Mısır sandığa gidiyor: Sisi'nin rakipleri kimler?

Seçimler Gazze savaşının gölgesinde düzenlenecek

Analizlerde, muhalefetin Sisi'ye karşı güçlü rakip çıkaramadığına işaret edildi (Reuters)
Analizlerde, muhalefetin Sisi'ye karşı güçlü rakip çıkaramadığına işaret edildi (Reuters)
TT

Mısır sandığa gidiyor: Sisi'nin rakipleri kimler?

Analizlerde, muhalefetin Sisi'ye karşı güçlü rakip çıkaramadığına işaret edildi (Reuters)
Analizlerde, muhalefetin Sisi'ye karşı güçlü rakip çıkaramadığına işaret edildi (Reuters)

Mısır'da 10-12 Aralık'ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, ülkenin lideri Abdulfettah Sisi'ye karşı üç aday daha yarışacak. 

Farklı analizlerde Sisi'nin kazanmasına kesin gözüyle bakıldığı aktarılırken, seçimlerde muhalefetin mevcut iktidara karşı güçlü alternatifler sunamadığına da dikkat çekildi. 

Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters'ın analizinde, seçimlerin Gazze savaşının gölgesinde gerçekleşeceğine dikkat çekilirken, "Sisi'nin iktidarını pekiştirerek üçüncü döneme hazırlandığı" değerlendirmesi yapıldı.  

Suriyeli muhaliflerin yer aldığı Müzakere Yüksek Komitesi (MYK) üyesi Bassma Kodmani'nin kurduğu düşünce kuruluşu Arab Reform Initiative'de yayımlanan analizde de şu yorumlara yer verildi:

Seçimleri Sisi kazanacak çünkü devletin yürütme kurumlarını ve çok korkulan güvenlik aygıtını kontrol ediyor. Ciddi rakipleri de saf dışı bırakılmış durumda.

Sisi'nin en büyük rakibi olarak görülen Ahmed Tantavi ise 13 Ekim'de kampanyasını durdurduğunu duyurmuştu. 2015-2020'de Mısır Parlamentosu'nun alt kanadı Temsilciler Meclisi'nde görev yapan Tantavi, Sisi yönetiminin adaylık için yeterli imza toplamasını ve özgürce seçim kampanyası yürütmesini engellediğini savunmuştu. 

Böylelikle seçim yarışında Sisi'ye ek olarak üç aday daha yarışacak.

Abdulfettah Sisi

2014 ve 2018'deki seçimleri kazanan Abdulfettah Sisi, iktidarını pekiştirerek üçüncü dönemde de yönetimde kalmayı planlıyor.

2019'da gerçekleştirilen Anayasa referandumuyla cumhurbaşkanının görev süresi 4 yıldan 6 yıla çıkarılmıştı. Böylelikle Sisi'nin üçüncü kez seçilmesi halinde 2030'a kadar iktidarda kalmasının da önü açılmıştı. 

Sisi, ülkenin demokratik yollarla seçilmiş ilk lideri Muhammed Mursi'ye karşı 3 Temmuz 2013'te yapılan darbenin ardından 2014'te düzenlenen seçimlerle işbaşına geldi. 

Müslüman Kardeşler'den Mursi'ye karşı düzenlenen darbenin liderliğini yapan dönemin Savunma Bakanı Sisi ise seçimlere girmek için 2014'te ordudaki pozisyonundan istifa etti.

68 yaşındaki lider, muhaliflere karşı sert sansür ve gözaltı uygulamaları nedeniyle hak gruplarından da sık sık tepki topluyor. 

Ferid Zahran

Merkez soldaki Sosyal Demokrat Partisi'nin genel başkanı Ferid Zahran, 1970'lerdeki öğrenci hareketlerinin liderlerinden. 

66 yaşındaki muhalif siyasetçi, seçim kampanyasında özellikle elektrik, su ve kanalizasyon gibi altyapı alanlarında stratejik projeler vaat ediyor.

Zahran, eski Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek yönetimine karşı 2011'de başlatılan Kifaye Hareketi'yle muhalefetteki partilerin yer aldığı ve 2017'de kurulan Sivil Demokratik Hareket adlı ittifakın oluşturulmasında da önemli rol oynadı.

Abdussened Yemame

Mısır'ın en eski liberal partisi Vefd'in genel başkanı Abdussened Yemame de Sisi'ye karşı yarışa katılan adaylar arasında yer alıyor.

71 yaşındaki politikacı, seçim kampanyasında Anayasa'da talep ettiği değişikliklerle ön plana çıkıyor.

Yurttaşların haklarını ve özgürlüklerini artıracak ve ülkenin ekonomisinde reform yapılmasını sağlayacak değişiklikler vaat eden Yemame, cumhurbaşkanının görev süresinde yeni kısıtlamalar uygulanmasını da istiyor.

Siyasetçi, cumhurbaşkanının görev süresinin 4 yıllık iki dönemle sınırlandırılmasını talep ediyor. 

Hazim Ömer 

Sosyal liberal çizgideki Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanı Hazim Ömer de seçim maratonunda yarışacak adaylar arasında. 

59 yaşındaki siyasetçi, seçim kampanyasında özellikle sağlık ve eğitim alanlarında köklü reformlar yapmayı vaat ediyor.

Seçim maratonunun en genç adayı olan Ömer, ülkede yerel üretim ve tarımsal faaliyetlerin yanı sıra enerji ve ticaret alanındaki yatırımları destekleyeceğini de söylüyor.

Ömer, 2020-2023'te Mısır Parlamentosu'nun üst kanadı Senato'da Dış İlişkiler Komitesi'nin başkanlığını da yaptı.

Independent Türkçe



Suriye’de değişen ittifaklar: Türkiye için büyük zafer

Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
TT

Suriye’de değişen ittifaklar: Türkiye için büyük zafer

Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)

Suriye hükümetinin, uzun süredir Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolündeki bölgeleri hızla ele geçirmesi mercek altına alındı.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan yetkililer, Ahmed Şara yönetiminin hamlelerinin bu ayın başlarında Şam, Paris ve Irak'ta düzenlenen gizli toplantılarda şekillendiğini söylüyor.

Suriye hükümetinden yetkililerle SDG arasında entegrasyon süreci için 4 Ocak'ta Şam'da görüşme düzenlenmiş. Ancak toplantının Suriyeli bir bakan tarafından aniden sonlandırıldığı belirtiliyor.

Ertesi gün Suriye heyetinin, ABD arabuluculuğunda İsrail'le güvenlik anlaşması görüşmeleri için Paris'e gittiği ifade ediliyor. Toplantıda Suriyeli yetkililer, İsrail'i SDG'yi desteklemekle suçlamış ve Tel Aviv'den entegrasyonu geciktirme çabalarını sonlandırmasını istemiş.

Bu görüşmede Suriyeli yetkililerin, SDG'nin kontrolündeki bazı bölgelere sınırlı bir operasyon düzenlemeyi teklif ettiği ve bu öneriye İsrail ya da ABD'den herhangi bir itiraz gelmediği savunuluyor.

Şam yönetimi iddialar hakkında yorum yapmazken, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Reuters'a gönderdiği açıklamada, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın SDG'nin "IŞİD karşıtı başat güç rolünün büyük ölçüde miadını doldurduğunu" belirttiği salı günkü mesajı hatırlatıldı.

İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter ise "Paris'teki üçlü toplantının tamamına bizzat katılmış biri olarak, İsrail'in hiçbir zaman Suriye ordusunun ülkedeki Kürtlere yönelik saldırısına müsaade etmediğini söyleyebilirim. Bu yönde herhangi bir iddiada bulunmak yanlıştır" dedi.

Ayrıca haberde, Türkiye'nin Kürt sivillerin korunması halinde Washington'ın SDG'ye karşı bir operasyonu onaylayacağına dair Şam'a mesaj gönderdiği iddia ediliyor.

SDG, Türkiye'nin terör örgütü saydığı YPG'nin ağırlıkta olduğu, ABD destekli milislerden meydana geliyor.

Paris'teki toplantıdan yaklaşık iki hafta sonra operasyonlara başlanırken, ABD'nin desteğini geri çekeceğine yönelik SDG'yi uyardığı belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın, SDG komutanı Mazlum Abdi'yle 17 Ocak'ta Irak'ta görüştüğü, Washington'ın SDG'yi değil Şara'yı destekleyeceğini söylediği öne sürülüyor. SDG'li bir kaynaksa iddiaları yalanlıyor.

Diğer yandan Şam güçleri hızla ilerleyerek, çoğunlukla Arapların yaşadığı bölgeleri SDG'den almıştı. 18 Ocak'ta ateşkes ilan edilmesine rağmen Suriye ordusunun saldırıları sürdürmesinin ABD'li yetkilileri kızdırdığı da aktarılıyor. Şara'nın operasyonların durdurulduğunu duyurmasından kısa süre sonra Barrack'ın SDG'yle ilgili mesajını yayımladığına dikkat çekiliyor.

Washington'ın Suriye'deki tutumunu değerlendiren ABD'li bir kaynak Şara'yı "usta bir stratejist" diye niteliyor.

"Türkiye için büyük zafer"

New York Times'ın analizinde de yıllarca SDG'yle IŞİD'e karşı Suriye'de mücadele eden ABD'nin Kürt müttefiklerini zor durumda bıraktığı yazılıyor.

Trump yönetiminin Suriye'deki tutumunu değiştirmesinin "ülkeyi yeniden bir araya getirmek için mücadele eden Şara kadar, SDG'ye Amerikan desteğine şiddetle karşı çıkan ve Şara'yı destekleyen Türkiye için de büyük bir zafer" olduğu belirtiliyor.

SDG ve Suriye ordusu arasındaki çatışmalar, IŞİD militanlarının tutulduğu cezaevlerinin olduğu bölgelere de sıçramıştı. SDG, Şam güçlerinin saldırıları nedeniyle militanların kaçtığını öne sürmüş, Suriye yönetimiyse IŞİD'lilerin SDG tarafından serbest bırakıldığını iddia etmişti.

Diğer yandan ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Suriye'nin Haseke kentinde tutulan 150 IŞİD'linin Irak'a transfer edildiğini dün duyurmuştu. CENTCOM, firar riskini gerekçe göstererek, gerekli görülmesi halinde 7 bin IŞİD savaşçısının daha Irak'a gönderilebileceğini bildirmişti.

Irak Yüksek Yargı Konseyi'nden bugün yapılan açıklamada da SDG kontrolündeki hapishanelerden nakledilen IŞİD'liler hakkında derhal hukuki işlem başlatılacağı duyuruldu.

Independent Türkçe, Reuters, New York Times


Suriye'de ateşkes sürecek mi: Mazlum Abdi ve Tom Barrack Erbil'de buluştu

Fotoğraf: X
Fotoğraf: X
TT

Suriye'de ateşkes sürecek mi: Mazlum Abdi ve Tom Barrack Erbil'de buluştu

Fotoğraf: X
Fotoğraf: X

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi başkanlığındaki SDG heyeti, Erbil’de ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) yetkilileriyle bir araya geldi. Kritik görüşmede, sahadaki son gelişmeler, ateşkesin durumu ve Suriye’nin geleceğine ilişkin siyasi süreç ele alındı.

Mazlum Abdi başkanlığındaki heyet Barrack görüşmesi öncesi Erbil’de temaslar gerçekleştirdi. Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed’in de yer aldığı heyet Neçirvan Barzani ile bir araya geldi.

Toplantı öncesinde Tom Barrack, Mazlum Abdi ve SDG Yürütme Konseyi Eşbaşkanı İlham Ahmed ile ayrı bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından açıklama yapan Barrack, SDG heyetiyle yapılan temaslara büyük önem verdiklerini vurguladı.

“Bugün General Mazlum Abdi ve İlham Ahmed ile bir araya gelmekten onur duyduk” diyen Barrack, bölgede istikrarın sağlanması açısından ateşkesin korunmasının kritik olduğunun altını çizdi.  Barrack, açıklamasında tüm tarafların ortak bir noktada buluştuğunu da dile getirdi. Buna göre, karşılıklı güvenin tesis edilmesi ve kalıcı istikrarın sağlanabilmesi için her kesimi kapsayan güven artırıcı adımların birlikte belirlenmesi ve hayata geçirilmesi gerektiği konusunda mutabakata varıldı. Bu sürecin en temel ve vazgeçilmez adımının ise mevcut ateşkesin eksiksiz biçimde korunması olduğu vurgulandı.

Barrack şunları söyledi:

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye hükümeti arasında 18 Ocak’ta varılan anlaşmada öngörülen entegrasyon sürecinin ilerletilmesine yönelik güçlü desteğini ve bu konudaki kararlılığını yeniden teyit etti.

Tüm taraflar, karşılıklı güveni tesis etmek ve kalıcı istikrarı sağlamak amacıyla her kesimi kapsayan güven artırıcı adımları birlikte belirleyip hayata geçirirken, en temel ilk adımın mevcut ateşkesin eksiksiz şekilde korunması olduğu konusunda mutabık kaldı.

Suriye hükümetiyle görüşme iddiası

Öte yandan Arap basınında yer alan haberlere göre, SDG heyetinin bugün Erbil’de Suriye hükümetiyle de bir araya gelmesi bekleniyor. İddiaya göre görüşme, Mesud Barzani’nin arabuluculuğunda gerçekleşecek ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da toplantıda yer alacak.

Haberlere göre, görüşmelere Suriye tarafı adına Dışişleri Bakanı Şeybani katılırken, SDG cephesinden Mazlum Abdi ve Rohilat Afrin masada olacak. Görüşmenin ana gündemini, Şam yönetimi ile SDG arasında sürdürülen müzakereler ve bu kapsamda ele alınan 14 maddelik anlaşma oluşturacak. Görüşmenin, taraflar arasındaki siyasi temaslar açısından yeni bir aşamaya işaret edebileceği değerlendiriliyor.

Independent Türkçe


Arap ve İslam ülkeleri Barış Konseyi'ne katıldı

ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)
TT

Arap ve İslam ülkeleri Barış Konseyi'ne katıldı

ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Arap ve Müslüman liderlerden gelen artan destekle birlikte, uğun Davos Forumu'nun oturum aralarında "Barış Konseyi"ni açıklamaya hazırlanıyor.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (sekiz ülke) dışişleri bakanlarının, "ABD Başkanı Donald Trump'ın liderlerine Barış Konseyi'ne katılmaları için yaptığı daveti memnuniyetle karşıladıklarını" belirtti.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da daha sonra Gazze Barış Konseyi'ne katıldığını duyurdu.

Konsey, “Gazze'de kalıcı bir ateşkes sağlamayı, Şeridin yeniden inşasını desteklemeyi ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına ve uluslararası hukuka uygun olarak kendi devletini kurma hakkına dayalı adil ve kalıcı bir barışı ilerletmeyi, böylece bölgedeki tüm ülkeler ve halklar için güvenlik ve istikrarın yolunu açmayı” amaçlamaktadır.

Bu arada, ABD Başkanı Grönland konusunda acil müzakereler çağrısında bulunarak, güç kullanmadan "kontrol altına alma" konusundaki kararlılığını yineledi ve "ABD'den başka hiçbir ülke onu koruyamaz" dedi.

Davos Forumu'nun üçüncü gününde geniş yankı uyandıran konuşmasında Trump, "İnsanlar güç kullanacağımı düşündüler ama buna gerek yok... Güç kullanmak istemiyorum ve kullanmayacağım" ifadelerini kullandı.