Ürdün'de zamana direnen gelenek: Bedevi konukevinin kapıları yolculara ve ihtiyaç sahiplerine açık

Geleneksel Ürdün konukevleri, insanların özgürce konuşabileceği mekânlar olarak kabul ediliyor, bu yer halılarla döşeniyor ve canlı renklerle süsleniyor

 Eskiden er-Rib'a olarak adlandırılan yer, evin erkek misafirleri ağırladığı bölüm (Independent Arabia)
Eskiden er-Rib'a olarak adlandırılan yer, evin erkek misafirleri ağırladığı bölüm (Independent Arabia)
TT

Ürdün'de zamana direnen gelenek: Bedevi konukevinin kapıları yolculara ve ihtiyaç sahiplerine açık

 Eskiden er-Rib'a olarak adlandırılan yer, evin erkek misafirleri ağırladığı bölüm (Independent Arabia)
Eskiden er-Rib'a olarak adlandırılan yer, evin erkek misafirleri ağırladığı bölüm (Independent Arabia)

Hişam el-Yetim 

Ürdün Bedevi Konukevi, sadece insanların tam özgürlük içinde istedikleri, her şeyi söyleyebileceği bir alan değil, aynı zamanda Şeyh tarafından himaye edilen ve onun ev sahipliğinde olan bir yer.

Belirli yer veya zamana bağlılğı yok ve mutlaka lüks bir yer olarak tasarlanmak zorunda değil.

Bu mekânın yapısı taştan veya keçi yünü ve kıl ile oluşturulmuş kare ya da dikdörtgen formdan oluşur ve bu yapı yol kenarında bile kurulabilir.

Konukevini farklı kılan en önemli şey sahibinin açık fikirli olması, her türlü düşünce ve görüşe açık olmasıdır.

Eskiden Bedevi evleri, siyah koyun yününden yapılır ve sürekli olarak misafirleri ve ziyaretçileri ağırlamak için hazır tutulan yapılar olarak kullanılırdı.

Ancak dünya genelindeki sanayi devrimi ve özellikle Ürdün'deki yaşamın evrilmesi ve bedevi toplumların yerleşik hayata yönelmesi, Bedevi geleneğini zayıflattı veya siyasi amaçlar için istismar edilmesine yol açtı.

Bu nedenle, modern mühendislik prensiplerine ve ünlü Batı tarzı döşenmiş yapılara dayalı olarak inşa edilen misafirhane tesisleri yaygınlaştı.

Rib'a kültürü

Eskiden er-Rib'a, evin ön cephesi ve Bedevilerin erkek misafirlerini kabul ettiği bölümdü ve mahrem, yani kadın ve çocuklara ait bölgeden tamamen ayrı tasarlanırdı.

Bedevi evinin bu alanı, halı kaplı ve parlak renklerle dekore edilmiş olması nedeniyle büyük ilgi görür.

Burada "el-munkala" adı verilen ve misafirleri ağırlamak için kullanılan bakır kahve cezvesi etrafında bir ateş çukuru bulunur.

Burası şeyhin ve onun misafirlerinin oturduğu yerdir. Bedevi konukevinin geçmişi 3 bin yıldan fazlaya dayanır.

Çünkü Bedevi konukevi, Bedevi isminin genel olarak Araplara verilmesiyle birlikte Arap Yarımadası'nın kuzeyinden başlamış, yarımadanın tüm bölgelerine, güneyine ve Mısır ve Levant'a yayıldı.

Bedevi evinin bu bölümlerinin, modern mimari tarzına geçişe rağmen günümüze kadar gelmesi dikkat çekici.

Bedevilerin kalıcı bir mekânı olan misafirhanenin, onun fiziksel ve ruhsal düşüncelerine tanıklık ettiği söylenebilir.

Kapı herkese açık

Bedeviler, konukevi kelimesinden kapının her zaman açık tutulmasını anlarlar. Kapı burada çadırın ön tarafı veya modern evlerde dışarıdaki ana demir kapıdır ve her zaman açık bırakılır.

Konukevleri, bireyleri ve grupları kabul eder ve Bedeviler onları "el-kasra" olarak adlandırır. Zamanla, Bedevi konukevinin ziyaretçi türleri gelişti.

Ziyaretçi bir yolcu, yardım arayan biri, davetsiz bir misafir, hatta bir mülteci olabilir.

Son zamanlarda inşa edilen konukevleri

Günümüze kadar, Ürdün'ün başkenti Amman'daki bölgelerde modern mimari tarzına sahip lüks evler yapıldı.

Bununla birlikte, bu ev sahipleri girişlerine büyük demir kapılar koymamaya özen gösterdi, çünkü bazılarına göre bu, "misafirlerin girişini engeller".

Evinin içinde geniş bir konukevi bulunan ve konukevin tüm evin alanının üçte birini kaplamasını sağlayan Ebu Azz el-Kurdi şunları söyledi:

Sonunda ben, birkaç kız kardeşim ve kuzenim başkentin bu bölgesine yerleşmek için taşındık. Evlerimizin hiçbirinde büyük demir dış kapılar yok, çünkü biz Arabız, yüzyıllarca çadır hayatı yaşadık ve bir yerden başka bir yere taşındık, bu yüzden kapılar bizim için misafirlerin girişini engelleyen bariyerler anlamına gelir ve aynı zamanda rızkın engellenmesine neden olabilir.

İçeride Arap tarzı döşeme ve modern oturma grupları, el yapımı dekorasyonlar ve göz alıcı modern aydınlatma ile birlikte büyük bir alan bulunur.

Bu konukevi genellikle erkekler ve kadınlar için iki bölümden oluşur ve ikisi arasında küçük bir koridor bulunur.

Bedevi konukevinin araştırılması

1970'lerden günümüze kadar uzanan zaman diliminde bazı oryantalistler, özellikle Fransız oryantalist Dominique Chevalier, Bedevi konukevini akademik araştırmalarda ele aldı.

Bu çalışmalarda, Bedevi yaşam tarzı ile Arap insanının genel olarak kendi içine dönme isteği arasında bir bağlantı kuruldu.

Ürdün'deki sömürge dönemi ve Bedevi kültürü

Ürdün'deki sömürge dönemine şahitlik eden ve Ürdünlü savaşçılarla birlikte savaşan, "Arabistanlı Lawrence" olarak bilinen İngiliz general, "Bilgeliğin Yedi Temeli" adlı kitabında şöyle demişti:

Ürdün Bedevi kişiliği doğası gereği kaygılıdır, yerleşik yaşamı bilmez ve gizlenmeyi beceremez. Savaş zamanlarında bile eğlence ve şaka yapma eğilimindedir.

Bazı Ürdünlüler, Ürdün Bedevi kişiliği hakkındaki bu izlenimi Bedevi tarzı misafir kabul etme kültürüne bağlamışlardır.

Ürdün Bilgi Ansiklopedisi siyasi açıdan şöyle der:

1957'de faaliyetlerinin yasaklanmasının ardından siyasi partiler zaman zaman camileri ve misafirhaneleri faaliyetlerini sürdürmek için istismar ettiler.

Ürdünlü akademisyenlere göre Bedevi konukevinin siyasi parti faaliyetleri için kullanılma dönemi, coşkulu konuşmaların yapıldığı ve şiirlerin okunduğu bir dönem olarak nitelendirilmiş ve bu, konukevi için olumsuz bir etki yaratmıştır, çünkü bu tür konuşmalar gerçeklikle uyumsuzdu.

Çoğu Ürdünlü için gelenekler ve adetler modern hayatta devam etse de Ürdün'ün geleneksel Bedevi konukevi uzun bir süre içinde olumlu ve olumsuz birçok değişim geçirmiştir.

Zamanla konukevi, geleneksel Bedevi yaşamından modern hayata geçiş nedeniyle birçok estetik ve insani anlamını kaybetti.

Ürdünlüler, geleneksel konukevlerinin yok olma tehlikesini hissetmektedirler, hatta bazıları eski geleneksel konukevlerinin yerine modern yaşam tarzını tercih ediyorlar.

Bu konuda eski  Ürdünlü bakan da dahil olmak üzere birçok kişi endişelerini dile getirmiş ve geleneksel haliyle Ürdün Bedevi konuk evleri döneminin sonunun geldiğini doğruladı.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Suriye’nin kuzeyindeki Ayn el-Arab (Kobani) ve Kamışlı’da Suriye bayrağının indirilmesi gerilimi artırdı

Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)
Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)
TT

Suriye’nin kuzeyindeki Ayn el-Arab (Kobani) ve Kamışlı’da Suriye bayrağının indirilmesi gerilimi artırdı

Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)
Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)

Suriye’nin kuzeyindeki Ayn el-Arab (Kobani) kentinde Nevruz kutlamaları sırasında Suriye bayrağının indirilmesi, cumartesi akşamı ülkenin kuzey ve doğusundaki birçok bölgede geniş çaplı öfkeye yol açtı. Olayların ardından güvenlik noktalarına saldırılar düzenlenirken, protesto hareketleri ve bazı bölgelerde halk eylemleri görüldü. Terör örgütü PKK bağlantılı Devrimci Gençlik Hareketi unsurlarının Kamışlı kentinde iç güvenlik merkezine baskın düzenleyerek Suriye bayrağını indirdiği bildirildi.

Haseke İç Güvenlik Komutanı Mervan el-Ali dün, söz konusu binanın üzerine Suriye bayrağını yeniden çekti. Bu anlar, Suriye Enformasyon Bakanlığı bünyesindeki Haseke Medya Müdürlüğü tarafından sosyal medyada paylaşılan görüntülerde yer aldı. Yaşanan gelişmelerin ardından Suriye hükümeti yetkilileri ile Kürt liderler, kuzey ve doğu Suriye’de yükselen tansiyonu düşürmek için temaslarda bulundu. Gerginliğin, 29 Ocak’ta hükümet ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan anlaşmayı riske atabileceği değerlendirilirken, olayın anlaşmadan rahatsız olan kesimler tarafından ‘fitne çıkarma’ girişimi olduğu öne sürüldü. Kürt kaynaklar ise yaşananların münferit bir olay olduğunu ve herhangi bir sonuç doğurmayacağını belirtti.

Gerginliğin, Halep’in kuzey kırsalındaki Ayn el-Arab’ta Nevruz kutlamaları sırasında bir Kürt gencin Suriye bayrağını indirmesiyle başladığı ifade edildi. Kürt yetkililer bu davranışı ‘bireysel’ olarak nitelendirirken, sosyal medyada geniş çaplı kışkırtma kampanyalarının başlatıldığı ve bunun bazı bölgelerde Araplar ile Kürtler arasında yer yer çatışmalara yol açtığı aktarıldı. Yetkililer, sahadaki durumun kontrol altına alınmaya çalışıldığını bildirdi.

Kürt siyaset araştırmacısı Mehdi Davud, yaşanan gerginliğin bazı Kürt çevrelerinde etkili olan PKK ideolojisinden kaynaklandığını savundu. Olayı ‘münferit bir hadise’ olarak tanımlayan Davud, bu tür durumların büyük kalabalıkların bulunduğu etkinliklerde yaşanabileceğini belirtti. Sosyal medyada olayın abartıldığını ifade eden Davud, bazı tarafların kasıtlı olarak gerilimi tırmandırmaya çalıştığını söyledi.

Sahada belirli bir gerginliğin varlığını kabul eden Davud, bunun sosyal medyada yansıtıldığı kadar büyük olmadığını vurguladı.

Bölgede uzun yıllardır birlikte yaşayan toplulukların birbirini tanıdığını dile getiren Davud, kışkırtma faaliyetlerinin arkasındaki aktörlerin bilindiğini ve mevcut gelişmelerin entegrasyon anlaşmasının uygulanmasına etkisi olmayacağını ifade etti.

sdfvfd
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile 29 Ocak’ta varılan anlaşmanın uygulanmasından sorumlu Suriye Cumhurbaşkanlığı ekibinin sözcüsü Ahmed el-Hilali (SANA)

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından entegrasyon anlaşmasının uygulanmasını denetlemekle görevlendirilen ekibin sözcüsü Ahmed el-Hilali, ‘herhangi bir gerekçeyle sivillere yönelik intikam eylemleri veya saldırıları kesin şekilde reddettiklerini’ açıkladı. El-Hilali, güvenlik ve yargı kurumlarıyla devletin, yasayı uygulama ve ihlallerde bulunanları cezalandırma konusunda tek yetkili merci olduğunu vurgulayarak, herkesi sükûnete, sorumluluk bilinciyle hareket etmeye ve kışkırtma çağrılarına kapılmamaya davet etti.

El-Hilali ayrıca, devlet kurumlarının güçlendirilmesi ve entegrasyon sürecine yönelik çabaların ‘bu tür münferit olaylardan etkilenmeyeceğini’ belirtti. Mevcut aşamada herkesin sağduyu ve aklıselimi öne çıkarması gerektiğini ifade eden el-Hilali, ‘elde edilen olumlu kazanımların korunmasının önemine’ dikkat çekti.

Öte yandan siyasi analist Halef Ali Halef, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan son anlaşmadan rahatsız olan kesimlerin bulunduğunu söyledi. Halef, söz konusu anlaşmanın olası bir iç çatışmayı engellediğini, SDG güçlerinin Suriye ordusuna, güvenlik unsurlarının ise İçişleri Bakanlığı bünyesine entegre edilmesini öngördüğünü belirtti. Söz konusu kesimlerin yeniden kriz çıkarmaya ve dengeleri bozacak hamleler yapmaya çalıştığını ifade etti.

dvdcfv
Suriye’deki Kürtler cuma akşamı Şam’da Nevruz’u kutladı. (Reuters)

Halef, entegrasyon sürecinin ‘iyi ve sorunsuz şekilde ilerlediğini’ belirterek, SDG içinde ağırlığı olan isimlerin üst düzey devlet görevlerine atanmasının bu süreçte önemli rol oynadığını ifade etti. Halef, bu adımı ‘engellerin aşılmasına katkı sağlayan isabetli bir karar’ olarak nitelendirdi.

Halef, Ayn el-Arab ve Afrin bölgelerinde yaşananların ‘anlaşmadan zarar gören kesimlerin ürünü’ olduğunu savunarak, bunu ‘elde edilen kazanımlarla kıyaslandığında küçük bir sorun’ olarak değerlendirdi. Beklentilerinin daha büyük olaylar yönünde olduğunu dile getiren Halef, buna karşın en önemli gelişmenin Kürt sivil oluşumların bayrağın indirilmesini açık şekilde kınaması olduğunu söyledi. Halef’e göre, anlaşmaya karşı olan bazı Arap çevreler bu olayı büyütmeye çalıştı. Ayrıca Kürt kökenli Suriyeli hükümet yetkililerinin de sert kınama açıklamaları yaptığını belirten Halef, kamuoyunu kışkırtma girişimlerine karşı uyardıklarını aktardı. Suriye güvenlik güçlerinin hızlı müdahalesinin olası toplumsal çatışmaları önlemede etkili olduğunu vurgulayan Halef, tüm bu gelişmelerin ‘entegrasyon sürecinin geri döndürülemez olduğunu ve taraflar arasında tam iş birliği bulunduğunu’ gösterdiğini ifade etti.

Öte yandan Suriye Savunma Bakan Yardımcısı Semir Ali Asu, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, bazı mahallelerde Kürtlerin münferit bir olay nedeniyle darp edilip aşağılandığını bildirdi. Bu tür olayların Suriye halkının bileşenleri arasında fitneye yol açtığını belirten Asu, sükûnet çağrısında bulunarak ulusal birlik ruhuna bağlı kalınması ve kışkırtmalara kapılınmaması gerektiğini vurguladı.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da gelişmelere ilişkin bir paylaşımda bulunarak, söz konusu açıklamayı hesabından yeniden yayımladı ve “Kritik bir anda önemli sözler ve bilge liderlik” ifadesini kullandı.

Öte yandan SDG bünyesindeki özerk yönetimin dış ilişkiler sorumlusu İlham Ahmed, Ayn el-Arab’ta Suriye bayrağının indirilmesini ‘münferit bir davranış’ olarak nitelendirdi. Ahmed, bu yıl Nevruz kutlamalarının Suriye’de ilk kez resmi şekilde gerçekleştirildiğine dikkat çekerek, Suriyelilere fitneden uzak durma, sükûneti koruma ve herhangi bir gerilimi tırmandırmaktan kaçınma çağrısında bulundu. Ahmed, “Bölgede yeni bir çatışmanın başlamasına ihtiyaç yok” dedi.

dfvfdfd
Suriyeli Kürtler, cumartesi günü Halep kırsalındaki Afrin’de düzenlenen Nevruz kutlamaları sırasında yerel bayraklarını dalgalandırdı. (Reuters)

Bu çerçevede el-Cezire bölgesindeki iç güvenlik güçleri dün yayımladığı açıklamada, Afrin ve Halep kentlerinde Nevruz kutlamalarına katılan Kürtlere yönelik saldırıları ve fitne çıkarma girişimlerini kınadı. Açıklamada ayrıca, bir kişinin bireysel davranışla Suriye bayrağını indirmesi de eleştirildi. Olayın hemen ardından Ayn el-Arap İç Güvenlik Müdürlüğü’nün harekete geçerek şüpheliyi gözaltına aldığı ve dosyanın ilgili yargı mercilerine sevk edildiği bildirildi. Açıklamada, Suriyelilerin ortak değerlerini temsil eden sembollere yönelik her türlü saldırının kesin şekilde reddedildiği vurgulandı.

Öte yandan Kobani’de Nevruz etkinliklerini düzenleyen hazırlık komitesi de bir açıklama yaparak, toplumsal istikrara zarar veren davranışlara müsamaha gösterilmeyeceğini belirtti. Komite, söz konusu olayların halkın farklı kesimleri arasında ayrışma ve fitne yaratmak amacıyla kullanılmasına karşı olduklarını ifade ederek, Suriye’de güvenlik ve istikrarı tehdit eden her türlü girişime karşı durma çağrısında bulundu.


Şam'da alkollü içecek kısıtlamasına karşı oturma eylemi

Suriye'de Şam'ın Bab Tuma mahallesinde alkollü içecek satışının kısıtlanması kararına karşı sessiz bir oturma eylemi düzenlendi (AFP)
Suriye'de Şam'ın Bab Tuma mahallesinde alkollü içecek satışının kısıtlanması kararına karşı sessiz bir oturma eylemi düzenlendi (AFP)
TT

Şam'da alkollü içecek kısıtlamasına karşı oturma eylemi

Suriye'de Şam'ın Bab Tuma mahallesinde alkollü içecek satışının kısıtlanması kararına karşı sessiz bir oturma eylemi düzenlendi (AFP)
Suriye'de Şam'ın Bab Tuma mahallesinde alkollü içecek satışının kısıtlanması kararına karşı sessiz bir oturma eylemi düzenlendi (AFP)

Şam'da yüzlerce Suriyeli dün, yetkililerin alkollü içeceklerin satışını kısıtlama, restoranlarda ve gece kulüplerinde servis edilmesini yasaklama kararını protesto etmek amacıyla sessiz bir oturma eylemi düzenledi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre protestocular, sivil toplum aktivistlerinin çağrısı üzerine, sıkı güvenlik önlemleri altında, çoğunluğu Hristiyan olan Bab Tuma mahallesinin meydanına akın etti. Bu eylem, 2024 yılının sonlarında Başkan Beşşar Esed'in devrilmesinin ardından iktidara gelen yeni yetkililerin kişisel özgürlükleri ihlal edeceğine dair artan endişeleri yansıtıyor.

Protestocular Suriye bayrağı ile Arapça ve İngilizce pankartlar açtılar; bunlardan birinde “Kişisel özgürlük kırmızı çizgidir” yazıyordu.

“Anayasanın maddeleri bir talep değil, bir haktır” yazılı pankart taşıyan 60 yaşındaki üniversite öğretim üyesi Hanan Ası, AFP’ye verdiği demeçte, Suriyelilerin “yoksulluktan yerinden edilmişlere, evsizlere ve mültecilere kadar binlerce unutulmuş sorunu” olduğunu belirterek, “Biz bir inşa aşamasındayız, bölünme aşamasında değiliz” ifadelerini kullandı.

Tartışma, geçtiğimiz aylarda alınan ve özgürlükler konusunda endişelere yol açan bir dizi karar ve önlemin ardından ortaya çıktı; bunlar arasında plajlarda ve havuzlarda «daha mütevazı» kıyafet kuralları ile Lazkiye’de kadın memurların makyaj yapmasının yasaklanması konusundaki tartışma yer alıyor.

Bir komedyen olan Melki Mardanyal (31), Instagram sayfasında yayınladığı videoda, kararı alaycı bir şekilde ele aldıktan sonra programa katıldı ve şunları söyledi: “Komedi, yetkililere karşı elimizdeki hafif bir silahtır ve onların aldığı kararlar, bizim yaptığımız komediden daha çok insanı güldürüyor” diyerek, “insanları meydanlara toplayanın, yetkililerin kararları olduğunu” vurguladı.

Televizyon yazarı Rami Kousa (37 yaşında) ise “Bu kararların amacı, şehrin kimliğini değiştirmek için kamu özgürlüklerini kısıtlayacak benzer kararları geçirmek üzere nabız yoklamaksa, mesaj yerine ulaşmış olmalı” dedi ve “Bu tür kararlar geçmeyecek” vurgusunda bulundu.

Bu protesto, özellikle Suriye'deki azınlıklar arasında endişelerin giderek arttığı bir dönemde gerçekleşiyor; Hıristiyanların endişeleri, haziran ayında Şam'ın Duveyle semtinde bir kilisenin bombalanmasının ardından, temmuz ayında kanlı şiddet olaylarına sahne olan Dürzilerin kalesi Süveyda'ya ve zaman zaman yetkililerle çeşitli sorunlar nedeniyle gerginliklerin yaşandığı ülkenin kuzeydoğusundaki Kürtlere kadar uzanıyor.

Şam Valiliği 17 Mart'ta, mühürlü alkollü içeceklerin satışını çoğunluğu Hristiyan olan üç bölgeyle sınırlayan bir karar yayınladı. Bu bölgeler el-Kassa, Bab Tuma ve Bab Şarki'dir. Karar, alkolün restoran ve gece kulüplerinde servis edilmesini yasaklıyor. Valilik bu kararla, "kamu ahlakını ihlal eden olayları" azaltmayı amaçladığını ve kararın yerel halktan gelen şikayetler üzerine alındığını belirtti.

Hükümetteki tek Hristiyan bakan olan Sosyal İşler Bakanı Hind Kabavat, alkolün Hristiyan bölgeleriyle sınırlandırılmasını eleştirerek, bu bölgelerin "içki ve alkol yerleri değil, Şam'ın kalbi, parlak tarihi ve bir arada yaşama yeri" olduğunu ifade etti.

Valilik dün yaptığı açıklamada, yeni önlemlerin yıllar önce çıkarılan kararnamelerle "uyumlu" olduğunu ve amacının "alkol satış noktalarında yaşanan kaosu" düzenlemeyi amaçladığını bildirdi.

Kararda belirtilen üç alanın, taraflardan hiçbirini incitmeyecek şekilde yeniden değerlendireceğini duyurdu.


Savaş, Hamas’ın yeni bir lider seçimi sürecini aksatıyor

Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)
Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)
TT

Savaş, Hamas’ın yeni bir lider seçimi sürecini aksatıyor

Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)
Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)

ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş, Hamas'ın yeni lider seçimi sürecini altüst etti. Kaynaklar, çeşitli karmaşıklıklar ve ‘bölgedeki güvenlik ve siyasi değişiklikler’ nedeniyle sürecin dondurulmasının planlandığını bildirdi.

Yaklaşık bir buçuk yıldır Hamas'ın işlerini bir ‘liderlik konseyi’ yönetiyor. Son iki aydır hareketi yönetecek yeni bir lider seçmek için bir süreç başlatıldı. Şarku’l Avsat'a konuşan Gazze’nin içinden ve dışından Hamaslı dört bilgili kaynak, bölgedeki mevcut durum nedeniyle hareketin başkanlık seçimini geçici olarak askıya alma eğilimi olduğunu aktardı.

Hamas’ın liderliği için rekabet, hareketin yurtdışındaki Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal ile Gazze Şeridi'ndeki muadili ve ateşkes müzakere ekibi başkanı Halil Hayye arasında sürüyor. Hem Meşal, hem de Hayye, Hamas’ın liderlik konseyinde yer alıyor.

Hamas’tan biri Gazze Şeridi içinde, diğeri dışındaki iki kaynak, önümüzdeki günlerde seçimlerin iptal edilmesi ve siyasi büro seçimlerinin bu yılın sonunda yapmayı planlandığını teyit etti.