Libya, elektrik kesintilerinden kötüleşen hizmetlere, siyasi bölünmeden yolsuzluğa kadar art arda gelen krizlere gömülürken, devasa petrol serveti istikrar ve kalkınma için bir kaldıraç olmak yerine çatışmanın yakıtına dönüşüyor.
Peki günde yaklaşık 1,4 milyon varil petrol üreten bir ülke nasıl olur da çöküşünden çıkamıyor?
Libya, bankalarda nakit sıkıntısı, istasyonlarda akaryakıt tedarik yetersizliği, kamu çalışanlarının düşük maaşları gibi birçok krizle karşı karşıya kaldı. Bunlara, özellikle ülkenin batısındaki bazı kentlerde günde 17 saate ulaşan uzun elektrik kesintileri de eklendi.
Libyalılar, sahip oldukları doğal kaynaklara, stratejik konuma ve Akdeniz'e uzanan sahillere rağmen merhum Devlet Başkanı Muammer Kaddafi rejiminin 2011'de devrilmesinden bu yana ülkelerinin neden çöküşten kurtulamadığını sorguluyor.

Libya Halkın Sesi Partisi Başkanı Fethi eş-Şibli, ‘ülkemiz krizlerinden çıkamayacak kadar fakir değil; aksine kaos ve nüfuz paylaşımı mantığıyla yönetilen zengin bir ülke’ dedi.
Şarku’l Avsat gazetesine konuşan Şibli, ‘sorunun petrolde değil, devletin yokluğunda, karar merkezlerinin çokluğunda, siyasi bölünmenin sürmesinde, yolsuzluğun yaygınlaşmasında ve kişisel çıkarların ulusal çıkarın önüne konulmasında yattığını’ değerlendiriyor.
Libya, siyasi bölünme sorunuyla ve birçok siyasi ile askeri tarafın para ve silahla nüfuzunu genişletme eğilimiyle, bunun yanı sıra bölgeciliğe ve kişisel kazanımları en üst düzeye çıkarmaya yönelik genel bir eğilimle boğuşuyor.
Şibli şunları söyledi:
“Libya son yıllarda yüz milyarlarca dinar harcadı. Buna rağmen vatandaş hâlâ elektrik kesintisi, kötüleşen hizmetler, eğitim ve sağlıkta gerileme yaşıyor.”
Şibli bu durumu, ‘servetin kalkınmaya dönüştürülememesine, aksine çoğu zaman siyasi ve askeri çatışmanın yakıtına dönüşmesine’ bağlıyor.
Şibli, Libya'nın çöküşten çıkmasının yeni petrol kuyularının keşfedilmesine değil, siyasi iradeye, birleşik kurumlara, hukukun üstünlüğüne, yolsuzlarla gerçek anlamda hesaplaşılmasına ve geçiş dönemlerini sona erdirecek seçimler yoluyla halkın iradesine başvurulmasına ihtiyaç duyduğunu’ değerlendirdi.
Şibli sözlerini şöyle bitirdi:
“Devlet herkesin üzerinde olduğunda, Libya'nın serveti krizlerinin sürmesinin bir nedeni olmaktan çıkıp bir nimete dönüşecek."
Libya'nın petrol gelirleri, ulusal gelirinin ve mali gelirlerinin yüzde 98'ini oluşturuyor. Libya makamları, 2030'dan önce petrol üretimini günde iki milyon varile çıkarmayı hedefliyor.
Ülkenin batısı ve doğusundaki Libyalılar, yaşam koşullarının kötüleşmesinden, bunların arasında vatandaşları sokaklara döken elektrik kesintisi krizinden, Abdulhamid ed-Dibeybe başkanlığındaki geçici Ulusal Birlik Hükümeti’ni (UBH) sorumlu tutuyor. Bunun nedenini, siyasi anlaşma ve uluslararası tanınma uyarınca petrol gelirlerini ve devlet kaynaklarını kontrol eden tarafın bu hükümet olmasına bağlıyorlar.

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) 2025 yılı raporlarına göre Libya, kişi başına düşen gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) açısından Arap ülkeleri arasında yedinci, dünyada ise 108. sırada yer alıyor. Libya’da kişi başına ortalama 6 bini 972 dolar düşüyor.
UBH’ye yakın bir kaynak, Başbakan Dibeybe'yi savunarak, Libya'nın batısındaki birçok bölgenin ‘17 Şubat 2011 devriminden bu yana görülmemiş boyutta bir inşaat patlaması ve yeniden inşa süreci yaşadığını’ belirtti.
Libya, Afrika'nın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip. Ancak üretim oranları on yıllardır olası seviyelerin altında kalmaya devam ediyor. Kaddafi rejimine uygulanan yaptırımlar ve 2011'de devrilmesinin ardından yaşanan çalkantılar, küresel petrol şirketlerinin yatırımlarını on yıllar boyunca engelledi.
Çoğu Libyalıyı rahatsız eden soru şu: Afrika'nın en büyük petrol rezervine sahip ülke, nasıl olur da elektrik sağlamakta yetersiz kalır? Bu noktada hükümet, ülkeyi vuran bu krizi ‘yolsuzluk ve ihmale’ bağlıyor. Bu durum, bu sektörde yaşanan sorunlardaki sorumluluğunun boyutuna ilişkin soru işaretlerini yeniden gündeme getiriyor.
Genel Elektrik Şirketi, bu ayın ortasından bu yana ulusal şebekenin, gaz ve akaryakıt tedarikindeki yetersizlik, üretim santralleri ve iletim hatlarındaki teknik arızalar ile güvenlik faktörleri nedeniyle yaklaşık bin 350 megavatlık üretim kapasitesi kaybettiğini açıklamıştı. Bu durum sorumluluğu hükümete yüklüyor.
Şirket daha önce, Zaviye'de son dönemde yaşanan çatışmaların kentteki santralin zarar görmesine ve yaklaşık 700 megavatlık üretim kapasitesinin kaybına yol açtığını belirtmişti.

Eski bir hükümet yetkilisi, Libya'nın yaşadığı çöküşlerin "iktidar ve petrol gelirleriyle bağlantılı olduğu sürece uzun süre devam edeceğini" değerlendiriyor. Güvenlik nedeniyle isminin belirtilmesini istemeyen yetkili, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, ‘resmi ve gayri resmi kesimler tarafından kamu malı yağmasının artan boyutları ile devasa petrol gelirlerinin çatışmanın yakıtı olarak kullanılması göz önüne alındığında, önümüzdeki günlerde krizlerin tırmanacağını’ belirtti.
Temmuz 2023'te, Libya krizinin tarafları, ülkenin batısı ve doğusunda iktidar mücadelesi veren taraflar arasında sıklıkla anlaşmazlığa konu olan petrol gelirlerinin dağıtımına ilişkin bir mekanizma üzerinde anlaşmaya vardı. Bu anlaşma, Libya Ulusal Ordusu (LUO) Genel Komutanı Mareşal Halife Hafter'in ‘adil’ bir dağıtım talebinin ardından gerçekleşti.
Petrol gelirlerinin dağıtım mekanizması üzerinde anlaşmaya varılmasından bu yana, konunun hâlâ herhangi bir ilerleme kaydedilmeden yerinde saymaya devam etmesi dikkati çekti.
Yerel basın, BM'nin Libya'daki eski Özel Temsilcisi Gassan Selame'nin ‘Libya'daki mevcut çatışmanın ne ideolojik ne de aşiret temelli olduğunu, aksine petrol gelirlerinin kontrolü etrafında yoğunlaştığını’ düşündüğünü aktardı.