Gazze'de sağlık krizi giderek ağırlaşırken, yerinden edilenlerin yaşadığı çadırlarda hızla yayılan suçiçeği salgını bölge halkının sıkıntılarını artırıyor. Salgının yanı sıra kanser gibi ciddi hastalıkların tedavisinde yaşanan ilaç kıtlığı da krizi derinleştiriyor.
Suçiçeği vakaları özellikle Han Yunus'un batısındaki El-Mevasi bölgesi gibi yerinden edilmiş kişilerin yoğun olarak yaşadığı çadır kamplarında görülüyor. Kötüleşen çevre ve sağlık koşulları, başta çocuklar olmak üzere çeşitli hastalıkların yayılmasına zemin hazırlıyor.
Han Yunus'taki Nasır Tıp Kompleksi'nde görev yapan doktorlar, her gün çoğunluğu çocuklardan oluşan onlarca suçiçeği vakasını kabul ettiklerini belirtti.
Hastanenin Dermatoloji Uzmanı Dr. Amir el-Mısri, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, "Yerinden edilenlerin yoğun olarak yaşadığı alanlarda suçiçeği belirgin şekilde yayılıyor. Hastaların hızla izole edilememesi bulaşmayı artırırken, kampların en temel insani yaşam koşullarından yoksun olması da salgını hızlandırıyor" dedi.
El-Mısri, suçiçeğine neden olan virüsün döküntüler ortaya çıkmadan önce bulaşabildiğini, bulaştırıcılığın yaklaşık 10 gün sürdüğünü, virüsün kuluçka süresinin ise yaklaşık iki hafta olduğunu ve belirtilerin enfeksiyondan sonraki 14 gün boyunca devam ettiğini söyledi.
Çadırlarda izolasyon mümkün olmuyor
Han Yunus'un El-Mevasi bölgesinde yaşayan ve yerinden edilenlerin kaldığı bir çadır kampında hayatını sürdüren 41 yaşındaki Nihal Şerab, üç çocuğuna da suçiçeği bulaştığını söyledi.
Şerab, çocuklarını son günlerde Nasır Tıp Kompleksi'ne götürdüğünü, ilk tedavilerinin ardından ise yaşadıkları çadıra dönmek ve onları ailenin diğer bireylerinden izole etmeye çalışmak zorunda kaldığını anlattı.
Şarku’l Avsat'a konuşan Şerab, yaz sıcakları nedeniyle çocuklarını çadırda tutmanın son derece zor olduğunu belirterek, "Sıcak hava nedeniyle dışarı çıkmak istiyorlar. Hem aşırı sıcak hem de suçiçeğinin yol açtığı şiddetli kaşıntı çocukları çok zorluyor." dedi.
Vakalarda olağanüstü artış
Gazze Sağlık Bakanlığı, sahada bilinçlendirme çalışmalarını yürütme imkanlarının sınırlı olması nedeniyle sosyal medya üzerinden halka suçiçeği konusunda bilgilendirme yapmayı sürdürüyor.
Bakanlık ile Dünya Sağlık Örgütü öncülüğündeki Sağlık Kümesi (Health Cluster), 7 Temmuz'da yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'nde yalnızca iki hafta içinde 130'dan fazla sağlık kuruluşunun bildirdiği yaklaşık 9 bin 300 suçiçeği vakasının tespit edildiğini duyurdu.
Sağlık yetkilileri, keskin artışı yerinden edilmiş kişilerin yaşadığı alanlardaki aşırı kalabalık, su, kanalizasyon ve hijyen hizmetlerindeki çöküş ile yaz aylarında yükselen hava sıcaklıklarına bağladı.

Vakaların yarısından fazlasının, yaşam koşullarının son derece kötü olduğu ve yerinden edilmiş nüfusun yoğunlaştığı Han Yunus ilindeki El-Mevasi bölgesinde görüldüğü belirtildi.
Sağlık Kümesi'nin verilerine göre Gazze'de yaklaşık 1.600 yerinden edilme merkezi bulunuyor ve bunların yüzde 83'ünde kemirgenler ile dış parazitlerin yaygın şekilde görüldüğü bildirildi.
Filistin resmi radyosu Voice of Palestine'e konuşan Dr. Muhammed Ebu Afş ise deri hastalıklarında olağanüstü artış yaşandığını belirterek, haftalık yaklaşık 5 bin yeni vaka kaydedildiğini söyledi. Ebu Afş, herhangi bir bölgede ilk vakanın görülmesinin ardından yalnızca 24 saat içinde yüzlerce yeni vaka tespit edilebildiğini ifade etti.
Kanser ilaçlarında kritik eksiklik
Deri hastalıklarının yayılmasıyla eş zamanlı olarak, özellikle kanser hastaları için temel ilaçlarda benzeri görülmemiş bir kıtlık yaşanıyor.
Gazze Sağlık Bakanlığı salı günü yaptığı açıklamada, hayati öneme sahip ilaçlar, kemoterapi ilaçları ve destek tedavilerinin tamamen tükendiğini, bazı ilaç stoklarının ise kritik seviyeye gerilediğini bildirdi.
Bakanlık, bu durumun meme kanseri, kolon ve rektum kanseri, sindirim sistemi, baş-boyun ve yumuşak doku tümörleri başta olmak üzere birçok kanser türünde kemoterapi protokollerinin durmasına yol açtığını belirtti.
Ayrıca meme kanseri hastaları için yeni vaka kabulünün de durdurulduğu ifade edildi.
Bakanlık, uzmanlık gerektiren kanser ilaçlarının eksikliği nedeniyle kombine kemoterapi uygulamalarının yapılamadığını, kemoterapi sonrası verilmesi gereken bağışıklık güçlendirici enjeksiyonların bulunmamasının hastaları ciddi enfeksiyon ve komplikasyon riskine açık hale getirdiğini kaydetti.
Açıklamada, ağrı kesici ve palyatif bakım ilaçlarının da tükenmesinin kanser hastalarının durumunu daha da ağırlaştırdığı vurgulandı.
Gazze'de tedavi için yurt dışına sevk bekleyen yaklaşık 11 bin kanser hastasının 4 binden fazlasının hâlâ seyahat izni beklediği belirtilirken, teşhis ve radyoterapi imkanlarının yetersizliği ile hastaların bölge dışına çıkışının engellenmesinin yaşamlarını ciddi şekilde tehdit ettiği ifade edildi.
Bakanlık, uluslararası ve insani yardım kuruluşlarına hastaların acil yardım çağrısına yanıt vermeleri yönünde çağrıda bulundu.
Sahada çatışmalar sürüyor
Sahadaki gelişmeler kapsamında İsrail ordusu operasyonlarını sürdürdü.
İki gün önce düzenlenen saldırıda hedef alınan, Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın Cibaliya bölgesindeki önde gelen üyelerinden birinin hayatını kaybettiği açıklandı. Çarşamba sabahı Cibaliya Mülteci Kampı'na düzenlenen başka bir saldırıda ise bir diğer Kassam mensubu ağır yaralandı.

Zeytun Mahallesi'nde ise İsrail askeri araçlarının ilerleyişi ve güvenlik kontrol alanını genişletme amacıyla "sarı hat" olarak adlandırılan hattın ilerletilmesi nedeniyle beşinci gününde de yoğun çatışmalar ve yeni göç dalgaları yaşandı.
Salı günü düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 13 Filistinli yaşamını yitirdi.
Ölenler arasında Hamas mensubu Firas el-Mısri, eşi ve dört çocuğunun da bulunduğu altı kişilik ailesi yer aldı. Ailenin yaşadığı Gazze kentinin güneydoğusundaki Sabra Mahallesi'ndeki daire, intihar tipi insansız hava aracıyla hedef alındı.
Saldırının ardından çıkan büyük yangında aile fertlerinin cenazeleri yanarak tanınmaz hale geldi. Olay, Gazze savaşının en yoğun dönemlerinde büyük korkuya neden olan bu tür İHA saldırılarını yeniden gündeme taşıdı.
Habere göre, 10 Ekim 2025'te ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 1.180'i aştı.