğusunda yer alan bölgelerde yaklaşık on yıldır Suriye rejimi ya da muhalif gruplar tarafından kontrol edilen ülkenin kuzeyindeki ve batısındaki diğer bölgelerden bağımsız bir eğitim sistemi uygulanıyor.
Suriye’nin kuzeydoğusundaki bu eğitim sistemi, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin (KDSÖY) bu bölgedeki deneyiminin başlıca sac ayağı olarak görülüyor. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, her ne kadar Suriye hükümeti ya da herhangi bir bölgesel veya uluslararası taraf yahut kurum tarafından tanınmasa da merkezi yönetimle aynı, ancak ondan tamamen bağımsız ve geniş kapsamlı ‘alternatif yerel kurumları’ yönetmeye devam ediyor.
Suriye’nin kuzeydoğu bölgesindeki eğitim kurumları, tıpkı diğer kamu kurumları gibi bölgenin kontrolünü elinde bulunduran askeri ve siyasi yapılar olan Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Halk Koruma Birlikleri (YPG), Suriye Demokratik Konseyi’nden (SDK) oluşan tarafların genel gündemi, ideolojik vizyonu ve siyasi bağlamı içinde yer alıyor.
Üç temel özellik
Suriye’nin kuzeydoğu bölgelerindeki eğitim süreci, bölgedeki yerel dillerin çeşitliliği nedeniyle başta çok dillilik ilkesine dayanmasından ötürü üç temel özelliğiyle ülkenin diğer bölgelerindeki eğitim sistemlerinden ayrılıyor. Arapça, Kürtçe ve Süryanice dillerinin KDSÖY’ün tüm kurumlarında temel ve resmi dil olarak kabul edilmesinden dolayı öğrenciler, ebeveynlerinin tercihlerine göre dünya dillerinden biriyle birlikte bu dilleri öğreniyorlar.
Bunun yanında bu eğitim sistemindeki eğitim müfredatları da ‘aynı toplumdaki kültür çeşitliliğini sürdürmeyi’ amaçlıyor. Örneğin Kürt öğrencilere okutulan tarih kitapları, bazı detaylarda örtüşmesine ve benzer olmasına rağmen Arap öğrencilere yönelik kitaplarla örtüşmüyor. Kürt öğrencilere okutulan edebiyat ve eğitim kitaplarında Kürt siyasi, sosyal ve kültürel kimliği yer alırken Arap öğrenciler için de Süryani öğrenciler için de edebiyat ve eğitim kitaplarında onların siyasi, sosyal ve kültürel kimliği yer alıyor.
Bu iki temel özelliğin yanı sıra uygulanan müfredatların çıktıları, din eğitiminin sadece ahlak dersi olarak öğretilmesi, kadının değerini ve kamusal hayattaki rolünü öne çıkarması, ‘ilkel milliyetçilik’ ve ‘dinin siyasileştirilmesi’ gibi meselelere karşı çıkan materyallerin yoğunluğu gibi Suriye’nin resmi eğitim müfredatında bulunmayan çeşitli hedeflere ulaşmayı amaçlıyor.
İki yöntem
KDSÖY’ün Suriye hükümetinde Milli Eğitim Bakanlığı düzeyindeki kurumu olan Eğitim Kurumu Eş Başkanı Samira Hac Ali, Majalla’ya yaptığı açıklamada, KDSÖY’ün eğitim alanında uyguladığı pratik stratejiye değindi. Şu anda Suriye'nin kuzeydoğusunda tamamen ayrı iki eğitim müfredatı bulunduğunu, bunlardan birinin Eğitim Kurumu'ndan gelen özel bir komite tarafından onaylandığını ve öğrencilere Arapça, Kürtçe ve Süryanice olmak üzere üç ayrı dilde okutulduğunu söyledi. Bu müfredatların Afrin, Fırat, el-Cezire ve Tabka bölgelerinde birinci sınıftan dokuzuncu sınıfa kadar bu dillerin tamamında okutulduğunu söyleyen Hac Ali, aynı bölgelerde onuncu sınıftan on ikinci sınıfa kadar ise Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) tarafından onaylanan başka bir müfredatın okutulduğunu belirtti.
Suriye’nin kuzeydoğu bölgesindeki eğitim sistemi, bölgeyi kontrol eden SDG yetkililerinin genel gündemi, ideolojik vizyonu ve siyasi bağlamı içinde yer alıyor
DEAŞ’ın elinden kurtarılan bölgelerdeki öğrenciler için yalnızca UNICEF müfredatı uygulanıyor ve eğitim-öğretim sadece Arapça dilinde yapılıyor. Ancak Hac Ali’nin aktardığına göre UNICEF’in müfredatı çok fazla basitleştirilmiş olduğundan ve eğitim sürecinden istenilen hedeflere ve çıktılara ulaşılamamasından dolayı özellikle birinci sınıftan altıncı sınıfa kadar öğrencilere KDSÖY’ün müfredatından bazı dersler veriliyor. Böylece öğrencilere birkaç temel doğa biliminin yanı sıra aritmetik işlemlerde bazı basit becerilerin öğretilmesi ve öğrencilerin Arapça okuma ve yazma öğrenmeleri amaçlanıyor.
Bu müfredatları KDSÖY’ün Eğitim Kurumu personeli hazırlıyor ve müfredat için gerekli tüm masraflar KDSÖY’ün bütçesinden karşılıyor. Bu yüzden KDSÖY, UNICEF müfredatlarını zaman aşımı nedeniyle kaldırmayı ve kendi müfredatlarını uygulamaya koymayı planlıyor.
“Ana diller”
KDSÖY’ün kontrol ettiği bölgelerdeki eğitim stratejisi, dil bakımından diğer yerel dillerin ve bir yabancı dilin öğretilmesi için ek eğitimin yanı sıra bölgedeki çeşitli etnik kökenlerden gelen çocukların ‘ana dillerini’ öğrenme hakkına dayanıyor. Kürt öğrenciler, eğitim sürecinin ilk üç yılında sadece Kürtçe bildikleri için ‘ana dilde’ eğitim görüyorlar. Aynı durum Arap ve Süryani öğrenciler için de geçerli. Özellikle el-Cezire ve Fırat bölgelerinde, çeşitli etnik kökenlerden karma okullar olmasına rağmen eğitim süreci bu şekilde gerçekleşiyor.

Müfredata dördüncü sınıftan itibaren ikinci bir yerel dil daha ekleniyor. Örneğin Kürt öğrenciler, dördüncü sınıftan itibaren dersleri yüzde 20'den az olmayacak şekilde Arapça olarak alıyor ve bunlar özellikle ‘zorunlu’ derslerden oluşuyor. Yani öğrencinin eğitim-öğretim yılını tamamlayabilmesi için bu derslerden başarılı olması gerekiyor. Aynı durum diğer etnik kökenlerden gelen çocuklar için de geçerli. Arap öğrenciler Kürtçe, Süryani öğrenciler de Arapça ders alıyor.
Bu dillerin yanında İngilizce dersi ise beşinci sınıftan itibaren neredeyse ikinci yerel dille aynı oranda okutuluyor.
Dil uyumluluğu ve öğrenim zorlukları
Majalla’ya konuşan eğitim sosyolojisi araştırmacısı Maya Ahmed, Suriye’nin kuzeydoğu bölgesindeki eğitim sisteminde çok dilliliği ‘öğrenim zorluklarına rağmen kültür ve eğitim açısından olağanüstü bir fırsat’ olarak tanımladı.
Maya Ahmed, değerlendirmesinde şunları söyledi:
"Bu deneyim, Suriye tarihinde dil eşitliği açısından bir ilk. Bölgede her ne kadar dini konuları kendi dillerinde öğreten bazı özel dini okullar olsa da Kürtler de tıpkı Süryaniler ve Ermeniler gibi her zaman zulme ve dil olarak inkara maruz kaldılar. Bugün ise durum bambaşka. Öğrenciler ve veliler, eğitim sistemi adaletinin daha çok farkına varmaya başladı. Ayrıca çeşitli yerel dillerde eğitim alan öğrencilerle yapılan anketler, dil öğretiminin çeşitliliği ve aynı okul içindeki günlük etkileşim nedeniyle, özellikle ortak ders dışındaki etkinliklerde ve günlük hayatta farklı dillere ne kadar hakim olduklarını gösteriyor. Dil çeşitliliği, önceki dönemlerin aksine, öğrencilerin bir arada yaşamaları ve diğer kesimlere ilişkin olumlu bir düşünceye sahip olmaları bakımından da katkı sağladı."
KDSÖY bağlı alanlardaki eğitim stratejisi, bölgedeki ulusal bileşenlerin çocuklarının kendi çocuklarına ana dillerini öğretme hakkını temel alıyor
Ancak Ahmed, Kürtçenin edebiyatta ve sosyal bilimlerde bir dereceye kadar, temelde ise biyoloji, fizik, kimya, matematik ve teknoloji gibi derslerde ‘bilgi açısından fakir’ bir dil olarak sınıflandırıldığını ifade etti. Yerel dillerin ana dilleri haline gelmesinden dolayı başta Süryani ve Kürt öğrenciler olmak üzere tüm öğrencileri etkileyebilecek ‘öğrenim eksikliği’ korkusuna dikkati çekti.
Ahmed’e göre öğrencilerin Arapça ve İngilizce gibi diğer dillerdeki yetenekleri ise sadece Kürtçe veya Süryanice dilinde eğitim görmesi, araştırma yapması ve bilgi edinmesi için yeterli değil. Üstelik Kürtçenin bir dilin taşıması gereken tüm özellikleri taşımasına rağmen bu durumun böyle olduğuna işaret eden Ahmed, Kürtçenin son yüzyılda bölge ülkelerinin Kürtçeyi yasaklama ve önleme politikaları sonucunda bilimsel açıdan fakirleştiğini de sözlerine ekledi.
Dilleri destekleme kuruluşları
Suriye’nin kuzeydoğu bölgelerindeki bakanlık düzeyindeki kurumlar, Kürtçenin yakın zamanda bu bölgelerde eğitim ve resmi dile dönüşmesi ve Arapçanın çeşitli eğitim, kültür, idari ve ekonomik alanlardaki ‘geleneksel hegemonyası’ nedeniyle Kürtçe eğitim gören öğrencilerin karşılaşabileceği öğrenim zorluklarının olduğunu kabul ediyor.
Bu yüzden çeviri aracılığıyla Kürtçeyi güçlendirmek, Kürtçe edebiyat ve bilgi üretimini artırmak amacıyla birçok yardımcı kurum kuruldu.
Kürtçe ile ilgili çeşitli bilgi alanlarında çalışmalar yapan Kürt Dili Kurumu (Saziya Ziman a Kurdî ya Rojava/SZK) öncü bir model olarak örnek verilebilir. SZK, Kürtçe gramerini tanımlayarak, dilin yapısını geliştirerek ve daha bilimsel bir terminoloji sağlayarak, Kürt öğrencileri ve tüm vatandaşları anadillerinde konuşmaya ve yazmaya cesaretlendiren, farkındalık yaratan günlük görsel ve işitsel materyaller üretiyor. Aynı zamanda tüm modern uluslararası bilimsel terimleri, kavramları ve makaleleri içeren kapsamlı bir Kürtçe dil sözlüğü üzerinde de çalışan SZK, bu sözlüğün Kürtçe olarak hazırlanmış büyük bir ansiklopedi haline gelmesini amaçlıyor.
Öte yandan KDSÖY, Suriye'nin kuzeydoğusundaki tüm eğitim kurumlarında görev yapan ve 9 bin 681'i Kürtçe öğretmeni olan toplam 41 bin 182 kişilik eğitimci kadrosunu da geliştirmeye çalışıyor.
Majalla’nın edindiği özel bir bilgiye göre, Kürtçe eğitim ilk olarak 2014-2015 eğitim-öğretim yılında onaylandı ve Suriye Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan eski öğretmenler kadroya alındı. Bu öğretmenler, altı ay boyunca yoğunlaştırılmış Kürtçe kurslarına katıldılar ve daha sonra eğitim kadrosuna dahil edildiler.
Zamanla Kamışlı'daki Rojava Üniversitesi ve Kobani'deki Kobani Üniversitesi’nden çeşitli alanlarda uzman binlerce yeni öğretmen mezun oldu. Sosyal bilimler, eğitim, edebiyat ve bilim derslerini Kürtçe alan yeni mezun öğretmenler eğitim kadrosuna katıldılar.
Rojava Üniversitesi ve Kobani Üniversitesi’nde sosyal bilimler, edebiyat, hukuk, tıp, fizik ve kimya olmak üzere çeşitli bölümler bulunurken dersler sadece Kürtçe olarak veriliyor. Bunun yanında bazı bölümlerde ise dersler Arapça ve İngilizce görülüyor. Rakka’daki eş-Şark Üniversitesi’nde ise aynı fakültelerdeki dersler Arapça işleniyor.
Kürtçenin ‘bilgi açısından fakir’ bir dil olarak sınıflandırıldığı bir dönemde yerel dillerin ana dilleri haline gelmesinden dolayı başta Süryani ve Kürt öğrenciler olmak üzere tüm öğrencileri etkileyebilecek ‘öğrenim eksikliği’ korkusu söz konusu
Elbette Suriye'nin kuzeydoğusundaki ‘alternatif devlet kurumlarının’ Kürtçeye olan ilgisinin sembolik bir boyutu da var. Örneğin her yıl 15 Mayıs Kürt Dili Günü olarak kutlanıyor. Ayrıca onlarca Kürtçe yayın yapan medya kuruluşu da faaliyet gösteriyor. Baas rejiminin yönetimi sırasında Araplaştırılan köyler, beldeler ve sokaklar Kürtçe adlarını geri kazandı. Kürtçe resmi belgelerde ve bürokratik kurumlarda kullanılmaya başlandı.
Kürtçe yayınlanan kitapların sayısında büyük bir artış, son yıllarda Kürtçenin Suriye'nin kuzeydoğusunda eğitim ve kültür açısından yaygınlaştığının açık bir göstergesidir. Son kitap fuarında Kürtçe 3 bin 35 kitap okuyucularıyla buluştu. Bu sayı, geçtiğimiz yüzyılda Suriye'de basılan tüm Kürtçe kitapların sayısının yaklaşık on katı.
Köklü siyasi mücadele
Öte yandan Suriyeli taraflardan hiçbiri, ülkenin kuzeydoğu bölgelerindeki eğitim sistemini tanımıyor. Verilen diplomalar ve belgeler Suriye’nin geri kalanında ya da başka herhangi bir ülkede geçerli değil. Bu durum, Suriye Eğitim Bakanlığı ve hatta diğer ülkeler tarafından yayınlanan belgelerde Suriye'nin kuzeydoğu bölgesindeki eğitim sistemini tanınmasıyla tezat oluşturuyor.
KDSÖY ile Suriye hükümeti arasında yapılan çeşitli müzakere turları sırasında, Suriye hükümeti KDSÖY’ün eğitim sistemini tanımayı ve hatta okullarından mezun olan öğrencileri, ülkenin diğer bölgelerindeki üniversitelere kabul etmeyi reddetti.
Kürt müzakereciler, Suriye hükümetinin en fazla özel kurumlarda Kürtçenin öğretilmesine izin verilmesi gibi ‘Kürtlerin bazı kültürel hakları’ olduğunu ve Kürtçenin sadece birinci sınıflarda sembolik ve isteğe bağlı olarak öğretilmesini kabul ettiğini açıkladılar. Kürt müzakereciler, Suriye hükümetinin bunu da ancak SDK ve SDG'nin özyönetim projesinden tamamen vazgeçmesi ve Eğitim Kurumu da dahil tüm kurumları Suriye hükümetine devretmesi şartıyla kabul ettiğini de sözlerine eklediler.
Afrin bölgesinde 2019 savaşı sırasında ve sonrasında yaşananlar, Suriyeli Kürtler için ‘eğitimsel
Majalla’nın edindiği bilgilere göre Suriye'nin kuzeydoğusunda KDSÖY tarafından uygulanan eğitim sisteminde bu yıl eğitim ve öğretim gören öğrenci sayısı 832 bin 125’e ulaştı. Bu öğrencilerin çoğunluğunu Arap öğrenciler oluştururken KDSÖY Eğitim Kurumu tarafından denetlenen bin 500'den fazla okulda eğitim görüyorlar.
*Bu çeviri Şarku'l Avsat tarafından Londra merkezli Al Majalla dergisinden yapılmıştır.




