Ürdün ordusundan Suriye’deki İran mafyasına sınır operasyonu

Suriye’den sızmaya çalışan mafyayı hedef alan Ürdün hava saldırılarına ilişkin haberler

Tutuklanan dokuz kaçakçıdan sekizinin Suriye’nin güneyindeki çetelerle iş birliği yaptığı belirlendi (Ürdün Silahlı Kuvvetleri)
Tutuklanan dokuz kaçakçıdan sekizinin Suriye’nin güneyindeki çetelerle iş birliği yaptığı belirlendi (Ürdün Silahlı Kuvvetleri)
TT

Ürdün ordusundan Suriye’deki İran mafyasına sınır operasyonu

Tutuklanan dokuz kaçakçıdan sekizinin Suriye’nin güneyindeki çetelerle iş birliği yaptığı belirlendi (Ürdün Silahlı Kuvvetleri)
Tutuklanan dokuz kaçakçıdan sekizinin Suriye’nin güneyindeki çetelerle iş birliği yaptığı belirlendi (Ürdün Silahlı Kuvvetleri)

Bölgesel istihbarat kaynakları Şarku’l Avsat’a, Ürdün’ün, büyük bir kaçakçılık operasyonuna tepki olarak Suriye’nin kuzey komşusuyla olan sınırı boyunca, İran destekli uyuşturucu mafyasının saklandığı yerlere yönelik çok sayıda hava saldırısı düzenlediğini aktardı.

Ürdün Silahlı Kuvvetleri, daha önce kuzey sınırında Suriye topraklarından gelen ve sınırdan sızmaya çalışan silahlı unsurlarla çatışmaların devam ettiğini açıklamıştı.

Ürdün Genelkurmay Başkanlığı’ndan askeri bir kaynak, yaptığı basın açıklamasında, “Ürdün sınır muhafız kuvvetleri, pazartesi sabahı şafak vaktinden bu yana silahlı gruplarla çatışmalara devam ediyor. Bu sayede silahlı gruplara mensup 9 kaçakçıyı yakalayabildiler. Ayrıca 4 roketatar füzesi, 4 RPG füzesi, 10 adet anti-personel mayın, 1 adet G3 keskin nişancı tüfeği ve dürbünlü bir M16 tüfeği ele geçirildi. Çok büyük miktarlarda uyuşturucu madde ele geçirilmesinin yanı sıra bunların envanterinin çıkarılarak yetkili makamlara ulaştırılması çalışmaları da sürüyor” dedi.

sdef
Kuzeydeki Ürdün sınır muhafızları (Arşiv)

Kaynak, ön incelemelerin Ürdün ulusal güvenliğini hedef alındığını gösterdiğini, silahlı kuvvetlerin silahlı grupların hareketlerini ve ulusal güvenliği istikrarsızlaştırmaya yönelik girişimlerini takip ettiğini, onları nerede olursa olsun caydırmak ve takip etmek için gereken her şeyi yapacaklarını doğruladı. Aynı şekilde kaynak, “Silahlı kuvvetler, Ürdün sınırını geçip bu sınıra yaklaşmaya yönelik tüm girişimlere karşı koymak amacıyla gelişmiş, son derece hazırlıklı bir sınır güvenlik sistemiyle donatılmıştır” açıklaması yaptı.

Dün Ürdün ordusu, Suriye topraklarından gelen ve ele geçirilen gelişmiş füzeleri Ürdün’e sokmaya çalışan gruplarla silahlı çatışmaların meydana geldiğini duyurdu. Ordudan yapılan açıklamada, Sınır Muhafız Güçleri üyeleri arasında çok sayıda hafif ve orta düzeyli yaralanmanın kaydedildiği belirtildi.

Yerel gruplarla iş birliği

Yerel kaynaklar Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada Ürdün Silahlı Kuvvetleri’nin hâlâ sınırı geçmeye çalışan terörist çeteleri püskürtmek için gerekli gücü kullandığını vurguladı. Kaynaklar, “Silah kaçakçıları ve uyuşturucu mafyası ile iş birliği yapan yerel gruplar ortaya çıkarıldı ve güvenlik servislerinin elindeki bilgiler, Ürdün içinden Sınır Muhafız Güçleri’ne ateş açan grupların yerlerini belirledi” dedi.

Kaynaklar, yaptıkları açıklamalarda, Ürdün Silahlı Kuvvetleri’nin çete saldırısını püskürtme konusunda ilerleme kaydetmesiyle çatışmanın gelişebileceğini de söylerken, çetelerin, ellerindeki kaçak silahları kullanarak Ürdün’deki saldırılara karşılık verdiği bir dönemde, devam eden çatışmalarda her türlü askeri güç kullanıma hazır olduklarını belirtti.

scwf
Ürdün’ün operasyonunda ele geçirilen silahlar (Ürdün Silahlı Kuvvetleri)

Ürdün, Suriye’nin güneyindeki silah kaçakçıları ve uyuşturucu mafyasının arkasında İran’ı doğrudan suçluyor. Ayrıca Ürdün’e göre insansız hava araçlarının kaçakçılık operasyonlarına dahil olmasının ardından büyük miktarlarda patlayıcı madde ele geçirilmesi ve yakın zamanda gelişmiş füzeler ele geçirilmesinin Tahran’ın Lübnan, Suriye ve Ürdün hattındaki uyuşturucu kartellerine silah desteğini kanıtlıyor.

scdef
17 Şubat 2022’de Mefrak Eyaleti’ndeki Vaşaş’ta doğu Ürdün- Suriye sınırı yakınında bir devriye (AP)

Ürdün protestosu

Ürdün hükümeti, Suriye iç savaşında bu ülkeye konuşlandırılan Şii  milislerin uyuşturucu ve silah kaçakçılığını durdurması konusunda Tahran rejimini bilgilendirdiğini açıkladı. Ürdün Enformasyon Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Muhannad el-Mubaidin, Al Arabiya TV kanalına yaptığı açıklamada Dışişleri Bakanı Eymen es-Safadi’nin İranlı mevkidaşına, “Ürdün’ün kaçakçılıkla mücadele ettiğini ne yazık ki Suriye’de konuşlanan İranlı milislerin kontrolündeki bölgelerden bu silah ve uyuşturucuların geçmemesi gerektiğini” söylediğini dile getirdi.

Ordudan yapılan açıklama silah kaçakçıları ve uyuşturucu mafyasının tekrarlanan bir dizi sınırı geçme girişiminin engellenmesi sonrası Ürdün-Suriye sınırında meydana gelen gelişmelerin boyutunu ortaya çıkardı. Çatışmalar sonrası çok sayıda otomatik silah, füze ve uyuşturucu ele geçirildi. Kaçakçılara vurulan darbe Suriye’nin güneyindeki bölgelerde yer alan İran’a bağlı milisler tarafından kontrol edilen suç ağınınn büyüklüğünü ortaya çıkardı.

Silahlı çatışmalar

Ürdün Genelkurmay Başkanlığı’ndan Şarku’l Avsat’a bilgi aktaran askeri kaynak, yaptığı açıklamada “Ürdün sınır muhafız kuvvetleri ile kuzey sınırında Doğu Askeri Bölge’nin sorumluluk alanı içerisinde yer alan silahlı gruplar arasında dün erken saatlerden itibaren silahlı çatışmalar yaşandı” ifadelerine yer verdi. Belirtilene göre bu çatışmalar, şu ana kadar büyük miktarda uyuşturucu, otomatik ve füze silah kaçakçılığının engellenmesiyle sonuçlandı.

sev
Kuzeydeki Ürdün sınır muhafızları (Arşiv)

Askeri kaynak, silahlı grupların şu anda Suriye’ye sınır dışı edildiğini doğrularken, Ürdün sınır muhafız güçleri arasında hafif ila orta dereceli yaralanmaların meydana geldiğini açıkladı.

Kaynak, son birkaç günde bu operasyonların sayısının arttığını ve bu operasyonların sızma ve kaçakçılık girişimlerinden, sınırı geçme amaçlı ve sınır muhafız güçlerini zorla hedef alarak silahlı çatışmalara dönüştüğünü açıkladı.

Kaynak, bu çatışmaların silahlı grupların günlerdir yaptıklarının devamı olduğunu belirtti. Bu süre zarfında çok sayıda kaçakçı öldürülmüş, biri tutuklanmış, bir silahlı kuvvetler mensubu ölmüş ve bir diğeri de yaralanmıştı.

Kaynak ayrıca, silahlı kuvvetlerin bu grupların hareketlerini ve ulusal güvenliği istikrarsızlaştırmaya yönelik girişimlerini takip ettiğini, mafya kartellerini nerede olursa olsun caydırmak ve takip etmek için gereken her şeyi yapacaklarını vurguladı.



"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.


Husiler Sana'daki Şeyh el-Ahmar'ın evini kuşattı

Sana'da Şeyh el-Ahmar'ın evi Husi kuşatmasında (X)
Sana'da Şeyh el-Ahmar'ın evi Husi kuşatmasında (X)
TT

Husiler Sana'daki Şeyh el-Ahmar'ın evini kuşattı

Sana'da Şeyh el-Ahmar'ın evi Husi kuşatmasında (X)
Sana'da Şeyh el-Ahmar'ın evi Husi kuşatmasında (X)

Husi grubu, birkaç gündür Yemen'deki Haşid aşiretinin en önde gelen şeyhlerinden biri olan aşiret lideri Himyar el-Ahmar’ın, Husi kontrolündeki başkent Sana'nın kuzeyindeki el-Hesebe mahallesindeki evine güvenlik kuşatması uyguluyor. Bu hareket, aşiret ve siyasi çevrelerde geniş çaplı kınamalara yol açtı.

Şarku’l Avsat'a bilgi veren kaynaklar, Husi lideri Yusuf el-Madani'nin birkaç gün önce el-Ahmar’ın evinin etrafına sıkı bir güvenlik kordonu kurulması emrini verdiğini söyledi. Maskeli silahlı kişiler zırhlı araçlar ve askeri kamyonlarla eve giden sokaklara konuşlandırıldı ve giriş çıkışları kısıtlamak için kontrol noktaları kuruldu.

Kaynaklara göre, grubun uyguladığı prosedürler arasında Haşid kabilesi ve diğer kabilelerden şeyhler de dahil olmak üzere ziyaretçilerin kimliklerinin kontrol edilmesi ve bazılarının eve girmesinin engellenmesi, diğer ziyaretçilerin ise bir daha el-Ahmer'i ziyaret etmeyeceklerine dair taahhüt imzalamaya zorlanması yer alıyordu. Bu durum, grubun kontrolü altındaki bölgelerde kabile şeyhlerine karşı dikkat çekici bir tırmanış anlamına geliyor.

Şeyh Himyar el-Ahmar, Yemen'deki Haşid kabilesinin en önde gelen şeyhlerinden biridir (Facebook)

Şeyh Himyar el-Ahmar, Yemen'deki Haşid kabilesinin en önde gelen şeyhlerinden biridir (Facebook)

Sana'a'nın kuzeyindeki el-Ahmar’ın evinin yakınlarında yaşayanlar, Şarku’l Avsat'a verdikleri demeçte, mahallede alışılmadık güvenlik takviyelerinin yaşandığını, bunun günlük hayatı etkilediğini ve özellikle artan halk hoşnutsuzluğu doğrultusunda durumun aşiret çatışmalarına dönüşmesi konusunda ciddi endişeler doğurduğunu söylediler.

Bölge sakinleri ayrıca, "provokatif" olarak nitelendirdikleri bu hamlenin, özellikle kuşatma uzarsa veya hedef alınan kişilerin sayısı artarsa, kabileler arasındaki gerilimleri daha da artıracağından endişe ediyorlar.

Boyun eğdirme mesajları

Şeyh Himyar el-Ahmar, Yemen'in siyasi sahnesindeki en büyük ve en etkili kabilelerden biri olan Haşid kabilesinin en önde gelen sosyal figürlerinden biridir. Gözlemciler, bu statüdeki bir kabile figürünü hedef almanın, acil güvenlik endişelerinin ötesine geçen siyasi bir mesaj olarak görülebileceğini değerlendiriyor.

Amran, Sana ve çevresindeki kırsal kesimden aşiret liderleri, Şarku’l Avsat'a yaptıkları açıklamada, Husilerin aldığı önlemlerden duydukları derin memnuniyetsizliği dile getirerek, aşiret önderlerine yönelik devam eden tacizin yerleşik toplumsal normların ihlali ve kuzeydeki aşiretler arasında gerilimi artırma tehdidi olduğunu belirttiler.

Bu tür önlemlerin devam etmesinin, Yemen toplumunda derinden kök salmış aşiret geleneklerine doğrudan bir provokasyon oluşturduğunu, bu geleneklere göre evleri silahlarla kuşatmanın veya kutsallıklarını ihlal etmenin suç sayıldığını vurguladılar.

 Husiler, kendilerine karşı herhangi bir ayaklanma korkusuyla halk üzerinde sıkı bir güvenlik baskısı uyguluyor (EPA)Husiler, kendilerine karşı herhangi bir ayaklanma korkusuyla halk üzerinde sıkı bir güvenlik baskısı uyguluyor (EPA)

Yerel kaynaklar, Husi militanlarının, Haşid aşiretinin önde gelen isimlerinden aşiret şeyhi Cibran Mücahid Ebu Şevarib'i, Sana'nın kuzeyindeki bir kontrol noktasında, el-Ahmar ailesinin evini ziyaretinden dönerken kaçırdığını ve hiçbir açıklama yapmadan bilinmeyen bir yere götürdüklerini bildirdi.

Ziyaretler devam ediyor

Husilerin sıkılaştırdığı güvenlik önlemlerine rağmen, aşiret şeyhleri ​​ve ileri gelenleri, grubun birkaç gündür konut çevresinde uyguladığı kısıtlamaları hiçe sayarak Sana'daki Şeyh Humeyr el-Ahmar’ın evini ziyaret etmeye devam ediyor.

Aşiret kaynaklarına göre önde gelen sosyal figürler, silahlı adamların konuşlandırılması ve bölge çevresinde kontrol noktalarının kurulmasının devam etmesi göz önüne alındığında, "aşiret geleneklerinin ihlali" olarak nitelendirdikleri durumu reddetmek ve dayanışma göstermek için Şeyh el-Ahmar’ın evine ulaşma konusunda istekliydiler.

Kaynaklar, ziyaretlerin gergin bir atmosferde gerçekleştiğini ancak aşiretlerin Şeyh el-Ahmar'a olan sürekli desteğini yansıttığını vurguladı.

Gözlemciler, bu aşiret hareketlerinin taciz politikasını ve evlerin kuşatılmasını reddeden açık mesajlar taşıdığını, Yemen'deki aşiret geleneklerinin evlere özel bir kutsallık tanıdığını ve onları herhangi bir şekilde hedef almayı yasakladığını savundu.

 Bir güvenlik kamerası görüntüsü, Şeyh el-Ahmar’ın evinin önünde daha önce yapılan bir Husi askeri geçit törenini gösteriyor (Facebook)Bir güvenlik kamerası görüntüsü, Şeyh el-Ahmar’ın evinin önünde daha önce yapılan bir Husi askeri geçit törenini gösteriyor (Facebook)

Bu gelişmeler, Husilerin Sana ve diğer şehirleri ele geçirmesinden bu yana, kabilelerin nüfuz dengesini yeniden şekillendirmek ve geleneksel liderleri kendi otoritesine tabi kılmak amacıyla, Husiler ile bir dizi kabile şeyhi ve ileri gelenleri arasında yaşanan gergin ilişki bağlamında ortaya çıkmaktadır.

Tekrarlanan provokasyonlar bağlamında, Husi grubu geçen yıl Ağustos ayında Sana'da merhum Şeyh Abdullah bin Hüseyin el-Ahmar’ın evinin ana kapısı önünde "Humeyni sloganı" atarak askeri geçit töreni düzenledi.