Suriye: Bir Savunma Bakanlığı görevlisinin öldürülmesine karışanların teslim olmayı reddetmesi üzerine güvenlik güçleri Ceramana'da konuşlandı

Dürzi ruhani otoritesi Şarku’l Avsat'a kurumların ve polisin rolünü ilçe halkıyla ‘ortaklık’ içinde etkinleştirme konusundaki istekliliğini vurguladı

Ceramana'nın merkezindeki el-Kerame Meydanı'ndan ilçenin diğer mahallelerine giden yollardaki trafik yoğunluğu normal günlere göre çok az görünüyor. (Şarku’l Avsat)
Ceramana'nın merkezindeki el-Kerame Meydanı'ndan ilçenin diğer mahallelerine giden yollardaki trafik yoğunluğu normal günlere göre çok az görünüyor. (Şarku’l Avsat)
TT

Suriye: Bir Savunma Bakanlığı görevlisinin öldürülmesine karışanların teslim olmayı reddetmesi üzerine güvenlik güçleri Ceramana'da konuşlandı

Ceramana'nın merkezindeki el-Kerame Meydanı'ndan ilçenin diğer mahallelerine giden yollardaki trafik yoğunluğu normal günlere göre çok az görünüyor. (Şarku’l Avsat)
Ceramana'nın merkezindeki el-Kerame Meydanı'ndan ilçenin diğer mahallelerine giden yollardaki trafik yoğunluğu normal günlere göre çok az görünüyor. (Şarku’l Avsat)

Şam Kırsalı Emniyet Müdürü Yarbay Hüsam et-Tahan dün akşam yaptığı açıklamada, Savunma Bakanlığı çalışanı Ahmed el-Hatib'in öldürülmesi olayına karışanların teslim olmayı reddetmesi üzerine Şam'ın doğusundaki Ceramana’da Kamu Güvenliği Dairesi unsurlarının konuşlanmaya başladığını duyurdu. Et-Tahan, “Onları gözaltına almak ve adalete teslim etmek için çalışacağız” dedi.

Suriye resmi haber ajansı SANA’nın aktardığına göre et-Tahan şu ifadeleri kullandı: “Güçlerimiz, silah zoruyla adam kaçırma, cinayet ve soygunlara başvuran yasadışı gruplar tarafından yürütülen kaos durumuna ve yasadışı kontrol noktalarına son vermek için çalışacak. Devlet otoritesi dışındaki militanlar tüm arabuluculuk ve anlaşmaları reddetti. Biz de Suriye'nin hiçbir bölgesinin devlet kurumlarının kontrolü dışında kalmayacağını vurguladık ve bu konuda Ceramana halkından büyük bir iş birliği gördük.”

Şarku’l Avsat'ın dün sabah saatlerinde ziyaret ettiği Ceramana'da, iki kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylar nedeniyle son iki gündür bölgede yaşanan gerginliğin ardından temkinli bir sükûnet hâkim. İlçedeki Dürzilerin ruhani organı durumu kontrol altına alma çabalarını sürdürürken, ilçe sakinlerinin ‘kurumların ve kamu güvenlik güçlerinin rolünü halkla ortaklaşa etkinleştirmek’ konusundaki isteklerini vurguladı.

cdfvgrbthy
Cuma ve Cumartesi günü patlak veren gerginliğin ardından Ceramana'da çekilen bir kare (Suveyda 24)

Ceramana, başkent Şam'ın üç kilometre doğusunda yer alıyor. 2011 Mart ayı ortalarında meydana gelen olaylardan önce Ceramana'da ağırlıklı olarak Dürzi ve Hıristiyanlar yaşamaktaydı, ancak savaş yıllarında diğer vilayetlerden yüz binlerce insan buraya göç etti ve nüfusu yaklaşık bir buçuk milyona ulaştı.

Güney Otoyolu Köprüsü üzerinde bulunan kuzey tarafından ilçeye giriş kavşağında, araçları ve içindekileri kontrol eden İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin kurduğu kontrol noktası ile ilçeye giren araçların hareketi normal görünüyordu.

“Her şey yolunda... Buyurun” diyen memurlardan biri, ilçe içindeki durum sorulduğunda birkaç saniye sessiz kaldı. Kontrol noktasının 300 metre ötesinde başka bir kontrol noktası beliriyor, ancak bunlar hükümete bağlı güçler değil, Dürzi topluluğundan yerel silahlı kişiler. Kontrol noktasındaki araç sayısı arttıkça, silahlı adamlar araçların geçişine izin vermeden önce iyice incelediklerinden emin oluyorlar.

Suriye'deki değişimden önce Başkanlık Meydanı olarak adlandırılan el-Kerame Meydanı'ndaki dönel kavşağa ulaştığımızda, normal günlerde olduğu gibi arabalar ve yayalarla dolup taşan trafiğin aksine çok az trafik vardı.

İçişleri Bakanlığı cuma günü yaptığı açıklamada, Ceramana’da meydana gelen çatışmada bir Savunma Bakanlığı mensubunun öldüğünü ve bir diğerinin de yaralandığını belirtti. Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Suriye Savunma Bakanlığı mensupları yakınlarını ziyaret etmek üzere Ceramana’ya girerken, Ceramana Kalkanı olarak adlandırılan gruba ait bir kontrol noktasında durduruldular ve silahlarıyla birlikte içeri girmeleri engellendi... Silahlarını teslim ettikten sonra darp edilip, aşağılandılar ve ardından araçlarına doğrudan ateş edildi. Kontrol noktasından açılan ateş sonucunda bir unsur olay yerinde öldürüldü, bir unsur ise yaralanarak kontrol noktasındaki unsurlar tarafından alıkonuldu” denildi.

Bunu cumartesi günü ilçenin dış mahallelerinde bir tarafta kamu güvenliği mensupları diğer tarafta yerel militanlar arasında bir kişinin ölümü ve 10'dan fazla kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan çatışmalar takip etti.

Şarku’l Avsat'ın dükkân sahiplerine ve yoldan geçenlere güvenlik olaylarının nedenini sorma girişimlerine rağmen çoğu kişi bilmediğini söylerken bazıları da soruyu yanıtlamayı reddetti.

Dün sabah ilçedeki ana ve ara caddeler silahlı kişilerden arındırılmıştı, ancak son güvenlik olaylarından önceki günlerde ilçeyi ziyaret eden pek çok kişi, özellikle akşam saatlerinde yerel silahlı kişilerin yoğun bir şekilde konuşlandığından bahsetti.

cdfrgt
Ceramana'daki Darat eş-Şeyh Medya Ofisi Müdürü Rebi Munzir (Şarku’l Avsat)

Darat eş-Şeyh Medya Ofisi tarafından Şarku’l Avsat'a yapılan açıklamada, yaşananların sivil bir aracın içindeki insanlarla birlikte sivil olarak ilçeye girmelerinden kaynaklandığı belirtildi. Açıklamada, “Güvenlik statüsüne sahip olup olmadıklarını bilmiyoruz. Ceramana giriş bariyerini 100 ya da 200 metre kadar geçtiler. Daha sonra doğrudan ateş açıldı. Nedeni halen bilinmiyor. Ateş açan kişilerin soyları bilinmiyor ve onları tanımıyoruz. Biz onları bu şehre ait olmayan, rastgele, taşkınlık yapan insanlar olarak tanımlıyoruz. Kent halkının değerlerine, gelenek ve göreneklerine ait değiller. Bu eylem korkakçadır ve her şekilde kınanmayı hak ediyor” denildi.

Ofis, olayın hemen ardından kentin tüm akil adamları, ileri gelenleri ve şeyhlerinin sorunu kontrol altına almak ve fitneyi bastırmak için harekete geçtiğini belirtti. Ertesi sabah ruhani otorite, Ceramana halkı ve şeyhleri tarafından bir bildiri yayınlandı. Bu olayı kınayarak tüm akılcı ve hikmetli yollarla bununla başa çıkılması çağrısında bulundular.

Mevcut yönetimden şikayetçi olduğunu belirten ofis tarafından yapılan açıklamada, “Bizimle doğrudan ve etkili bir iletişim kurulmuyor. Bizler bu ilçede ikamet eden Suriyeli Arap vatandaşlarız. Onlarla aramızdaki hatlar açık, tarafların ya da arabulucuların müdahalesine gerek yok. Buraya gelebilirler ve sorunları herhangi bir alanda çözüldüğü gibi çözebilirler. Şu ana kadar konuyla ilgili olanlardan herhangi bir resmi iletişim almadık. Herhangi bir bölgedeki herhangi bir normal vakada olduğu gibi doğrudan iletişim talep ediyoruz. Mesele kolektif değil bireysel bir meseledir, yani kamu güvenliği güçleri ile çatışanlar Ceramana halkı değildir” ifadeleri yer aldı. Ofis ilçedeki ruhani otoritenin failleri tespit edip adalete teslim etmeye çalıştığını belirtti.

scdfrgt
Suriye Savunma Bakanlığı mensubu Ahmed el-Hatib'in öldürüldüğü yolun fotoğrafı (Şarku’l Avsat)

Ofis, öldürülen kişinin yasal statüye sahip olduğunu, ancak sivil bir araçta bulunduğunu ve çözümün kamu güvenliği, yargı ve polisten geçtiğini açıkladı.

Hükümetin yeni olduğunu, ilgiye ve yardıma ihtiyacı olduğunu, ‘Ceramana'da süreci yönetmek için bir ortaklık olması gerektiğini ve ortaklık eksikliğinin olayları bu noktaya getirdiğini’ belirten ofis, ‘akıllı ve iyi niyetli insanların müdahale etmesi halinde bir çözümün yakın olduğu’ öngörüsünde bulundu.

İsrail medyasında Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın orduya Ceramana'yı savunmak için hazırlık yapma talimatı verdiği yönündeki haberlerle ilgili olarak Ofis Müdürü Rebi Munzir şunları söyledi: “Biz kimseden koruma talep etmedik. Biz vatandaşız ve komşumuzla yüzlerce yıldır nezaket, kardeşlik ve sevgiden başka bir şeyle birleşmedik. Suriye'nin tüm sosyal dokusuyla bu iyi ilişkiyi sürdürmeyi arzuluyoruz.”



Suriye’nin kuzeyindeki Ayn el-Arab (Kobani) ve Kamışlı’da Suriye bayrağının indirilmesi gerilimi artırdı

Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)
Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)
TT

Suriye’nin kuzeyindeki Ayn el-Arab (Kobani) ve Kamışlı’da Suriye bayrağının indirilmesi gerilimi artırdı

Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)
Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)

Suriye’nin kuzeyindeki Ayn el-Arab (Kobani) kentinde Nevruz kutlamaları sırasında Suriye bayrağının indirilmesi, cumartesi akşamı ülkenin kuzey ve doğusundaki birçok bölgede geniş çaplı öfkeye yol açtı. Olayların ardından güvenlik noktalarına saldırılar düzenlenirken, protesto hareketleri ve bazı bölgelerde halk eylemleri görüldü. Terör örgütü PKK bağlantılı Devrimci Gençlik Hareketi unsurlarının Kamışlı kentinde iç güvenlik merkezine baskın düzenleyerek Suriye bayrağını indirdiği bildirildi.

Haseke İç Güvenlik Komutanı Mervan el-Ali dün, söz konusu binanın üzerine Suriye bayrağını yeniden çekti. Bu anlar, Suriye Enformasyon Bakanlığı bünyesindeki Haseke Medya Müdürlüğü tarafından sosyal medyada paylaşılan görüntülerde yer aldı. Yaşanan gelişmelerin ardından Suriye hükümeti yetkilileri ile Kürt liderler, kuzey ve doğu Suriye’de yükselen tansiyonu düşürmek için temaslarda bulundu. Gerginliğin, 29 Ocak’ta hükümet ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan anlaşmayı riske atabileceği değerlendirilirken, olayın anlaşmadan rahatsız olan kesimler tarafından ‘fitne çıkarma’ girişimi olduğu öne sürüldü. Kürt kaynaklar ise yaşananların münferit bir olay olduğunu ve herhangi bir sonuç doğurmayacağını belirtti.

Gerginliğin, Halep’in kuzey kırsalındaki Ayn el-Arab’ta Nevruz kutlamaları sırasında bir Kürt gencin Suriye bayrağını indirmesiyle başladığı ifade edildi. Kürt yetkililer bu davranışı ‘bireysel’ olarak nitelendirirken, sosyal medyada geniş çaplı kışkırtma kampanyalarının başlatıldığı ve bunun bazı bölgelerde Araplar ile Kürtler arasında yer yer çatışmalara yol açtığı aktarıldı. Yetkililer, sahadaki durumun kontrol altına alınmaya çalışıldığını bildirdi.

Kürt siyaset araştırmacısı Mehdi Davud, yaşanan gerginliğin bazı Kürt çevrelerinde etkili olan PKK ideolojisinden kaynaklandığını savundu. Olayı ‘münferit bir hadise’ olarak tanımlayan Davud, bu tür durumların büyük kalabalıkların bulunduğu etkinliklerde yaşanabileceğini belirtti. Sosyal medyada olayın abartıldığını ifade eden Davud, bazı tarafların kasıtlı olarak gerilimi tırmandırmaya çalıştığını söyledi.

Sahada belirli bir gerginliğin varlığını kabul eden Davud, bunun sosyal medyada yansıtıldığı kadar büyük olmadığını vurguladı.

Bölgede uzun yıllardır birlikte yaşayan toplulukların birbirini tanıdığını dile getiren Davud, kışkırtma faaliyetlerinin arkasındaki aktörlerin bilindiğini ve mevcut gelişmelerin entegrasyon anlaşmasının uygulanmasına etkisi olmayacağını ifade etti.

sdfvfd
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile 29 Ocak’ta varılan anlaşmanın uygulanmasından sorumlu Suriye Cumhurbaşkanlığı ekibinin sözcüsü Ahmed el-Hilali (SANA)

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından entegrasyon anlaşmasının uygulanmasını denetlemekle görevlendirilen ekibin sözcüsü Ahmed el-Hilali, ‘herhangi bir gerekçeyle sivillere yönelik intikam eylemleri veya saldırıları kesin şekilde reddettiklerini’ açıkladı. El-Hilali, güvenlik ve yargı kurumlarıyla devletin, yasayı uygulama ve ihlallerde bulunanları cezalandırma konusunda tek yetkili merci olduğunu vurgulayarak, herkesi sükûnete, sorumluluk bilinciyle hareket etmeye ve kışkırtma çağrılarına kapılmamaya davet etti.

El-Hilali ayrıca, devlet kurumlarının güçlendirilmesi ve entegrasyon sürecine yönelik çabaların ‘bu tür münferit olaylardan etkilenmeyeceğini’ belirtti. Mevcut aşamada herkesin sağduyu ve aklıselimi öne çıkarması gerektiğini ifade eden el-Hilali, ‘elde edilen olumlu kazanımların korunmasının önemine’ dikkat çekti.

Öte yandan siyasi analist Halef Ali Halef, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan son anlaşmadan rahatsız olan kesimlerin bulunduğunu söyledi. Halef, söz konusu anlaşmanın olası bir iç çatışmayı engellediğini, SDG güçlerinin Suriye ordusuna, güvenlik unsurlarının ise İçişleri Bakanlığı bünyesine entegre edilmesini öngördüğünü belirtti. Söz konusu kesimlerin yeniden kriz çıkarmaya ve dengeleri bozacak hamleler yapmaya çalıştığını ifade etti.

dvdcfv
Suriye’deki Kürtler cuma akşamı Şam’da Nevruz’u kutladı. (Reuters)

Halef, entegrasyon sürecinin ‘iyi ve sorunsuz şekilde ilerlediğini’ belirterek, SDG içinde ağırlığı olan isimlerin üst düzey devlet görevlerine atanmasının bu süreçte önemli rol oynadığını ifade etti. Halef, bu adımı ‘engellerin aşılmasına katkı sağlayan isabetli bir karar’ olarak nitelendirdi.

Halef, Ayn el-Arab ve Afrin bölgelerinde yaşananların ‘anlaşmadan zarar gören kesimlerin ürünü’ olduğunu savunarak, bunu ‘elde edilen kazanımlarla kıyaslandığında küçük bir sorun’ olarak değerlendirdi. Beklentilerinin daha büyük olaylar yönünde olduğunu dile getiren Halef, buna karşın en önemli gelişmenin Kürt sivil oluşumların bayrağın indirilmesini açık şekilde kınaması olduğunu söyledi. Halef’e göre, anlaşmaya karşı olan bazı Arap çevreler bu olayı büyütmeye çalıştı. Ayrıca Kürt kökenli Suriyeli hükümet yetkililerinin de sert kınama açıklamaları yaptığını belirten Halef, kamuoyunu kışkırtma girişimlerine karşı uyardıklarını aktardı. Suriye güvenlik güçlerinin hızlı müdahalesinin olası toplumsal çatışmaları önlemede etkili olduğunu vurgulayan Halef, tüm bu gelişmelerin ‘entegrasyon sürecinin geri döndürülemez olduğunu ve taraflar arasında tam iş birliği bulunduğunu’ gösterdiğini ifade etti.

Öte yandan Suriye Savunma Bakan Yardımcısı Semir Ali Asu, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, bazı mahallelerde Kürtlerin münferit bir olay nedeniyle darp edilip aşağılandığını bildirdi. Bu tür olayların Suriye halkının bileşenleri arasında fitneye yol açtığını belirten Asu, sükûnet çağrısında bulunarak ulusal birlik ruhuna bağlı kalınması ve kışkırtmalara kapılınmaması gerektiğini vurguladı.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da gelişmelere ilişkin bir paylaşımda bulunarak, söz konusu açıklamayı hesabından yeniden yayımladı ve “Kritik bir anda önemli sözler ve bilge liderlik” ifadesini kullandı.

Öte yandan SDG bünyesindeki özerk yönetimin dış ilişkiler sorumlusu İlham Ahmed, Ayn el-Arab’ta Suriye bayrağının indirilmesini ‘münferit bir davranış’ olarak nitelendirdi. Ahmed, bu yıl Nevruz kutlamalarının Suriye’de ilk kez resmi şekilde gerçekleştirildiğine dikkat çekerek, Suriyelilere fitneden uzak durma, sükûneti koruma ve herhangi bir gerilimi tırmandırmaktan kaçınma çağrısında bulundu. Ahmed, “Bölgede yeni bir çatışmanın başlamasına ihtiyaç yok” dedi.

dfvfdfd
Suriyeli Kürtler, cumartesi günü Halep kırsalındaki Afrin’de düzenlenen Nevruz kutlamaları sırasında yerel bayraklarını dalgalandırdı. (Reuters)

Bu çerçevede el-Cezire bölgesindeki iç güvenlik güçleri dün yayımladığı açıklamada, Afrin ve Halep kentlerinde Nevruz kutlamalarına katılan Kürtlere yönelik saldırıları ve fitne çıkarma girişimlerini kınadı. Açıklamada ayrıca, bir kişinin bireysel davranışla Suriye bayrağını indirmesi de eleştirildi. Olayın hemen ardından Ayn el-Arap İç Güvenlik Müdürlüğü’nün harekete geçerek şüpheliyi gözaltına aldığı ve dosyanın ilgili yargı mercilerine sevk edildiği bildirildi. Açıklamada, Suriyelilerin ortak değerlerini temsil eden sembollere yönelik her türlü saldırının kesin şekilde reddedildiği vurgulandı.

Öte yandan Kobani’de Nevruz etkinliklerini düzenleyen hazırlık komitesi de bir açıklama yaparak, toplumsal istikrara zarar veren davranışlara müsamaha gösterilmeyeceğini belirtti. Komite, söz konusu olayların halkın farklı kesimleri arasında ayrışma ve fitne yaratmak amacıyla kullanılmasına karşı olduklarını ifade ederek, Suriye’de güvenlik ve istikrarı tehdit eden her türlü girişime karşı durma çağrısında bulundu.


Şam'da alkollü içecek kısıtlamasına karşı oturma eylemi

Suriye'de Şam'ın Bab Tuma mahallesinde alkollü içecek satışının kısıtlanması kararına karşı sessiz bir oturma eylemi düzenlendi (AFP)
Suriye'de Şam'ın Bab Tuma mahallesinde alkollü içecek satışının kısıtlanması kararına karşı sessiz bir oturma eylemi düzenlendi (AFP)
TT

Şam'da alkollü içecek kısıtlamasına karşı oturma eylemi

Suriye'de Şam'ın Bab Tuma mahallesinde alkollü içecek satışının kısıtlanması kararına karşı sessiz bir oturma eylemi düzenlendi (AFP)
Suriye'de Şam'ın Bab Tuma mahallesinde alkollü içecek satışının kısıtlanması kararına karşı sessiz bir oturma eylemi düzenlendi (AFP)

Şam'da yüzlerce Suriyeli dün, yetkililerin alkollü içeceklerin satışını kısıtlama, restoranlarda ve gece kulüplerinde servis edilmesini yasaklama kararını protesto etmek amacıyla sessiz bir oturma eylemi düzenledi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre protestocular, sivil toplum aktivistlerinin çağrısı üzerine, sıkı güvenlik önlemleri altında, çoğunluğu Hristiyan olan Bab Tuma mahallesinin meydanına akın etti. Bu eylem, 2024 yılının sonlarında Başkan Beşşar Esed'in devrilmesinin ardından iktidara gelen yeni yetkililerin kişisel özgürlükleri ihlal edeceğine dair artan endişeleri yansıtıyor.

Protestocular Suriye bayrağı ile Arapça ve İngilizce pankartlar açtılar; bunlardan birinde “Kişisel özgürlük kırmızı çizgidir” yazıyordu.

“Anayasanın maddeleri bir talep değil, bir haktır” yazılı pankart taşıyan 60 yaşındaki üniversite öğretim üyesi Hanan Ası, AFP’ye verdiği demeçte, Suriyelilerin “yoksulluktan yerinden edilmişlere, evsizlere ve mültecilere kadar binlerce unutulmuş sorunu” olduğunu belirterek, “Biz bir inşa aşamasındayız, bölünme aşamasında değiliz” ifadelerini kullandı.

Tartışma, geçtiğimiz aylarda alınan ve özgürlükler konusunda endişelere yol açan bir dizi karar ve önlemin ardından ortaya çıktı; bunlar arasında plajlarda ve havuzlarda «daha mütevazı» kıyafet kuralları ile Lazkiye’de kadın memurların makyaj yapmasının yasaklanması konusundaki tartışma yer alıyor.

Bir komedyen olan Melki Mardanyal (31), Instagram sayfasında yayınladığı videoda, kararı alaycı bir şekilde ele aldıktan sonra programa katıldı ve şunları söyledi: “Komedi, yetkililere karşı elimizdeki hafif bir silahtır ve onların aldığı kararlar, bizim yaptığımız komediden daha çok insanı güldürüyor” diyerek, “insanları meydanlara toplayanın, yetkililerin kararları olduğunu” vurguladı.

Televizyon yazarı Rami Kousa (37 yaşında) ise “Bu kararların amacı, şehrin kimliğini değiştirmek için kamu özgürlüklerini kısıtlayacak benzer kararları geçirmek üzere nabız yoklamaksa, mesaj yerine ulaşmış olmalı” dedi ve “Bu tür kararlar geçmeyecek” vurgusunda bulundu.

Bu protesto, özellikle Suriye'deki azınlıklar arasında endişelerin giderek arttığı bir dönemde gerçekleşiyor; Hıristiyanların endişeleri, haziran ayında Şam'ın Duveyle semtinde bir kilisenin bombalanmasının ardından, temmuz ayında kanlı şiddet olaylarına sahne olan Dürzilerin kalesi Süveyda'ya ve zaman zaman yetkililerle çeşitli sorunlar nedeniyle gerginliklerin yaşandığı ülkenin kuzeydoğusundaki Kürtlere kadar uzanıyor.

Şam Valiliği 17 Mart'ta, mühürlü alkollü içeceklerin satışını çoğunluğu Hristiyan olan üç bölgeyle sınırlayan bir karar yayınladı. Bu bölgeler el-Kassa, Bab Tuma ve Bab Şarki'dir. Karar, alkolün restoran ve gece kulüplerinde servis edilmesini yasaklıyor. Valilik bu kararla, "kamu ahlakını ihlal eden olayları" azaltmayı amaçladığını ve kararın yerel halktan gelen şikayetler üzerine alındığını belirtti.

Hükümetteki tek Hristiyan bakan olan Sosyal İşler Bakanı Hind Kabavat, alkolün Hristiyan bölgeleriyle sınırlandırılmasını eleştirerek, bu bölgelerin "içki ve alkol yerleri değil, Şam'ın kalbi, parlak tarihi ve bir arada yaşama yeri" olduğunu ifade etti.

Valilik dün yaptığı açıklamada, yeni önlemlerin yıllar önce çıkarılan kararnamelerle "uyumlu" olduğunu ve amacının "alkol satış noktalarında yaşanan kaosu" düzenlemeyi amaçladığını bildirdi.

Kararda belirtilen üç alanın, taraflardan hiçbirini incitmeyecek şekilde yeniden değerlendireceğini duyurdu.


Savaş, Hamas’ın yeni bir lider seçimi sürecini aksatıyor

Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)
Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)
TT

Savaş, Hamas’ın yeni bir lider seçimi sürecini aksatıyor

Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)
Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)

ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş, Hamas'ın yeni lider seçimi sürecini altüst etti. Kaynaklar, çeşitli karmaşıklıklar ve ‘bölgedeki güvenlik ve siyasi değişiklikler’ nedeniyle sürecin dondurulmasının planlandığını bildirdi.

Yaklaşık bir buçuk yıldır Hamas'ın işlerini bir ‘liderlik konseyi’ yönetiyor. Son iki aydır hareketi yönetecek yeni bir lider seçmek için bir süreç başlatıldı. Şarku’l Avsat'a konuşan Gazze’nin içinden ve dışından Hamaslı dört bilgili kaynak, bölgedeki mevcut durum nedeniyle hareketin başkanlık seçimini geçici olarak askıya alma eğilimi olduğunu aktardı.

Hamas’ın liderliği için rekabet, hareketin yurtdışındaki Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal ile Gazze Şeridi'ndeki muadili ve ateşkes müzakere ekibi başkanı Halil Hayye arasında sürüyor. Hem Meşal, hem de Hayye, Hamas’ın liderlik konseyinde yer alıyor.

Hamas’tan biri Gazze Şeridi içinde, diğeri dışındaki iki kaynak, önümüzdeki günlerde seçimlerin iptal edilmesi ve siyasi büro seçimlerinin bu yılın sonunda yapmayı planlandığını teyit etti.